Jump to content

Neden Diğer Dinler Değilde İslam


Recommended Posts

  • İleti 150
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Beyin mi görür, göz mü?

Bu soru, daha önce de belirttiğimiz gibi bilim dışı kaynaklar tarafından "ruh" kavramının doğrulanması ve bu konuda bilim insanlarını akıllarısıra köşeye sıkıştırmak amacıyla sordukları bir sorudur. Onlara göre göz veriyi iletir; ancak gören, algılayan "ruh"tur. Elbette ki bunun hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur ve tehlikeli bir yanılgıdır. Modern bilimin çalışmaları sayesinde zaten bedenden ayrı bir olgu olmadığını bilmek bir yana, gerçekte duyu organlarının sadece dışarıdan gelen verileri alıp-aktarmak konusunda bir araç olduklarını, asıl "algılayan" organın ise beyin olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Yani burun, kulak, dil ve benzeri organlarımızdan, sadece dış dünyanın etkisiyle üretilen elektrokimyasal sinyaller alınır ve beyne iletilir. Daha sonra bu sinyallere göre beyinde farklı biyokimyasal tepkimeler devreye girer, farklı ürünler üretilir ve bunun sonucunda, beynin belirli bölgelerindeki nöron ağlarının farklı tepkiler vermesiyle beynin genelinde bir "algı" varmış gibi hissedilir. Aslında bizim "algı" dediğimiz olay, farklı bölgelerden gelen farklı biyokimyasal ürünlerin beyin genelinde toplanıp değerlendirilmesinden başka bir şey değildir. Bu değerlendirme, zaten beyin tarafından üretilen sinyallerin, yine kendi tarafından; ama lokal olarak değil bir bütün olarak cevap üretilmesinden kaynaklanır. Yani aslında "algı" dediğimiz bir olaydan bahsedilemez. Sadece belli bir gelişmişliğe ulaşan beyin yapısının, çevresel sinir sisteminden gelen bilgileri total olarak değerlendirmesinin ürünüdür algı. İşte bu yüzden, bir beyni ve sinir sistemi olan her canlının algısı ve düşünme yeteneği vardır; ancak bu yetileri, elbette ki organlarının gelişmişliği, fizyolojisi ve anatomisi ile birebir ilişkilidir. Yani gören göz değil, koklayan burun değil, hisseden parmak değil, duyan kulak değil, tadan dil değil; beyindir. Zaten beynin bu değerlendirmeler (algılar) ile ilgili kısımları hasar gördüğünde, duyu organlarının hiçbir işlevi kalmaz; bu da bize iddiamızın geçerliliğini gösterir.

Umarız faydalı bir yazı olabilmiştir. Gelecekte daha fazla bilgi ekleyebiliriz.

Saygılarımızla. ÇMB (Evrim Ağacı)

evrim ağacı sayfasından

senin bu söylemin kısmen hayvanlar için geçerli olabilir ama insan için bunu söyleyemezsin. hayvan da da beyin var ama eğer hayvan düşünüyor olsaydı şu an bizim fillerle savaş ihtimalimiz %99 du ve buna benzer olarak diğer hayvanlar ile de savaş içerisinde olurduk. bilimin 'b' si dahi bunu doğrulamıyor. göz görmese dahi bir ses duysa bunu ayırt edip tasvirini beyin de canlandırabilir ve bu canlandırma soyut bir elektrokimya akımlarla oluşturulur. beynin hasar görüp onu kaybetmesi doğaldır çünkü beynin depolama işlevi vardır. bu insanın bebeklik haline benzer ki bebek tehlikeli olan şeyleri ayırt edemez. zamanla beyninde depoladığı bilgilerle yanlış ve doğruları algılayıp ayırt edebilir.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 4 weeks later...

Merhaba arkadaşlar bugün bir kaç kişi neden diğer dinler değilde islamı seçtiğimizi soruyordu.Neden islamı seçtiğimi net bir şekilde anlatıyorum.Tamamını okursanız emin olun ki dinlere bakış açınızı değiştirecektir.

Öncelikle içimizdeki dinle ilgili arzular Allahın bize din gönderdiğinin kanıtıdır ama bizimde illa o dine inanacağımızı garanti altına almıyor.

Bir örnekle devam edelim mesela bir su bulduk ama suyun yarı kirli olduğunu düşünelim dinlerde böyle bazı insani kirletmelere maruz kalmıştır.Ama ne kadar değişikliğe uğrasada oda allahın gönderdiği bir dindir.Yani ortada bir yaratıcıdan bahsedebiliriz.

Budizmi ele alalım budizmde yaratıcıdan bahsedilmeye gerek duyulmaz.Budizmin varlık anlayışında Allah yoktur bu yüzden budizmi eledim.

Benim en büyük delil olarak gördüğüm şey arzular benim yaratıcımın benim arzularımı karşılaması gerekir.Yalnızca hayattayken değil ölümden sonrada bana bir şeyler vaat etmesi gerekiyor çünkü insanın doğasında var arzular.

Demekki benim arayacağım özellikler ahiret yaşamı,korkularımın giderilmesi(evrendeki acizliğimi görüp korkmak) bu arzularımı gidermesi gerekir bir dinin.

Şimdi hak dini en temel şu şekilde anlayabilirim bir dinde yaratıcı merkezde değilse o din batıldır.Örneği yukarda örneği budizm ile verdim.İnsanın merkezde yer alması çok saçmadır çünkü böyle bir şey olsaydı şuan arzularımız olmazdı.Kalbimizin atışına bile söz geçiremezken ahiret ile ilgili sorularımıza nasıl cevap verelim.

Bu sorularımın cevabını ancak Allahın merkezde olduğu bir dinden alırım.İnsanın merkezde olduğu yani tanrılaştırıldığı dinlerde elenir bu şekilde.

Benim bu arzularıma cevap veren merkezinde sadece Allah olan din ise hak din İslamdır.Bu yüzden İslamı seçtim.

Umarım iyi anlatabilmişimdir.

Kardeşim çok doğru bir seçim yaptın çünki 4 kitabıda Allahü teala göndermiştir.3 kitap zaten nesh edilmiştir.Geriye onları tastik eden Kuran-ı Kerim kalmıştır.Seni burda ezmeye çalışan maymun sıfatlı arkadaşlar mutlaka olacaktır.İçin rahat olsun doğru yoldasın.Tebrik ederim seni...

"Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet'tir. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini kim inkâr ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür." (Ali İmran/19.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...