Jump to content

Esad : Siyasal İslam bitti


Recommended Posts

Bence Suriye'de bu vahşetin asıl sorumlusu İslamcı uluslararası vatansız teröristlerdir. Bu adamların hiçbir ülkeye bağlılıkları yoktur. Suriye'yi şu an yokediyorlar, milyonların hayatını mahvediyorlar, ama içlerinden inanıyorlar ki bu yaptıkları Allah katında makbuldür, çünkü İslam öyle bir dindir ki yeri gelince en kötü yıkıma bile cevaz verir. Yeter ki amaç gerçekleşsin.

Türkiye'de de Tayyip insanların çoğuna güven vermiyor çünkü herkes biliyor ki bu adamın nihai bağlılığı Türkiye'ye değil, İslam'adır. Hilafet kurulsun diye yeri gelir Türkiye'nin çıkarını bile feda eder. Aynı Suriye'ye gelmiş uluslararası teröristler nasıl Suriye'nin ahalisinin kanına giriyorsa, Onlara yıkım getiriyorsa. Aynı Irak'ta daha önce yaptıkları gibi. Afganistan'da ve Somali'de hala yapıyor oldukları gibi.

İslamcılar Suriye'deki olayı "diktatörlüğe karşı meşru bir isyan" olarak tanıtırken tek dertleri dünya kamuoyundan destek almaktır. Herkes dertlerinin özgürlük falan olmadığını biliyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 86
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Vatandaş alternatif bir öneride bulunmuş. Ne var bunda?

Evet, farklı bir öneride bulunmuş. Herkesin farklı önerileri olabilir tabi. Bir başkası da "3. köprüye gökmavi'nin eşinin adı verilsin, herkes üstünden geçsin" gibi bir öneride bulunabilir mesela. :)

Bu şık olmamış. Orospulara haksız yere hakaret etmiş.

Orospuların, orospuluk yaparak kendilerine yaptıkları hakaretten daha ağır bir hakaret olabilir mi? :D

Link to post
Sitelerde Paylaş

Evet, farklı bir öneride bulunmuş. Herkesin farklı önerileri olabilir tabi. Bir başkası da "3. köprüye gökmavi'nin eşinin adı verilsin, herkes üstünden geçsin" gibi bir öneride bulunabilir mesela. :)

Vatandaş Emine'yi Yavuz'dan daha büyük bir şahsiyet gördüğü için önermiş siz ise tipik bir müslüman olarak aklınız donunuzda olduğu için böyle anlamışsınız. :lol:

Orospuların, orospuluk yaparak kendilerine yaptıkları hakaretten daha ağır bir hakaret olabilir mi? :D

Olabilir tabi. Adı geçen şahsın onlardan daha aşağılık olması durumu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Polisi linç etmeye kalkmış ve o esnada da kazara ölmüş bir teröristi mazlum ancak darbeciler tarafından kasten ve toplu halde katledilen silahsız mazlumları, silahlı pkk ile bir tutup terörist ilan etmeniz sizlerin ne kadar zalim, vicdansız, ahlaksız, namussuz, şerefsiz, haysiyetsiz, kahpe... olduğunuzu gösteriyor.

Ethem Sarısümük teröristinin geberişini tv'ler gösterdi ve görüldüğü gibi adı geçen terörist ile diğer terörist arkadaşları polisi linç etmeye kalkışmış ve polisin kendini savunmak istemesi sonucu kazara gebermiştir.

ethem-sarisuluk-un-terorist-cikmasi_466875.jpg

Kimyasal silahı kullananın Esed olduğu ihtimali çok yüksek çünkü;

1- Esed'in kimyasalları olduğu biliniyor.

2- Esed'in cephede savaşacak askeri kalmadı. Öyle ki Hizbullah asker takviyesi yapıyor.

3- Kimyasal gazın atıldığı yer muhaliflerin kontrolünde.

4- Kimyasal tesbiti yapmak isteyen görevlilere saldırıldı.

5- Baba diktatör Hafız Esed'in de zamanında muhalifleri gazla zehirlediği biliniyor.

Afganistan'da halk uyansa ne olacak? Suriye'de halk uyandı da ne oldu? Terörist ilan edilip katledilmeye başlandı. Madem halkın uyanmasını savunuyorsunuz, o halde neden istenmedikleri halde ülkeyi sahiblenen bir avuç azınlık olan firavunların sihirbazlığını, bel'amlığını, hamanlığını, karunluğunu yapıyorsunuz?

Buralarda saltanatçı Osmanlı'ya küfredenler, saltanatçı Safevi'leri şakşaklıyorlar. Neymiş? İngiltere ve İsveç'te de krallık varmış. Osmanlı'ya niye sövüyorsunuz o halde? İngiltere'deki Buckingham'a karşı çıkmıyorsanız buradaki Topçu kışlasına ne diye çemkiriyorsunuz o halde?

Halk isterse Beşşar'dan sonra oğlu da gelirmiş. Halk isterse Beşşar'ın oğlu gelebilir ise, halk isterse şeriat da gelebilir mi? İşinize gelince "halk isterse" diyorsunuz ama işinize gelmeyince de "halk istese de olmaz" diyorsunuz, kaypak herifler sizi.

Senin atan Savarona gemisini nasıl aldı? Yoksa o da Tayyip'in oğlu gibi kredi çekip sonra da alnının teriyle kazandığı parayla geri mi ödedi? Dışarıda millet açlıktan otlarken balolar düzenleyip keyif çatanlar, milyonluk putlar dikenler, yardım paralarını iç edenler, gemicikleri de milletin parasıyla almışlardır.

Şeriat hukuk demektir. Şimdi sana arabca dersi vermek istemiyorum. Git biraz sözlük karıştır. Şeriatın "Yaratıcı hukuku" olarak algılanmasının sebebi, uzun zaman Yaratıcı'nın kuralları için kullanılmış olmasıdır. Bunun dışında bir de şeriatın gerçek manasının ortaya çıkmasından korkanlar var. Onlar da bildikleri halde gerçeğin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Şeriat ≠ İslam hukuku, Şeriat = Hukuk. Şeriat deyince akla sadece İslam hukuku gelmemelidir. Şeriat denince akla dünyevi ve uhrevi her hukuk sistemi gelmelidir. Nasıl ki "Türk ulusu" ifadesini "Ulus olmak sadece Türklere özgü bir şeydir, Türkler dışında başka uluslar yoktur" diye yorumlamak yanlış ise, "İslam şeriatı" ifadesini de "Şeriat sadece islam'a özgü bir şeydir, İslam dışında başka şeriatlar yoktur" diye yorumlamak yanlıştır.

Şu an askerde bir darbe yapma havası görülmüyor olabilir ancak darbe sadece resmi postallar tarafından yapılır diye bir kaide yok. Senin de dediğin gibi sivil görünümlü postalcılar silahlanıp darbe girişiminde bulunabilir. Resmi postallar şu an darbe yanlısı olmadığına göre, bazı sivil görünümlü postallılar darbe planları yapıyorlardır. Orduda iftar yemeği verilmesi bir yerinize mi batıyor? Bu ülkenin çoğunluğunun müslüman olduğunu unutuyorsunuz galiba. Ne yapılmasını bekliyordun? Ramazan günü içki içip dansöz oynatmalarını mı? Halk isterse cumhurbaşkanı yemin töreninde Kur'an üzerine el basıp yemin de edebilir. Sonuçta Batı'da da krallık var, öyle değil mi? :D

Darbe olması gibi bir korkum yok. Darbenin, demokrasi masalına inanan, bazı müşrikleri, münafıkları müslüman sanan halkın uyanışı için bir vesile olabileceğini düşünüyorum. Eğer halk uyanır ise, zamanında dışardaki gevurlarları tepeleyen ataları gibi onlar da içerideki gevurları tepeleyebilirler. İnşaeallah halk uyanır.

Polisi linç etmeye kalkmış ve o esnada da kazara ölmüş bir teröristi mazlum ancak darbeciler tarafından kasten ve toplu halde katledilen silahsız mazlumları, silahlı pkk ile bir tutup terörist ilan etmeniz sizlerin ne kadar zalim, vicdansız, ahlaksız, namussuz, şerefsiz, haysiyetsiz, kahpe... olduğunuzu gösteriyor.

Ethem Sarısümük teröristinin geberişini tv'ler gösterdi ve görüldüğü gibi adı geçen terörist ile diğer terörist arkadaşları polisi linç etmeye kalkışmış ve polisin kendini savunmak istemesi sonucu kazara gebermiştir.

ethem-sarisuluk-un-terorist-cikmasi_466875.jpg

Kimyasal silahı kullananın Esed olduğu ihtimali çok yüksek çünkü;

1- Esed'in kimyasalları olduğu biliniyor.

2- Esed'in cephede savaşacak askeri kalmadı. Öyle ki Hizbullah asker takviyesi yapıyor.

3- Kimyasal gazın atıldığı yer muhaliflerin kontrolünde.

4- Kimyasal tesbiti yapmak isteyen görevlilere saldırıldı.

5- Baba diktatör Hafız Esed'in de zamanında muhalifleri gazla zehirlediği biliniyor.

Afganistan'da halk uyansa ne olacak? Suriye'de halk uyandı da ne oldu? Terörist ilan edilip katledilmeye başlandı. Madem halkın uyanmasını savunuyorsunuz, o halde neden istenmedikleri halde ülkeyi sahiblenen bir avuç azınlık olan firavunların sihirbazlığını, bel'amlığını, hamanlığını, karunluğunu yapıyorsunuz?

Buralarda saltanatçı Osmanlı'ya küfredenler, saltanatçı Safevi'leri şakşaklıyorlar. Neymiş? İngiltere ve İsveç'te de krallık varmış. Osmanlı'ya niye sövüyorsunuz o halde? İngiltere'deki Buckingham'a karşı çıkmıyorsanız buradaki Topçu kışlasına ne diye çemkiriyorsunuz o halde?

Halk isterse Beşşar'dan sonra oğlu da gelirmiş. Halk isterse Beşşar'ın oğlu gelebilir ise, halk isterse şeriat da gelebilir mi? İşinize gelince "halk isterse" diyorsunuz ama işinize gelmeyince de "halk istese de olmaz" diyorsunuz, kaypak herifler sizi.

Senin atan Savarona gemisini nasıl aldı? Yoksa o da Tayyip'in oğlu gibi kredi çekip sonra da alnının teriyle kazandığı parayla geri mi ödedi? Dışarıda millet açlıktan otlarken balolar düzenleyip keyif çatanlar, milyonluk putlar dikenler, yardım paralarını iç edenler, gemicikleri de milletin parasıyla almışlardır.

Şeriat hukuk demektir. Şimdi sana arabca dersi vermek istemiyorum. Git biraz sözlük karıştır. Şeriatın "Yaratıcı hukuku" olarak algılanmasının sebebi, uzun zaman Yaratıcı'nın kuralları için kullanılmış olmasıdır. Bunun dışında bir de şeriatın gerçek manasının ortaya çıkmasından korkanlar var. Onlar da bildikleri halde gerçeğin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Şeriat ≠ İslam hukuku, Şeriat = Hukuk. Şeriat deyince akla sadece İslam hukuku gelmemelidir. Şeriat denince akla dünyevi ve uhrevi her hukuk sistemi gelmelidir. Nasıl ki "Türk ulusu" ifadesini "Ulus olmak sadece Türklere özgü bir şeydir, Türkler dışında başka uluslar yoktur" diye yorumlamak yanlış ise, "İslam şeriatı" ifadesini de "Şeriat sadece islam'a özgü bir şeydir, İslam dışında başka şeriatlar yoktur" diye yorumlamak yanlıştır.

Şu an askerde bir darbe yapma havası görülmüyor olabilir ancak darbe sadece resmi postallar tarafından yapılır diye bir kaide yok. Senin de dediğin gibi sivil görünümlü postalcılar silahlanıp darbe girişiminde bulunabilir. Resmi postallar şu an darbe yanlısı olmadığına göre, bazı sivil görünümlü postallılar darbe planları yapıyorlardır. Orduda iftar yemeği verilmesi bir yerinize mi batıyor? Bu ülkenin çoğunluğunun müslüman olduğunu unutuyorsunuz galiba. Ne yapılmasını bekliyordun? Ramazan günü içki içip dansöz oynatmalarını mı? Halk isterse cumhurbaşkanı yemin töreninde Kur'an üzerine el basıp yemin de edebilir. Sonuçta Batı'da da krallık var, öyle değil mi? :D

Darbe olması gibi bir korkum yok. Darbenin, demokrasi masalına inanan, bazı müşrikleri, münafıkları müslüman sanan halkın uyanışı için bir vesile olabileceğini düşünüyorum. Eğer halk uyanır ise, zamanında dışardaki gevurlarları tepeleyen ataları gibi onlar da içerideki gevurları tepeleyebilirler. İnşaeallah halk uyanır.

Ethem Sarısülüğün nasıl katledildiği kamera kayıtlarıyla sabittir.Polisin linç edilmesi filan yoktur.Orada Gençlerin yanında polislerde duruyor.Katil polis ileri doğru koşuyor silahını çekip Ethemi vurduktan sonra son hız geriye doğruda kaçıyor.Ben gördüğüme inanırım.Vurduktan sonra geriye doğru neden ceylanlar gibi son hızla kaçıyor?Ben cevap vereyim:1-Olayı kim vurduya getirme çabası2-İşte o sırada herhangi bir linçten kaçabilmek.Yani Ethemi vurduktan sonra Linç edilme ihtimalinden doğan Korku! Ethem aşırı solcuda olabilir.Ama bu Onu Katletmek için hiçbir zaman meşru gerekçe değildirAncak terörist militan öyle bir halk hareketine silahsız asla katılmaz.Katil polisin Ethemi Katlettikten sonra söyledikleride ortadadır:.Şayet tutuklandığı takdirde daha bir çok meslakdaşınıda ele vereceği gibi.

Sen ÖSO ve El Nusraya Silahsız masumlarmı diyorsun?Onlar Suriyenin mazlum halkı filan değiller.Türkiye Afganistan Çeçenistan Mısır gibi ülkelerden çıkmış vahşi fanatik eli kanlı ağzı salyalı sözde ehli sünnet yobazlarıdır!Türkiyede silahlı eğitim görüp silahlandırılmışlardır.

Bir yığın beyni zift ile yıkanmış ve yobazlaştırılmış insanların Suriyeye savaşa gittiklerini billmiyormusunuz?

Esed burada asla kimyasal silah kullanmaz.Çünkü:

1-Esed bu eli kanlı vahşileri zaten sindirmiştir.

2-Dünya kamuoyuna asla kötü görünmek istemez

3-Kimyasal silah kendi Suriye halkınada zarar verir

4-Süper güç ABD nin El Nusra ve ÖSO yu desteklediği açıktır.O zaman Kimyayasal silah ABD de yokmu?Türkiye aracılığı ile bu eli kanlı vahşilere verildi Kimyasal silah.

Afganistan halkının uyanması demek beyinlerin Doğmatik afyonlardan kurtulmasıdır.Bende olmaktan çıkıp Hür İnsan olabilmeleridir.Üç günlük Yaşamlarını sömürüden uzak insan gibi yaşamak istemeleridir!Davar sürüsü olmaktan çıkıp İnsan olmaktır.Adam olmaktır.

Savoronayı Türkiye Cumhuriyeti almıştır.Atatürkün özel malı değildir!Ama Gemiler gemicikler RTE nin oğlunun özel malıdır!Bankalar nasıl kredi veriyorlar o yaştaki çocuğa?Sermayen olmadımı? Banka sana O krediyi vermez evvelemirde!O Yaşta o çocukta o kadar sermaye nasıl oluyor? Daha Harvardı yeni bitirmiş! :)(Ha Harvard deyince bir şeyde sanmasın okuyucular.ÖSS den o yıl 120 taban puanı dahi alamayacak kadarda zeki bir çocuk?!) Öyle ya RTE nin oğluyla Harp okulu ve Harp akademisi bitirmiş ,Cephelerde savaşmış,Osmanlıdan takdir madalyaları almış Liva paşası olmuş,Padişahla beraber Alamanyalara gitmiş,Milli Kurtuluş savaşını başlatmış,İngiliz silahlarıyla donatılmış bir Yunan Ordusunu Ülkemizden denize dökmüş ardından İstanbula İngilizin üstüne yürümüş,İngiliz korkarak ateş kes anlaşmasıyla canını zor kurtarmış,Ülkesi onu Mereşal! yapmış,Ülkesinin başına geçmiş Cumhuriyeti kurmuş,Ülkesini yobazlığın kara ziftinden kurtarmış bir insanla RTE nin oğlu bir!Dünyanın takdir ettiği insanla Hilafetçi Bilali karşılaştırıyor yobaz kafası!Efendi bu Ülkede LAİKLİK vardır.Nedir Laiklik?Dinle dinsizliğin eşit kefeye konulduğu ülke!Devletin En resmi kurumunda bu Halk Müslüman diye İftar yemeği verilmez!Dansözde oynatılmaz.Atamız ne yaptıysa o yapılır.Sofrası kurulur ve Devlet meseleleri yemekteyken dahi konuşulur.

Şeriat Hukuk ha! Oldu efem bundan sonra Hukuk fakültelerinde Hukuk kelimesini kaldıralım.Hukuk fakültesi yok artık.İyide olur

Şeriat fakültesi! Şeriat hukukları

Halkın Devrim yapması için silahlanması yani milis olması lazım.Kim verecek bu halka silahı?Patronunuz ABD mi?Bunun olamayacağını sizde biliyorsunuz O ABD PKK ya ÖSO ya EL Nusraya Müslüş kardeşlere silah veriyor.Kuvayı Milliyeye değil.

tarihinde gerçekçi53 tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Ethem Sarısülük denen hain vurulmadan önce polis geri çekiliyor ve bazı polisler bir yerde sıkışıyorlar. O esnada da Ethem Sarısülük denen hainin de aralarında bulunduğu teröristler fırsattan istifade polislere saldırıyorlar. Sonra bu teröristler polislerin kalkanlarını da ele geçiriyorlar ve hatta üzerine anarşi işareti yapıyorlar. Polis bu teröristlerin arasında kalınca haliyle can havliyle savunmaya geçiyor ve havaya uyarı ateşi açıyor. Şu söylediği şeyin saçmalığına bak. Polis kaçıyormuş. Kaçacak tabi, ne yapacaktı? Teröristlerin gelip de linç etmesini mi bekleyecekti? Ethem Sarısümük denen kişi sadece solcu olsa neyse de bu pislik hainin, teröristin bayrak sallayanı. Ben solcu değilim ama en fanatik solcuyu da oturup dinleyebilirim, kendisini ifade edebilmesini savunabilirim ama teröristin, hainin savunulacak bir tarafı yoktur. Böyle teröristlerin, hainlerin hakkı gebertilmektir.

ÖSO ve El Nusra'ya silahsız dediğimi de nereden çıkardın? Benim silahsız mazlumlar dediğim Müslüman Kardeşler taraftarlarıdır. ÖSO ve El Nusra taraftarı olmamakla birlikte Baas taraftarı da değilim. Bunlar arasında bir taraf tutacak olursam, firavun Esed'i değil ÖSO veya El Nusra'yı tutarım. ÖSO-El Nusra, kemalizmin Suriye şubesi olan eli kanlı, elitist jakoben Esed firavununun karşısına çıkmış devrimcilerdir.

1- Esed muhalifleri sindirdiyse Hizbullah'ın ve İran askerlerinin Suriye'de işi ne?

2- Dünya kamuoyuna kötü görünmek istemez mi? ABD'yi tehdit eden biri mi?

3- Saldırının yapılacağı yerden kendi adamlarını tahliye ettirebileceğini düşünemeyecek kadar ebleh misin?

4- ABD, El Nusra'yı desteklemez, ÖSO'yu ise şartlı olarak destekler. ABD, Esed'i de destekler ama. Çözüm için Esed'in gitmesini şart koşmaz mesela. Esed ise batılılara biz sizinle birlikteyiz, sizin gibi batıcıyız, laikiz ve İsrail'in güvencesiyiz diyor. Siz de böyle tipleri millete antiemperyalist ve bunun gibilere muhalif olanları ise vatan haini işbirlikçiler diye yuturmaya kalkıyorsunuz. Çocuk mu kandırıyorsunuz?

Savarona TC'nin cumhurbaşkanlığı yatıymış ancak Mustafa Kemal'e armağan edilmiş. Kim, kimin malını kime armağan ediyor? Millet açken, yurtdışından kredi alınırken bu gemi hangi parayla alındı? Bu gemi devletin malıymış. Sanki 15 milyon kişi cümbür cemaat gemiye binmiş. Bir kişinin keyfi için alınmış. Millet aç olmasa bile sırf bir kişinin keyfi için bu kadar para israf edilir mi? Kimin parasını kime veriyorsun sen? Buna karşın RTE'ın oğlu gemi almış da, kendisine aitmiş de bilmem ne. Ulan sanki devletin kasasından para alıp da satın almış. Adam gitmiş kredi çekmiş de almış, Ahmet'in Mehmet'in parasıyla değil. Bu kafaya göre RTE'ın oğlunun kredi çekmesi de, gemi alması da, onunla ticaret yapması da suç ama milletin parasıyla koca bir seyahat gemisi alıp keyif çatmakta bir beis yok. Neden? Çünkü onların ataları atadır, paşadır, mesihtir... o halde her şeyi hak etmektedir. Bir kere bu adam öyle abartıldığı kadar büyük biri değildir. Başarıları, iyi yönleri var mıdır? Olabilir ancak süpermen olup ülkeyi tek başına kurtarmış değildir. Öyle olsa bile bu, her bir haltı yiyebileceği ve herkesin ona tapınması gerektiği anlamına gelmez. Kim olursa olsun herkes haddini bilecek. Herkes yaptığının hesabını verecek. Hangi parayla ne almış onu açıklayacak. Şahsına bir şey almak istiyorsa, gidip şahsının kazandığı parayla alacak. Millet birileri gelip de paralarımızı çarçur etsin, laiklik getirsin diye savaşmadı cephelerde. Kimse sizden laiklik istemedi ve istemiyor da. Halkın çoğunluğu müslüman olan bir yerde resmi kurumda iftar vermekle yetinilmez, devlet dine göre şekillenir. Laiklik isteyenler batıya! Bu ülkede laiklik, din ile dinsizliğin eşit kefeye konması falan da değildir. Dinin devlete karışamaması ancak devletin dine her türlü müdahale yapabilmesidir. Din dışı kurallarla yönetilen bir yerde ne eşitliğinden bahsediyorsunuz? Çoğunluğu müslüman olan halka rağmen, halka dayatılan laikliğin olduğu bir yerde hangi demokrasiden, millet egemenliğinden bahsediyorsunuz? Şeriatçı (uhreviyatçı) bir çoğunluğa rağmen laikçi (sekülerci) azınlığın egemen olması, oligarşi değil de nedir? Laikçilik mi istiyorsunuz? O halde atanızı da alıp çoğunluğu laikçi olan bir yere hicret edersiniz, bu kadar basit.

Halkın darbe yapması için silahlanması lazım, evet. Silahları kim mi verecek? Kim olabilir? Suriye'ye destek olanlar elbette yani Rusya, Çin, İran gibi ülkeler. ABD doğrudan silah desteği yapmaz belki ama sihirbazları (medyacıları) vasıtasıyla destek verir, verdi de zaten. Mısır'da ise silahsız Müslüman kardeşleri toplu halde katleden El-Travesti'nin yaptıklarına ne darbe ne de katliam demedi, demiyor ve bu da yetmiyormuş gibi yardım yapmaya devam ediyor ama sizin gibi adi, şerefsiz, ahlaksız, namussuz kahpeler, hakkı batıl, batılı ise hak göstermeye çalışarak ne kadar da kafir, deccal olduklarını cümle aleme ilan ediyorlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Kimse sizden laiklik istemedi ve istemiyor da. Halkın çoğunluğu müslüman olan bir yerde resmi kurumda iftar vermekle yetinilmez, devlet dine göre şekillenir. Laiklik isteyenler batıya! Bu ülkede laiklik, din ile dinsizliğin eşit kefeye konması falan da değildir. Dinin devlete karışamaması ancak devletin dine her türlü müdahale yapabilmesidir.

Buraya kadar güzel yazmıştın, burdan sonra sapıttın.

Çoğunluğun da üstünde olan bazı ahlak ilkelerine inanıyorsan o zaman şeriatı bu ülkede insanlara dayatmanın da ahlaka aykırı olduğunu kabul etmen gerekir.

Çoğunluğun her dediği doğruysa o zaman 1930ların Almanya'sında Yahudilere zulüm etmek, mallarını yağmalamak gibi uygulamaların da meşru olduğunu kabul etmek gerekir. Ya da birkaç sene önce Burma'da Müslüman azınlığa yapılanların meşru olduğunu kabul etmek gerekir. Çoğunluk olmak adamı haklı yapmaz.

İnsanlara laikçilik diye Kemalizm dayatılmasına ben de karşıyım. Fakat sen laf kalabalığına getirip Kemalizmle birlikte laikliği de kötülüyorsun.

Bu ülkede Müslüman olmayan insanlar olduğu gibi, Müslüman olup da dini senin gibi katı yorumlamayan da çok kişi var. O halde herkesin devleti olan bu devleti ne diye sadece senin ideolojin şekillendirsin? Senin ayrıcalığın nedir?

İkinci olarak da şeriat dediğin sistemde akla vicdana uymayan pekçok şey varken nasıl bunu insanlar kabul etsin?

Son olarak da, daha önce sana sorduğum soru. "Yaratıcı kaynaklı yasa" dediğin bu yasa aslında sadece "Yaratıcı kaynaklı olduğu iddia edilen yasa"dır değil mi? Benim şüphe ettiğim kadar sen de kesin bilgi sahibi değilsin. Sadece iman ediyorsun, atalarının aklına itimat ediyorsun, bunun doğru olduğunu ümit ediyorsun, vs. Peki senin imanın üzerine mi kuralım devleti? Sen ya gerizekalıysan? O kadar insanın kaderini senin aklının üstüne mi inşa edelim?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ethem Sarısülük denen hain vurulmadan önce polis geri çekiliyor ve bazı polisler bir yerde sıkışıyorlar. O esnada da Ethem Sarısülük denen hainin de aralarında bulunduğu teröristler fırsattan istifade polislere saldırıyorlar. Sonra bu teröristler polislerin kalkanlarını da ele geçiriyorlar ve hatta üzerine anarşi işareti yapıyorlar. Polis bu teröristlerin arasında kalınca haliyle can havliyle savunmaya geçiyor ve havaya uyarı ateşi açıyor. Şu söylediği şeyin saçmalığına bak. Polis kaçıyormuş. Kaçacak tabi, ne yapacaktı? Teröristlerin gelip de linç etmesini mi bekleyecekti? Ethem Sarısümük denen kişi sadece solcu olsa neyse de bu pislik hainin, teröristin bayrak sallayanı. Ben solcu değilim ama en fanatik solcuyu da oturup dinleyebilirim, kendisini ifade edebilmesini savunabilirim ama teröristin, hainin savunulacak bir tarafı yoktur. Böyle teröristlerin, hainlerin hakkı gebertilmektir.

ÖSO ve El Nusra'ya silahsız dediğimi de nereden çıkardın? Benim silahsız mazlumlar dediğim Müslüman Kardeşler taraftarlarıdır. ÖSO ve El Nusra taraftarı olmamakla birlikte Baas taraftarı da değilim. Bunlar arasında bir taraf tutacak olursam, firavun Esed'i değil ÖSO veya El Nusra'yı tutarım. ÖSO-El Nusra, kemalizmin Suriye şubesi olan eli kanlı, elitist jakoben Esed firavununun karşısına çıkmış devrimcilerdir.

1- Esed muhalifleri sindirdiyse Hizbullah'ın ve İran askerlerinin Suriye'de işi ne?

2- Dünya kamuoyuna kötü görünmek istemez mi? ABD'yi tehdit eden biri mi?

3- Saldırının yapılacağı yerden kendi adamlarını tahliye ettirebileceğini düşünemeyecek kadar ebleh misin?

4- ABD, El Nusra'yı desteklemez, ÖSO'yu ise şartlı olarak destekler. ABD, Esed'i de destekler ama. Çözüm için Esed'in gitmesini şart koşmaz mesela. Esed ise batılılara biz sizinle birlikteyiz, sizin gibi batıcıyız, laikiz ve İsrail'in güvencesiyiz diyor. Siz de böyle tipleri millete antiemperyalist ve bunun gibilere muhalif olanları ise vatan haini işbirlikçiler diye yuturmaya kalkıyorsunuz. Çocuk mu kandırıyorsunuz?

Savarona TC'nin cumhurbaşkanlığı yatıymış ancak Mustafa Kemal'e armağan edilmiş. Kim, kimin malını kime armağan ediyor? Millet açken, yurtdışından kredi alınırken bu gemi hangi parayla alındı? Bu gemi devletin malıymış. Sanki 15 milyon kişi cümbür cemaat gemiye binmiş. Bir kişinin keyfi için alınmış. Millet aç olmasa bile sırf bir kişinin keyfi için bu kadar para israf edilir mi? Kimin parasını kime veriyorsun sen? Buna karşın RTE'ın oğlu gemi almış da, kendisine aitmiş de bilmem ne. Ulan sanki devletin kasasından para alıp da satın almış. Adam gitmiş kredi çekmiş de almış, Ahmet'in Mehmet'in parasıyla değil. Bu kafaya göre RTE'ın oğlunun kredi çekmesi de, gemi alması da, onunla ticaret yapması da suç ama milletin parasıyla koca bir seyahat gemisi alıp keyif çatmakta bir beis yok. Neden? Çünkü onların ataları atadır, paşadır, mesihtir... o halde her şeyi hak etmektedir. Bir kere bu adam öyle abartıldığı kadar büyük biri değildir. Başarıları, iyi yönleri var mıdır? Olabilir ancak süpermen olup ülkeyi tek başına kurtarmış değildir. Öyle olsa bile bu, her bir haltı yiyebileceği ve herkesin ona tapınması gerektiği anlamına gelmez. Kim olursa olsun herkes haddini bilecek. Herkes yaptığının hesabını verecek. Hangi parayla ne almış onu açıklayacak. Şahsına bir şey almak istiyorsa, gidip şahsının kazandığı parayla alacak. Millet birileri gelip de paralarımızı çarçur etsin, laiklik getirsin diye savaşmadı cephelerde. Kimse sizden laiklik istemedi ve istemiyor da. Halkın çoğunluğu müslüman olan bir yerde resmi kurumda iftar vermekle yetinilmez, devlet dine göre şekillenir. Laiklik isteyenler batıya! Bu ülkede laiklik, din ile dinsizliğin eşit kefeye konması falan da değildir. Dinin devlete karışamaması ancak devletin dine her türlü müdahale yapabilmesidir. Din dışı kurallarla yönetilen bir yerde ne eşitliğinden bahsediyorsunuz? Çoğunluğu müslüman olan halka rağmen, halka dayatılan laikliğin olduğu bir yerde hangi demokrasiden, millet egemenliğinden bahsediyorsunuz? Şeriatçı (uhreviyatçı) bir çoğunluğa rağmen laikçi (sekülerci) azınlığın egemen olması, oligarşi değil de nedir? Laikçilik mi istiyorsunuz? O halde atanızı da alıp çoğunluğu laikçi olan bir yere hicret edersiniz, bu kadar basit.

Halkın darbe yapması için silahlanması lazım, evet. Silahları kim mi verecek? Kim olabilir? Suriye'ye destek olanlar elbette yani Rusya, Çin, İran gibi ülkeler. ABD doğrudan silah desteği yapmaz belki ama sihirbazları (medyacıları) vasıtasıyla destek verir, verdi de zaten. Mısır'da ise silahsız Müslüman kardeşleri toplu halde katleden El-Travesti'nin yaptıklarına ne darbe ne de katliam demedi, demiyor ve bu da yetmiyormuş gibi yardım yapmaya devam ediyor ama sizin gibi adi, şerefsiz, ahlaksız, namussuz kahpeler, hakkı batıl, batılı ise hak göstermeye çalışarak ne kadar da kafir, deccal olduklarını cümle aleme ilan ediyorlar.

Evvel emirde bir kişi bir kişiyi linç edemez.Birden fazla kişi bir kişiyi linç eder.Yani kalabalık bir gurup zayıf bir azınlığı linç edebilir.Kamera kayıtları gayet açıktır.Bir yığın silahlı polis ve halk karşı karşıya.Katil polis önce geride duran diğer polislerin yanına gidiyor.Ondan sonra koşarak halkla polisin birleştiği yere gidiyor ve silahını çıkararak Ethemi katlediyor!Sonra tekrar gerisin geriye dönerek polis arkadaşlarını yanına ceylan gibi koşarak saklanıyor!Oradaki halk silahsız Polis ise silahlı.Bu durumda polisin ne yapması gerekir?Silahını çıkarıp havaya doğru uyarı atışı yapması gerekirdi.Oda şayet sıkıştıysa!Polis Devletin polisi olmaktan çıkmıştır.Müslüman kardeşler örgütünün polisi olmuştur.Ali İsmail Korkmaza ne demeli bir gurup şeriatçı palalı sopalı gözü dönmüş yobazlarla polisler aynı cephede!Bugün Hatayda bakın yine bir genç beyin travması ve akciğer kanamasından öldü! Neymiş düşmüş! Hadi oradan!

Savarona Atatürkün hiç bir zaman malı olmadı.İngiliz kralı Ülkemize geldiğinde Atatürk onu Ertuğrul yatında misafir etti .Ancak yat çok eskiydi kralın beyaz elbisesi kurum içinde kaldı.Ve Bir İngiliz gemisine beraberce geçildi.Atatürkün bu durum karşısında milli onuru zedelendi.Ve T:C devleti Savaronayı aldı.Ama Savarona Atatürkün özel malı hiç bir zaman olmadı!Senin Davitoğlunun kaldığı konutun kirası kaç para acaba ve bu kira parasını kim ödüyor?

Şimdi onu bunu lagayı lugayı bırak.Sen Onu söyle bana Harvarddan yeni mezun olmuş Yüksek IQ lu Bilal Gemicik satın alacak sermayeyi nereden buldu?! Bunun soruşturması yapılmalı.

Atatürk bu milleti esaretten kurtaran bir komutandır en başta.O Ordu kaydırması manevrasını Atatürkten başka hiç bir komutan düşünmemişti.Vede Uygulayamazlardı.

İsterse şu anda bu milletin yüzde doksandokuzu zilli yobaz olsun .Burası bizim vatanımızdır.Ve onu terketmeyip sonuna kadarda Atamızın izinden yürüyeceğiz.Gök girsin kızıl çıksın!

Kaldıki bu vatan bu topraklar Yunusları Pir Sultan abdalları Kaygusuz sultanları Teslim abdalları yetiştirmiştir.İster beğensinler ister beğenmesinler O Osmanlı atam yobazlığına rağmen Muvazzaf orduyu şahanesi olan Yeniçerinin daima Bektaşiyanda kalmasını yani laik olmasını arzulamıştır.Salyalı yobaz neden Muhteşem Yüzyıl dizisinden hoşlanmıyor? İçkimi içiliyor o dizide ? Yooo Kadınlar çarşaflı neden değil diyemi?Hayır.O Muhteşem orduyu gösterdiği için!Dünyayı palasıyla vede ilmiyle tir tir titreten Hünkar Hacı Bektaşı Velimin ordusu Bismişah Allah Allah!Bizmi terkedeceğiz ağzı salyalı papazlara kızıpta bu vatanımızı? ecdad yadigarımızı?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Buraya kadar güzel yazmıştın, burdan sonra sapıttın.

Çoğunluğun da üstünde olan bazı ahlak ilkelerine inanıyorsan o zaman şeriatı bu ülkede insanlara dayatmanın da ahlaka aykırı olduğunu kabul etmen gerekir.

Çoğunluğun her dediği doğruysa o zaman 1930ların Almanya'sında Yahudilere zulüm etmek, mallarını yağmalamak gibi uygulamaların da meşru olduğunu kabul etmek gerekir. Ya da birkaç sene önce Burma'da Müslüman azınlığa yapılanların meşru olduğunu kabul etmek gerekir. Çoğunluk olmak adamı haklı yapmaz.

İnsanlara laikçilik diye Kemalizm dayatılmasına ben de karşıyım. Fakat sen laf kalabalığına getirip Kemalizmle birlikte laikliği de kötülüyorsun.

Bu ülkede Müslüman olmayan insanlar olduğu gibi, Müslüman olup da dini senin gibi katı yorumlamayan da çok kişi var. O halde herkesin devleti olan bu devleti ne diye sadece senin ideolojin şekillendirsin? Senin ayrıcalığın nedir?

İkinci olarak da şeriat dediğin sistemde akla vicdana uymayan pekçok şey varken nasıl bunu insanlar kabul etsin?

Son olarak da, daha önce sana sorduğum soru. "Yaratıcı kaynaklı yasa" dediğin bu yasa aslında sadece "Yaratıcı kaynaklı olduğu iddia edilen yasa"dır değil mi? Benim şüphe ettiğim kadar sen de kesin bilgi sahibi değilsin. Sadece iman ediyorsun, atalarının aklına itimat ediyorsun, bunun doğru olduğunu ümit ediyorsun, vs. Peki senin imanın üzerine mi kuralım devleti? Sen ya gerizekalıysan? O kadar insanın kaderini senin aklının üstüne mi inşa edelim?

Çoğunluk olunduğu halde şeriatı dayatmak ahlaksızlık da, azınlık olunduğu halde laikliği dayatmak ahlaklılık mı oluyor? Demokrasilerde ahlak mı var hem? Demokrasi ahlak bekçisi midir yoksa isteyenin istediği ahlakı ya da ahlaksızlığı yaşayabilmesi midir? Demokrasi, kadının metalaştırılıp mal gibi satılmasına engel mi oluyor yoksa herkesin ahlakı/ahlaksızlğı kendinedir deyip ona ahlaksızlık yapma özgürlüğü mü getiriyor? Her şeyin üstünde bazı ahlaki ilkelere inanıyorsan, kerhaneleri kapatman gerekir o halde.

Çoğunluğun her dediğinin doğru olduğunu mu iddia etmişim? Hani, nerde? Yazdıklarımı nerenle okuyor ve nerenle anlamaya çalışıyorsun? Çoğunluk olmak bir haklılık ölçütü değilse neden demokrasi diye bir şey var o halde? Çoğunluğun dediğinin egemen olmasına karşı nasıl bir alternatif sunuyorsun? Demokrasi olmasın da diktatorya mı olsun yoksa?

Kemalizm ile birlikte laikliği de kötülüyorum. Ne var yani? Laiklik kötülenemez diye bir kural mı var? Varsa bile ben öyle bir kuralı tanımıyorum. Laiklik yanlısı olmamakla birlikte, ülkede laikliğin doğru uygulanmadığını düşünüyorum.

Bu ülkede Müslüman insanlar olduğu gibi, Müslüman olmayıp da laikliği katı yorumlamayan çok kişi var. Bu devlet herkesin devleti ise ne diye sadece bir azınlığın ideolojisi şekillendirsin? Bunların ayrıcalıkları nedir? Neden ilk dört madde, neden M.Kamal ilke ve inkılapları? Millet bunları istemiyorsa zorla dayatacak mısın?

Laiklik dediğin sistemde akla, vicdana uymayan pek çok şey varken nasıl bunu insanlar kabul etsin?

Bana göre Yaratıcı kaynaklı yasadır. Sana göre ise sadece Yaratıcı kaynaklı olduğu iddia edilen yasadır. Benim de aklıma takılan sorular yok değil ancak ben bu soruları kendimce cevablayabiliyorum ve inanıyorum ancak atalarımın aklına itimat ettiğim asla doğru değil. Atalarının dinini reddetmiş biri var karşında. Aklımı atalarıma kiraya vermiş olsaydım onlar gibi olurdum ancak ben bana anlatılanları sorguladım ve artık atalarımın inandığı gibi inanmıyorum. Peki benim imanım üzerine mi kuralım devleti yoksa senin imanın üzerine mi? Ben olduğuna inanıyorum, seni ise olmadığına inanıyorsun. Benim gerizekalı olma ihtimalim olduğu gibi senin de gerizekalı olma ihtimalin var. Ya sen gerizekalıysan peki? O kadar insanın kaderini senin geri kalmış zekanın üstüne mi inşa edelim? Diyelim ki bütün şüphelerin giderildi ve Allah'ın varlığına ve Kur'an'ın O'ndan olduğuna ikna oldun. Devleti O'nun esaslarına göre kuracak mısın ki?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Evvel emirde bir kişi bir kişiyi linç edemez.Birden fazla kişi bir kişiyi linç eder.Yani kalabalık bir gurup zayıf bir azınlığı linç edebilir.Kamera kayıtları gayet açıktır.Bir yığın silahlı polis ve halk karşı karşıya.Katil polis önce geride duran diğer polislerin yanına gidiyor.Ondan sonra koşarak halkla polisin birleştiği yere gidiyor ve silahını çıkararak Ethemi katlediyor!Sonra tekrar gerisin geriye dönerek polis arkadaşlarını yanına ceylan gibi koşarak saklanıyor!Oradaki halk silahsız Polis ise silahlı.Bu durumda polisin ne yapması gerekir?Silahını çıkarıp havaya doğru uyarı atışı yapması gerekirdi.Oda şayet sıkıştıysa!Polis Devletin polisi olmaktan çıkmıştır.Müslüman kardeşler örgütünün polisi olmuştur.Ali İsmail Korkmaza ne demeli bir gurup şeriatçı palalı sopalı gözü dönmüş yobazlarla polisler aynı cephede!Bugün Hatayda bakın yine bir genç beyin travması ve akciğer kanamasından öldü! Neymiş düşmüş! Hadi oradan!

Savarona Atatürkün hiç bir zaman malı olmadı.İngiliz kralı Ülkemize geldiğinde Atatürk onu Ertuğrul yatında misafir etti .Ancak yat çok eskiydi kralın beyaz elbisesi kurum içinde kaldı.Ve Bir İngiliz gemisine beraberce geçildi.Atatürkün bu durum karşısında milli onuru zedelendi.Ve T:C devleti Savaronayı aldı.Ama Savarona Atatürkün özel malı hiç bir zaman olmadı!Senin Davitoğlunun kaldığı konutun kirası kaç para acaba ve bu kira parasını kim ödüyor?

Şimdi onu bunu lagayı lugayı bırak.Sen Onu söyle bana Harvarddan yeni mezun olmuş Yüksek IQ lu Bilal Gemicik satın alacak sermayeyi nereden buldu?! Bunun soruşturması yapılmalı.

Atatürk bu milleti esaretten kurtaran bir komutandır en başta.O Ordu kaydırması manevrasını Atatürkten başka hiç bir komutan düşünmemişti.Vede Uygulayamazlardı.

İsterse şu anda bu milletin yüzde doksandokuzu zilli yobaz olsun .Burası bizim vatanımızdır.Ve onu terketmeyip sonuna kadarda Atamızın izinden yürüyeceğiz.Gök girsin kızıl çıksın!

Kaldıki bu vatan bu topraklar Yunusları Pir Sultan abdalları Kaygusuz sultanları Teslim abdalları yetiştirmiştir.İster beğensinler ister beğenmesinler O Osmanlı atam yobazlığına rağmen Muvazzaf orduyu şahanesi olan Yeniçerinin daima Bektaşiyanda kalmasını yani laik olmasını arzulamıştır.Salyalı yobaz neden Muhteşem Yüzyıl dizisinden hoşlanmıyor? İçkimi içiliyor o dizide ? Yooo Kadınlar çarşaflı neden değil diyemi?Hayır.O Muhteşem orduyu gösterdiği için!Dünyayı palasıyla vede ilmiyle tir tir titreten Hünkar Hacı Bektaşı Velimin ordusu Bismişah Allah Allah!Bizmi terkedeceğiz ağzı salyalı papazlara kızıpta bu vatanımızı? ecdad yadigarımızı?

Ethem Sarısülük haininin de aralarında bulunduğu birden fazla terörist polisi linç etmeye kalktı. Videoyu izlemedin mi? Yoksa gözlerin yerine başka bir yerinle mi izledin? Bir yığın silahlı polisin karşısındakiler kim peki? Eli taşlı, sopalı, molotoflu teröristler. Polisler saldırıya uğruyor ve geri çekiliyor. Geri çekilirken de saldırıya uğruyor ve teröristler saldırmak için geri çekilen polisin arkasından gidiyorlar. O arada en son çekilen polis teröristlerin arasında kalıyor ve havaya uyarı ateşi açıyor. Silahın namlusu hiçbir şekilde teröristleri hedef almıyor.

Bu olaylara katılan herkes terörist değildir demek isterdim ancak bunların provakasyon olduğu apaçık ortadayken insanların bunu anlayamaması için süzme salak olmaları gerekir. Bunlar ya süzme salak ya da bildiğin provakatör. Böyle provakatörler laftan anlamıyorlarsa onlarla anladığı dilden konuşulur.

Savarona devletin malı olsa ne olur? İnterneti sen kullandıktan sonra faturası babanın adına gelse ne olur? Bu gemi devletin tüm fertleri için mi alındı? Bu gemi bir halk gemisi miydi? Yoksa sadece putunuza tahsis edilmiş bir keyif çatma gemisi miydi? Bunu geçelim. Millet açlıktan kırılırken, bir sürü borç varken ve dışarıdan krediler alınırken bu gemi hangi parayla alındı? Bunu bir soruşturalım bakalım.

Ne saçmalıyorsun, ne sermayesinden bahsediyorsun sen? Burak Erdoğan devletin kasasından para mı çekmiş? Yoksa bankadan kredi mi almış? Bu adam bu parayı putunuz gibi keyif çatmak için mi almış yoksa ticaret için mi?

Mustafa Kemal, tıpkı diğer paşalar gibi padişahın görevlendirdiği bir paşadır ve diğer paşalardan üstünlüğü yoktur. Doğu anadolunun kurtuluşuna vesile olan ve Mustafa Kemal Samsun'a çıkmazdan evvel (ki onu da oraya gönderen Vahideddin'dir) Trabzon'a çıkan Kazım Karabekir'dir. Bunlar cephelerde savaşırken Mustafa Kemal siyasetle meşguldu. Onu cepheye çağıran ve ikna eden de yine Kazım Karabekir'dir. Mustafa Kemal gelmeden millet zaten örgütlenmiş ve direniş cemiyetleri kurmuşlardı -ki Mustafa Kemal padişaha yazdığı mektupta bizzat kendisi söylüyor bunları. Bu yüzden, "Atatürk olmasaydı olmazdınız, olsaydınız bile babanız belli olmazdı" masallarını geçeceksiniz. Bu adam her şeyi tek başına yapmış olsa bile her şeyi yapma hakkına sahib değildir ve kimse de ona tapmak zorunda değildir. Bu adam bir ilah değildir. Sorgulanamaz ve eleştirilemez değildir. Herkes haddini bilecek ve hesabını verecek.

Burası sizin vatanınız falan da değildir. Beğenmiyorsanız; sizi tutan yok çekip gidebilirsiniz. Yeryüzünde gevurların çoğunlukta olduğu yer mi yok? Rusya, Çin, Küba, İskandinavya ve Kuzey Kore var. Kuzey Kore biraz sakıncalı ama. Orada Mustafa Kemal'e tapmaya kalkarsanız, hakkınızda "Kim Jong IL'e şirk koşuyorlar" diye işlem yapılabilir. Çin'de Mao, Rusya'da Stalin, Küba'da da Che var. İskandinavya'da bir sakınca yok gibi. Gevurlar İskandinavya'ya!

Karşısındakini hazmedemeyen, hiçe sayan ve tehdit eden kendisiyken karşısındakini yobaz ilan eden biri ya gerizekalıdır ya da zalim, adi, namussuz, şerefsiz, ahlaksız bir kahpedir. Sen hangisisin?

Eğer demokrasi varsa, çoğunluğun dediği olur. Çoğunluk şeriat diyorsa şeriat olur. Siz demokrat mısınız? Demokrat iseniz, sizin demokrasi anlayışınız 1'in 99'a tahakküm etmesi midir? Demokrasi buysa, oligarşi-monarşi-diktatörlük nasıl bir şeydir? Böyle bir şeyi savunuyorsanız, bir avuç şeriatçının çoğunluğa tahakküm etmesini nasıl eleştirmeyi düşünüyorsunuz? Bunlar demokrat değil diye mi eleştirmeyi düşünüyorsunuz yoksa? Hiç güleceğim yoktu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Laiklik demek bir ülkede din adamlarının fetvalarının hukuki bağlayıcılığının olmaması demektir. Laik demek "lay" olan insanların yani din adamı olmayan sıradan insanların yönetimi demektir.

Demokrasi de Yunanca bir kelime olup manası "çoğunluğun yönetimi" değil "halkın yönetimi"dir. "Demos" halk demektir.

Demokraside meclis olur. Eski Yunan'da tüm şehrin erkekleri arada bir toplanıp mevzu tartışıyordu. Şimdi milyonlarca kişilik ülkelerde yaşadığımız için temsilciler seçiyoruz.

İlla ki bu temsilciler bir noktada bazı konularda gruplaşıyorlar. Sonra da oylamalarda bir grup diğer gruba galip geliyor. "Çoğunluk" burada mevzuya giriyor.

Ama mevzu aynı futbol maçında olduğu gibi daha mevzu başlamadan konan ve herkesin uyması gerektiği kuralları olan birşeydir.

Temel kural burada herkesin söz hakkı olmasıdır. Toplumu ilgilendiren her mevzuda kararlar ortaklaşa alınacaktır. İtirazı olan herkes dinlenecektir.

Bu kuraldan türeyen şeyler "ifade özgürlüğü", "basın özgürlüğü" gibi şeylerdir. Ayrıca her bireyin kamusal alanda saygın bir yeri olduğundan dolayı hukuksal olarak da belli hakları bu temel kavramdan türemektedir. Mesela sebepsiz yere gözaltına alınamaması gibi. Adil yargılanma hakkı gibi. Vs.

Şimdi mevzuya buradan başlayalım. Sen meclise gel ve de ki "arkadaşlar hepimiz artık kendimizi İslam dininin ilahiyatçılarının, müftülerinin dediklerine teslim edelim, meclisi lağvedelim, her konuda onlara danışalım, çünkü Allah 14 asır önce Muhammed diye birine kitap yollamış, bu müftüler de ona göre fetva veriyor."

Mevzu bir tartışma ortamı olduğu için ben de direk çıkıp diyorum ki "nerden belli o kitabın gökten geldiği? Öyleyse bile o kitabın bizim için iyi olduğu nerden belli?"

O sırada bir tane Hristiyan vatandaşımız kürsüye çıkıyor ve diyor ki "hayır, bence Tevrattaki yasayı uygulayalım, çünkü Allah Kuran'ı göndermedi, Tevrat'ı gönderdi".

Sen de hemen itiraz ediyorsun "hayır Tevrat'tan sonra Kuran'ı da o gönderdi!" O da "hayır!" diyor.

Bir ateist "tüm çocukları ateist yetiştirelim çünkü ateizm doğrudur" diyor. Bir budist de "budizmi okullarda tek din olarak öğretelim, en faydalı güzel din odur" diyor.

O sırada bir Kemalist kürsüye çıkıp diyor ki "arkadaşlar hep beraber Kemalizm dinini yaşayalım, tüm bürolara sınıflara Atatürk resimleri asalım, düzenli Atatürke saygı duruşları ritüelleri resmi pratiğin rutini olsun, Anıtkabire çıkıp Ata ile konuşmak resmi bir kural olsun, gençleri özendirelim."

Ve gene birisi çıkıp diyor ki "hayır Atatürk'e değil Marx'a saygı duruşları yapalım, heykelini dikelim".

Şimdi bu ideoloji ve din sahiplerinin hepsi kendi din/ideolojilerinin uzmanı olan bazı müftüler fıkıhçılar "entelektüeller" getirip onların otoritesine boyun eğmemizi isteyecek. Ama ilk farkedeğin şu ki bu uzmanlar kendi dinlerinin tarihçesinin detayını uygulamasını çok iyi bilmelerine rağmen bu ideoloji veya dinin doğru olduğunu ispat etmekten uzaktırlar, ve aslında insan için mutlak iyi olanın ne olduğunu bilmekten sen ben kadar uzaktırlar. Aksi türlü olsaydı bu tartışmalar çok uzun zaman önce çözülmüş olurdu. İnsan denilen varlık gerizekalı değil.

Sorun şu ki toplum için insanlık için ve tek tek bireyler için hangi yol iyidir, hayırlıdır sorusunun cevabı gün gibi açık değil. Burada bir bilinemezlik var. İşte tam da bu yüzden laiklik denilen olay gerekir. Yani hiçbir dinin müftüsüne gidip "tamam sen ne dersen kabul ediyoruz, senin elinde olan bilgi bizim için en hayırlıdır, senin en iyiye doğruya bizde bulunmayan bir erişim imtiyazın var" demeyiz. Kabul ederiz ki o müftü de sadece iman ediyor. Elinde kesin bilgi yok. O zaman geriye sadece şu kalıyor: temelde kimsenin derin hakikatlere dair kesin bilgiye sahip olmadığını kabul eden bir topluluk olarak mecliste günlük problemleri saygılı bir şekilde tartışacaz. En azından insanların çoluk çocuğu yetiştirmesi için güvenli bir ortam sağlıyacaz. Sonra da kabul edecez ki herkes kendi manevi yolunu kendi arıyacak veya napacaksa yapacak. Tek kimse kimsenin malına canına özgürlüğüne ilişmesin. Kimse de kendi ütopyasını, toplumsal fantezisini kimseye dayatamaya kalkışmasın. Devlet hepimizin olsun. Hepimiz devlete vergi vermiş olalım, haraç değil.

Yoksa birkaç süperzekanın kendi "iyi budur" anlayışına göre hepimiz adına karar verdikleri toplumsal projelerini hayata geçirmek üzere, komunist bir "yeni insan" veya "dindar nesil" veya "vatansever gençlik" yaratmak üzere, eğitim sisteminden basın yayın propagandasına her masrafı senin benim vergilerimle finanse edilecek bir rezalette vergi değil haraç veriyor oluruz. Özgür değiliz demektir. Söz hakkımız yok demektir. Birkaç süperzeka temelde hepimizin ortak bir savunma ve asayiş projesi olan devleti ele geçirmiş demektir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Demokrasi, çoğunluğun yönetimi değil halkın yönetimiymiş. Çoğunluk dediğimiz halk değil mi? Demokrasi, çoğunluk olan halkın yönetimi değil de bir avuç azınlığın yönetimi midir? Bu demokrasi ise oligarşi nasıl bir şeydir o halde?

Demokrasilerde iyi-kötü, ahlaklı-ahlaksız gibi soyut kavramlarla hareket edilmez. Esas olan halkın talebleridir. Halk diyorsa ki ben orospuluğun yasal olmasını istiyorum o halde orospuluk yasal olur. Her şeyin üstünde bazı ahlak kuralları varsa ne diye kerhaneler kapalı değil o halde? Çünkü demokrasinin ahlaklı olma gibi bir derdi yok da ondan. Bunu siz de biliyorsunuz ancak iş aleyhinize dönünce hepiniz birden başımıza ahlakçı kesiliyorsunuz. Ahlak mı? Ne ahlakı? Ahlak ne arar la ateyizde?

Siz İslam'ın hakikati gün gibi açık değildir diyorsunuz da başkasına göre gevurluğun hakikati çok mu aşikar? Onlar mutlak gerçeği ve doğruyu bulabildiler mi? Bu Allahsızlar kendi aralarında her şeyi halledebildiler mi? Söyle bakayım; Kapitalizm mi, komünizm mi? Demokrasi mi diktatorya mı? Materyalizm mi idealizm mi? Devletçilik mi anarşizm mi? Bir komünist neden kapitalizmi kabul etsin veya bir kapitalist neden komünizmi kabul etsin? Bir demokrat neden bir diktatoryal rejimde yaşasın? Bir materyalist neden hayatını idealizm gibi soyut kavramları esas alan bir felsefeye göre yaşasın? Bir anarşist neden devletin boyunduruğu altına girsin?

Ateist, Hristiyan, Budist ve Kemalist azınlık itiraz ediyor diyorsunuz ama Müslüman çoğunluğun itirazını görmezden geliyorsunuz. Siz sadece kendinize demokratsınız. Sizin lehinize işlediğinde "yaşasın demokrasi!" ancak size batmaya başladığında da "demokrasi sandık değildir", "biz asılız, bizim istemediğimiz bir şey çoğunluk istese de olamaz" dersiniz, ikiyüzlük kaypak yaratıklar sizi. Demokrasi sandık değilse ne ulan? Postal yalamak mı? Bir avuç azınlığın kölesi olmak mı?

Neden laik bir süperzekanın kendi "iyi budur" inancına göre insanlar "laik, kemalist nesil" olarak yetişsin ve neden özgür düşünceli değil de atatürkçü düşünceli olsun? Bir şeriatçı (uhreviyatçı) neden hem devlete haraç (vergi) verip bu da yetmezmiş gibi çocuğunun laikçi (sekülerci) yobazlar tarafından beyninin yıkanmasına müsaade etsin? Sonra neden bu laikçilerin militanlığını yapsın? Çocuğunuzun, şeriatçılar tarafından sizin verdiğiniz cizyelerle medreselerde bir mücahid olarak yetiştirilmesini ister misiniz?

Devlet illa ki birilerinin elinde olacaktır. Peki ama kimin elinde olmalıdır? Devlet bir avuç azınlığın elinde mi olmalıdır yani oligarşi mi hakim olmalıdır yoksa bir şahsın elinde mi olmalıdır yani monarşi mi hakim olmalıdır? Halkın elinde mi olmalıdır yani demokrasi mi egemen olmalıdır yoksa Yaratan'ın elinde mi olmalıdır yani teokrasi mi egemen olmalıdır? Şu bir hakikat ki; kainatı yaratan ve sahibi olan, bu kainat üzerinde yegane söz sahibidir. Bu yüzden, doğru olan teokrasidir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ethem Sarısülük haininin de aralarında bulunduğu birden fazla terörist polisi linç etmeye kalktı. Videoyu izlemedin mi? Yoksa gözlerin yerine başka bir yerinle mi izledin? Bir yığın silahlı polisin karşısındakiler kim peki? Eli taşlı, sopalı, molotoflu teröristler. Polisler saldırıya uğruyor ve geri çekiliyor. Geri çekilirken de saldırıya uğruyor ve teröristler saldırmak için geri çekilen polisin arkasından gidiyorlar. O arada en son çekilen polis teröristlerin arasında kalıyor ve havaya uyarı ateşi açıyor. Silahın namlusu hiçbir şekilde teröristleri hedef almıyor.

Bu olaylara katılan herkes terörist değildir demek isterdim ancak bunların provakasyon olduğu apaçık ortadayken insanların bunu anlayamaması için süzme salak olmaları gerekir. Bunlar ya süzme salak ya da bildiğin provakatör. Böyle provakatörler laftan anlamıyorlarsa onlarla anladığı dilden konuşulur.

Savarona devletin malı olsa ne olur? İnterneti sen kullandıktan sonra faturası babanın adına gelse ne olur? Bu gemi devletin tüm fertleri için mi alındı? Bu gemi bir halk gemisi miydi? Yoksa sadece putunuza tahsis edilmiş bir keyif çatma gemisi miydi? Bunu geçelim. Millet açlıktan kırılırken, bir sürü borç varken ve dışarıdan krediler alınırken bu gemi hangi parayla alındı? Bunu bir soruşturalım bakalım.

Ne saçmalıyorsun, ne sermayesinden bahsediyorsun sen? Burak Erdoğan devletin kasasından para mı çekmiş? Yoksa bankadan kredi mi almış? Bu adam bu parayı putunuz gibi keyif çatmak için mi almış yoksa ticaret için mi?

Mustafa Kemal, tıpkı diğer paşalar gibi padişahın görevlendirdiği bir paşadır ve diğer paşalardan üstünlüğü yoktur. Doğu anadolunun kurtuluşuna vesile olan ve Mustafa Kemal Samsun'a çıkmazdan evvel (ki onu da oraya gönderen Vahideddin'dir) Trabzon'a çıkan Kazım Karabekir'dir. Bunlar cephelerde savaşırken Mustafa Kemal siyasetle meşguldu. Onu cepheye çağıran ve ikna eden de yine Kazım Karabekir'dir. Mustafa Kemal gelmeden millet zaten örgütlenmiş ve direniş cemiyetleri kurmuşlardı -ki Mustafa Kemal padişaha yazdığı mektupta bizzat kendisi söylüyor bunları. Bu yüzden, "Atatürk olmasaydı olmazdınız, olsaydınız bile babanız belli olmazdı" masallarını geçeceksiniz. Bu adam her şeyi tek başına yapmış olsa bile her şeyi yapma hakkına sahib değildir ve kimse de ona tapmak zorunda değildir. Bu adam bir ilah değildir. Sorgulanamaz ve eleştirilemez değildir. Herkes haddini bilecek ve hesabını verecek.

Burası sizin vatanınız falan da değildir. Beğenmiyorsanız; sizi tutan yok çekip gidebilirsiniz. Yeryüzünde gevurların çoğunlukta olduğu yer mi yok? Rusya, Çin, Küba, İskandinavya ve Kuzey Kore var. Kuzey Kore biraz sakıncalı ama. Orada Mustafa Kemal'e tapmaya kalkarsanız, hakkınızda "Kim Jong IL'e şirk koşuyorlar" diye işlem yapılabilir. Çin'de Mao, Rusya'da Stalin, Küba'da da Che var. İskandinavya'da bir sakınca yok gibi. Gevurlar İskandinavya'ya!

Karşısındakini hazmedemeyen, hiçe sayan ve tehdit eden kendisiyken karşısındakini yobaz ilan eden biri ya gerizekalıdır ya da zalim, adi, namussuz, şerefsiz, ahlaksız bir kahpedir. Sen hangisisin?

Eğer demokrasi varsa, çoğunluğun dediği olur. Çoğunluk şeriat diyorsa şeriat olur. Siz demokrat mısınız? Demokrat iseniz, sizin demokrasi anlayışınız 1'in 99'a tahakküm etmesi midir? Demokrasi buysa, oligarşi-monarşi-diktatörlük nasıl bir şeydir? Böyle bir şeyi savunuyorsanız, bir avuç şeriatçının çoğunluğa tahakküm etmesini nasıl eleştirmeyi düşünüyorsunuz? Bunlar demokrat değil diye mi eleştirmeyi düşünüyorsunuz yoksa? Hiç güleceğim yoktu.

Kendin yazmışsın zaten.Havaya uyarı ateşi ha! O zaman nasıl oluyorda Ethem ölüyor?Taksim direnişinide halk silahsızdır.Ne molotof kokteyli ne taş ne sopa ile polise karşı gelmiştir.Taa ki Polis Allahuekber! nidalarıyla Biber gazı fişekleri atmaya başlayınca kimyasal su fışkırttıkça halkta meşru müdafaaya çekilecektir.Oda yine silahsız! Ama bu işin sonuda çok kötü olur.

Sen orada toplanan Bir milyon kişiye terörtist diyorsan şayet benim sana bir diyeceğimde kalmaz.Sen zaten bir Yobaz militansın!

Savaronayı hala konuşuyorsun utanmadan cevap veriyorsun.O zaman Sarayda yapma!Cumhurbaşkanlığı köşküde yapma !Vekillere Mebuslara Lojman verme! O kadar Maaşda verme(Bak Atatürk Mebusları verilen maaş en fazla öğretmen maaşı kadar olabilir diyor)Başbakana özel uçakta verme!Kaldıki bu özel uçak RTE ye verildi ilk defa.Sanki bizleri ihya etti?Ama Sen ve senin gibi militan yobazları mutlaka ihya etmiştir.

Ama tekrar soruyorum:RTE nin oğlu gemicik satın alabilmek için Bankaya göstermesi gereken teminatları nereden buldu?Yoksa Teminat sadece RTE nin E simiydi?Daha ilerde Vikiliks belgeleride varda .Neyse onlardan şimdilik bahsetmeyelim.Ama yolsuzluk diz boyu.Bizde yapalım kardaş bu ticareti!Bak benimde RTE nin oğlunun yaşında oğlum var.Oda Uzak yol güverte II Zabiti.Denizcilik Fakültesi mezunu!Ama bir türlü Gemicik alıp armatörlük yapamıyor.Senin bir tanıdığın varsa bizede bir Rahmetin dokunsun.Nede olsa sanal arkadaşıyız.Bak sana cevap vermek için o kadar zaman harcıyorum:))

Kazım Karabekirmi başlattı kurtuluş savaşını?Başta Vahdettin hain olmasa bile Güçsüz Esir vede basiretsiz bilgisiz vede vasatın altı zekada korkak bir insandır!Kurtuluş savaşını başlatmak için Atatürk Samsuna çıktı! Niyeti anlaşılınca İngilizler Vahü düddine baskı yaptılar.Vahhh ü düddinde Vahhhh! dedi ve Atatürke İdam ve yakalama fermanı çıkardı.Bu Emri kime gönderdi pekiyi? Kazım Karabekire!Kazım Karabekirde Atatürkü tevkif etmek üzere yanına gitti.Ama vatansever bir insandı.Sizler gibi Vahü düddin yalakası değildi!Ve Sonuçta Hazırola geçti "Paşam emrindeyim!"Yani şayet Kurtuluş savaşında en yüksek komutan olan Kazım Karabekir paşa başlatsaydı Atatürkten önce.Ferman Onun hakkında çıkardı ve Atatürkte Kazım Karabekiri tevkife giderdi.Ondan sonrada "Karabekir paşam emrindeyim" derdi.

Biz Ülkemizi terketmeyiz.Biz Komunüstte değiliz ama Müslo yobazları Penisilvanyaya!Ağa babanızda orada!

Ben demokratmıyım? Ben Demokrat olmayan şeriatçılara karşı Demokrat değilim kardaş!Ben Demokrasiyi Kemalizmin(Atatürkçülüğün) kabul ettiği kadar kabul ederim.Ve herhangi bir yerde Atatürkün bize emanet ettiği bu Rejimi yıkmaya teşebbüs haraketleride görürsem karşı çıkmak için elimden ne gelirse onu yaparım.

tarihinde gerçekçi53 tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Ethem haininin nasıl öldüğünü bilmiyorum ancak görünen o ki kendisini vuran polis değil. Taksim olaylarında bir sürü eli taşlı, sopalı, molotoflu ve silahlı terörist vardı. Silahsız olanlar da olabilir ancak bu, olayların masum olduğu anlamına gelmez. Çünkü bu olayların provakasyon olduğu besbelli. Mesele sadece gezi parkı mı yoksa arkadaş?

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen teröristler "Atatürk ekber" deyince sorun olmuyor da "Allah Allah" nidalarıyla sizin gibi gevurlara hücum etmiş bir ecdadın torunları "Allahu ekber" diye saldırınca mı sorun oluyor? Gevurlara karşı tabii ki de "Allah Allah, Allahu ekber" diye saldıracaklar.

Vah vah... Polis kimyasal sıkmış. Gören de sarin gazı sıktı sanacak. Karşınızdakiler şebbiha değil yavrum, türkiye polisi. Sizi cesaretlendiren de bu zaten. Başınızda Esed gibi bir diktatör, şebbihalar gibi bir çete olmadığı için bu kadar azdınız.

Burada utanması gereken ben değilim, muhatabımdır. Birisinin yanlışlarını sorgulamaktan, eleştirmekten ne diye utanacakmışım? Aksine gurur duyuyorum. Mustafa Kemal'in her şeyi sorgulanmalıdır ve hak etmediği itibarı geri alınmalıdır. Şimdi bir devlet başkanının fazla maaş alması sorun olmayabilir ama her şeyin de bir ölçüsü, yeri ve zamanı vardır. Millet açken, bir sürü borcun varken kalkıp da milyonlarca liralık bir gemi alamazsın. Padişahlar açken, borç içindeyken mi yaptırmışlar sarayları?

RTE’ın oğlunun birilerini kefil göstermesi yolsuzluk mu oluyor? Adam kefil olarak gösterdiği kişinin parasını mı gasbediyor? Devletin parasıyla keyif çatan biri ile birilerini kefil gösterip ticaret yapan birini bir mi tutuyorsun? Kredi çekebilmek için, birini kefil gösterebilmek için illa başbakan oğlu olmak gerekmiyor, değil mi? Yoksa sen hiç kredi çeken, kefil gösteren bir vatanadaş görmedin mi? Biraz halkın içine karış o halde, asosyal olma.

Kazım Karabekir Mustafa Kemal’den çok daha büyük işlere vesile olmuştur. Mustafa Kemal’in bu kadar önplanda olmasının sebebi, fazlaca şişirilmiş olmasıdır. Mustafa Kemal sadece bir balondur ve ufacık bir hakikat iğnesi onun patlayıp havasının sönmesi için yeterlidir. Mustafa Kemal öyle kendi kafası estiği için Samsun’a çıkmadı, Padişah Vahideddin kendisini görevlendirerek Samsun’a çıkarmıştır ancak daha sonraları padişahın emirlerine aykırı hareket etmeye başladığı için tutuklanması istenmiştir.

Siz azınlık olduğunuz halde ülkeyi terk etmeyip sahipleniyorsunuz da çoğunluğun ülkeyi terk edip size bırakacağını mı sanıyorsunuz. Bu insanların dışarıdaki gevurları tepelediğini unuttunuz mu? Dışarıdaki gevurları tepeledikleri gibi, içerdeki gevurları da tepelerler Allah’ın izniyle. Ben ülkeyi terk etmenizi ve gevurluğa çok meraklıysanız gevurluğun had safhada olduğu bir yere hicret etmenizi tavsiye ederim. Sanırım her iki taraf için de en hayırlısı budur. Sizde hiç utanma yok mu hem? İnsan istenmediği yerde durur mu?

Siz sadece şeriatçılara karşı diktatörleri savunuyor değilsiniz ki. Sizler sizden olmayan herkese düşmansınız: Liberaller, Kürtler, Ermeniler vs.

Demokrasiyi kemalizmin (Atatürkçülüğün) kabul ettiği kadar kabul etmek de ne demektir? OMG! demek istiyorum sevgili seyirciler. Demokrasinin şu kadarı, bu kadarı mı olur la? Demokrasi demokrasidir.

Atalarının onlara emanet ettiği rejimi yıkmaya teşebbüs haraketleri görürse karşı çıkmak için elinden ne gelirse yaparmış. Naparsın la? Kafa mı asarsın? Kafa mı kesersin? Aynaya bak bakalım ne göreceksin? Ben söyleyeyim; Ağzı salyalı militan yobaz kemalist.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ethem haininin nasıl öldüğünü bilmiyorum ancak görünen o ki kendisini vuran polis değil. Taksim olaylarında bir sürü eli taşlı, sopalı, molotoflu ve silahlı terörist vardı. Silahsız olanlar da olabilir ancak bu, olayların masum olduğu anlamına gelmez. Çünkü bu olayların provakasyon olduğu besbelli. Mesele sadece gezi parkı mı yoksa arkadaş?

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen teröristler "Atatürk ekber" deyince sorun olmuyor da "Allah Allah" nidalarıyla sizin gibi gevurlara hücum etmiş bir ecdadın torunları "Allahu ekber" diye saldırınca mı sorun oluyor? Gevurlara karşı tabii ki de "Allah Allah, Allahu ekber" diye saldıracaklar.

Vah vah... Polis kimyasal sıkmış. Gören de sarin gazı sıktı sanacak. Karşınızdakiler şebbiha değil yavrum, türkiye polisi. Sizi cesaretlendiren de bu zaten. Başınızda Esed gibi bir diktatör, şebbihalar gibi bir çete olmadığı için bu kadar azdınız.

Burada utanması gereken ben değilim, muhatabımdır. Birisinin yanlışlarını sorgulamaktan, eleştirmekten ne diye utanacakmışım? Aksine gurur duyuyorum. Mustafa Kemal'in her şeyi sorgulanmalıdır ve hak etmediği itibarı geri alınmalıdır. Şimdi bir devlet başkanının fazla maaş alması sorun olmayabilir ama her şeyin de bir ölçüsü, yeri ve zamanı vardır. Millet açken, bir sürü borcun varken kalkıp da milyonlarca liralık bir gemi alamazsın. Padişahlar açken, borç içindeyken mi yaptırmışlar sarayları?

RTE’ın oğlunun birilerini kefil göstermesi yolsuzluk mu oluyor? Adam kefil olarak gösterdiği kişinin parasını mı gasbediyor? Devletin parasıyla keyif çatan biri ile birilerini kefil gösterip ticaret yapan birini bir mi tutuyorsun? Kredi çekebilmek için, birini kefil gösterebilmek için illa başbakan oğlu olmak gerekmiyor, değil mi? Yoksa sen hiç kredi çeken, kefil gösteren bir vatanadaş görmedin mi? Biraz halkın içine karış o halde, asosyal olma.

Kazım Karabekir Mustafa Kemal’den çok daha büyük işlere vesile olmuştur. Mustafa Kemal’in bu kadar önplanda olmasının sebebi, fazlaca şişirilmiş olmasıdır. Mustafa Kemal sadece bir balondur ve ufacık bir hakikat iğnesi onun patlayıp havasının sönmesi için yeterlidir. Mustafa Kemal öyle kendi kafası estiği için Samsun’a çıkmadı, Padişah Vahideddin kendisini görevlendirerek Samsun’a çıkarmıştır ancak daha sonraları padişahın emirlerine aykırı hareket etmeye başladığı için tutuklanması istenmiştir.

Siz azınlık olduğunuz halde ülkeyi terk etmeyip sahipleniyorsunuz da çoğunluğun ülkeyi terk edip size bırakacağını mı sanıyorsunuz. Bu insanların dışarıdaki gevurları tepelediğini unuttunuz mu? Dışarıdaki gevurları tepeledikleri gibi, içerdeki gevurları da tepelerler Allah’ın izniyle. Ben ülkeyi terk etmenizi ve gevurluğa çok meraklıysanız gevurluğun had safhada olduğu bir yere hicret etmenizi tavsiye ederim. Sanırım her iki taraf için de en hayırlısı budur. Sizde hiç utanma yok mu hem? İnsan istenmediği yerde durur mu?

Siz sadece şeriatçılara karşı diktatörleri savunuyor değilsiniz ki. Sizler sizden olmayan herkese düşmansınız: Liberaller, Kürtler, Ermeniler vs.

Demokrasiyi kemalizmin (Atatürkçülüğün) kabul ettiği kadar kabul etmek de ne demektir? OMG! demek istiyorum sevgili seyirciler. Demokrasinin şu kadarı, bu kadarı mı olur la? Demokrasi demokrasidir.

Polis tazyikli su sıkar ama Kimyasal su sıkamaz.

Şu anda Türkiyenin hiç borcu yok öylemi? Kısa vadede ödenmesi gereken borç olmuştur 125 Milyar dolar! Bu miktar bundan On sene önce 12.5 milyar dolardı!Sen ondan sonra hala RTE ye Özel Uçak Davitoğluna Milyarlık villalar kirala?!

Atalarının onlara emanet ettiği rejimi yıkmaya teşebbüs haraketleri görürse karşı çıkmak için elinden ne gelirse yaparmış. Naparsın la? Kafa mı asarsın? Kafa mı kesersin? Aynaya bak bakalım ne göreceksin? Ben söyleyeyim; Ağzı salyalı militan yobaz kemalist.

Ne O şimdide ağız değiştirdin? ethemi vuranlar Polis değil oldu öylemi?Ceylan gibi koşan polis üniformalı şahıs bellimi değil?Ethem masummu? yahu adamı öldürmüşsün Hala masummu diyorsun?

RTE nin oğlu araba almıyor.GEMİCİK alıyor.Sende kendine bir gemicik alabilmek için Kefil bulsana?Ticaret yapacak insanın kendine kefil bulması için onun bir geçmişi yani Ticari itibarı olması gerekir.Ben Komunist değilim ama Serbest Piyasa Ekonomisininde Devlet imtiyazlı olmaması gerektiğini bilirim.Devlet güdümlü Serbest Piyasa ekonomisinin Kim yong Him rejimindenhiç bir farkı yoktur.

Mesele sadece Gezi parkı değildir.Bir milyon kişi Kanuni haklarını kullanarak toplanmış ve bu Hükümeti istemediklerini belirtmişlerdir!

" Mustafa Kemal ekber" diye bir slogan atılmadı.Ama Polis Laik T.C nin polisidir.Kendi vatandaşına" Allahüekber" diye saldırırdığında Tarafsızlığını kaybetmiş olur!Yani Taraf olur.Ben artık polis değilim ."Ben bir salyalı ehli sünnet yobazıyım" artık olur.O dediğini ancak TSK ler dış düşmana karşı taarruzda "Allah.Allah " nidalarıyla yapar.Çünkü karşısındada silahlı eşit güç vardır.

Atatürk Padişahın hangi emrine karşı çıktı yaz lütfen bakalım bizde öğrenelim?

Kazım Karabekir Paşaya saygımız sonsuzdur.Ancak bir meydan savaşıda kazanmamıştır.Kazansaydı TBMM onuda Müşir yapardı herhalde.

Ayrıca Atamızın itibarı geri alınmalıymış kıçınız sıkıyorsa alın bakalım! Yooo Yoooo alın alın!Bir O kaldı.

Dışarda kimi temizlemişmiş bu insanlar?Yok burası bizim vatanımız.Hem sana dahada doğrusunu söyleyeyim.Biz sizler gibi Devleti arkamıza alarak ticaret yapıp türedi zengin olamadık maalesef.O yüzden Yurt dışında yaşayabilecek maddi gücümüzde yoktur.Ama Bu Ülkemizi düzelteceğiz.Bundan emin olabilirsin.

Biz Liberalizme karşı değiliz.Ama ticaret tıfıllarının Devleti arkalarına alarak ticaret yapmalarına karşıyız.

Biz Ermeni vatandaşlarımızada karşı değiliz .Ama biz Tesciri red ediyoruz!Biz aslında Osmanlıyı sizlerden daha iyi savunuyoruz.

Biz kürt kardeşlerimizede karşı değiliz.Ama PKK bölücü terörüne karşıyız.

Nemi yapacağız?Sizn savunduğunuz İktidarın yaptığının Adil olanını yapacağız.Sizin o iktididarınızı Bağımsız Türk Yargısında yargılayacağız.Öyle Demirelin Özala yaptığı gibi serbest bırakmayacağız elbette.Çünkü bu Ülkeyi mahfettiniz kara yobazlar.Sizlerde hadi bakalım ondan sonra Devlet desteksiz Ticaret yapın vede adam olmaya bakın!

Link to post
Sitelerde Paylaş

İşte böyleee,

Ne demiş atalarımız?

Lafdan anlamayanı

Etmeli tekdir

Ondanda anlamayanın

Hakkı kötektir.

Ne ise ,başbakan suçunu itiref etti ama çok geç oldu.

Tüm Arap dünyesi yanında,dost görünenenlerlede arası soğudu.

Tolon

isyancılara destek veren Türkiye ile bu konudaki ortakları Suudi Arabistan ve Katar, Mısır’daki darbe konusundan anlaşmazlığa düştü...

Çölde tek başına

SivriSinekCaz.jpgMısır’daki askeri darbeye Türkiye sert tepki gösterirken, Beşşar Esad’a karşı isyancıları destekleyen Suudi Arabistan ve Katar müdahaleyi ayakta alkışladı...

Suriye’de Beşşar Esad rejimini devirmek için olayların başladığı günden bu yana isyancılara destek veren Türkiye ile bu konudaki ortakları Suudi Arabistan ve Katar, Mısır’daki darbe konusundan anlaşmazlığa düştü.

AKP hükümeti, Mısır’da halk egemenliğine son verildiğini belirtip sert açıklamalar yaparken, Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz Mısır Genelkurmay Başkanı el Sisi’yi ve geçici cumhurbaşkanlığı görevine getirilen Adli Mansur’a “Mısır ordusunu kutluyoruz, Allah Mısır’ın istikrarını ve güvenliğini korusun” mesajı yolladı.

Katar Emiri Şeyh Temim de Mansur’a tebrik mesajı gönderdi. Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, “Katar’ın, kardeş Mısır’a desteği devam edecek” denildi. Sadece Türkiye’nin Suriye ortakları değil, bölgedeki diğer devletler de Mısır’daki darbeyi alkışlarla karşıladı. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al-Nahyan, ülkesinin Mısır’daki gelişmelerle ilgili olarak, içinin rahat olduğunu belirtti.

Tebrik yarışı

BAE Dışişleri Bakanı Al-Nahyan, “Yüce Mısır ordusu, Mısır’ın koruyucusu ve kalkanı olduğunu ispat etti” ifadelerini kullandı. Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi de, Mısır’da ordunun yönetime el koymasının ardından geçici Cumhurbaşkanlığına getirilen Adli Mansur’u tebrik etti.

Arabi, yayımladığı yazılı açıklamada, “Mısır halkı, kriz ve istikrarsızlığı aşmayı hedefleyen tarihi bir başarı gerçekleştirmiştir. Ayrıca iradesini halk iradesinden yana kullanan ve ülkenin milli çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan orduyu selamlıyorum” dedi. Suriye’deki olaylara müdahale edip, Esad’ı devirmek isteyen güçleri destekleyen Türkiye’nin bu konudaki politikasının nasıl bir yön izleyeceği şimdi merak konusu oldu. Suriye konusunda birlikte hareket ettiği ülkelerin Mısır’daki darbeyi alkışlamaları Türkiye’nin dış politikasında yaşadığı açmazı da ortaya koyuyor.

Ankara bocaladı

Emekli Büyükelçi İnal Batu, “Türkiye Orta Doğu’daki en saçma sapan, yanlış politikaları uyguladı. Mezhep kavgalarına girdi. Hükümet Mısır’daki hadiselerden sonra büsbütün yalnızlaşmıştır. Suriye politikamız bir darbe daha yedi. Esad’ın baş düşmanı Türkiye iyice yalnızlaşmış oldu. Türkiye bölgede iyice sıkıştı. Bir çıkış yolu bulabilmesi için Dışişleri Bakanı istifa etmeli” dedi.

Emekli Büyükelçi Onur Öymen de, “Yemen hariç Arap ülkelerinin hepsi Mısırı destekledi. Çünkü Mısır’a ihtiyaçları var. Türkiye bu konuda çok bocaladı. Türkiye’yi oradaki Müslüman Kardeşler’e olan bağımlılığı etkiledi. Mısır Suriye’ye karşı, Esad’a karşı çok katı bir tutum izliyordu. Türkiye Orta Doğu da yalnızlığa doğru sürükleniyor” diye konuştu.

“Benim de hatam olabilir”

.

Başbakan Erdoğan, Mısır’da ordunun yönetime el koymasına ilişkin Batı ülkelerine yüklendi. Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 2. Kurultayı’nın kapanış oturumunda konuşan Erdoğan, “Dünyanın neresinde olursa olsun, seçimle gelmiş hangi iktidara karşı olursa olsun, darbeler kötüdür, darbelerin hedefi halktır, darbelerin hedefi gelecektir, darbelerin hedefi demokrasidir. Bunu herkesin cesaretle açık yüreklilikle samimiyetle ifade etmesini bekliyorum. Ben şu anda batıya şaşıyorum. Batı hala bu olaya darbe diyememiştir” dedi. Erdoğan, “Hani Batı demokrasiden yanaydı? İşte bu bir samimiyet testidir ve Batı bu samimiyet testinde de yine, tekrar sınıfta kalmıştır. Demokratik darbe olmaz.” dedi.

Erdoğan, yeni Mısır yöneticilerine alkış tutan Suriye konusundaki ortakları ve diğer bölge ülkelerinin tavrı konusuna ise değinmedi. Başbakan Erdoğan Tayland Başbakanı Yingluck Shinawatra ile görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan Mısır’la ilgili bir soruya, “Her siyasinin yanlışları olabilir benim de yanlışlarım olabilir. Bunun cezasını vermek bunu siyasetten men etmek bazı egemen güçlerin görevi değildir” dedi.

Alıntı

Eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee,sayın başbakan hani sen herşeyi çok iyi bilirdin.

Şimdi nolcah?

Herkes Türkiyeye karşı.

İlk etepde dışişleri bakanı derhal uzaklaştırılmalı diyemiyürüz.Çünkü onu uzaklaştıracakta aynı hatayı işlemiştir.

İstifa etmeli.

Başbakanın defteriniyse halk dürmelidir.

Esat,ın gitmesini beklerlerken kendileri gitmesin:-))))

Valla ne yalan söyliyim,yolda göründü bu YEL DEGİRMENİ SAVAŞCILARINA.

Hadi gali uğurlar olsun.

Tolondede

tarihinde tolonbey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

siyasal islam nereye bitiyor? esed iyice sıkıştı. o kadar ki kimyasal kullandı. iran'dan, lübnan'dan yardım gidiyor suriye'ye. aralarında siyasal islamcıların da bulunduğu muhalifler esed'e gerek militan, gerek mühimmat, gerekse de toprak kaybı verdiriyor. rusya, çin gibi bm daimi üyelerinin desteği olmasaydı siyasal alevilik (baasçılık) çoktan bitmişti. yavaş yavaş onlar da desteklerini çekmeye başlıyor. esed firavununun kellesini mücahidlerin ellerinde görür gibiyim.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...