Jump to content
haci

TANRI'YA GEREKSİNİM VAR MI?

Recommended Posts

Dottore:

Burada yazdıklarının hiçbiri bir Tanrı'ya gereksinimin kanıtı değil.

Niçin sorusunu yanıtlamayan ama yaratılışın gizemini çözmeye çalışan bilimi bile reddeden bir görüşü simgeliyorsun.

Araya konu ile ilgisi olmayan deyimleri ve kavramları sokuşturuyorsun.

Onlar senin savını desteklemiyor. Sen sadece laf ebeliği yapıyorsun.

Big Bang'in yoktan başlangıç olduğunu iddia etmen de yanlış.

Big Bang sırasında vakümde bulunan bir enerji (vaküm enerjisi) genişlemiştir.

Kuantum fiziğine gore vakümde bir enerji vardır. O enerjiyi yalancı parçacıklar simgelerler.

Ve onları Casimir deneyi ile göstermek mümkündür.

Sen bu bilimsel gözlemleri ve bulguları es geçip, kendi dinci acendanı yaymaya çalışıyorsun.

Yazdıkların bilimsel değil. Efsane, dedikodu, yalan ve palavra..

Onlarla her türlü koşulda bir Tanrı'ya gereksinim olduğu savını savunamazsın.

Ne başlangıçta ne de devamında bir Tanrı'ya gereksinim yoktur.

Ama senin de Kabul ettiğin gibi, maneviyatla ilgili olguların çoğunda bir Tanrı'ya sığınmak zorunluğu vardır.

Sen onu yapıyorsun.

Bilim için bir Tanrı'ya gereksinim yoktur.

İnsanlar dinle değil, bilimle yaşarlar. Din şart değildir. Dinsiz insanlar da dindarlar kadar ve gibi yaşarlar.

Onlar için bilim yeterlidir. Niçin sorusuna cevap aramayanlar da normal insanlardır ve onlar gibi yaşarlar.

Tanrı'nın insanlığa maneviyattan başka bir katkısı yoktur. Tanrı ile aya gidemezsin, elektriği kullanamazsın, radio dinleyemezsin.

Melekler ve şeytanın insanları etkilediğine inanırsın belki ama bu sadece bir inançtır. Kanıtlayamazsın.

Bize Tanrı'nın tek bir yararını göstermezsin.

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor? Bize nasıl bir yol gösteriyor? Kur'an'ın insanlığa ne gibi bir yararı olabilir?

O yarar mı önemli, bilimin buluşları mı önemli?

Bu soruların cevabını verirken Tanrı'dan yararlanamazsın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

38. iletiyi bir kez daha okumanı öneriyorum...

Casimir etkiden hareketle ''uzayda ki boşluk'' ile bigbang öncesi ''yokluk'' arasında kurulan benzerliğin bilimsellikten uzak bir kuram olduğunu görmüş olacaksın...Zaten uzayda kı boşluk ile bigbang öncesi yokluğu aynı görmek mümkün değildir...

(Casimir etki gözlemseldir buna bi itirazımız yok sadece mevcut evren için bir fenomendir ve kuantum kanunlarıyla açıklanır ama evren öncesi yokluk ve kanunsuzluk durumunun bununla aynı olduğunu söylemek mümkün değil)

Bu kuramlar sadece spekülatiftir...

Tanrıya NEDEN gereksinim vardır?

1-Varlığımızı sadece Tanrı ile rasyonel temellendirebiliriz dedim ve bunun nedenlerini yazdım (''Zorunlu varlığın'' mutlaka var olması gerektiğini ve bunu sadece ''TANRI'' nın karşıladığını ''nedenleriyle'' açıkladım)(Sonradan var olmaya başlayan madde-enerji-evren gibi varlıkların ''Zorunlu varlık'' olamayacaklarını gösterdim)

2-Şimdi Mevcut evrendeki oluşumların ve canlılığın ancak ve ancak ''BİLİNÇ'' sahibi bir TANRI ile rasyonel temellendirilebiceğinin yani MUTLAKA BİR TANRIYA GEREKSİNİM olduğunun nedenlerini masaya yatıracam...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaratıcının MUTLAK gerekli olduğu ikincii konu:''BİLİNÇ''(TANRININ BİLİNCİ)(Birinci konu için 2.iletiye bakılabilir)

Evet ''Bilinç'' olmadan evrenimizde ki oluşumların ve canlılığın açıklanmasının akılcı bi tarafının olmadığını görmek zor değil...

Bu yüzden ilk sorularımızı soruyoruz:

1-''NEDEN KAOS yerine ''Doğa YASALARI'' var...''

2-“Neden doğa yasaları, evrende gözlenen tasarımları ve tüm çeşitliliği ile canlıların oluşumunu olanaklı kılacak şekildedir?”

3-“Neden galaksilerin, Güneş sistemimizin ve canlıların varlığını olanaklı kılmış olan ''çekim yasası'' var?”

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dottore:

Burada yazdıklarının hiçbiri bir Tanrı'ya gereksinimin kanıtı değil.

Niçin sorusunu yanıtlamayan ama yaratılışın gizemini çözmeye çalışan bilimi bile reddeden bir görüşü simgeliyorsun.

Araya konu ile ilgisi olmayan deyimleri ve kavramları sokuşturuyorsun.

Onlar senin savını desteklemiyor. Sen sadece laf ebeliği yapıyorsun.

Big Bang'in yoktan başlangıç olduğunu iddia etmen de yanlış.

Big Bang sırasında vakümde bulunan bir enerji (vaküm enerjisi) genişlemiştir.

Kuantum fiziğine gore vakümde bir enerji vardır. O enerjiyi yalancı parçacıklar simgelerler.

Ve onları Casimir deneyi ile göstermek mümkündür.

Sen bu bilimsel gözlemleri ve bulguları es geçip, kendi dinci acendanı yaymaya çalışıyorsun.

Yazdıkların bilimsel değil. Efsane, dedikodu, yalan ve palavra..

Onlarla her türlü koşulda bir Tanrı'ya gereksinim olduğu savını savunamazsın.

Ne başlangıçta ne de devamında bir Tanrı'ya gereksinim yoktur.

Ama senin de Kabul ettiğin gibi, maneviyatla ilgili olguların çoğunda bir Tanrı'ya sığınmak zorunluğu vardır.

Sen onu yapıyorsun.

Bilim için bir Tanrı'ya gereksinim yoktur.

İnsanlar dinle değil, bilimle yaşarlar. Din şart değildir. Dinsiz insanlar da dindarlar kadar ve gibi yaşarlar.

Onlar için bilim yeterlidir. Niçin sorusuna cevap aramayanlar da normal insanlardır ve onlar gibi yaşarlar.

Tanrı'nın insanlığa maneviyattan başka bir katkısı yoktur. Tanrı ile aya gidemezsin, elektriği kullanamazsın, radio dinleyemezsin.

Melekler ve şeytanın insanları etkilediğine inanırsın belki ama bu sadece bir inançtır. Kanıtlayamazsın.

Bize Tanrı'nın tek bir yararını göstermezsin.

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor? Bize nasıl bir yol gösteriyor? Kur'an'ın insanlığa ne gibi bir yararı olabilir?

O yarar mı önemli, bilimin buluşları mı önemli?

Bu soruların cevabını verirken Tanrı'dan yararlanamazsın.

Aya gidecek teknolojinin, elektiriği meydana getiren teknolojinin, radioyu dinlememizi sağlayan teknolojinin potansiyeli bu evren de mevcutidi...

Bu potansiyeli ''TANRI'' olmadan rasyonel temellendirmen mümkün değildir...

''Elementleri'' alıp birleştirip ürünler elde edebilrsin...

Bu ürünleri bi arada tutan ''kanunlardan'' istifade edebilirsin...

Ama elementleri ve kanunları ''TANRI'' olmadan rasyonel temellendiremezsin....

Evet biz ''teist'' olarak bir Radio da bile ''TANRIYI'' görüyoruz çünkü onu meydana getirebileceğimiz tüm potansiyeli ve ''bizi'' yaratan ''TANRI''dır...

Bu yardımı görmemek için resmen ''kör'' olmak gerekiyor...

''Onların gözleri var ama görmüyorlar''

''Akılları var ama düşünmüyorlar''

(Diyorumya siz düşünmeye yarıdan başlıyorsunuz :D)

tarihinde dottore tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Rasyonel temellendirmek ne demek? Bilim dışında bir temele dayanmaya ne gerek var?

Tanrı insanlığa nasıl bir yardımda bulunuyor. Tanrı inancı olmayanlar rasyonel kararlar alamıyorlar mı?

Bilim adamları buluşlarını yaparlarken Tanrı inancından mı yararlanıyorlar?

Bu çok saçma bir iddia.

Onların bilgi temeli bilimdir. Yapılan gözlemlerdir.

Rasyonel bir temel varsa o da materyelizmdir.

Din veya Tanrı inancı olsaydı, tek bir temel olmazdı.

Çünkü çok sayıda din ve Tanrı inancı var.

Oysa yalnız tek bir bilim var..

Bu hezeyanlarla kendini aldatıyorsun.

Şimdiye kadar Tanrı'nın sana yaptığı tek bir yardımdan bahsedebilir misin?

Eğer sen rasyoneliteni Tanrı bazında sanıyorsan, rasyonel biri olamazsın.

Sende hiç temel yok demektir. Tanrı inancı bir temel oluşturamaz.

Tanrı inancının oluşturduğu temele dayanarak olumlu, verimli ve yararlı bir ömür sürdüremezsin.

Kimsenin Tanrı bazında bir temele ihtiyacı yoktur. Tanrı inancı gereksiz bir lükstür.

Neden şu yok bu var sorusunun cevabı çünkü Tanrı'ya gereksinim vardır olamaz.

Sen her olguda Tanrı'yı arıyor ve buluyorsun. Ama şimdiye kadar Tanrı'nın sana ne gibi bir yardımda bulunduğunu veya yaşamına nasıl bir anlam verdiğini bilmiyorsun.

Sen neden bir Tanrı'ya ihtiyaç duyuyorsun? Bunu bize açıkla once.. Sende neden bir Tanrı'ya gereksinim güdüsü var?

Onsuz yaşayanların yaşamı senin yaşamından daha mı az değerli?

Bu soruları yanıtlayacağını düşünmüyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdiye kadar Tanrı inancının gerekli olduğunu kanıtlayan tek bir cümleni görmedik.

Rasyonel temellendirme kavramı Tanrı inancının gerekliliğini göstermez.

Bu deyim bir insanın bildiklerini, inandıklarını bir temele dayandırmak olarak düşünülürse, o temel herşey olabilir.

Yaşamına Tanrı aracılığı ile anlam verenler vardır mutlaka.

Ama bu gereksizdir. Çünkü Tanrı inancı olmayanlarla olanlar arasında bir fark varsa, o fark Tanrı inancı olmayanlar lehinedir.

Tanrı inancı bir yüktür. Çünkü o inanca sadık kalarak yaşamak özgür bir yaşamdan daha zordur.

Tanrı inancının insanlara olumlu bir katkısı yoktur. O katkı olumlu görünse de aslında olumsuzdur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Rasyonel temellendirmek ne demek? Bilim dışında bir temele dayanmaya ne gerek var?

Tanrı insanlığa nasıl bir yardımda bulunuyor. Tanrı inancı olmayanlar rasyonel kararlar alamıyorlar mı?

Bilim adamları buluşlarını yaparlarken Tanrı inancından mı yararlanıyorlar?

Bu çok saçma bir iddia.

Onların bilgi temeli bilimdir. Yapılan gözlemlerdir.

Rasyonel bir temel varsa o da materyelizmdir.

Din veya Tanrı inancı olsaydı, tek bir temel olmazdı.

Çünkü çok sayıda din ve Tanrı inancı var.

Oysa yalnız tek bir bilim var..

Bu hezeyanlarla kendini aldatıyorsun.

Şimdiye kadar Tanrı'nın sana yaptığı tek bir yardımdan bahsedebilir misin?

Eğer sen rasyoneliteni Tanrı bazında sanıyorsan, rasyonel biri olamazsın.

Sende hiç temel yok demektir. Tanrı inancı bir temel oluşturamaz.

Tanrı inancının oluşturduğu temele dayanarak olumlu, verimli ve yararlı bir ömür sürdüremezsin.

Kimsenin Tanrı bazında bir temele ihtiyacı yoktur. Tanrı inancı gereksiz bir lükstür.

Neden şu yok bu var sorusunun cevabı çünkü Tanrı'ya gereksinim vardır olamaz.

Sen her olguda Tanrı'yı arıyor ve buluyorsun. Ama şimdiye kadar Tanrı'nın sana ne gibi bir yardımda bulunduğunu veya yaşamına nasıl bir anlam verdiğini bilmiyorsun.

Sen neden bir Tanrı'ya ihtiyaç duyuyorsun? Bunu bize açıkla once.. Sende neden bir Tanrı'ya gereksinim güdüsü var?

Onsuz yaşayanların yaşamı senin yaşamından daha mı az değerli?

Bu soruları yanıtlayacağını düşünmüyorum.

Farklı disiplinleri bi araya getirme özürü yaşandığında bu sonuçların doğması gayet olağandır...(En önemli ateist sorunlarından biri de ALGI PROBLEMİDİR)

Bilim bize veri sunar...

Mevcut evren ve canlılığın ''NE'' olduğu ve ''NASIL'' oluştuğu ile ilgili açıklamalar yapar...

Ama iş burda bitmiyor bu sefer iş felsefeye yönlendirilir ve bu varlık ''NİÇİN'' var denilir ve temellendirilmeye çalışılır...

''Bilimsiz bir felsefe'', ''felsefesiz bir bilim'' düşünmek mümkün değildir...

Geçmişteki ve günümüzde ki saygın bilim insanlarının kendi bilim alanlarıyla ilgili felsefik çıkarımlar yapmaları da bunun bir sonucudur..

Güncel bi örnek vermek gerekirse ''Hawking'' dıyebiliriz...

Hawking fiziğin felsefesini yapmakta ve bu konuda bir çok eser yayınlamaktadır..(Tanrı, cennet-cehennem ve ölümsüzlük ile ilgili kendi felsefi görüşlerini belirtmektedir..)

İşte ''rasyonel temele dayanmak'' demek bilimsel verilerden hareketle yapılan felsefik çıkarımların en akılcı olanının gösterilmesi demektir...

Bilim varlığımızın rasyonel temellendirilmesi acısından bir açıklama yapmaz. Bu felsefenin işidir ama felsefe bu yolda bilimsel verileri de kullanır...

Ateizmin bu konuda geliştirmiş olduğu felsefik argümanın ''materyalizm'' olduğunu söyleyebilriz...

Herşeye cevap olduğu düşünülen ''madde''nin mevcut evrendeki oluşumları ve canlılığı ''TESADUFEN'' meydana getirdiğini söylemek de yine materyalist felsefenin bir sonucudur...

Teistler de herşeye cevap olarak gördükleri varlığın sadece ''TANRI'' olabileceği ve mevcut evrende ki oluşumların ve canlılığın sadece ''TANRININ BİLİNCİ'' ile rasyonel temellendirlilebileceğini söylemeleri teistik felsefenin bir sonucudur...

İşte ''TANRI'' ve ''TANRININ BİLİNCİ'' mi yoksa ''MADDE'' ve ''TESADÜF'' mü daha rasyonel bunun gösterilmesi için bu başlıkta yazıyoruz...

Ben varlığımızın sadece ''TANRI'' ile temellendirilebileceğinin ve mevcut evrende ki oluşumlar ve canlılığın sadece ''TANRININ BİLİNCİ'' ile rasyonel temellendirilebilceğini söylüyorum ve bu bağlamda TANRIYA MUTLAK MANADA gerek olduğunu gösteriyorum...

(Olay buyken bilimi ateizmin malı olarak görmeniz sadece komedidir, ''rasyonel temellendirme'' derken bilimin ateistik felsefeyi ne kadar desteklediğini gösterebilmeniz gerekiyor)

Ben ''Yaratıcının MUTLAK gerekli olduğu birinci konu''da (2. iletiye bakılabilir) ''Tanrının'' varlığımızı karşılayan tek seçenek olduğunu ve bunun karşı tarafında olan ''maddenin'' bunu karşılamadığını(bigbang sayesinde) ortaya koydum ...

Şimdi sıra TANRININ BİLİNCİne yani ikinci konuya geldi...

Yaratıcının MUTLAK gerekli olduğu ikincii konu:''BİLİNÇ''(TANRININ BİLİNCİ)(Birinci konu için 2.iletiye bakılabilir)

Evet ''Bilinç'' olmadan evrenimizde ki oluşumların ve canlılığın açıklanmasının akılcı bi tarafının olmadığını görmek zor değil...

Bu yüzden ilk sorularımızı soruyoruz:(Bu soruları cevapsız bırakmamanı umuyorum)

1-''NEDEN KAOS yerine ''Doğa YASALARI'' var...''

2-“Neden doğa yasaları, evrende gözlenen tasarımları ve tüm çeşitliliği ile canlıların oluşumunu olanaklı kılacak şekildedir?”

3-“Neden galaksilerin, Güneş sistemimizin ve canlıların varlığını olanaklı kılmış olan ''çekim yasası'' var?”

(İkinci konuda ''TANRININ BİLİNCİNİN'' ''TESADÜF'' seçeneğine karşı ne kadar rasyonel bir seçenek olduğunu göstermeye çalışacağım...)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dottore

Sen sorulan soruları yanıtlamıyor ve aynı şeyleri tekrarlıyorsun.

Böyle tartışma olmaz.

Burada sadece yer işgal ediyorsun.

Sorulan soruları cevaplamalısın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O zaman konumuzun geldiği noktadan hareketle ''tek soru tek cevap ''şeklinde devam edelim...

Soru soran ilk sen ol madem...

Sorunu cevaplayacam sonra sen benım sorumu cevaplayacan...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen yine aynı minval üzere devam edeceksin. Bu anlaşıldı.

Bize önce şu sorunun yanıtını vermelisin. Ondan sonra devam edip etmeyeceğimize karar veririz.

Önce aşağıdaki soruyu yanıtlamalısın. Yanıtlamazsan tartışmalara devam etmenin bir anlamı kalmıyor.

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor? Bize nasıl bir yol gösteriyor?

Neden Tanrısız yaşayamıyoruz? Yaşayamıyor muyuz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı bu tartışmada benim sorularımı cevapsız bıraktığın apacık ortadadır..

O soruların cevabını verememek adına tartışmayı sonlandırmaya çalıştığını sezmek zor değil...

Ben senin soruna rahatlıkla cevap verebilirim, bu cevabı eleştirebilirsin ama benim sorularıma da cevap verebileceğini herkese gösterebilmelisin...

Öncelikle sen de benim sorularımı cevaplayacağının garantisini vermelisin...

(Ateizm size bu özgüveni vermiyor mu yoksa?)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor?

Bize nasıl bir yol gösteriyor?

Neden Tanrısız yaşayamıyoruz?

Yaşayamıyor muyuz?

Bu soruları cevaplıyacam hacı..

Ama sen de bahane bulup sorularımı cevapsız bırakmayacağını, ateizmin o sorulara rahatlıkla cevap verebileceğini göster bize..

Anlaştık mı?

tarihinde dottore tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu soruları cevaplıyacam hacı..

Ama sen de bahane bulup sorularımı cevapsız bırakmayacağını, ateizmin o sorulara rahatlıkla cevap verebileceğini göster bize..

Anlaştık mı?

Bunlar konu ile doğrudan ilgili sorular.

Senin konu ile ilgili sorularını elbette yanıtlayacağım.

Cevabını bekliyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor?

Bize nasıl bir yol gösteriyor?

Neden Tanrısız yaşayamıyoruz?

Yaşayamıyor muyuz?

''Öncelikle şunu belirtmek istiyorum bir şeyin ''gerekli'' olması onun ''mutlak manda gerekli olmasını'' gerektirmeye bilir...

Örneğin bir hedefe ''araç'' ile gitmek gerekli olabilir ama ''araç'' mutlak gerekli değildir, yürüyerek de gidilebilir sonuç olarak...

İşte Tanrının gerekliliği ''mutlak gerekliliktir'', yani olmazsa olmazdır, ''varlık'' için, ''yaşam'' için KİLİT ELEMANDIR...''

Tanrı bize nasıl bir yardımda bulunuyor?:

Bu başlıkta daha önce gösterdiğim gibi ''TANRI'' zorunlu varlıktır ve varlığımızın kaynağıdır...

Yani var olmamız O nun sayesındedir, Tanrının bu kilit rolü O nun gerekliliğinin en önemli nedenidir...

Yani TANRI evvela bize ''VARLIĞIMIZI'' vererek yardımda bulunmuş oluyor...

Ama var etmekle yardımını kesmiş olmuyor...

Devam ediyor...

İnsanın kontrolünde olmayan tüm sistemleri yöneterek de insana yardım ediyor...

Kanunların sahibidir ve yöneticisidir...

Evrenin, maddenin, enerjini yaratıcısıdır ve yöneticisidir...

Çok basit bir eylemimizi düşünelim;''Bardağı masanın bir köşesinden alıp diğer köşesine koyduğumuzu düşünelim''

Burda insanın rolü nedir?

Tanrının rolü nedir?

İnsanın rolü TERCİHTİR ve cüzi kudretidir...

Tanrının rolü o eylemi yaratmaktır...

Yanı o bardağın atomlarını bi arada tutan tüm kuvvet ve kanunları yönetmek, insanın bedeninde ki insanın istemı dışında ki tüm fonksiyonları yönetmek ve tüm bunların neticesinde o bardağın ''tercih'' doğrultusunda yer değiştirilmesini sağlamak...

Görüldüğü gibi Tanrının yardımı ''olmazsa olmazdır''...

Varlığımızın devamı için gerekli olan faktörlerin potansiyelinin mevcut oluşu(Su, oksijen ve bunların insanın lehine olan döngüsü) ve insanın ortaya koyduğu eserlerin potansiyelinin yine mevcut oluşu(eğer araba ürettiysek bu ''araba'' potansiyelinin mevcudiyeti sayesindedir) Tanrının insanlara olan olmazsa olmaz yardımlarındandır...Yani ''potansiyellerin'' yaratıcısıdır, insan eğer ortaya bi eser koyduysa sadece o ''potansiyeli keşfetmiş'' diyedir...

tarihinde dottore tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bize nasıl bir yol gösteriyor?

Bu soruya cevap verebilmek için hayatta ki ''AMACI'' görmek gerekiyor...

Evet hayatta AMAÇ yoktur demek sadece ''kendini'' ve ''hayatı'' inkar etmek demektir ki bu tartışma götürmez bir gerçekliktir...

Ama olaya şöyle bakılabilir...

Ayrıştırıcıların, bitkilerin, hayvanların canlılık için olmazsa olmaz ''amaçları'', ''görevleri'' vardır...

Ayrıştırıcıları dünyadan çekip alsak hayat son bulur...

Aynı şekilde bitkileri ve hayvanları da...

Ama insanı dünyadan çekip almakla dünayda ki canlılık yaşamına son veremeyiz...

Bu da insanın bir ''AMACININ'', ''GÖREVİNİN'' olmadığını mı gösteriyor?

Tabiki de hayır...

İnsanın ''BİLİNCE'' ve ''DUYGUYA'' sahip olması O nun AMACININ ve GÖREVİNİN pek büyük olmasını gerektirir...

(Enbiya suresi ayet 16)

''Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.''

İnsanın bir amacının olması yine Tanrının varlığıyla rasyonel temellendirilebilir ve bu manada TANRIYA MUTLAK MANADA GEREKSİNİM vardır...

Tanrı evvela ''GÖREVLİ'' olduğumuzu sonrada ''GÖREVİMİZİ'' bize açıklayarak yol göstermiş oluyor...

Bu üstün özelliklerlle donaltılmış bir insanın başı boş , amacsız olduğunu düşünmek beyine ihanettir...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Neden Tanrısız yaşayamıyoruz?

Yaşayamıyor muyuz?

Evet açıkca belirttiğim gibi TANRI kilit elamandır O nu ekarte edip yaşamak mümkün değil...

''O'' olmazsa olmazdır...

Bir de hayatta ANLAM vardır...

Anne-çocuk ilişkisi herkes tarafından bilinen ANLAMLI birlikteliklerdendir...

Bu kadar ANLAMLI bir hayat yine TANRI ile rasyonel temellendirilebilir...

Bu ''ANLAMI'' tesadüflere vermeden önce ''annenin çoçuğuna bakarken ışıl ışıl parlayan o gözlerini gözlemlemek gerekiyor'' sonra tesadüf demenin burada hiç yerinin olmadığı anlaşılacaktır...

Anlam dolu bu hayatın açılıp-kapanan bir tiyatro sahnesi gibi son bulması kadar ANLAMSIZ bir hareket olamaz...

Ya bu hayat bu kadar ANLAMLI olmamalıydı ya da ANLAMLI bu hayat ''yok'' olup ANLAMSIZLAŞMAMALIYDI...

İşte madem hayat bu kadar ''ANLAMLI'' bu ''ANLAM'' yıne TANRI ile rasyonel temellendirilebilir...

Evet bir de AHLAK boyutu var...

Ahlak için gerekli tek rasyonel temel yine TANRIDIR...

Tanrısız ''ahlakı'' temellendirmek mümkün değildir...

Tanrısız bir ''AHLAK'' anlayışı kişisellikten öteye gidemez...

Örneğin bir ateistin 10 kadın ile evlenmesine engel olacak ''ateistik bir prensip'' yoktur..

Eğer mantık bunu kabul etmiyor dersen , bunu mantığına kabul etttirmiş atestin mantığına göre de senin mantığın ''kabul edilemez'' bir konumda olduğunu bilmen gerekiyor...

Olay böyleyken ahlakın ne kadar ateizimde yeri varsa ahlaksızlığın da bi o kadar yeri vardır...

Evet ateistler ahlaksızdır demiyorum, ahlaksızlığa engel olan ''prensipleri'' barındırmadıklarını ortaya koyuyorum...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki bir Tanrı'ya inanmayan ateistler için durum nedir?

Bu iddiaları Tanrısız yaşayamayanlar için doğru kabul edelim.

Ateistler Tanrısız nasıl yaşıyorlar?

Dünyada bir milyar ateist var.. Onlar için de Tanrı gerekli mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayrıca bilim adamlarının çoğu ateist.

Tanrı neden kendisini tanmayanların ve kendisine gereksinim duymayanların bilgi sahibi olmasına izin veriyor?

Onların varlığı Tanrı'ya olan gereksinimi şaibeli yapmıyor mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dottore...

Sen bu iletilerinle sadece İslam'ı tebliğ ediyorsun.

Şu ana kadar Tanrı'nın neden gerekli olduğunu kendi inançların ve İslam dini dışında nesnel bir kaynağa dayandırarak kanıtlamış değilsin.

Laf ebeliği yapıyorsun.

Senin inançlarının temeli Tanrı olduğu için ondan uzaklaşamıyorsun.

Bir ateistin de Tanrı'ya gereksinim duyduğunu iddia edemiyorsun.

Dünyada Tanrısız yaşayan bir milyar insanın ve bilim adamlarının varlığını açıklayamıyorsun.

Tanrısız mutlu ve zengin bir yaşamları olanların neden var olduklarını da açıklayamıyorsun.

Tanrı'nın insanları yaratmakla onlara yardımda bulunduğu iddiası çok ilkel.

Sefil, hastalıklı, fakir ve düşkün, rezil bir yaşamları olan insanlara da mı Tanrı yardımda bulunuyor?

Kur'an ayetleri ile mi insanlığa yol gösteriyor? Müslümanlar Kur'an'ı okumadıkları için mi yollarını kaybediyorlar?

Hristiyanlar Kur'an okudukları ve anladıkları için mi yollarını buluyorlar ve ya bile gidebiliyorlar?

Madem ahlak önemli ateistler neden Müslümanlardan ve senden daha iyi ahlaka sahipler?

Bu soruları da yanıtlaman gerekiyor.

Aslında bunlar belagatli sorular. Cevap vermen gerekmiyor. Cevapları sorularda mevcut.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Misafir
Bu konu kapalıdır ama konuya cevap yazmaya yetkiniz var görünüyor.

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×