Jump to content
sağduyu

Hızır'ın Çocuk Öldürmesi ve Musa'nın Buna Seyirci Kalması

Recommended Posts

Kehf/65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Kehf/66. Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.

Musa Allah'ın kendisine merhamet ve ilim verdiği bir adama rastlamış ve kendisine ilim öğretmesi karşılığında ona tabi olmayı teklif etmiş. Adam da bunu kabul etmiş. İslam dünyası bu adamın Hızır olduğu konusunda hemfikir. Biz de Hızır diyelim. Bakalım Hızır ve Musa neler yapmışlar.

Kehf/74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

Kehf/75-76. Adam, “Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi. Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.

Beraber seyahat ederlerken Hızır bir çocukla karşılaşıyor ve onu öldürüyor, Musa da buna hemen itiraz ediyor ama adam Musa'yı azarlayınca Musa hemen yelkenleri suya indiriyor, bir de çocuk öldüren bu adamdan özür diliyor.

Olaya bakın, Allah'ın ilim ve merhamet verdiği adam çocuk öldürüyor, Musa da bu adam bana ilim öğretecek diye adamın bir çocuk öldürmesine seyirci kalıyor, bir de üstüne itiraz ettiği için özür diliyor. Bu Musa ilerde bir de peygamber olacak. Öldürülen çocuk Musa'nın umurunda bile değil, o adamdan öğreneceği ilmin peşinde. Böyle karaktersiz, çıkarcı ve bencil birisi işte Musa.

Kehf/80. “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.

Hızır yolculuğun sonunda çocuğu neden öldürdürdüğünü Musa'ya açıklıyor. Meğerse çocuğun ana babası mümin insanlarmış da çocuğu ilerde ana babasını küfre sürüklemesinden korktuğu için öldürmüş. Hızır emin değil, sadece ihtimal üzerine öldürüyor çocuğu, gerçi emin olsa da sırf çocuk ana babasını küfre sürükleyecek diye öldürmek ne kadar doğru? Hani bu dünya imtihan dünyası idi? Çocuğun ana babasının özgür iradesi yok mu? Kanmasınlar çocuğa. Bırak hem çocuk hem de ana ve babası için imtihan tamamlansın.

Şimdi bu başlığı okuyan müslümanlar ne yapacaklar, körü körüne Hızır'ın çocuğu öldürmesini ve Musa'nın menfaat karşılığı bu cinayete sessiz kalmasını savunacaklar, binbir türlü bahane uyduracaklar. İşte din böyle bir iğrençliği bile savundurtur insana.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Saffat/102. Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

Bu hikayeye bir de İbrahim'i eklemek lazım. Bu adam da rüyasında gördü diye çocuğu boğazlamaya kalkıyor. Nasıl bir insan kendi rüyasında gördü diye çocuğu boğazlamaya kalkar? Bu put nereden bulmuş bu sapıkları, çatlakları? Nerede katil, korkak, sapık, soyguncu ve çatlak varsa tutmuş peygamber yapmış.

İbrahim tam çocuğunu boğazlarken herhalde oradan bir çoban geçiyordu da İbrahim'in psikopat olduğunu anlayınca "Tanrı şu koçu gönderdi, al bunu boğazla da çocuğu bırak." diyerek çocuğu kurtarmış olmalı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Vahşette diğerleri de Kuran'dan geri kalmaz. Tevrat'tan okuyalım:

Elişa’ya hakaret eden 42 çocuğu ayılar parçalıyor (2.Krallar, 2/23-25):

'Elişa oradan ayrılıp Beytel’e giderken kentin küçük çocukları yola döküldüler. “Defol, defol, kel kafalı!” diyerek onunla alay ettiler. Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve Rab’bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı. Elişa oradan Karmel dağına gitti, sonra Samiriye’ye döndü.'

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kehf/65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Kehf/66. Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.

Musa Allah'ın kendisine merhamet ve ilim verdiği bir adama rastlamış ve kendisine ilim öğretmesi karşılığında ona tabi olmayı teklif etmiş. Adam da bunu kabul etmiş. İslam dünyası bu adamın Hızır olduğu konusunda hemfikir. Biz de Hızır diyelim. Bakalım Hızır ve Musa neler yapmışlar.

Kehf/74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

Kehf/75-76. Adam, “Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi. Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.

Beraber seyahat ederlerken Hızır bir çocukla karşılaşıyor ve onu öldürüyor, Musa da buna hemen itiraz ediyor ama adam Musa'yı azarlayınca Musa hemen yelkenleri suya indiriyor, bir de çocuk öldüren bu adamdan özür diliyor.

Olaya bakın, Allah'ın ilim ve merhamet verdiği adam çocuk öldürüyor, Musa da bu adam bana ilim öğretecek diye adamın bir çocuk öldürmesine seyirci kalıyor, bir de üstüne itiraz ettiği için özür diliyor. Bu Musa ilerde bir de peygamber olacak. Öldürülen çocuk Musa'nın umurunda bile değil, o adamdan öğreneceği ilmin peşinde. Böyle karaktersiz, çıkarcı ve bencil birisi işte Musa.

Kehf/80. “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.

Hızır yolculuğun sonunda çocuğu neden öldürdürdüğünü Musa'ya açıklıyor. Meğerse çocuğun ana babası mümin insanlarmış da çocuğu ilerde ana babasını küfre sürüklemesinden korktuğu için öldürmüş. Hızır emin değil, sadece ihtimal üzerine öldürüyor çocuğu, gerçi emin olsa da sırf çocuk ana babasını küfre sürükleyecek diye öldürmek ne kadar doğru? Hani bu dünya imtihan dünyası idi? Çocuğun ana babasının özgür iradesi yok mu? Kanmasınlar çocuğa. Bırak hem çocuk hem de ana ve babası için imtihan tamamlansın.

Şimdi bu başlığı okuyan müslümanlar ne yapacaklar, körü körüne Hızır'ın çocuğu öldürmesini ve Musa'nın menfaat karşılığı bu cinayete sessiz kalmasını savunacaklar, binbir türlü bahane uyduracaklar. İşte din böyle bir iğrençliği bile savundurtur insana.

aahhh ah nerede o '' kaderimiz yazılmış ama seçim yapmak bizim elimizdedir'' diyen müslümanlar buna ne diyecekler, sadece bu bile islamın uydurma olduğunu kanıtlamaya yeter.

tarihinde adenium tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu öykülemede, Musa sürekli itiraz eder durumda. Ve o, sizinle aynı soruyu soruyor. Öykülemenin sonu açık bırakılı. Geleneksel görüşteki kardeşlerim öyküyü, mananın zaman içinde anlaşılacağı, anlamada acele etmemek gereği şeklinde yorumluyor. Ben Sn. Burak Özdemir'in yorumunu doğru buluyorum: Musa, ne zamanki kendisine gösterilen yanlışlara karşı çıkıp başına geleceklere (eğitmenini kaybetmek) razı olur, işte o zaman özgürlüğünü kazanır ve peygamberlik mertebesine ulaşır. Öykünün başında verilen, yemek için yanlarında taşıdıkları ama bir şekilde suyunu bulup kendi yoluna giden balık, aslında öykünün bağlanmış sonu: Özgürlük.

Öykünün sonu öykünün ortasında verilerek,

Farklı tekamül kademeleri için farklı anlamlar oluşturulmuş.

Tanrı hiçbir kulunu dışlamaz,

Herbirine kendi dilinde seslenir, rehberlik eder.

Musa'nın öyküsü bir örnek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

kuran hadiseleri ve öykülemeleri eskide yaşanmış olayları söylemek için anlatmaz.. cüzi hadiselerden külli kaydeler çıkarmak için anlatır.. misal bir dürbün gibidir uzağı yakınlaştırır.. bir araçtır amaç değildir.. araçlar uğraşırsan amaçtan uzaklaşırsın.. burda cüzi bira hadise anlatılıyor bize külli(büyük, muazzam) kaydeler öğretiyor.. burda anlatılan Allahın bir hadisenin içyüzünü ve dışyüzünü bilebileceği,, hikmetini bilebileceği insanlar sadece görüneni bilibilir, görünürde bir adaletsizlik olduğunu zannedebilir ama her hadisede mutlak bir adalet vardır.. ey insanlar görünürde çirkin gibi görünen hadiseler dahi neticeleri itibariyle güzeldir denmekte.. bizim sağduyu hadisenin suretine bakıyor araca bakıyor amacı anlıyamiyor ne diyeceksin adama...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateist kardeşlerimin, Musa'nın öyküsünü anlama gayreti yerine, saçma bulmaları...

Öykünün ateizme göre de kurgulanmış olmasından.

Tanrı'nın ateist kardeşlerime ateizm diliyle seslenmesinin, rehberlik etmesinin örneği.

Eğer bir yaratıcı varsa, her kardeşimin yaratıcısı ve rehberi de O'dur.

.

tarihinde ozkanates tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

aahhh ah nerede o '' kaderimiz yazılmış ama seçim yapmak bizim elimizdedir'' diyen müslümanlar buna ne diyecekler, sadece bu bile islamın uydurma olduğunu kanıtlamaya yeter.

Kuran'da önceden yazılmış bir gelecek yok.

Önceden yazılmış bir gelecek, geleneksel görüşten kardeşlerimin yorumu.

Kuran'da yazılı olan gelecek, sadece nihai son: "Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır" Yunus 4

.

tarihinde ozkanates tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'da önceden yazılmış bir gelecek yok.

Önceden yazılmış bir gelecek, geleneksel görüşten kardeşlerimin yorumu.

Kuran'da yazılı olan sadece nihai son: "Dönüşünüz O'nadır".

O çocuğu neden öldürüyor? ve hiç suçu olmayan onca belereri öldürüyor helek adiyor allahda o admda katil katil nasıl savunulur anlamış deyilim

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kehf/65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Kehf/66. Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.

Musa Allah'ın kendisine merhamet ve ilim verdiği bir adama rastlamış ve kendisine ilim öğretmesi karşılığında ona tabi olmayı teklif etmiş. Adam da bunu kabul etmiş. İslam dünyası bu adamın Hızır olduğu konusunda hemfikir. Biz de Hızır diyelim. Bakalım Hızır ve Musa neler yapmışlar.

Kehf/74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

Kehf/75-76. Adam, “Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi. Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.

Beraber seyahat ederlerken Hızır bir çocukla karşılaşıyor ve onu öldürüyor, Musa da buna hemen itiraz ediyor ama adam Musa'yı azarlayınca Musa hemen yelkenleri suya indiriyor, bir de çocuk öldüren bu adamdan özür diliyor.

Olaya bakın, Allah'ın ilim ve merhamet verdiği adam çocuk öldürüyor, Musa da bu adam bana ilim öğretecek diye adamın bir çocuk öldürmesine seyirci kalıyor, bir de üstüne itiraz ettiği için özür diliyor. Bu Musa ilerde bir de peygamber olacak. Öldürülen çocuk Musa'nın umurunda bile değil, o adamdan öğreneceği ilmin peşinde. Böyle karaktersiz, çıkarcı ve bencil birisi işte Musa.

Kehf/80. “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.

Hızır yolculuğun sonunda çocuğu neden öldürdürdüğünü Musa'ya açıklıyor. Meğerse çocuğun ana babası mümin insanlarmış da çocuğu ilerde ana babasını küfre sürüklemesinden korktuğu için öldürmüş. Hızır emin değil, sadece ihtimal üzerine öldürüyor çocuğu, gerçi emin olsa da sırf çocuk ana babasını küfre sürükleyecek diye öldürmek ne kadar doğru? Hani bu dünya imtihan dünyası idi? Çocuğun ana babasının özgür iradesi yok mu? Kanmasınlar çocuğa. Bırak hem çocuk hem de ana ve babası için imtihan tamamlansın.

Şimdi bu başlığı okuyan müslümanlar ne yapacaklar, körü körüne Hızır'ın çocuğu öldürmesini ve Musa'nın menfaat karşılığı bu cinayete sessiz kalmasını savunacaklar, binbir türlü bahane uyduracaklar. İşte din böyle bir iğrençliği bile savundurtur insana.

Bunu anlamamak için insanın beyninin çalışmaması gerek

tarihinde güven tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Demedim mi ben müslümanlar bir çocuğun öldürülmesinde bile hikmetler bulurlar diye.

1. Hızır denen bu adam bir çocuğu sırf ilerde ana babasını yoldan çıkarabilir korkusuyla öldürmüş mü, öldürmemiş mi?

2. Musa da sırf bu adam bana ilim öğretecek diye çıkarı için bu cinayete ortak olmuş mu, olmamış mı?

Bu öykülemede, Musa sürekli itiraz eder durumda. Ve o, sizinle aynı soruyu soruyor. Öykülemenin sonu açık bırakılı. Geleneksel görüşteki kardeşlerim öyküyü, mananın zaman içinde anlaşılacağı, anlamada acele etmemek gereği şeklinde yorumluyor. Ben Sn. Burak Özdemir'in yorumunu doğru buluyorum: Musa, ne zamanki kendisine gösterilen yanlışlara karşı çıkıp başına geleceklere (eğitmenini kaybetmek) razı olur, işte o zaman özgürlüğünü kazanır ve peygamberlik mertebesine ulaşır.

Musa itiraz ediyormuş, etmiş de ne olmuş, yine adamın peşinden ayrılmamış.

Musa hangi yanlışa karşı çıkmış? Hızır'ın çocuğu öldürmesini bir güzel sindirmiş hem de ne uğruna? Sırf bu adam bana ilim öğretecek diye. Demek ki peygamber mertebesine çıkmak için önünde insanları kesseler bile ses çıkarmadan kabul etmek lazım. Kafaya bak!

kuran hadiseleri ve öykülemeleri eskide yaşanmış olayları söylemek için anlatmaz.. cüzi hadiselerden külli kaydeler çıkarmak için anlatır.. misal bir dürbün gibidir uzağı yakınlaştırır.. bir araçtır amaç değildir.. araçlar uğraşırsan amaçtan uzaklaşırsın.. burda cüzi bira hadise anlatılıyor bize külli(büyük, muazzam) kaydeler öğretiyor.. burda anlatılan Allahın bir hadisenin içyüzünü ve dışyüzünü bilebileceği,, hikmetini bilebileceği insanlar sadece görüneni bilibilir, görünürde bir adaletsizlik olduğunu zannedebilir ama her hadisede mutlak bir adalet vardır.. ey insanlar görünürde çirkin gibi görünen hadiseler dahi neticeleri itibariyle güzeldir denmekte.. bizim sağduyu hadisenin suretine bakıyor araca bakıyor amacı anlıyamiyor ne diyeceksin adama...

Bir çocuğun katlinden netice itibarıyla nasıl güzel bir şey çıkıyor, bir anlatsana.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'da önceden yazılmış bir gelecek yok.

Önceden yazılmış bir gelecek, geleneksel görüşten kardeşlerimin yorumu.

Kuran'da yazılı olan gelecek, sadece nihai son: "Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır" Yunus 4

.

1. Kuran'da geçen Levh-i Mahfuz ne işe yarıyor?

2. Allah herşeyi biliyor mu, bilmiyor mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O çocuğu neden öldürüyor? ve hiç suçu olmayan onca belereri öldürüyor helek adiyor allahda o admda katil katil nasıl savunulur anlamış deyilim

Yukarıda izah ettim.

Gönül hazır olmadıkça mana ortaya çıkmaz.

Çıkması da gerekmez.

Çünkü çıkması da güzel, çıkmaması da.

Gene izah üzerine yorumunuz olursa, sohbet imkanımız olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Demedim mi ben müslümanlar bir çocuğun öldürülmesinde bile hikmetler bulurlar diye.

Bir hikmet varsa, bulmak mı kabahat bulmamak mı.

1. Hızır denen bu adam bir çocuğu sırf ilerde ana babasını yoldan çıkarabilir korkusuyla öldürmüş mü, öldürmemiş mi?

2. Musa da sırf bu adam bana ilim öğretecek diye çıkarı için bu cinayete ortak olmuş mu, olmamış mı?

Musa itiraz ediyormuş, etmiş de ne olmuş, yine adamın peşinden ayrılmamış.

Musa hangi yanlışa karşı çıkmış? Hızır'ın çocuğu öldürmesini bir güzel sindirmiş hem de ne uğruna? Sırf bu adam bana ilim öğretecek diye. Demek ki peygamber mertebesine çıkmak için önünde insanları kesseler bile ses çıkarmadan kabul etmek lazım. Kafaya bak!

Bir çocuğun katlinden netice itibarıyla nasıl güzel bir şey çıkıyor, bir anlatsana.

İzaha yorum yaparsanız sohbet imkanımız olur.

Yoksa başkasının putuna kimsenin gücü yetişmez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Vahşette diğerleri de Kuran'dan geri kalmaz. Tevrat'tan okuyalım:

Elişa’ya hakaret eden 42 çocuğu ayılar parçalıyor (2.Krallar, 2/23-25):

'Elişa oradan ayrılıp Beytel’e giderken kentin küçük çocukları yola döküldüler. “Defol, defol, kel kafalı!” diyerek onunla alay ettiler. Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve Rab’bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı. Elişa oradan Karmel dağına gitti, sonra Samiriye’ye döndü.'

Bu hikaye bana Muhammed'in Taif macerasını hatırlattı. Muhammed Taif'e gider, onları dinine çağırır. Taifliler çocuklarını kışkırtıp taş attırırlar. Muhammed'in orası burası kanar. Allah "Onları perişan edeyim mi habibim" benzeri bir şeyler söyler. Muhammed acır Taiflilere ve "bilmiyorlar, bilmiyorlar... Onları bağışa" der.

İslamın şekillenişi ve elimizdeki Kur'an metninin ortaya çıkışının 8. asırda, Muhammed'den çok sonra olduğu tezi ile birlikte değerlendirirsek ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. İslamın şekillenişinde Musevilik ve Hıristiyanlıktan daha daha iyi olduğunu iddiası kullanılmıştır. Başka türlüsü olamazdı zaten. Bunu da işin içine katınca: "Bak senin Elişa çocuklara lanet okuyor, bir de bizim Muhammed'imize bak, ne kadar merhametli..." demeye çalışarak bu Taif hikayes yazılmış olabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir hikmet varsa, bulmak mı kabahat bulmamak mı.

Bulunacak tek hikmet insanların din uğruna her iğrençliğe göz yumabileceğidir.

İzaha yorum yaparsanız sohbet imkanımız olur.

Yoksa başkasının putuna kimsenin gücü yetişmez.

Ben izah falan görmedim, sadece bir katille onun yardakçısının savunmasını gördüm.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu hikaye bana Muhammed'in Taif macerasını hatırlattı. Muhammed Taif'e gider, onları dinine çağırır. Taifliler çocuklarını kışkırtıp taş attırırlar. Muhammed'in orası burası kanar. Allah "Onları perişan edeyim mi habibim" benzeri bir şeyler söyler. Muhammed acır Taiflilere ve "bilmiyorlar, bilmiyorlar... Onları bağışa" der.

İslamın şekillenişi ve elimizdeki Kur'an metninin ortaya çıkışının 8. asırda, Muhammed'den çok sonra olduğu tezi ile birlikte değerlendirirsek ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. İslamın şekillenişinde Musevilik ve Hıristiyanlıktan daha daha iyi olduğunu iddiası kullanılmıştır. Başka türlüsü olamazdı zaten. Bunu da işin içine katınca: "Bak senin Elişa çocuklara lanet okuyor, bir de bizim Muhammed'imize bak, ne kadar merhametli..." demeye çalışarak bu Taif hikayes yazılmış olabilir.

Müslümanlar bu öyküde Muhammed'i yüceltirken Allah'larını yerin dibine batırmışlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

1. Kuran'da geçen Levh-i Mahfuz ne işe yarıyor?

2. Allah herşeyi biliyor mu, bilmiyor mu?

Bunları cevaplamıştım.

Cevaba cevap verirseniz sohbet imkanımız olur.

Vakti geleni kimse engelleyemez.

Vakti gelmeyeni kimse izah edemez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

×
×
  • Yeni Oluştur...