Jump to content

HADİSLER - KURAN-NAMAZ-9 YAŞ MESELESİ


Recommended Posts

Şimdi...sürekli olarak sıkıntı yaratan ve müslümanlar tarafından kabul edilmek istenmeyen bir konuya nokta koymak istiyorum...tabiki gene itirazlar gelebilir..yahut gelecektir...ancak bu kadar açıklamadan sonra hala daha itiraz edecek olan arkadaşlar kıldıkları namazdan tutup - tuttukları oruca - inandıkları tüm doğru saydıkları ibadetlere de elveda desinler....Sebebini aşağıda göreceksiniz...

gelelim meseleye....öncelikle namaz konusuna girmek istiyorum...namazın tam olarak nasıl kılınacağını kuran anlatmaz....bu konuyu ancak hadislere bakarak anlayabiliriz....o yüzden konu ile ilgili olarak (namaz nasıl kılınır) hadisleri aşağıda sunuyorum. daha sonrasında da evlilik bahsine gireceğiz...

Namazımızı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kıldığı gibi kılmamız gerekiyor!

Malik bin Huveyris (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet etti:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dönünüz ailelerinizin yanında olunuz. Onlara dini bilgileri öğretiniz. Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız. Namaz vakti geldiğinde içinizden biri ezan okusun. Yaşlınız da size imam olsun’ buyurdu.”

Buhari 673, Müslim 674/292, Nesei 780, Tirmizi 205, İbni Huzeyme 396, Begavi 431, Ahmed 3/436, Albânî İrva 213

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namaz kılma şekline gelince şöyledir:

1) Kişi namaz kılmak istediği vakit, önüne bir sütre koyarak yahut mümkünse bir duvara doğru kıbleye yönelir.

Müslim 499/241

2) Elinin içi kıbleye doğru omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve Allah-u Ekber deyip İftitah tekbiri alır.

Müslim 390/22, 23

3) Sağ eli göğsüne gelecek şekilde, sol elin bileği üzerine koyar.

Buhari 755

4) İftitah duasını okur. سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمَدِكَ وَتَباَرَكَ اسْمُكَ وَتَعاَلىَ جَدُّكَ وَلاَ إِلهَ غَيْرُكَ

Veya sahih hadislerle sabit diğer başka dualardan dilediğini okur.

Tirmizi 243

5) Taşlanmış şeytandan Allah’a sığınıp, Fatiha’yı okur ve Âmîn diyerek bitirir. Sonra Kur’an’dan kolayına geleni okur.

Ebu Davud 775, 4001, Buhari 780

6) Allah-u Ekber der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûya eğilir, ellerini dizleri üzerine koyar ve Subhane Rabbiye’l-Azîm der.

Müslim 487/223, Ebu Davud 745

7) Semi Allah-u Limen Hamideh der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûdan kalkar, sonra ayakta iken Rabbena Ve Leke’l-Hamd der.

Buhari 787

8) Allah-u Ekber der secdeye eğilir. Yedi uzvu üzerine secde eder. Bunlar: yüz, burun, alın, iki el, iki diz ve ayakuçları. Topuklarını birleştirir. Parmaklarını birbirine birleştirerek ellerini kıbleye yöneltir. Dirseklerini yanlarından uzaklaştırır ve secdede Subhane Rabbiye’l-Ağla der.

Ebu Davud 734

9) Tekbir alarak başını kaldırır. Sonra oturup sol ayağını yayar ve onun üzerine oturur. Sağ ayağını parmakları kıbleye gelecek şekilde diker. Ellerini uyluğuna ve dizinin üzerine koyar ve iki secde arasında iki kere Rabbiğfirli der.

Ebu Davud 727

10) Allah-u Ekber der, birincisi secdede olduğu gibi ikinci kez secde yapar.

11) Allah-u Ekber der ikinci secdeden kalkar. Birinci rekâtı kıldığı gibi ikinci rekâtı kılar. Ancak ikinci rekâta başlarken iftitah duasını okumaz.

12) İkinci rekâtta ikinci secdeyi bitirdiği vakit, iki secde arasında oturduğu gibi tahiyyat için oturur. Sağ elinin şahadet parmağı hariç bütün parmaklarını yumar, başparmağı ve orta parmağını halka yapar dua ederken şahadet parmağıyla işaret edip hareket ettirir, şu teşehhüdü okur: التَّحِيَّاتُ ِللهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنَّ لاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

Sonra şu duaları da ekler: اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ. اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا باَرَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ

Buhari 6208

Eğer üç yahut dört rekâtlı namaz kılıyorsa, teşehhütten üçüncü rekât için ayağa kalktığında, ellerini omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve anlatıldığı gibi namazını tamamlar. Selamdan önce dua eder, dört şeyden: Kabir azabından, Mesih-i Deccalin fitnesinden, hayat ve ölümün fitnesinden, günah işlemekten ve borçlu olmaktan Allah’a sığınır. Bunun duası şöyledir: اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْياَ وَالْمَمَاتِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Bundan sonra sağına ve soluna selam verir.

Buhari 820

http://www.sahihhadi.../?pid=p&id=2107

evet gördüğünüz gibi namazın nasıl kılındığı tamamı ile yukarıdaki hadislerde anlatılmıştır ve müslümanlar bu hadislere göre namaz kılmaktadırlar........

Gelelim Peygamber ve Ayşenin evliliği ile ilgili hadislere:

Hz. Ayşe 6 veya 7 yaşında Resulullah ile nişanlanmış, nikâhlanmış, 9 yaşında iken de onunla gerdeğe verilmiştir. Müslim, Nikâh 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130).

Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım. (Buhârî, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61; Müslim, Nikâh 69, (1422); Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937); Nesai, Nikah 29, (6, 82). http://hadis.ihya.or...i/konu/955.html

6577 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yanında iken bebeklerimle oynardım. Aleyhissalatu vesselam da benim kız arkadaşlarımı bana gönderirdi. Arkadaşlarımla beraber oynardık."Muslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130). http://www.enfal.de/kutub/nikah.htm

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"Muslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130). http://www.enfal.de/kutub/nikah.htm

şimdi ... birşeyi farketiniz mi bilmem....

namaz hadisleri ile evlilik konusunun geçtiği hadislerin kaynakları aynıdır...

yani BUHARİ - TIRMIZİ - Ebu Davud - MÜSLİM vs....

bu şu anlama geliyor....:

eğer evlilik ile ilgili hadislere yalancı hadiscilerden gelen hadisler derseniz....

namazı nasıl kılacağınızı anlatan hadisleri anlatan hadisciler de otomatikman yalancı olur ve siz nasıl namaz kılmanız gerektiğini bilemezsiniz.

tarihinde Zavallı tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 173
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Hadisler ile kuranın farkı nedir? Kuran tanrıdan denilerek sınıflandırılmış, diğeri olmadığı üzerinden. Hadislerle kuranın kitaplaştırılma süreci muhammedden sonra olmuş, bu kabulde o günden bu güne gelmiştir.

Hadislerin içeriği kuranla karşılaştırılarak ve uygulma baz alınarak sahih (gerçek) olup olmadığı olasılığı belirlenir. Tabiki yine kaynak olan kişilerin o hadisi kitaplaştırırken hangi tarihte kaleme aldığı(kuranın yazımına en yakın) önem arz eder.Bu nedenle Buhari -Ebu Müslim-Tırmizi ve Ebu Davut en yakın tarihte yazan(Hicri 200 yıl ortalama) en geniş ve sağlam hadisçi sayılırlar.Kuran sahih midir? Bu soruyu sormaz bile inanırlar, o kısmı geçtik, Bu hadisçilerin bilgileri kuranın derlemesi sürecine benzer şekilde elde ettiğide aşikar.

Şimdi konuya ilişkin, namaz ibaresi (salat) bol bol kuranda bulunur, Şekline dair hadislere bakarak bunlar sahihtir denilebilir mi? Çünkü namaz olduğu doğru kuranda amma şöyle kılınırı yok. Sadece namazın nasıl kılınacağını tarif sahih saymaya yeter mi? Yetmez. Sadece namazla ilgili olması onu sahih yapmaz, ancak bir uygulama vardır ve o uygulama aynen o hadis derlendiği güne değin gelmiştir, sözel ve pratikteki uygulama yakın tarih olmasından biliniyorki bu hadisler sahih olarak ele alınıp yazılmış, çünkü yazan kişide uygulayan, uygulayanlardan öğrenen kişi konumunda. Bozulmuş olması, değişmiş, bilinmiyor olması ihtimali yok . İki -üç kuşak öncesi yaşamış kişilerden bir önceki kuşağına ve kendislerine aktarılmış olaylar.

Bu yüzden tartışmaz kimse.

Peki 9 yaş hikayesine gelince o devir için aynı şey söz konusu değil mi? Yani uygulan mıyor mu* Uygulamanın kaynağı kurana dayan mıyor mu? Bu hadisi sahih kabul ederken yüzyıllarca sadece içindeki Hz Ayşe ismini mi kaale aldı bu hadisçiler? Yoksa Aktaranların yakın tarih bilgisi, uygulamaların kuranla uyumuna mı baktılar? Sadece uyuyor ,ihtimaldir mi dediler ve bu iftirayı yazdılar? Bakın bu insanların yazdıklarını düşünmeden, uygulamadan, kuranı bilmeden yazmalarını iddia etmekle eş.

Kuranla neden uyumlu, çünkü kuran bu evliliklere icazet veriyor yani refrans olarak engel teşkil etmediği gibi içinde hükümlerlede onayladığını görebiliyoruz ve o güne dek uygulamalarla hadisçilere ulaşmış bir gerçeklik. Heleki iftira diye kızan arkadaşlar az düşünse, adamlar islamın ana kaynaklarını teşkil eden bir kitap kaleme alıyorlar, yani kuranın yazımıyla, hadislerin yazımını yapanların yolu aynı, yöntemi aynı. Birini doğru kabul edip, diğerini red etmenin mantığı nedir? Kuran yazım süreci ve hadis yazım süreci ve orjinal kaynaklık konusunda hiç farklı değil. Yazanların dürüstlüğü konusuda hiç farklı değil. İşimize geleni yazanlar doğru, diğeri yalancı ,iftiracı demenin mantıklı açıklaması yok, sadece duygusal bir yaklaşım olur.

Neyse varsayın tüm bu hadisçiler iftiracı, islamdan habersiz , arapça kuran okumak ve anlamak özürlü, gafletle bu hadisi yazıp yakın tarihte aynı coğrafyada yaşamış koca peygamberi zora soktuklarını bile bilmeyecek derecede cahil , analiz yetenekleri olmayan insanlar. Çevrelerindede olasıdırki bu tür evlilikler var amma oda yalan olsun, yok yani, çocuk evlilikleri, bu durumda kuran kalıyor elimizde.

Buyrun şimdi o kuran bu hadisle örtüşmez diyecek evlilik ve cinsellik yaşında kurandan bilgi bulamayız diyecek dostlar çıkar mı? Yani uyumsuz, bu nedenle sahih diyemeyiz diyebilen çıkar mı?

Sevgi saygımla...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi...sürekli olarak sıkıntı yaratan ve müslümanlar tarafından kabul edilmek istenmeyen bir konuya nokta koymak istiyorum...tabiki gene itirazlar gelebilir..yahut gelecektir...ancak bu kadar açıklamadan sonra hala daha itiraz edecek olan arkadaşlar kıldıkları namazdan tutup - tuttukları oruca - inandıkları tüm doğru saydıkları ibadetlere de elveda desinler....Sebebini aşağıda göreceksiniz...

gelelim meseleye....öncelikle namaz konusuna girmek istiyorum...namazın tam olarak nasıl kılınacağını kuran anlatmaz....bu konuyu ancak hadislere bakarak anlayabiliriz....o yüzden konu ile ilgili olarak (namaz nasıl kılınır) hadisleri aşağıda sunuyorum. daha sonrasında da evlilik bahsine gireceğiz...

Namazımızı, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kıldığı gibi kılmamız gerekiyor!

Malik bin Huveyris (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet etti:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dönünüz ailelerinizin yanında olunuz. Onlara dini bilgileri öğretiniz. Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız. Namaz vakti geldiğinde içinizden biri ezan okusun. Yaşlınız da size imam olsun’ buyurdu.”

Buhari 673, Müslim 674/292, Nesei 780, Tirmizi 205, İbni Huzeyme 396, Begavi 431, Ahmed 3/436, Albânî İrva 213

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in namaz kılma şekline gelince şöyledir:

1) Kişi namaz kılmak istediği vakit, önüne bir sütre koyarak yahut mümkünse bir duvara doğru kıbleye yönelir.

Müslim 499/241

2) Elinin içi kıbleye doğru omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve Allah-u Ekber deyip İftitah tekbiri alır.

Müslim 390/22, 23

3) Sağ eli göğsüne gelecek şekilde, sol elin bileği üzerine koyar.

Buhari 755

4) İftitah duasını okur. سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمَدِكَ وَتَباَرَكَ اسْمُكَ وَتَعاَلىَ جَدُّكَ وَلاَ إِلهَ غَيْرُكَ

Veya sahih hadislerle sabit diğer başka dualardan dilediğini okur.

Tirmizi 243

5) Taşlanmış şeytandan Allah’a sığınıp, Fatiha’yı okur ve Âmîn diyerek bitirir. Sonra Kur’an’dan kolayına geleni okur.

Ebu Davud 775, 4001, Buhari 780

6) Allah-u Ekber der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûya eğilir, ellerini dizleri üzerine koyar ve Subhane Rabbiye’l-Azîm der.

Müslim 487/223, Ebu Davud 745

7) Semi Allah-u Limen Hamideh der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûdan kalkar, sonra ayakta iken Rabbena Ve Leke’l-Hamd der.

Buhari 787

8) Allah-u Ekber der secdeye eğilir. Yedi uzvu üzerine secde eder. Bunlar: yüz, burun, alın, iki el, iki diz ve ayakuçları. Topuklarını birleştirir. Parmaklarını birbirine birleştirerek ellerini kıbleye yöneltir. Dirseklerini yanlarından uzaklaştırır ve secdede Subhane Rabbiye’l-Ağla der.

Ebu Davud 734

9) Tekbir alarak başını kaldırır. Sonra oturup sol ayağını yayar ve onun üzerine oturur. Sağ ayağını parmakları kıbleye gelecek şekilde diker. Ellerini uyluğuna ve dizinin üzerine koyar ve iki secde arasında iki kere Rabbiğfirli der.

Ebu Davud 727

10) Allah-u Ekber der, birincisi secdede olduğu gibi ikinci kez secde yapar.

11) Allah-u Ekber der ikinci secdeden kalkar. Birinci rekâtı kıldığı gibi ikinci rekâtı kılar. Ancak ikinci rekâta başlarken iftitah duasını okumaz.

12) İkinci rekâtta ikinci secdeyi bitirdiği vakit, iki secde arasında oturduğu gibi tahiyyat için oturur. Sağ elinin şahadet parmağı hariç bütün parmaklarını yumar, başparmağı ve orta parmağını halka yapar dua ederken şahadet parmağıyla işaret edip hareket ettirir, şu teşehhüdü okur: التَّحِيَّاتُ ِللهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنَّ لاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

Sonra şu duaları da ekler: اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ. اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا باَرَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ

Buhari 6208

Eğer üç yahut dört rekâtlı namaz kılıyorsa, teşehhütten üçüncü rekât için ayağa kalktığında, ellerini omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve anlatıldığı gibi namazını tamamlar. Selamdan önce dua eder, dört şeyden: Kabir azabından, Mesih-i Deccalin fitnesinden, hayat ve ölümün fitnesinden, günah işlemekten ve borçlu olmaktan Allah’a sığınır. Bunun duası şöyledir: اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْياَ وَالْمَمَاتِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Bundan sonra sağına ve soluna selam verir.

Buhari 820

http://www.sahihhadi.../?pid=p&id=2107

evet gördüğünüz gibi namazın nasıl kılındığı tamamı ile yukarıdaki hadislerde anlatılmıştır ve müslümanlar bu hadislere göre namaz kılmaktadırlar........

Gelelim Peygamber ve Ayşenin evliliği ile ilgili hadislere:

Hz. Ayşe 6 veya 7 yaşında Resulullah ile nişanlanmış, nikâhlanmış, 9 yaşında iken de onunla gerdeğe verilmiştir. Müslim, Nikâh 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130).

Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım. (Buhârî, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61; Müslim, Nikâh 69, (1422); Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937); Nesai, Nikah 29, (6, 82). http://hadis.ihya.or...i/konu/955.html

6577 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yanında iken bebeklerimle oynardım. Aleyhissalatu vesselam da benim kız arkadaşlarımı bana gönderirdi. Arkadaşlarımla beraber oynardık."Muslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130). http://www.enfal.de/kutub/nikah.htm

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"Muslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130). http://www.enfal.de/kutub/nikah.htm

şimdi ... birşeyi farketiniz mi bilmem....

namaz hadisleri ile evlilik konusunun geçtiği hadislerin kaynakları aynıdır...

yani BUHARİ - TIRMIZİ - Ebu Davud - MÜSLİM vs....

bu şu anlama geliyor....:

eğer evlilik ile ilgili hadislere yalancı hadiscilerden gelen hadisler derseniz....

namazı nasıl kılacağınızı anlatan hadisleri anlatan hadisciler de otomatikman yalancı olur ve siz nasıl namaz kılmanız gerektiğini bilemezsiniz.

Eline sağlık güzeldi

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hadisler ile kuranın farkı nedir? Kuran tanrıdan denilerek sınıflandırılmış, diğeri olmadığı üzerinden. Hadislerle kuranın kitaplaştırılma süreci muhammedden sonra olmuş, bu kabulde o günden bu güne gelmiştir.

Sevgi saygımla...

E-teist, yazındaki sana göre en önemli maddeyi seçip söyler misin.

tarihinde ozkanates tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

E-teist, yazındaki sana göre en önemli maddeyi seçip söyler misin.

Önemli madde? Yazımı bir konu hakkında bütünlük ve bir bakış olarak yazdığımdan içinde özellikle madde belirlememi isteme amacın ve içinde geçen hangi konuya ilişkin olmasını beklediğini bilemiyorum. Kuran? Hadisler? Yazım Şekilleri? Sahihlik? Hadisçiler? Varsayım? Ön kabuller? çoğaltılabilir.

En önemli madde yok, madde dahi yok bana göre, bir kaç açıdan bakış var, bu bakışların amacıda konuya ilişkin hadisin ve kuranın hem gerçekte ne olduğuna ilişkin,hem karşı tarafın bakışı, hem islami önkabuller eşliğinde farklı bakışlarla bakmaya çalışarak bir eleştiriyi tartışabilmek açısından yol bulmaya çalışmak.Ha başarılı bir bakış mıdır? Onu bilmem.

Eğer sizin kastınız farklı ise anlayamadığıma verip daha net açıklar iseniz belki o yönde cevap verebilirim.

Sevgi saygımla...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Anonim bile yazmiyor dedim. .

Sahibi buhara demekle sahibi buhara olmuyor yazdigimi iyi okursan anlasabilecegimizi düşünüyorum

comezz1 halen daha "yalan bunlar - iftira - hadisleri de uydurmuşlar zamanında - oynamışlar -- vs.vs.vs" diyor :)

ikna etmek mümkün değil....

bir saplantıya takılmış gidiyorlar....

tabi bunda ortaya çıkan sahte mealciler ve...sahte hesaplama yapan bazı sitelerin de payı büyük.....

lakin ilginç olan akıllarına şu gelmiyor.....HESABA KİTABA gerek yok....

hadisler orada....neden o hadisleri çürütmüyor bu mealciler - ve yazarlar ? kolay yol ve en emin yol budur....

hadisi çürüttüğün anda - sahteliğini ispat ettiğin anda ----sorun çözülecek.....

gerek yok yani öle uzun uzun yaş heapları yapmaya - tahminlerde bulunmaya.....çürüt hadisleri ---olsun bitsin?

ama bunu bile görmekten aciz bir müslüman topluluğu var karşımızda maalesef.

tarihinde Zavallı tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Dostum zavallı, zaten konunun özünü yazmışsın, çürüt olsun bitsin. Yoluda belli, kuran hadislere referans, hadisler kurana, kuranı islam açısından kayıtsız şartsız, doğru ve bozulmaz kabul ederek, hadisi alıp kuranda karşılığı var mı, yok mu bakılır. Hadisin anlattığı olayı kabul etmemek başka, kuranın görüşüne uysada hükmü red etmek başka, çünkü sadece hadisi değil kuranıda red etmiş oluyorsun. Şunu yapabilirsin, hadisteki olay gerçek değil, kuranla uyumlu , kurancada destekleniyor olay ama ben sadece hadisi red ediyorum diyebilirsin.

Bu durumda olayın ve hükmün gerçekliği aynen durur. Çünkü kuran onaylıyorsa inanan dostlara onu kabul veya tevil tefsir ile çıkış yolu aramak düşer.Çocuklarla evlilik konusundada kuranın bakışı belli. Peygamber yapmış olmasında gerisi bağlamaz beni mantığını aşmayan dostlar bu yüzden ne dediklerini pek bilmeden hadisi redle işi çözdük sanıyorlar.

Neyse hadis ortada, kuranla çürütecek çıkamadığından genelde hadisi hadisle çürütmeye çalışıyorlar, bunuda bir türlü farkedemedi inanır dostlar.

Biri bile düşünmüyor, yahu kuranda bunu yanlışlıyan ayet olsa anında kullanır ve hiç bu kadar hadislerle kaynaksız rivayetlerle bir hadisi çürütmeye yada içindeki olayı değiştirmeye çalışırlar mıydı o çok büyük alimleri? Yok. Çünkü o alimleri bu hadisin kuranla örtüştüğünü biliyor, çürütemediklerinden vede sahihliğinide bildiklerinden tüm mesele sadece muhammed ve ayşenin yaşı gibi 9 yaşı 18 yapmak için uğraş veriyorlar.

Peki bu durumu kurtarıyor mu? Rezalet bir hale sokuyor, kuranı referans almıyorlar, kurandaki hükmün yarattığı dramı umursamıyorlar, çocukların tecavüze uğramasını umursamayıp , muhammedin ayşe olayını kurtarmayı yeterli görüyorlar.Muhammed yapmasında kim yaparsa yapsın mantığı kalıyor elimizde. Dostlar insaf, sözde bir tanrıdan gelen bu kitabın hükmü sadece bir kişiyi mi bağlıyor? Hiç mi irdeleyip ne dediğinizi neyi savunduğunuzu düşünmüyorsunuz? (varsayalım yanlış) Hadisi yanlışlayınca çocuklarla evlilik ve cinsellik ortadan mı kalkıyor? Siz bu evlilikler ve cinsel tecavüzler çocuklara sadece hadise bakılarak mı yapılıyor sanıyorsunuz?

Ana kaynak kuran be dostlar.hadisler onu destekleyici yan kaynak. Artık bunu farkedin, arap kültürünü kutsayıp içeriğini bilmemek hastalığından kurtulup az cesaret edip ne yapıyoruz biz diyin. tekrar üzerine basarak belirtelim, islamdaki uygulamaların ,hükümlerin hiç biri sadece hadislerle yapılmaz, yapılamaz. Ana referans kuran baz alınır, hadislerle o hüküm desteklenir var ise. Yani hadislerle hüküm verilmez, uygulama olmaz.Kurana uymayan hiç bir hadis sahih sayılmaz.

Sevgi saygımla...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Önemli madde? Yazımı bir konu hakkında bütünlük ve bir bakış olarak yazdığımdan içinde özellikle madde belirlememi isteme amacın ve içinde geçen hangi konuya ilişkin olmasını beklediğini bilemiyorum. Kuran? Hadisler? Yazım Şekilleri? Sahihlik? Hadisçiler? Varsayım? Ön kabuller? çoğaltılabilir.

En önemli madde yok, madde dahi yok bana göre, bir kaç açıdan bakış var, bu bakışların amacıda konuya ilişkin hadisin ve kuranın hem gerçekte ne olduğuna ilişkin,hem karşı tarafın bakışı, hem islami önkabuller eşliğinde farklı bakışlarla bakmaya çalışarak bir eleştiriyi tartışabilmek açısından yol bulmaya çalışmak.Ha başarılı bir bakış mıdır? Onu bilmem.

Eğer sizin kastınız farklı ise anlayamadığıma verip daha net açıklar iseniz belki o yönde cevap verebilirim.

Sevgi saygımla...

Bir çok konuya aynı anda değiniyorsun.

Konuyu daraltırsak yazışma imkanı olur.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir çok konuya aynı anda değiniyorsun.

Konuyu daraltırsak yazışma imkanı olur.

Konu neyi gerektiriyorsa onu yazıyorum, daraltmak, isteğe göre kısaltmak gibi bir yazım tarzım yok, içimden geldiği şekliyle yazıyorum, yazışma imkanından kastınız nedir dostum? Konu belli, buyrun düşüncelerinizi yazın, benim mesajlarımda değinmek istediğiniz bölüm var ise alın ona karşı yazın, diğer bölümler, iç içe konular gerekliki benim görüşümce yazıyorum.Umarım anlatabildim.

Sevgi saygımla...

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


Kitap

Yazar Ateistforum'un kurucularındandır. Kitabı edinme seçenekleri için: Kitabı edinme seçenekleri

Ateizmi Anlamak
Aydın Türk
Propaganda Yayınları; / Araştırma
ISBN: 978-0-9879366-7-7


×
×
  • Yeni Oluştur...