Jump to content
pil

Biraz gülümseyelim lütfen ...

Recommended Posts

Adamın birisinin poposunda fena bir yara olmuş. Bunun için 3 kez pansuman yaptırması gerekmiş. Birinci ve ikinci pansumanı doktor yapmış fakat üçüncü pansumana gittiğinde, doktor şehir dışında olduğu için pansumanı karısına yaptırmak zorunda kalmış.. Karısı pansumanı yaparken adam sormuş:
-Senin sol elin omzumda, sağ elin nerede ?
diye.
Karısı:
-Sağ elimle pansuman yapıyorum,
demiş.
Adam:
-Vay! adi doktor vayy!!.. İki eli de omzumdaydı!..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

- Beyfendi jet skyci sizmisiniz.

Artık bu spor beygirle de yapılabiliyor. Bu durumda kadın şöyle de sorabilirdi; "beyfendi at skyci, siz misiniz?

Jet Ski yoksa At Ski var... izleyelim:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

isa, musa, muhammed, çölde yollarını kaybetmişler. git git git yol bitmiyor, ne ekmek kalmış, ne de su. bir bakıyorlar bataklık bir yer, tam ortasında çeşme.

bizimkiler de acayip susamış, isa yaklaşıyor, allaha dua ediyor, "allahım sen bana yol göster suya ulaşayım" diyor. parmakların üzerinde yürüyerek, batmadan çeşmeye gidip suyunu içiyor. sonra bunu gören musa da yaklaşıyor bataklığa, asasını yere vuruyor, "allah'ım yardım et" diyor, sonra o da hiç batmadan gidiyor çeşmeye.

muhammed gaza geliyor, başlıyor dualara, yere yatıyor, kalkıyor falan. giriyor bataklığa, bir iki adım derken başlıyor batmaya, gluk gluk gidiyor dibe doğru, boğuldu boğulacak.

bunu gören isa, musa'ya diyor ki; "ya git şu kekoya, taşların yerini göster."

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tanrı 3 peygamberin yaratılmış ve yaratılacak kadınlar arasından (kendi ümmetleri için) özelliklere göre tercih yapmalarını ister...

tercih sırası musa'dan başlar... akla büyük önem veren musa güzelliğin geçici, aptallığın kalıcı olduğunu düşünse gerek, "akıllı kadınlar benden olsun" der.

sonra tercih sırası isa'ya gelir, isa (hristiyan kadınları yahudi/musevi kadınlarından genelde daha güzeldir), "güzeller benden olsun" der.

sona kalan muhammed güzel ve akıllılıarın seçildiğini, kendisine diğerlerinin kaldığını görünce sinirlenir ve;

- örtünün... gözüm görmesin!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şizofren

Hastanın biri bir müddet bekledikten sonra, hekimin odasına çağrılır.
Hasta odaya girer girmez:"Doktor bey, sanırım ben şizofrenim!"
Hekim fazla beklemeden yanıt verir: "Ne güzel işte!. Öyleyse şimdi 4 kişi olduk!"

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Basur

Trenle İstanbula yolculuk eden Kayseri`li tanıştığı arkadaşıyla biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden arkadaşına da ikram eder.

Arkadaşı "Sağol benim basurum var, ben yemeyeyim", deyince;
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla : "Olsun, onu da biraz sonra yeriz !"

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasılsa sizin değil

Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor, onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
"Nasıl ?", demiş bizimki.
"Kıç nakli ile !"
"Kıç nakli mi ?"
"Evet, size ölen birinin kıçını takacağız."
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. Bizimki acı, tatlı,
tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde, hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir
kaşıntı hariç; yine doktora gitmiş.
"Nasılsınız ?", diye sormuş doktor.
"İyiyim, yalnız berbat kaşınıyor."
"Ben bunu bir araştırayım, size haber veririm."
Bir kaç gün sonra bizimkinin telefonu çalmış; arayan doktormuş.
"Size kötü bir haberim var", demiş doktor.
"Ne oldu ?"
"Kıçını size naklettiğimiz adam malesef o biçimmiş, kaşınması da bu yüzden !"
"Ee, ne olacak şimdi !"
"Nasıl olsa sizin değil, zittirin gitsin !"

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İyi ve kötü haber

Tanrı bür gün Ademi yarattıktan sonra ona seslenir: "Sana bir iyi, bir de kötü haberim var. Hangisini önce duymak istersin ?"
Adem yanıt verir: "Önce iyi haberi duymak isterim."
Tanrı:"Seni beyinli ve çüklü yarattım !".
Adem sorar :"Peki, kötü haber ne ?"
Tanrının cevabı gecikmez: "Maalesef sadece birini aynı anda kullanabilirsin."

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İsanın çölle imtihanı

İsa çölde giderken, yaşlı ve kör bir adamla karşılaşır.
İsa: "Amca, tek başına çölde ne yapıyorsunuz ?"
Yaşlı adam: "Oğlumu arıyorum."
İsa: "Peki, onu tarif edebilirmisiniz ?"
Yaşlı adam: "Elbette, elinde ve ayaklarında çiviler var!"
İsa: "Baba !"
Yaşlı adam: "Pinokyo !"

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İsanın mucizeleri [1]

Bir İrlandalı, bir Danimarkalı ve bir de Alman, meyhanenin birinde muhabbet ederken, kapı açılır, içeriye İsa girer.
"Sadece elimi değdirerek iyileştiriyorum!" diye meyhanedekileri müjdeler.
Bunu duyan İrlandalı "Kolumu oynatamıyorum" der. İsa hemen elini onun koluna değdirir değdirmez, İrlandalı sevinçle "Yaşasın, kolum düzeldi!" diye sevinçle haykırır.
Danimarkalı İsa´ya "Boynumu hiç oynatamıyorum" der. İsa elini değdirerek onu da bir çırpıda iyileştirir ve Alman´a doğru yönelir.
Bunu gören Alman hemen yanıt verir: "Sakın bana elini süreyim deme!. Benim daha 8 haftalık raporum var."

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Osuruk

Adamın biri doktora gitmiş:
-"Doktor bey, benim biraz garip bir problemim var. Ben çok sık ve fazla osuruyorum, ancak neyse ki hiç ses ve koku çıkmıyor.
Yine de, bayağı rahatsız olmaya başladım. Lütfen bir çare bulun." demiş.

Doktor da birkaç ilaç yazmış ve 1 ay sonra kontrole gelmesini rica edip, adamı yollamış.

Aradan 1 ay geçer geçmez, adam yine pat diye damlamış.
-"Doktor bey ne yaptınız? Yine çok sık gaz çıkarıyorum, ama bu sefer bir koku çıkıyor, bir koku çıkıyor, dayanılır gibi değil.
Istediğiniz kadar cam kapı açın, saatlerce gitmek bilmiyor."

Doktor memnuniyetle cevap vermiş:
-"Hmmm güzel; demek burnunuzu tedavi edebildik, şimdi sıra kulağınızda."

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İsanın mucizeleri [1]

Bir İrlandalı, bir Danimarkalı ve bir de Alman, meyhanenin birinde muhabbet ederken, kapı açılır, içeriye İsa girer.

"Sadece elimi değdirerek iyileştiriyorum!" diye meyhanedekileri müjdeler.

Bunu duyan İrlandalı "Kolumu oynatamıyorum" der. İsa hemen elini onun koluna değdirir değdirmez, İrlandalı sevinçle "Yaşasın, kolum düzeldi!" diye sevinçle haykırır.

Danimarkalı İsa´ya "Boynumu hiç oynatamıyorum" der. İsa elini değdirerek onu da bir çırpıda iyileştirir ve Alman´a doğru yönelir.

Bunu gören Alman hemen yanıt verir: "Sakın bana elini süreyim deme!. Benim daha 8 haftalık raporum var."

bunu anlamadım .?? !! :blink:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Alman, işten kaytarmak istiyor; hastalık raporunu bahâne ederek, tembelce, keyif sürmek istiyor.

hee ok :D

fıkra okumaya okumaya / dinlemeye dinlemeye....fıkra anlama yeteneğimizi de kaybetmişiz :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Güle güle

Günlerden bir gün adamın biri bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor:
"Tanrım anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver. Güle güle anneanne."

Adam bir anlam verememiş bu duaya, ancak ertesi gün acı haber gelmiş. Anneanne sizlere ömür.

Ertesi hafta adam bakmış, oğlu yine duada: "Tanrım anneme, babama uzun ömür ver. Gülegüle büyükbaba."
Ertesi gün büyükbaba da vefat eder.

Bir hafta sonra adam bakmış, küçük çocuk yine duada: "Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba."

Bu duyan adam telașlanarak soluğu hastanede alır ve kendini muayene ettirir.
Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri, falan filan. Sapasağlam.

Rahatlamıș vaziyette eve dönerken, karısını yolda iki gözü iki çeşme ağlarken görür.
Merakla "Ne oldu hanım ?" diye sorar.

Karısı: " Şu bizim postacı... Ne iyi adamdı... Bugün haberini aldım... Ölmüş!"

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasreddin Hoca / Hz. İsa

Nasreddin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş.
Laf arasında, Hz. İsa'nın göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş.
Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış: "Hazreti Isa, orada ne yer, ne içer?", demiş.
Hoca'nın tepesi atmış: "Ey hatun, köyünüze geleli onca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah'ın peygamberini sorarsın!"

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Taksi

Sakallı ve șalvarlı mollanın birisi bir taksiye biner.

Yerine yerleșir yerleșmez sürücüye „Şu radyoyu kapat. Dinimizde müzik yasaktır. Paygamber döneminde Batı Müziği yoktu, tabii radyo da yoktu.“ der.

Sürücü kibarca radyoyu kapatır, arabadan iner ve müșterisinin kapısını açar.

Inin lütfen.“ der.

Müșteri sürcüye sorar: „Neden ?

Sürücü sakin bir șekilde yanıtlar:“ Peygamberin döneminde taksi de yoktu; in așağı ve bir deve bekle !

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...