Jump to content

Biraz gülümseyelim lütfen ...


Recommended Posts

Khuśāmad (Dalkavukluk) şiirinin 2. kıtası şöyle:

 

Pohpohla, eğer bir isteğin var ise,
pohpohla, olmasa da,
pohpohla, peygamberi, azizleri ve tanrıyı,
pohpohla, işine gelen herkesi.

 

Şu da nakaratı:
Dalkavuklara bütün dünya eğimli,
Dalkavuklara tanrı bile eğimli.

 

                            ‚Nazīr’ Akbarābādī (1740–1830)

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 343
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Posted Images

On 20.08.2018 at 23:15, kavak yazdı:

 

Uzun bir yolculuk esnasında yanyana oturan iki erkek muhabbet etmeye başlarlar. Birisi bu arada elma çekirdeği yemektedir.
Diğeri sorar: "Neden elma çekirdekleri yiyorsunuz ?"
Beriki yanıtlar: "Zekalı yapıyor."
Diğeri sorar: "Bir kaç tane alabilirmiyim ?"
Beriki yanıtlar: "Evet, 5 Liraya olur."
Diğeri 5 Lirayı verir, çekirdekleri alır ve onları yemeye başlar. Çiğnerken mırıldanır:" Hmm, aslında 5 Liraya bir torba dolusu elma satın alabilirdim!"
Beriki: "Gördünüz mü, etki yapmaya başladı bile."

 

Çekirdek yemeyin, apandisit yapar. Kör bağırsağı tıkıyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu fıkra sivrisinek severlere gelsin:

 

İki sivrisinek havalimanında karşılaşır.
Birinci sivrisinek diğerine: "Ben Antalya´ya uçuyorum, ya sen ?"
Diğer sivrisinek: "Ben de İzmir´e uçuyorum."

Antalya sivrisineği: "Daha şimdiden güzel havayı görmek, şişkin göğüsleri ve taze eti ısırmak için sabırsızlanıyorum."

İzmir sivrisineği: "Ben de. Belki iki hafta sonra yine bu havalimanında görüşürüz. İyi ısırmalar."

 

Ve gerçekten iki hafta sonra yine karşılaşırlar.

 

Antalya sivrisineği: "İzmir sivrisineği, ne haber ?. Çok iyi görünüyorsun. Kanatların gergin, cildin harika."

İzmir sivrisineği: "Teşekkür ederim, ama sen pek iyi görünmüyorsun. Ne oldu, öyle ?"

Antalya sivrisineği: "Hiç sorma. Uçuştan evvel kazara Kayseri´li birinin para cüzdanının içine düştüm ve o da onu 2 hafta boyunca hiç açmadı."

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 weeks later...
  • 2 weeks later...

Sabahın körü

 

Sabahın köründe Temelköylü olan Temel´in eşi Huriye, oğlu Abidin´e seslenir: "Hadi kalk oğlum, camiye geç kalacan. Uyan artık!"
O ise hiç istifini bozmadan yorganı kafasının üstüne çekip mırıldanır: "Oraya gitmek istemeyom."
Annesi: "Ama, niye kine?"
Abidin: "İbadetler uzun sörüyor, vaazlar sıkıcı, cemaat ise beni heeç beğenmeyo ve heeç kaale almeyolar!"

Annesi: "Olsen, gene de oraya getmen gerek!"
Abidin: "Orasını heç sevmeyom, dedim ya. Neden gedecekmişim ?"
Annesi: "Çünkü sen oranin imamısen da !"

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 weeks later...

Dürüst tanrı

 

Temel´in köyü olan Temelköyün imamı Tanrıverdi´nin bahçesine dadanan hırsızlar, neredeyse hergün elmalarını çalmaktadırlar.
Buna tepesi atan imam, ağaca bir not asar. Üzerinde şu yazmaktadır:"Ayağınızı denk alın. Rabbim herşeyi görür!"

Ertesi gün yazının altında şu yazar: "Ama gammazlamaz..."

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 weeks later...


Gözü kör olsun, şu egomuzun diiimi! İnsanı hem vezir hem de rezil edebiliyor. :0_80cbc_37a71a73_L:

Şu fıkra ego manyaklarına gelsin efendim:

 

Cerrahi

 

Önemli bir cerrah kongresinin kıyısında bir Alman, bir Amerikan ve bir Rus meslekdaş bir araya gelir ve koyu bir muhabbete dalarlar.

Bir ara Alman cerrah der ki: "Geçenlerde bir kalp naklini 5 saat bile dolmadan gerçekleştirdim!". Diğerleri şaşkınlık içinde başları sallar.

Sonra Amerikalı meslekdaş ekler: "Ben geçen hafta kazada ağır yaralanan birinin kalbini, böbreğini ve ciğerini 3 saaten az bir zaman içinde değiştirdim!". Diğerleri hayranlık içinde başlarını sallar.

Nihayet Rus anlatır: "Ben de evvelsi gün bir adamın bademciğini 11 saat civarında çıkardım!"

Bunu duyan Alman cerrah hemen atılır: "Sen buna başarımı diyorsun ?. Ben böyle birşeyi 10 dakikada hallederdim!"

Rus ise hiç istifini bozmadan yanıt verir: "Yanılıyorsun dostum. Adam KGB ajanıydı, ağzını açmak mümkün değil. Makatından yola çıkmak zorunda kaldık!"

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Konu ebedi cehennem olur da fıkrası olmaz mı ?!

 

Ebedi cehennem

 

Bizim Temel´in çoook uzaktan akrabası olan Hamdi, cehennemde şeytanın önünde beklerken, kendisinden cezasını çekeceği üç odadan birini seçmesi istenir.
Birinci odada herkes kızgın demirde çok fena yakılıyor - bu pek hoşuna gitmez.
İkinci odada millet çok feci bir şekidel kırbaçlanıyorlar - bunu da çok gaddarca bulur ve beğenmez.

Üçüncü odada ise cehennem adayları boğazlarına kadar pokun içinde dikilirken siğara tüttürüyorlar. Burası Hamdi´nin hoşuna gider ve diğerlerinin yanına gidip boğazına kadar pokun için battıktan sonra bir cigara içmeye yeltenirken...
Şeytan gelir ve der ki: "Sigara molası bitti. Şimdi herkes dalsın bakalım..."

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Adamın evine bir kedi dadanmış.
Bir gün adam kediyi almış, ormanlık bir yere götürüp bırakmış. Sonra eve gelmiş. Biraz sonra kedi çıkagelmiş...
Adam tekrar denemiş. Fakat sonuç aynı... Kedi gene eve gelmiş.
En son, kediyi çok uzak ve yolları karışık bir yere bırakmış. Fakat eve dönerken yolları karıştırmış, aramış aramış, evin yolunu bulamamış...
Evi telefonla aramış:

 

- Hatun, kedi geldi mi?
- Evet, geldi.
- O şerefsiz kediye söyle, gelsin beni alsın!

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 months later...

Yunus´un balina ile olan imtihanı, yada bizim hocanın hınzırlığı

 

Bizim Temel´in köyü olan Temelköyünün Temelzade camisinde, köyün imamı Abuzer Kıllı, vaazında, Yunus peygamberin balina ile olan maceralarını cemaatına ballandıra ballandıra anlatırken... Bizim Temel´in afacan ve ergen oğlu yerinde duramaz ve hocaya çıkışır: "Yahu Hocaam, harbideen seez buna heeç inanirmisineez ?. Yunus, bir balina tarafindeen yutileceek ve karnınde üç gün yaşayeceeek?. Heeeç, oleceek iş me ?"

Bunu duyan ve istifini hiç bozmayan bizim Kıllı hoca, sakin sakin anlatır: "Yiğenim, sen daha küçüksün ve anlamazsın böyle işleri. Ancak yine de Yunus´a soracağım. Cennete varır varmaz, yapacağım ilk iş bu olacak. Söz!"

Temel´in oğlu: "Tabii eğer oradeyseee !"
Hoca: "Eğer orada değilse, sen ona sorabilirsin!"

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Adamın biri Geleceğe yolculuk yapmış
2757 yılına gitmiş.
Bilim,,

Kalp nakli gibi "beyin nakli" yapabilecek seviyeye ulaşmış.
Ülkede "Beyin marketler varmış"
Bu marketler, Hem satış hem de nakil işlemini, kombine ve acısız yapabiliyorlarmış.
Adam,, Şehrin en büyük Beyin mağazasına gitmiş.
Satış için sergilenen beyinlerde,
Sâhiplerinin kimlikleri , meslek ve inançları gibi açıklamalar  yazıyormuş.
Nakli bekleyen, satıştaki her beynin,, farklı farklı fiyatları varmış.
Adam, mağazazayı gezerken, beyinler arasındaki büyük fiyat farklılıkları dikkatini çekmiş.
Mağazadaki En pahalı Beynin Önüne Gelmiş.
Görevliye sormuş: "Bu Beyin neden bu kadar pahalı"
Görevli: "Açıklamayı okumadınız mı?" demiş.
Adam: "Okumadım, Neden bu kadar pahalı" demiş.
Görevli: "O bir Ateist beyni" demiş.
Adam: "Ateist beyninin bu kadar pahalı olmasının sebebi nedir" Diye sormuş.
Görevli: "Sıfır kilometre, Gıcır gıcır" demiş. :0_80cbc_37a71a73_L:
"Kilitlenip garajından hiç çıkartılmamış bir araba gibi..." demiş.


 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bizim Kıllı Hoca´nın tahtalı köy serüveni

 

Bizim Temel´in köyü olan Temelköyün Temelzade camiinin imamı Abuzer Kıllı ile aynı köyün dolmuş şoförü olan Ümit Var, günlerden bir gün neredeyse aynı saate tahtalı köyü boylamışlar. Orada bizim Kıllı Hoca´ya cennetin kapısının önünde bir süre daha beklemesi söylenmiş ancak köyün şoförünü ise heeç bekletmeden içeri almışlar.
Bunu gören bizim Kıllı Hoca, bu duruma azıcık kıllansa da beklemeye başlamış.

Beklemiş, beklemiş, beklemiş de beklemiş...
Ne gelen vaar, ne giden, ne de arayıp soraan.
Kıllı Hoca, başlamış homurdanmaya "Ne günlere kaldık yahu! Sıradan bir şoförün benim gibi bilgili bir köy imamından ne gibi bir üstünlüğü olabilir?"
Anında Cebrail bizim Kıllı Hoca´nın karşısında belirmiş ve durumu izah etmeye koyulmuş: "Sen vaaz verirken, Temel´in afacan oğlu hariç neredeyse tüm cemaat hep uyukluyordu. Şoföre gelince; kullandığı her dolmuş seferinde, yolcuların tümü dua ediyordu!".

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Norveç´liler ile İsveç´lilerin komşuluk ilişkileri efsanevidir
Bu gerçeği gözler önüne seren esprilerden bir demet.

 

Bir Norveçli ile bir İsveçli dar bir yolda araba sürerken karşılaşırlar.
Pencere camları indilir ve muhabbet başlar:
İsveçli: "Ben gerizekalılara yol vermem!"
Norveçli: "Ama ben veririm!"

 


Norveç´lide olmayan ama İsveçli´de olan nedir ?
El cevap: "İyi komşular."

 

 

İsveç´teki çöp arabaları neden bu kadar hızlı gidiyor?
El cevap: "Soyulmaktan korkuyorlar!"

 

 

İki İsveç´li balık tutmaya gider.
Birisi diğerine "Tüh, bıçağı almayı unuttuk" der.
Diğeri "Tasalanma, ne yapacağımızı biliyorum" diye yanıt verir.
"Neymiş o ?"
"Onu suda boğacağız!"

 

 

İsveç´liler sınavı neden bilerek kaybediyorlar ?
Hatalarından bir şeyler öğrenmek için.

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 weeks later...

Şu şirin fıkra, habire takkesi düşüp keli görünenlere gelsin:
 
Beriki komşu diğer komşusuna sorar: "Bizim kanarya kuşumuzu gördünüz mü ?"
Diğer komşu yanıtlar: "Evet, burada."
Beriki komşu: "Ama bu bir kedi."
Diğer komşu: "Hayır, bu aslında sizin kuşunuz. Kedi ise onun etrafındaki!"

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 weeks later...

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...