Jump to content
haci

EVREN CANLI MIDIR?

Recommended Posts

2 hours ago, Yeni Üye said:

Evren diye bir şey yoktur. O bir tanımdan ve soyutlamadan ibarettir. Neymiş evren, varolan madde ve mekanın bütünü. Her şey gibi bir şey yani. Ne olduğu, sınırlarının nerede başlayıp nerede bitiğini, dışarıda nasıl bir hakikate tekabül ettiğini kimsenin bilmediği muğlak bir ifade.

 

Var olana verilmiş bir isim bu. Üzerine bu anlamda böylesine derin felsefelere dalıp da, daha da muğlaklaştırmanın gereği yok.

 

2 hours ago, Yeni Üye said:

Gelelim canlılığa. Var olan, varlığa çıkan her şey canlıdır. Canlı olmanın bizim açımızdan var olmaktan başka bir kriteri olamaz. Varlıkların bir kısmına canlı bir kısmına cansız diyemeyiz.

 

O zaman canlı ve cansız kelimelerini de kullanamazsın. Canlılığın nasıl olup da ortaya çıktığına da şaşıramazsın. Arkasında bir neden de aramazsın. Vur deyince öldürürsen olacağı bu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben şahsen evrenin canlı olduğu savını savunuyorum. Nedeni de canlıların evrende ortaya çıkması...

Canlılık maddenin davranış şekillerinden biridir. Maddenin kökeni evrendir. O halde evren de canlıdır. Bu tezi uzun uzun tartıştım.

Canlı madde ile cansız madde arasındaki tek fark onların davranışlarındadır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, haci yazdı:

Ben şahsen evrenin canlı olduğu savını savunuyorum. Nedeni de canlıların evrende ortaya çıkması...

Canlılık maddenin davranış şekillerinden biridir. Maddenin kökeni evrendir. O halde evren de canlıdır. Bu tezi uzun uzun tartıştım.

Canlı madde ile cansız madde arasındaki tek fark onların davranışlarındadır.

 

Yani evren bir organizma midir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, Getaf yazdı:

 

Yani evren bir organizma midir?

Yeni terimlerle zaten tartışmalı olan bir kavramı daha da karıştırmanın bir anlamı yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, haci yazdı:

Ben şahsen evrenin canlı olduğu savını savunuyorum. Nedeni de canlıların evrende ortaya çıkması...

Canlılık maddenin davranış şekillerinden biridir. Maddenin kökeni evrendir. O halde evren de canlıdır. Bu tezi uzun uzun tartıştım.

Canlı madde ile cansız madde arasındaki tek fark onların davranışlarındadır.

X evrende ortaya çıkmıştır.O halde evren X dir.

 

X yerine evrende ortaya çıkmış herşey yazılabilir o zaman.

 

Evrene canlı demek celal şengörün deyimiyle zırva oluyor. 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

en basit haliyle,

1) cansız varlıklar üreyemiyor ve besin ihtiyaçları yok.

2) enerji üreten bir yapıya sahip olmak canlılık belirtisiydi diye biliyorum. hayvan ve bitkilerde mitokondri. virüslerde çözülebilmiş değil.

virüsler de cansız sayılıyordu. 

Cansız ve canlılar literatürde böyle sınıflandırılmışken, canlılar cansızlardan gelir o yüzden cansızlarda canlıdır demek garip.

Şeker ve alkol'de de hidrojen vardır ama ikisi de hidrojen değildir artık bambaşka bir sınıf oluştururlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

En büyük zırva Celal Şengör'den geliyor..

Evrende ortaya çıkan her şey evren kökenlidir. Başka ne kökenli olabilir? Zırvalamak da evren kökenlidir,  ahmakça yazılan iletiler de.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
37 dakika önce, haci yazdı:

Yeni terimlerle zaten tartışmalı olan bir kavramı daha da karıştırmanın bir anlamı yok.

 

Tartışmada tekrara düşmek istemem. Soruldu mu bilmiyorum ama şu soruyu sorma gereğini duydum:

 

Bir şey, bir şeyden çıkmışsa sonraki öncekinin özelliklerini mi taşır, yoksa önceki sonrakinin özelliklerini mi taşır?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Getaf yazdı:

 

Tartışmada tekrara düşmek istemem. Soruldu mu bilmiyorum ama şu soruyu sorma gereğini duydum:

 

Bir şey, bir şeyden çıkmışsa sonraki öncekinin özelliklerini mi taşır, yoksa önceki sonrakinin özelliklerini mi taşır?

 

Bir örnek verirsen daha kolay cevaplarım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, haci yazdı:

Bir örnek verirsen daha kolay cevaplarım.

 

Konuyu sınırlamak için önce organizma dedim. Sonra bundan vazgeçerek akıl yürütmek yoluyla ikinci soruyu sordum. Yani son sorumun bir çerçevesi yok! Çerçeve cizersem birinci soruya döneriz! Birçok örneği göz önünde bulundurmak gerek...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrende bir şey  birşeyden çıkarsa ki bu b'r zorunluktur, yeni ortaya çıkan madde her zaman kendine ait orijinal özellikleri idame ettirmeyebilir.

Bunun en güzel örneği sudur. H2O....

Hidrojen yanıcı bir gazdır. Oksijen ise yakan bir gazdır. İkisi bir araya gelince yangın söndüren bir sıvı olular.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 20.11.2018 at 10:58, Yeni Üye yazdı:

Ne olduğu, sınırlarının nerede başlayıp nerede bitiğini, dışarıda nasıl bir hakikate tekabül ettiğini kimsenin bilmediği muğlak bir ifade.

Sen gerizekalı mısın?Öyleyse söyle de ona göre muamele edelim.

 

Mevzu senin putun olunca vardır diyorsun fakat mevzu evren olunca ne olduğu belli değil diyorsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 saat önce, quayz yazdı:

Sen gerizekalı mısın?Öyleyse söyle de ona göre muamele edelim.

 

Mevzu senin putun olunca vardır diyorsun fakat mevzu evren olunca ne olduğu belli değil diyorsun.

 

Haşa ben kimim ki Allah vardır diyeyim.

 

Hem sonra bilim forumunda Tanrıdan bahsetmek günah.

 

Ama bir yerde bir gölge görüyorsan düşünmen gereken ilk şey gölgenin varlığı değil, gölge sahibinin varlığı olur.

 

Evren ya da bizim yaşadığımız gerçeklik bir simülasyonsa kendinin varlığından önce simülatörün varlığını gösterir. Ya da yaşadığımız şey 10-11 ya da 26 boyutlu bir gerçekliğin üç boyuta düşmüş bir yansımasıysa yansımadan daha önce yansıyana işarettir. Rüya kendinin gerçekliğine delil olamaz ama rüyayı görenin varlığına delil olabilir.

 

Benim kızdığım insanların bildiklerini gerçeğin tamamı sanma şımarıklığına düşüp "herşey" üzerine konuşma hakkını kendilerinde görmesi. Onlar bol keseden ahkam kesince ben de tepkisel olarak temellerinin ya da tanımlarının zayıflığını vurgulama ihtiyacı hissediyorum.

 

El insaf, Göğümüzün genişlediğini henüz 1929 yılında keşfettik. Göğümüzün dışında ne var bilemiyoruz. Göğü bırak güneş sisteminin dışına ulaşamıyoruz ama kibre ve inkara gelince kimse eteklerimize yetişemiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, Yeni Üye said:

Ama bir yerde bir gölge görüyorsan düşünmen gereken ilk şey gölgenin varlığı değil, gölge sahibinin varlığı olur.

 

Bu sonsuza giden bir varsayım. Öyle olmadığını ya da olması gerekmediğini hepimiz biliyoruz. İsabetsiz basit benzetme ve tümevarımları geçmek lazım artık.

 

Quote

Evren ya da bizim yaşadığımız gerçeklik bir simülasyonsa kendinin varlığından önce simülatörün varlığını gösterir. Ya da yaşadığımız şey 10-11 ya da 26 boyutlu bir gerçekliğin üç boyuta düşmüş bir yansımasıysa yansımadan daha önce yansıyana işarettir. Rüya kendinin gerçekliğine delil olamaz ama rüyayı görenin varlığına delil olabilir.

 

Simülatör de simule edilmiş olabilir, o da onu simule eden bir varlığı gösterir o zaman. Bu kısır döngüyü makul ve somut bir gerekçeyle kesemiyorsan eğer(bkz:termodinamik mesela) o zaman boş ve sonuçsuz bir kafa yormanın ötesi değil. Eğer öyleyse böyleyse olabilirlerse mesele, agnostik olarak başlayacaksın işe. Bunlar teist argümanları değil.

 

Quote

Benim kızdığım insanların bildiklerini gerçeğin tamamı sanma şımarıklığına düşüp "herşey" üzerine konuşma hakkını kendilerinde görmesi. Onlar bol keseden ahkam kesince ben de tepkisel olarak temellerinin ya da tanımlarının zayıflığını vurgulama ihtiyacı hissediyorum.

 

Benim kızdığım insanların bildiklerini gerçeğin tamamı sanma şımarıklığına düşmekten de öte ve onunla birlikte, bildikleri ile de çelişecek şekilde tanrı adında birşeyin varolduğunu iddia etmeleri. Hatta bu afaki varsayıma inanmayacakları yakacağını söyleyen bir kitaba inanmaları üzerine üstlük. Tezat üstüne tezat. Bildiklerimiz gerçeğin tamamı değilse eğer, ya da gerçeğin ne kadarı olduğunu bilmiyorsak eğer, o zaman "o" konuya ilişkin yargılarımızla ilgili de yargılanamayız değil mi? Cezai ehliyet yok. Ama teizm ve mesela kuran bu konuda tam bir çifte standart örneği. Lafa gelince gerçeğin ne kadarını biliyoruz ki; icraata gelince gelsin sonsuz cezalar.

 

Quote

El insaf, Göğümüzün genişlediğini henüz 1929 yılında keşfettik. Göğümüzün dışında ne var bilemiyoruz. Göğü bırak güneş sisteminin dışına ulaşamıyoruz ama kibre ve inkara gelince kimse eteklerimize yetişemiyor.

 

İnkar kelimesini halen doğru kullanamıyorsunuz. İnkar sizin hüsnü kuruntunuz. Bilim ve gerçek inkarcılığı ise eğer bahsettiğiniz(!), bakın orada haklısınız. Bir teist güruh var ortada, eteklerine yetişmek mümkün değil bu konuda.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 21.11.2018 at 03:14, haci yazdı:

Evrende bir şey  birşeyden çıkarsa ki bu b'r zorunluktur

 

Evrende şöyle bir döngü var:

Cansız-canlı-cansız...

Burada dikkat çeken, iki cansizlik arasında canlılığın sökün etmesi!

Yokluk-varoluş-yokluk(mutlak değil)...

 

İşte varoluş ve yokluk bu kadar iç içeyse yokluk diye bir şey var mıdır!? Aynı soru cansizlik için de geçerli: Cansizlik ve canlılık bu kadar iç içeyken cansizlik diye bir şey var mıdır? Yani sanırım size konu basligindaki soruyu sorduran da bu.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×