Jump to content
haci

EVREN CANLI MIDIR?

Recommended Posts

Son zamanlarda, "evrendeki düzen nasıl oluştu?" sorusu, zihnimde birçok fikir uyandırdı.

İlginçtir, en mantıklı çözüm olarak, ben de bu teori üzerinde yoğunlaştım. "aklın yolu birdir" dedikleri bu olsa gerek..

Evet, yaratıcı olmadan evrenin var olabilmesi, bu şekilde gayet mümkün görünüyor.

Doğanın canlı bir ekosistem olduğunu biliyoruz. o halde evrenin de canlı olması mantıklıdır.


herkese iyi seneler..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evet, iç dengenin belirli bir ayar uzerine durmasina homeostazi denir, bunu bende yukarda dogruladim, ve kiyasin isabetine degindim. Demek istedigim, bu duzen soluma, gida alma, ve ureme gibi disla irtibat çerçevesinde bir seyi canli kilar. Evrenin iç duzeninin muhafaza edilmesinde fiziki temel kanunlarin ortaya çikmasi ve istatistik bir dengenin gelismesi söz konusu. Burada tepkisel bir muhafaza olmasi için, bir dis etkenin bu duzeni tehdit etmesi gerekir. Degilse, burada sadece isatistik olarak ortaya çikar göreceli duzenin tekrar tekrar olusmasi var. Bilmiyorum fikrimi anlatabildim mi ?

Ne demek istediğiniz iyi anlaşılmıyor. Ama buna şaşırmadım. Sizi anlamak zor..

Ben de anlamadım ama bana şu düşünceler konusunda ilham verdi :

Basitçe, bir şeyin canlı olup olmadığı ancak o şeyin dışından yapılan gözlemle ve/veya o şeyin ''dışarısı'' ile olan ilişkisi ile belirlenebilir. -yaklaşık olarak.

Wikiden alıntıya bakarsak :

The smallest contiguous unit of life is called an organism. Organisms are composed of one, or more, cells, undergo metabolism, maintain homeostasis, can grow, respond to stimuli, reproduce (either sexually or asexually) and, through evolution, adapt to their environment in successive generations

Burda bazı kısımlar, canlı/şey dışındaki etkenleri zorunlu kılıyor. Hücre ve metapolizma kısmını atlayalım şimdilik.

Canlıdaki/şeydeki homeostasis varlığını gözlemyebilmemiz için o canlının/şeyin dışarıdan mağruz kaldığı etkenleri de bilmememiz gerekir. Canlı hangi dış etkenelre karşı iç dengeyi sayğlamaya çalışıyor, yada hiç dış etken var mı? Dış etken yoksa homeostasis de yoktur. Bu canlık için bir eksi eder. Evrenin, dışı var mı? Bu dışarısı evrenin içinde homeostasis 'e neden olacak etkenler yaratıyor mu? Bunlar sorun. Ve evrenin daha dışı yoksa, bu da evrenin canlılığı olasılığına bir eksi eder.

Büyümek. Canlının/şeyin hacimsel olarak artış göstermesi yada şekilsel olarak değişmesi dersek, bunun içinde evrenin dışına çıkıp gözlem yapmamız gerekir. Şimdilik sürekli genişleyen evren modeli teorisi sayesinde evrenin büyüdüğünü düşünmüyoruz, ama neyin içinde büyüyor, dışardan bakınca da gerçekten büyüyor mu, yoksa DOCTOR WHO nun polis külbesi-zaman makinası (tardis) gibi içten büyürken dışardan boyutu sabit mi kalıyor? Bu evren için bir eksi daha eder.

Sitimulu için fazla yazmaya gerek yok, bu da yukardakiler ile aynı.Dışardan bir etki geliyor mu ve buna karşılık evren tepki veriyor mu bilmiyoruz.

Üremek için de, evrenin kendi içinde canlılar-cansızlar üretmesi değil, ancak kendi gibi başka evrenler üretmesi gerekebilir diye düşünmeliyiz. Bu da bir eksi, çünkü bu evrenin dışında başka evren var mı bilmiyoruz.

Son olarak çevreye adapte olmak. -Evrenin bir çevresi var mı? adapte oluyor mu yine bilmiyoruz.

Şonuç: Bir canlıyı tanımlar iken kullandığımız parametreler (metapolizma hariç) onun kendi dışı çevresi ile olan etkileşimini zorunlu kılıyor. Evrenin de canlı olup olmadığını bilebilmemeiz için evrenin kendi dışı ile bir etkileşimi olup olmadığını bilmek gerekir.

Bizler evrenin içindeki canlılar olarak ancak bir vucud içindeki hücreler kadar ona canlılık sıfatı katıyoruz. Bir ölü beden de de canlı hücreler bulunabileceğini hatta çürüyen cesette bile canlı bakteriler bulunabileceğini hesaba katarsak. Bizler evrenin içinde rasgele çalışan (enerji dönüştüren) hücre yada bakterilerden ibaret sayılabilirz.

Sorun şu ki bizim enerji dönüştürme faliyetimiz evrenin gerçekten bir işine yarıyormu, üremesine, büyümesine, çevresine adapte olmasına yardım ediyor mu bunu bilmiyoruz.

Eğer ''evrenin dışı yoktur'' derseniz bu sorunun cevabı kısa ve basittir: evren canlı değildir.

Eğer var demek isterseniz, bu da en ağır imtihan...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şonuç: Bir canlıyı tanımlar iken kullandığımız parametreler (metapolizma hariç) onun kendi dışı çevresi ile olan etkileşimini zorunlu kılıyor. Evrenin de canlı olup olmadığını bilebilmemeiz için evrenin kendi dışı ile bir etkileşimi olup olmadığını bilmek gerekir.

Kendi kendinize bir canlı tanımı yapıp ona uyanları ve uymayanları birbirlerinden ayırıyorsunuz.

Yanlış ve eksik bir yaklaşım. Canlılık maddenin davranış şekillerinden biridir ve sizin yaptığınız gibi tanımlanması gerekmez.

"Evren fizikçilerin sandığı gibi içerisine çok az miktarda canlılık zerkedilmiş uyuşuk bir yapı olmayıp, bir bütün olarak, içinde yaşam için gerekli her türlü alt yapının yer aldığı, trilyonlarca biyosferi olan canlı bir varlığın ta kendisidir." Christian de Duve.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kendi kendinize bir canlı tanımı yapıp ona uyanları ve uymayanları birbirlerinden ayırıyorsunuz.

Yanlış ve eksik bir yaklaşım. Canlılık maddenin davranış şekillerinden biridir ve sizin yaptığınız gibi tanımlanması gerekmez.

Tanımı vikiden aldım -ki gayet genelgeçer bir tanımdır.

Hangi kaynaktan baksanız yaklaşık olarak aynı tanımla karşılaşırsınız.

O halde burada bilinen canlılık tanımını yıkmadan ve yerine yepyeni bir tanımlama koymadan ilerlemek imkansızdır.

Bildiğimiz canlıığı baştan sorgulamalı, sıfırdan canlı cansız nedir ayrımı yapmalıyız.

Eğer evren canlı ise içerdiği herşey canlı mı olacak. Dönüşmeden sabit duran bir enerji türü var mı?

Eğer herşey canlı ise zıddı olan ''cansız'' diye birşey olmayacağından ve kavramlar zıtları ile birlikte varolabildiklerinden canlı tanımıda büsbütün boş bir kelime olacaktır.

Herşey canlıdır.

Canlı herşeydir.

İnsan herşeydir

Taş herşeydir

Herşey herşeydir. -nihai sonuç...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Canlının (canlılığın) tanımını yapmak sanıldığından çok daha zordur ve keyfidir.

Bu keyfi tanımlamada önemli olan canlılığın maddenin davranış şekillerinden biri olduğudur.

Canlılığı başka türlü tanımlayamazsınız.

Madde ne zaman ve nasıl canlılık kazanmıştır?

Bu sorunun cevabını vermek sanıldığından çok daha zordur.

Yakın bir gelecekte Bilim forumunda bu sorunun cevabını vermeye çalışacağız.

Evrende canlılar varsa, onlar başka bir evrenden gelmiş olamayacakları için, içinde bulundukları evrenin canlı özelliklere sahip olması gerekir.

Evren kesin olarak canlıdır. Çünkü en azından bir gezegeninde canlılar vardır. Evren ayrıca potansiyel olarak da canlıdır. Yani başka gezegenlerinde de canlılar ortaya çıkabilirler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tersten gitmeyi denesek.

Cansızlığı tanımlayabilirmiyiz? Cansız nedir?

''canlı olmama durumu'' diye kolayca içinden çıkılabilir ancak yukardaki canlılık tanımını geçersiz saydığımıza göre sıfırdan bir cansızlık tanımı gerekiyor.

İçeriği ile bir negatiflik durumu gibi. Cansızlık birşeyin olmama hali -ama neyin?

Cansız şeylere hangi örnekler verilebilir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

cansız madde var mı? Canlı varlıkları içinde işleyen bir sisteme sahip varlıklar olarak kabul edersek. iç yapılarında hareket sahibi olan varlıklar olarak kabul edersek, atomlardan var olan her varlık canlıdır diyebilir miyiz? Canlının ve canlı dediğimiz bir maddenin mutlaka akıl sahibi olması gerekiyor mu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evren canlı mıdır, değil midir tartışması yapmak bana saçma geliyor.

Evrende madde kendiliğinden bir araya gelip canlı davranışlar sergiliyor mu, sergilemiyor mu?

Eğer maddeyi canlı yapmak için bir araya getiren bir yaratıcı olmuş olsaydı, evren canlıdır diyemezdik.

Çünkü o zaman maddenin bir araya gelip canlılık kazanması evrene dışardan empoze edilen bir kuvvet tarafından sağlanacaktı.

Oysa biliyoruz ki evrende mevcut madde, yine evrende mevcut bir takım yasalar aracılığıyla canlı davranışlar sergilemektedir.

O halde evren canlıdır. Buna itiraz etmek anlamsız.

Bu açıklamanın tek itiraz edilecek tarafı evrenin tümünün canlı olmadığıdır.

Evren kesin olarak kısmen canlıdır ama, büyük çoğunluğu cansızdır diyebilirsiniz...

Ama böyle bir iddiada bulunmak için önce evrenin bir kısmının canlı olduğunu kabul etmek zorundasınız.

Evrenin ne kadarının canlı olduğunu bilmiyoruz. Canlılık maddenin davranış şekillerinden biri olduğuna göre, evrende çok yaygın olabilir.

Ayrıca evrenin cansız yerleri canlıların yaşaması için gerekli yerler olabilir. Cansız olarak nitelendirilen yerler canlılığın ortaya çıkmasından sorumludurlar.

Canlı varlıkları ortaya çıkmalarını sağladıkları ve destekledikleri için onlar da canlılığın bir öğesidirler.

Dünyada canlılar varsa evren canlıdır. Hatta akıllı bir canlıdır. Bu nihai gerçeği kimse örtbas edemez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

o zaman her canlı kendine göre bir akıl sahibidir, diyebiliriz miyiz?Atomdan gezegene kadar herbirinin kendince bir görevi var ve o görevi sürdürecebilecek kadar bilgiye ihtiyacı var mı? Yoksa ölür veya parçalanır dağılır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

o zaman her canlı kendine göre bir akıl sahibidir, diyebiliriz miyiz?Atomdan gezegene kadar herbirinin kendince bir görevi var ve o görevi sürdürecebilecek kadar bilgiye ihtiyacı var mı? Yoksa ölür veya parçalanır dağılır.

O zaman aklı yeniden tanımlamamız lazım. Canlının tanımını yapamıyoruz. Aklın nasıl yapacağız?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

neden deist oldum yazısını yazan arkadaş evreni canlı , hatta bizi yaratan varlık olarak kabul etmiş . neden olmasın dedim ben de .

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

evren canlı ise varlıkları o yapmışsa bu varlıkları yapacak ilmi nereden öğrenmiş. YAni matemetiği fiziği astromiyi, genetiği vs ilimleri nasıl öğrenmiş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

evren canlı ise varlıkları o yapmışsa bu varlıkları yapacak ilmi nereden öğrenmiş. YAni matemetiği fiziği astromiyi, genetiği vs ilimleri nasıl öğrenmiş.

Bilim demek istiyorsun sanırım. İlim Müslüman uydurmasıdır..

Evren insanda bilince ve akla kavuşan bir canlıdır. Bilim insanın üstün aklının eseridir. Ona empoze edilmemiştir. Onun eseridir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrenin canlı olmaması için akıllı bir yaratıcı tarafından cansız maddeden yaratılması gerekir. Yaratıcı cansız maddeye can vermiştir.

Eğer evrende canlılık kendi kendine ortaya çıkmışsa, bir yaratıcı olmadığı için, canlı olmak zorundadır.

Bunu başka bir alternatifi yoktur.

Evrenin canlı olmadığını iddia edenler bir Tanrı'nın varlığına inananlardır.

Biz evren canlıdır demekle Tanrı yoktur demek istiyoruz.

Tanrı yoktur.. Çünkü Tanrı'ya gereksinim yoktur.....

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

madde cansız mıdır? Madde nedir sorusunuz cevabın verebilen var mıdır.

Bilim demek istiyorsun sanırım. İlim Müslüman uydurmasıdır..

Evren insanda bilince ve akla kavuşan bir canlıdır. Bilim insanın üstün aklının eseridir. Ona empoze edilmemiştir. Onun eseridir.

ilim bilimim biraz daha geniş kapsamlısıdır. :)

bilim nasıl insanın eseri olsun. Var olan bir şeyleri buluyor. Kurulmuş bir düzeni keşfediyor. bu düzeni kuran bügünkü bilgisayarların hesaplayamayacağı işlemleri nasıl yapmış. bugün kü teknoloji ile yazılamayan hayat kitabı dediğimiz DNA ları nasıl yazmış. evrim falan hikaye Her canlı her ağaç yada her varlık hayat kitaplarındaki bilgiler doğrultusunda varlık alemine geliyor, yaşıyor ondan sonra bu dunyadaki varlığını bırakıyor. şunu bugünkü bilimle kesin biliyoruz ki bir canlının DNA sında ne varsa meyvesi o dur.

bu raslantıdır falan filan hikayeleri geçelim. Çünkü günümüzde akıllı olan hiç kimse buna inanmaz.

Bu programı yapacak yazacak bilgiye sahip olan biri mutlaka olmalı bu kim? evren mi, tanrımı, gelişmiş bir uygarlık mı, üstün bir uzay uygarlığımı bu kim? Bunca bilgiye sahip olan ki.

gezegenlerin yerlerini ayarlayan hızlarını ayarlayan kim?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

madde cansız mıdır? Madde nedir sorusunuz cevabın verebilen var mıdır.

ilim bilimim biraz daha geniş kapsamlısıdır. :)

bilim nasıl insanın eseri olsun. Var olan bir şeyleri buluyor. Kurulmuş bir düzeni keşfediyor. bu düzeni kuran bügünkü bilgisayarların hesaplayamayacağı işlemleri nasıl yapmış. bugün kü teknoloji ile yazılamayan hayat kitabı dediğimiz DNA ları nasıl yazmış. evrim falan hikaye Her canlı her ağaç yada her varlık hayat kitaplarındaki bilgiler doğrultusunda varlık alemine geliyor, yaşıyor ondan sonra bu dunyadaki varlığını bırakıyor. şunu bugünkü bilimle kesin biliyoruz ki bir canlının DNA sında ne varsa meyvesi o dur.

bu raslantıdır falan filan hikayeleri geçelim. Çünkü günümüzde akıllı olan hiç kimse buna inanmaz.

Bu programı yapacak yazacak bilgiye sahip olan biri mutlaka olmalı bu kim? evren mi, tanrımı, gelişmiş bir uygarlık mı, üstün bir uzay uygarlığımı bu kim? Bunca bilgiye sahip olan ki.

gezegenlerin yerlerini ayarlayan hızlarını ayarlayan kim?

Bu zırvalarla burada değil, din forumunda uğraşıyoruz. Seccadeni al ve din forumuna yönel. Orada savun bu saçmalıkları.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...