Jump to content
BRUTAL

Ateizm ne işe yarar?

Recommended Posts

Bir nesne x dalga boyundaki yansıtıp beynimizde bu x dalga boyundaki ışığın karşılığı olan rengi değil de y dalga boyundaki ışığın karşılığı olan rengi görüyorsa bu yanılsama olur. Yanılsama dışardan gelen etkileri beynin yanlış yorumlamasıdır.

dışarıda olmayan bir gerçekliği algılamak yanılsamadır..

ne x dalga boyunun ne de y nin bir renk vasfı yok..

rengi uyduran senin beynin

size şu videoları gösteriyorum, ted videosunun türkçe alt yazılısı sitesinde mevcut

anlamak için artık kaç defa izlersiniz bilemem

Renkler bize tamamen başka bir şey söylüyor: beynimizin aslında kendini dünyayı olduğu gibi görmek için geliştirmediğini.

Gerçekte beyin, dünyayı geçmişte faydalı olduğunu bildiği şekilde görmek için geliştirir.

Şimdi, bütün bunlar ne anlama geliyor?

Bu gösteriyor ki, hiç kimse çevreyi dışarıdan izlemiyor.

Tamam mı? Biz kendimizi oluşturan merkezi özellikler ile tanımlanmıyoruz.

Biz çevremizle ve çevremizle iletişimimizle, ekolojimizle tanımlanıyoruz.

Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

dışarıda olmayan bir gerçekliği algılamak yanılsamadır..

ne x dalga boyunun ne de y nin bir renk vasfı yok..

rengi uyduran senin beynin

Dışarda olan bir gerçekliği yanlış algılamak da yanılsamadır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen ya cevabın ne olduğunu bilmiyorsun yada salağa yatıyorsun.

Kendimi ispat etme çabasıymış, senin gibilere kendimi ispat etsem ne ispat etmesem ne? Ne geçecek elime?

Müslü mü zannediyorsun zannet. Deist mi olarak mı görüyorsun gör. Kısaca beni ne zannedersen zannet umurumda değil.

Bunlar saçma cevapları yada cevaplanamayan soruları düşünmeyeceğim, eleştirmeyeceğim anlamına gelmez.

Bak ne demişsin;

Kusura bakma ama senin evrimin ne olduğundan zerre kadar haberin olmadığı için cevap verildiğini de anlamıyorsun.

Gerçek bu. Yazdıkların bunun apaçık delili. Evrimi anlamamışsın. Daha doğrusu yanlış anlamışsın.

Daha neyi iddia etmek istediğinin bile farkında değilsin ki, cevabı anlayasın.

Kendini ispat etme çabasından ben nerde bahsetmişim be adam? Hatları karıştırdın galiba.

Tabi ki de umurunda olmayabilir. Gayet doğal. Benim de senin neye inandığın ya da inanmadığım umurumda değil.

Ama sinsilik ve takkiye ayrı. Dikkat et yaş tahtaya basma.

Eleştireyeceğin anlamına tabi ki gelmez. Ama sen eleştirmiyor, eleştiremiyorsun ki..Tek yaptığın "demogoji yapma.." vs.'den ibaret.

Cevap dediğin mesajlarına dön bir bak. Bir de cevap değildir dediğin mesajlara. Cevap değildir, ya da cevap vermedin demek de bir cevap değildir.

Açıkça eksiğin, katılmadığın yerin ne olduğunu belirtmelisin. Kuru sıkı "cevap yok" arkası boş. E bunu bir anlamı da yok.

dürte dürte en nihayetinde biraz kıpırdandın. Ama inan olsun daha fena olmuş. :) Forum acı söyler.

Konunun yerini de sapıttırıp buraya aktarmışsın ama devam edelim;

Aha cevap diye verdiklerin böyle kestirip atmak. Neden bu saatten sonra gelişebilmesi mümkün değil?

Sen ilgili başlıktaki #110'a baktın mı :) ..Bak:

"Bitkiler için bu saatten sonra, hayvanlara benzer bir hareket kabiliyetinin gelişmesi mümkün değil. Bu yönde evrimin mümkün olmadığı aşikar. Çok fazla değişim ve mutasyon ve süre gerek. Bu şekilde bile mümkün gözükmüyor. Zaten kollar en baştan ayrılması gereken yerde ayrılmış. Biri o yoldan gitmiş (hareket), diğeri bu yoldan."

Bak işte günlerdir tam da bundan bahsediyorum Cavalry. Canlı canlı yakalandın. Kendi elinle pişti oldun..Ya okumuyorsun ya da okuduğunu anlamıyorsun. Ondan sonra da takılmış plak gibi cevap vermedin cevap yok diye mızmızlanıp duruyorsun. Ki bence mızmızlanmak ta değil. Gayet de şark kurnazlığı: bu sayededir ki gerçek bir cevap yazmak zorunda kalmıyorsun! Bu düpedüz -senin tabirinle- "salağa yatmak" oluyor işte. Yine de bir kez daha en baştan anlatalım. Daha da detaylı. Sen kaçınılmaz şekilde anlayana kadar. Hani cevap yok(!) dediğin mesajlarda kamuflajlı böcekleri anlattığımız gibi. ;)

insanda ya da mesela zürafada zürafada larynx(gırtlak) siniri neden bu şekildedir? Yani köpekbalığında durum gayet makul iken yani gırtlak sinir dolambaçlı bir yol izlemez iken, insanda fazladan yaklaşık 4,5 cm, zürefada ise tamı tamına 4,5 metre fazladan dolaşır?

Şimdi senin ya da senin kafanda evrimi anlamamış birinin soracağı soruyu soralım: Gırtlak siniri neden fazladan 4,5 metre dolaşıyor da hemen yanı başındaki gırtlağa bir çırpıda uzanıvermiyor? Öyle ya, üstelik bu ağaçların yürümesinden de çok daha kolay birşey? Zürafalar bu handikaptan ötürü ancak alçak inilti ve melemeler seslendirebilirler.

Cevap şu: mutasyonlar ve marjinal maliyet. Canlılıkdaki her ek birimin ek bir metabolik yük getireceğini daha önce belirtmiştik. Doğal seçilim çizim tahtasında geriye dönüp silerek işleri yeni baştan düzenlemez. Zürafanın boynu uzadıkça aşağı doğru inen gırtlak sinir iplikleri, kendilerini vagus yığınından kurtarıp, aradaki ufak boşluğun üzerinden "zıplayarak" gırtlağa erişen bir mutant bireyin, bu mutasyonu geçirmeyen rakiplerine kıyasla daha iyi hayatta kalabileceği bir noktaya yaklaşmış olabilir. Ancak bu "zıplayışı" gerçekleştirmek için gereken mutasyon, embriyonik gelişimde çok büyük (hatta ayaklan­ma niteliğinde) bir değişikliğe sebep olurdu. Zaten çok büyük ihti­malle bu gerekli mutasyon (tam da gerçekleşmesinin gerektiği anda) gerçekleşmezdi. Büyük mutasyonlar büyük sorun demektir. Büyük mutasyonlar genellikle ölümcüldür. Hem "isabetli" hem de "tam zamanında olma olasılığı" ise daha da düşüktür. Bu yüzden büyük ve tek bir mutasyon yerine, ufak mutasyonlar, kademeli maliyet artışı ve dolambaçlı yol kendine yol bulabilmiştir. Birikimli seçilim..Birikimli seçilim!

Ağaçların ayağa kavuşmasından görece çok daha kolay olması gereken böyle bir değişikliğin bile doğal seçilim ve evrimin darboğazlarına takıldığını düşünürsek, var sen ağaçların ayak bacak geliştirmek için yaşayacakları meşakati düşün. Gençbakış hemen aşağıda gerekli ve kısa cevabı vermiş zaten. Bak ne demiş:

"Hayvanlarda gelişmiş bir kas sistemi var. Çok gelişmiş bir dolaşım sistemi var. Çok daha gelişmiş bir sinir sistemi var."

Bir ağacın ya da bitkinin uzaktan yakından bunla alakası var mı? Ağaç tamamen farklı, görece daha basit ve aynı zamanda "daha verimli" bir düzeneğe sahip. Hayvanlardaki sistemi yeniden kurmak ne kadar zaman, zahmet ve maliyet gerektirecek, az biraz idrak edebiliyor musun? Kaldi ki, neticede ortaya çıkacak olan şey yine bir çeşit"hayvan" olacak. E onunda zaten yapılmışı var? Zaten iş bölümü olmuş bitmiş. Geçmiş olsun..Sana o kadar biyokütle bağlamında da anlatmaya da çalıştık. Bitkilerle bakteriler tek başlarına zaten zaten dünyadaki biyolojik kütlenin %90'ını oluşturuyorlar, yani dirimbilimsel(biyolojik) anlamda haddinden fazla başarılılar, ayağa bacağa neden ihtiyaç duysunlar dedik. Anlamadın. Bu iş istemekle olmaz. Ayak bacak istiyorum deyip de oluşmaz. Evrimde senin anladığın anlamda bir ereksellik, neden-sonuç ilişkisi yoktur dedik. Gene anlamadın. Bitkiler ortaya çıkıp yayılmaya başladığında doğal ortam, habitat ya da niş zaten alabildiğine boş idi. Bitkiler bundan faydalanıp alabildiğine yayıldılar, işi bitirdiler. Biyolojik nüfus artıp niş dolduğunda ise bitkiler biyolojik uzamda artık geri dönemeyecek kadar uzaklara gitmişlerdi. Ki, neden geri dönsünlerdi ki?

Hem bu öncesinde gelişmiş olabileceği anlamına geliyor nerede fosiller? Hayvanlar kamuflaj geliştirip bitkilere benziyebiliyorsa, neden bi agaç dur lan bende şu yırtıcıya benzeyim de kimse bana yaklaşmasın beni yemesin diye evrilmemiş?

Neden karada ağır aksak da olsa yürüyebilen aynı zamanda fotosentez yapabilen bir hayvan yok?

Balinalar da körelmiş ayaklar varsa, neden hiçbir hayvanda fotosentez yapan deri hücrelerine dair kanıt yok?

Hayır bu soruların mantıklı olduğunu sende biliyorsun. Müslülerin yobazlığının tutmasından ateistin yobazlığının tutması çok daha beter.

Sorduğun soruların komikliğinin farkında bile değilsin. Bunu kabalık ya da laf sokmak için söylemiyorum. Ama olan bu. Maalesef.

"Bu öncesinde gelişmiş olabileceği anlamına gelir" gibi komik bir önerme ortaya atıyorsun, sonra da "nerede fosiller diye" celalleniyorsun.

Önerdiğin şeyin komikliği bir yana, literatürün hiçbir yerinde böyle birşey yazmıyor? Zaten bu o kadar anlamsız ki, aklı başında kimse bunu düşünmez bile. Söylediğin şey eşyanın tabiatına aykırı. Sen resmen, bitkler neden hayvan olmamış diye soruyorsun. Ağaçların kamuflaj gelştirmesi? =)=)=)

Yine anlamadığın nokta işte diğer konuda düğümleniyor. Canlılık dur şunu yapayım, dur bunu yapayım diye evrim geçirmez. Böyle bir sebep sonuç ilişkisi yok.

Sebep: Dur şunu yapayım. Sonuç: Evrim..İşte böyle bir şey yok. Balinalardaki körelmiş ayaklarla fotosentez yapan deri hücresinin hiçbir alakası yok ki.

Nasıl desteksiz salladığının, cahil soruları sorduğunun farkında bile değilsin.

Kendi kendine bir element uydurup, sonra da hesabını soruyorsun. Her durumda "doğal seçilimle evrimin böyle bir öngörüsü yok" o yüzden cevap vermesini gerektiren bir durum da yok. Varsa çıkar literatürü göster. İşte halep, işte arşın.

Bak şunu söyleyeyim: senin bu yürüyen ağaç, kamuflaj yapıp hayvana benzeyen ağaç, ve fotosentez yapan deri önermelerin, cahil müslümanların "o zaman şimdiki maymunlar neden insan olmuyor sorusundan bile daha büyük bir devrimdir. Gerisini sen anla.

İnsan bir kere şunu akıl eder: hareket eden birşeye nasıl kamuflaj yapabilirsin. Adam hareket ediyor yahu. Kamuflaj yapan bitkiler sabit birşeye benzeşiyor. Önerdiğin şeyin anlamsızlık ve olanaksızlığını farkettin mi?

Yani hülasası: Sorduğun sorular tabi ki mantıksız. Hatta mantıksızlık ne kelime, tam bir deli saçması.

Evrim gerçektir, ama nasıl olduğunu açıklayamıyoruz bumudur olay? Onca bilim adamı salak mı labaratuarlar da belli başlı mineralleri karıştırıp canlı bir organizma üretmeye çalışıyorlar?

Hoş böyle bir çalışmanın bile yürütülmüş olduğundan bile bir habersindir.

Hayır bu değildir. Tabi ki değildir. Evrim teorisi bigbang'den bile daha güçlü, sağlam bir teoridir. Teorisi kapı gibi, öngörüleri tam isabetli, deneylere yanıtı da muhteşemdir.

Canlı bir organizma oluşturmaya çalışıyorlar dediğin urey-miller deneyi mi? Umarım değildir.=)

Senin kendinin bile detayını veremeyip, kaynak gösteremeyip, anonim bir şekilde ortaya atarak kastettiğin şeyin ne olduğunu ben nerden bileyim be mübarek. iyicene ilkokul düzeyi sidik yarışı psikolojisinde girdin. De bakalım hele neymiş bu canlı üretme işi. Kaldı ki bunun salaklıkla ne alakası var, anlayan beri gelsin. Elin değmişken onu da bi deyiver hele.

Hepsini geçtim zatı muhterem bi açıklayıver.

Evrim üreme yeteneğini kazanmış her canlıyı yetişkin olarak kabul edermi yoksa etmezmi? Cevabı sende biliyorsundur eder.

Bu küçük yaş da evilikleri haklı mı çıkarır?

Yarın öbürgün bir sapık yakalanıp sorgusunda Neden bu kızlara tecavüz ettin diye sorulduğunda; "İnsanlığa hizmet için yaptım doğal seleksiyon'un gelişmesine katkıda bulunmak için" derse suratındaki doğal seleksiyon savunma ifadesi ne olur cahil beyinsiz.

Şöyle diyeyim: cahil beyinsiz biri bile böyle bir soru sormaz. Ama ağaçlar neden yürümüyoorr, hesap verinn..! diye yellenen adamdan da herşey beklenir.

Evrimin böyle bir nosyonu, söylemi yoktur ki. Bunu olsa olsa biyoloji söyler. Ki orda da böyle bir hadise olduğunu zannetmiyorum. Üreme yeteneği kazanmış canlı, üreme yeteneği kazanmış canlıdır. Hepsi bu. Demogoji yapma. =) Evrime dair olmayan, hatta varolduğu bile şüpheli birşeyi evrime aklın sıra maletmeye çalışma. Biyoloi ya da evrim üreme yeteneği kazanmış canlılara gidip tecavüz edin mi diyor? Bu nasıl bir zorlama bir saldırganlıktır be adam? Gene kafandan bir element uydurup, uydurduğun şeyin hesabını bizden soruyorsun. O adama ancak sen doğal seçilimden bir bok anlamamışsın, aynı cavalry gibi denir. aldın mı cevabını!

Doğal seçilime hizmetmiş! Sen harbi kafayı peynir ekmekle yemişsin. Sapık mısın, bunlar ne cins fantezilerdir anlamadım. Doğal seçilimin gelişmesine katkıda bulunmak ne demek yahu? Cevap: Hiçbirşey demek. Sadece nereden ısıracağını şaşırmış cahşl cühela bir beynin ürünü element üretimi.

Bre cahil adam meksika körfezine düşen meteoru ben mi fırlattım da dinazorları yeryüzünden sildim?

Yada ondan önce yeryüzünün görmüş geçirmiş olduğu en büyük sismik aktiviteyi gerçekleştirip yanardağ patlamasını yaptım da yeryüzüne güneşin ulaşmasını engelledim. Hayvanların tümünü neredeyse yeryüzünden sildim? İsmini tam olarak hatırlayamadım bu olayın nette ararsan bulursun. Hatta bu olay jurrasic olayından bile daha vahim sonuçlara yol açmıştır.

Eee dediğin gibi armut piş ağzıma düş olayı yok git araştır.

Sebep; yanardağ patladı.

Sonuç; adaptasyon sağlayamanlar yeryüzünden silindi.

Hayır bunu kendiside söylüyor ama "Evrim sebep sonuç ilişkisi ile çalışır" mantığını kavrayamıyor. Amacı sırf demogoji sırf muhalefet.

Aslında annen ile babanında seni dünyaya getirmek gibi bir amacı yokmuş ama sen tesadüf eseri doğmuşsun. Yazdıklarından bu anlam çıkıyor.

Bak bi sebep sonuç ilişkisi daha çıktı. Hala saçmalıyor.

Bunu cevabını hem daha önceki mesajlarda, hem de bu mesajın içinde verdik zaten. Hani "cevap verilmemiş" dediğin, "demogoji yapıyorsun" deiğin mesajlardan birilerinde. ;)

Kastedilen şey: Karmaşık bir şeyin "sürece ilişkin edinilen bir bilgiye sahip olmaması" durumu.

Kastedilen şey: ağaçların; aha ad kol bacak yapayım deyip yapmama durumu.

Kastedilen şey: böceklerin aha du bş kamuflaj yapayım diyerek yapmama durumu.

Kastedilen şey: süreçte ereksellik-amaç olmadığı. Sadece sürecin olduğu.

Kastedlen şey: Sebep: Dur şunu yapayım. Sonuç: Evrim..İşte böyle bir şey yok.

Lamark'çı yaklaşım yok.

Üzerine söylecek sözün varsa söyle. Yoksa sus, daha fazla örselenme.

Sen şimdi konuyu saptırıp, bambaşka bir yere getirmeye çalışıyorsun. Diğerinden ümidini kestin sanırım.

Hepsi bir yana da; allem ettin, kallem ettin, yine de armudu pişirtip ağzına düşürttün ya, helal olsun sana cavalry kardeşim.

Yalnız armut baya büyük, ağır ağır ye.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlkel dünya. Ortalıkta oksijen yok. Bol bol karbondioksit ve gani gani sığ kıyılar var. Canlılık yeni ortaya çıkmış. Ürer, çoğalır, daha iyi fotosentez yapan ayakta kalır. Her şey güzeldir.

Ama CO2 azalır, fotosentez yapa yapa tükenir, atmosfer oksijen dolar. Sığ yerlerde de herkese yetecek kadar güneş görecek alan da kalmamıştır.

Ama ortamda oksijen vardır, hemde hazır üretilmiş şeker dolu bitki dediğimiz şeyler. Eğer bitkileri yiyebilirsen, fotosentez yapmana ihtiyaç kalmaz. Hayvan denen şey çıkar ortaya. Fotosentez yapması gerekmeyen, bitki yiyen canlılar. Ama bitkiyi yediğinde tükenir, hareket etmek, bir diğer bitkiyi bulup yemek zorunda bu canlılar.

Sonuçta, işin başında bitkiler zaten vardır, sonradan çıkan onları yemek zorunda olan hayvanlardır. Bu noktada gidip, bitkilerin hayvan gibi olması aptalca bir şeydir. Çünkü, avantajlı olan onlardır. Onların işgal ettiği güneş alan yerleri ve kıt olan karbondioksiti kolayca kullanıp basitçe yaşayıp gitmektedirler.

Şimdi gidip, hal böyleyken, amanda bitkiler niye hareket etmiyor demek, ahmak, dangalak ve gerzeklerin işidir. Ne işi var bitkinin, gereksiz yere yürümek vs. için adaptasyon geçirip, rahatını bozsun? Eee, hayvanlar fotosentez yapsın diyor ya aynı mankafa. Yapabilseler yapacaklar, ama nerde yapacak güneş, su, mineral vs., bitkilerden sana kalıyor mu ki yapasın?

Ve bu yüzden, dünyada ilk hayvan çıktığı günden bu yana, canlıların %90'ı bitkiler. Bitkilerin aleminde hayatta kalmaya çalışan ve her durumda bahtsız bedeviyi oynayan hayvanlarda, sağ kalmaya debelenip duruyorlar işte.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aynı içeriğe sahip olduğu için birleştirildi diyordun, şimdi de çöp başlık diyorsun.

ya sen ne zaman bana cevap verebildin ki, en son çare tehtid edip duruyorsun, sonra kimse görmesin diye yazılanları siliersin, en son da beni sebepsiz yere atarsın

Sen kimsin çocuğum? Sana neden cevap verme gereği duyayım? Ben çöpden ibaret yazı görürsem silerim. Atılman gerekiyorsa seni atarım. Hatta forumu kirlettiğin için şimdi bile atmam gerek. Senin tohumuna para mı verdim?

ahlak konusu mu ateizm ile alakalı değil, git o zaman hacının ahlakla ilgili tüm başlıklarını sil, özgür irade ateizmin konusu mu değil, ya da hayatın anlamsız olması mı ateizmi ilgilendirmiyor?

bu forumdaki konuların %90 'ı bunlara ait, neyin kafasını yaşıyorsunuz siz?

Ahlak'ın Ateizm'i ilgilendiren bir noktası yok. Bir ahlaksız da Ateist olabilir. Haci'nın başlık açması kandini ilgilendirir, forumun görüşünü yansıtmaz. Git o başlıklarda ona cevap ver. Aklına gelen her cümle ile başlık açamazsın. Açarsan kirlilik sayar silerim, seni de forumdan atarım. Kirlilik yaratma, son uyarımdır...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen ve senin gibilerin yaptıkları insanları ötekileştirmektir. Sizin gibi düşünmeyenleri saçmalamakla suçlamak, herşeyi kendinin doğru bildiğini sanmak, doğru olabileceğini sorgulamamak, yaftalamak. Bunlarında ilerisine gidip mal, salak, cahil, öküz, embesil gibi ithamlarda bulunmak .

Bırakın bu tür yaklaşımların düşünen, sorgulayan bir insanı ateist yapabileceğini senin gibi yobaz ateistler insanları müslüman yapar.

Bilim adamları şayet derse ki; Yok olmaz öyle şey! saçmalık! hayal ürünü.. O zaman kimse birşeyi araştırmaz, bilim de bugünkü seviyelerine gelemezdi.

Çok şükür bir takım yobaz ateistler gibi olan bilim insanları yok.

Bilim bu şekilde işlemez işleyemez.

İlk önce hayal etmekle başlarsın olaya. Hayal insanı düşündürür düşünmek sorgulamayı beraberinde getirir sonra sorgulamaya başlarsın...

Sorgulamak hipotezleri teorileri geliştiririr.

Nitekim Einstain'ın bir sözü vardır. "Herşey hayal etmekle başlar"

Kimbilir belkide bizim bu tartıştığımız konuları okuyan biri ileride evrimi çok daha sağlam temellere dayandırır yada tam tersi yerle bir eder?

Bilim birşeyin aksi ispatlanıncaya kadar onu doğru sayar. Bu bağlam da bilimin bir dini olsaydı agnostik olurdu.

Bilim de bilim lülülü diye saçmalayan yobaz ateistlere ayrıca duyrulur.

"Bitkiler için bu saatten sonra, hayvanlara benzer bir hareket kabiliyetinin gelişmesi mümkün değil. Bu yönde evrimin mümkün olmadığı aşikar. Çok fazla değişim ve mutasyon ve süre gerek. Bu şekilde bile mümkün gözükmüyor. Zaten kollar en baştan ayrılması gereken yerde ayrılmış. Biri o yoldan gitmiş (hareket), diğeri bu yoldan."

Çok basit sığ ve yüzeysel bir cevap.

Evrimi cidden asıl sen anladığına eminmisin? Evrim de herşey mümkündür. Evrim pekala başka bir gezegen de azot soluyan sıvı metan içen canlılar olabilir der.

Şu cevabından sonra cevap bile vermeye gerek yoktu ama devam edelim...

Ağaçlarında kolları olabilirdi kendisini yemeye çalışan hayvanları tokatlardı ne güzel. :lol:

"Hayvanlarda gelişmiş bir kas sistemi var. Çok gelişmiş bir dolaşım sistemi var. Çok daha gelişmiş bir sinir sistemi var."

Hadi böyle olduğunu düşünelim. Herşeyin eşit şartlar da olduğu evrimin ilk zamanlarında dediklerim pekala olabilirdi. Olmamış diyelim başladığına dair de bir kanıt yok.

Bitkiler ortaya çıkıp yayılmaya başladığında doğal ortam, habitat ya da niş zaten alabildiğine boş idi. Bitkiler bundan faydalanıp alabildiğine yayıldılar, işi bitirdiler. Biyolojik nüfus artıp niş dolduğunda ise bitkiler biyolojik uzamda artık geri dönemeyecek kadar uzaklara gitmişlerdi. Ki, neden geri dönsünlerdi ki?

Karaya ilk önce bitkiler çıktıysa, hayvan çeşitliliğinden bitki çeşitliliği neden daha az? Nitekim böcek çeşitliliğinin bu kadar çok olmasının nedenini evrim milyonlarca yıldır dünyada olmalarına bağlıyor. Ama bu iki argüman birbirine tamamen zıt...

Evrime göre karaya ilk bitkiler çıktı sonra hayvan türleri. Bu hayvanlar onların gölgelerinde serinlemek için çıkmadılar ki? Onları yemek tüketmek için çıktılar. Bitkilerin evriminin hayvanların evriminden çok daha karmaşık olması gerekirdi.

Doğal seçilim çizim tahtasında geriye dönüp silerek işleri yeni baştan düzenlemez.

Evet başlar hemde nasıl başlar mevcut gen huvuzundaki çeşitlilikten herhangi bir kıtlık durumunda çok daha iyi sonuçlar çıkarabilir.

Sen resmen, bitkler neden hayvan olmamış diye soruyorsun. Ağaçların kamuflaj gelştirmesi? =)=)=)

Evet aynen bitkiler neden hayvan olmamış diye soruyorum. Çok cahilsin. Bir ağaç, kaplan yada leopar kamuflajı geliştirir, bu hayvanların yaşadığı yerde senin zürafalarının hiçbiri onları yemeye cesaret edemezdi.

Şimdi sen kamuflajı sadece görüntü olarak düşünürsün. Kokuda bir kamuflajdır. Bir ağaç leopar kokusu salgılasa ceylan'ın zürafa'nın tillahı ona yaklaşmazdı. Ağaç da yenmezdi...

Bak şunu söyleyeyim: senin bu yürüyen ağaç, kamuflaj yapıp hayvana benzeyen ağaç, ve fotosentez yapan deri önermelerin, cahil müslümanların "o zaman şimdiki maymunlar neden insan olmuyor sorusundan bile daha büyük bir devrimdir. Gerisini sen anla.

Sorunun cevabı 1 satır üstte. Ama senin anlayabilme becerin o kadar kısıtlı ki...

O zaman şimdiki maymunlar neden insan olmuyor olayını ironi olarak görüyorum dalga geçmek tii'ye almak için çıkartılmış olabilir.

Canlı bir organizma oluşturmaya çalışıyorlar dediğin urey-miller deneyi mi? Umarım değildir.=)

Senin kendinin bile detayını veremeyip, kaynak gösteremeyip, anonim bir şekilde ortaya atarak kastettiğin şeyin ne olduğunu ben nerden bileyim be mübarek. iyicene ilkokul düzeyi sidik yarışı psikolojisinde girdin. De bakalım hele neymiş bu canlı üretme işi. Kaldı ki bunun salaklıkla ne alakası var, anlayan beri gelsin. Elin değmişken onu da bi deyiver hele.

Hayır o deney değildi. İzlediğim her belgeselin içindeki labaraturların bilim insanlarının adlarının kayıtlarını mı tutacağim yoksa ezberleyecekmiyim? Kaç yıl önce izlediğim bir belgeseldi yılını bile hatırlamıyorum. Urey-miller deneyine şöyle bir baktımda, "2008 yılının Ekim ayında, yeniden analizi[6] yapılan deneyin malzemelerinin, düzenek içinde 5 değil 22 tane amino asit ürettiği yayınlanır." yazıyor.

Evet 22 amino asitle yapmışlardı bunu hatırladım. Demekki 2008-2010 yıllarında izlemişim.

Evrimin böyle bir nosyonu, söylemi yoktur ki. Bunu olsa olsa biyoloji söyler. Ki orda da böyle bir hadise olduğunu zannetmiyorum. Üreme yeteneği kazanmış canlı, üreme yeteneği kazanmış canlıdır. Hepsi bu. Demogoji yapma. =)

Evrim ile biyoloji'yi birbirinden ayıran ilk seni görüyorum. Dur daha neler göreceğiz bakalım. Cahilliğin sınırlarını 1 puan daha aştın.

Evrimin üzerinde tam olarak düşünmeyip, sırf sağdan soldan okudukları ile evrimi katıksız savunan tipik bir yobaz ateistsin.

Evrim üreme yeteneğini kazanmış her canlı'yı yetişkin olarak görür.

Evrimin açıklayamadığı çok fazla soru var düşünürsen 10'larca değil 100'lerce değil 1000'lerce olduğunu görürsün.

Şimdi git ve doğru bildiğin ama üzerinde hiç düşünmediğin yanlışları yeni ateist adaylarına yada yobaz ateistlere yedirmeye çalış.

tarihinde Cavalry tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cavalry,

Evrim metan soluyan canlılar olabilir falan demez.

Evrim bir sihir değil. Fizik yasalarına tabi. Belirli mantık ölçüleri var. Ağaçlardan kol, bacak çıkmaz. Sebebini açıkladık.

Kimseyi kimseden üstün görmüyoruz, bilgisizliği asla kınamayız, ki ben de buralardakilerin çoğuna göre bilgisizim. Ancak size cevap verdiğimiz halde "ulan nasıl da kapak yaptım, hadi bunu da cevaplayın" demeniz hayli ilginç. Evrim öyle işlemiyor. Ağaçlar neden yürümüyor demekle maddenin %99'u boşluksa nasıl oturuyoruz demek eşdeğerdir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrim yaşamın dünyada mı başladığını yoksa uzay'dan mı bile geldiğini açıklayamıyor ki...

Evren de yalnızmıyız? Başka gezegenlerde hayat var mı? Uzaylılar gerçek mi? Uzaylılar aramızda mı? Diye türlü türlü programlar yapılıyorken, üstelik bu programları yapanlar belgesel kanalları.

Şayet siz günün birinde uzay da başka bir gezegen de evrimleşmiş bizden daha zeki bir canlı türünün bizi ziyaret ettiğinde, bizim gibi oksijen soluyup karbondiyoksit vereceğini düşünüyorsanız aklınız ile ilgili ciddi problemler var demektir.

"ulan nasıl da kapak yaptım, hadi bunu da cevaplayın" demeniz hayli ilginç.

Böyle bir düşüncem olmadı. Neden sorulara abuk sabuk cevaplar vermeye çalışmanız şimdi anlaşılıyor. :blink:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen kimsin çocuğum? Sana neden cevap verme gereği duyayım? Ben çöpden ibaret yazı görürsem silerim. Atılman gerekiyorsa seni atarım. Hatta forumu kirlettiğin için şimdi bile atmam gerek. Senin tohumuna para mı verdim?

Ahlak'ın Ateizm'i ilgilendiren bir noktası yok. Bir ahlaksız da Ateist olabilir. Haci'nın başlık açması kandini ilgilendirir, forumun görüşünü yansıtmaz. Git o başlıklarda ona cevap ver. Aklına gelen her cümle ile başlık açamazsın. Açarsan kirlilik sayar silerim, seni de forumdan atarım. Kirlilik yaratma, son uyarımdır...

Seni çok mu aradılar ya, daha çöp dediğin konuların içeriğini anlamaktan acizsiz.

Ben bu forumda ''ateist ahlaksız da olabilir'' diyenlerin başında geliyorum.

Hatta -senin aksine- bunu dile getirdiğim için beni hacı atacak, çünkü bunu diyen ateist istemiyor forumda..

İroniye bakar mısınız nasıl bir ortamda yazışıyoruz..

Ben ateistin ahlaklı veya ahlaksız olup olmayacağını sorgulamadım.

Bir ateistin ahlakını veya ''ahlaksızlığını'' mutlak bir doğrulukta temellendiremeyeceğini savladım.

Ateizmin ahlak dayatamayacağını iddia ettim.

Yani aynı şeylerden bahsettiğimize göre, kendi görüşüne çöplük diyorsun(:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dışarda olan bir gerçekliği yanlış algılamak da yanılsamadır.

bu nasıl bir kaçamak cevap? renklerin yanılsama olduğunu anladın mı yoksa hala dış dünyanın renkli olduğunu mu savunuyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Seni çok mu aradılar ya, daha çöp dediğin konuların içeriğini anlamaktan acizsiz.

Ben bu forumda ''ateist ahlaksız da olabilir'' diyenlerin başında geliyorum.

Hatta -senin aksine- bunu dile getirdiğim için beni hacı atacak, çünkü bunu diyen ateist istemiyor forumda..

İroniye bakar mısınız nasıl bir ortamda yazışıyoruz..

Ben ateistin ahlaklı veya ahlaksız olup olmayacağını sorgulamadım.

Bir ateistin ahlakını veya ''ahlaksızlığını'' mutlak bir doğrulukta temellendiremeyeceğini savladım.

Ateizmin ahlak dayatamayacağını iddia ettim.

Yani aynı şeylerden bahsettiğimize göre, kendi görüşüne çöplük diyorsun(:

Sen hastamısın, hastalıkmısın? Yoksa memenjit falan mı geçirdin?

Sen Ateizm'e düşman bir derbedersin. Her başlığın buram buram Ateizm düşmanlığı kokuyor.. O nedenle aklına gelen cümlelerle başlık açıyorsun.. Kah ahlak, kah başka bir şey.

Sana aklına gelen her cümleyle başlık açıp forumu kirletme diyorum, sen bana soytarılık yapıyorsun...

Yok Haci böyle demiş, yok haci böyle söylemiş... Bizim kıstasımız haci değil, Haci'yı örnek verip durma..

Benim çenemi de yorma, seninle uğraşmam, atarım...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen hastamısın, hastalıkmısın?

Sana aklına gelen her cümleyle başlık açıp forumu kirletme diyorum, sen bana soytarılık yapıyorsun...

Seninle uğrşamam atarım, hatta haci atmadan önce atar, pisliği temizlerim...

Veya neden duruyorum ki, hemen atıp forumu senden kurtarayım...

Sana her açtığım başlığın çöplü olmadığını ispatladım, hatta birini kendi sözlerinle ispatladım.

Adamsan bu iletileri silme de millet admin nasıl göt edilir görsün hahaha..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bu nasıl bir kaçamak cevap? renklerin yanılsama olduğunu anladın mı yoksa hala dış dünyanın renkli olduğunu mu savunuyorsun?

Dış dünyada renk olup olmadığını anlamak için insan zihninden bağımsız bir dış dünya modeli olması lazım elimizde. Böyle bir model olmadığına göre...

Kırmızı dediğimiz nesne neden kırmızı dediğimiz ışığı yansıtıyor da diğerlerini emiyor? Neden nesneler ışığı farklı farklı yansıtıyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sana her açtığım başlığın çöplü olmadığını ispatladım, hatta birini kendi sözlerinle ispatladım.

Adamsan bu iletileri silme de millet admin nasıl göt edilir görsün hahaha..

Bir bok ispatlamadın, yazdıkların da silinmeden duruyor... Ama ben sana çene yormak yerine bizzat seni çöpe gönderiyorum... Başka işim mi yok?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dış dünyada renk olup olmadığını anlamak için insan zihninden bağımsız bir dış dünya modeli olması lazım elimizde. Böyle bir model olmadığına göre...

Kırmızı dediğimiz nesne neden kırmızı dediğimiz ışığı yansıtıyor da diğerlerini emiyor? Neden nesneler ışığı farklı farklı yansıtıyor?

Öyle bir sistem var, örneğin ölçüm aletleri. Biz fotonun özelliklerini biliyoruz ancak renk diye bir özellik yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öyle bir sistem var, örneğin ölçüm aletleri. Biz fotonun özelliklerini biliyoruz ancak renk diye bir özellik yok.

Fotonda renk olup olmadığı nereden biliniyor? Fotoğrafı mı çekilmiş?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Renk diye bir şey yok.

Dalga boyu var, frekans var, renk yok. Fotonları meleklerin hareket ettirmediğini nereden biliyoruz?

Dalga boyu var, frekans var ve onlara karşılık gelen renk de var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...