Jump to content
BRUTAL

Ateizm dış dünya hakkında kesin konuşabilir mi?

Recommended Posts

Bilim ne diyorsa ateizm de onu der. Bilim ateizmin şaşmaz rehberidir. Ateizm bilim dışına çıkmaz. Bilimi tek yol gösterici kabul eder ve başka yol gösterici iddialarına metelik vermez. Dönüp bakmaya bile tenezzül etmez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani, bir kapıya varıp, onu açtığınız zaman algılamak için yapmak zorunda olduğunuz şey tespitler yapmaktır.

Odanin buyuklugune dair, duvarlarina, yuksekligine ve odadaki nesnelere dair binlerce tespit.

Gördüğünüzün yuzde doksan dokuzu göze yansıyan değildir. Sizin o oda hakkindaki cikarimlarinizdir.

O halde, acikca diyebilirim ki; "Dusunuyorum, oyleyse varim." Fakat, "Dusunuyorsunuz, oyleyse varsiniz." diyemem.

Çunku siz benim algi sinirim icindesiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Renkler bize tamamen başka bir şey söylüyor: beynimizin aslında kendini dünyayı olduğu gibi görmek için geliştirmediğini.

Gerçekte beyin, dünyayı geçmişte faydalı olduğunu bildiği şekilde görmek için geliştirir.

Şimdi, bütün bunlar ne anlama geliyor?

Bu gösteriyor ki, hiç kimse çevreyi dışarıdan izlemiyor.

Tamam mı? Biz kendimizi oluşturan merkezi özellikler ile tanımlanmıyoruz.

Biz çevremizle ve çevremizle iletişimimizle, ekolojimizle tanımlanıyoruz.

Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dolayısıyla "gerçekten", yalın bir güven ile kullanabileceğimiz bir kelime değil.

Eğer nötrinonun, nötrino-boy atalarından evrilmiş bir beyni olsaydı, kayaların gerçekten boşluktan ibaret olduğunu söylerdi.

Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.

Bir hayvan için "gerçekten", beynin hayvanın hayatta kalması için ihtiyacı neyse odur,

farklı türler farklı dünyalarda yaşadıkları için de, rahatsız edecek kadar çeşitli "gerçekten"ler ortaya çıkar.

Gerçek dünya olarak gördüğümüz şey yalın dünya değil, dünyanın, algının sağladığı verilerle düzenlenen ve ayarlanan bir modelidir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili mrdragon;sizin ve sizin gibi agnostiklerin septik düşüncelerinize saygı duyuyorum..Bu tarz düşünce,tabi ki bilimseldir ama şu bizim Tanrı kavramı tüm bunların dışındadır..Tanrı kavramını bilinemez olarak aktardığınız zaman,Tanrı'nın arkasına sığınıp mesela haçlı seferleri yapanlara dolaylı da olsa destek vermiş olursunuz..Ya haçlı seferlerine karşı çıkacaksınız,ya da bu insanların yanında yer alacaksınız..Agnostikler haçlı seferlerine karşılarmış gibi dururlar ama Tanrı kavramına ''bilinemez'' diyerek Tanrı'yı yaşatırlar ve böylelikle Tanrı'ya inananların yanında yer almış olurlar..

Uçan spagetti canavarının var olup olmadığı bilinemez..Tanrı'nın var olup olmadığı bilinemez..Ne fark var bu cümlelerde?

Hiç bir fark yok..Aynı zırva..

Tanrı,insanların yerleşik hayata geçtikten sonra,içinde yaşadıkları toplumu bir arada tutmak için uydurulmuş bir kavramdır/hayaldir..

Bu hayali kesin olarak reddedemiyorsanız,siz de bir hayalperest olursunuz..

Ben sizin hayaletlere inan(a)mayacağınızı çok iyi biliyorum..Bırakın artık,hayaletlere inananların hayaletlerinin bilinemez olduğu düşüncesini..

Bence, düşünce potansiyeli bu kadar düşük insanların yüzdesine bakıp, din altında yaşarlarken onlara tanrının olmadığını öğretmek asıl mucizedir Nolan.

Yakın çevremde ateist olan 1 insan var. Gerisi bir şekilde tanrıya inanıyor. Müslüman, hristiyan, deist. Agnostikte yok çevremde.

Bana bir tanrı varsa, bu kadar abidik, aptal tasarlanmış, dillere muhtaç, insanlığın elinde oyuncak olamaz demek daha kolay geliyor ve tartışırsam tanrılarının putluğu üzerinden hareket etmek beni avantajlı duruma getiriyor.

Farkındaysanız, savundukları tanrılar kitap sayfalarına hapis olduğu gibi, asla eyleme dönüşemediklerinden dolayı, savunucusunun dilinde yaşayan bir put olarak karşınızda duruyorlar.

Tanrı hiçbir şeye muhtaç değildir diyenlere; tonla peygamber gönderip, yöntem geliştiremeyip onların diline bile muhtaç kalan, olmadı kitap bastırma denemeleri yapıp sürekli batırıp sonra da arapça bir kitabın içinden çevrende gördüğün nice cehalet içinde yüzen arabı yaşatan tanrıdan mı bahsediyorsunuz diyebiliyorum. Bırak onu senin diline bile muhtaç o tanrı, sen sussan anında yok olacak kıçını yırtsan da tek bir eylem yapamayacak, el ele verseniz de tüm dini ritüelleri gerçekleştirseniz de bir çakıl taşını dahi kıpırdatamayacak dediğim zaman her ne kadar hiddetlenselerde, tanrılarının eylemsizliğini bilinçaltında gayet net biliyorlar.

Oysa tamamen tanrısız bir fikri açığa çıkarmak için, karşında duran insanın ciddi anlamda büyük bir bilgi birikimi, bilime ilgisi şart.

Tanrı bilinemez ile, tanrıyı bilinebilir kılanların bakış açısını denkleştiremeyiz. Bilim, bildiklerini iddia ettikleri tanrıları yerle bir ediyor.

Sonuçta onların bildikleri tanrılar, asırlar önce kitap sayfasında sabitleştirildiler. Her türlü cehalet içinde yeşeren düşünceleri yazıya döktüler.

Bir dindarı doğrudan ateist yapamak zor olabilir ama içinde tanrı inancı olan birinin başlangıç kriteri olarak deizm'e yönelmesi kolaydır. Sonrasında düşünce özgürleştiğinden, akıl ve vicdan devreye girdiğinden, ateizm, deizm, agnostizm veya farklı açılımlarda bir bakış açısına sahip olması kişisel deneyim ve bakış açısına kalacaktır.

Aynı zamanda, toplumları düzenleyen tanrı, evrene müdahil olan tanrı anlayışıdır. Benim karşısında durduğum da bu. Evrene müdahil olan tanrı anlayışı, yöntemsel olarak cehaletin içinde yüzüyorsa onu yıkmak kolay olanı.

Uçan spagetti canavarı çok uçuk önerme gibi dursa da, evrenin dışına onun gibi sayısız uçuk önermeyi koyabileceğinizden, olasılığı neredeyse sıfıra yakın diye gördüğünüz anlardan birinin gerçekleşmesini de ateist bakış açısındaki olasılık hesaplarından türetebilirsiniz.

Sonuçta iki şık arasındasınız, yaratıcı var ya da yaratıcı hiç yok.

Yaratıcı ya da yaratıcılıar varsa: nasıllar? Belirsiz bilinemez fikir üretmek serbest ama gözlem alanımız dışında

Yaratıcı yoksa evrenin başlangıç öncesi nasıldır? Belirsiz bilinemez fikir üretmek serbest ama gözlem alanımız dışında

O yüzden aslında bilim tam da içinde olduğumuz evrenin tüm sırlarını çözmeyi deniyor.

Bir kere daha tekrar edeceğim iyice düşünün, bilim dünyası evrenin başlangıç kriterlerini keşfedip, yeni bir evrene hayat verebilir mi?

Soru aslında oldukça açık. Şayet yeni bir evrene başlangıç verirse, ve yeni evrenin kanunları içinde yaşam belirirse, oradaki yaşayanlar adına yaratıcı kim olacak?

Bakın yukarıdaki de, görülemeyen kısım adına tanrısal bir önermedir. Ama önermeden ötede değildir.

tarihinde mrdragon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
............

Bakın yukarıdaki de, görülemeyen kısım adına tanrısal bir önermedir. Ama önermeden ötede değildir.

Tanrı'ya inananlarla tartışmanız esnasında,agnostik gibi davranmak size bir avantaj sağlayabilir..Bunu yapmanıza bir şey demem..İsterseniz deist gibi davranın..

Ben sizin Tanrı'yı ''bilinemez'' kabul etmenize itiraz ediyorum..Bunu yaparken de,sanırım büyük patlama öncesini idrak edememenize dayandırıyorsunuz..Bunu bizde anlamıyoruz..Ortada bir bilinmeyen var ve biz bu boşluğu Tanrı ile dolduramayız..Tanrı,boşlukları dolduran bir kavram olamaz..

Tanrı bilinemez demekle,uçan spagetti canavarı bilinemez söylemleri aynı şey..

Agnostikler veya deistler,ilkel insanların binlerce yıl evvel yarattıkları Tanrı kavramını ciddiye alıyorlar..Sanki bu kavramın içi doluymuş gibi algılıyorlar..İyi de aynı mantıkla düşünecek olursak cinler de bilinemez,şeytan da bilinemez,kiramen katibin de bilinemez dememiz lazım..Görmediğimiz/algılayamadığımız,geçmişte uydurulan her türlü kavram için bilinemez dememiz lazım..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrı'ya inananlarla tartışmanız esnasında,agnostik gibi davranmak size bir avantaj sağlayabilir..Bunu yapmanıza bir şey demem..İsterseniz deist gibi davranın..

Ben sizin Tanrı'yı ''bilinemez'' kabul etmenize itiraz ediyorum..Bunu yaparken de,sanırım büyük patlama öncesini idrak edememenize dayandırıyorsunuz..Bunu bizde anlamıyoruz..Ortada bir bilinmeyen var ve biz bu boşluğu Tanrı ile dolduramayız..Tanrı,boşlukları dolduran bir kavram olamaz..

Tanrı bilinemez demekle,uçan spagetti canavarı bilinemez söylemleri aynı şey..

Agnostikler veya deistler,ilkel insanların binlerce yıl evvel yarattıkları Tanrı kavramını ciddiye alıyorlar..Sanki bu kavramın içi doluymuş gibi algılıyorlar..İyi de aynı mantıkla düşünecek olursak cinler de bilinemez,şeytan da bilinemez,kiramen katibin de bilinemez dememiz lazım..Görmediğimiz/algılayamadığımız,geçmişte uydurulan her türlü kavram için bilinemez dememiz lazım..

İyi de siz tanrı tanımladığınız zaman, ben size bilinemeyen bir şeyi sizin tanımlamanızın bir mantığı yoktur derim. Tanımladığınız tanrının sonsuz olasılıktan sadece bir tanesi olduğunu dillendiririm. Yani tanrının bilinemezliğinin fikirsel anlamda bir zararı da yararı da yoktur.

O yüzden tanımlanan tüm tanrılara dil putu demekteyim.

Evrenin arkasını doldurmanızın önemi nedir bilemiyorum. Oraya tanrı da koysanız, tanrısız açılım da yapsanız sadece bir tahminde bulunmuş olacaksınız. O yüzden agnostik yapıdayım. Her iki durumun da yaşantıma artısı ya da eksisi yok. Oraya tanrı da koysanız, tanrıyı söküp tanrısız fikir de üretseniz şu içinde yaşadığımız evren adına önemsiz.

Kapalı kutunun arkasında tanrı vardır ya da yoktur diye keskin bir seçimde bulunup inanç beslemek istemiyorum.

Şöyle izah edelim; Nice bilim adamı bir araya geldi, acaba bizim evren nasıl oluştu diye kafa yordu. Evrenin içindeki kanunların oluşumu adına fikir patlattı ve sonunda bir karara vardılar.

Sonrada oturup farklı bir boyutta yeni bir evrenin başlangıcına imza attılar. 3. kez söylüyorum ama bilim dünyası buna imkansız demiyor. Sonuçta bu evren tanrılı da, tanrısız da olsa başlangıcı için bazı koşullara ihtiyaç duymuşsa o koşulları sağladığımız zaman yeni bir evrenin başlangıcına imza atabiliyoruz.

Yine aynı kritik noktaya geldik; Bu başlangıç kendiliğinden mi oldu? Yoksa kapalı kutunun arkasında fitili ateşleyen biri- birileri var mıydı?

Aslında evrenin başlangıç kriterlerini değerlendirenler o kriterleri sağlayarak yeni bir evren yarattıklarında ne olabileceklerini düşünmekten kaçınıyorlar. Tanrıcı olanlar tanrıyı, ateist olanlar tanrısızlığı seçiyor.

Var ya da yok bu neyi değiştirecek? Bizim gözlemlediğimiz, deneyimlediğimiz dünya adına koca bir hiç. Sonuç itibari ile evrenin kanunları içinde yaşayıp, gidiyoruz. İnsanların dliinden üfürdükleri tanrılara takılmayın. Varlık ya da yokluk kesinlik arz etmediği sürece, olasılık dünyasında yüzer.

Varlığı ya da yokluğu inanç bazında tartışmak adetim değil. Bilim dünyasının da ilgi alanı bu değil. Var diyenler gösterecek, kanıtlayacak bu kadar basit.

Adamın biri çıkıp dünyada kanseri yenecek bitkisel bir karışım vardır diyebilir. Bu bir inançtır. Yoktur da diyen çıkabilir bu da bir inançtır. Oturup size var olduğunu kanıtlarsa işte o bilgidir.

Bilinmeyeni bildiğini iddia etmek benim işim değil. Ama ne zaman biri inancını söylese elbetteki ondan kanıt beklerim. Yoksa her gün bilim dünyasında da birileri ortaya fikir atıyor. Olasılıklardan birinin üzerinde kafa patlatıp geçerliliği araştırılıyor.

Günümüzde ise dindarların sabit kaynaklı kitap tanrı inançları adına: yarattığını varsaydıkları evreni dahi bilemeyen, insanı tanıyamayan, dillere gebe kalıp ilkel dünyalarında cehalete boğulan tanrıların olasılıkları imkansıza yakındır. Bildiğiniz bilgiler ile(inanç değil) tamamen çelişiyorlar. İnançsal değil bigisel bir reddediş söz konusu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu burutal şahsı iyice balataları sıyırdı. Açtığı konular iyice ölçüyü kaçırdı.

Yahu niye ateizm dış dünya hakkında bilmem ne yapabilir mi? Niye bilim dış dünya hakkında bilmem ne yapabilir mi değil? Niye din değil? Niye felsefe değil? Niye özellikle ateizm? Bu sorunlar ateizm için özel mi? Bu sorunlar herkes için sorun. Tamam ateizm çok yetkin ve çok güçlü ama, her şeyi de ateizmden beklemeyin artık! :D

Allah havada arka arkaya on perende atıp her perendede kuyruğunu ağzında tutarak poposunu kaşıyabilir mi diye niye sormuyor da ateizm yok şunu yapabilir mi yok bunu yapabilir mi! Neredeyse "ateizm beni hem kaşıyıp hem traş edebilir mi" diye soracak! Bayıra karşı yatarsan olabilir bilader! Daha sana ne diyelim?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu burutal şahsı iyice balataları sıyırdı. Açtığı konular iyice ölçüyü kaçırdı.

Yahu niye ateizm dış dünya hakkında bilmem ne yapabilir mi? Niye bilim dış dünya hakkında bilmem ne yapabilir mi değil? Niye din değil? Niye felsefe değil? Niye özellikle ateizm? Bu sorunlar ateizm için özel mi? Bu sorunlar herkes için sorun. Tamam ateizm çok yetkin ve çok güçlü ama, her şeyi de ateizmden beklemeyin artık! :D

Allah havada arka arkaya on perende atıp her perendede kuyruğunu ağzında tutarak poposunu kaşıyabilir mi diye niye sormuyor da ateizm yok şunu yapabilir mi yok bunu yapabilir mi! Neredeyse "ateizm beni hem kaşıyıp hem traş edebilir mi" diye soracak! Bayıra karşı yatarsan olabilir bilader! Daha sana ne diyelim?

bunlar ATEİZM denince SİHİRLİ DEĞNEK sanıolar !!!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala bu sorunun ateizmle ne alakası var diyen gerzekler var. Dış dünya hakkında kesin konuşamayan ateizm, tanrının kesinlikle olmadığını nasıl savlayacak söylesenize bana..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala bu sorunun ateizmle ne alakası var diyen gerzekler var. Dış dünya hakkında kesin konuşamayan ateizm, tanrının kesinlikle olmadığını nasıl savlayacak söylesenize bana..

Dinlerin özellikle semavi denilen dinlerin yalan olduğunu göstermesi yeterli. Gerisi o kadar önemli değil. Tanrı konusunda ise, bu kadar zamandır bir tanrı ortaya çıkmadığına göre yok demektir. Tanrı(lar) var mı yok mu tartışması boşa konuşmaktan başka bir şey değil. İsteyen var olduğuna isteyen olmadığına inansın, kime ne?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala bu sorunun ateizmle ne alakası var diyen gerzekler var. Dış dünya hakkında kesin konuşamayan ateizm, tanrının kesinlikle olmadığını nasıl savlayacak söylesenize bana..

Dış dünya hakkında ateizm mi kesin konuşamıyor??

Yoksa dış dünya hakkında kesin konuşulamaz mı?

Dış dünya hakkında kesin konuşamıyorsak, kimse kesin konuşamıyordur.

Kesin konuştuğunu zanneden kendini kandırıyordur.

Yazını okuyan da, dış dünyaya kesin konuşabilen ayrıca birileri de olduğu çıkarsamasını yapar. Sanır.

Öyle bir dünya yok.

Bu bıçak iki ucu da keser.

E bu durumda dış dünya hakkında kesin konuşamayan teist gerzek tanrının kesinlikle olduğunu nasıl savlayacak?

Biyokimyasal robotsak, özgür iradeyi nasıl savlayacak?

Bilim elindekilerle hareket ediyor.

Ateizm bilimi temel alıyor.

Teizm ise hezeyanlarla.

Ha üzerine üstlük, tam aksine, kendinden komedi bir şekilde emin olan ise, teizm. Mangalda kül bırakmıyor.

Yanlışların elenmesi ile ilerleyen ise bilim.

Bilim hükmen galip.

Dış dünya hakkında kesin konuşamıyoruz ama dış dünya var ve tanrının varolması halen mantıksal bir zorunluluk değil.

Solipsizmde boğulmak isteyen buyursun devam etsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala bu sorunun ateizmle ne alakası var diyen gerzekler var. Dış dünya hakkında kesin konuşamayan ateizm, tanrının kesinlikle olmadığını nasıl savlayacak söylesenize bana..

sen VAR olduğunu savlasana bi zahmet ?

tarihinde Zavallı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrının olmadığı kanıtlanamaz. Test edilemeyen bir iddia-soru saçmalık demektir. Yani tanrı var mı, yok mu sorusunun cevabı 2 side değildir çünkü sorunun kendisi yanlıştır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Delinin bir ezberi olur, günde yüzelli kere onu sayıklarmış dedik ya... Baklayı ağzından çıkardı! Tanrı olabilirmişmiş!

Dış dünya hakkında kesin konuşamasak da tanrı yoktur. Çünkü olamaz. Olamayacak bir şey, olmaz. Bunu yüzelli kere kanıtladık, bu delinin ezberini bozamadık. Deli ile uğraşan da deli olabilir, dikkat. Tek derdi gücü tanrı olabilir olan kişi, kafayı bozmuştur. Bu kişiyi sağlam bir psikiyatri kliniği paklar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Duyuları olmayan bir insan için dış dünya yoktur. 5 duyu organı dış dünyayı insanın iç dünyasına yansıtır. İnsan dış dünyayı bu şekilde bilir. Gerçekte insanın bildiği tek şey kendi iç dünyasıdır, bilincidir. İnsan var olduğu sürece kendi içine bakar. Dış dünya hakkında söylediğiniz her şey aslında iç dünyanız hakkındadır. Dış dünyanın gerçekliğini de iç dünyanızdaki tutarlılık sayesinde kavrarsınız. Dış dünya tutarlıdır, öngörülebilirdir, test edilebilirdir, akla yatkındır, bu yüzden gerçektir.

İnsan ana rahmindeyken ve bebekken henüz duyuları ve aklı gelişmemiştir, bu yüzden dış dünyanın farkında değildir, sonsuzluk bilincine sahiptir. Yani dış dünya onun benliğinin bir parçasıdır. Bebek için var olan tek şey annedir, rahimde anne ile bir bütündür, aynı bilinç bebeklikte de devam eder. Zaman geçtikçe bebek dış dünyanın farkına varır, yani kendinden ayırt eder. Bu teolojideki yaratılışın tarifidir, yoktan var etmedir. Bu durum aynı zamanda insandaki sonsuzluk ve sınırsızlık bilinciyle çelişir. İnsanın benliği sonsuz ve sınırsız olduğunu söylemektedir, dış dünya veya gerçeklik buna itiraz etmektedir. Tek tanrılı dinde insan sonsuzluk bilincini nesneleştirir (tanrı böyle var olur) ve dış dünyayı yadsır, varla yok arası bir yere koyar. Böylece bünyesinde çelişki barındırmaktan kurtulur. Daha fazlası için bkz: Feuerbach

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...