Jump to content
RedDragon

Bir olmak ulus olmak bir hayal

Recommended Posts

İsviçredeki halka siyaset yapmıyorsun... Türkiye halkı Müslümandır, muhafazakarlardan ve İslam'dan iğrenip bunu kabul etmediğin müddetçe demokratik rekabette yaşama şansın yok...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yahu bu kadar mı bilgisiz olunur???

Yahu kimsenin haberi yok mu Atatürk'ün partileri kapattırdığından, tüm basını susturduğundan, muhaliflerinin faili meçhul cinayetlere kurban gittiğinden...

Kimsenin haberi yok mu diktatörlük öncesi meclisimizin olduğundan, liberalinden sosyalistine siyasetçilerin, partilerin olduğundan...

Kimsenin haberi yok mu komünistlerin, sosyalistlerin, muhafazakarların,Kürtlerin öldürülüp susturulduğundan???

Kimsenin Atatürk'ün diktatör olduğundan haberi yok mu???

Erdoğan'a dil uzatana kadar atana bak atana!

Uzun Adam bu Uzun Adam! Senin kısa adamına benzemez!

Sonra diyorlar o zaman öyle gerekti, ulan sizin bu cahilane lafınıza da şu cevabın verebileceği hiç aklınıza gelmiyor mu: Bu zaman da böyle gerekiyor! diye!

Ama bu işin böyle çözülemeyeceğini anlamalısınız! TSK ülkenin tek teminatıdır diyerek darbeye imalı gönderme yapmakla, darbe fırsatı yakalamaya çalışarak bu işi çözmeye çalışmakla bir yere varılamayacağını anlamalısınız!

Türkiye muhalefeti Atatürk'ü, 6 Ok'u, 1930 kafasını terk etmeden, halk düşmanlığını ve tembelliği terk etmeden, sırf milleti beğenmiyor diye millet içinden çıkan çalışkan, hizmet eden siyasetçilere küfür edip de hiçbir proje, iş sunmayı alışkanlık haline getirmemiş bu ataleti ve haysiyetsizliği terk etmeden Türkiye daha da güçlenemez!

Eğer bu gerçekleşirse Türkiye otoriterleşme tehlikesini frenler. Halk bu rezilleri görerek iktidara oy veriyor ve ağırlık orada birikiyor. Ve muhalefet hiç akıllanmadığı için de ağırlık aynı yerde kalıyor. Hizmet ülke çapına yayılıyor evet, 81 vilayette üniversite var, havalimanı, yol, vs. her yere hizmet gidiyor ama bunu hep aynı insanlar yapıyor. Diğer insanlar hep küfür edip 1930'ların hayalini kuruyor. Yahu Atatürk öldü gitti. Bugüne gelin bugüne! Şu gerçeklerle yüzleşin artık!

Bazı sağcılar da aman Atatürk eleştirilmesin, tüm kabahat İnönü'nündür ayaklarına yatıyor. Bunlar kemalistlerden daha çok gerçeği örtüyor maalesef.

Atatürk'ü Koruma Kanunu kalkmalı. Tarihi gerçekler korkusuzca dillendirilmeli. Ve muhalefet de kemalizmden kurtulup yani kısaca 1930luların ideolojik zihniyetli kafa yapılarından sıyrılıp hizmet anlayışına kanalize olmalıdır.

İşte o zaman her kesimin isteği olur...

AB normlarına yaklaşılır ve laiklerin istediği olur...

Din ile barışılır ve muhafazakarların isteği olur...

Kürt kimliği ile barışılır ve Kürtlerin isteği olur....

vesaire vesaire...

İşte buna demokrasi diyorlar...

Bizim pek hazım edemediğimiz bir şey...

Laiklik diyorlar...

Ama bu demokrasi ve laikliğin Kemalizmdekilerle bir alakası yok...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çanakkale'ye gelip mağlubiyeti tadıyorsun.

Sonra elini kolunu sallaya sallaya İstanbul'a dünyanın en güçlü donanması olan İngiliz donanmanı çıkarıyorsun...

5 sene İstanbul'da kalıyorsun ve sonra tek kurşun atmadan İstanbul'dan ayrılıyorsun.

Atatürk'ü Koruma Kanunu ne zaman kalkar işte o vakit bu gibi olayların iç yüzü ve gizli anlaşmalar anlaşılır;

Kahraman sanılan vatan hainleri ile vatan haini zannedilen kahramanlar anlaşılır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Açayım. İnönü, Celal Bayar 1946'da Demokrat Parti'yi kurarken şunu demiştir: Güneydoğuya teşkilat kurmayacaksın.

Nitekim atatürk ve inönü tek parti devirleri güneydoğu hep olağanüstü hal altında idi...

Oraya hiç hizmet gitmemiştir...

Solcular hep zulüm gördü, Nazım Hikmet senelerce hapis yattı...

Ama aynı zihniyet Necip Fazıl'a da eziyet etmiştir... Yani milletin sağına da soluna da tahammül etmeyen bir rejim bu...

Dindar insanların gördükleri zulümleri, haksızlıkları, vesaire hiç saymıyorum bile.....

Sonuç itibariyle Türkiye 1923 itibariyle savaşı kazandıktan sonra milleti arkasına alıp atağa kalkabilecekken tam tersine diktatörlük kurup, dışa-dünyaya karşı kayıtsızlık içinde kendi kabuğuna çekilip halkının her kesimine zulüm yapmıştır.... Ara sıra Atatürk devrinde bir iki parti kurulup hemen kapatılmıştır çünkü halk onlara teveccüh etmiştir... Ama sonra korkulandan kaçamamıştır bu zihniyet ve dünyanın zorlaması ile demokrasiye geçmek durumunda kalmış ve halk ilk fırsatta bunları devirmiş DP'yi başa getirmiş...

Halk ne zaman bunları seçmemiş, bunlar bir süre sonra o zaman darbe yapmış...

Batı, demokrasi, laiklik, insan hakları dediğin kemalizm ile uyuşmaz... Kemalizm sadece gardrop inkılapçılığıdır o kadar, sadece şekildir, bilimsellikle de alakası yoktur, nitekim Güneş Dil teorisi gibi sözde bilimsel araştırmaları malum atatürk ve yandaşlarının... tamamen komedi...

Eğer halk kilise talep ediyorsa onu vereceksin, cami talep ediyorsa vereceksin!

BUGÜN İSTANBUL RUM NÜFUSU RUM OKULUNUN VE RUHBAN EĞİTİMİNİN AÇILMASINI İSTİYOR! AÇACAKSIN!

BUGÜN TASAVVUF CENAHINDAN MÜSLÜMAN NÜFUS TASAVVUF EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ TEKKE VE ZAVİYELERİNİN AÇILMASINI İSTİYOR! AÇACAKSIN!

BUGÜN İZMİR ŞİRİNCE'DE ALİ NESİN GİBİ MATEMATİKÇİLER MATEMATİK KÖYÜ VE FELSEFE KÖYÜNE MALİ DESTEK İSTİYOR! DESTEKLEYECEKSİN!

Umarım yeterince açık olmuştur!

Etki-tepki meselesi!

Eğer sen 1920-30larda bu halka zulüm edersen 2000lerde demokratik fırsatları eline geçiren bu halk sana oy vermez!

Ama eğer sen tarihle yüzleşir, geçmiş için özür diler ve eski rejimi ve değerlerini savunmayacağını, halka hizmet edeceğini söyler, projelerini getirirsen o vakit halk seni seçer ve demokraside rekabet ortamı doğar!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Valla öncesini bilmem ama son 10 senedir neredeyse her sene okullara gidip sandıklara oy atıyoruz. Devlet bize soruyor. Kim başbakan olsun, kim devlet başkanı olsun, anayasa değişsin mi, cuntacılar yargılansın mı, vesaire vesaire soruyor. Bu topraklar tarihinde böyle demokrasi görmemiştir. Bir meşrutiyet zamanında buna yakın demokrasimiz vardı, meclisimiz vardı ve bir de cumhuriyet kurulduktan 30 sene sonra ve 10 senede bir olan darbelerden kalan zamanımızda. Bunu görmemek için sadece ya Türkiye dışında yaşıyor olmak lazım ki yurt dışında bile Türkler sandıklara gidip oy atabiliyor artık ya da dünyada ne oluyor bitiyor diye duymamak için kulaklar tıkalı gezmek lazım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Valla öncesini bilmem ama son 10 senedir neredeyse her sene okullara gidip sandıklara oy atıyoruz. Devlet bize soruyor. Kim başbakan olsun, kim devlet başkanı olsun, anayasa değişsin mi, cuntacılar yargılansın mı, vesaire vesaire soruyor. Bu topraklar tarihinde böyle demokrasi görmemiştir. Bir meşrutiyet zamanında buna yakın demokrasimiz vardı, meclisimiz vardı ve bir de cumhuriyet kurulduktan 30 sene sonra ve 10 senede bir olan darbelerden kalan zamanımızda. Bunu görmemek için sadece ya Türkiye dışında yaşıyor olmak lazım ki yurt dışında bile Türkler sandıklara gidip oy atabiliyor artık ya da dünyada ne oluyor bitiyor diye duymamak için kulaklar tıkalı gezmek lazım.

Kenan evren de darbe anayasasını sandıkla onaylatmıştı. Kuzey korede ve orta afrika diktatörlüklerinde dahi devlet başkanlığı için seçim yapılır ve malum başkan %100e yakın oylarla tekrar seçilir. Sen demokrasi=sandık masalına inandıysan tartışacak bir şey yok.

Bağımsız yargı olmayan, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü olmayan yerde demokrasiden bahsedilmez.

tarihinde taopaipai tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bence de Türkiye'de demokrasi henüz %100 tam yok ama Kenan Evren Türkiye'si ve Kuzey Kore gibi olduğumuz örnekleri de fazla mübalağalı. Ha sorun AKP ise, ben şahsen hatırlıyorum, 2002'deki ilk seçimde, tüm basın, tüm çevre AKP'ye karşı iken bu parti tek başına iktidar olmuştu. Yani eğer yandaş basın ile AKP tek başına iktidar oluyorsa o zaman 2002'de de tüm basın AKP'ye karşı olduğu için AKP'nin meclise bile girememesi gerekiyordu.

Ama bugün ile kıyaslanamayacak Atatürk devrine bakalım. Atatürk'e göre kendi yönetimi demokratikti mesela. Tek Parti zihniyeti ile Atatürk'e göre halkın yönetimi iktidardı. Tüm partiler kapatılmıştı, tüm gazetelerle birlikte basın susturulmuştu, muhalif seslerden faili meçhul cinayetler gırla idi, Atatürk'ün üzerinde parti, cumhur ve ordu başkanlığı vardı, demokrasinin gereği olan kuvvetler ayrılığını değil tam tersine şiddetle Atatürk kuvvetler birliğini savunuyordu, milletvekillerini Atatürk kendi eliyle seçiyordu yani millet seçemiyordu.

Kenan Evren çok masum kalıyor şu örnekte ama Kuzey Kore diktatörlüğü örneğine Atatürk yönetimi cuk diye oturuyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İttihat ve terakki döneminde ve cumhuriyetin başlangıcından ikinci dünya savaşının sonuna kadar Türkiye rol modeli olarak Almanya'yı örnek almıştı. 2. dünya savaşının bitimine kadar avrupada diktatörlükler hakimdi. Demokrasinin işlediği devletlerin bir elin parmaklarını geçmediği dönemde demokratik olmamak vardır, bir de medeni dünyanın tamamına yakının demokrasiyle yönetildiği dünyada demokrasiye direnmek vardır. Tayyip Erdoğanın yaptığı ikincisidir ve diğerinden çok daha vahimdir. Son 12 yılda demokrasi endeksinde 74. sıradan 88. sıraya geriledik. Türkiyede demokrasi olduğunu iddia ediyorsanız demokrasi indeksine bakın: http://tr.wikipedia....okrasi_Ä°ndeksi

Demokraside orta afrika diktatörlükleriyle yarışıyoruz maaşallah.

tarihinde taopaipai tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Atatürk konusunda senin gibi düşünüyorum. E Erdoğan'ın da otoriterleştiğini reddetmiyorum zaten. Muhalefet hiç varlığını projeleri ile hissettiremediği ve Atatürk devri diktatör vahşeti yüzünden halktan özür dilemediği için oylar hep Erdoğan'a ağırlık yapıyor, e bu da doğaldır ki Erdoğan'da nefs yapıyor, ağırlık yapıyor. İnsan insandır.

Muhalefet Atatürk ve 6 Ok'tan arındığı ve halk ile barıştığı gün iktidar olur ve iktidarların otoriterleşme tehlikesi de biter, darbe tehlikesi de biter.

Şimdi oturup sürekli Erdoğan'ı eleştirip küfredip hatta beddua etmekle sistemin sorunu çözülmüyor. Aynı şey Menderes için yapıldı. Darbe yaptılar, başbakanı astılar. Öldü. Ama sorun çözüldü mü? Çözülmedi. Demek Erdoğan inince, ölünce de, ona küfür edince de sorun çözülmeyecek. Sorun ancak 1930ların kafasından kurtulunca çözülür. Atatürk'ün yaptıklarını görmemezliğe geldiniz ya şimdi. İşte o dönem öyleydi, öyle gerekti gibi klasik bir cevap verdiniz, işte bu o dönemleri görmemezliğe gelmek. Bu yüzden muhalefet zaten geçmişi ile yüzleşemiyor.

Bugün demokrasi var ama kısmen, demokrasinin kısmen olup olmaması hiç olmadığı ya da tam olduğu anlamına gelmez. Platon'un Devlet kitabını okuyun derim, demokrasinin ilk bahsedildiği kitaptır denebilir. Çoğunluğun isteği bile ağır gelse o sistem demokrasi değildir denemez der orada Platon (ya da kendi ağzından konuştuğu Sokrates)

Dış anketlere gelirsek. AB'nin normlarına inanıyorum ama mesela bizle çıkarları uyuşmayanlara inanmıyorum. Yani mesela Almanya'nın bize ve Erdoğan'a karşı gelmesinin sebebi çıkarlardır. Biz havalimanını yapınca onların havalimanından öne geçeceğiz. Ve diğer icraatlarda da bu böyle.

Zaten Geziciler parkta devlete isteklerini sundular ya. Köprü yapılmasın, havalimanı yapılmasın, vs. vs. ulan çüş! Düşman donanması sanki isteklerini sıralıyor! Bunları söylemek için ya düşman ülke olmak lazım ya da soysuz vatanhaini olmak lazım! O yüzden Almanya gibi bizle çıkarlarımızın çatıştığı ülkeler zaten bize demokrat değil diyorlarsa biz doğru yoldayız demektir!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Menderes niye asıldı?

Darbeler niye yapıldı?

Düşündüğün sebepten mi yapıldı,yoksa Amerika eliyle mi yapıldı?

İster Amerika ister Çin ister iç olsun sonuçta yapan maşaların hepsi kemalist darbeci askerlerdir... Yani ordu içindeki teröristler...

Aslında İngiltere-ABD de böyle istiyor, içteki kemalistler de böyle istiyor... Çıkarları uyuyor... Bir de böyle bir Türkiye İsrail ile anlaşıyor... İsrail'i ilk tanıyan devletlerdeniz hatta...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Müslüman ülkede demokrasi olmaz. Türk halkı hiç bir zaman demokrasi istemedi.

Demokrasi kimsenin umrunda değildir, her kesim kendi özgürlüğünü ister ama kesimlerin çarpışmasından, rekabet ortamından demokrasi doğar....

Türk halkı, şu bu halk demokrattır demiyorum zaten... Sadece dünya çarpışmalarla rekabetle çıkış yolu olmamasıyla demokrasiye doğru evrilmek zorunda kalır, ha evrilmeye de bilir, bu mümkün...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

6 okla ne alıp veremediğiniz var?

Bu ülkenin birçok özgürlüğünün önünü tıkayan bir engeldir kemalizm...

muhafazakar (müslüman, rum, ermeni, vs.), kürt, solcu, sağcı, vs. kesimler gibi çeşitliliklerin özgürlüklerine engel oldukları gibi bunların sorunlarının çözümüne engel olurlar... bunu anlamak için 1923-1950 tarihleri arası türkiyesini bilmek gerekir... yani burada tarihi anlatamam okumanız öğrenmeniz gerekir

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...