Jump to content
RedDragon

Bir olmak ulus olmak bir hayal

Recommended Posts

Arkadas islam olmasinda konu milliyetcilik olsun problem yok islam var olmasin milliyetcilige birsey dedigimiz yok her gittiniz yere bir cami dikiyorsunuz.Halk dinsizlestirilmeli o halde istedigimiz atmosferi yaratabilmek icin bilgilendirilmeli cogunlukla.Chp partisi benim icin iyidir neden biliyormusun dikte rejimi yikabilmek icin islamsiz bir cumhuriyet icin.Islamsiz bir devlet hayal ediyorum.Bu darbeler yapay degilmi insan eliyle yapilan?Pardon yaptirilan demeliydim.

tarihinde DevilDriver tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bence son zamanlarda fazla Tayyip Erdoğana maruz kalmışsın. 12 yıldır iktidarda olup da eline yüzüne bulaştırdığı her şeyi İnönüye ve CEHAPE zihniyetine yamamaya çalışan odur. Cumhuriyet kurulduğunda demokrasi yerleştirilseydi şu an çok daha iyi durumdaydık buna şüphe yok. Sürekli vasat siyasetçiler çıkarmamızın sebebi demokrasi kültürünün yerleşmemiş olmasıdır. Buna rağmen son 12 yılda demokrasinin daha da gerilemesi için bunların hiçbiri mazeret değildir. Günümüzde olup bilenler, bizzat insanların hayatını etkileyen olaylar 1930lardan daha önemlidir. Son 12 yılda Türkiyenin demokratikleşmedeki ve batılılaşmadaki, dış politikadaki başarısızlığının sorumlusu Atatürk veya İnönü değildir Tayyip Erdoğandır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

taopaipai. Sistemdeki sorun çok derindir ve sebepleri onlarca seneye dayanmaktadır zincirleme olarak. Erdoğan dediğin kişi bu süreçte son 12 senedir var ama mevcut problemlerin kökü çok eskiye dayanıyor.... Ben asla bir kişiyi suçlama taraftarı değilim... Erdoğan olmasa başkası aynı görevi üstlenecekti, Atatürk olmasa başka biri üstlenecekti çünkü tanzimatla gelen 200 yıllık bir sürecin sonucudur Atatürk ve Erdoğan da 1950 ile başlayan sürecin sonucudur... Eğer tarihi bilir ve bütünü görürsen kişilere ve küçük olaylara takılmazsın...

Devildriver senin kemalist olduğun zaten belli... kafa yapısı olarak demokratik olgunluğa sahip olabilecek cibilliyette, olgunlukta değilsin...

Kitap önerisi isteyen arkadaş sen yakın tarih ile ilgili kitaplar istiyorsun ama bu çok geniş bir konu, tam olarak ne öğrenmek istediğini söylersen ona göre tavsiyede bulunabilirim.... inkılapların kronolojisini öğrenmek istiyorsan, 6 okun ne olduğunu öğrenmek istiyorsan, vs. bunları internetten rahatlıkla bulabilirsin ama sen asıl neyi öğrenmek istiyorsun onu söyle....

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben yalnızca bir genç olarak yakın tarih öğrenmek istiyorum. Çünkü ders alınabilecek yalnızca bu var. Tayyip'ten başka iktidar görmedim sayılır. Yanlı değil, gerçeğe yakın tarih.

Kategori önemli değil o kadar da, ekonomiden siyasete kadar her şey olabilir. Yeter ki bünyesinde farkındalık arttırıcı unsur olsun.

tarihinde Genç Bakış tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Valla öncesini bilmem ama son 10 senedir neredeyse her sene okullara gidip sandıklara oy atıyoruz. Devlet bize soruyor. Kim başbakan olsun, kim devlet başkanı olsun, anayasa değişsin mi, cuntacılar yargılansın mı, vesaire vesaire soruyor. Bu topraklar tarihinde böyle demokrasi görmemiştir. Bir meşrutiyet zamanında buna yakın demokrasimiz vardı, meclisimiz vardı ve bir de cumhuriyet kurulduktan 30 sene sonra ve 10 senede bir olan darbelerden kalan zamanımızda. Bunu görmemek için sadece ya Türkiye dışında yaşıyor olmak lazım ki yurt dışında bile Türkler sandıklara gidip oy atabiliyor artık ya da dünyada ne oluyor bitiyor diye duymamak için kulaklar tıkalı gezmek lazım.

Bu yavşaklardan (göt kılı demek daha doğru) özel olarak üretiyorlar.. İktidara yalamalık yapsın diye...

Yıllar önce bunun gibi yavşakları tekme tokat bu forumdan kovmuştuk, yeniden peydah olmaya başladılar...

Demek ki soysuz, yalama liboşlar için yeni bir kovalama operasyonuna başlatacağız...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

taopaipai. Sistemdeki sorun çok derindir ve sebepleri onlarca seneye dayanmaktadır zincirleme olarak. Erdoğan dediğin kişi bu süreçte son 12 senedir var ama mevcut problemlerin kökü çok eskiye dayanıyor.... Ben asla bir kişiyi suçlama taraftarı değilim... Erdoğan olmasa başkası aynı görevi üstlenecekti, Atatürk olmasa başka biri üstlenecekti çünkü tanzimatla gelen 200 yıllık bir sürecin sonucudur Atatürk ve Erdoğan da 1950 ile başlayan sürecin sonucudur... Eğer tarihi bilir ve bütünü görürsen kişilere ve küçük olaylara takılmazsın...

Tanzimatın yarattığı osmanlı elitini tek bir akımın içine sığdıramazsın. Cumhuriyetin kurulmasıyla politikaya atılan milli mücadelenin 7 komutanından 5i TCF'yi kurmuştu. Bunlar da M. Kemal ve İnönüyle aynı sürecin sonucudur fakat aralarında radikal farklılıklar söz konusudur. TCF'den sonra demokrasinin kendisi hiç amaç olmadı. Menderes de gittikçe otoriterleşti ve 61'de CHP'yi kapatıp tek partili rejime dönme planları yapıyordu. İnönü ise darbeden sonra çok partili rejimin tekrar tesis edilmesi ve demokrasinin işlemesi için çok büyük çabalar sarfetmişti. Yani kimin hangi akımın veya sürecin sonucu olduğu en azından kimin daha demokrat olacağı konusunda pek bir şey söylemiyor. Tayyip Erdoğanın hangi sürecin ürünü olduğunu tespit etmek de günümüzdeki anti demokratikleşme sorununa çözüm sunmuyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu yavşaklardan (göt kılı demek daha doğru) özel olarak üretiyorlar.. İktidara yalamalık yapsın diye...

Yıllar önce bunun gibi yavşakları tekme tokat bu forumdan kovmuştuk, yeniden peydah olmaya başladılar...

Demek ki soysuz, yalama liboşlar için yeni bir kovalama operasyonuna başlatacağız...

Basit cümlelerinin hepsini annene iade edip diğer arkadaşlar ne yazmış ona bakıyorum

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Atatürkçü tarihçileri de İslamcı tarihçileri de solcu tarihçileri de oku derim farklı bakış açıları için sana faydası olur...

Ama uç olmayan objektif tarih kitapları için bahsettiğim Cumhuriyetin Tarihi iyi bir kitap.... Ayrıca Taha Akyol'un Ama Hangi Atatürk? adlı kitabını da öneririm.... Bir de Atatürk'ün İhtilal Hukuku kitabı güzeldir... Her bakış açısından anlatır, yanlı değil....

Ama çok da yansız olanları okuma çünkü onlar da etliye sütlüye karışmamak için bu sefer hiçbir şey anlatmazlar üstünkörü geçerler... O yüzden İlber Ortaylı okuma, hiç bir boka karışmaz....

Arkadaşın dediği gibi videolar, belgeseller bulursun rahatça yakın tarih için internetten... araştır

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanzimatın yarattığı osmanlı elitini tek bir akımın içine sığdıramazsın. Cumhuriyetin kurulmasıyla politikaya atılan milli mücadelenin 7 komutanından 5i TCF'yi kurmuştu. Bunlar da M. Kemal ve İnönüyle aynı sürecin sonucudur fakat aralarında radikal farklılıklar söz konusudur. TCF'den sonra demokrasinin kendisi hiç amaç olmadı. Menderes de gittikçe otoriterleşti ve 61'de CHP'yi kapatıp tek partili rejime dönme planları yapıyordu. İnönü ise darbeden sonra çok partili rejimin tekrar tesis edilmesi ve demokrasinin işlemesi için çok büyük çabalar sarfetmişti. Yani kimin hangi akımın veya sürecin sonucu olduğu en azından kimin daha demokrat olacağı konusunda pek bir şey söylemiyor. Tayyip Erdoğanın hangi sürecin ürünü olduğunu tespit etmek de günümüzdeki anti demokratikleşme sorununa çözüm sunmuyor.

Aslında Tazminat süreci Osmanlı'da elit kısımda, askerlerde çok etkili oldu. İslamcısından, Batıcısına, Osmanlıcısından, Turancısına, Mehmet Akif Ersoylar, Milli Mücadelenin 5 komutanı, vs. hepsi Abdülhamid'e karşı idi, hepsi reform istiyordu, cumhuriyet isteyen sadece M. Kemal idi ama hemen hemen hepsi meşrutiyeti savunuyordu yani mutlak monarşiyi değil, demokrasi için cumhuriyet ya da krallık şart değildir, Ama M. Kemal olmasa idi yerine başka bir komutan geçse idi aynı otoriterlik yoluna gidilebilinirdi. Çünkü 5 komutanın hatıralarını okuyunca hepsi ben kurtardım, benim payım daha büyük diyor savaş için ama diğer hatıratlar yasaklatılıp da M. Kemal'in Nutuk'u öne çıktığı için (çünkü tek lider kalıyor herkesi tasfiye ederek) onunki gerçek kabul ediliyor. Nutuk tamamen siyasi bir kitaptır, muhaliflerine hakaretler eder, kendisini temize çıkarmaya çalışır ve gerçek tarihi yansıtmaz, gerçek tarihi görmemiz için tüm diğer hatıratlarla karşılaştırma yapılması gerekir, o günlerde bu mümkün değildi ama bugün artık tarihe ulaşabiliyoruz kitapları okuyabilme özgürlüğümüz olduğu için.

Ama şunu bilmek yeter ki Abdülhamid ve Milli Mücadele sonrası 5 komutan da ve Birinci Meclisin çoğunluğu da reformist idi, melis-demokrasi yanlısı idi. Ve Birinci Meclisteki muhalif sesleri okuduğun zaman tek korku şudur: M. Kemal'in diktatörlüğe gitmesi. Yani herkes demokrasi istiyor çünkü cumhuryet tarihinin en demokrat meclisidir, Türkiyenin her renginden insan vardır o mecliste bunu tüm tarihçiler ifade eder, ama sonunda dizginleri eline alan M. Kemal korkulanı yapar yani Birinci Meclisi kapatır, ikincisini kendi eliyle kurar, seçimle değil kendi eliyle milletvekili seçer, muhaliflerin engel olmaya çalıştığı Lozan İHANET antlaşmasını İngilizlerle masaya oturup imzalar (ki meclisi kapatmasa idi buna kimse izin vermeyecekti) ve ardından 5 sene İstanbul'u işgal eden dünyanın en büyük donanmasına sahip İngiltere tek kurşun atmadan İstanbul'u terk eder, ardından Kemal Paşa'nın diktatörlük yönetimi başlar. Çok daha gizli oyunlar vardır burada, anlatması uzun gider şimdi ama sonuçta Türkiye 1923-24'te demokrasiden direkten döner ve diktatörlüğe gider. Tüm partiler kapatılır, basın yasaklanır, vs. vs. vs. sonrası belli inkılaplar faşizmi başlar, yüzbinlerce insan dindarından kürtüne komünistine asılır... Bugünün tüm sorunları o günlerde doğdu... Bugünün intikam hislerini doğuran nefretin tohumları o günlerde atıldı...

Sonra 10 senede bir olan darbeler hep bu zulümlerin izinden gitmişlerdir yani millete tahammülü olmayan ve bu yüzden demokrasiden kaçan gizli antlaşmalı cuntalar...

İnönü ise 1946'da demokrasiye bayıldığından geçmedi. 1945'te 2. Dünya Savaşı bitti, diktatörler faşistler kaybetti ve demokratlar kazandı. Ardından Demokrat Batı Dünyası dedi ki ya herkes demokrasiye geçerek bizden olur ya da düşmanımız olur. San Francisco'da toplantı düzenlendi, bizim bakanımız bi güzel fırçalandı "siz kimi kandırıyorsunuz cumhuriyetiz diye, demokrasi falan yok sizde" dediler ve bu toplantı sonrası seçimlere gidilmek durumunda kalındı. Zaten ilk fırsatta da bu millet bunları tepetaklak etti. Eline geçen her oy-demokrasi fırsatında bu millet bunları tepetaklak etti. Bunlar bıkmadan her 10 senede bir darbe yaptı, sonra demokrasi getirdi, siyasi yasaklar koydular, ama yine kendi istediklerini seçtiremediler, bu millet cuntacı askerlerin istediklerinin tam tersini seçti, taa bugünlere kadar geldi bu şerefsiz cuntacılık işi, 90 sene resmen oyalandık, gücümüzü kaybettiğimizden beri Lozan zincirleriyle tutsak edildik İngiliz ve içteki hainlerin oyunları ile. Ama şimdi artık darbe olması mümkün bile değildir.

Demokrasi konusunda ben şu demokrat bu değil demiyorum, anlaşılmadı herhalde, sistemin kendisinin evrileceğinden bahsediyorum.

Tayyip Erdoğan'ın hangi sürecin ürünü olduğunu söyliyeyim. Abdülhamid'in ürünüdür. Yani 106 senedir Menderes, Özal, vs. ile dirilmeye çalışıp önü kesilen sürecin bir sonucudur. Farkı ise Erdoğan başarmıştır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Zaten ilk fırsatta da bu millet bunları tepetaklak etti. Eline geçen her oy-demokrasi fırsatında bu millet bunları tepetaklak etti. Bunlar bıkmadan her 10 senede bir darbe yaptı, sonra demokrasi getirdi, siyasi yasaklar koydular, ama yine kendi istediklerini seçtiremediler, bu millet cuntacı askerlerin istediklerinin tam tersini seçti, taa bugünlere kadar geldi bu şerefsiz cuntacılık işi, 90 sene resmen oyalandık, gücümüzü kaybettiğimizden beri Lozan zincirleriyle tutsak edildik İngiliz ve içteki hainlerin oyunları ile. Ama şimdi artık darbe olması mümkün bile değildir.

Bu tespitler fazla genelleyici ve bu yüzden yanlış. CHP+ TSK'yı bir bütün olarak ele alıp bunlar on senede bir darbe yaptı demek gerçekçi değil. Hele 80 darbesinde CHP'nin kapatılıp Ecevitin siyasetten men edilmesine karşın bu genellemeyi yapmak için bayağı bi anti CHP propagandasına maruz kalmış olmak lazım.

Birincisi İnönü'nün DP iktidarı süresince parmağının tek hareketiyle orduyu harekete geçirmesi ve hükümeti devirmesi mümkündü. Menderes'in düşmanca ve çileden çıkartıcı tutumuna rağmen üç dönem boyunca hiçbir anti demokratik girişimde bulunmamış olması İnönü'yü yüceltir. 27 Mayıs ihtilali İnönü'den bağımsız gerçekleşti ve İnönü bu durumdan hiç de memnun olmadı. Askeri rejimin en kısa sürede tasfiye edilip demokrasinin rayına oturtulması için aralıksız çalıştı. Çok partili rejime tekrar geçildiğinde ise çok sayıda darbe girişimini kendi çabalarıyla engelledi. 12 Mart muhtırasına şiddetle karşı çıktı, Adnan Menderes'in de Deniz Gezmiş'in de idamlarını engellemek için çok uğraş verdi. Bu gerçekleri göz önüne almadan işte bunlar hep cehape zihniyeti diyerek kestirip atmak belki seni istediğin sonuca kısa yoldan ulaştırır, ama gerçekçi bir çözüm sunmaz.

tarihinde taopaipai tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Basit cümlelerinin hepsini annene iade edip diğer arkadaşlar ne yazmış ona bakıyorum

Ben senin anneni olaya katmadan direk seni raporluyorum. Çok muhtemel olarak senin gibi Tayyip yalaması bir göt kılını siktir ederler...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Valla öncesini bilmem ama son 10 senedir neredeyse her sene okullara gidip sandıklara oy atıyoruz. Devlet bize soruyor. Kim başbakan olsun, kim devlet başkanı olsun, anayasa değişsin mi, cuntacılar yargılansın mı, vesaire vesaire soruyor. Bu topraklar tarihinde böyle demokrasi görmemiştir. Bir meşrutiyet zamanında buna yakın demokrasimiz vardı, meclisimiz vardı ve bir de cumhuriyet kurulduktan 30 sene sonra ve 10 senede bir olan darbelerden kalan zamanımızda. Bunu görmemek için sadece ya Türkiye dışında yaşıyor olmak lazım ki yurt dışında bile Türkler sandıklara gidip oy atabiliyor artık ya da dünyada ne oluyor bitiyor diye duymamak için kulaklar tıkalı gezmek lazım.

Yönetim şutlamış seni..Çok yerinde bir karar olmuş..Senin gibi Akp'liler bu forumu kirletiyor çünkü..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ulus devletin modasının geçtiği tam bir palavradır. Ulus devlet geçerliliğini koruyor. Her zamanki gibi en etkili devlet sistemi.

Avrupada AB'den memnun olmayan önemli bir kesim var. AB yi istemeyenlerin sayısı artmakta. Çok kültürlülük başarısız oldu.

Uluslaşmanın, yurttaşlığın önemini anlamak istiyorsanız bugün Suriye'de, Irak'ta neler oluyor bakın. BAAS partisinin ne yapmak istediğini, buna karşı ortaçağ zihniyetlilerin (dinciler)

bölgeyi nasıl kana buladığını ve geriye götürdüğünü görün.

Ve uluslaşmanın önündeki en büyük engel olan dincilerin arkasında kim var, bunlar kim destekliyor bir bakın.

Ortadoğu'da kurulan arap cumhuriyetleri Kemalist sistemden önemli ölçüde etkilenmiştir. İlham almışlardır.

Türkiye'de kemalizme ve Türk ulus devletine savaş açılmış durumda. Psikolojik harp en şiddetli haliyle uygulanıyor.

Ortadoğu ve afrikada önce Saddam daha sonra Kaddafi ve Esad hedef alındı. Hepsi Arap sosyalist devletleri.

Emperyalistler bölgede huzur istememekte. Siyasi birliğini sağlamış- halkı ortak bir hedefte bir araya gelmiş devlet işlerine gelmemektedir.

Bu nedenle azınlık milliyetçiliği, mezhep farklılıkları körüklenmekte. Embesil dinciler ve Soros solcuları da bunun taşeronluğunu yapmakta ülkemizde.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...