Jump to content
Zavallı

KABE

Recommended Posts

KABE

Kabe=Cube=Ka’b= Küp

Kabe’yi ilk inşa ettirenin Hz. İbrahim (Abraham-Brahman) olduğu bilinmektedir.

Yapı olarak 145 metrekarelik bir alana sahiptir. Yüksekliği 16 metredir.

630 yılında yüksekliğinin bundan daha az olduğunu Mekke’nin fetih günü Hz. Muhammed’in, damadı Hz. Ali’yi omuzlarına çıkarıp onun da Kâbe’nin üzerindeki putları aşağı indirip kırdığına dair rivayet edilen hadisten anlıyoruz.

İnanışa göre; Hz. Adem, cennetten çıkarılınca beraberinde bir cennet taşı ve bir asa getirmişti. Bu asa daha sonra Hz. Musa tarafından bulundu. Taş ise bir cennet taşıydı ve cennetin bir hatırası olarak Hz. Adem bu taşı Kabe’ye yerleştirmiştir. Hadis-i Şerifte Hz. Peygamber diyor ki, "başlangıçta bu taş, bembeyazdı. Senelerce günahkarların dokunmasıyla ve kurban edilen hayvanların kanlarının bu taşa sürülmesinden ötürü taş, siyah oldu"

(Hacer-ül-esved’in dünya üzerine düşmüş ve kutsal sayılmış ilk meteoritlerden biri olması da mümkündür)

Hz. Muhammed’e ilk vahiy gelmesinde 5 yıl önce bir sel sonucu Kâbe yıkıldı. Kabileler Kâbe’yi yeniden inşa etmek için duvarcı ustası Yunanlı Yakum ve Mısırlı bir marangozu görevlendirdiler. Sıra Hacer-ül Esved’in yerleştirilmesine gelince, onu yerine koyma Hz. Muhammed’e verilmişti.

İslamiyetten önce de Araplar tarafından kutsal Kabe’de, kutsal putlar bulunmaktaydı. Mekke’nin fethinden sonra (630) putlar atılmıştır. Yezid ve İbn-i Zübeyr savaşında Kâbe mancınık atışından isabet aldı ve yıkıldı, yandı. İbn-i Zübeyr Kâbe’yi yıkıp yeniden inşa etti. Mervan döneminde Kâbe eski haline döndürüldü.

Osmanlı padişahı Kanuni S.S. tarafından da onarılan Kabe, 5. onarımını I. Ahmed döneminde görmüş, IV. Murad döneminde yine sel baskını sonucu yıkılmış ve hemen onarılmıştır. İlk kez Kabe’ye örtü giydiren kişi, Yemen Tubbalarından Ebu Bekir Es’ad’dır ve içeriden perde örten ilk kişi de Abbas Bin Abdulmuttalib’in annesidir.

Kabe’nin içinde 9 adet oyma, 1 adet altın kabartma Ayet, işlemeli tahta bir sandık, oymalı ve içinde tütsü yakılan tarihi bir ocak, metal zemzem testileri ve kandiller bulunuyor. Hepsinin tarihi eserler olduğu düşünüldüğünde Kabe, bir müze olarak bile görülmesi gereken özel yerlerdendir.

Bugün, dev Hilton ve Sheraton Otellerinin gölgesinde kalmış olsa bile, her yıl Suudi’ler tarafından verilen ülke kotalarına göre milyonlarca Müslüman’ın, etrafında yedi defa dönüp Hacı olmaya binlerce kilometre mesafeden geldiği Kabe’ye gösterilen sevgi ve saygı muazzamdır. Mekke’de binlerce dolarlık Kabe manzaralı, klimalı lüks otellerde veya civar çadırlarda veya yol kenarlarında açıkta konaklasalar bile Kabe’ye gelince tüm hacılar eşittir hiç birinin diğerine bir üstünlüğü yoktur. Belki de işte bu nedenle kutsaldır.

kabe.jpg

"Allah, Kabe’yi, o saygıya layık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah’ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir” (Maide Suresi, 97.Ayet)

* * *

Abraham, “A-Brahm”(Brahman olmayan demektir)

Bu konuyu biraz irdelemek gerekiyor..

Mekke, Hindistan’dan Saraisvati nehrinin kuruması nedeniyle göç edip gelen Brahmin misyonerleri tarafından kurulmuştu. İslamiyet’ten önce, Arapların Hinduizmine tsaba denilirdi. tsaba veya saba "tanrıların meclisi" anlamına gelen bir Sanskritçe kelimedir. tsaba ayrıca isa-ayalam (siva’nin mabedi) denilirdi. Müslüman kelimesi mose-ayalam (siva’nin mabedi) sabaizm’in başka bir adıdır. Kelime sonradan İslam olarak kısalmıştır. “İlahi merhamet”in Keşmircedeki karşılığı da “Raham” (Rahmet, Rahim, Rahman??)

Hz. Muhammed Kureyşi kavminin bir mensubu olarak ilk başta bir Sabaist’ti. Tsabaistler Abraham’ı bir tanrı olarak görmezlerdi. Araplar onu bir avatar veya tanrı tarafından seçilmiş bir öğretmen olarak kabul ederlerdi. Abraham çoktanrıcılığa sırtını çevirmiş birisi olarak gösteriliyordu.

Kabe’nin mimarı Abraham (İbrahim) muhtemelen Hintli bir rahipti.

Adem ile Hava kültürünün kurucusuydu ve tek tanrılı dinini Batı Asya’ya

(yani dünyaya ihraç edilmek üzere Ortadoğu’ya) taşıdı. Tüm tek tanrılı/kitaplı

dinlerin kökeninin Ortadoğu kaynaklı olması bundan olmalı.

Burada tek tanrılı din fikrinde başarısını ilk olarak Musevilik, sonra Hıristiyanlık ve son olarak da İslamiyet olarak görüyoruz. Bu dinlerin birbirinden ayrı ve hatta birbirine düşman olmasını ise; ticaret yollarının geçtiği bu topraklara hakim olmak için kökenleri akrabalık yumağı olduğu için(*) ulusal birlik oluşturamayan, toplulukların inanç temelinde farklılaşıp, bu sayede güçlü devletler kurması olarak açıklayabilir miyiz? Belki..

(*)Yahudiler Kalani adında bir Hint kavim veya mezhepti. Kureyş Kabilesi Adnani’dir ve İbrahim (Abraham) soyundandır. Yahudilerle Filistinlilerin ataları amca çocuklarıdır, Kürtlerin anayurdu Hindistan’ınPencap bölgesidir..

Fakat kesin olan bir şey var ki,

Ortadoğu kazanı, sanayi devrimine kadar Asya, Afrika ve Avrupa arasında bir merkezi geçit ve önemli bir ticari kavşaktı ve buraya hakim olan kabile, ticaretten gelen zenginliği de ele geçirecekti ve coğrafyayı yönetme erkini elinde tutacaktı. Sanayi devriminden sonra ise bölgenin önemi bu sefer de petrol kaynakları ve enerji koridorlarının merkezi olması yüzünden artmış ve bölge sakinleri aralarındaki bin yılların kavgasına bir son verip, az da olsa huzur bulma şansına erişememiştir.

Bu akrabalık yumağının dışında kalan milletlerden biri de Orta Asyalı Türklerdir.

Türk dış siyasetinde, komşu Ortadoğu kazanına karşı göreceli bir kayıtsızlık geleneği vardır. Oysa 16.başkanı Abraham olan ABD için oraya coğrafi olarak çook uzak bir ülke da olsa aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Acıyorum da en çok da çocuklara acıyorum, kaderinde Ortadoğu’da çocuk olmak olan sabilere. Pazaryerinde anacığının elini tutarken havaya uçurulan, yada neredeyse ağırlığı kadar tüfekler ellerine tutuşturulup da oyun çağında katil yapılmak istenen çocuklara..

http://buyukyalan.blogspot.com.tr/2009/05/kabecubekab-kup.html

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Allahin isa, musa gibi peygamberleri Kabeyi nicin ziyaret etmemis? Hep merak etmisimdir.

Yoksa Allahin evi oldugunu bilmiyorlarmiydi acaba!

Bak bununla ilgili hiçbir bilgiye ben de denk gelmedim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kabe güya küp biçiminde yapılmaya çalışılmış ama becerilememiş, kenarları arasında metreyi aşan fark bulunan ucube bir yapıdır. Milletin piramitleri var, bunların böyle yamuk yumuk bir ucubeden başka bir şeyi yok. Tamam hesaptan kitaptan anlamıyorsun da, eline bir ip, bir çubuk, bir şey al da bir ölç be adam!

Bu kabe tamir de görmüş. Tamam zamanında düzgün yapamamışlar da, tamir edenler niye düzeltmemiş?

Bunu umursayan yok. Kullanılan, köleleri taptırdıkları bir uyduruk şey. Kölelerin beyni mi var ki lan biz neye tapıyoruz böyle diyecekler? Salla gitsin. Nasılsa milyonlar tapıp duruyor. Kim bakar kenarına köşesine...

Olay bu. Başka da açıklama yok. Yoksa bir iş bu kadar uyduruk yapılmaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

gönül kabeden değerlidir...

gönül kim?

illa laf salatası yaparak durumu kurtarmaya çalışıyor Müslümanlar.

tarihinde zorlu tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

yani bir insanın gönlünün haksız yere kırılmasındansa kabe yıkılsa daha iyidir...

Mantıklı konuşmuyorsun. Diğer başlıklardaki iletilerin de bu yönde.

Bir uzmana görün bence.

Dalga geçmiyorum, hakaret için söylemiyorum.

Ciddiyim.

tarihinde zorlu tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu arap allahının taşlarla cinlerle kuşlarla ne işi var :lol: bir amerikalı gib atom bombasınıda yapasını bilmiyor cahil arabın Allahı. Aşağıdaki ayete kabe güvenli diyor ama belliki zeyus savaşı kazanmış kabeyi sel su götürüyor. nası kormuş ama :D

Boq7Dv.jpg

aPVrEz.jpg

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kabe'nin havra(sinagog),sonrasında kilise,sonrasında müslümanların kıblesi haline geldiğini düşünüyorum..Havradan önce ise,bir ziggurat olduğunu düşünüyorum..

Bu konuda mesela şunu söyleyebilirim;

Musevi havralarda Tevrat çoğunlukla bir nişte saklanır. Camilerdeki mihraplar gibi, bu nişler de ibadet yönünü (İslam'da kıbleyi) gösterir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Apsis_%28mimari_%C3%B6%C4%9Fe%29

Kabe'nin önünde yarım daire şeklinde bulunan apsis nereye doğru biliyor musunuz?

İsrail'e doğru..

Kurguyu siz yapın artık :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu konudaki görüşüm ....sümer geleneğinin hintlilere ordan orta doğuya yayıldığı konusunda ....çünkü nüfus olarak kalabalık olan hindistan nüfus etkinliği ve Hinduizm misyonerligini...tarih kitaplarıni açtığımizda...çin,japonya ve orta asya türk topluluklari içine kadar yaymışlardir...pek tabi ipek yolu ticareti üzerinde bulunN orta doğunun bundan etkilenmeme olasılığı yoktur....

tarihinde mustafa2116 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu arap allahının taşlarla cinlerle kuşlarla ne işi var :lol: bir amerikalı gib atom bombasınıda yapasını bilmiyor cahil arabın Allahı. Aşağıdaki ayete kabe güvenli diyor ama belliki zeyus savaşı kazanmış kabeyi sel su götürüyor. nası kormuş ama :D

aPVrEz.jpg

kabeye güvenli denildiği halde defalarca kez su baskınlarına mağruz kalması (ki ayete gerek bile yok, hani allahın eviydi? su basıyo lan su!) facebook da biri tarafından paylaşılmıştı. ota-moka laf soktuğunu zanneden müslünün biri buna da cevap vermekten geri kalmamıştı. elemanın dediğine göre bu bi imtihanmış, allah imanı %100 olmayanları böyle kuvvetli imtihanlarla eliyomuş. sadece gönülden inananlar bu imtihana rağmen inanmaya devam edip cenneti bulacaklarmış.

ben biliyom aslında neyi bulacağını da şimdi söylemeyelim, sıkıntı oluyo sonra. (bkz: https://eksisozluk.com/ucun-biri--66244)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu arap allahının taşlarla cinlerle kuşlarla ne işi var :lol: bir amerikalı gib atom bombasınıda yapasını bilmiyor cahil arabın Allahı. Aşağıdaki ayete kabe güvenli diyor ama belliki zeyus savaşı kazanmış kabeyi sel su götürüyor. nası kormuş ama :D

Boq7Dv.jpg

bide allah ayet göndermiş ben düşmanlarıma zeus yıldırımı gönderirim, yıldırımı istediğim yere isabet ettiririm düşmanımla böyle savaşırım falan feşmekan diye. ama baksan bütün camilerin minarelerde paratoner. lan hani yıldırımı gönderen de, dilediği düşmanının kafasına isabet ettiren de allah idi? adresi şaşırıp kendi evine mi yıldım yollayacak lan allah? siz cami minaresine paratoner takarak kendi tanrınıza hakaret ediyonuz. ya da sizin tanrının isabet alma kabiliyeti yetersizdir belki de. kuranda öyle yazmıyo gerçi ama, neyse.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bide allah ayet göndermiş ben düşmanlarıma zeus yıldırımı gönderirim, yıldırımı istediğim yere isabet ettiririm düşmanımla böyle savaşırım falan feşmekan diye. ama baksan bütün camilerin minarelerde paratoner. lan hani yıldırımı gönderen de, dilediği düşmanının kafasına isabet ettiren de allah idi? adresi şaşırıp kendi evine mi yıldım yollayacak lan allah? siz cami minaresine paratoner takarak kendi tanrınıza hakaret ediyonuz. ya da sizin tanrının isabet alma kabiliyeti yetersizdir belki de. kuranda öyle yazmıyo gerçi ama, neyse.

:lol::D Güzel eleştirinize karşı söz bulamadım bunu göndermeyi uygun buldum kabul edersen sevinirim. ayrıca benim 2015 in ilk mesajıdır.

g4Xzg0.jpg

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Zemzem suyunun kaynağı Taif'in dağları bu yıl pek yağış alamayacak gibi görülüyor.

Kabe'ye gelen hacılara terkos suyundan zemzem satmak için bir fırsatın doğması yakındır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed'den önce müslümanlarda hindu inanç etkileri çoktu, hatta pek bi fark yoktu. Muhammed ve ekibi, arap birliği devletini kurmak için önce islamı kurmaları gerektiğini anlamışlardı. İslamı tekel din yapmak için istenilen yerde hacı olmayı yasakladılar. Sadece kabe'de hacı olunabilir şekilde islamı oturttular. Halbuki hindu hacıların da kendi kabeleri ve hac ritüelleri vardı ve mekke dışında, kendi topraklarında hacı olabiliyorlardı. Tarihsel olarak islamdan önce gelen ama islamda da olan hac ritüelinin sahipleri olarak hindular gösterilmesi daha doğru olacaktır bu yüzden.

Garbha griha : Rahim evi. Sanskritçe : garbha = rahim , griha = ev.
Garbha griha, Hindu tapınaklarının tam ortasında bulunur. Mescidi Haram'ın tam ortasında bulunan Kabe gibi.
Garbha griha küb,kab,kare şeklindedir. Tıpkı Kabe gibi.
Garbha griha'nın tek girişi vardır. Tıpkı Kabe gibi.
Garbha griha'nın pencereleri yoktur. Tıpkı Kabe gibi.
Garbha griha'nın içine sıradan halk giremez. Tıpkı Kabe gibi.
Garbha griha'nın Sanskritçedeki diğer adı Haram. Tıpkı Mescid-i Haram gibi.
Hindular, Garbha griha'nın etrafında, 7 kez dönerek hacı olurlar. Tıpkı kabe'nin etrafında 7 kez dönen hacılar gibi.
Hindu hacıları Tirtham denen kutsal suyu içerler. Tıpkı zemzem gibi.
Hindu hacıları saçlarını traş ederler. Tıpkı İslam hacıları gibi.
Hindu hacıları tavaf esnasında iki parçadan oluşan beyaz çarşaf giyerler. Tıpkı müslümanlar gibi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×