Jump to content

Kainatta allahın varlığına deliller


Recommended Posts

19 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Bırak şimdi kıvırmayı.

 

Kehf 74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi.

Kehf 80. “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.”

 

Sen bu ayetlerde anlatılana sapıklık diyebiliyor musun? Sen ne düşünüyorsun bu ayetlerdeki olay hakkında?

sağduyu sen bunu okuduğunda küçük bir çocuğun öldürülmesinin uygun olduğu görüşüne mi vardın ? Bu hikayeyi baştan okusan iyi olur 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 116
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

5 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

daha  bilim  adamları  canlı  bir şey  yapamadılar  bile  .anca  aminoasit  var  o da  canlılığın  yapı  taşları  sadece  

 

Al bir tarafına anlatırsın yaptılarmı yapamadılarmı. Dünyanın yaşıyla insanın yaşından haberin varmı kel said.

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, Kindi said:

sağduyu sen bunu okuduğunda küçük bir çocuğun öldürülmesinin uygun olduğu görüşüne mi vardın ? Bu hikayeyi baştan okusan iyi olur 

 

Benim neye vardığımı boş ver, bunlar benim için arap yahudi zırvaları, kutsallık atfeden sensin. 

 

Buyur, savun masum bir çocuğun katledilmesini.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Konu gerçek hayatta yaşanmış bir hikaye değil. Mana aleminde yaşanmış bir hikaye  

 

İslamda İlm-i Ledün denilen bir ilim vardır . Ledün ilmi dünyadaki yaşanan bazı olayların görünen tarafının yanında görünmeyen hikmetli yanlarının olduğunu anlatır.

 

Kuranda geçen Hayır bildiğiniz şeylerde şer, Şer bildiğiniz şeylerde hayır vardır kaideside bunu destekler

 

Bu hikayede çocuk öldürmek mübah görülmemektedir. Hikayede anlatılanlar sebeplere riayet edildikten sonra Allaha teslim olmayı ve ona tevekkül etmeyi başa gelen musibet ve sıkıntı gibi durumların ilerisinde daha güzel sonuçların elde edileceği ve başa gelen hastalık sıkıntı ve musibetin hikmetinin asıl anlamının o zaman anlaşılacağı  fikri vardır.Veyahutta musibet ve sıkıntının insanın istediği halden daha iyi olduğu 

 

Mesela bak bunu biraz daha somutlaştırmak için sana şu hikayeyi örnek veriyim 

 

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep.Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiya, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Kral’a satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler. İhtiyar köylü ise, “Karar vermek için acele etmeyin” demiş.”Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”Köylüler ihtiyar köylüye kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyar köylüden özür dilemişler. “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..” demişler. “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç .Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?”Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu ihtiyar gerçekten bir ilginç” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.”Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.”O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru? Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.”Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…” “Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu bilmiyoruz.”
 
 
Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, Kindi said:

Konu gerçek hayatta yaşanmış bir hikaye değil. Mana aleminde yaşanmış bir hikaye  

 

İslamda İlm-i Ledün denilen bir ilim vardır . Ledün ilmi dünyadaki yaşanan bazı olayların görünen tarafının yanında görünmeyen hikmetli yanlarının olduğunu anlatır.

 

Kuranda geçen Hayır bildiğiniz şeylerde şer, Şer bildiğiniz şeylerde hayır vardır kaideside bunu destekler

 

Bu hikayede çocuk öldürmek mübah görülmemektedir. Hikayede anlatılanlar sebeplere riayet edildikten sonra Allaha teslim olmayı ve ona tevekkül etmeyi başa gelen musibet ve sıkıntı gibi durumların ilerisinde daha güzel sonuçların elde edileceği ve başa gelen hastalık sıkıntı ve musibetin hikmetinin asıl anlamının o zaman anlaşılacağı  fikri vardır.Veyahutta musibet ve sıkıntının insanın istediği halden daha iyi olduğu 

 

Mesela bak bunu biraz daha somutlaştırmak için sana şu hikayeyi örnek veriyim 

 

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep.Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiya, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Kral’a satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler. İhtiyar köylü ise, “Karar vermek için acele etmeyin” demiş.”Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”Köylüler ihtiyar köylüye kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyar köylüden özür dilemişler. “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..” demişler. “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç .Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?”Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu ihtiyar gerçekten bir ilginç” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.”Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.”O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru? Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.”Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…” “Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu bilmiyoruz.”
 
 

 

Bana masal anlatıp durma, Allah'ın bu masum çocuğu neden adamına öldürtmüş, onu anlat. Çocuk öldürmenin neresinde hikmet var?

 

Bundan daha sapıkça bir eylem daha var, o da İbrahim'in çocuğunu kesmeye kalkışması. Herif rüyasında gördü diye kendi çocuğunu boğazlamaya kalkışıyor, işte din böyle insanı insanlıktan çıkarır, put uğruna her türlü sapıklığı yaptırtır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, yüpyücecik yazdı:

Örneğin sifil olayı win-win yapmış

Çocuğun öldürülmesi anne babanın sorunu değil tam tersine öldürülen çocuğun sorunu olduğunu sifil uhrevi laflarla anlamsızlaştırmış.

söz konusu ayetler kehf 74-80-81

 

güzel  açıklamış  konuyu  hoca. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
22 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Bana masal anlatıp durma, Allah'ın bu masum çocuğu neden adamına öldürtmüş, onu anlat. Çocuk öldürmenin neresinde hikmet var?

 

Bundan daha sapıkça bir eylem daha var, o da İbrahim'in çocuğunu kesmeye kalkışması. Herif rüyasında gördü diye kendi çocuğunu boğazlamaya kalkışıyor, işte din böyle insanı insanlıktan çıkarır, put uğruna her türlü sapıklığı yaptırtır.

kindi  olayın  mesel  ve  ders  verme  amacıyla  olduğunu  söylemiş  ki  mantıklı 

Link to post
Sitelerde Paylaş
6 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

kindi  olayın  mesel  ve  ders  verme  amacıyla  olduğunu  söylemiş  ki  mantıklı 

 

Konu arap putu ve dini olunca hemen savunma mekanizman devreye giriyor, bir de utanmadan ben İslam'dan, Allah'tan bahsetmiyorum diyorsun.

 

Masum bir çocuğu öldürerek insanlığa ne gibi bir misal ve ders vermiş oluyor bu senin taptığın araplar? Mesela sen masum bir çocuğun öldürüldüğü hikayeden nasıl bir ders aldın?

tarihinde sağduyu tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Konu arap putu ve dini olunca hemen savunma mekanizman devreye giriyor, bir de utanmadan ben İslam'dan, Allah'tan bahsetmiyorum diyorsun.

 

Masum bir çocuğu öldürerek insanlığa ne gibi bir misal ve ders vermiş oluyor bu senin taptığın araplar? Mesela sen masum bir çocuğun öldürüldüğü hikayeden nasıl bir ders aldın?

demiş  ya  gerçekleşmiş  bir şey  değil  bu  misal diye 

Link to post
Sitelerde Paylaş
20 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

güzel  açıklamış  konuyu  hoca. 

nereden güzel açıklamış,nisa 78 de sağlam kalelerin arkasında olsanız da size ölüm gelir diyen tanrı neden cinayet işlettirtiyor ek olarak öldürülen çocuk nereden cennete gidiyor ebeveynlerini saptıracağından bizzat allah endişe etmiş,diyebiliyorsan haksızsın de ve açıkla

tarihinde yüpyücecik tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
9 minutes ago, akılsızşuursuzatom said:

demiş  ya  gerçekleşmiş  bir şey  değil  bu  misal diye 

 

Sana gerçek olup olmadığını mı sordum? Bu hikayeden nasıl bir ders çıkardığını sordum. Hem sen ne diye elalemin cevaplarını sahipleniyorsun? Kendi cevabını veremeyecek kadar beyinsiz misin? Senin aklın yok mu? Doğru ya unutmuştum, senin gibiler sakallı birinin peşine takılmaya alışıktır, senin gibiler düşünmezler, kendilerini güdecek bir çoban ararlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, akılsızşuursuzatom yazdı:

cihaz  var  orası  kesin  yoksa  o  etler  bir  araya  gelecek  hareket  edecek  tuhaf  olurdu.

Videoyu ne tarafınla izliyosun bilmiyorumda o cihaz dediğin şey canlının beyni. Diğer yerleri normal hücre. Oyuncak arabamı sandın bunu ? Al bunuda izle ingilizcen varsa

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...