Jump to content
Mikelanjo007

Evliya kerametleri

Recommended Posts

evliya kerametleri

BURADA BİR KÖPEK VAR!

Alâeddîn-i Sâbir’in vefâtından bir zaman sonra çeşitli hâdiseler meydana geldi. Bu esnâda Hâce Mahdûm Sâbir’in kabri bir müddet kayboldu. Yeri belli olmayacak hâle geldi. Birgün bir kâfir, oradan geçerken, bir aydınlık gördü. Orası çok parlak görünüyor, hayvanlar bile o yere saygı gösteriyordu. Mezar kalıntılarından oranın, bir müslüman mezarı olduğunu anladı. İslâmiyete olan düşmanlığının fazlalığı sebebiyle, hemen elindeki demir çubukla, orada bulunan son kalıntıları da dağıtmak için hücûma geçti. Tam o esnâda, pencere gibi bir şey gördü. İçeride ne var diye bakmak için pencereden başını soktuğunda, boynunu tekrar dışarı çıkaramadı ve orada öldü. Hâce Mahdûm Sâbir o gece, kendisini tanıyan ve sevenlerden bâzılarına rüyâda görünüp; “Burada bir köpek var. Ondan rahatsız oluyorum. Onu buradan uzaklaştırın!” buyurdu. Gidip baktılar. Orada kafası yere gömülü biri vardı. Çıkardıklarında, o kâfirin yüzünün köpek yüzü gibi olduğunu gördüler. Bu hâdiseyi görenler, büyüklere hakâret etmenin cezâsının pek ağır olacağını bir defâ daha görüp anladılar. Bundan sonra, Mahdûm Sâbir’in kabri üzerine mükemmel bir türbe yapıldı. Bu muazzam türbe üzerine inip çıkan kırmızı bir nûru, uzun zaman herkes gördü. Feyz ve marifet kaynağı olarak etrâfına nûr saçmakta olan bu muazzam türbe, çok güzel muhafaza edilmiş olarak günümüze kadar gelmiştir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir keramet hikâyesi de benden.

Birinci Haçlı Seferinde,

Antakya kalesinin düşüşünden üç gün sonra, çeşitli diğer ordularla takviye edilmiş Musul Atabeyi Kerboğa'nın ordusu Antakya önünde göründü. Bu ordu kale içinde bulunan Haçlı ordusunu kuşatmaya aldı.

Haçlılar kaleyi ele geçirdikleri zaman Yağısiyan'ın iaşe stoklarının çok düşük seviyelerde olduğunu görmüşlerdi. Haçlılar daha önce de açlık çekmişlerdi ama o zamanlar etrafa bazen çok uzak taraflara iaşe toplama birlikleri gönderip az da olsa yiyecek bulabiliyorlardı. Ama Kerboğa'nın kuşatması dolayısıyla Antakya kalesi içinde kalınca bunu yapmalarına imkân kalmamıştı. Arap tarihçisi Ali ibn el-Esir'e göre Antioch'u zapt ettikten sonra 12 gün Frenkler yiyeceksiz kale içinde kapalı kaldılar. Asil şövalyeler kendi atlarını yediler. Daha fakir olanlar ise ölü hayvanları, ağaç kabukları ve otları yediler...

Diğer taraftan Antakya kalesi içinde beklenmedik bir mucize ortaya çıkmıştı. Haçlılar arasında bulunan, Marsilya'li Pierre Barthelemy adlı bir keşiş bir sıra dinsel hayaller görmeye başladı; St Andreas ona İsa'nın çarmıha gerildikten sonra öldürülmesi için kullanılan Kutsal Mızrakın Antakya'da Katedralinin zemininde gömülü olduğunu ve bu mızrağı kullanarak Müslümanlara karşı galip geleceğini söylemişti. Antakya Katedrali'nde Berthalamy'nin hayalinde görmüş olduğu yerde zeminde kazı yapıldı ve burada bir mızrak bulunup çıkartıldı. Birçok kişi bunun bir mucize olduğundan şüpheliydi, ama Haçlı ordusu morali birden yükseldi.

Böylece gayet üstün moral kazanan, başlarında Kutsal Mızrakla Le Puy Başpiskoposu bulunan Haçlı ordusu 18 Haziran 1098de Antakya'dan bir büyük huruç hareketi yaparak Kerboğa'nın ordusu üzerine büyük bir hücuma geçti. Tam bu sırada Şam Emiri Dükak ve eğer muharebeyi kazanırsa Kerboğa'nın kendilerine hüküm edeceğinden korkan diğer emirler Kerboğa ordusundan ayrıldılar. Kalan ordu büyük bir mağlubiyete uğradı. Kerboğa kendini zor kurtarıp ordusuz Musul'a dönebildi. Antakya'da iç kalede sarılmış bulunan Şems-i Devle de bundan sonra Haçlılarla müzakerelerden sonra kendisini ve askerlerine serbest geçiş hakkı kazandı ve iç kale de Haçlıların eline geçti. Bu galibiyet bir Hıristiyan efsanesine dönüştürülmüş ve Hıristiyan evliyalarının Haçlı ordusunun başına geçerek Kerboğa'nın ordusunu kırarak galibiyeti sağladığı söylene gelmiştir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateist Mark Zuckerberg Facebook'u buldu. Neredeyse bütün dünya üye. Alaeddin-i Sabir'i arasan, profili vardır.

kerametin alası değil mi şimdi bu?

Hikayeye bakarsak;

Alaeddin-i Sabir olsa olsa, köpeklerin aşağılık bir canlı olduğunu sanan bilinçten nasibini alamamış bir zavallı olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

gümüzde bile sürekli keramet gösterdiği söylenen kişiler , kerametlerini insan içinde gösterip herkesi müslüman yapsalar ya. bundan iyi tebliğ mi olur ?

insan içinde keramet gösterileri var. eğer inanacaksan al sana keramet inanmak istemeyenler bunada bahane bulacaklardır. kalpleri katılaşmış insanlara ne yapsan boş.

bu formda bir sürü islamı eleştiren yazılar okudum duanın gücüyle ilgili özellikle tolon dedenin başlığı var dı alın size keramet.

evet islam dini mütiş bir dindir ve islamda evliyalar ve kerametleri vardır. bir mürşide biat dolayısıyla(peygamberimize) tabyet vardır. gerçek bir mürşitleacayip derecede islamın olağan üstü idrakına varılıyor.alın size kanıtlar

islam çağı aşan bir dindir bi,lim insanlarının yapamadıklarını müslümanlar başarmıştır. ALLAHIN izniyle

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

insan içinde keramet gösterileri var. eğer inanacaksan al sana keramet inanmak istemeyenler bunada bahane bulacaklardır. kalpleri katılaşmış insanlara ne yapsan boş.

bu formda bir sürü islamı eleştiren yazılar okudum duanın gücüyle ilgili özellikle tolon dedenin başlığı var dı alın size keramet.

evet islam dini mütiş bir dindir ve islamda evliyalar ve kerametleri vardır. bir mürşide biat dolayısıyla(peygamberimize) tabyet vardır.

He evet hatta canakkale savasida yesil sarikli evliyalarin yardimiyla kazanildi degilmi.hayir madem o kadar insan olmeden kazaniverselerdi.

Simdi o evliyalar emeklimi oldu noldu ?

Israil galibiyeti aliyo.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

15.000 kitap okuyan Bülent Akyürek diyorki; Bir ateistin başucu kitabıdır kuranı kerim.
Ankebut suresinin ilk 11 ayetini okuyumuş ve ayetler dürülüp sopa olmuş ve Bülent Akyürek, ankebut suresinin ayetlerinden dayak yemiş!
Peh peh peh... Fantastik bilimkurguya bak hele!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Video'daki adam - Bülent Akyürek,
15.000 kitap okumuş olsa ne yazar,
Adam tutarlı konuşmakta zorlanıyor.
"Yav ben... hidayet tepeden gelen bir şey" ne la...
Üçüncü dakikadan sonra yaptığı koordinat düzlemleri tarifi, EML öğrenci ağzından farksız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bülent Akyürek'in okuduğu 15.000 kitabın çetelesini tutmaya kalksak yalan olduğunu anlarız.
Okuduğu 15.000 kitabın yalnızca adlarını yazsa yeni bir kitap ortaya çıkartır.
Kabaca 1 sayfada önlü arkalı 150 sözcük var diyelim.
400 sayfalık bir kitapta 60,000 sözcük olur.
Al sana 4 sözcüklü bir kitap adı işte...
 "Tanrının Kapısını Çalan Bilim"gibi 4 sözcüklü.

tarihinde Engse Hohol tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Direk çocuk aklı bu konular. 10 yaşındaki çocuğa "Tanrı yok" dersin o da sana "Ama kuranda mucizeler vaaar" filan der.

Yetişkin insanların bunlarla uğraşması çok üzücü.

Yatıp kalkıp şükür etmeliyiz düzgün bir eğitimimiz olduğu için.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dini takvimlerin arkalarında yazar,  bu evliya kerametleri. Çocukken okurdum onları da, gerçek zannedip duygulanırdım. Ne kadar saçmaymış. Çocukların zihinlerini allak bullak eden saçmalıklar ve hikayeler. Yok gölün üzerinde yürümüş, yok kuşlar gibi uçmuşlar, balık gibi yüzmüşler...mk kuş beyinliler ! 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎12‎/‎1‎/‎2016 at 08:01, impressivo yazdı:

Dini takvimlerin arkalarında yazar,  bu evliya kerametleri. Çocukken okurdum onları da, gerçek zannedip duygulanırdım. Ne kadar saçmaymış. Çocukların zihinlerini allak bullak eden saçmalıklar ve hikayeler. Yok gölün üzerinde yürümüş, yok kuşlar gibi uçmuşlar, balık gibi yüzmüşler...mk kuş beyinliler ! 

Suda yürüme konusunda Hintlilerin öyle bir hikayesi var. Bir Hindu rahip adayı ustasından rica etmiş "lütfen bana suda yürümeyi öğretin" diye. Ustası da ona bazı mantralar, meditasyonlar filan önermiş, sonunda adam suda yürümeyi başarmış. Ustası da "10 rupilik kazancın oldu" demiş. Rahip adayı hemen sormuş "Neden acaba*" demiş. Ustası: -"nehrin kenarındaki kayıkçıya söyleseydin, seni de on rupiye karşıya geçirirdi" demiş.

- Bu tür konuların gerçek inançla ya da gerçek kerametle hiçbir ilgisi olmadığı varsayılır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Keramet, meramet yok. Hepsi insanların uydurdrukları zırvalar.

Eski devirlerde  radyo, televizyon, internet´mi vardı ?

Can sıkıntısından, hava kararınca birbirlerine bol bol masal anlatmıslar.

Tabii bundan dinlerde nasibini almıslar.

Bu yüzden kutsal kitaplarda gerçek vakalarla alakası olmayan ne ararsan var. 

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×