Jump to content
blackdeath-

Türk aile yapısı

Recommended Posts

Türkiye'de 5 erkekten 2'sinin sapık olma ihtimali var diye düşünüyorum. Yoldan geçen güzel bir kıza öküz gibi bakmak karşıdakinin rahatsız olacağını düşünememek Türk erkeklerinin genel sorunu değil mi? Birçok kez bu duruma şahit oldum bu durum beni bile rahatsız eder hale geldi. Otobüste yolculuk yaparken yoldan giden kadınlara öküz gibi bakan yaşlı insanlar var. Biz Türkler aile yapımızla övünürüz, misafirperveriz deriz, çocuk yetiştirmemizle övünürüz peki bu durum neden kaynaklanıyor? Sokaklarda dolaşan bu kişiler kimler bilemiyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türklerin %90'ı gerizekalıdır..Gerizekalılardan ahlaklı olmalarını beklememelisin..!

Mehmet Ali Erbil diye birisi,bu ülkenin sanatçısı değil mi?

Daha dün rtüke sokarım diyen Sezen Aksu,bu ülkenin sanatçısı değil mi?

Recep İvedik halk kahramanı değil mi?

Polat Alemdar bu halkın gözünde ilah değil mi?

Bülent Ersoy bu halkın sanatçısı değil mi?

Özellikle böyle yazdım..Çünkü bir ülkenin sanatı/sanatçısı,o ülkenin içinde bulunduğu durumu yansıtır..Bana bir ülkenin sanatından/sanatçısından bahset,sana o ülkenin insanını tarif edeyim :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yurt dışında yaşayan arkadaşlar ne diyor bu işe. Oralarda nasıl durum?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türk aile yapısı müslüman aile yapısıdır.

Türk aile yapsı nedir ?

Oğlu oldu mu sapık bir şekilde davullu zurnalı sünnet düğün yapan. Kızı oldumu saç teli gözükmesin diye başını kapatan. Karısını kurana göre döven. Çocuklarına zorla beş vakit namaz kıldıran zorla kuran kursuna gönderen bir aile yapısı. Çocuklarınının beynine islamın zırvalıklarını dolduran ve çocuklarının beyinlerine tecavüz eden bir aile.

Böyle bir aile yapısı sağlıklı olur mu ?

tarihinde zeus- tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Eğitim ve insanın kendini yetiştirmesi de önemlidir diye düşünüyorum. Fakat hangi eğitim olduğuda şüpheli çünkü Türkiye'de her şehirde bir üniversite var. Üniversiteli ergen tipler ellerinde tesbihlerle sokaklardalar. Çevre faktörüde önemli aslında nasıl gördüyse öyle yapıyor zira bu gençlerin beyinlerini bir şekilde kullanması beklenemez.

Cinsel açlığın afrikası hoş bir yakıştırma olmuş :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu Türk insanının zekasının olmadığından kaynaklanmıyor. Bu islamın Zinayı şiddetle yasaklamasından doğuyor.İslam Toplumlarında istediğiniz kadar Zinayı Ceza hukukundan çıkarın sonuç değişmez.Kadın ve erkeğin nikahsız beraberliği Kadın açısından çok büyük bir ayıptır. Erkekten daha çok Kadın kendini zinadan korumalıdır. bu korunmanın çeşitleride vardır:

1-Türban takmak (he rnasılsa koruyormuş. En azından kendisine şayet bir erkek alıcı şekilde bakarsa günah erkeğe yazılırmış)

2-Erkeklerle beraber toplum içinde olsada onlara karşı lakayıt ve soğuk davranmak(işte korunmanın en etkili biçimi)

3-Diğer taraftan erkeklerede "Senin bacın senin anan başkasıyla nikahsız beraber olsa sen ne yaparsın?!"Hiç bir şey yapmam Namus onun namusudur dersen şayet.Alacağın cevap TUHHH ŞEREFSİZ HERİF!!!! şeklinde yapılan manevi baskılar.

Ama bir taraftada Fizyolojik ihtiyaçlar ortada.Yani İki taraf arasında beynamaz olan Müslüman toplumu erkeği!Şayet hem Fakir yada Orta Halli bir ailenin 3.şıkta belirttiğim baskılarıylada yetişmişse değil Delikanlılığında kendi ekonomik özgürlüğünüde elde ettiğinde bir tane bile bayan arkadaşı olmuyor.Ancak görücü usulüyle büyük masraflara girerek evlenebiliyorlar!Bu evlilik ise onu fizyolojik olarak tatmin etse dahi Bilinç açısından tatmin etmiyor!hayat kadınlarıylada beraberlik Müslüman toplumu erkeğini tatmin etmez vede edemez.Çünkü Bilinçler doymuyor.Bilinç beraberliğin manevi unsurudur çünkü.O zamanda ortaya Cinsel açlığın Afrikası olan Müslüman toplumu çıkıyor!Ve öyle bir Dehşetli Erkek toplumu ortaya çıkıyorki değil kadının vücudu Ojeli ayak tırnağını görse tahrik oluyor! ayak fetişizmi aşağılık duygusundan doğar! Aşağılık duygusu ise Bilinçten çıkar.Ondan sonra sen kadını istediğin kadar Türbanla paketle.

tarihinde yeniçeri53 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bâzı uyduruk kavramlar, yalnızca "ilkelliği tescilllenmiş tolumlar"da oluşturulur.

Bunlardan aklıma gelenler, "âile yapısı" ve "hukûkun üstünlüğü"dür.

Tüm toplum için bir "âile yapısı" diye bir olgu kurulmuşsa, o toplumda, "bireysellik" yasaklanmış demektir; bireyselliğin yasaklanması, "insan usu"nun yasaklanmasıdır. Yani "özgür düşünemeyen hortlaklar" oluşur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bâzı uyduruk kavramlar, yalnızca "ilkelliği tescilllenmiş tolumlar"da oluşturulur.

Bunlardan aklıma gelenler, "âile yapısı" ve "hukûkun üstünlüğü"dür.

Tüm toplum için bir "âile yapısı" diye bir olgu kurulmuşsa, o toplumda, "bireysellik" yasaklanmış demektir; bireyselliğin yasaklanması, "insan usu"nun yasaklanmasıdır. Yani "özgür düşünemeyen hortlaklar" oluşur.

İyide İnsan sosyal bir hayvandır. Çünkü insan insan toplumu içinde yaşar. Toplumsuz yaşayamazki? Toplumun en küçük birimide ailedir.Bir tane bile gösremezsinizki aile birimi olmayan bir toplum olsun? ha Şu var Bireyler erken yaşta Ekonomik bağısızlığa kavuşarak kendi ailelerini kurmaya yavaş yavaş teşebbüs ederler.Doğru olanda budur.Devlet çocuk yetiremez.O zaman antik Isparta toplumu olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ANKARA- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 12 bin aileyle yaptığı ‘Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması’, her yönüyle aile profilini çıkardı.

Türkiye genelinde 12 bin 56 hane ile anket yapıldı. 18 yaş üstü 10 bin 362 erkek, 13 bin 17 kadın olmak üzere 23 bin 379 kişiyle görüşüldü. 18 yaş altı 9 bin 356 erkek, 6 bin 703 kadın 16 bin 59 kişinin demografik bilgisi alındı. Araştırmaya katılan ailelerin yüzde 9.6’sı tek kişilik aile, yüzde 75.3’ü çekirdek aile, yüzde 14.4’ü de geniş ailelerden oluşurken, öğrenciler ve işçilerden oluşan aile oranı binde 7 olarak belirlendi.

TELEVİZYON: Televizyon izleme süreleri 2006’ya göre arttı. Katılımcıların yüzde 18.6’sı 0-1 saat, 55.9’u 1-3 saat, yüzde 22.1’i 4-6 saat yüzde 3.4’ü ise 7 saat üzeri televizyon izliyor. Rahatsız edici ayınlar yüzde 46.9 ile cinsellik, yüzde 15.5 şiddet, yüzde 14,1 kaba ve küfürlü söz, yüzde 9.9 taraflı haber ve yorumlar, yüzde 9.6 da reklamlar. Cinsellik ve şiddetten kadınlar daha fazla rahatsız. Taraflı haber ve yorumlar ile reklamlardan erkekler şikâyetçi. Cinsellik ve şiddet içeren sahneler ‘zap’lanıyor.

KONUT: Yüzde 60.9’u kendilerine ait evde yaşıyor. Yüzde 8.7’si akrabalarına ait evde kira ödemeden oturuyor. Yüzde 25.6’sı kiracı.

YÜZDE 10’U YARDIM ALDI: Son bir yıl içinde en az bir kez bir yardım alan ailelerin oranı yüzde 10.3.

BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI: Aileler yüzde 15.8’le en çok ev almak için borçlanıyor. Yüzde 12.9’u otomobil almak, yüzde 11.1’i ticari borçlarını kapatmak, yüzde 10.5’i kredi kartı borcunu ödemek, yüzde 6.6’sı eğitim, yüzde 2.4’ü traktör, sulama sistemi, hayvan almak, yüzde 1.2’si tarla, arazi almak, binde 2’si tatil, yüzde 41.8’i de diğer kategorisinde borçlu.

EVLİLİK YAŞI YÜKSELDİ: 2006-2010 yılları arasında 18 yaş altı erkeklerin evlenme oranı binde 2’yken, 18 yaş üstü evlenme oranı yüzde 99.8 olarak belirlendi. 18 yaş altında evlenen erkeklerin oranı 1950’lerde yüzde 35’ti. Kadınlarda ise 18 yaş altı evlenme oranı yüzde 9.3, 18 yaş üstü evlenme oranı yüzde 90.7 oldu. 18 yaş altında evlenen kadınların oranı 1950’lerde yüzde 65 oranındaydı.

İMAM NİKÂHINA İLGİ: 2006 yılında yalnız resmi nikâhla evlilik oranı yüzde 9.7 iken, son araştırmada yüzde 3.42 çıktı. 2006’da sadece dini nikâhla evlenenlerin oranı 3.7 iken, bu oran son araştırmada yüzde 3.36 oldu. 2006’da hem resmi, hem dini nikâh yapanların oranı yüzde 85.9 iken, bu oran son araştırmada yüzde 93.22 olarak belirlendi.

AKRABA EVLİLİĞİ: Akraba evliliklerinin oranı 2006-2010 döneminde yüzde 17,3 iken, yüzde 55’i kuzenler arasında. Akraba evlilikleri 2001-2005 yılları arasında yüzde 20’ydi.

ÖNEMLİ KARARLAR ERKEKLERİN: Evin düzeniyle ilgili kararlarda yüzde 47.4 erkek, yüzde 89.1 oranında kadın karar veriyor. Çocuklarla ilgili konularda ise yüzde 69.4 oranında erkek, yüzde 85.6 oranında kadınlar söz sahibi. Komşulukta kadınların etkisi yüzde 85.5 iken erkeklerin etkisi yüzde 71.1 olarak tespit edildi. Alışverişte yüzde 82.1 kadınlar etkili. Tatil ve eğlencede kadınların yüzde 75.8 etkisine karşı erkekler yüzde 79.8 oranıyla son sözü söylüyor.

BİRLİKTE EKRAN BAŞINA: Aileyi bir araya getiren birinci faaliyet yüzde 59.4’le televizyon izlemek. Bunu 25.8 ile akraba, komşu, arkadaş ziyareti, 21.9 ile alışveriş, 7.2 ile tatil, 6.1 ile dışarıda yemek, 3.2 ile sinema -tiyatroya gitmek izliyor. Yüzde 79.6’sı birlikte hiç tiyatro ve sinemaya, yüzde 63.3’ü de hiç tatile gitmemiş.

YAŞLILIK PLANLARI: Araştırmada yaşlılık dönemi yaşam tercihlerine ilişkin sorular da soruldu. Katılanların 34.7’si bir fikri olmadığını belirtirken yüzde 29’u “Oğlumun yanında kalırım”, yüzde 18.2’si “Evimde bakım hizmeti alırım”, yüzde 10.2’si “Kızımın yanında kalırım”, yüzde 9’u ise “Huzurevine giderim” dedi.

ÇOCUKLARLA SORUN: Ebeveynlerle çocuklar arasında en çok sorun internet, bilgisayar ve cep telefonu kullanımından çıkıyor. Siyasi görüş, gelenekler, okul ve meslek seçimi konularında ise hiç tartışma yok.

İNTERNET YAYILIYOR: Evlerin yüzde 34.2’sinde internet var. Bunların yüzde 41.6’sı kentte, yüzde 14.8’i kırsal kesimde. Yüzde 13.8 interneti her gün, yüzde 4 sık sık, yüzde 16.9 arada bir kullanıyor. Hiç kullanmayanların oranı ise yüzde 65.3.

Erkeklerin yüzde 17.9’u, kadınların ise yüzde 9.6’sı her gün interneti kullandığını söylüyor.

TELEVİZYON

Yüzde 8.1 Hiç izlemiyor

Yüzde 91.9 İzliyor

KİTAP

Yüzde 44 Hiç okumuyor

Yüzde 43.2 Ara sıra

Yüzde 12.8 Sık sık

SİNEMA VE TİYATRO

Yüzde 74.7 Hiç gitmiyor

Yüzde 22 Ara sıra

Yüzde 3.3 Sık sık

GECE HAYATI

Yüzde 93.8 Bar ve gece kulübüne gitme alışkanlığım yok

Yüzde 5.2 Ara sıra

Yüzde 1 Sık sık (Sık sık gidenlerin çoğunluğu erkekler)

SPOR

Yüzde 68.4 Hiç yapmıyor

Yüzde 26.2 Ara sıra

Yüzde 5.4 Sık sık

ALKOL

Yüzde 82.5 Hiç kullanmadım

Binde 6 Her gün

Yüzde 2 Haftada 1-2 gün

Yüzde 3.5 Ayda birkaç kez

Yüzde 7.4 Sadece özel günlerde

Yüzde 4 Bıraktım

EVLENİLECEK ERKEK

Yüzde 90.9 Bir işinin olması

Yüzde 81.5 Aile yapılarının benzer olması

Yüzde 84.1 İlk kez evlenecek olması

Yüzde 80.5 Dindar olması

Yüzde 69.2 Aynı mezhepten olması

Yüzde 66.7 İyi eğitimli olması

Yüzde 54.4 Çalışma saatlerinin az olması

Yüzde 57.8 Aynı etnik kökenden olması

Yüzde 53.9 Aynı sosyal çevreden olması

Yüzde 45.2 Yüksek gelir sahibi olması

Yüzde 43 Hemşehri olması

SİGARA

Yüzde 26.3 Her gün

Yüzde 5.3 Ara sıra

Yüzde 57 Kullanmıyorum

Yüzde 11.3 Bıraktım (Her gün içenlerin oranı kadınlarda yüzde 12.4, erkeklerde yüzde 40)

EVLENİLECEK KADIN

Yüzde 85 İlk kez evlenecek olması

Yüzde 76.5 Aile yapılarının benzer olması

Yüzde 75.2 Dindar olması

Yüzde 59.2 Aynı mezhepten olması

Yüzde 58.4 İyi eğitimli olması

Yüzde 49 Aynı sosyal çevreden olması

Yüzde 51.2 Aynı etnik kökenden olması

Yüzde 47 Çalışma saatlerinin az olması

Yüzde 54 Bir işinin olması

Yüzde 38.6 Hemşehri olması

Yüzde 30.6 Yüksek gelir sahibi olması

MUTLU MUSUNUZ?

Yüzde 59.6 Mutlu

Yüzde 17 Çok mutlu

Yüzde 20.5 Orta

Yüzde 2.4 Mutsuz

Binde 4 Çok mutsuz

(Kırdakiler kenttekilere, erkekler kadınlara, üst sosyoekonomik statüdekiler de alttakilere oranla daha mutlu.)

BOŞANMA NEDENİ

Yüzde 27.3’le iki cinsiyette de temel boşanma sebepleri ‘sorumsuz ve ilgisiz davranma’.

Bir kez bile aldatılmış olmak kadınlarda yüzde 87.5, erkeklerde yüzde 93 oranıyla boşanma sebebi

ŞARTLAR UYGUNSA KAÇ ÇOCUK İSTERSİNİZ?

Yüzde 3.6 Bir

Yüzde 35.6 İki

Yüzde 32.6 Üç

Yüzde 15.5 Dört

Yüzde 6.2 Beş

Yüzde 6.5 Altı ve üzeri (Ortalama üç çocuk).

TEK EVLİLİK

Evlilerin yüzde 95’inin yalnız bir kez evlilik yaptığı görüldü. Birinci evliliklerin yalnızca yüzde 5’i boşanmayla sonuçlanırken, ikincilerin yüzde 11,5’i, üçüncülerin yüzde 28,5’i, dördüncülerin yüzde 55,7’si, beşinci ve üstü evliliklerin yüzde 27,8’i boşanmayla sonuçlanıyor.

MADDİ DURUM

Yüzde 78.7 Orta gelir

Yüzde 16.9 Yoksul

Yüzde 1.4 Zengin

EVLİLİK KARARI

Yüzde 44.2 Görücü usulü ve kendi kararı

Yüzde 38.7 Kendi seçimi ve ailesinin rızası

Yüzde 9.4 Rızası alınmadan görücü usulü

Yüzde 4.3 Kaçma-kaçırılma

Yüzde 2.9 Aile rızası olmadan kendi kararı

Binde 5 Berdel

Türk aile yapısı bu..tabi böyle saçma bir aile yapısı dünyanın neresinde var,bilmiyorum?

tarihinde Tremor tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öyleyse, senin yaşama özgürlüğünü, sana yasaklayayım. Çünkü senin özgür oluşun, beni rahâtsız ediyor!

Bana, nasıl bir âile oluşturacağımı, hiç kimse buyuramaz.

Ben, ölsem de, karımı-kızımı poşetlemem.

Ama bâzı bağnazlar, kaba güç kullanarak, âile bireylerini, kendi düşüncesine göre yönlendiririr.

Başka bir örnek; Benim, bir sofra kültürüm var; çöl bedevîsinin de iğrenç bir sofra kültürü var.

tarihinde Yâdellerdeki Yurtdaş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öyleyse, senin yaşama özgürlüğünü, sana yasaklayayım. Çünkü senin özgür oluşun, beni rahâtsız ediyor!

Bana, nasıl bir âile oluşturacağımı, hiç kimse buyuramaz.

Ben, ölsem de, karımı-kızımı poşetlemem.

Ama bâzı bağnazlar, kaba güç kullanarak, âile bireylerini, kendi düşüncesine göre yönlendiririr.

Başka bir örnek; Benim, bir sofra kültürüm var; çöl bedevîsinin de iğrenç bir sofra kültürü var.

İşte evliliğinde zor olan tarafı bu değilmi?Onun içinde .

1-Dini baskıların toplumdan kalkması

2-Ekonomik özgürlük

3-Ekonomik özgürlükle beraber yuvadan uçma

4-Eşini seçerken senin ve onun gerek Fizyoloji gerekse Bilinçsel olarak uyuşabilmeniz.Onun içinde Görücüye mörücüye gerek olmadan eşinizi siz bulamasanız dahi tanıyacaksınız.

Bir önceki yazımda Bireyi O zaman Devletmi yetiştirsin? diye sormuştum. en büyük gafı yaptım. O zaman Birey dahada çok baskıcı şekilde yetişir.Ve BİREYSELLİK namına bir şey kalmaz. Yinde Bireysellik açısından yetişmede Aile Ehveni şerdir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Benim, tanıdığım bâzı "çocuklar" var; bunlar, yaşı otuzuna kadar varan bireyler.

"Baba ocağı"ndan kovulsalar bile, "annelerinin dizinin dibi"nden ayrılmak istemiyorlar. Çünkü onlar, özgürlükle büyüdükler. Sevgi ortamında büyüdüler! Yaşamlarında, neredeyse hiç bir kısıtlama yapılmadı. İstedikleri gibi yaşadılar.

Bu çocukların büyük bir bölümü, boşanmış çiftlerin çocukları.

Türkiye gibi ilkel toplumlarda, "âile birliği" zırvası ile, tüm âile üyelerine "işkence" uygulanıyor.

Boşanmış çifterde, tüm bireyler, mutlu bir yaşam sürüyor. Oysa zorbalıkla ayakta tutulan birlikteliklerde, hiç bir zaman mutlu bireyler olmaz.

İşte bu tür âile ortamında yetişen zombiler, "Türk âile yapısı" gibi dogmatik "zırva"larla, "insan olabilme erdemi"ni zehirliyorlar!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bu Türk insanının zekasının olmadığından kaynaklanmıyor.

Sn.yeniçeri53;Türklerin %98'i müslümandır diyorlar..Mesela müslümanlar Nuh tufanının var olduğunu söylerler..Nuh tufanının var olduğunu iddia eden birisi gerizekalı değil midir?

Veyahut,müslümanlar sağında ve solunda iki meleğin 24 saat kendilerini takip ettiğine inanırlar..Bunun adı gerizekalılık değil midir?

Zekası kıt olandan,doğru eylemler beklemek gerizekalılık değil midir?

''Hayır Nolan yanılıyorsun;Türklerin zekaları normaldir'' diyorsanız,sizi veya aynı iddiayı söyleyebilecek herkesin mesajlarını zevkle okurum..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türk aile yapısı kısaca şudur.

Sakallı ve göbekli bir baba,leğen götlü,türbanlı bir anne ve bunların ürünü gerizekalı bir çocuk..

Bu aile şunları yaparsa mutlu olur.

Çocukların cinsel organ çeşidine göre ayrı ayrı yetiştirmek,

tv de cinsellik görünce rahatsız olup ama bol çocuk yapmak?sevişmeden nasıl oluyorsa bu çocuklar?

Çocuklara her konuda baskı yapıp,özgüvensiz,çocuklar yetiştirmek

Cahilliklerini,çocuklarada aşılamak

Türk ailesinin misyonu bunlardır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türkiye'de sadece Türkler yaşamıyor ki.

Atıp tutmuşsunuz Türklere...

O bahsettiğiniz cenahın çok azı Türk'tür.

Bir şey diyeceğim de milliyetçi olacağım ve cevap yazmak zorunda kalacağım için yazmıyorum.

tarihinde Mırnaw tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sn.yeniçeri53;Türklerin %98'i müslümandır diyorlar..Mesela müslümanlar Nuh tufanının var olduğunu söylerler..Nuh tufanının var olduğunu iddia eden birisi gerizekalı değil midir?

Veyahut,müslümanlar sağında ve solunda iki meleğin 24 saat kendilerini takip ettiğine inanırlar..Bunun adı gerizekalılık değil midir?

Zekası kıt olandan,doğru eylemler beklemek gerizekalılık değil midir?

''Hayır Nolan yanılıyorsun;Türklerin zekaları normaldir'' diyorsanız,sizi veya aynı iddiayı söyleyebilecek herkesin mesajlarını zevkle okurum..

Sayın kardeşim Bende çok düşündüm şu zeka meselesini Kendi IQ mu ölçmeye kalkıyorum bazan Vasat Bazan 110(Ki en fazlası) bazanda Vasat altı çıkıyorum.

Nedenini düşündüm. Rahatlıkla söylüyorum bunu BULDUM! Çocukken Matematik derslerinde gerek ailem gerekse İlkokul öğretmenimden çok hakaret ve fiili baskılar gördüm.Korkuyorum Matematikten! Sadece matematikte değil Rakamlardan korkuyorum!Matematik ve fizik dinlemekten bile korkuyorum!Bırakın Onu Hukuk fakültesinde öğrendiğim halde miras hesaplaması dahi yapamadım!!!Matematik fizik Hocası derse girdiğinde siner kalırdım ve beynimde SİNERDİ! Dumura uğrardım dersi dahi dinleyemez Aşağılık duyguları içersinde Öküz Tirene bakar gibi bakardım.Özel dersler aldığımda ise çok rahat kavrayabiliyordum mereti!

Hah şimdi gelelim Din meselesine sadece Türkte değil insanlar Dinden korkuyorlar. ve bu korkuları Şuuraltına yerleşmiştir!Nedeni ÖLÜM ve dualar ezberlenmediğinde yenilen dayaklar hakaretler!(Bu Sadece Müslümanlarda var)Ve insanlar Din konuşulduğunda Şuuraltındaki Korku otomatikman faalliyete geçiyor!Hoca ne anlattıysa neredeyse ağızları salyalı bir şekilde dinliyorlar. Tıpkı benim matematik fizik dinlediğim gibi.Zaten fazla birşeyde anlatılmıyor Laga Lugu arapça mırıldanıyor!

Ha ben neden dinden korkmuyorum. Ben Teist bir aileden gelmiyorumda ondan.Deist bir cerah babanın oğluyum. İlkokuldada ortaokuldada hocalarım Laikti dine hiç ama hiç önem vermezlerdi. Matematik yapın siz derlerdi..:)

Ama bu demek değildirki Türk Toplumu geri zekalıdır.Koyun bakalım IQ testlerini önlerine ister İslama inansın yada inanmasınlar Türk Gençleri en azından 110 dan çok fazla ortalama alırlar ben inanıyorum.

Türk Milleti zekidir!

Türk Milleti Çalışkandır!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türk aile yapısı kısaca şudur.

Sakallı ve göbekli bir baba,leğen götlü,türbanlı bir anne ve bunların ürünü gerizekalı bir çocuk..

Bu aile şunları yaparsa mutlu olur.

Çocukların cinsel organ çeşidine göre ayrı ayrı yetiştirmek,

tv de cinsellik görünce rahatsız olup ama bol çocuk yapmak?sevişmeden nasıl oluyorsa bu çocuklar?

Çocuklara her konuda baskı yapıp,özgüvensiz,çocuklar yetiştirmek

Cahilliklerini,çocuklarada aşılamak

Türk ailesinin misyonu bunlardır..

Her konuda baskı yapmıyorlar işte . Sokağa salıyorlar çocuk geceyarılarına kadar top oynar koşar etrafına zarar verir top oynarken camları kırar .Gelen kadınlara o toplar çarpar! Hamileyse o kadınlar bağırır çağırır!Hele o çocuklara bir tokat at bakalım? Mahalleli toplanır sizi linç etmeye kalkarlar!Biraz büyüdüklerindede mahalle Kabadayısı olurlar. Kendilerine güvenleri Psikopat seviyesindedir. Onun için Türkler çok cesurdur vede Kavgacıdır. Ufacık adamlar dev gibi pazılı mazılı adamlara horozlanır dururlar.Futbol haricinde kas geliştirici falan sporlada uğraşmaz Türk insanı. Niye uğraşsınki Özgüveni Yüzde BİNBEŞYÜZDÜR!

Birtek iki noktada Özgüvenleri yoktur:

1-Din:İt gibi korkarlar

2- Dinden kaynaklanan Karşı cins korkusu

O sizin dedikleriniz Benim gibi problemli apartman çocukları içindir.Ama Cumhuriyet Çocuğu olmamız dolayısıyla tam tersine( Karşı cinste haricinde!!!) Din korkusuda ben ve benim gibilere aşılanmadı!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türkiye'de sadece Türkler yaşamıyor ki.

Atıp tutmuşsunuz Türklere...

O bahsettiğiniz cenahın çok azı Türk'tür.

Bir şey diyeceğim de milliyetçi olacağım ve cevap yazmak zorunda kalacağım için yazmıyorum.

"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür."

Türk Milleti zekidir!

Türk Milleti Çalışkandır!

Atatürk'ün bu sözleri tamamen siyasidir ve gerçeklerden uzaktır..Atatürk Türklerin ne durumda olduğunu çok iyi bilmekte idi..Türklerin gerizekalı olduğunu ima eden Atatürk'ün sözleri de var..Yok mu?

Sn.yeniçeri53;olmayan bir şeyden korkan birisi gerizekalı değil midir?

Gerizekalı söylemim bir hakaret değil,bir tespit..Zekası kıt bu insanların,bunun başka bir izahı olamaz..

Sizin korku söyleminiz doğru ama korkuyorlar demekle bir tespit yapmış olmazsınız..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...