Jump to content
zeus-

Kuran�da Kadın

Recommended Posts

Allah insanı çok sever. İnsan için gerçekte ne ateşte yanma vardır ne de ölüm. burada gerçekte diyorum. dışarıdan gördüğümüz hali kastetmiyorum. Allah insanı bu kadar severken ademi niye cenneten kovsun? Orada ademin cenneten ayrılmasını gerektiren bir hata gerekliydi ve ademler kendi isteği ile kendi rızası ile cennetten ayrılmışlardır. Gerçekte suçlu ne bir kadındır ne başka bir şey. Hatta biraz daha şaşırtalım sizi oradan kendileri için seçtikleri bedenlerinde yaşayacakları dünyalarına nesil yayıcı ademler olarak inmişlerdir. Buradan ademden kasıt havva ve adem figürüdür. Yoksa hepsinin kendine has isimleri vardır. Böylece insan kendi varlığında bir keşif gezisine başlamıştır.

Bu inişin nedenlerinden biri bir çok nedeni var bir ikisini yazalım. Kendilerine secde edenlere, secdelerine ne kadar layık olduğu göstermek,

bir başka nedeni etmeyenlere ne kadar yanlış tutum içinde olduğunu gösterip secde ettirmek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'da kadın biz anlatıyoruz ama Almanya'da yaşayan bir kadın arkadaşım bana resim attı kuran süslü püslü kapaklı kurdeleli.

Bunların kümüş kapaklıları varmış bana bulabilirmisin diye sordu ablası ve kendisi alacakmış.

Çok yanlış kişiye sordun hani şarap içki sorsan bulayım da kuran hiç bilmem dedim.

Bi de sen kapak diyorsun içini okumayı hiç denedin mi diye sordum kızdı.

Anlamıyorum Kuran'ı süs olarak ve çok kutsal görerek nereye varacaklar bi aç oku ama yok kuran bu okunur mu hoca okusun ben ağlayayım. Müslim kadının kuran anlayışı telefon kabı gibi farklı kaplar süsler.

Tamam dedim kapağı gümüş sayfaları zümrüt yazıları elmaz bulucam.

Daha da kızdı :)

Ama gerçekten salaklığının farkında değil çok ciddi bu konuda gümüş kaplı kuran istiyor.

Tek o değil böyle çok kadın var.

tarihinde Tetrahedron tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Orada ademin cenneten ayrılmasını gerektiren bir hata gerekliydi ve ademler kendi isteği ile kendi rızası ile cennetten ayrılmışlardır.

İnsan ya da Adem, dünyaya gönderilmeden önce Cennet'te yaşıyordu. Hata dediğimiz şeyden sonra Allah Cehennem'e gerek duydu.

Adem ve Havva'nın işlediği kabahatten önce, direkt Cennet'e sınavsız kabul edilen insan, yasak elma olayından sonra, dünyadaki sınavda başarılı olursa, ancak Cennet'e girebilir dendi. Bu gerekliydi dediğiniz hata, Allah'a göre pek o kadar da ufak bir şey olmamalı...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsan ya da Adem, dünyaya gönderilmeden önce Cennet'te yaşıyordu. Hata dediğimiz şeyden sonra Allah Cehennem'e gerek duydu.

Adem ve Havva'nın işlediği kabahatten önce, direkt Cennet'e sınavsız kabul edilen insan, yasak elma olayından sonra, dünyadaki sınavda başarılı olursa, ancak Cennet'e girebilir dendi. Bu gerekliydi dediğiniz hata, Allah'a göre pek o kadar da ufak bir şey olmamalı...

cennetin varlığı ile cehennem zaten yaratılmıştı. bu yaratılış kuralıdır. Her şey çift çift yaratılır ayeti gereği ki bu ayetin kapsamı çok geniştir.

oradaki Adem cenneti ile dönüşte varılacak cennet aynı değil. Gerçekte cennette insanların anladığı manada sevk sefa sürülen kaç tane huri veya gılman alınacağının hesap edildiği yer de değildir. Bu forumda da başka yerlerde de insanlar tartışıyor.

Yok erkek kaç huri alacakmış, yok kadın giderse ne alacakmış, yok köşkü elmastan mı yapılacakmış yoksa inciden mi yapılacakmış, ne kadar arazi alacakmış, yok kadına haksızlık yapılıyormuş vs. vs. bir sürü anlamsız tartışma ile insan gerçek bilgiden uzaklaştırılmak istenmektedir. bir büyüğümün dediği gibi cennet şarapla gazozla oyun oynayacak ve nefsi isteklerin tatmin edileceği zevk sefa süreceği bir yer de değildir. Zaten orada insanın bir nefsi isteği de yoktur. Oraya ancak temiz olanlar girer hitabının bir anlamı da budur. Zaten cenneti yaşarken bulamayanın öldükten sonra bulması çoook çoook zordur.

Allahı vadi bu değildir, onun vadi insana, bu kadar basit olamaz. Zaten değildir de...

Adem veya insan yaratılış sırlarını bildiği için bir neden ile oradan ayrılması gerekiyordu. Oradaki cennetin değeri insanın gözünde her hangi bir dünyanın değeri kadardır.

Onun arzusu isteği hiç ayrılmadığı RABBİNİN huzuruna dönmektir. Bu hal kitaplarda vs. kaynaklarda anlatılan cennet kavramından çok çok öte bir haldir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'da kadın biz anlatıyoruz ama Almanya'da yaşayan bir kadın arkadaşım bana resim attı kuran süslü püslü kapaklı kurdeleli.

Bunların kümüş kapaklıları varmış bana bulabilirmisin diye sordu ablası ve kendisi alacakmış.

Çok yanlış kişiye sordun hani şarap içki sorsan bulayım da kuran hiç bilmem dedim.

Bi de sen kapak diyorsun içini okumayı hiç denedin mi diye sordum kızdı.

Anlamıyorum Kuran'ı süs olarak ve çok kutsal görerek nereye varacaklar bi aç oku ama yok kuran bu okunur mu hoca okusun ben ağlayayım. Müslim kadının kuran anlayışı telefon kabı gibi farklı kaplar süsler.

Tamam dedim kapağı gümüş sayfaları zümrüt yazıları elmaz bulucam.

Daha da kızdı :)

Ama gerçekten salaklığının farkında değil çok ciddi bu konuda gümüş kaplı kuran istiyor.

Tek o değil böyle çok kadın var.

işte insanların bir kısmının kuranı bir kitaptan ibaret sanmasının güzel bir örneği. Kuran hayat sahibi canlı bir varlıktır. Kitap hali onun bir mana halinde insanlara yansımasıdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

cennetin varlığı ile cehennem zaten yaratılmıştı. bu yaratılış kuralıdır. Her şey çift çift yaratılır ayeti gereği ki bu ayetin kapsamı çok geniştir.

''Hani Rabb'in, meleklere «Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım» demişti. Melekler «Ya Rabbi sen yeryüzünde kargaşalık çıkaracak, kanlar dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor, takdis ediyoruz» dediler. Allah meleklere «Ben sizin bilmediklerinizi bilirim' dedi.'' Bakara, 30

Çift yaratma kuralına göre, Allah Cehennem'i de doldurmak zorunda... Gerçi çift yaratılmayan canlılar da var, bakteriler bölünerek çoğalırlar, çift değillerdir, neyse...

Adem cenneti ile dönüşte varılacak cennet aynı değil. Gerçekte cennette insanların anladığı manada sevk sefa sürülen kaç tane huri veya gılman alınacağının hesap edildiği yer de değildir.

Adem'in cenneti ile bildiğimiz cennetin ayrı yerler olduğunu düşündürecek bir şey Kuran'da yazmaz bildiğim kadarıyla, huri ve gılman, altından ırmaklar geçtiği, köşkler olduğu ise açıkça yazar...

İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!

Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

cennet şarapla gazozla oyun oynayacak ve nefsi isteklerin tatmin edileceği zevk sefa süreceği bir yer de değildir. Zaten orada insanın bir nefsi isteği de yoktur. Oraya ancak temiz olanlar girer hitabının bir anlamı da budur. Zaten cenneti yaşarken bulamayanın öldükten sonra bulması çoook çoook zordur.

Allahın vadi bu değildir, onun vadi insana, bu kadar basit olamaz. Zaten değildir de

Allah'ın vaadi nedir peki? Cennette ne yapacak bu kadar insanı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çift yaratma kuralına göre, Allah Cehennem'i de doldurmak zorunda... Gerçi çift yaratılmayan canlılar da var, bakteriler bölünerek çoğalırlar, çift değillerdir, neyse...

Adem'in cenneti ile bildiğimiz cennetin ayrı yerler olduğunu düşündürecek bir şey Kuran'da yazmaz bildiğim kadarıyla, huri ve gılman, altından ırmaklar geçtiği, köşkler olduğu ise açıkça yazar...

İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!

Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

Allah'ın vaadi nedir peki? Cennette ne yapacak bu kadar insanı?

Araştırmak en güzelidir. öncelikle çift çift konusu

Çift yaratış sadece dişilik erkeklik şekilde algılanmamalıdır. O ayetin manası çok daha geniş kapsamlıdır öğrendiğimiz kadar anlatırsak

Bu Yaradılışın tekliğini içerdiği gibi tekliklerde de çift çift yaratılışı da içerir. O ayrı bir yaratma sanatıdır. Çiftlerde zıtları içerdiği gibi eşlikleri de içerir. Ayrıca çiftin manası biden çoktur.

Allah’u Teâlâ her şeyi birden fazla yaratmıştır. Çift çift dediği, bu çiftlerin içersinde zıtları da vardır beraber. İnsanın zıttı da şeytanlar falandır. Yani melekler değil, melekler insana kardeş olacak şekilde yakındır, yaradılış olarak ışık beden olarak.

Ayetlerde bakıyorsunuz iki üç yerde geçiyor, Allah’u alem. Biz her şeyi çift çift yarattık diyor. Yani orada iki iki demiyor, üç, üç de demiyor. Çift çift. Çift demek; birin üstünde demektir. Üst sayısını Allah bilir. Yani bu bir, olur, iki olur, sekiz olur on altı olur, kırk beş olur, yüz olur, yüz elli olur. Onlar Allah’u Teâlâ’nın dileği kadar. Yani biz onları birden fazla yarattık diyor

Allah’u Teâlâ neden?

Çünkü teklik Allaha mahsus, Vahdaniyet, Ehadiyet onun sıfatıdır. Biz biliyoruz ki Allah’u Teâlâ tektir. Daha doğrusu İlah tektir. Allah olarak bildiğimiz İlah tektir. Bizim tapındığımız, İslam’ın sahibi, Hazreti Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahibi ve tüm kâinatın ve insanların sahibi Allah Celle Cellaluhu İlah birdir ve ondan başka ilah yoktur.

O zaman her şey çift çift yaratıldığına göre, senin bir bedende yaratılman mümkün mü?

O ayet ters düşer. O ayete ters düşer, kesinlikle ters düşer.

Demek ki insan birden fazla yaratılmıştır. Şimdi bizim bir tek beden hayatımızı göz önüne alalım.

Öncelikle bedeni yaratılış olarak bir sefer. İlk yaratıldığımızda NUR’duk. Bununla beraber insana bir de enerji beden yerleştirildi, yani süre ilerledikçe, iki beden. Bu iki bedende geldi, fiziki bedenin içine yerleşti. Üç beden sahibiyiz. Şu durumda bu bedenimizin içersinde üç tane beden var. Ayrıca her bedenin kendi içinde birden çok olma hali var o ayrı konu. Ayrıca vücuttaki her bir organın vücut içinde eşi var. Kalp hariç. O da ayrı bir konu bugün bilim bunu yavaş yavaş keşfediyor.

Yani bu ayetin kapsamı çok derin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayetlerde bakıyorsunuz iki üç yerde geçiyor, Allah’u alem. Biz her şeyi çift çift yarattık diyor. Yani orada iki iki demiyor, üç, üç de demiyor. Çift çift. Çift demek; birin üstünde demektir. Üst sayısını Allah bilir. Yani bu bir, olur, iki olur, sekiz olur on altı olur, kırk beş olur, yüz olur, yüz elli olur. Onlar Allah’u Teâlâ’nın dileği kadar. Yani biz onları birden fazla yarattık diyor

Matematikte çift terimi, hepimizin bildiği gibi iki ve ikinin katlarını ifade eder. 1, 3, 5, 7, 9 tek sayılardır. Allah çift derken, iki veya ikinin üzerindeki sayıları da kastediyorsa şayet, ''her şeyi çift çift yarattım'' yerine, ''hiçbir şeyi tek ya da yalnız yaratmadım'' demeliydi...

Allah'ın çiftten ne anladığını bilemem ama TDK'ya göre de çiftin karşılığı, ikidir.

1. sıfat Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler) 2. isim Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş 3. isim Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan

***

''O, sizi tek bir nefisten yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor, işte Rabbiniz Allah O'dur, mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz?'' (Zümer, 6)

Yumuşak başlı hayvanlar -ayetteki anlatıma göre- evcilleşmiş, insanların etinden, sütünden, gücünden yararlandığı hayvanlardır; keçi, koyun, inek, at gibi...

Allah bu ayette, insanlar yararlansın diye evcil hayvanlardan sekiz çift indirdim diyor ki, vurguladığı hayvanların cinsiyeti yani erkek ve dişi olduğudur. Kuran'a göre bitkiler de öyledir. Çift çifttir, yani erkek ve dişi olarak yaratılmışlardır.

''Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir. Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.''

(Taha, 53)

Aslında insanların yararlandığı hayvan sayısı sekiz çiftten fazladır. inek, tavuk, keçi, deve, at, köpek, manda, eşek, kaz, ördek, hindi vb.

Kur'an'da çift mevzusu, Nuh'un kıssasında da geçiyor... Alakasız, başka bir surenin ayettinde de Allah, hayvanları çift yarattığını söylerken gemiyi de kendisinin yarattığını söylüyor; ben bu yaratılan geminin Nuh'un gemisi olabileceğini düşünüyorum. Gerçi Nuh, bir tane gemi yapmıştı; ama hayvanları çift çift yerleştirmişti... Bu durum, Kuran derlenirken, ortaya çıkmış olabilir mi?

tarihinde Mırnaw tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Araştırmak en güzelidir. öncelikle çift çift konusu

Çift yaratış sadece dişilik erkeklik şekilde algılanmamalıdır. O ayetin manası çok daha geniş kapsamlıdır öğrendiğimiz kadar anlatırsak

Bu Yaradılışın tekliğini içerdiği gibi tekliklerde de çift çift yaratılışı da içerir. O ayrı bir yaratma sanatıdır. Çiftlerde zıtları içerdiği gibi eşlikleri de içerir. Ayrıca çiftin manası biden çoktur.

Allah’u Teâlâ her şeyi birden fazla yaratmıştır. Çift çift dediği, bu çiftlerin içersinde zıtları da vardır beraber. İnsanın zıttı da şeytanlar falandır. Yani melekler değil, melekler insana kardeş olacak şekilde yakındır, yaradılış olarak ışık beden olarak.

Ayetlerde bakıyorsunuz iki üç yerde geçiyor, Allah’u alem. Biz her şeyi çift çift yarattık diyor. Yani orada iki iki demiyor, üç, üç de demiyor. Çift çift. Çift demek; birin üstünde demektir. Üst sayısını Allah bilir. Yani bu bir, olur, iki olur, sekiz olur on altı olur, kırk beş olur, yüz olur, yüz elli olur. Onlar Allah’u Teâlâ’nın dileği kadar. Yani biz onları birden fazla yarattık diyor

Allah’u Teâlâ neden?

Çünkü teklik Allaha mahsus, Vahdaniyet, Ehadiyet onun sıfatıdır. Biz biliyoruz ki Allah’u Teâlâ tektir. Daha doğrusu İlah tektir. Allah olarak bildiğimiz İlah tektir. Bizim tapındığımız, İslam’ın sahibi, Hazreti Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahibi ve tüm kâinatın ve insanların sahibi Allah Celle Cellaluhu İlah birdir ve ondan başka ilah yoktur.

O zaman her şey çift çift yaratıldığına göre, senin bir bedende yaratılman mümkün mü?

O ayet ters düşer. O ayete ters düşer, kesinlikle ters düşer.

Demek ki insan birden fazla yaratılmıştır. Şimdi bizim bir tek beden hayatımızı göz önüne alalım.

Öncelikle bedeni yaratılış olarak bir sefer. İlk yaratıldığımızda NUR’duk. Bununla beraber insana bir de enerji beden yerleştirildi, yani süre ilerledikçe, iki beden. Bu iki bedende geldi, fiziki bedenin içine yerleşti. Üç beden sahibiyiz. Şu durumda bu bedenimizin içersinde üç tane beden var. Ayrıca her bedenin kendi içinde birden çok olma hali var o ayrı konu. Ayrıca vücuttaki her bir organın vücut içinde eşi var. Kalp hariç. O da ayrı bir konu bugün bilim bunu yavaş yavaş keşfediyor.

Yani bu ayetin kapsamı çok derin.

Gülünç bir savunma olmuş. Örneğin Muhammed'den bir kaç tane mi yaratmış allahınız? Teklik sadece allaha mahsussa, en az iki tane Muhammed olması lazım. Nerededir diğer Muhammed?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gülünç bir savunma olmuş. Örneğin Muhammed'den bir kaç tane mi yaratmış allahınız? Teklik sadece allaha mahsussa, en az iki tane Muhammed olması lazım. Nerededir diğer Muhammed?

İnsanlar çift yaratılmıştır gibi bir cevap gelebilir diye tahmin ediyorum... :D

tarihinde Mırnaw tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

işte insanların bir kısmının kuranı bir kitaptan ibaret sanmasının güzel bir örneği. Kuran hayat sahibi canlı bir varlıktır. Kitap hali onun bir mana halinde insanlara yansımasıdır.

Pagan dininin uzattısı demiyon da kuran putunu canlı yapıyon neyin kafasını yaşıyon?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

anlatım biraz karışık oldu galiba. Kısaca dil özellikleri olarak arabça ile türkçe birbirinden farklıdır. Allah t. her şeyi tek yaratır. teklikleri çok yaratır. Bir insan yaratır dunyanın kurulduğu günden bu güne kadar olan hiç bir kimseye benzemez. o ferdiyet olarak tektir. ama bir topluluk olarak ta çoktur. bir sürü ,insan vardır. her insanın parmağı vardır çoktur. ama hepsinin parmakları birbirinden farklıdır tektir. veya bir sürü elma vardık çoktur. Ama hiç bir elma birbirine benzemez. Her ne kadar birbirinin aynı görünseler de birbirine benzemezler. yani tektir. ikizler dahi birbirinin aynı görünseler de küçük farklarla birbirinden ayrılır.

veya insan beden olarak tek görünse de bu bedenin içine yerleşmiş başka bedenleri de vardır asıl olan iki bedeni daha vardır. biri enerji bedeni ki klian fotoğraflama tekniği ile o benin yaydığı etrafa saçtığı ışımanın resmi bugün çekilmiştir. faklı isimler verilse de aslı budur.

''O, sizi tek bir nefisten yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor, işte Rabbiniz Allah O'dur, mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz?'' (Zümer, 6)

bu ayette yanlış meal verilmiş ayetlerdendir ki, özellikle kalın yazılan kısmının asıl manasıyla yakından uzaktan alakası yoktur. insanın yaratılışını anlatan ayetlerin arasına ne işi var o sekiz hayvanın orada işi ne? Enam kelimesine ayette geçen manası verilmeyince mana uysun diye ayette olmayan yumuşak başlıyı da eklemişler oraya üstelik insanın elesten başlayıp beden alemine gelişine kadar olan süreci anlatan bir ayette.

sonra yine dikkat edilirse

Bu ayete bakınca hava denen yapıların yaradılışına dair her hangi bir kemik kelimesi geçiyor mu? Geçmiyorsa o zaman havvanın veya kadının yaratılışı için niçin kemik kelimesi kullanılıyor. Yok neymiş o eğri kemikmiş de doğrultulması gerekirmiş yok kadının yaratılması için kemik gerekiyormuş falan da filanda. Bir sürü yalandan falan filan kitaptan alınmış kelimelerle kurana meal verilmeye çalışılmış. Sonra islamı kötülemek için olmayan şeyler dine sokulmuş.

Ayet açık açık diyor. Ademden eşini çıkardı. Yine teklikten çift çift yani çokluğa geçiş. ol emri ile havva var oldu.

sonra yine yaratılıştan yaratılışa diyor bahsedilen hangi yaratılışlar. üzerinde çok düşünülmesi gereken bir ayet.

inanmayabilirsiniz. zaten inanç ile inançsızlık arasında çok ince çizgi vardır. Fatihayı yaşamayan fatiha ile yaşadığını hatırlamayan her insan bu çizginin hangi tarafında durduğunu gerçekte tam olarak bilemez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Uyuşturucu kullananlara hayret ediyorum,hem paraları gidiyor hem de sağlıkları..ayrıca ayıldıklarında tekrar başa dönüyorlar.

İslam hapı alın,ömür boyu kafanız iyi olsun...

Masrafı da yok,beleş....

Hapı nasıl mı alacaksınız?

Önce allah denen hayali bir varlığı ,gerçekten varmış gibi kabul edeceksiniz...

Sonra,kuran denen absürt bir kitabı,sorgusuz sualsiz, allahın yazdığını kabul edeceksiniz..

Ondan sonrası çorap söküğü gibi gelir...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

anlatım biraz karışık oldu galiba. Kısaca dil özellikleri olarak arabça ile türkçe birbirinden farklıdır. Allah t. her şeyi tek yaratır. teklikleri çok yaratır. Bir insan yaratır dunyanın kurulduğu günden bu güne kadar olan hiç bir kimseye benzemez. o ferdiyet olarak tektir. ama bir topluluk olarak ta çoktur. bir sürü ,insan vardır. her insanın parmağı vardır çoktur. ama hepsinin parmakları birbirinden farklıdır tektir. veya bir sürü elma vardık çoktur. Ama hiç bir elma birbirine benzemez. Her ne kadar birbirinin aynı görünseler de birbirine benzemezler. yani tektir. ikizler dahi birbirinin aynı görünseler de küçük farklarla birbirinden ayrılır.

:) Bununla geleceğinizi biliyordum. Türden tek yaratan, ama onun içinde çokluklar yaratın allahınızın, çoklukları ufak farklılıklar ile yarattığını söylüyorsunuz. Ama ne hikmetse tanrı türünün tek, allahınızın da tek olduğunuz söylüyorsunuz. Halbuki allahınız kendisini yaratanların en güzeli olarak betimliyor. Yani yaratanlar türü de var, allahınız da bunların en güzeli imiş.

Ayrıca, türün tek, bireylerin farklılıklar ile çok olduğunu söyleyerek, aslında şunu da ortaya koyuyorsunuz ki, tanrınızın bütün özellikleri + 1 özelliğe sahip bir başka varlık da olabilir.

Ayrıca, teklik allaha mahsusken, Muhammed'den hala en az iki tane olması gerekir. Çünkü, siz istediğiniz kadar ufak farklılıklara sığınmaya çalışın, ondan bir tane daha yoksa: Muhammed de tektir, Esra da tektir, George da tektir. Hatta bütün köpekler, bütün kediler, bütün develer... kısaca neredeyse bütün canlılar tektir.

Bu durumda teklik allahınıza mahsus değildir.

''O, sizi tek bir nefisten yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor, işte Rabbiniz Allah O'dur, mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz?'' (Zümer, 6)

bu ayette yanlış meal verilmiş ayetlerdendir ki, özellikle kalın yazılan kısmının asıl manasıyla yakından uzaktan alakası yoktur. insanın yaratılışını anlatan ayetlerin arasına ne işi var o sekiz hayvanın orada işi ne? Enam kelimesine ayette geçen manası verilmeyince mana uysun diye ayette olmayan yumuşak başlıyı da eklemişler oraya üstelik insanın elesten başlayıp beden alemine gelişine kadar olan süreci anlatan bir ayette.

sonra yine dikkat edilirse

Bu ayete bakınca hava denen yapıların yaradılışına dair her hangi bir kemik kelimesi geçiyor mu? Geçmiyorsa o zaman havvanın veya kadının yaratılışı için niçin kemik kelimesi kullanılıyor. Yok neymiş o eğri kemikmiş de doğrultulması gerekirmiş yok kadının yaratılması için kemik gerekiyormuş falan da filanda. Bir sürü yalandan falan filan kitaptan alınmış kelimelerle kurana meal verilmeye çalışılmış. Sonra islamı kötülemek için olmayan şeyler dine sokulmuş.

Sözde tanrının ayetleri dizmekten aciz olduğunu görüyorsunuz ve bunun sorumlusu olarak çeviri yapanları suçluyorsunuz. Tüm dünya bir araya gelip bu ayetleri çevirseler, gene aynı saçmalık ortaya çıkacak, çünkü bu ayetleri bir tanrı değil, zırcahil bedeviler uydurmuş ve sıraya dizmeye çalışmış. Bugün hangi kitabı elinize alırsanız alın, bir konu ve anlam bütünlüğü bulabilirsiniz. Bu bütünlük, ne hikmetse bir tek sözde tanrınızın kitabında bulunmuyor. Adeta sarhoşun biri kafasına göre kah atmış tutmuş; kah sövmüş, kızmış; kah zırvalamış gibi.

Ayet açık açık diyor. Ademden eşini çıkardı. Yine teklikten çift çift yani çokluğa geçiş. ol emri ile havva var oldu.

sonra yine yaratılıştan yaratılışa diyor bahsedilen hangi yaratılışlar. üzerinde çok düşünülmesi gereken bir ayet.

inanmayabilirsiniz. zaten inanç ile inançsızlık arasında çok ince çizgi vardır. Fatihayı yaşamayan fatiha ile yaşadığını hatırlamayan her insan bu çizginin hangi tarafında durduğunu gerçekte tam olarak bilemez.

Ayet açıkça ta sümerler ve belki onların da öncesinden gelen masalları aktarıyor. Bu arada öğrenmenizde fayda var, islamda havva diye biri yoktur. Havva tevrattadır. İslamda ademin karısının ismi yoktur, hatta ne işe yaradığı da bilinmez. Sadece tahmin edebiliyoruz ki, herhalde Adem'in çükü ile ilgilenmek için var edilmiş. Kaburgadan veya islama göre ademden yaratılmasının nedeni kadının erkeğin eşi değil, düşüğü olduğunu belletmek içindir. Erkeği çamurdan yaratan

tanrı kadını da aynı çamurdan yaratmaktan aciz midir? Değildir. Ama aynı çamurdan yaratırsa, kadın erkeğe denk olur. Halbuki, masalın yaratıcısı, kadını erkeğin kendisinden yaratınca, erkeğe bir üstünlük vermiş olmaktadır.

İnançlılık ile inançsızlık arasında epey kalın bir çizgi vardır. Bu masallara inanmak için cahil olmak yeterlidir. Cehaletten kurtulabilmek için çok çabalamak, öğrenmek gerekir. Cahil olmak için sadece nefes almak yeterli iken, neyi bilmediğini bilecek duruma gelebilmek için kişinin epey uğraşması, sürekli öğrenmesi, sürekli sorgulaması ve bilgilenmesi gerekir. Kendinizi boşuna kandırmayın, inanan biri ile inanmayan biri arasında dağlar kadar fark vardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

''O, sizi tek bir nefisten yarattı. Onun eşini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor, işte Rabbiniz Allah O'dur, mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz?'' (Zümer, 6)

bu ayette yanlış meal verilmiş ayetlerdendir ki, özellikle kalın yazılan kısmının asıl manasıyla yakından uzaktan alakası yoktur. insanın yaratılışını anlatan ayetlerin arasına ne işi var o sekiz hayvanın orada işi ne?.

Haklısınız, insanın yaratılışının anlatıldığı ayette 8 evcil hayvanın işi ne?

Ama tam da bu söylediğiniz mevzuyla ilgili verdiğim diğer örneği es geçmişsiniz!

Çiftlik hayvanlarını da çift yarattığını söyleyen Allah'ın, gemiyi(!) de araya sıkıştırıp, "onu da ben yarattım" demesinin alemi ne?

Edip Yüksel : O ki bütün çiftleri yarattı ve binesiniz diye sizin için gemiler ve çiftlik hayvanları yarattı. Zuhruf, 12

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

kısa kıca cevaplar ustat kuranı Allah yazmamış indirmiş insanlar yazmış. bu zaten herkesce bilinen bir gerçek.

havva yerine havva denen yapılar dedim. çok kadın ve eş kelimesi kullandım. havva kelimesi bilinen genel anlamda bir kelime oldu için kullanılıyor. Yoksa ademler ve eşlerinin isimleri hepsinin farklıdır. Zaten erkekelik ve dişilik ayrımında insan beden alemine gelmesiyle başlamıştır. Öncesinde ve sonrasında bu ayrım da yoktur.

üsteki sorduğun sorularında doğrudur. Ama onların cevaplarını kendin araştır. ama yine de biraz uçalım. :)

akil diyorsun ya sümerlerin masalları falan ya bu sorunuza mırnavın sorusuyla cevaplıyalım. zuruf 12

orda çiftlik hayvanları falan geçmiyor gördüğünüz gibi enam kelimesi var. yaratılmış canlı mahlukat anlamında.

fulke de bildiğimiz gemi anlamında olan bir kelime değil. Uzay teknolojini ve ışık hızının üzerinde hareket eden bir araçtır.

bu ilimler kuranın anlattığı gibi Nuh as dan sonra sumerler geçmiştir doğrudur.

Sümerlerden sonra dünya ilim karanlığına girmiştir. Bu ilimler yani genetik ve uzay bilimleri ile ilgili olan bilgiler yeryüzünden kaybolmuş insanlar için zamanla masal veya destanlara dönüşmüştür. Peygamber efendimizle gelen kuran ve İslam bu saklı ilimleri teşvik etmiştir. Zamanın da teknoloji buna hazır olmadığı için bu ilimleri işaretle açmış. Kardeşlerim dediği bugünün insanına miras bırakmıştır. Zaten kendisi de bir zaman yolcusudur.

İnanın inanmayın bu ayrı mesele ama şunu bir düşünün bu zaman niye ahir zaman denmiş? Bir bakıma zamanın sonu denmiş.

bunun cevabını bilim açısından, zaman açısından, inanç yönünden, insanlık yönünden, gizli kalmış bilimler açısından bir düşünün.

Genetik ilminden sonra biraz daha anlaşılabilmesi için bir kaç aşama daha kaldı. şifrelerin çözülmesiyle yaratılışın nasıl olduğunu kuranın işaret ettiği gibi DNA lardaki şifrelenmiş bilgiler zaten anlatacak. şimdi sırada uzay teknolojileri bilimlerinin gelişme zamanı gelmiştir. çok kısa bir zamanda hatta 10-15 yıl içersin de galaksiler arası seyahatleri yapabilecek gemilerin yapımı yani fulkeler inşa edilecektir.

hatta yine kuranda anlatılan zaman yolculuğunu içeren bilgilerinde ortaya çıkma zamanı gelmiştir. bir süre sonra İnsanlar gerçeklerin ne olduğunu yerinde gidip görürler. Böylece Tarık süresindeki yeminin sırlarından biri daha ortaya çıkar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

kısa kıca cevaplar ustat kuranı Allah yazmamış indirmiş insanlar yazmış. bu zaten herkesce bilinen bir gerçek.

havva yerine havva denen yapılar dedim. çok kadın ve eş kelimesi kullandım. havva kelimesi bilinen genel anlamda bir kelime oldu için kullanılıyor. Yoksa ademler ve eşlerinin isimleri hepsinin farklıdır. Zaten erkekelik ve dişilik ayrımında insan beden alemine gelmesiyle başlamıştır. Öncesinde ve sonrasında bu ayrım da yoktur.

üsteki sorduğun sorularında doğrudur. Ama onların cevaplarını kendin araştır. ama yine de biraz uçalım. :)

akil diyorsun ya sümerlerin masalları falan ya bu sorunuza mırnavın sorusuyla cevaplıyalım. zuruf 12

orda çiftlik hayvanları falan geçmiyor gördüğünüz gibi enam kelimesi var. yaratılmış canlı mahlukat anlamında.

fulke de bildiğimiz gemi anlamında olan bir kelime değil. Uzay teknolojini ve ışık hızının üzerinde hareket eden bir araçtır.

bu ilimler kuranın anlattığı gibi Nuh as dan sonra sumerler geçmiştir doğrudur.

Sümerlerden sonra dünya ilim karanlığına girmiştir. Bu ilimler yani genetik ve uzay bilimleri ile ilgili olan bilgiler yeryüzünden kaybolmuş insanlar için zamanla masal veya destanlara dönüşmüştür. Peygamber efendimizle gelen kuran ve İslam bu saklı ilimleri teşvik etmiştir. Zamanın da teknoloji buna hazır olmadığı için bu ilimleri işaretle açmış. Kardeşlerim dediği bugünün insanına miras bırakmıştır. Zaten kendisi de bir zaman yolcusudur.

İnanın inanmayın bu ayrı mesele ama şunu bir düşünün bu zaman niye ahir zaman denmiş? Bir bakıma zamanın sonu denmiş.

bunun cevabını bilim açısından, zaman açısından, inanç yönünden, insanlık yönünden, gizli kalmış bilimler açısından bir düşünün.

Genetik ilminden sonra biraz daha anlaşılabilmesi için bir kaç aşama daha kaldı. şifrelerin çözülmesiyle yaratılışın nasıl olduğunu kuranın işaret ettiği gibi DNA lardaki şifrelenmiş bilgiler zaten anlatacak. şimdi sırada uzay teknolojileri bilimlerinin gelişme zamanı gelmiştir. çok kısa bir zamanda hatta 10-15 yıl içersin de galaksiler arası seyahatleri yapabilecek gemilerin yapımı yani fulkeler inşa edilecektir.

hatta yine kuranda anlatılan zaman yolculuğunu içeren bilgilerinde ortaya çıkma zamanı gelmiştir. bir süre sonra İnsanlar gerçeklerin ne olduğunu yerinde gidip görürler. Böylece Tarık süresindeki yeminin sırlarından biri daha ortaya çıkar.

İnsanlar tarafından yazıldığı bilinen bir gerçektir. Allahınızın indirdiği ise inanılan bir uydurmadır.

Diğer kısımlara ise ancak gülünür. Akıl sağlığınız yerinde olmayabilir, yardım almanızda fayda var. Bütün bu anlattıklarınız ancak sizin uydurmalarınızdan ibaret. Yok eğer sizin uydurmanız değil, başkasından öğreniyorsanız, durumunuz daha da kötü.

İyi niyetli bir öneri: zamanınızı ve paranızı ayırın; gidip birkaç tane mitoloji kitabı alın. Sümerlerin, babillilerin, yunanlıların, mısırlıların ve hintlilerin mitolojilerini okuyun. Bunları kendi kitabınızda da göreceksiniz. Uzay muzay diye anlattığınız her şeyin kendi uydurmanız olduğunu, kitabınızdaki zırvaların sadece yöresel, kuşaktan kuşağa aktarılan binlerce yıllık masallar olduğunu göreceksiniz.

Açın bir dünya haritasını ve bahsettiğim medeniyetlerin tam olarak nerelerde yaşadığını takip edin. Bunlar hep arap yarımadası ortada kalacak şekilde yerleşmiş medeniyetlerdir. Birbirlerinin masallarınden etkilenmeleri ve onları geliştirip aktarmaları sonucu bugünlere kadar gelen zıralar olduğunu kendiniz göreceksiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ulak kardeşim, Nuh kıssasında anlatılan gemi de ''fulke'' kelimesinden çevrilmiş. Nuh'un gemisi de uzay gemisi gibi bir şeydi o halde... Kuran'da ''enam'' kelimesi ise, farklı ayetlerde de hayvan olarak çevrilmiştir... Kontrol edebilirsiniz...

Yorumcu neden bu sekiz hayvanı, çiftlik hayvanı olarak yorumlamış olabilir, sebebini söyleyeyim; çünkü ''sizin için sekiz çift hayvan indirdirdik'' ifadesine açıklık -evcil ya da çiftlik hayvanı yorumu- getirilmezse, Allah'ın yeryüzüne sadece sekiz hayvan türü indirdiği, yeryüzünde yalnızca sekiz hayvan türü yaratılmış olduğu anlamı çıkar!

Hayvan kelimesinin başına da, çiftlik/evcil ifadesi eklenmesinin sıkıntısı da, insanların evcileştirerek, yararlandığı hayvanların sayısının sekiz çiftten fazla olması...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...