Jump to content
democrossian

GÖLGEDEN MEDET UMAN ALLAH

Recommended Posts

4 saat önce, democrossian yazdı:

Moğolların yayılması da samimiyetlerinden midir? Öyle bir şey yok! Kim bir otorite altında dağınık kabileleri toplayıp kalabalık ordular oluşturmuşsa her yana saldırmıştır tarihte. Vikingler de sadece savaşta ölen savaşçıların Valhalla'da sonsuz yaşayacağına inanarak savaşırlardı. Vikingleri de samimi buluyor musun?

 

Recm olayındaki durum özel, çünkü Kuran'da recm cezası yok, olan, sopa atmak! Evli bekar filan da yazmıyor! Müslümler işkembeden element uyduruyorlar! Recm mevzusu bu!

senin saçmalık gördüğün bir kitabın içindekileri işgal ettikleri her yerde "zorla"  beyinlere şırınga edenlerin samimiyeti .vikingler veya moğollar inançlarını "zorla" mı yaydı  ? vikinglerin kutsal kitapları varda,içinde "Valhalla" inancı uğruna malınızla,canınızla savaşın mı denmiş.? Bi Videoda islam alimi diyor ki eğer mürtedleri öldürmemiş olsaydık islam başladığı gibi biterdi.vikingler "Valhalla" ya inanmaktan vazgeçenleri öldürmedi (en azından ben öyle biliyorum) ateist forumda hergün alay edilen ayetlerin olduğu bir kitap uğruna ölmek,öldürülmek  geçiştirilmeyecek kadar  garipsenecek,kafa yorulacak bir mesele . Mesela Mimar Sinan'ın deha ürünü devesa camilerini ele alalım.saçma bir inanç için bunlar bence fazla.sen görüneni eleştiriyorsun fakat inancın bu boyutunu görmezden geliyor, eleşirmiyorsun.veya eleştirmiyorlar.ecdadımız beyin özürlü değildi..elin arabının İspanya'da ne işi var.araplarda islamdan önce böyle yayılmacı ve başarılı olmuş bir cihad/işgal anlayış varmıydı ?  Tarihin bir döneminde de olsa ,varsa deriz ki adamların kanında varmış.araplar binlerce asır ortadoğuda pusarken menfaatleri için birden zıplamaları, onlarca ülkeyi ele geçirmeleri için itici güç gerekiyor.eğer bu güç islamsa, senin perspektifinden bu adamların akıl hastası olması lazım.(bunca cami,medrese,tuğla gibi kitaplar,mürtedin katli vs..)  Hadi onlar akıl hastası,cinlenmiş,ecdadımızıda geçtiğine göre bulaşıcı olmalı. Eleştirip izah ederken bunlar görmemezlikten gelinmemeli.veya insanlar inkar ederken terazinin bir kefesine bunlarıda koymalı.

Üstüste koysalar boyumuzu aşan kitaplar yazan alimler Kur'an' a muhalefet edince "kafir" olacaklarını bilmemeleri mümkün olmadığına göre , "recm" işkembeden uydurulmuştur demek meseleyi üstünkörü geçmektir.kanalizasyon patlamış diyorsun,ama derine inmiyorsun.

tarihinde fezadabirtürk tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, democrossian yazdı:

 

Evet bu iyi bir örnek. Osmanlı tüm geliri yağma talan işgal ve vergiye dayanan korkunç bir sömürü makinesiydi. Sömürünün en acımasızını yapmış, insanların çocuklarını devşirme yapıp toplayıp götürerek bizzat insanın kendisini de, nesillerini de sömürmüştür.

 

Ondan sonra da "Osmanlı yenilmezdi!" E tabii yenilmeyecek, karşıda güçlü kuvvetli çocuk bırakmıyor ki, hepsini toparlayıp götürüyor, nasıl yenilecek? Toprak işgal edemez olunca da çöktü. Tüm sistemi işgal, yağma ve vergiye bağlama, devşirmeye dayalıydı çünkü!

 

Osmanlı'nın 600 yıllık varlığını/gücünü yalnızca sömürü, korkunç, acımasız kelimeleriyle açıklamak indirgemeci bir bakış olur zannımca. Atatürk'ü diktatörlükle suçlayanların sanki o dönem dünya demokrasiden coşuyormuş gibi tablo çizmelerine benzer. Yani dönemleri kendi koşullarında değerlendirmek lazım. Bu sözden muradım bütün vahşilikleri aklama paklama değildir. Osmanlı bir sevgi imparatorluğu değildi. Bunu söyleyenler de var! Osmanlı'nın arkasında güçlü bir Türk devlet geleneği vardı. Güçlü bir ordu ve saglam sosyal kurumların yanında Osmanlı o dönem bilim-teknikte de ileriydi. Unutmayalım Avrupalılar aydınlanmalarını bir yerde müslümanlara borçlu. Abbasi döneminde antik Yunan eserleri Arapçaya çevrildi. Bağdat bir bilim-kultur şehriydi. Felsefe gelişmişti. (Antik Yunan eserleri Endülüs üzerinden Avrupa'ya geçti.) Tekrar söylemeliyim ki bu gelişmişlik ve ilerleme kendi dönem koşullarında değerlidir, bugünkü paradigmayla değil. Ancak kıyaslayarak kimin ileri kimin geri olduğuna karar verebiliyoruz. Örneğin Moğollar mi daha korkunçtu Osmanlı mi? Coğrafi kesifler sonrası Afrika'nin sömürülmesi mi daha acımasızdı Osmanlı'nın vergiye bağlaması mi? Elbette bu sorulara subjektif cevaplar da verilebilir. Kastettiğim de bu zaten.

 

Devşirme Sistemi'nde fethedilen bölgelerdeki yabancı çocukların 5'te 1'i alınarak yetiştirilir, yeteneklerine göre değerlendirilirlerdi. Öyle her aileden çocuk alınmaz, bunun da şartları vardı. Kuşkusuz bu şartlar bile olayı yumuşatmaz ama padişahın kendi çıkardığı yasayla kardeş katline bile cevaz verdigi düşünülürse bu devlette devşirme sistemi hafif kalıyor! Osmanlı'yı uzun ömürlü kılan da merkezi yapının çok güçlü olmasıdır. Ayrıca Osmanlının önünü açan çok önemli bir faktör de lehine gelişen konjonktürdür: Zayıf Bizans, Yüzyıl Savaşları, Avrupa'da güçlü bir devlet olmaması vs.. Bu yüzden Orta Avrupa'ya kadar rahat ilerlemiş ancak devamını getirememiştir. Zaten Avrupa uyanmış, aydınlanmış, artık demode kalan Osmanlı'nın miadı dolmuştur! 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.08.2017 at 18:43, democrossian yazdı:

 

 

260.) ve İbrahim rabbim bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster dedi inanmıyor musun dedi hayır fakat kalbim tatmin olsun dedi öyleyse kuşlardan dördünü al kendine alıştır sonra onlardan birer parçayı birer dağa koy ve onları çağır sana gelecekler böylece allahın aziz ve gereğince iş yapan olduğunu göreceksin dedi.

 

 

ibrahim 4 adet dağa uğramak zorunda..1.dağa gitti koydu..2.dağa gitti koydı..3.dağa gitti koydu..4.dağa gitti koydu...epey  yorucu bir iş..çağırdığında geldiklerinde ,dağlar ile arasında ki mesafe uzak olacağı  için (birine olsa bile aynı anda 4 dağa yakın olamaz,tabi mucize dışında)o mesafeden kuşların bedenlerinin tekrar birleştirildiğini nasıl gördü ? yanına çağırdıklarının dağa koyduğu kuşlar olduğunu bilse bile kuşların yaratılma anına yine şahit olmayacak ...

 

fakat bu adam olmuş   :

 

259.) veya o kimse gibi ki çatıları çökmüş harabe bir beldeye uğradı ve allah bunu ölümünden sonra nasıl diriltir dedi allah onu öldürdü ve yüz yıl sonra diriltti ne kadar kaldın dedi bir gün veya günün bir kısmı hayır dedi yüz yıl kaldın bak yiyeceğin içeceğin bozulmadı bak eşeğine seni insanlara delil yapmak için kemiklerinden onu yeniden nasıl inşa ediyoruz ve et giydiriyoruz  bu açık olunca artık allahın her şeye kadir olduğunu biliyorum dedi.

 

 

ne kuşları kendine alıştırmak nede 4 tane dağa uğramak zorunda kalmış ,üstelik  yaratılma süreci gözünün önünde gerçekleşmiş. ibrahim madem peygamberlerin ilki,babası,niye böyle olmuş diye sorası geliyor insanın  ..''seni insanlara delil yapmak için.. '' denmiş.gören bir kişiyse,görmeyene nasıl delil olabilir,ayrı mesele.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, fezadabirtürk yazdı:

vikingler veya moğollar inançlarını "zorla" mı yaydı  ?

 

Vikinglerin bir kutsal kitabı olup olmaması hiç önemli değil. Önemli olan inançlar. Sözlü ya da yazılı aktarılsın, fark etmez.

 

Senin yanılgın, Arapların rahat rahat yatmak varken inançları uğruna zahmetlere girdiklerini zannetmen. Dünya yan gelip yatılacak bir yer değildir. Dünyada bütün canlılar bir yaşamda kalım savaşı vermektedir. Güçsüz olan yok olur, güçlü hayatta kalır. Rakiplerinde ne oluyorsa senin daha fazlasını başarman lazım. Mimari eserlerde de tuğla gibi kitaplarda da geri kalamazsın. Osmanlı zaten dünyadaki gelişmelere yetişemediği zaman çöktü.

 

Araplar da çölden çıkıp zengin kaynaklara ulaşmak için dağınık kabileleri birleştirmek zorundaydılar. Bunu da islam dinini yaratarak yaptılar. Olay bu. Moğollar da bu şekilde her yere saldırdı, Çinliler de bu şekilde imparatorluk oldu topraklarını genişletti.

 

Araplar Allah diye bir çöl tanrısından cihat etme emri aldıkları için savaşmadılar. Savaşmak için Allah diye savaşmalarını emreden bir çöl tanrısı yarattılar. Bu allahın gönderdiği bir peygamber ve bir de buna gönderdiği kitap uydurdular. Oldu sana İslam dini. Olay bu. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Getaf yazdı:

dönemleri kendi koşullarında değerlendirmek lazım.

 

Osmanlıda hiç bir doğru düzgün bilim teknik filan yok da, bir tek Abbasi halifesi Me'mun bir bilim devrimi yaptı. Farabi'ler İbn Sina'lar bu devrim sayesinde yetişti. Halife Me'mun Harun Reşid'in ve Zerdüşt bir cariyenin oğludur. Babası Arap anneden doğma oğlu Muhammed'i halife yapmak istiyordu. Fakat Me'mun kaderine boyun eğmedi. Gitti kendisi gibi zorla muslim yapılmış Zerdüşt asıllılardan bir ordu kurdu ve kardeşi Muhammed ile savaşıp onu yendi ve öldürdü, halife koltuğuna oturdu.

 

İlk iş olarak hemen Yunan eserlerinin Arapçaya tercüme edilmesi emrini verdi. Bunu duyan zamanın etkili din adamı imam Hanbel saraya geldi. "Sen gavur kitaplarını bundan üstün mü tutuyorsun" diye sorarak Kuran'ı halifeye uzattı. Bir rivayete göre Me'mun Kuran'ı imamın elinden alıp yere attı ve ayağıyla çiğnedi. Bu rivayet belki abartılıdır, fakat "evet üstün tutuyorum, müslümanları bu geri kitaptan kurtaracağım" dedi.

 

İmam saraydan öfkeyle ayrılıp halka halifenin kafir olduğu yönünde vaazlara başladı. Me'mun onu zindana attırdı ve hiç çıkamadı. Zindanda öldü. Me'mun bütün Yunan eserlerini Arapça'ya çevirtti.

 

İslamda bilim dediğin bu. İslamı benimsememiş Zerdüşt asıllı ve belki de ateist bir halifenin başardığı bir iş. Me'mun'un Zerdüşt olduğunu da sanmıyorum. O yüzden belki de ateisttir diye tahmin ediyorum. Büyük devrimleri ancak ateistler yapar. Ya da belki deistler, zamanına zeminine göre.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 saat önce, fezadabirtürk yazdı:

ibrahim 4 adet dağa uğramak zorunda..

 

Bunlar saçma sapan fasaryalar... Ne ipe ne sapa gelir zırvalar, boşver... Ben elimizde motamot aslına uygun bir çeviri olsun diye bununla uğraşıyorum. Yoksa değil tercüme etmek, dönüp bakmaya bile değmez.

 

tarihinde democrossian tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Getaf yazdı:

Devşirme Sistemi'nde fethedilen bölgelerdeki yabancı çocukların 5'te 1'i alınarak yetiştirilir, yeteneklerine göre değerlendirilirlerdi. Öyle her aileden çocuk alınmaz, bunun da şartları vardı.

 

Elbette, en iri yapılı, en güçlü çocuklar seçilirdi. Bunlar Yeniçeri ocağına vakfedilirdi, oranın malı savaş makinesi köleler yapılırdı. Evlenmeleri ve mülk edinmeleri yasaktı. Neden, bir an önce bir savaş çıksın da gidelim tecavüz, yağma, elimizden geleni ardımıza koymayalım diye. İşgal edilen yerlerde üç gün her türlü tecavüz ve yağma serbestti. Üç günden sonra asayiş sağlanırdı. Osmanlı imparatorluğu korkunç bir sömürü makinesiydi. İsyanları toplu katliam ve cesetleri çukurlara doldurarak bastırırdı. Çoluk çocuk herkesi toplu katleder, kimsede isyanı sürdürecek mecal bırakmazlardı. Gençleri öldürmeyip köle ve cariye yapıp satarlardı. Roma'nın İslam versiyonu. 

 

Mohaç ovasında bir kitabe vardır. Bu kitabede zalim Osmanlı katilleri ile burada savaşmaktan kim kaçtıysa soyu kurusun, lanetlensin yazar. Hep kendi tarafından bakmayacaksın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 saat önce, fezadabirtürk yazdı:

"recm" işkembeden uydurulmuştur demek meseleyi üstünkörü geçmektir.

 

Konu son derece açık! Kuran'da zinaya seksen mi yüz mü neyse işte değnek vurun yazıyor. Taşlayın yazmıyor. İşkembeden veya başka yerden. Nerden uydurulduğunu ben ne bileyim! Kuran'da yazmıyor! Hiç değnek vurun da yazmasa tamam olur. Ama kırmızı düğmeye basın yazıyorsa sen yeşil düğmeye basıyorsan bu işte bir terslik vardır. Terslik neden kaynaklı ben ne bileyim, ama terslik var! Ben onu bilirim!

 

Ya da onu da bilirim, şöyle: Bu din berbat kurgulanmış, karmakarışık ve çelişkili. Kurgusu berbat yani, dökülüyor, tuttuğun yeri elinde kalıyor. Kuran'ı bir kere doğru düzgün yazamamışlar. Berbat yani, çok berbat. Yazamayınca hadisler uydurup açığı kapatmaya çalışmışlar, daha da berbat olmuş.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhtemelen zina cezası eskiden beri geldiği gibi taşlayarak öldürmeydi. Ama torpilli birinin karısı bir adamla aşk yaşayınca recm ayetini "keçi yedi" ve sopa ayeti geldi. "Peygamberimizin karısına da haşa böyle iftira atılmıştı" demek için ifk masalını uydurup Kuran'a kaydettiler.

 

Sopa tabii keyfe keder, ister öldüresiye vurursun, ister okşar gibi vurursun. Daha garantili. Ola ki kadın veya adam itiraf ederler şahit olmadığı halde, o zaman hatırlıya okşar gibi vurursun, garibanı sopa ile öldürürsün. Sopa atma ayetinin Kuran'a sonradan girmesinin ve recmin yer alamayışının nedeni bu. Garibanları taşlayıp öldürürken iyiydi ama seçkin biri aşk yaşayınca durum değişti.

 

Kedinin dişleri, Emevilerin işleri... :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.08.2017 at 18:43, democrossian yazdı:

 

  

 

Dünyanın yan gelip yatma yeri olmadığını biliyorumda,arapların inanmadıkları bir dini işgal ettikleri yerlere zorla dayatmasının ve başarılıda olmalarının nedenlerini sorguluyorum..

Diğeri yaptığın meallerin çoğunda düşük,bozuk cümleler var.ve (en azından türkçede algılandığı şekliyle ) gereksiz fazladan kullanılmış kelimeler var..arapça ile türkçe farklı kültürlerden beslenmiş,farklı iki dil ..sorum şu : araplarda mı Kur'an' ı senin algıladığın gibi anlıyor.yani bozuk ,tuhaf,rahatsız edici cümleler şeklinde ? Yoksa " türkçeye bozuk çevrilsede ,bu o bozuk çevrilen cümlenin arapçada bozuk algılandığı manasına gelmez,araplar bozuk gördüğün o cümleyi gayet güzel anlıyor "mu demeliyiz ?.şahsen arabın fikrinide almak  isterim..bozukluk olduğunu düşünseler bile 1400 sene önceki şartlarda belki düşünmüyordı..böyle ifadelerin,cümlelerin,anlatımların olduğu bir kitap ta "inanmıyorsanız hadi benzerini getirin " denmez..denmemeli...denmişse..bunun irdelenmesi gerekir.(kitap uydurmada olsa)..hadi sizde yazın ! diyen,bunu iddia eden kendisiyle çelişmiş olur(meallerine bakarak konuşuyorum)  ...çelişmeyi ,tuhaflığın rahatsız ediciliğinj iplemediyse bu nasıl bir ruh halidir ,zihin yapısıdır ?  Dünyaya yayacaksın uydurduğun o dini (uydurma olduğu varsayıldığında ) ..madem böyle bir kitap uyduracaklar ,niye uydurdularki..dediğin gibi bir inancın mutlaka kitabı olması gerekmez..kitapsızda,ülkeler işgal edilebilirdi..mazaret kimin umurunda(özellikle 1400 sene önce) ..işte Cengiz han,bodoslama girmiş..istese o da bir kitap uydururdu,uyduttururdu..araplar Cengiz Han dan daha mı akıllıydı ? Araplar "kalıcılık" hedeflemiş olabilir tabi..kitaba inanıldığı müddetçe işgal edilen yerler kontrollerinde kalacak diye düşünmüş olabilirler..bu durumda uydurdukları kitap verdiğin meallerde ki gibi kusurlu cümlelerden oluşmamalıydı.bu kadar ön hazırlığa,kitap uydurmaya niye ihtiyaç duydular ki...aleyhlerinede dönebilirdi..döndüde..türkler arapların elinden halifeliği temelli alınca sap gibi kalakaldılar,türklerin kontrolüne geçtiler..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 18.11.2018 at 10:10, democrossian yazdı:

 

 Turan Dursun Arapçayı bir Arap edebiyatçı kadar iyi bilirdi .
 Medrese de okumuştur .
Turan Dursun hemen tüm tefsirleri ve hadis küliyâtını hatmetmiştir;

lakin ; 

 Turan dursun niye abartısız ,süslemesiz meal hazırlayıp ''aha övündüğünüz Kur'an bu '' dememiştir ? demişse hiç denk gelmedim.ateistlerdende bu yönde bir eleştiriye de denk gelmedim..ilginç.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, fezadabirtürk yazdı:

arapların inanmadıkları bir dini işgal ettikleri yerlere zorla dayatmasının ve başarılıda olmalarının nedenlerini sorguluyorum..

 

Niye inanmasınlar, tabii ki inanıyorlar. Zora dağlar dayanmaz. Bir de ölümsüzlük vaadiyle kekledin mi olay tamamdır. Bir sonraki nesil atalarının zorla inandırıldığını unutur, inanmaya başlar! Çünkü inanmak istediği bir şey; ölümsüzlüğe kavuşmak. Bir araya gelememiş dağınık toplumlara birleşmiş bir otoriteye itaat eden toplumlar saldırınca başarılı olurlar. Sen başarının dinin gerçekten Allahtan gelmesinden kaynaklı bir mucize olduğunu düşünüyorsan sen de Arapların keklediği saftirikler arasındasın demektir.

 

Tercümeler motamot. Ne yazıyorsa onu çeviriyorum. Kuran'da cümle diye bir kavram yok ki zaten. Olmayan cümleleri ben mi kuracağım? Cahil çöl yağmacılarına bu kıyağı neden yapayım? Arapça Türkçe değişmez. Anlatım bozukluğu anlatım bozukluğudur.

 

Kuran'ın benzerini ben de yazdım diyenin kellesinden olduğu bir ortamda ne benzerini yapın da görelim meydan okuması yahu? Adamın elini ayağını bağlayıp hadi koş rakibini geç de görelim demekten farksız. Bugün bile baksana kimse Kuran bozuk anlatımlı kitap bile denemeyecek bir şeydir demeye bir avuç insan ancak cesaret edebiliyoruz. Senin gibiler ise hâlâ Kuran edebidir diye ezberden bilmeden diretiyorsunuz.

 

Önyargıları kırmak atomu parçalamaktan zorken, senin bahsettiğin hava civa...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, fezadabirtürk yazdı:

Turan dursun niye abartısız ,süslemesiz meal hazırlayıp ''aha övündüğünüz Kur'an bu '' dememiştir ?

 

Yobazlar ortadan kaldırmasaydı kendisine sorardık. Belki de yazmayı planlıyordu yazamadan öldürüldü. Belki de yazacağı için öldürüldü? Sen bunların ne yobaz olduğunu görmezden gelmeye çalışan bir dogmatiksin, bu anlaşılıyor. Bunlar cinayetler işlemeyen eli kanlı değil elleri tertemiz masumlarmış gibi konuşuyorsun. Bunların döktükleri kanlarda boğulmaları lazım ama senin gibi yardakçıları bunları kolluyor. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, democrossian yazdı:

 

Yobazlar ortadan kaldırmasaydı kendisine sorardık. Belki de yazmayı planlıyordu yazamadan öldürüldü. Belki de yazacağı için öldürüldü? Sen bunların ne yobaz olduğunu görmezden gelmeye çalışan bir dogmatiksin, bu anlaşılıyor. Bunlar cinayetler işlemeyen eli kanlı değil elleri tertemiz masumlarmış gibi konuşuyorsun. Bunların döktükleri kanlarda boğulmaları lazım ama senin gibi yardakçıları bunları kolluyor. 

Sorgulamak,tarafsız düşünmek niye yardakçılık olsun ..senin biraz duygusal davrandığını düşünüyorum.çok öfkelisin.heralde kötü şeyler yaşadın...olabilir.bende kötü şeyler yaşadım.

.insanlara güven problemim var,şöyle ki ; yanlış yapabilir,yalan söyleyebilir..hassasiyetim o..inandığımda veya inkar ettiğimde artık geriye dönüp bakmamalıyım.sancılı bir süreç yaşıyorum...kafam karışık.insanları tanımadan yargılıyorsun..tarihi,dinide öyle...1400 yıllık islam tarihini " takiye yapıyorlar, sahtekarlar,riyakarlar,şizofrenler , aptalsürüsü,sürüngen,cahil" diyerek çöpe attın..çöpe attığın o insanların duygularının senin için bir önemi yok..inanmadıkları ,kendi uydurdukları dini ,orayı burayı işgal ederek yayan "manyak" insan fikri bana mantıklı gelmedi...belki senin kadar zeki ,tecrübeli,bilgili olmadığımdandır...bilemiyorum.

"Samimiyet"  doğruluğa delil olmaz..araplar samimi  olsa ne yazar ?...savundukları doğru mu ona bakılır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 28.11.2018 at 16:52, fezadabirtürk yazdı:

 Turan Dursun Arapçayı bir Arap edebiyatçı kadar iyi bilirdi .
 Medrese de okumuştur .
Turan Dursun hemen tüm tefsirleri ve hadis küliyâtını hatmetmiştir;

lakin ; 

 Turan dursun niye abartısız ,süslemesiz meal hazırlayıp ''aha övündüğünüz Kur'an bu '' dememiştir ? demişse hiç denk gelmedim.ateistlerdende bu yönde bir eleştiriye de denk gelmedim..ilginç.

 

daha iyisini hazırlıyordu. turan dursun'un 8 ciltlik kuran ansiklopedisi vardır. turan dursun'un kim olduğun bilmeyen müslümanlar, diyanet görevlileri vb bu ansiklopediyi övmüştür.

tamamlanamadan turan dursun öldürüldü. öldürülmesi sonrası evini basan polisler tüm kitapları ile birlikte bu ansiklopedinin kalan ciltlerinin taslaklarını da alıp yok ettiler. ciltlerini sahaflarda bulabilirsiniz ve neden bir kuran mealinden daha iyi bir çalışma olduğunu görebilirsiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 saat önce, bir_akil_insan yazdı:

daha iyisini hazırlıyordu.

 

Yani... İşte bu! 

 

Bunlar yani bu katilleri nasıl masum göstermeye çabalıyorlar ben anlamıyorum. Bunların işledikleri cinayetler bir bu değil, on değil yirmi değil elli değil yüz değil bin değil! Bunların işledikleri cinayetlerin sayısı belli değil! 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

3. İMRAN SOYU BÖLÜMÜ

 

31. de ki eğer allahı severseniz bana uyun allah da sizi sever ve sizin günahlarınızı bağışlar allah affedici ve koruyucudur.

 

32. de ki allaha ve resulüne itaat edin bundan sonra kim dönerse allah inkarcıları sevmez.

 

33. muhakkak allah adem ve nuh ve ibrahim soyunu ve imran soyunu alemlere üstün seçti.

 

34. soylarından bazılarını da bazılarına allah işiten ve bilendir.

 

35. imranın karısı demişti ki rabbim ben karnımdakini hür irademle sana adadım benden kabul et sen işiten ve bilensin.

 

36. fakat doğurunca dedi ki rabbim ben onu kız doğurdum allah ne doğurduğunu biliyordu kız oğlan gibi değildir ben onun adını meryem koydum onu ve onun neslini kovulmuş şeytandan sana sığındırırım.

 

37. rabbi onu iyi bir şekilde kabul etti ve onu yetiştirdi ona zekeriyayı kefil kıldı Zekeriya onun mihrabına her girdiğinde orada yiyecek bulurdu ey meryem bunlar nerden geliyor deyince o bu allah katından muhakkak allah dilediğini hesapsız besler dedi.

 

38. o zaman zekeriya rabbine dua etti rabbim bana katından temiz bir soy bağışla muhakkak sen duaları işitirsin.

 

39. o mihrapta ayakta namazda iken melekler seslendi ki allah seni yahya ile müjdeliyor Allahtan olan kelime ile o onaylayıcı ve efendi ve iradeli ve iyilerden bir peygamberdir.

 

40. rabbim benim nasıl oğlum olur dedi ben ihtiyarlamışım ve karım kısırdır böyle dedi ama allah dilediğini yapar. 

 

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

3. İMRAN SOYU BÖLÜMÜ

 

41. rabbim benim için bir alamet ver dedi senin alametin insanlarla işaretten başka üç gün konuşmaman dedi ve rabbini çok an akşam sabah teşbih (*) et.

 

42. ve muhakkak melekler demişti ki ey Meryem allah seni seçti ve seni temizledi ve kadınlar alemi üzerinde seni seçti. 

 

43. ey meryem rabbin için duacı ol ve yere kapan ve eğilenlerle birlikte eğil. 

 

44. işte bu bilinmeyen haberleri sana bildiriyoruz sen onlar meryeme hangisi kefil olacak diye kalemlerini attıklarında yanlarında değildin ve tartışırlarken yanlarında değildin.

 

45. melekler ey meryem allah seni kendisinden bir kelime ile müjdeliyor onun adı meryem oğlu isa mesih dünyada ve öbür dünyada allaha yakın itibarlıdır demişlerdi.

 

46. ve insanlarla bebekken ve yetişkin iken konuşacak o kurtulmuşlardandır.

 

47. rabbim benim nasıl çocuğum olur bana insan dokunmadı dedi öyledir ama allah dilediğini yaratır bir işin olmasını diledi mi sadece ol der o olur dedi.

 

48. ve ona kitabı ve olayların içyüzünü ve tevrat ve incili öğretecek dedi.  

 

49. ve israil oğullarına ben elçi olarak mucizeler getirdim ben gerçekten çamurdan bir kuş yaparım ona üflerim allahın izniyle kuş olur ve körlüğü ve cilt hastalıklarını iyileştiririm ve allahın izni ile ölüleri diriltirim ve size yediğinizi yemeyip biriktirdiğinizi haber veririm eğer inanırsanız bunlar delildir.

 

50. ve elimde olan tevratı onaylayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak için size delillerle geldim allahtan çekinin ve bana itaat edin.

 

DİPNOT:

 

(*) Noksansız olduğunu tekrarlayarak sürekli söylemek demektir.

 

DEĞERLENDİRME:

 

42. İfade bozukluğu. İki kez estafaki (seni seçti) tekrarı.

 

44. Aşırı ifade bozukluğu var. İki kez ledeyhim yanlarında değildin demek gereksiz. Düzgün cümle kurma yeteneği sıfır yani, çok berbat. "Onlar kura çeker tartışırlarken yanlarında değildin" yani, diyeceği buyken demeyi bir türlü beceremiyor!

 

49. İsa'ya bu kadar bol keseden mucizeler atfetmesi ilginç! Bunlar allaha ortaklık derecesinde çok ileri iddialı mucizeler. Bunları İsa'ya çekinmeden vermesi çok ilginç doğrusu! Bunların binde birini Muhammed'e atfetmemesi son derece ilginç! Yani İsa burada Muhammed'i filan sollayıp gazlayıp geçip gidiyor! Muhammed solda sıfır kalıyor! Çok enteresan! Muhammed'in bu mucizelerin yanından geçmek bir yana, yanına yaklaşabildiği yok! İsa Muhammed'i ezip pestil edip geçiyor yani, bu nasıl olur? Muhammed'in böyle mucizeleri hayal etme lüksü bile yok!

 

50. Yahudi dininde reform yaparak yeni bir din yaratma amacı burada uç veriyor. İslam yaratıcıları, aynen bunun gibi İsa'nın dininden de yeni bir din yaratmak için zemin hazırlama amaçlarını burada ortaya seriyorlar. Yahudilere haram olan deve ve domuzu İsa helal kılmıştı, İslam yaratıcıları deveyi değil ama domuzu tekrar haram yapacaklar! Keza şarap Yahudilere haramdı ama İsa helal kıldı, İslam tekrar haram kılacak. Keza Yahudilerde recm vardı ve İsa kaldırdı ama İslam bu konuda epey kararsız kaldıktan sonra recmi kaldırıp yerine sopa cezasını koymayı seçecek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu Microsoft beni illet ediyor. Aşırı ukala. Tesbih yazdığım halde teşbih olarak aklınca güya düzeltmiş ukala şey, ben tekrar düzeltip tesbih yaptığım halde yine aklı sıra o da tekrar düzeltip yine teşbih yapmış! Ömrümde bu kadar ukala şey görmedim! Yapay zeka da böyle olacaksa hapı yuttuk!

tarihinde democrossian tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bazen üşeniyorum, kim okuyacak böyle uzun uzun çevirilerinizi diyorum ama sonra dayanamayıp okuyorum. Bıkkınlık gelmesi, artık ayet filan okumak istemememden yani. Yıllarca duya duya.. Hoş, duyduklarımız okuduklarımız daha farklıydı. Belki bu yüzden sizin çeviriniz çekici geliyor. Kesinlikle önemli bir iş yapıyorsunuz. Ama çok zahmetli bir iş. Bunun birçok nedeni var. Zaten ara ara anlatiyorsunuz. Gereksiz tekrarlar, düşük cümleler, bütünlüksüz anlatımlar... İmlayı noktalamayı saymıyorum bile! Ama Arap olmayanlar için hep bir çekiciliği var Kuran'ın! Neden? Manasından değil, Arapçadan kaynaklanan ve tecvitle daha da etkileyici olan melodisi! Eğer güzel sesli biri okursa bir müzik gibi dinliyor bizim halkımız! Biliyorsunuz, ezanın her vakti ayrı bir makamda okunur. Ama kötü sesli biriyse ne ezan ne Kur'an çekilmez oluyor! 

 

Hasılı, biz Kur'an'ı okuyup anlamayı değil dinlemeyi severiz bir ninni gibi. Bezine sarıp duvara asarız. Ölümüze okur, yasımızı tutarız. Bir de cevşen var bilirsiniz! Onu da boynumuza asarız! 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani, bir çok şarkının da melodisi hoşumuza gider ama sözlerinde bir içerik yoktur, saçmadır bazen de... Buna en iyi örnek Sezen'in "Yerimiz mi dar Ne var ne var" şarkısı. Sözlerini umursamadan melodisini dinleriz aslında. Klasik şarkılar böyle değildi ama. "Bir ateşim yanarım" şarkısında örneğin güfte de güzeldir. "Bir ateşim yanarım, külüm yok dumanım yok. Benim senden başka sığınacak limanım yok. Fırtınalar içinde bani yalnız bırakma. Sen yoksan mekanım belli değil zamanım yok." Bu güfteye güzel değil, anlamsız diyecek kişi çıkmayacaktır. Son derece anlamlı ve etkileyici sözler. 

 

Kuran'a geldiğimizde ise bunun hiç dürüst, motamot, ne yazıyorsa aynen o tercümesi Türkçe olarak yok. Başka dillerde olabilir. Bu konuda büyük bir açık ve ihtiyaç var.

 

Böyle bir tercümeyi ancak allah korkusu olmayan bir ateist yazabilir. Deist bile yazamaz, agnostik bile yazamaz. İlla ateist olacak! Çünkü onlarda allah korkusu olmazsa bile tanrı endişesi bulunacaktır. Bu tanrı hadi bir de Allah ise tereddütünden de kurtulamazlar üstelik.

 

Elmalılı tercümesi bir derece dürüst olsa da yeterli olmaktan çok uzaktır. Olmadı es geçmiştir Hamdi hoca. Bacak açılır deyince olmayacak bakmış, "bir sak keşfolunur" diye gülünç bir cümle kurup geçmiş. En azından süslememiş. Sak'ın bacak demek olduğunu yazamamış yani! Halbuki dizlerin altına kadar uzanan paltolara sako denirdi. Bu bilinen bir sözcük. En berbat süslenmiş cilalanmış olanı ise Ahmet Tekin tercümesi. Bu kadar acayip süsleme başka görmedim. Bunun tercüme diye ortaya sürülmesi bir skandal yani. 

 

Bir ateistin yazdığı bir Kuran tercümesi şart! Bunu ben başaramayabilirim ama bir yazan mutlaka çıkmalı!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×