Jump to content
malta erigi

Şempanzelerde tanrı inancı?

Recommended Posts

Kutsallık düşüncesi şempanzelerde de mi var? Tapınmayı biliyorlar mı?

Bu soruya yönelik ipucu sunan gözlemlere dair Nature adlı dergide Şubat ayının sonunda Chimpanzee accumulative stone throwing adlı bir makale yayınlandı.

Makalenin özü şu: Şempanzelerin, hatta kimi maymun türlerinin yiyeceklere ulaşmak ya da yiyeceklerin içini açmak için taşları ve diğer malzemeleri alet olarak kullanabildikleri biliniyor. Ancak, makaleye konu olan gözlemde farklı bir durum saptanmış. Yiyecek arayışı ile bağlantısı olmayan tarzda bazı şempanze topluluklarında belli bir ağaca taş yığıldığı, bazen de taşların ağaca fırlatıldığı gözlenmiş. Araştırmayı yapanlar, bölgede tek bir ağaca yönelik bu davranışın o ağacın şempanzeler tarafından bir tapınma nesnesi olarak algılandığına gösterge olabileceğini belirtiyorlar.

"Aslında, bölge sınırlarını ve yolları taşlarla işaretleme tarihte pek çok insan toplumunun yaptığı önemli bir uygulamadır. Örneğin, yerli Batı Afrika toplumlarında "kutsal" ağaçlara taş yığılarak yapılan tapınaklar olduğu bilinmektedir. Yüzeysel olarak bakıldığında, bu höyükler şempanzelerin taşların bir yerde toplandığı taş atma yerleri olarak burada tanımlanan şeylere çok benziyor görünmektedir, ki özellikle Batı Afrika'da yerel ortamın benzerlik gösterdiği yerlerde şempanze taşların yığıldığı taş atma yerleri ile insan höyük yapımı arasında bir koşutluk olup olmadığı sorusuna yanıt aramak ilginç bir araştırma konusu olacaktır. "

diyen bir kısım var ki, beni makaleyi daha yakından incelemeye yönelten neden bu kısmın gözüme çarpması oldu. Derinlemesine konuşur, düşüncelerimizi paylaşırız umarım.

Buradaki bağlantıda gözlemlerin videoları da izlenebiliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Böyle saçma bir haberi nasıl yapabiliyorlar?

Yazılan herşey zırva..

Bir kere Tanrı ne,onu bile bilmiyorlar..Ağaca taş atmakla,tanrıya tapmayı aynı sayıyorlar..Utanmasalar,şempanzeler içlerinden lebbeyk diyorlar diyecekler..

Bunlar hep kasıtlı haberler..Tanrı inancının bilimsel akrabalarımızda da var olduğu söylenmeye çalışılıyor..Bu bir zoka..Zeki olmayan yutar bunu..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Böyle saçma bir haberi nasıl yapabiliyorlar?

Yazılan herşey zırva..

Bir kere Tanrı ne,onu bile bilmiyorlar..Ağaca taş atmakla,tanrıya tapmayı aynı sayıyorlar..Utanmasalar,şempanzeler içlerinden lebbeyk diyorlar diyecekler..

Bunlar hep kasıtlı haberler..Tanrı inancının bilimsel akrabalarımızda da var olduğu söylenmeye çalışılıyor..Bu bir zoka..Zeki olmayan yutar bunu..

bu biraz komplo teorisi gibi olmuş :)

Bugün vaktim olmadı, bi ara çalışmanın tümünü okumam gerek. Daha önce de hayvanların beni şaşırttığı çok oldu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bu biraz komplo teorisi gibi olmuş :)

Bugün vaktim olmadı, bi ara çalışmanın tümünü okumam gerek. Daha önce de hayvanların beni şaşırttığı çok oldu.

Hayvanlar beni hiç şaşırtmıyor,insanlar şaşırtıyor beni..Çünkü hayvanlar doğada yaşıyorlar ve doğal davranıyorlar..Biz çok farklıyız..

Bu bakımdan yakın akraba bile olsak,şempanzelerle kendimizi kıyaslamamız rasyonel değil..

Taş atmak nedir?

Ne deneyler yapılmış..Kargalar mesela..Onlarda taş kullanmasını biliyor..Vay,taşı iyi kullandı diye onları da teist mi yapacağız :D

Ya da Yunuslar..Avlarını yakalamak için tuzak kuruyorlar..Allah'ta tuzak konusunda uzmandır..Buradan Yunus'ları Hallacı Mansur yapmanın mantığı nedir :D

İnancı ve tanrı inancını bilmeyen insanların,ortaya karışık bir salata yapmasına benzemiş bu..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayvanlar beni hiç şaşırtmıyor,insanlar şaşırtıyor beni..Çünkü hayvanlar doğada yaşıyorlar ve doğal davranıyorlar..Biz çok farklıyız..

Bu bakımdan yakın akraba bile olsak,şempanzelerle kendimizi kıyaslamamız rasyonel değil..

Taş atmak nedir?

Ne deneyler yapılmış..Kargalar mesela..Onlarda taş kullanmasını biliyor..Vay,taşı iyi kullandı diye onları da teist mi yapacağız :D

Ya da Yunuslar..Avlarını yakalamak için tuzak kuruyorlar..Allah'ta tuzak konusunda uzmandır..Buradan Yunus'ları Hallacı Mansur yapmanın mantığı nedir :D

İnancı ve tanrı inancını bilmeyen insanların,ortaya karışık bir salata yapmasına benzemiş bu..

ne olursa olsun, haberin kaynağı bilimsel bir çalışma. birinin tahminle salladığı birşey değil, gözlem var. hipotezi gözardı etmeden önce çalışmayı okumak gerek. yarın falan iyice okuyup yazarım bişeyler. şuan nötrüm.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Dikkat ederseniz, "Evrim karşıtlarını sarsacak haber" denilmiş. "evrimi savunanları" demiyor.


Yani insana benzer geleneklerin görülmesi, insan ile ortak atadan geldiğine bir delil olarak sunulmuş.


Gösterilen örnekte insanın gelişmemiş zamanından gelen tapınma geleneğinden bahsedildiği için, tanrıyla ilgili bir haber olmadığı anlaşılıyor.

Burdaki olay bir tapınma da olmayabilir. belki bir liderleri bu ağacın yanında öldü ve onu anıyorlar.


İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Haberin videosu;

Hakikaten bu nasıl bir haber ya?!

Tekrar bir baktım habere..İnanılmaz şeyler yazıyor..Son cümleye bakın;

Bu görüntüler, doğrulandığı takdirde evrim teorisine katkı sağlaması bakımından oldukça önemli sayılıyor.

Yani,bu görüntüler evrim teorisine katkı sağlayacakmış..Olacak iş değil..

Maymunlar yanlarındaki taşı fırlatarak harekete geçtikleri için,evrim teorisi daha mı sağlamlaşacak yani?

Evrim teorisi demek ki,çok sağlam bir teori değilmiş ve bu görüntüler doğrulandığı takdirde sağlamlaşacakmış..

Yersen..!

Şimdi mesela bir fili ele alalım..Resim yapan bir fil bu;

Ne diyeceğiz bu görüntülere?

Film resmen SANAT yapıyor..Bir tarafta taş atan akrabalarımız,diğer tarafta sanat yapan uzak akrabalarımız..Bu haberi yapan gelse de,bu garipliği bana açıklasa :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Taş atmayı tanrıya bağlayan kafa,bunu nasıl açıklayacaksın;

Hadi açıkla..Ölüsünü gömüyor hayvan..Açıklayamaz ki..

Taş attı,demek ki tanrı inancı var bunlarda..Bu mu yani?!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Böyle saçma bir haberi nasıl yapabiliyorlar?

Yazılan herşey zırva..

Bir kere Tanrı ne,onu bile bilmiyorlar..Ağaca taş atmakla,tanrıya tapmayı aynı sayıyorlar..Utanmasalar,şempanzeler içlerinden lebbeyk diyorlar diyecekler..

Bunlar hep kasıtlı haberler..Tanrı inancının bilimsel akrabalarımızda da var olduğu söylenmeye çalışılıyor..Bu bir zoka..Zeki olmayan yutar bunu..

Genel olarak ritüelistik davranışların ve bu davranışların dayandığı kutsanma ihtiyacının varlığını anlatıyor. Zoka olmayan kısmı ise, tanrı veya totem olarak gördükleri şeyin, mevcut tanrılardan hiçbiri olmadığı; bu yüzden de aslında bu durumun, primatların inanmaya yatkın yaratıklar olarak kendi totemlerini ve tanrılarını yarattığını ortaya koymasıdır.

Bu şekilde, tanrılar ve dinler uydurma şeylerdir, sonucuna varılır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayvanların birbirleriyle ortak yönleri bildiğiniz üzere analojik ya da homolojik olabilir. Şempanzelerin ağaca taş atma ve kovuğunu taşla doldurma davranışının insandaki ritüel davranışıyla homolog bir görüngü olup olmadığı konusunda bu çalışmayı yapanlar kesin bir görüş bildirmemişler. Bu davranışın birbiriyle çelişen iki farklı biçimde yapılabileceğini belirtmişler: Bir yandan bu taş atma davranışının erkeklerin kavga öncesi el ve ayakla sağa sola ses çıkararak vurma davranışının değişikliğe uğramış ve ondan zamanla bağımsızlaşmış bir uyarlaması olabileceğini söylerken, diğer yandan bu hareketlerin ve taş atılan ağacın onlar için simgesel bir anlamı da olabileceğini belirtiyorlar. Her halükarda, bunun sosyal olarak öğrenilen kültürel bir gelenek olabileceğini belirtiyorlar. Olaya sadece bazı şempanze topluluklarında rastlanmasını bunun bir dayanağı olarak görüyorlar. En önemlisi de, simgeselleştirme olayını şempanzeler için imkansız bir olasılık olarak görmemeleri.

Çalışmanın yetersiz kaldığı bir nokta, şempanzeleri 14 ila 17 ay izlemiş olmaları. Bu davranış kalıbı kuşaktan kuşağa aktarılarak sürüyor mu, kuşaklar boyunca yeni öğeler eklenerek ve değişime uğrayarak evrim geçiriyor mu, buna yetecek bir zaman değil.

Gene de, makalenin şu görüşleri desteklediğini söyleyebiliriz:

Belli sterotipik davranışlar zamanla değişikliğe uğrayarak sembolik anlamlar kazanabilirler. Yüksek canlılar kendi yarattıkları artefaktları aşkın ve boyun eğilesi simgesel adresler haline getirebilirler. Bunlar doğrudan doğruya tanrı biçiminde adı konulmuş ve karmaşık nitelikte zihinsel yaşantılar olmayabilir. Ama bir tür aşkınlık kavrayışı taslağı diyebiliriz buna.

Sonuçta, davranışların düşüncelerini, düşüncelerin de davranışlarını değişime uğratabilir. Kendine göre özgün bir mantığı da olabilir. Forumda, birkaç yıl önce, kim olduğunu hatırlayamıyorum, birisi işte, çamurdan heykel yapan insanların bir zaman sonra tanrının kendilerini de böyle önce çamurdan yapmış olabileceği, sonra can vermiş olabileceği düşüncesine sürüklemiş olabileceğini söylemişti. Bu fikri çok beğenmiştik. Çok da öğreticiydi. Bir şey yapıyorum, sonra o yaptığıma inanıyorum. Yaptığımdan bir şey öğreniyorum. Din hakkında çok tutulan "ilk insanlar çok cahildi, hiçbir şey bilmiyorlardı, hiçbir şeyi başka türlü açıklayamayınca mağarada toplantı yapıp, demek ki bir tanrı var dediler" görüşünü daha ayakları basar hale getiriyor.

Şempanzelerle konuşamıyoruz. Onlara "siz niye taşları öyle ağaca vuruyorsunuz, bir tapınma olayı mı bu?" diye soramıyoruz. Ama, bunu onların arasına başka bir primat olan insanı yerleştirip, ağaç taşlayan şempanze topluluğunun içinde bebeklikten itibaren yetişmeye bıraksak, onların içinde yaşayarak büyümesine izin versek, 25 yaşına gelince onların içinden alıp ona insan dilini ve kültürünü öğretsek ve ona "siz o ağaca niye taş dolduruyordunuz öyle?" diye sorsak, o da bize olan bitenin içyüzünü anlatabilirdi. "Haa onu mu diyorsun. Sorma ya, ormana çağrı yolluyorduk, belaları defeder diye gürültü yapıyorduk, ne biliyim işte, dedelerinden öyle görmüşler" derdi belki. Biz de olay neymiş belki anlardık. Deneyi ahlaki sorunlar nedeniyle yapamayacağımızdan, ancak gözlemle ve yakındaki insan topluluklarının kültürel özelliklerini inceleyerek, bu makaledeki yöntemlerle çalışarak ve mantık yürüterek anlayabiliriz.

Şurası kesin ki, diğer büyük maymunlarla aramızdaki benzerlik sadece genetik ve fiziksel benzerlikten ibarettir diye düşünmek için hiçbir neden yok. Elimizde duyuş ve davranışlarımızdaki benzerlikleri de ortaya çıkaran pek çok çalışma var. Bence bu çalışma da onlardan biri -tüm sınırlılıklarına rağmen.

Bu çalışmanın yöntemi konusunda başka eleştirel görüşleri olanları merakla bekliyorum.

tarihinde isabettin tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Zoka olmayan kısmı ise, .... aslında bu durumun, primatların inanmaya yatkın yaratıklar olarak kendi totemlerini ve tanrılarını yarattığını ortaya koymasıdır.

Kesinlikle katılıyorum. Sonuçta tanrıyı biz yarattık, bunu biliyoruz. Ama neden yarattık, nasıl bir sürecin sonunda yarattık, bunları daha iyi anlamak için yakın akrabalarımıza bakabiliriz. Sonuçta tanrı, insanlık tarihindeki en büyük icatlardan biridir. Öyle beş dakikada bulunacak bir şey değil. Beş dakikada ortadan kalkacak da değil. Neden acaba? Biz neyiz? Australopithecuslar, Homo erectuslar artık olmadığına göre, onlara soramayız. Şempanzelere soralım. Belki onlar nasılını bize daha basitinden anlatabilirler. Çok ciddiyim. Hahahaha

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Haberin videosu;

Hakikaten bu nasıl bir haber ya?!

Tekrar bir baktım habere..İnanılmaz şeyler yazıyor..Son cümleye bakın;

Yani,bu görüntüler evrim teorisine katkı sağlayacakmış..Olacak iş değil..

Maymunlar yanlarındaki taşı fırlatarak harekete geçtikleri için,evrim teorisi daha mı sağlamlaşacak yani?

Evrim teorisi demek ki,çok sağlam bir teori değilmiş ve bu görüntüler doğrulandığı takdirde sağlamlaşacakmış..

Yersen..!

Şimdi mesela bir fili ele alalım..Resim yapan bir fil bu;

Ne diyeceğiz bu görüntülere?

Film resmen SANAT yapıyor..Bir tarafta taş atan akrabalarımız,diğer tarafta sanat yapan uzak akrabalarımız..Bu haberi yapan gelse de,bu garipliği bana açıklasa :)

Dostum haberin sunuluş şekline takılma. Bu başlığı açma sebebim bahsedilen bilimsel çalışma. Araştırma Türkçe olmadığı ve tercüme edecek imkanım olmadığı için haberin linkini koydum. Haberi veren gazete politik görüşü sebebiyle işin içine Evrimi ve karşıtlarını vs. katmış. Aslında burada biraz da hata bende. Doğru düzgün araştırıp, çalışmanın tercümesini veya Türkçe bir özetini hazırladıktan sonra buraya taşımalıydım. Şu an bilgisayarım olmadığı için imkanlar kısıtlı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

............Bu şekilde, tanrılar ve dinler uydurma şeylerdir, sonucuna varılır.

Kesinlikle katılıyorum...........

Dostum haberin sunuluş şekline takılma.........

Bu haberin ne kadar saçma olduğunu,kabaca dinin(inancın)doğuşunu yazarak anlatmaya çalışacağım..

Dik yürüyen,ateşi bulan ve 250.000 yıl önce yok olan homo erectus'un dinsiz/inançsız bir primat olduğunu biliyoruz..200.000 yıl önce ortaya çıkan ve 28.000 yıl önce yok olan neandertallerin ölüleri için tasalandıklarını biliyoruz..Hayvana tapınma belirtileri de,yani en ilkel din(inanç) düşüncesi de bu dönemde ortaya çıkmıştır..

M.Ö.40.000-10.000 yılları arasında homo sapiens,biyolojik oluşumunu tamamlıyor..Geç paleolitik dönem veya klanlar düzeni olarak anılan bu dönemde,homo sapiensin et yemesi,üretim etkinliği sonucu konuşmayı ve düşünmeyi başarması,hayvansal içgüdülerini cinsel ilişkilere sınırlamalar koyarak sınırlandırması;ataları neandertaller ile başlıyan tinsel kültürü bir temele oturtmuştur..Özellikle üretim güçlerinin gelişmesi,homo sapiensin tinsel(manevi) güçlerini geliştirmiştir..Hesaplamayı öğrenmesi,ilkelde olsa takvimin,yazının(piktografi) ve sanatın icadı,soyut düşünceyi daha da ilerletmiştir..

Bu dönemde yapıldığı belirlenen Wiilendorf Venüsü gibi kadın heykelcikleri,klanın kurucusu dişi atanın büyü gücünün simgeleridirler..Yani bu heykcikler,genel anlamıyla bir dine veya bir tanrıçaya ait değillerdir..

Tarımın ve ilkel hayvancılığın başladığı geç neolitik döneme kadar anaerkil bir toplum şeklinde yaşayan atalarımız,bu süreç içerisinde büyü haricinde totemizm ve animizm gibi bilinen anlamdaki dinin alt basamaklarından da geçmişlerdir..Tarım ve hayvancılık sayesinde erkekler toplum içinde kadınlardan daha güçlü konuma gelmişler ve anaerkil toplum yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamıştır..Zengin/soylu insan ve köle insan olgusu da bu süreçte oluşmuştur..Sonrasında özel mülkiyet,sınıfların oluşumu ve devlet,bugün anladığımız anlamdaki dini ortaya çıkarmıştır..

Mezopotamyada M.Ö.4000'lerin sonunda devleti ortaya çıkaran zengin/soylu sınıf,sınıflara/kastlara ayrılmış toplumda,dinsel tapınmayı oluşturarak/kullanarak/kontrol ederek insanları baskı altında tutmayı/sömürmeyi/köleleştirmeyi başarmıştır..Sınıflar arasındaki eşitsizlik ve devlet,kendi ideolojik kanıtlarını dinde bulmuştur..Anu veya Enlil gibi isimleri olan tanrılar da bu süreçte ortaya çıkarılmıştır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu haberin ne kadar saçma olduğunu,kabaca dinin(inancın)doğuşunu yazarak anlatmaya çalışacağım..

Dik yürüyen,ateşi bulan ve 250.000 yıl önce yok olan homo erectus'un dinsiz/inançsız bir primat olduğunu biliyoruz..200.000 yıl önce ortaya çıkan ve 28.000 yıl önce yok olan neandertallerin ölüleri için tasalandıklarını biliyoruz..Hayvana tapınma belirtileri de,yani en ilkel din(inanç) düşüncesi de bu dönemde ortaya çıkmıştır..

M.Ö.40.000-10.000 yılları arasında homo sapiens,biyolojik oluşumunu tamamlıyor..Geç paleolitik dönem veya klanlar düzeni olarak anılan bu dönemde,homo sapiensin et yemesi,üretim etkinliği sonucu konuşmayı ve düşünmeyi başarması,hayvansal içgüdülerini cinsel ilişkilere sınırlamalar koyarak sınırlandırması;ataları neandertaller ile başlıyan tinsel kültürü bir temele oturtmuştur..Özellikle üretim güçlerinin gelişmesi,homo sapiensin tinsel(manevi) güçlerini geliştirmiştir..Hesaplamayı öğrenmesi,ilkelde olsa takvimin,yazının(piktografi) ve sanatın icadı,soyut düşünceyi daha da ilerletmiştir..

Bu dönemde yapıldığı belirlenen Wiilendorf Venüsü gibi kadın heykelcikleri,klanın kurucusu dişi atanın büyü gücünün simgeleridirler..Yani bu heykcikler,genel anlamıyla bir dine veya bir tanrıçaya ait değillerdir..

Tarımın ve ilkel hayvancılığın başladığı geç neolitik döneme kadar anaerkil bir toplum şeklinde yaşayan atalarımız,bu süreç içerisinde büyü haricinde totemizm ve animizm gibi bilinen anlamdaki dinin alt basamaklarından da geçmişlerdir..Tarım ve hayvancılık sayesinde erkekler toplum içinde kadınlardan daha güçlü konuma gelmişler ve anaerkil toplum yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamıştır..Zengin/soylu insan ve köle insan olgusu da bu süreçte oluşmuştur..Sonrasında özel mülkiyet,sınıfların oluşumu ve devlet,bugün anladığımız anlamdaki dini ortaya çıkarmıştır..

Mezopotamyada M.Ö.4000'lerin sonunda devleti ortaya çıkaran zengin/soylu sınıf,sınıflara/kastlara ayrılmış toplumda,dinsel tapınmayı oluşturarak/kullanarak/kontrol ederek insanları baskı altında tutmayı/sömürmeyi/köleleştirmeyi başarmıştır..Sınıflar arasındaki eşitsizlik ve devlet,kendi ideolojik kanıtlarını dinde bulmuştur..Anu veya Enlil gibi isimleri olan tanrılar da bu süreçte ortaya çıkarılmıştır..

İnançların veya inananların belirli olgunlukta-gelişmişlikte olması gerektiği gibi bir zorunluluk bulunmuyor.

Bu yüzden, inançsız primatlar varsayımı çok da güvenilir görünmüyor. Sebep sonuç ilişkisi kurabilen herhangi bir hayvan, kendince ritüeller yaratabiliyor. Bu primatlar da, diğer hayvanlara oranla daha gelişmiş bir ritüel olarak, araç kullandıkları ve yalnızken -özellikle etrafta kimse var mı diye bakınıyorlar- gerçekleştirdikleri bir törene sahipler.

Bu, tipik bir totem töreninden başka bir şeymiş gibi görünmüyor. Bu yüzden de, primatların bu tür tanrılar-totemler ve dinler yaratmaya yatkın varlıklar olduğundan başka bir anafikir göremiyorum.

tarihinde bir_akil_insan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnançların veya inananların belirli olgunlukta-gelişmişlikte olması gerektiği gibi bir zorunluluk bulunmuyor.

Bu yüzden, inançsız primatlar varsayımı çok da güvenilir görünmüyor. Sebep sonuç ilişkisi kurabilen herhangi bir hayvan, kendince ritüeller yaratabiliyor. Bu primatlar da, diğer hayvanlara oranla daha gelişmiş bir ritüel olarak, araç kullandıkları ve yalnızken -özellikle etrafta kimse var mı diye bakınıyorlar- gerçekleştirdikleri bir törene sahipler.

Bu, tipik bir totem töreninden başka bir şeymiş gibi görünmüyor. Bu yüzden de, primatların bu tür tanrılar-totemler ve dinler yaratmaya yatkın varlıklar olduğundan başka bir anafikir göremiyorum.

Sayın bir akil insan,bu fikirleriniz bilimsel değil..Evrimin çok yavaş işlediğini kabul ediyorsanız,atalarımızın yarattığı kültürün de yavaş olması gerektiğini kabul etmeniz lazım..

Bugün bu kültür konusunun kronolojisi yapılmış artık..

Bir primatın taşı bırakın fırlatmayı,taşı kullanması bile onu inançlı yapmaz..İnanç dediğimiz şey bu kadar basite indiregenemez..Eğer bu kadar basite indiregenecekse,o zaman sanat icra eden fillerde inançlıdır derim ben..Ya da organize bir şekilde tuzak kuran yunuslarda..Ya da fizik kurallarını hesap eden bir balığın da inançlı olduğunu söylerim..

Neandertaller ölülerinin yanına,ölünün eşyalarını veya kendi klanlarınca değerli olan eşyaları gömmüşler..Ölü gömdüğü için bir hayvana dindar diyemezsiniz ama ölünün yanına ölü ile ilgili birşeyler koyulursa,o hayvana dindar diyebilirsiniz..Tabi bu dindarlık,bizim bugün anladığımız dindarlık değildir..

Belli bir ritüel yüzünden hayvanları inançlı göremeyiz veya inanmaya meyilli bunlar diyemeyiz..

Totem konusunda mesela Freud diyor ki;aynı toteme bağlı olanlar cinsel ilişki yaşayamazlar..En ilkel din biçiminden birisi bu..Bana böyle davranan bir hayvan gösteremezsiniz..Hem bir totemi olacak,hem de bu totem yüzünden kendisine bir yasak koyacak..Var mı böyle bir hayvan?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sayın bir akil insan,bu fikirleriniz bilimsel değil..Evrimin çok yavaş işlediğini kabul ediyorsanız,atalarımızın yarattığı kültürün de yavaş olması gerektiğini kabul etmeniz lazım..

Bugün bu kültür konusunun kronolojisi yapılmış artık..

Bir primatın taşı bırakın fırlatmayı,taşı kullanması bile onu inançlı yapmaz..İnanç dediğimiz şey bu kadar basite indiregenemez..Eğer bu kadar basite indiregenecekse,o zaman sanat icra eden fillerde inançlıdır derim ben..Ya da organize bir şekilde tuzak kuran yunuslarda..Ya da fizik kurallarını hesap eden bir balığın da inançlı olduğunu söylerim..

Neandertaller ölülerinin yanına,ölünün eşyalarını veya kendi klanlarınca değerli olan eşyaları gömmüşler..Ölü gömdüğü için bir hayvana dindar diyemezsiniz ama ölünün yanına ölü ile ilgili birşeyler koyulursa,o hayvana dindar diyebilirsiniz..Tabi bu dindarlık,bizim bugün anladığımız dindarlık değildir..

Belli bir ritüel yüzünden hayvanları inançlı göremeyiz veya inanmaya meyilli bunlar diyemeyiz..

Totem konusunda mesela Freud diyor ki;aynı toteme bağlı olanlar cinsel ilişki yaşayamazlar..En ilkel din biçiminden birisi bu..Bana böyle davranan bir hayvan gösteremezsiniz..Hem bir totemi olacak,hem de bu totem yüzünden kendisine bir yasak koyacak..Var mı böyle bir hayvan?

Aynı toteme bağlı olanların, üstelik de totemler önünde cinsel ilişki yaşadıklarını, tapınak fahişelerinin varlığından biliyoruz.

Dİğer bir yandan, görüntülerdeki primatlar, öncelikle çevreyi kolaçan ettikten sonra ritüellerini gerçekleştiriyorlar. Ritüelin içinde yalnız olma gibi bir zorunluluk bulunuyor. Bu da bir çeşit yasaktır. Ritüeli gerçekleştirdikten sonra gidiyorlar. Anlaşılıyor ki: bu alan, ritüel dışında, yaşam alanı olarak kullanılmıyor. Bu da bir çeşit yasaktır, bir çeşit mescidi haram :)

Maymunların bir kısmı, taşı sakince ve düzenli olarak bırakırken, bir kısmı garip biçimde coşarak taşı ağaca geçirip hızla uzaklaşıyor. Ritüelin farklı amaçlarla veya farklı duygularla gerçekleştiğini düşündürüyor. Tıpkı tanrılara da farklı amaçlar ve duygularla tapınıldığı gibi.

Güvercin deneyi, bilimsel bir deneydir. Defalarca gerçekleştirilmiş ve hemen her seferinde, kendince bir ritüel doğrultusunda yemeği getirdiğine inanan ve bu yüzden davrnanışlarını tekrarlayan güvercinler gözlemlenmiş. Bunu şartlanma ile karıştırmamak gerekiyor. Güvercin, açık biçimde:

- en son bunu yaptım

- yemek geldi

- bunu yeniden yaparsam yemek gelir

sebep sonuç ilişkisini kurarak davranışlarını tekrarlıyor. Bu en basit açıklaması ile: inançtır.

İnancın kültürel olduğunu öne sürmüyorum. Fakat dinler ve ritüeller kültürel olarak sürdürülen, geliştirilen yapılardır. Bunlar içinse, öncelikle inanç gerekir. Bu da güvercinlerde bile bulunuyorken, primatların dinler/tapınımlar ortaya koymaları son derece sıradan olacaktır; ki zaten bu şekilde de olduğunu görebiliyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...