Jump to content

Darbeyi kim yaptı?


Recommended Posts

  • İleti 207
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

35 dakika önce, leonardo18 yazdı:

"Sözcü" gazetesini burada emekli Mitçi takımı çok seviyor. Yaşlı ve milliyetçi ve "Atatürkçü" kesime hitap eden bir gazete. Ben son iki yıl öncesine kadar Radikal ve Cumhuriyet okurdum. Şimdi onları da geçtim. Objektiflik "tarafsızlık" demektir. Sözcü tarafsız değildir. Benim dediğim o bile değil. Basın özgürlüğünde dünyada 135'inci sıradayız. Bu demek oluyor ki Can Dündar gibi ünlü bir gazeteci bile burada mesleğini özgürce icra edememektedir. Bunun dışında bütün medya kuruluşları şu veya bu şekilde Tayyibin bir arkadaşına aittir. "Sözcü" gibi kişiler de bilgiden çok "görüş" satmaktadır. Alıyorsanız alın. Ama ben yabancı basında bunun ispatlandığına dair bir haber okumadığım sürece Fettuah Gülen'İn darbede yer almış olmasına "ihtimal" gözü ile bakıyorum.

- Bir de halkımız abartmayı, tartışmayı, birbirine görüş/bilgi satmayı, kısaca boş da olsa bir şekilde konuşmayı çok sever. Ben Türk gazetelerinin çoğuna o gözle bakıyorum. Maksat muhabbet olsun.

 

Ben bilmediği konulardan ahkam kesenlere çok kızarım. Önce uyarırım, anlamadı mı kalayı basarım. Şimdi söyle bakalım ukala zembereği:

- Okumadığın bir gazetenin tarafsızlığı hakkında ne mok yemeye yorum yaparsın?

- "Sözcü tarafsız değildir" yargısını hangi organından ürettin? Sen medya kuruluşlarına not veren bir otorite falan mısın? Ben Sözcü'nün sözcüsü falan değilim. Eksik, yanlış bulduğum birçok yönü de vardır. En başta Dinçer Güner adlı soytarı medyum bozuntusunun reklamını yapmasına her zaman şiddetle karşı çıkmışımdır; hatta gazete genel müdürüne, editörüne, onlardan yanıt alamayınca yazarlarına e-posta yağdırmışımdır. Onlar da yanıt alamamışdır. Ama bütün bunlar bir yana Sözcü haberi tarafsız verir ve taş gibi de muhaliftir. Bugüne kadar Atatürkçü çizgisinden ödün vermemiştir. Aksini söyleyen yalan söyler.

- Amerikan basını lafını sakız etmişsiniz. Amerikan basınını bir tek siz okuyor sanıyorsunuz herhalde. Türkiye'de olup bitenler hakkında bu kadar bilgisiz olmanızın nedeni şimdi daha iyi anlaşılıyor. Çünkü dış basından Türkiyeyi öğrenmek, hele hele bu kadar gizli bir örgütü tanıyabilmek hayaldir. Dış basında Türkiyeyle ilgili haberler nadiren çıkar. Köşe yazarları da yatıp kalkıp Türkiyeyi yazıyor değiller. Ayda bir Türkiye hakkında bir makale yayınlanırsa yayınlanır onun da içeriği son derece yüzeyseldir. Amerikan halkı günde 24 saat Türkiyede neler olup bitmiş yaa diyerek gazete satın almaz çünkü ey koca ahmaklar! Türk basını Güney Afrika Cumhuriyetinde neler olup bittiğini ne kadar biliyorsa sizin dış basın dediğinin kaynaklar da bizim memleketimizi o kadar bilir. Gülen cemaati gibi sinsi bir yapıyı ise hiç bilemez. Bugün tüm olup bitenlerden sonra bile örgütün tüm yapılanmaları, uyuyan hücreleri bütünüyle ortaya çıkarılabilmiş değil. Öyle muazzam bir örgütlenme ki dibi bile görünmüyor. Sanat dünyasından tutun futbol camiasına, emniyet teşkilatından diyanetine, TRT'sinden bakanlıklara, askeriyeden MİT'e kadar bütün kurumları bir örümcek ağı gibi sarmış dünyanın en tehlikeli örgütlenmesidir Gülen Cemaati! İlluminati, soros vb. uyduruk mitlere benzemez. Benzerleriyle kıyas edilemez bile.    

- Darbe girişiminin dış basında Atatürkçüler tarafından yapılan bir kalkışma olarak görünmesi de aslında dış basının Türkiyedeki fiili durumdan bihaber olmasından kaynaklanıyor. Çünkü ellerinde asker tarafından yapılan daha önceki darbelerden ve 15 Temmuzda TRT'de okunan tuzak bildiriden başka delil yok idi. Fetönün nasıl çalıştığını, yöntemlerini, taktiklerini hiç bilmedikleri için bu bildirinin bir aldatmaca olduğunu da anlayamadılar ve darbeye kalkışanların Atatürkçüler olduğunu sandılar. Kalkışma başarısız olunca üzüldüklerini gördük. Buradan da yıllarca anlatmak için dil döktüğüm bir gerçek teyit edilmiş oldu. Batının Atatürkçü bir Türkiye'den yana olduğu gerçeği! Ama olay aydınlanmaya başladı ve Batı medyası da bu kalkışmanın gerçek failinin Gülen hareketi olduğunu artık ufaktan anlamaya başladı ve işin iç yüzünü tam olarak kavradığında bu yanlışından dönecektir; buna kuşku yok. Asıl o zaman ne bok yiyeceksiniz siz onu düşünün! Bunca zırvaladıktan sonra nasıl toparlayacaksınız? Burada yazmaya yüzünüz kalacak mı? 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

15 Temmuz gecesinden başlayarak bir hafta boyunca dış basında tuhaf haberler yer aldı. Olay gecesi sanırım bir Alman haber ajansında Tayyibin Almanya'dan sığınma talep ettiği ileri sürüldü. Darbecilerin başaramadığı anlaşıldığı anlarda Bazı Amerikan kanallarında "Turkey losses last hope" gibi manşetler belirgin biçimde altyazı olarak geçildi. Atatürkçülerin yenildiği söylendi. Esasen ben bunları ilk gördüğümde gözlerime inanamadım. Gerçi sonradan bu konuda düzeltmeler yapıldı; gerçekler su yüzüne çıktıkça geri adımlar atıldı.

Ama ben bugün eminim ki bu tür haberleri yayanlar da Fetönün Batı medyası içindeki adamlarıdır. Fetö özellikle Amerikan medyasının kilit noktalarında etki ajanlarına sahiptir. ve bu adamlarını devreye sokmuştur. Abartılı bir spekülasyon gibi durabilir ama araştırıldığında bunlar isim isim ortaya çıkacaktır. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, leonardo18 said:

Ben bu dediklerine, yabancı basından okumadığım sürece inanmam. Şu anda ABD Erdoğan hiçbir kanıt sunamadığı için iade talebini ret ediyor. Dediğim gibi, Türk basınına inanmıyorum. Türk yazarlarının yazdığı hiçbir siyasi kitap da okumadım bu güne kadar. İsterseniz ön-yargılı diyebilirsiniz.

Tayyibin oğlu da kara para aklama işlerine karışmış:

 http://www.thedailybeast.com/articles/2016/08/03/erdogan-heir-under-investigation-in-italy.html

Bunlar Saddamın ailesi gibi bir yerlere kaçacaklar herhalde.

FETÖ meselesi de bir yalan. Tayyip'in son lafı: PKK, DAEŞ ve Fettulah aynı şeymiş. Ben olsam şunu da eklerdim: "şeytanla, kafirlikle ve Darorist ile yanı şeydir. Kulağa daha hoş geliyor.

Makale de burada:

http://www.newsweek.com/erdogan-says-gulen-kurds-and-isis-are-preparing-invasion-turkey-487120?rx=us

 

Niye batı basınına inanıyorsun? Sana en az 50 tane savaş yalanlarını sayabilirim. Romanya, Ukrayna, Irak ve Suriye yalanları batı basınını sıfırlamıştır. Tam aksine, batı "main stream" basınına kesinlikle inanma. İşleri güçleri yalan.

Saddam Hüseyin hiçbir yere kaçmadı. Oğulları öldürüldü, kendisi idam edildi. Saddam Hüseyin'in kaçtığını nereden çıkardın?

Ben de senin tam aksine, kendi menfaatleri ile çelişen durumlarda batının söylediği hiçbir şeye inanmam.

Mesela son yalanlarını söyleyim. Alman gazeteleri Nazlı Ilıcak'ın Kemalist olduğunu yazıyor. Cahillik mi, yalan mı? Hangi ihtimal daha kötü? Ona da sen karar ver.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Batı Fethullahın yenilmesinden dolayı bir şok yaşadı. Şu an kendini bilmez halde, kudurmuş şekilde Türkiye'ye saldırıyorlar. Batı Türkiye'yi yönlendirmek için Fethullah'a çok yatırım yaptı. Onlara çok güveniyordu. Şu an yaşadıkları yenilginin acısını atmaya çalışıyorlar. Bütün yalanları, dezenformasyonları, manipülasyonları bu şokun sonucudur. Bir süre sonra durumu kabullenip, biraz normalleşeceklerini umut ediyorum.

Şu kesindir! Türk vatanseverleri, yurtseverleri ve ulusalcıları batının kahpeliklerine karşı bağışıklık kazanmaya başladı. Bu çok güzel bir gelişmedir. Solun, milliyetçilerin ve İslamcıların sırtına kene gibi yapışmış olan batı ajanları şu an kendilerini donsuz dışarı çıkmış gibi hissediyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, kabak gibi götlerini kapatamıyorlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Robespierre yazdı:

Niye batı basınına inanıyorsun? Sana en az 50 tane savaş yalanlarını sayabilirim. Romanya, Ukrayna, Irak ve Suriye yalanları batı basınını sıfırlamıştır. Tam aksine, batı "main stream" basınına kesinlikle inanma. İşleri güçleri yalan.

Saddam Hüseyin hiçbir yere kaçmadı. Oğulları öldürüldü, kendisi idam edildi. Saddam Hüseyin'in kaçtığını nereden çıkardın?

Ben de senin tam aksine, kendi menfaatleri ile çelişen durumlarda batının söylediği hiçbir şeye inanmam.

Mesela son yalanlarını söyleyim. Alman gazeteleri Nazlı Ilıcak'ın Kemalist olduğunu yazıyor. Cahillik mi, yalan mı? Hangi ihtimal daha kötü? Ona da sen karar ver.

Alman gazetelerinin Nazlı Ilıcak'ın Kemalist olduğunu yazmalarının nedeni farklı. Amerikan basınında da Gülencilerin Batı yanlısı, ılımlı, hatta Atatürkçü olduklarına dair haberler ve yorumlar var. Bunun nedeni Fetönün Batıda izlediği kendini gizleme siyasetidir. Çünkü Fetö Batı'nın çağdaş değerleri savunan Atatürkçü görüşten yana olduğunu çok iyi bilir. Amerikada rahatça yaşayıp faaliyetlerini zorlanmadan devam ettirebilmek amacıyla bu siyaseti izlediler ve Batı medyasını kandırmayı başardılar. 

Yoksa Batı medyası senin sandığın gibi Türkiye düşmanı ve şeytani bir oluşum değildir; Türk medyasından da yüz kat daha özgürdür ve daha doğru haber yapar. Batı düşmanlığı sizi daha çok yurtsever yapmaz, tersine birer ahmak yapar, kör eder. 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Batı düşmanı değilim. Bana tokat atana tokat atarım. Mesele bu.

Nazlı Ilıcak ya da Fethullah itini Kemalist olarak tasvir eden batı basını kesinlikle düşmanlık peşindedir. 

Yazdıklarında Fethullah'ın batı basınını kandırdığını ima ediyorsun. Sen buna inanıyor musun? O sırtlanlar bizim AKP'li süzmelerden mi sandın? Yerler mi onlar? Hayır. Bu haberlerin amacı batı kamuoyudur. Batı kamuoyuna Fethullah masum ve mağdur olarak gösterilmeye çalışılıyor. Batı açıkça darbe tarafında olduğu için, darbecileri kendi kamuoyuna "laik ve ılımlı" olarak pazarlamaya çalışıyor. Batı basınının bokunda boncuk arayan Türkler ise, bu yazılara gereğinden fazla önem veriyor. Siz Fethullah ve Nazlı Ilıcak'ın ne bok olduğunu bilmiyor musunuz? Kendi gördüğünüze, yaşadığınıza mı inanacaksınız yoksa ajan döküntülerinin palavralarına mı?

Batı kamuoyu içgüdüsel olarak katı İslamcılardan hoşlanmaz. Kürtlere olan sempatisinin temelinde, Kürt grupların laik olarak lanse edilmesi önemli rol oynamıştır. Şimdi bunun benzerini Fethullah itine uygulamak istiyorlar.

Yemezler.

Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, Robespierre yazdı:

Batı Fethullahın yenilmesinden dolayı bir şok yaşadı. Şu an kendini bilmez halde, kudurmuş şekilde Türkiye'ye saldırıyorlar. Batı Türkiye'yi yönlendirmek için Fethullah'a çok yatırım yaptı. Onlara çok güveniyordu. Şu an yaşadıkları yenilginin acısını atmaya çalışıyorlar. Bütün yalanları, dezenformasyonları, manipülasyonları bu şokun sonucudur. Bir süre sonra durumu kabullenip, biraz normalleşeceklerini umut ediyorum.

Şu kesindir! Türk vatanseverleri, yurtseverleri ve ulusalcıları batının kahpeliklerine karşı bağışıklık kazanmaya başladı. Bu çok güzel bir gelişmedir. Solun, milliyetçilerin ve İslamcıların sırtına kene gibi yapışmış olan batı ajanları şu an kendilerini donsuz dışarı çıkmış gibi hissediyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, kabak gibi götlerini kapatamıyorlar.

Al işte bir salak da burada. Aynı Tayyibin üfürmeleri! 

Batının kahpeliklerini falan bırak da içindeki kahpelere bak akılsız! 

Batı istese de Türkiyeye bir şey yapamaz. Ama dinciler ya da komünistler öyle değildir. Cumhuriyetin altını oyanlar bu iki kesimdir Batı değil.

tarihinde aluben tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Robespierre yazdı:

Hade lan!

Sen necisin ve bu ülke için ne yaptın? Anca boş boş konuş. Mal!

Ya sen necisin? İslamcıların yalanlarını kendine slogan edinmiş bir dingilden başka bir şey misin?

Nesin sen? İddialarının masaldan ne farkı var çocuğum. Vatan kahramanı falan olduğunu mu sanıyorsun bu salakça komplo teorilerini tekrarlayınca. 

Ne kadar zavallısın.

Link to post
Sitelerde Paylaş
19 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

Haddini aşma. Yaşlı ve milliyetçi kesime, bir de emekli MİT'çilere hitabettiğini ve taraflı olduğunu söylediğin bu gazete bu ülkede en çok satan gazetedir, bütün yazarları da hükumetin hedefinde, resmen kelle koltukta hayatlar sürmektedir. Aşağılanması gereken ülkesinin gündemini yabancıların yazdığı yazılardan analiz etmeye kalkan ve ben size değil onlara güvenirim diyen devşirmelerdir. Senin gibi. 

Ne gazete okuyorsun, ne Fethullah'ın ve Fethullahçıların kim olduğunu biliyorum diyorsun, ne bir tane bile Türklerin yazdığı siyasi kitaplardan okudum diyorsun ama ülkede her şeyin içinde olan ve takip etmeye çalışan insanların verdiği bilgiye ve düşüncelerine güvenmeyip "boş konuşuyorlar" diyebiliyorsun.

Biz de yabancı medyayı önemsiyor ve takip ediyoruz, pek öyle küçümsediğin gibi dünyadan kopuk, batıdan nefret eden, cahil, dil bilmez zavallılar değiliz. Hani İng bilmiyorsanız çevireyim falan demişsin...

Bir halt bilmeyen ve boyundan büyük laflar edip Türkleri aşağılayan senin susman lazım. Senin, hiçbir temeli ve dayanağı olmayan "görüşlerin" esas bizi bağlıyor. Yabancı basının linklerini yapıştırıp durmaktan ve arada bir onların ne dediğini buraya yazmaktan başka bir şey yaptığın yok. 

Yabancı medyanın Fethullah güzellemesi çekmesi, forumdaki devşirilmiş aptalların da aynı görüşleri savunmalarına neden oluyor. Ateistforum gibi bir yerde şiddetin en babasını savunan, Türkiye'de kendisini eleştiren ve kendisiyle mücadele edenleri yıllardır hapislere attırıp intihar etmelerine neden olan, tedavi haklarını kullanmalarını engelleyen, şeriat için her yolun mübah olduğunu söyleyen, geçmiş vaazlarında şiddetin her türünü salık veren ama sonra birilerince üretilmiş Moderate Islam denen ucubeye kendini adamış görünüp yumuşak din alimi görüntüsü çizen Fethullah Gülen'i savunuyorlar resmen.

İğrençsiniz, başka da bir şey değil. İmkanım olsa bu cümleleri yazan ve Fethullah'ı savunan herkesi atardım forumdan, başta da Hacı gelirdi.

 

Sen, yıllar önce Fethullah'ın okullarını kapatan ülkelere ve resmi gerekçelerine bi bak, ondan sonra zırvala ajanlık işleri hakkında. Türkmenistan devleti, bu okulların ABD için ajan yetiştirmek amacıyla kurulduğunu, bunu yaparken de Türk milliyetçisi, Osmanlıcı ya da Atatürkçü gibi davranarak gençleri tuzağa düşürdüğünü söylemişti. Mezun çocukları da devletin anahtar noktalarına yerleştirmek için rüşvet verdiklerini de tespit etmişler. Tanıdık geldi mi bir yerden?

Aşağıdaki açıklama da Rusya Federasyonu'ndan. Tabii bu haberleri yabancı basında da bizdeki yandaş medayada da görmek mümkün değildi. Biz muhalif medyayı takip ettiğimizden biliyoruz. 

 

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Rusya Federasyonu, Nur Cemaati'nin faaliyetlerini mercek altına aldı. Moskova yönetiminin ''yeni güvenlik konsepti'' ni uygulamaya koyduğu 2001 yılından bu yana, Fethullah Gülen 'e ait 16 okulu kapattığı, 2003 yılında Başkurdistan'daki Gülen okullarında çalışan 10 öğretmeni sınır dışı ettiği, sınır dışı edilen öğretmen sayısının son bir yıl içinde 50'ye yaklaştığı öğrenildi.

Cumhuriyet'in ulaştığı bilgilere göre Moskova yönetimi yeni güvenlik konseptini 2001 yılında uygulamaya koydu. Bu tarihten sonra Rusya Federasyonu ve bağlı özerk cumhuriyetlerdeki Fethullah Gülen'e ait okullar yakın takibe alındı. Gülen'e ait okullardaki faaliyetleri dikkatle izleyen Rus gizli servisi FSB, bu okullarda Rusya Federasyonu'nun ulusal güvenliğine aykırı eğitim ve öğretim yapıldığını ortaya çıkardı. Bu okullarda çalışan öğretmenlerin, ABD ve İngiltere adına ajanlık yaptığı, Türk cumhuriyetlerinde bazı darbe girişimlerine karıştığı, yine bu ülkelerde patlak veren bazı iç karışıklıklarda rol oynadığını saptadı.

Bunun üzerine harekete geçen Rus yetkililer, Tataristan'da 8, Başkurdistan'da 4, Karaçay-Çerkes, Yakut-Saha, Astrahan ve Dağıstan'da birer okulu kapattı. 2003 yılında Başkurdistan'da, Gülen'in okullarında çalışan 10 öğretmen sınır dışı edildi.

SINIR DIŞI EDİLDİLER...
Yürütülen istihbarat faaliyeti sonucu, Rusya Federasyonu'nun güvenliği aleyhine faaliyette bulunduğu saptanan öğretmen sayısı son bir yıl içinde 50'ye yaklaştı ve bu öğretmenlerin tamamı sınır dışı edildi. Sınır dışı edilen öğretmenler arasında Türk pasaportu taşıyanların yanı sıra Kazakistan ve Kırgızistan pasaportu taşıyanların da olduğu öğrenildi.
Fethullah Gülen'in Rusya'daki temsilcisi Tolerans Vakfı Başkanı Mustafa Kemal Şirin'in de Eylül 2003 tarihinde Rusya Federasyonu'na girişi yasaklandı. Şirin'in, Rusya'ya girmek için geldiği Moskova'da havaalanından geri çevrildiği belirtildi.
Gülen'in okullarının kapatıldığı bilgisinin Ankara'ya ulaşmasından sonra, Dışişleri Bakanlığı bu uygulamanın gerekçesini sordu. Moskova yönetimi de ''Bizim eğitim sistemimizden farklı eğitim yaptıkları için kapattık'' gerekçesini Ankara'ya iletti. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin 2004 yılında Türkiye'ye yaptığı ziyarette, bu konuyu en üst düzeyde gündeme getirdi ve duydukları rahatsızlığı bildirdi. Putin, Moskova yönetimi resmi ağızdan Gülen'e ait okulların, ''terör eğitimi verdiği, dinci örgütlere eleman yetiştirdiği'' yönünde açıklamalar yapmıştı. 

 

 

Yanlış anladın herhalde. Yaşlı/geçmiş dönemlere daha yakın hisseden kişilerin bu gazeteyi sevdiğini söyledim sadece. Yani bizim gibi internet, sansürsüz internet, youtube videoları ve diğer online bilgi kaynaklarına bizim kadar rağbet etmiyorlar biraz daha geçmiş dönemlere yakınlık duyuyorlar, belki de bu yüzden bu milliyetçi/Atatürkçi gazeteye rağbet ediyorlar anlamında söyledim. Biraz da sert bir ifade olmuş. Zaman gazetesini, hürriyet veya Cumhuriyet okuyan, ya da olayları Show TV'den takip eden insan da var. "Kelle koltukta çalışıyorlar" demişsin. Can Dündar şu anda hapistedir. Sadece haber yaptığı için casuslukla suçlanmıştır. Bizim kadar çok gazeteciyi içeri atan bir devlet daha yok. Cunhuriyet gazetesi pul kadar Fransa'daki Charlie Hebdo'nun hz. muhammed karikatürünü yayınladığı için ceza almıştır. Yani kusura bakma ama yersiz bir çıkış yapmışsın. Bu ortamda elimde bu kadar araç varken, kime bağlı olduklarını bilmediğim, Objektif, olgulara dayalı, yoruma değil ve kanıta dayalı onca haber kaynağı varken, sözcü okumak -benim için- Windows 3.1'e dönmek gibi bir şey olurdu. Yabancı basına karşı bir şeyiniz mi var? Buraya da ne güzel eklemişler. İnternette Türkçe'ye tercüme edilmiş de bir sürü makale var. Ve ben çok nesnel bir insanım. Yani "kanıt" olmayan konuda yorum yapılması bana ters. İster kelle koltukta olsun, isterse profesör olsun. Söylenenden her zaman (yabancı basında da) şüphe ederim ve ancak "veri" olmaya başladığı zaman inanmaya başlarım.

İkinci paragraf biraz doğru. Bazı insanlar yerel medyaları takip ederek bir fikir oluşturmaya çalışıyorlar. Ben zamanım sınırlı olduğu için ve verilere aç olduğum için bellirli düzeyde güvenmediğim hiçbir şeyi okumuyorum. Sonra "ne diyorlar?" diye bazen arkadaşlarım aracılığıyla yerel medyayı takip ediyorum.

-Evet, bunu biraz abartmış olabilirim. Ama Gezi olaylarındaki Penguen medyayı, ve Darbe gecesi ve sonraki günlerdeki AKP karnavalını size hatırlatırım. Noam Chomsky medya ve kitlelerin düşüncelerini kontrol etmek ile ilgili yazılar yazmıştır (Thought control in democratic societies). Bunun dışında sokakta insanlarla konuşursanız, birçok insanın bu "karnaval havasını" anladıklarını görürsünüz. Yerel medyada çok fazla profesör, yorum, varsayım, teori, çarpıtma var. Benim zihnimde bu durum propaganda'ya eşit. Yani hava etmek için yapmadım. Öğrenci kesimi genelde İngilizce bilir. Bu yüzden teşvik etmek istedim. Böyle toplu histeri durumlarından hoşlanmıyorum. İnsanları teşvik etmek için öyle ifade ettim.

- Atatürk "Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir" demiştir. Bunun aksi yönde yorum yapmış olan bir arkadaşa (diğer bir başlıktaki) eğer görmüşseniz, cevap bile vermedim. Mesele bu değildir. Basın özgürlüğünde 135'inci sıradayız. Tarafsız, bilimsel haber yapıldığını düşünmüyorum. Dış kaynakların kendilerini içeri atan bir devletleri yok, Turan Dursun gibi öldürülmüyorlar, İyi de bir kaynaktan geliyorsa dış basına neden inanmayayım? Ya da yerel basını dış basından üstün tutmak için bir sebebim var mı? Yoksa sen de Amerika'nın büyük planına ve Tayyibin bunu bozmak isteyip, CIA ve Fettulah Gülen tarafından engellenmeye çalıştığına mı inanıyorsun? Medya propaganda aracı haline gelebilir. Örneğin Rusya'da da medya tamamen devletin/Putinin elindedir. Onlarda da muhalif olan ne varsa kapatılmıştır ve bütün gazetelerde az-çok Putin'in hoşuna gidecek şeyler yazmaktadır. Sağa sola yapıştırıp duruyorum. Çünkü 21 yy'da bu sorun olmamalı. İsterseniz VPN programı da önerebilirim. İnternetle her yere girebilirsiniz ve her türden habere/bilgiye ulaşabilirsiniz. KOlaylık olsun diy de güzel makaleleri ekledim. Ben iyimser miyim? Türkiye'de Üniversiteye giden çoğu kişinin İngilizcesi iyidir. Almanca da yaygın bilinen bir dildir. rahat rahat bakmaya teşvik ettim sadece.

- Kimse Fettulah'ı savunmuyor. Benim kanaatim ABD ve Avrupa'Nın bu türden AKP-Fettulah arasındaki mehzep savaşından başka yapacak işi gücü olduğu yönündedir. Örneğin Çinliler Aya insanlı uçuş planlıyorlar. Hintiler kendi uydularını üretiyorlar. AB mülteci krizi ile baş etmeye çalışıyor. ABD İŞİD denen illeti ortadan kaldırmaya ve kendi ülkesindeki ten rengine dayalı çatışmalarla filan uğraşıyor. Farklı düşünen kendini ifade edebilir.

- Fettulah konusunda yanlışsın işte. Yabancı basın deyince de kızıyorsun. Fettulah AKP'ye göre daha ılıman bir dincidir. Dinler arasında hoşgörüyü savunmaktadır ve her türden şiddete karşıdır (en azından resmi olarak bu böyle kayda geçmiş). AKP Fettulah'tan daha tehlikelidir. Erbakanın "Hakimiyet kayıtsız şartsız Allahındır", "Kanlı ya da kansız Şeriat getireceğiz" sözlerini hatırlatırım. Fetullah asla böyle nefret içeren konuşma yapmamıştır. Tabanı kendi okullarında okumuş daha entelektüel bir zümredir. AKP'ninki gibi, dışlanmış, fakir ve cahil kesimler değildir. Ve Batı medyasında genel kanaa fettulah'ın bir süredir Tayyibin Günah keçisi haline gelmiş olmasıdır. 

 

Sonrası için: Ben din özgürlüğüne inanırım. Atatürk "Türkiye bir şeyhler tarikatlar, hocalar ülkesi değildir" demiştir. Aynı zamanda böyle de düşünüyorum. Ama ABD bunu takmıyor. Yani Fettulah Pensilvanya'da oturup namazını kılıp orucunu tutacaksa bu benim gündemim olamaz. "Darbeye karıştı" diyen varsa, işkence altında verilmiş ifadeler haricinde kanıt sunsuz. Her insan suçluluğu kanıtlanana kadar suçsuzdur. Bu Evrensel İnsan Hakları beyannamesinde böyledir. Böyle Büyük bir iddia atılmıştır. ABD'de "Böyle bir bulgu yok, Kanıt yok" diyor. Okul konusu da şöyle: ABD'de okul açmak ve işletmek, içeriği ne olursa olsun, oldukça kolaydır. Rusya, Türkmenistan vs Fettulah okullarını kapattılarsa bir bildikleri vardır.

Ama o zaman medyatik olmayan konuya da girelim: Okul sistemi birleştirilsin, özel okullar kapatılsın, Avrupa ülkelerinin çoğundaki gibi birleşik/bütün/laik/demokratik bir eğitim sistemine geçelim.

- Sokaktaki adam da bunu diyor zaten. Kimse işsizlikten, memleket sorunlarından, vatandaşın asıl derdinden söz etmiyor ki. yok paralel yapı, yok APO, yok öcü.

Yani biraz kararlı konuşuyorum ama aynı zamanda tepki gösteriyorum. Bence TV denen aletin vatandaşı bilgilendirme, eğitme, bilgi sağlama görevi de vardır. yılladır bir kanalda Televole diğerinde paralel yapılanma-komplo teorileri.

Neyse yine sinirlenmeyelim. Ama olayın aslı budur. Yine de kırıcı olduysam kusura bakmayın

Link to post
Sitelerde Paylaş
9 minutes ago, aluben said:

Ya sen necisin? İslamcıların yalanlarını kendine slogan edinmiş bir dingilden başka bir şey misin?

Nesin sen? İddialarının masaldan ne farkı var çocuğum. Vatan kahramanı falan olduğunu mu sanıyorsun bu salakça komplo teorilerini tekrarlayınca. 

Ne kadar zavallısın.

Beni tahmin ettin. Komünistim. Ya Sen? Sen nesin? Devşirme mi? Mandacı mı? Vatan haini mi? Var mı seni tanımlayan bir sıfat? Söyle de bilelim hele.

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Robespierre yazdı:

Beni tahmin ettin. Komünistim. Ya Sen? Sen nesin? Devşirme mi? Mandacı mı? Vatan haini mi? Var mı seni tanımlayan bir sıfat? Söyle de bilelim hele.

Sen beyni yıkanmış dangalağın tekisin! Sen kim vatan kim, yurtseverlik kim! Anca böyle İslamcıların ekmeğine yağ sürüp ortalığa mikroplu düşüncelerini saçarsın. 

Sen benim baş düşmanımsın!

Link to post
Sitelerde Paylaş
15 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

 

Ben de bu söylediklerinin abartılı bir spekülasyon olduğunu düşünüyorum. Batı medyasınin kilit noktalarına etki ajanlarını falan yerleştirebileceklerini hiç sanmıyorum. Batı medyası şu ara saçmalıyor, zaman zaman devletlerinin politikalarına uyum gösteriyor ama o denli aptal değiller.

Bu, Fethullah Gülen'in çok uzun süredir gerçekleştirdiği başarılı propagandayla ilgili bence. Propaganda odaklı mücadele, cemaatin en başarılı olduğu yöntemlerden biri ve uluslararası medyada da sağlam biçimde çalıştı. Uzun seneler birtakım baskın çalışanlarına haftalık görüşmeler, toplantılar, konferanslar yaptılar, cemaatin çalışkan yazarları sürekli kitaplar yazıp dağıttılar, hem Fethullah'ın hem de AKP'nin propagandasını yaptılar.

Batının yanılma nedenlerinden biri de buradaki haber alma kaynakları. Çoğu AKP'nin çoktan üstlerine sifon çektiği liberaller, bilirsiniz. AKP-Gülen savaşı açıktan yürütülmeye başladığından beri bunların hepsi onulmaz Gülen'ci kesildi ve Tayyip'in faşist bir diktatör olduğunu söylemeye başladılar. Son birkaç yıldır propaganda, Gülen'in iyiliksever, diyalogcu, ılımlı bir din alimi iken Tayyip'in tehlikeli bir diktatör olduğu yönünde. Yani biz yıllardır söylüyorken sorun yoktu, Tayyip yine de ciciydi ama Fethullah söyleyince önemsendi ve onun hakkında yaratılan ılımlı ve aydın din alimi algısı sayesinde darbeyi onun yapmış olabileceğine ihtimal verilmedi.

Neyse... Batı medyası da usulca çarketti sonunda. Tayyip'in Atatürkçülere bu ara yalakalık yapıyor olma nedenlerinden biri de onları da yanına alıp dünyaya darbeyi gerçekten Fethullahçıların yaptığına ikna etmek. Bu bir işbirliği değil elbette, olması da mümkün değil.

Bu konuda net konuşacak kadar bilgili olmasam da Amerikada yaşayan arkadaşlarımdan aldığım duyumlara göre Fetö Amerikada da çok güçlü bir örgütlenmeye sahip. Bu mantıken de böyle. Çünkü rahatça serpilip gelişebileceği, çalışabileceği bir ortam yaratmak zorundaydılar. Sınırsız mali güçleriyle ışık evlerindeki öğrencileri Amerikanın en iyi üniversitelerinde eğittiler ve önemli konumlara gelmelerini sağladılar. Elbette kilit noktaları tutmaları abartılı bir iddia olur. Ama Amerikan basınında ve medyasında önemli konumlarda adamları olduğu bir gerçek.

Yine de, Amerika Meksika bunlar bizi çok bağlamaz. Mesele bizim içimizde. Kökleşmiş cehaletimizde. Uç noktalarda yaşayan, bir türlü gerçeği göremeyen zavallı aydınlarımızda. Kısacası sorunlarımızdan sadece biz sorumluyuz. Amerikalılar ya da uzaylılar değil. 

tarihinde aluben tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, leonardo18 yazdı:

Retoriğe, kelime seçimine dikkat etmiyorsunuz. Atatürkçü ne demektir? Yani deniyor ki Türkiye'de iki kesim vardır: Atatürkçü ve dinci.

Bu kelimeyi kullanarak daha baştan kaybediyoruz. Dİnci/AKP kesimi Çanakale'ye gittiklerinde sizin-benim gibi duygulanmıyorlar mı?

Bu da 70'Li yıllardakine benzer, çarpık ve tehlikeli bir yaklaşımdır ve Tayyibe hizmet etmektedir. Her iki tarafta elinde Türk bayrakları ile birbirine meydan okumaktadır. Öncelikle yıllardır büyük bir medya soytarılığı var. Bunlar gelişmiş bir ülkede olmaması gereken şeyler. Bir taraf laik/demokratik cumhuriyetin "dinsiz" olduğuna, kendi inançlarına ters düştüğüne inanmış, ki bu bir yalan. Diğer taraf ta modern dünyada bu talibanların kendilerine bir şey yapabileceğine inanmış. Ki bu da bir yalan. Olan Türkiye'ye olur. en geç 20 sene sonra Irağa döneriz ABD gelip doğru yolu gösterir.

Yani bu kutuplaşma çok yanlış. Atatürkü putlaştırmak saçma bir şey. Günümüzde Afrika ülkeleri bile demokrasi, basın özgürlüğü, Laiklik ile yönetiliyor. Dindar olun ya da olmayın. Bu böyle. Bu çağda krallıklar, şeyhler, melikler, hanlar yok. Dikatörlük de şöyle var. K.Kore Çin sayesinde, Esat rusya sayesinde ayakta kalıyor. Çin ve Rusya'nın kendileri de, bize uyması mümkün olmayan ve gelecekte değişmeye mahkum çok zekice planlanmış düzenlerle yönetiliyor. Araplar'da krallık var ama onlar da ABD'ye dayalı olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Fas Ürdün gibi bir iki ufak istisna da var. Iran da Rusya'ya dayanmaktadır. Tek başına o da varlığını sürdüremez.

Yani Müslüman olan, Müslümanları, ülkesini seven bu ülkenin ayakta kalmasını, ilerlemesini ister. Mantık olarak bu böyle. Bu ülkenin iyi olması ve buradaki insanların/Müslümanların iyi olmaları da, günümüz şartlarına uygun, laik, demokratik, cumhuriyetin yoludur. Dinci gerçekten dinci ise buna göre hareket eder. Hijap, başörtüsü filan ilkokul çocuklarının didişmesi gibi bir şeydir. Kafası basmıyorsa, anlamıyorsa, o zaman onu söylesin. Atatürkçü-Dinci kamplaşmasına inanmıyorum. Bu çağa uygun değil.

Çok güzel yazı. Nasıl ki ABD'de beyazlar siyahi bir başkan altında "ülke bizim ülkemiz ne yapalım 10 yılda olsa bu adam bizi yönetsin dünyanın sonu değil ya" diyebiliyorsa biz neden bunların gösterdiği olgunluğu göstermeyelim. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, haci yazdı:

Önce sen bize darbeye katılan bir Fethullahçı üst düzey komutanın ismini ver....

 

 

Generaller Mehmet Partigöç, Erhan Caha, Faruk Bal, Tuğamiral İrfan Arabacı, Albay İlhan Karasu ve Yüzbaşı Mustafa Şaban Gümüşiğne,  Tümgeneral Mehmet Dişli,  Korgeneral Metin İyidil,  Tuğgeneral Semih Terzi,  Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim;

Liste çok uzun. Yetmediyse söyle 50- 60 tane daha yazayım.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, aluben yazdı:

 

Generaller Mehmet Partigöç, Erhan Caha, Faruk Bal, Tuğamiral İrfan Arabacı, Albay İlhan Karasu ve Yüzbaşı Mustafa Şaban Gümüşiğne,  Tümgeneral Mehmet Dişli,  Korgeneral Metin İyidil,  Tuğgeneral Semih Terzi,  Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim;

 

 

Liste çok uzun. Yetmediyse söyle 50- 60 tane daha yazayım.

 

 


Bu listeyi kim yaptı?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...