Jump to content

Demokrasiye artık inanmıyorum


Recommended Posts

Şu anda demokrasi yok ülkemizde. Yalancı, sahtekar, hırsız ve dolandırıcı bir Cumhurbaşkanı'nın bizzat başı çektiği, kanunlara uymayan bir rejimle yönetiliyoruz. Tayyip başımızdan gitmeden Türkiye'nin burnu pislikten kurtulmayacak. Şu anda Türkiye'nin tekbir sorunu var. O da... Tayyip..... Bu it giderse herşey normale dönecek. Daha iyi veya daha kötü demek istemiyorum. İyi kötü normal ne ise ona dönecek.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 119
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Her alanda torpil olduğu zaman demokrasi olamıyor, eğitim sistemi sorgulayamayan gerizekalı yetiştirmek için varolduğu sürece demokrasi olamıyor, adelet sistemi olmayınca demokrasi olamıyor. Ülkemizde bunun gibi örnekler çoğaltılabilir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda en azından bir kanuna kurala uyma oranı çok fazla. Ben oy verenlerin sınava tabi olmasını değil oy verileceklerin sınava tabi olmasını isterim, çünkü ülkeyi güzel hale getirmek için çokta fazla akıla ihtiyaç olduğunu zannetmiyorum daha çok karakter testine ihtiyaç duyuyorum böyle bir ortamda kimi seçtiğininde çokta fazla etkisi olmayacaktır her birisi ülkeyi ileri götürür. Fakat bu coğrafyada 'bal tutan parmağını yalar' bir gelenek. Yalamayacaksın işte kardeşim bu yüzden o mevkidesin eşine dostuna hastane zinciri oğluna gemi filosu kurmayacaksın fakat dedğim gibi coğrafyanın geleneği bu tüm ortadoğuda olduğu gibi.

Link to post
Sitelerde Paylaş
18 saat önce, leonardo18 yazdı:

Çok yanlış bir tanımlama. Türkiye'nin AB'ye alınmamasının tek sebebi yıllardır demokrasinin zayıf olması. Mafya-Ordu-Devlet ilişkileri, göz altına alınan öldürülen yazarlar, etnik/dini hoşgörüsüzlük eskiden beri var. Bir noktada demokrasiye güvenmeme seçimi çok eski zamanlarda yapılmış durumda zaten. Yani AKP'ye yıkamayız.

- Sağlam demokrasi olsa AKP

1) siyasetin içinde izole edilir. Liberaller, sol kesim vs. çeşitli unsurlar birleşir ve bu hareket hızını kaybedinceye kadar diğer partiler tarafından izole edilir.

2) Kapatılır ve bugün Feto'ya yapılanların aynısı kendisine yapılır.

3- Bu tür girişimler hukuku defalarca ihlal etmişlerdir. Örneğin fakirlere iş, tencere-tava dağıtmak, devlet olanakları ile onlara rüşvet vermek suçtur. "Siyasi rüşvet" demektir. Sınıf başkanı seçiminde aday olan kişi her öğrenciye 5 TL dağıtabilir mi?

 

Türkiye siyasete, demokrasiye güvenmeyi öğrenememiş bir ülkedir. Zihniyet değişimi şarttır.

Sadece Türkiye için değil tüm dünya için geçerli. Türkiye zaten demokratik bi ülke hali hazırda. Çözüm demokratikleşme olamaz Türkiye için. Şu an için rte'nin gittiğini düşünsek bile yine zihniyet devam edecektir. O yüzden dediğin gibi zihniyet değişimi şart. Hem de tüm dünyada. 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
19 saat önce, mantik yazdı:

Leonardo'ya katılıyorum.

Demokrasiye artık inanmıyorum diye başlığı ben açtım elbette. Ama karamsar bir ruh haliyle, canım sıkkınken açtım.

Burada önerdiğim o seçmen sınavı sistemi bence hala iyi bir fikir. Tabi bu başlıkta değiştirdiğim şekliyle öyle sadece girenlerin %10'unun, %20'sinin geçeceği kazık bir sınav değil, ehliyet sınavı gibi, girenlerin çoğunun ilkinde değilse bile eninde sonunda geçeceği bir sınav olarak tasarlanmalı.

O durumda, en azından ufak da olsa bir filtreleme yapılmış olur, ama demokrasinin temel prensipleri ve maksadı zedelenmemiş olur.

Bence ileri ülkeler de dahil, herkes denemeli bunu.

O konu bir yana, bu devirde artık demokrasi öncesine falan dönülemez, dönülmemeli. İstense de mümkün değil bu zaten.

Olaya sosyolojik açıdan bakmak lazım. Bu memleket son 100 yıldır doğru dürüst olmasa da bir demokrasi ile yönetildi. En azından demokrasiyi amaç edindi. Bu dönemin önemli bir bölümünde de laik olarak yaşadı. Bence bu memleketin insanı AKP'nin şu anda empoze ettiğinden daha koyu bir islamı kaldırmaz, kaldıramaz zaten.

Yani belki de uzun vadede boşuna korkuyoruz.

Ama şu anki endişemiz daha çok kısa vade zaten. Korkunç şeyler oluyor ülkede. Bu konuda elden birşey gelmiyor. Tek umut ya darbe (yani demokrasiden vazgeçmek), ya da en azından artık bu yaptıklarından sonra belki insanlar AKP'yi desteklemekten vazgeçerler demek.

Bunu gerçi sürekli diyoruz. Artık bu kadarı da olmaz, bundan sonra herhalde millet AKP'ye oy vermez dediğimiz kaç olay yaşadık. 17 Aralık'tan sonra bile desteklemeye devam ettiler. Bu yüzden, bu konuda yaşadığımız karamsarlık da boş değil.

Ama tüm tarih açısından bakıldığında, tüm bunlar kısa ve geçici bir dönem aslında.

Olay karizmatik bir liderin gelip, ortalığı kasıp kavurması. Tayyip'in dönemi bittiğinde, AKP'nin de pili bitecek. Tayyip olmazsa AKP oy alamaz artık. Belkide sabredip, bu adamın iki döneminin bitmesini, ya da adamın ölmesini beklememiz gerek, kimbilir.

Müslümanlıkta Kuran da hadislerde hırsızlık yasaktır ve cezası vardır. Tayibin kollarını bileklerinden kesmek gerekir. Peki çoğunluğu güya müslüman olan bu ülkede neden böyle bir talep gelemiyor ? Çünkü ülkenin çoğunluğu müslümanlar değil güce tapanlardır. Bunlar kaypaktır ve yalakadır aziz nesin in dediği gibi zübüktürler. Zübük ü zübük gibi olanlar seçer. Bu gücü elinde bulunduran büzük te tayip tir. Bu zübükten sonra da disiplinli adaletli bir insanın gelmesi bence muhtemel değil çünkü çoğunluk zübük istiyor

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, xRibellax yazdı:

Müslümanlıkta Kuran da hadislerde hırsızlık yasaktır ve cezası vardır. Tayibin kollarını bileklerinden kesmek gerekir. Peki çoğunluğu güya müslüman olan bu ülkede neden böyle bir talep gelemiyor ? Çünkü ülkenin çoğunluğu müslümanlar değil güce tapanlardır. Bunlar kaypaktır ve yalakadır aziz nesin in dediği gibi zübüktürler. Zübük ü zübük gibi olanlar seçer. Bu gücü elinde bulunduran büzük te tayip tir. Bu zübükten sonra da disiplinli adaletli bir insanın gelmesi bence muhtemel değil çünkü çoğunluk zübük istiyor

Gözlemlerin ve tavsiyelerin çok doğru. Hepsine katılıyorum. Biraz umutsuz ve kötümsersin. Onlara da katılıyorum. Şu anda iyimser olmak için bir neden göremiyorum. Ama Tayyip itinden kurtulursak belki daha kötü olmayız..

Link to post
Sitelerde Paylaş

Demokrasi elbette dünyanın çoğu ülkesinde mevcut ancak her ülkenin demokrasi anlayışı farklı; bu bağlamda x ülke y ülkeden uygulamada daha iyi demokrasiye sahip diyemeyiz.Bu noktada politikacıların eğitim seviyeleri oldukça önem arzettiiği gibi siyasilerin sorgulanması ve eleştirilmesi noktasında eğitimli yurttaşlara ihtiyaç vardır.Eğitim politika etkileşimine demokrasi açısından baktığımızda, eğitimin bu yöndeki amacı, kendi kendisini yönetecek yeterliklere sahip yurttaşlar yetiştirmektir. Bu süreçte rejimin gerekleri, ister demokratik ister otoriter olsun eğitim yoluyla aktarılmaktadır. Belirtilmesi gereken bir başka nokta ise, eğitim düzeyinin düşük olduğu toplumlarda baskı rejimleri daha kolay yerleşebilmektedir. 

Eğitim ile politik rejim arasındaki tutarsızlıklar, politik bunalımların önemli bir kısmını oluşturur. Her rejimin bireylere aktarmak istediği politik kültür, bireylerin içinde bulunduğu rejimi tanımalarını, kendi yetki ve sorumluluklarının neler olduğunu bilmelerini ve bu konuda gerekli düşünce ve davranış alışkanlıkları kazanmalarını içerir. Böyle bir politik kültürün geliştirilmesi ise, ancak eğitimin düzeninin bütünüyle bu davranışların gelişmesine uygun bir yaşantı sağlaması mümkündür. 
Bireylerin yönetime katılması büyük ölçüde eğitime bağlıdır. Topluma biçim ve yön verebilmek için geniş yurttaş yığınlarının yaşanan koşullarda toplumsal ortamın niteliklerinin ne olduğunu, nasıl işlediğini, nasıl değiştirilip geliştirilebileceğini bilmesi zorunludur. İçinde yaşadığı toplumun gerçeğinin niteliğini, özelliklerini bilmeyen insanlar bunları önlemenin yollarını da bilemezler; böylece kendi kendilerini yönetemezler. 
Politik bir düzeni anlama, bilme, katılma eğitimle doğrudan ilişkilidir. Demokratik değerlerin oluşturulması ve yaşatılması ile eğitim arasında da doğrusal bir ilişki vardır. Eğitim bireyin görüşünü genişletmekte, hoşgörü kurallarının gerekliliğine inandırmakta, tabu ve dogmalara saplanmama, katılma, etkinlik ve otoriteyi sorgulama duygularını geliştirmektedir. Kısaca eğitim düzeyinin yüksek olmasıyla, hem demokratik değerlere inanıp destekleme olasılığı artar, hem de demokrasiyi yaşatma şansı o kadar çok olur. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Demokraside iki unsur var:

1-Baştan kurulmuş sağlam düzene inanmak ve onu korumak ve bu düzenin içinde çalışmak konusunda ve bundan çıkmamak konusunda kararlı olmak.

2- Kaba inşaatı tamamlanmış olan bu yapıya güvenmeye devam ederek onu geliştirmek, yeni açılımlar, modernizasyonlar, reformlar, büyük/küçük ayarlamalar yapmak.

Ve olmadıysa bir daha deneyeceksin. Fakirlikten/cehaletten söz ediliyor. Avrupa'nın güney kısmı da fakir ve cahildi. Şimdi en ileri demokrasilere sahipler. Ütopik bir iş de değil bizim savunduğumuz.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu anda bu gezegen üzerind eyükselen tüm medeniyetler kafatası dağları ve kandan nehirler üzerine kurulu.

 

Siz üç beş hümanist, Ateist olduğunu zanneden kişiler, tatlı dille, güzellikle hakimiyet ve egemenlik kurulabileceğini sanıyorsunuz.

 

Böyle bir şey yok.

Bu insanlardan hakimiyet ve gücü kansız ve kafatassız alamaz kimse.

Hangi ülke olursa olsun, Bilimin, Teknolojinin, Mantığın hakim olduğu bir yapı kurmak istiyorsanız, eski yapıyı yok etmelisiniz.

 

Sizi iyilik tuzağına çekerek yeniyorlar.

Kendileri her türlü eylemi yapabiliyor (buna sizi parçalamak da dahil)

Ama siz yapamıyorsunuz.

Bu savaşta manevra eksiği var.

 

Ayrıca her şeyi yaptıktan sonra ona göre de büyük bir vicdan satın alırsınız.

Vicdan her şeyi affeder :D

Link to post
Sitelerde Paylaş

İş savaşa gelince savaşırız. Savaştık da zaten. Bu cumhuriyet bize bedava verilmedi. Her zaman tatlı dille olacak diye bir şey de yok. Beni komple yanlış anlamışsınız. "Kanlı ya da kansız şeriat getireceğiz" diyen politikacı niye yıllarca siyasetten men edilmedi? AKP niye kapatılmadı? ben bunları soruyorum.

Yani "Kemalist" kesimin kaderciliğine kızıyor. 90'ların sonunda Refah Partisi ne güzel kapatılmıştı. Son liberal kesim bunlarla işbirliği yaptı. İnkar da etmeyelim, Türkiye ekonomisi büyüdü, özelleştirme hızlandırıldı, liberaller açısından gayet sevindirici olaylar oldu. Sonra Gezi olaylarından ve Feto ile aralarının bozulmasından sonra, Ergenekon olayları filan işin rengi iyice belli oldu. BU aşamaya gelmeden bu partiyi kapatırsın normalde. Ülkede herkes darbeci olmuş. Şimdi bende darbeci oldum. Ama bu liberallerin yaptıkları ittifakı da yanlış buluyorum. ANAP, DYP filan devam edeceklerdi, RP'nin oylarını bölüşeceklerdi.

Yani kan akarsa Suriye'deki gibi akar. Önemli olan o noktaya gelmeden bir şeyi çözebilmek. İç savaş olurmuş. Ne iç savaşı yaw? o onu şişiriyor, bu bunu pohpohluyor. Gerçek fanatik yok demedim. Ama bunlarla iç savaş çıkarsa gayet de kısa ömürlü bir iç savaş olur.

Link to post
Sitelerde Paylaş
13 dakika önce, leonardo18 yazdı:

İş savaşa gelince savaşırız. Savaştık da zaten. Bu cumhuriyet bize bedava verilmedi. Her zaman tatlı dille olacak diye bir şey de yok. Beni komple yanlış anlamışsınız. "Kanlı ya da kansız şeriat getireceğiz" diyen politikacı niye yıllarca siyasetten men edilmedi? AKP niye kapatılmadı? ben bunları soruyorum.

Yani "Kemalist" kesimin kaderciliğine kızıyor. 90'ların sonunda Refah Partisi ne güzel kapatılmıştı. Son liberal kesim bunlarla işbirliği yaptı. İnkar da etmeyelim, Türkiye ekonomisi büyüdü, özelleştirme hızlandırıldı, liberaller açısından gayet sevindirici olaylar oldu. Sonra Gezi olaylarından ve Feto ile aralarının bozulmasından sonra, Ergenekon olayları filan işin rengi iyice belli oldu. BU aşamaya gelmeden bu partiyi kapatırsın normalde. Ülkede herkes darbeci olmuş. Şimdi bende darbeci oldum. Ama bu liberallerin yaptıkları ittifakı da yanlış buluyorum. ANAP, DYP filan devam edeceklerdi, RP'nin oylarını bölüşeceklerdi.

Yani kan akarsa Suriye'deki gibi akar. Önemli olan o noktaya gelmeden bir şeyi çözebilmek. İç savaş olurmuş. Ne iç savaşı yaw? o onu şişiriyor, bu bunu pohpohluyor. Gerçek fanatik yok demedim. Ama bunlarla iç savaş çıkarsa gayet de kısa ömürlü bir iç savaş olur.

 

O savaşta ölen insanların Cumhuriyet, Atatürkçülük, Laiklik v.b kavramlar için mi savaştığını sanıyorsun?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Demokrasiye inanmıyorum ama oligarşi,monarşi, teknokrasiyede inanmıyorum.

Demokrasi bugüne kadar gelişen tarihsel süreçlerin neticesinde ortaya çıkmış, bilinen diğer sistemleri ekarte edip genel kabul görmüş bir sistemdir. Demokrasiye inanılmaz. Tarih bilimi çerçevesinde demokrasinin gelişimi, getirdikleri ve götürdükleri incelenir, daha iyi bir sistem varsa ortaya konur.

Demokrasi eksiksiz değildir, demokrasiden sonra gelecek sistemde eksiksiz olmayacaktır; ama demokrasiden sonra gelecek sistem bizim bildiğimiz sistemlerden herhangi biri olmayacaktır; çünkü bunlar yanlışlıkları anlaşılıp elenmiştir.

Belki günün birinde "demokraside neymiş?" diyeceğiz, demokrasi faşizm kadar marjinal kalacak; ama şimdilik demokrasiye alternatif bir sistem mevcut değil.

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Kromozom yazdı:

Demokrasiye inanmıyorum ama oligarşi,monarşi, teknokrasiyede inanmıyorum.

Demokrasi bugüne kadar gelişen tarihsel süreçlerin neticesinde ortaya çıkmış, bilinen diğer sistemleri ekarte edip genel kabul görmüş bir sistemdir. Demokrasiye inanılmaz. Tarih bilimi çerçevesinde demokrasinin gelişimi, getirdikleri ve götürdükleri incelenir, daha iyi bir sistem varsa ortaya konur.

Demokrasi eksiksiz değildir, demokrasiden sonra gelecek sistemde eksiksiz olmayacaktır; ama demokrasiden sonra gelecek sistem bizim bildiğimiz sistemlerden herhangi biri olmayacaktır; çünkü bunlar yanlışlıkları anlaşılıp elenmiştir.

Belki günün birinde "demokraside neymiş?" diyeceğiz, demokrasi faşizm kadar marjinal kalacak; ama şimdilik demokrasiye alternatif bir sistem mevcut değil.

 

 

Bir tür demokrasinin alternatifi başka bir tür demokrasidir. Demokrasi her zaman olacak.

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, haci yazdı:

Bir tür demokrasinin alternatifi başka bir tür demokrasidir. Demokrasi her zaman olacak.

Teknoloji çok hızlı ilerliyor hacı. bundan 2-3 asır önceye kadar padişah efendilerinin yokluğunu hayal edemeyen bir halk vardı. Ben 2 yüzyıl içinde siyasal iktidar kavramının ortadan kalkacağını düşünüyorum.

tarihinde Kromozom tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, Kromozom yazdı:

Teknoloji çok hızlı ilerliyor hacı. bundan 2-3 asır önceye kadar padişah efendilerinin yokluğunu hayal edemeyen bir halk vardı. Ben 2 yüzyıl içinde siyasal iktidar kavramının ortadan kalkacağını düşünüyorum.

Mümkündür. İtiraz etmek için bir neden yok. Teknoloji hızla ilerliyor.. Bir sistem, yöntem ve araç bulunabilir ve siyasal iktidar ortadan kalkabillir elbette. İnsanlar siyasal iktidarlar tarafından sömürülmeden daha mutlu yaşayabilirler. Demokrasi bile bir yerde sömürü düzeni. Başa geçen sömürüyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Demokrasi İngiliz işidir onlardan başkası beceremez, amerikalılar dahil. sadece becermekle alakalı da değil sanırım uygun bir sistem değil diğerleri için.

Bu ülkede demokrasi hiç olmadı, sandığa gidip oy atmaksa oldu o, ne anladığınıza bağlı demokrasiden, ''Çobanın oyuyla benim oyum'' tartışması vardı ya, o kibirli olduğundan değil demokrasi elbisesi bize oturmadığından.

Bir salgın hastalık olsa sadece üç tane aşısı elimde olsa diğer ikisini harcamaya değecek adam var mı etrafımda (planette) düşün düşün bulamıyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Tatarka yazdı:

Ya demokrasi kendini ortadan kaldirmaya izin veriyorsa? Demokrasiyi kullanarak şeriata geçmek mumkun mu acaba? 

Anayasanın kazuistik olup olmamasıyla alakalı bir durum bu.

Anayasa değiştirme iktidarı(tali kurucu iktidar) anayasada devletin demokratik olduğunu bildiren herhangi bir maddeyi değiştirme kudretine sahipse değiştirilebilir. 

Katı bir anayasa yoksa zaten adi kanun değişikliği gibi demokratiklik ilkesi yine demokratik usuller kullanılarak değiştirilebilir.

Mevcut 82 anayasasındada 4. madde ilk 3 maddenin değiştirilemeyeceğini belirtiyor; ama 4. madde kendisinin değiştirilemeyeceğini belirtmiyor :)  İlk 3 maddenin içindede demokratik devlet ilkesi bulunmaktadır; ancak ilk anayasa değişikliğiyle 4. maddeyi değiştirip, ikinci bir değişiklikle ilk 3 madde ortadan kaldırılabilir. Bu durumda demokratik yöntemler ve pozitif hukuk metodlarıyla demokrasi ortadan kaldırılabilir.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

İslamiyetin kol gezdigi bir ülkede demokrasi hukuk esit hak ve özgürlükler asla olmaz..!  Dinlerin kol gezdigi bir dünyada da demokrasi esit hak ve özgürlükler  olmaz.!

Dinlere putlara saygi egilimindeki insanlar oynanan oyunun manipülesi olmus bir parcalaridir ve onlara prim yaptirmaktadirlar. Yillardir konu hakkinda düsüncelerimi özellikle kuranin icinde bulunanlar icin cok sert ifadelerle veya ironik bir sekilde aciklamaya calistim.

Dinleri canli tutanlarin, savaslari ölümleri vahsi sömürüleri dizayn edenlerin ateistler olduklari göz ardi edilmemelidir. Ve bunlar piramitin en tepesindekilerdir ama bizim gibi ateistlerden cok farklidirlar.

Spor karsilasmalarinin bile irklarin uluslarin dinlerin  kin ve nefret söylemleri ile savas endüstrisi haline getirildigi bir dünyada gercek demokrasiden dürüstlük ve adaletten söz edilebilmesi mümkün degildir. Spor karsilasmalari icerikleri ve aldatmacalari ile insanlar birbirlerine kutuplastirilarak haksiz kazanclar endüstrisi haline gelmistir.

Insanlari birbirlerine kutuplastiran kin ve nefret duygulari iceren her sey demokrasiye balta vurmakta gelisip degisime ugramasina dolayisi ile insanliga daha faydali olmasina engel olmaktadir.

İnsanlar dünyanin ve gelecek kusaklarin aydinligini birlikte düsünmek zorunda degilmidirler?

Dolayisi ile insanlar diger canlilar doga ve birlikte huzurlu dogal yasam harmonisinden baska degerli bir sey yoktur olamaz olmamalidir. Yani aslolan dogal yasamdir ve bilimin somut verileri ile donatilmasidir.

Dünyanin aydinlik geleceginin kurulmasini tek saglayacak ise bilimdir.

Bunun icinde yürekli korkusuz bilim insanlarina gereksinim bulunmaktadir. Dünya tarihine baktigimizda bilim insanlari egemen gücler ve cikar sahipleri tarafindan yüz yillardir öldürülmüs veya sindirilmistir. Su anda da ayni nedenlerden dolayi bilim insanlari sindirilmis olduklarindan bir cok gercekleri aciklamaya cesaret edememektedirler.

Diger yandan yiginla  sahtekar yazar cizer akademisyenlerin gelecek kusaklari düsünmeyip güclere biat ederek insanlari aldatip manipüle etme cabalari da aydinlik gelecegi bir o kadar baltalamaktadir.

Egemen güclerin cikarlari dogrultularinda insanlarin aldatilip birbirlerine kutuplastirilip öldürülmeleri ve yerlerinden yurtlarindan edildigi bir dünyanin hic bir yerinde demokrasinin olmadigi ve olamiyacaginin kanitidir.

Herkese sağlıklı huzurlu doğal yaşam harmonisi dilerim.

Hoşcakalın.

 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 years later...
On 08.09.2016 at 00:37, mantik yazdı:

Ben artık demokrasiye inanmıyorum.

İnsanlar ilkel, cahil ve bağnaz. Böyle insanlara seçme ve seçilme hakkı verdiğinde hakkıyla kullanamıyorlar. Hem kendilerini, hem de tüm toplumu tehlikeye sokacak kararlar veriyorlar.

Ayrıca da demogog politacıların etkisine kolay giriyor, ve çok kolay güdülüyorlar.

Sadece geri ülkeler için geçerli değil bu. ABD'de Trump'ın yükselişine baksanıza.

Avrupa'da da hristiyan demokratlar, ya da ırkçı partiler falan iyi oy alıyor.

Ya da onlar oy almasa, büyük şirketlerin ve para babalarının kontrolündeki kişiler başa geçiyor. Oradaki halk bile kendi işine gelenleri değil, zengin azınlığın işine gelenleri seçiyor.

Hele de Avrupa ve Amerika harici ülkelere baktığınızda, çoğunda görünürde bile bir demokrasi yok. Dünya diktatörlüklerle kaynıyor. Nereye baksanız diktatör görüyorsunuz.

Demek ki bu işte bir terslik var. Demokrasi anlayışında, ve bu konuda yapılmak istenende bazı hatalar var.

Ne olduğunu ise aslında anlamak kolay. Eski yunandan Platon bile demiş zamanında, eğer halk cahilse, demokrasi işlemez diye.

İnsanlar ise hep cahil. Bu durum değişmiyor. Geniş çaplı zorunlu eğitim uygulamaları bile bu sorunu çözmüyor. İnsanlar okullardan girdikleri kadar cahil çıkıyorlar. 11-12 yıl eğitim alıyor sözde insanların çoğu. Ama kalıcı bilgi olarak sadece okuma ve dört işlemi öğreniyorlar. Dünyanın işleyişine dair hiçbir derin bilgi ya kafalarına bile yerleşmiyor, ya da bir kere girse bile orada kalmıyor.

Ayrıca da, hayvanlar gibi üremeye devam ediyorlar. (Bkz, Nüfus artışı ve dolaylı etkileri)

Eskiden bir yazımda seçme ve seçilme hakkını sınava bağlamayı önermiştim. Ehliyet almak için bile insanlar sınavdan geçirilirken, sertifikası olmadan elektrikçi, hemşire, vs bile olunamazken, ülkeyi yönetecek kişileri seçme hakkının herkese verilmesini yanlış bulduğumu söylemiştim. Seçilenlerin geçmesi gereken sınavlar daha da zor olmalı, ama seçenlerin bile oy verme sertifikasına sahip olmadan önce en azından temel bir sınavdan geçmesi gerekir demiştim. Hala bu fikri savunuyorum, ama bunun da yeterli olacağına inanmıyorum şu anda. Bu, sadece şu anki durumu biraz daha iyileştirmeye yarayacaktır. Sorunun uzun vadeli çözümü değil bu.

Uzun vadeli çözüm ise ne olur emin değilim. Belki de ülke yönetimi ile ilgili bir üniversiye programı geliştirilmeli, ve hem seçenler, hem de seçilenler bu programdan mezun olmak zorunda bırakılmalı. Başka konulardan mezun olup, seçme ehliyeti olan kişiler bile, bu programı da okuyup bitirmedikleri sürece oy verememeli belki de. Hele de seçilenler, bu programı bitirip, bir de onun yüksek lisansını ya da doktorasını yapanlar arasından çıkmalı belki de.

Ne bileyim, bir fikir işte.

Canım sıkkın sadece.

bravo geçte olsa anlamışsın... demokrasinin ve herşeyin insan icadı oldugunu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...