Bilim aşığı

Sosyal Demokrasi ve Kemalizm

Bu konuda 29 ileti var

Demokratik Sol Parti'nin kurucularına ve kuruluş biçimine ilişkin Ecevitler'in mesajı şöyleydi:

"Particiliğe kişisel çıkar amacıyla bulaşmamış, profesyonel politikacı olmayan, partiyi sıçrama tahtası olarak kullanmayacak, ideolojik takıntısı olmayan, çalışan, dar ve orta gelirli halk kesimleriyle mahallede, köyde, beldede başlayacak bir parti örgütlenişi..."

Ecevit'in deyimiyle 'çile çiçekleri' 1984 Nisan'ına gelindiğinde Demokratik Sol Parti'yi kuracak duruma gelmişti. Yasaklı Ecevit, 18 Nisan 1984'teki il temsilcileriyle yapılan ilk gayri resmi toplantıda şu mesajları verecekti: "Hukuken değilse bile fiilen Demokratik Sol Parti kurulmuştur, köşeme çekilmeyeceğim, yasaklı olduğum için partinin genel başkanı olamasam da hareketin ve partinin liderliğini üstleniyorum." 

Ecevit'in 'sosyal demokrasi' yerine 'demokratik sol' kavramını kullanması dikkat çekiyordu. Gerçi bu yeni bir şey değildi, Ecevit 1965 sonrasında CHP içinde sürekli 'demokratik sol' kavramını kullanmış ve programa, tüzüğe geçmesini sağlamıştı. 
Hürriyet
 
 
CHP ARTIK SOSYAL DEMOKRAT
Parti içindeki muhalefetin güçlenmesine neden olan bu gelişmeler, aynı zamanda CHP'nin 1960'lar Türkiyesi'nde sarsılarak değişmesinin de zeminini oluşturuyordu. Değişim, parti içinde muhalefet, giderek hizip hareketleri, ihraçlar, toplu istifalar olarak baş gösteririyordu. 
Dışarıda ise 1961 Anayası'nın sağladığı 'özgürlük' ortamının da etkisiyle yoksul kesimlerin ekonomik ve sosyal hak talepleri; TİP'in somut önerilerinin yaygın bir şekilde taban bulması; Amerika'ya duyulan güvenin sarsılması, CHP'yi saf belirlemeye zorluyordu.

1965'lere gelindiğinde CHP ile 'sosyal demokrat' kavramı yan yana ifade edilir olmuştu. 1965 genel seçimlerinin hemen öncesinde 29 Temmuz 1965'te Genel Başkan İsmet İnönü, CHP'nin çizgisinin 'ortanın solu' olduğunu ilk kez dillendiriyordu. İnönü, "CHP, bünyesi itibariyle devletçi bir partidir ve bu sıfatla elbette ortanın solunda bir anlayıştadır. 1923'deki harap ülkede devletçilik nasıl tek, eşi ve yardımcısı olmayan bir kalkınma çaresi idiyse, bugün de ekonomik hayatımızın temel bir unsurudur" diyordu. Artık CHP'li yöneticiler, 'sosyal adalet', 'devrimcilik', 'devletçilik' kavramlarını sıkça kullanır olmuşlardı. Bir dönemeci geçen ve artık 'ortanın solu' olan CHP, 1965 seçimleri için hazırlanan bildirgelerde, "ekonomik bağımsızlık, dış ticaret, petrol, madenler, yabancı sermaye" konularında beklenmedik cesarette politikalar savunmaktadır.  
Hürriyet
 
 1970’li yıllarda Ecevit CHP’nin başka bir ifadeyle Mustafa Kemal’in mirasını ret ettiğini hatırlıyor musunuz?
Atatürk devrimlerini bir kültür hareketi olarak gördüğünü açıklıyordu.
 
1463067_585346548202442_357518063_n.jpg
 
.../...
 
 


 Mustafa Kemal Tam Bağımsızlık için ne diyordu?
"Tam bağımsızlık elbette siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve tam özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun olması demektir."

Peki, Mustafa Kemal’den sonra CHP’nin lideri ne yapmıştı?
1938’de Cumbaba olan İnönü, İngiliz ve Fransızlarla bir anlaşma yapmış ve ardından da ABD ile kredi ve silah anlaşması yapmakla da yetinmemiş, eğitimi tamamen Amerikanlaştırma anlaşmalarına el atmıştı.
Muhalefete düşünce de Menderes onun bıraktığı yoldan yürümüş ve İnönü 1963 yılında, yaptıkları hataları adeta itiraf edercesine şöyle demişti.

"Böyledir bu işler, Peygamber edasıyla size dünyaları vaat ederler. İmzayı attınız mı ertesi gün gelmişlerdir... Personeli gelmiştir, teçhizatı gelmiştir, üstleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök. Gitmezler. Sonra, ne bağımsız dış politika ne bağımsız iç politika..."

.../...


Sosyal demokrasi Kemalizm değildir

 

KEMALİZM ve Sosyal Demokrasi tartışması konuya ilgi duyanların zihinlerinde genellikle sessiz olarak yaptıkları, zaman zaman da sesli hatta yüksek sesle yaptıkları, güncelliğini kaybetmemiş bir tartışmadır. CHP Kurultayı nedeniyle yeniden yüksek sesle yapılmaktadır.

Geniş ve çok önemli olan bu konunun sağlıklı olarak irdelenmesi için tarafsız kalınması ve bazı somut gerçeklerin görmezden gelinmemesi ve konunun bugünkü Dünya ve Türkiye gerçeklerinde incelenmesi ve irdelenmesi gerekmektedir. 

Konunun anahtarı Kemalizmin iyi incelenip irdelenmesidir. Çünkü bize göre Kemalizm, maalesef bizim açımızdan yeterli olarak bilinmemektedir.


CHP ATATÜRKÇÜ DEĞİL, SOSYAL DEMOKRATTIR, DR.HASAN İLERİ 
 

video



KEMALİZM NEDİR?
Kemalizm, M. Kemal Atatürk’ün hayatı boyunca Türkiye ve Dünya için ürettiği fikirler ve bu fikirlere dayanan proje ve eylemlerdir. Bunların sonuçlarıdır. 

Kemalizm sadece Altı Ok’ tan ibaret değildir. Altı Ok, Türkiye içindir. 
“İstikbal göklerdedir” vecizesi ve bu vecizeye dayanan proje ve eylemlerdir. 
“Ağaç, çiçek, yeşillik medeniyet demektir” vecizesi ve bu vecizeye dayanan proje ve eylemler,
“Dünya vatandaşlığı” yaklaşımı ve bu yaklaşıma dayanan proje ve eylemler, hem Türkiye hem de Dünya için üretilmişlerdir. 

M. Kemal Atatürk’ün en iddialı söylemi “Beni hatırlayınız” söylemidir. Bugün Atatürk, sevenleri ve sevmeyenleri tarafından tartışılmakta yani hatırlanmaktadır.

Bazı çevrelerde Kemalizm ve sosyal demokrasi tartışılırken, Türkiye’deki sosyal demokrasinin kökleri Kemalizm’de aranmaktadır. Bu yanlıştır, böyle bir şey yoktur. Bu bir rüyadır, bir düştür.
Sosyal demokratlar, partilerini 23 Aralık 1918’de bugünkü İstiklal Caddesi’nde kurmuşlardır. Kurucuları ve liderleri Dr. Hasan Rıza’dır. Hasan Rıza liderliğindeki sosyal demokratlar, M. Kemal ile bazı temaslarda bulunmuşlardır. Sosyal demokratlar Kurtuluş Savaşı’na soğuk bakmışlar, Wilson Prensipleri’ni benimsemişlerdir. Savaştan sonra Cumhuriyet Hükümeti’nden parti izni istemişler, ama 13 Mayıs 1925 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile yasaklanmışlardır. 

SOSYAL DEMOKRASİ VE KEMALİZM BİRBİRİNE ZITTIR
Sosyal demokrasinin benimsediği yaklaşımlar ile Kemalizm’in yaklaşımları birbiriyle uyuşmamaktadır. Çok kısa olarak bu konuda bazı hususları belirtmeyi uygun buluyorum:

Sosyal demokrasi ulusal egemenliğin aşılmasını ister. 

Kemalizm’de ise ulusal egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Kemalizm, ulusal egemenliğin aşılarak küreselleşmeyi bir RÜYA olarak görür. 

Sosyal demokraside Cumhuriyetçilik şartı yoktur. Birçok sosyal demokrat ülkede KRAL vardır. Örneğin İsveç, Norveç, Danimarka, Belçika gibi ülkelerde demokrasi ile beraber krallıklar vardır. Kemalizm’de böyle bir durum olamaz. Kemalizm’in birinci ilkesi Cumhuriyetçiliktir. 

Sosyal demokraside Milliyetçilik yoktur. Uluslaşma, sosyal demokraside yoktur. Sosyal demokrasi yöresellikle, evrenselliğin uyumlu olarak bütünleşmesini savunur. (YENİ SOL, İsmail Cem - Deniz Baykal)

Sosyal demokratlar Türkiye’nin Misak-ı Milli’sini tanımak zorunda değildir. 
Sosyal demokrasi, Atatürk devrimlerini kabullenmek ve onlara uymak zorunda değildir. 
Sosyal demokrat ülkelerde, bizde olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı veya muadili bir kurum yoktur. Kilise, sosyal demokraside dini tebliğde özgürdür, tarikatlar serbesttir. 
Çok kısa olarak değindiğimiz bu hususlardan da anlaşılacağı gibi CHP’deki bugünkü kavgaULUSALCI-YENİLİKÇİ kavgası değil, Kemalizm-sosyal demokrasi kavgasıdır. 
Kılıçdaroğlu ve ekibi sosyal demokrasiyi savunmaktadır. Emine Ülker Tarhan’ın ekibi ise bilebildiğimiz kadarıyla Kemalizm’i savunmaktadır.

Sayın İnce 26 Ağustos tarihli Aydınlık gazetesinin haberine göre “ulusalcı olmadığını sosyal demokrat olduğunu, ulusalcılığın kendisini küçülttüğünü” belirtiyor. 

Sayın İnce’ye soralım:
Almanya, ABD, İngiltere, Fransa ulusalcıdır. Ulusalcılık bu ülkeleri küçültüyor mu?
Son Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda kara derili Afrikalıların dereceye girdiklerinde, İngiliz, Fransız bayraklarına sarılarak, aldıkları dereceleri duygusal anlar yaşayarak kutladıklarını görmediniz mi?

Bu ulusalcılığın göstergesi değil midir?
Bu ulusalcılığın ülkeleri daraltmayıp genişlettiğini göstermiyor mu?

Buradan CHP’deki bütün gruplara sesleniyorum:
Kendinizi yenilikçi, ulusalcı gibi kılıflara sokmadan Kemalist ya da sosyal demokrat olarak açıklayınız. 

Böyle bir açıklamaya CHP’ nin de, Türkiye’nin de ihtiyacı var.

Dr. Hasan İleri
Araştırmacı yazar 
aydinlikgazete
  

 

Kurultayda ekonomi ağırlıklı bir konuşma yapması planlanan Kılıçdaroğlu, üretim odaklı ve hakça paylaşımı esas alan ekonomi politikası vurgusu yapacak. Konuşmasında "özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi" vurgusunu da öne çıkarması beklenen CHP Lideri, her türlü ayrımcılığa karşı oldukları mesajını verecek. Kılıçdaroğlu'nun, Kürt sorunu başta olmak üzere partisinin değişik konulardaki yeni yol haritasını da ortaya koyacağı belirtiliyor. Kamuoyuna özgürlük mesajları verecek olan Kılıçdaroğlu, parti içine ise disiplin uyarısında bulunacak. CHP Lideri gibi Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin temel sorunlarına ilişkin bakış açısını ortaya koyacağı belirtilen İnce'nin ise parti yönetimini CHP'yi "sağa kaydırmakla" eleştireceği kaydedildi. Hürriyet

 

 

 

Kemalizm-Sosyal demokrasi karşıttır

 
08 Temmuz 2012

 Sosyal demokrasi Kemalizm’in yıkımıdır’ 

Kozyatağı Kültür Merkezi’nde “Kemalizm ve Sosyal Demokrasi” isimli bir panel düzenlendi. Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Büyükdağlı’nın başkanlığındaki panelde İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Hasan Basri Özbey, eski Büyükelçi Onur Öymen ve eski CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, Kemalizm ve Sosyal Demokrasi’nin birbirinden çok farklı hatta birbirine karşıt ideolojiler olduğu vurgulandı. Panelde üzerinde durulan konu Kemalizm’in bağımsızlıkçı, sosyal demokrasininse işbirlikçi bir düşünce olduğuydu.
 
‘Kemalizm antiemperyalisttir’
Panelde ilk sözü gazetemiz yazarı Şahin Mengü aldı. Mengü, bazı yazarların CHP’nin Kemalizm’den uzaklaşarak sosyal demokrasiyi benimsemesinin çağdaşlık olacağını öne sürmelerine itiraz ederek, Kemalizm’in Sosyal Demokrasi’den daha çağdaş bir düşünce olduğunu vurguladı. Mengü konuyla ilgili olarak, “Sosyal Demokrat partiler, sınıf savaşımı düşüncesine dayanan, sınıf savaşımını zayıflatarak yok etmeyi amaçlayan partilerdir. Fakat Avrupa’nın bütün emperyalist politikalarını uygulamışlardır. Londra Metrosu’nun yapımında çalışırken ölen Hintli çocuklara bakarak bunu anlayabilirsiniz. Atatürk öncülüğünde başlatılan hareketse antiemperyalist bir harekettir. Bugün söylenen antiemperyalist ilkelerden emperyalist ilkelere geçişin çağdaşlık olduğudur. Bizim Avrupalı sosyal demokratlardan öğrenecek bir şeyimiz yok” diye konuştu.
 
‘Sosyal demokrasi ve Kemalizm zıt’
Mengü’nün ardından söz alan Hasan Basri Özbey ise, Sosyal Demokrasi ve Kemalizm’in birbirine karşıt fikirler olduğunu söyledi. Özbey, “Sosyal Demokrasi, Kemalizm’in yıkımıdır. Kemalizm, mazlum bir milletin kendi koşullarında ürettiği bağımsızlıkçı, halkçı bir düşüncedir. Sosyal Demokrasi ise emperyalizme bağımlıdır ve kökleri dışardadır. Hem Atatürkçülük hem Sosyal Demokratlık olmaz. Bir yol ayrımındayız. Bu yol ayrımında saflar bellidir. Biz Atatürk devrimcilerine düşen Atatürk’te birleşip milli hükümeti kurmak ve Türkiye’yi tekrar Kemalist Devrim rotasına sokmaktır” dedi. Özbey’in konuşmasının ardından salonda “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atıldı.
Son konuşmacı Onur Öymen ise, Kemalizm ve Sosyal Demokrasi tartışması yaratmaya çalışanların, Kemalizm’in bağımsızlık yanlısı tavrından rahatsız olduğunu vurguladı.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sözün özü şu: Sosyal Demokrasi Kemalizm'den bağımsız apayrı bir ideolojidir. Bülent Ecevit, Kemal Kılıçdaroğlu vb bunlar Kemalist ya da Atatürkçü falan değil; sosyal demokrattır. Yani CHP'nin kurucu ilkeleri olan altı oku ya da bir diğer ismiyle Kemalizmi benimsememişlerdir. Dolayısıyla bugünkü CHP de Kemalist ya da Atatürkçü değildir.

CHP Atatürk'ün partisi değil, şunu bir anlayamadınız gitti. Nasıl AKP, BBP, HDP, MHP, SP, DP vb bunların hiçbiri Atatürk'ün partisi değilse CHP de Atatürk'ün partisi değildir. Sadece ismi ve logosu aynı olan ama bambaşka bir ideolojiyi savunan farklı bir partidir.

Kemal Kılıçdaroğlu zaten Atatürk'ün kurduğu CHP ile kendi CHP'si arasında dağlar kadar fark olduğunu açıkça söylemiştir.

 

tarihinde Bilim aşığı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Öyle olacak zaten. Atatürk Cumhuriyet'in kurucusudur. Sosyal Demokrasi de siyasi bir yaklaşımdır.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sosyal demokrasi, kökeni Marksizm'e dayanan bir siyasi ideolojidir. Ancak 20. yüzyıl başında Marksizm'den kopmuştur, palazlanan finans-kapital zümresinin tekerine işçi sınıfını yükleme görevi görmüştü. Sosyal demokratların Dünya Tarihindeki en büyük ihaneti Birinci Dünya Savaşı'na verilen destek idi. Destekti diyorum, çünkü ondan büyük ihaneti BOP projesi doğrultusunda ABD emperyalizmine destek veren sosyal demokrat partiler gerçekleştirdiler (İsveç'ten İngilteresine kadar). Bugün sol ile anılması lüzumsuz, çöp bir parababası fraksiyonudur sosyal demokrasi.

Kemalizm ise direkt finans-kapital zümresinin ideolojisidir. Anti-emperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı sonrasında, Mustafa Kemal'i ortadan kaldırmaya çalışan parababalarının kalıplaşmış ve işçi, köylü sınıf ve tabakalarını kandırma çalışmasının bir parçasıdır. İş Bankasının kurulması ile birlikte ilk atağını gerçekleştirmiştir cumhuriyet devrimine karşı. Yine bugün Kuvay-i Milliyecilikle, cumhuriyet devrimciliği ile karıştırılır. Ancak böyle olmaması gerekir diye düşünmekteyim.

Konu hakkında daha geniş bilgi için şu kitap okunabilir.

CHP'ye Umut Bağlamış İçtenlikli İnsanlarımıza

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, tarihselmaddeci yazdı:

Sosyal demokrasi, kökeni Marksizm'e dayanan bir siyasi ideolojidir. Ancak 20. yüzyıl başında Marksizm'den kopmuştur, palazlanan finans-kapital zümresinin tekerine işçi sınıfını yükleme görevi görmüştü. Sosyal demokratların Dünya Tarihindeki en büyük ihaneti Birinci Dünya Savaşı'na verilen destek idi. Destekti diyorum, çünkü ondan büyük ihaneti BOP projesi doğrultusunda ABD emperyalizmine destek veren sosyal demokrat partiler gerçekleştirdiler (İsveç'ten İngilteresine kadar). Bugün sol ile anılması lüzumsuz, çöp bir parababası fraksiyonudur sosyal demokrasi.

Kemalizm ise direkt finans-kapital zümresinin ideolojisidir. Anti-emperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı sonrasında, Mustafa Kemal'i ortadan kaldırmaya çalışan parababalarının kalıplaşmış ve işçi, köylü sınıf ve tabakalarını kandırma çalışmasının bir parçasıdır. İş Bankasının kurulması ile birlikte ilk atağını gerçekleştirmiştir cumhuriyet devrimine karşı. Yine bugün Kuvay-i Milliyecilikle, cumhuriyet devrimciliği ile karıştırılır. Ancak böyle olmaması gerekir diye düşünmekteyim.

Konu hakkında daha geniş bilgi için şu kitap okunabilir.

CHP'ye Umut Bağlamış İçtenlikli İnsanlarımıza

Kemalizm'den kastım sadece Atatürk'tü zaten. Yani İnönü de kemalist falan değildi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 dakika önce, leonardo18 yazdı:

Öyle olacak zaten. Atatürk Cumhuriyet'in kurucusudur. Sosyal Demokrasi de siyasi bir yaklaşımdır.

 

Herneyse ben sadece ikisinin farklı kavramlar olduğunu söylüyorum. Ya Kılıçdaroğlu gibi sosyal demokrat olursun ya da kemalist. İkisi bir arada olamaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İlginç bir noktaya geldik. Kemalizm demek "cumhuriyeti tehdit eden unsurlar var ve biz cumhuriyeti savunuyoruz" demektir.

Benim de aylardır anlatmaya çalıştığım şeydir. Atatürkçü siyaset diye bir şey olmaz. Çünkü içerik yok.

Dİn de bir ideoloji değildir. Adam bağıra bağıra "laikliği hukuk devletini yıkacam" diyor.

MHP ideoloji değildir çünkü bu topraklarda yaşayan her insan Türktür.

HDP de ideolojideğildir çünkü ülkeyi bölmek, kürt azınlığa hizmet etmek istemektedir.

- Sosyal demokrasii sosyalizm, muhafazakarlık, liberalizm, AB yandaşlığı, NATO düşanlığı, Arap hayranlığı, Komünizm, Çevreci olmak, bunlar ideolojidir. Bunlar siyasettir.

Türkiye'deki rezalet buradan kaynaklanıyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Birde şöyle düşünelim :Acaba Atatürkün ömrü İsmet paşa kadar olabilseydi.II Cihan savaşında ne yapardı? Savaştan sonra ne yapabilirdi? İtalyanların bize bıraktığı 12 adayı alabilirmiydi? SSCB nin Toprak talebi ve Boğazlar üzerindeki isteklerine ayrıca Türkiyenin bir Varşova paktı Ülkesi olması taleplerini nasıl karşılar ve neler yapabilirdi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Soner Polat'ın yazısı oldukça doyurucu;

https://www.aydinlik.com.tr/kose-yazilari/soner-polat/2017-ocak/solculugun-arkasina-gizlenmek

Atatürk döneminde sosyal demokrasinin niçin yasaklandığı da bu yazı okunursa anlaşılır.

Sosyal demokrasi ile Kemalizm'in zıt olduğunu iddia edenler, buna gerekçe olarak sosyal demokrasinin anti-milliyetçi olmasını gösteriyorlar. Kemalizm milliyetçi, sosyal demokrasi ise anti milliyetçi imiş! Nerden çıktı bu? Bu iddianın gerçek hayat ile bir bağlantısı var mı gerçekten?

Irak halkının katliamına ve yağmaya katılan İngiliz İşçi Partisi mi anti milliyetçi? Yoksa iktidara gelir gelmez Afrika'daki yarı-sömürgesine asker gönderen François Holland mı anti-milliyetçi? Ha, tabi ya Blair (iti) ve Hollande (lan! çapkın! keranacı seni!) milliyetçi saiklerle değil, demokrasi için sağa sola asker gönderiyordu. Unutmuşum onu.

Aslında Avrupa solu olarak kabul edilen ve bugün Sosyalist Enternasyonal'in omurgasını oluşturan partiler, milliyetçi oldukları için Marksist hareketten kopmuşlardı. 1. Savaş başlarken Alman komünistleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht vatandaşı oldukları ülkeler adına SAVAŞMAMAYI savunmuşlardı. Bu şekilde savaş önlenebilecekti. Bu bir öneri ve politika idi. Ne oldu? Bugün Alman sosyal-demokrasisinin ve Sosyalist Enternasyonal'in öncül partileri kendi ülkelerinin safında savaşa girmeyi savundular. Zaten o günden beri de kendi ülkelerinin menfaatini herşeyin üzerinde tutuyorlar. Ne bu? Milliyetçilik değil mi?

Kemalistler milliyetçi / sosyal demokratlar anti-milliyetçi ikilemi gerçek dışıdır. Avrupa sosyal demokrat partileri milliyetçidir. Ancak Türk sosyal demokratlara "siz milliyetçi olmayın" diye öğütler veriyorlar. Çünkü Türk sosyal demokratlarının milliyetçi olması Avrupa'nın menfaatine zarar veriyor. Mesele budur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aynen öyle. Sosyal demokrasi, Atatürkçü-kemalist düşüncenin en büyük düşmanıdır hatta. Siyasal İslamcılar ve Kürtçü-Ermeniciler hiç değilse Atatürk düşmanı olduklarını gizlemiyorlar.

Ama sosyal demokratlar CHP'yi kemalizm çizgisinden uzaklaştırmış olan sinsi virüslerdir. O yüzden çok daha tehlikeliler.

tarihinde Üçüncü Görüş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, Üçüncü Görüş yazdı:

Aynen öyle. Sosyal demokrasi, Atatürkçü-kemalist düşüncenin en büyük düşmanıdır hatta. Siyasal İslamcılar ve Kürtçü-Ermeniciler hiç değilse Atatürk düşmanı olduklarını gizlemiyorlar.

Ama sosyal demokratlar CHP'yi kemalizm çizgisinden uzaklaştırmış olan sinsi virüslerdir. O yüzden çok daha tehlikeliler.

Evet, biz kendini siyasi olarak sosyal demokrat diye tanımlayanlar sinsi virüsleriz, Atatürk ve Atatürkçü-Kemalist (ne farkı varsa) düşmanıyız aslında ve herkeslerden çok daha tehlikeliyiz. 

Yahu şöyle yanında cüce kaldığınız kocaman kocaman lafları etmeseniz, bu kadar ateşli olmasanız, biraz gerçekçi yaklaşsanız ne olur? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

Evet, biz kendini siyasi olarak sosyal demokrat diye tanımlayanlar sinsi virüsleriz, Atatürk ve Atatürkçü-Kemalist (ne farkı varsa) düşmanıyız aslında ve herkeslerden çok daha tehlikeliyiz. 

Yahu şöyle yanında cüce kaldığınız kocaman kocaman lafları etmeseniz, bu kadar ateşli olmasanız, biraz gerçekçi yaklaşsanız ne olur? 

Açıkça birbirini reddeden, iki farklı ideoloji.

Bu durumda sosyal demokrat olup Atatürkçüyüm demek sinsilik ve ikiyüzlülük değil mi?

İnönü, Ecevit, Baykal, Kılıçdaroğlu gibiler senelerce Atatürkçü maskesi taktılar. Atatürk'ü Atatürk yapan ilkelerden biri olan Türk milliyetçiliği ilkesini yok saydılar.

Hakiki Atatürkçülerden olan Oktay Sinanoğlu'ndan İsmet İnönü'yü dinlemeni tavsiye ediyorum:

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Atatürkçülük ve kemalizm aynı şey evet. Atatürkçülük kelimesi kemalizmin Türkçesi sadece.

Kalkıp da biri Atatürkçü ve kemalist farklı şeyler vs diye zırvalamasın diye ikisini beraber yazdım.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Üçüncü Görüş yazdı:

Açıkça birbirini reddeden, iki farklı ideoloji.

Bu durumda sosyal demokrat olup Atatürkçüyüm demek sinsilik ve ikiyüzlülük değil mi?

İnönü, Ecevit, Baykal, Kılıçdaroğlu gibiler senelerce Atatürkçü maskesi taktılar. Atatürk'ü Atatürk yapan ilkelerden biri olan Türk milliyetçiliği ilkesini yok saydılar.

Hakiki Atatürkçülerden olan Oktay Sinanoğlu'ndan İsmet İnönü'yü dinlemeni tavsiye ediyorum:

 

Bu tür ayırımlar tehlikelidir, üstelik yanlıştır da. Politik yaklaşımlar içinde benim düşüncelerime en yakın görüş sosyal demokrasidir, ne Türk ırkçısı sayılabilecek ölçüde milliyetçi ne de globalizm safsatasının ateşli savunucusudur.

Evvela Türkiye'de sosyal demokrasinin Kemalizmi referans almasından başka çıkar yolu yoktur ancak bunu sahteci bir biçimde değil, içten bağlılıkla yapar. Kemalizmde, sınıfların çatışması değil işbirliği vardır örneğin. Sosyal demokraside de. Kemalizm ölçülü ve devlet kontrollü serbest ekonomiden (kapitalizmden diyeyim) yana olmuştur, sosyal demokrasi de.

Bunun yanında sosyal demokratlar vatanseverdir, Atatürkçüdür, solcu değilse de sola eğilimdir, evrensel değerlerden yanadır, yüzü batıya dönüktür. Bildiğim kadarıyla Atatürk de epeyce bir yüzünü batıya dönmüş; demokrasiyi, modern hukuku vb yerleştirirken orayı model almıştır. Bunu yaparken elbette kendi kimliğini korumayı ve her şeyden önce bağımsızlığını kazanıp sürdürmek gerektiğini de bilmiştir.

Başlığa konu olan eleştiriyi yazan vatandaş "En hakiki, öz, gerçek, asıl Kemalist biziz, CHP de diğerleri de Atatürk düşmanıdır" tadında yazmış bir Aydınlıkçı. O yüzden zırvalaması doğal. Hele o son paragraftaki Vatan partili Hasan Basri Özbey "Sosyal Demokrasi ise emperyalizme bağımlıdır ve kökleri dışardadır. Hem Atatürkçülük hem Sosyal Demokratlık olmaz."  diyerek hepten saçmalamış. Sosyal demokrasinin kökleri dışarı bağlıymış da Atatürk'ün yaptığı devrimler, getirdiği hukuk vb.nin kökü nereye bağlıymış? Atatürk kendisi mi icat etmiş ilk? Batı düşmanlığının getirdiği yer ancak bu olabilirdi. 

Oktay Sinanoğlu'nu bilirim, bazı görüşlerini aşırı bulsam da son derece önemser ve saygı duyarım. Yüz akı bilimcilerimizden biridir, gururumuzdur. Kitaplarını okudum, videoları o yüzden izlemedim şu anda. 

Fakat konunun İnönü ile ilgisi yok, o yüzden yanlış bir örnekle geldiğini söylemek durumundayım. İnönü bir dolu hayati hatalar yapmıştır, benim için bunların başında Fullbright anlaşmaları gelir ama bunun ne Kemalizmle ne de sosyal demokrasiyle ilgisi vardır. 

Ama daha da önemlisi, bu tür eleştirileri şu dönemde son derece yersiz ve ahmakça buluyorum. AKP yeterince saldırıyor zaten, bir de siz çıkmayın bence.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

 

Bu tür ayırımlar tehlikelidir, üstelik yanlıştır da. Politik yaklaşımlar içinde benim düşüncelerime en yakın görüş sosyal demokrasidir, ne Türk ırkçısı sayılabilecek ölçüde milliyetçi ne de globalizm safsatasının ateşli savunucusudur.

Evvela Türkiye'de sosyal demokrasinin Kemalizmi referans almasından başka çıkar yolu yoktur ancak bunu sahteci bir biçimde değil, içten bağlılıkla yapar. Kemalizmde, sınıfların çatışması değil işbirliği vardır örneğin. Sosyal demokraside de. Kemalizm ölçülü ve devlet kontrollü serbest ekonomiden (kapitalizmden diyeyim) yana olmuştur, sosyal demokrasi de.

Bunun yanında sosyal demokratlar vatanseverdir, Atatürkçüdür, solcu değilse de sola eğilimdir, evrensel değerlerden yanadır, yüzü batıya dönüktür. Bildiğim kadarıyla Atatürk de epeyce bir yüzünü batıya dönmüş; demokrasiyi, modern hukuku vb yerleştirirken orayı model almıştır. Bunu yaparken elbette kendi kimliğini korumayı ve her şeyden önce bağımsızlığını kazanıp sürdürmek gerektiğini de bilmiştir.

Başlığa konu olan eleştiriyi yazan vatandaş "En hakiki, öz, gerçek, asıl Kemalist biziz, CHP de diğerleri de Atatürk düşmanıdır" tadında yazmış bir Aydınlıkçı. O yüzden zırvalaması doğal. Hele o son paragraftaki Vatan partili Hasan Basri Özbey "Sosyal Demokrasi ise emperyalizme bağımlıdır ve kökleri dışardadır. Hem Atatürkçülük hem Sosyal Demokratlık olmaz."  diyerek hepten saçmalamış. Sosyal demokrasinin kökleri dışarı bağlıymış da Atatürk'ün yaptığı devrimler, getirdiği hukuk vb.nin kökü nereye bağlıymış? Atatürk kendisi mi icat etmiş ilk? Batı düşmanlığının getirdiği yer ancak bu olabilirdi. 

Oktay Sinanoğlu'nu bilirim, bazı görüşlerini aşırı bulsam da son derece önemser ve saygı duyarım. Yüz akı bilimcilerimizden biridir, gururumuzdur. Kitaplarını okudum, videoları o yüzden izlemedim şu anda. 

Fakat konunun İnönü ile ilgisi yok, o yüzden yanlış bir örnekle geldiğini söylemek durumundayım. İnönü bir dolu hayati hatalar yapmıştır, benim için bunların başında Fullbright anlaşmaları gelir ama bunun ne Kemalizmle ne de sosyal demokrasiyle ilgisi vardır. 

Ama daha da önemlisi, bu tür eleştirileri şu dönemde son derece yersiz ve ahmakça buluyorum. AKP yeterince saldırıyor zaten, bir de siz çıkmayın bence.

 

Atatürk dönemindeki CHP'lilere birkaç örnek vereyim;

Yusuf Akçura mesela. Kendisi TTK'da çalışmış ve Atatürk'ün liselerde okuttuğu tarih kitaplarını hazırlayanlardan birisi. 

Şükrü Saraçoğlu mesela. MEB, Adalet ve Maliye bakanlığı yapmış. Daha sonra İnönü döneminde başbakanlık da yapmış.

Mahmut Esat Bozkurt mesela bu da Adalet bakanlığı yapmış.

Bu saydığım adamlar bildiğin Türkçü-Turancı insanlar. Yani Kılıçdaroğlu ve Demirtaş gibilerin deyimiyle ırkçı, faşist, kafatasçı adamlar.

Atatürk'ün etrafında böyle adamlar varken Kılıçdaroğlu'nun etrafında ise Sezgin Tanrıkulu, Selin Sayek Böke, Şafak Pavey gibi Kürtçü-Ermenici, PKK-dhkpc sempatizanı kişiler var.

Sakın Kılıçdaroğlu Türk milliyetçisidir falan da deme şimdi kahkahalarla gülerim. Adamın Türklüğe, milliyetçiliğe bakış açısı Erdoğan'ınki ile tamamen aynı. İkisi de Türklüğü önemsiz, değersiz bir şey olarak görüyor.

Ama Atatürk daima Türklüğü ile övünen, konuşmalarında sürekli Türklüğe vurgu yapan bir insandı. Mesela 10. yıl nutkunda "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır." diyor. Yani adam Türklerin Arap kültürüne bulaşmadan önce medeni bir millet olduğunu, tekrar o haline dönmesi gerektiğini söylüyor. Medeni Bilgiler el yazmalarında da benzer ifadeler kullanıyor, Türklerin Arapların dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet olduğunu söylüyor.

Ayrıca kendisi kağıt paralara bozkurt resmi koydurmuş, Kahramanmaraş'a bayrak tutan bir bozkurt heykeli yaptırmış(İnönü döneminde bu heykel kaldırıldı) bir insan. Onca işinin arasında oturup Geometri kitabı yazmış ve geometrideki terimlerin tek tek Türkçe karşılıklarını bizzat kendisi bulmuş. Bu adam düpedüz bir Türk milliyetçisi.(Zaten fikirlerimin babası Ziya Gökalp'tir diye açık açık söylemiş) Sol görüşlü birisi değil. Bunun kıvıracak saklanacak bir yanı yok.

Ve bugün yaşasaydı ben eminim;

NATO'ya da AB'ye de karşı çıkardı.

İdamı savunurdu.

Bırak HDP'li vekillere sahip çıkmayı HDP'nin kapatılması gerektiğini savunurdu.

Bırak Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan gibiler için iade-i itibar sözü vermeyi böyle şerefsiz azılı vatan hainlerini ibreti alem için Taksim Meydanı'nda asmak ve cesetlerini de günlerce sergilemek isterdi.

Diyanetin ve imam hatiplerin bugünkü halini görse onların da kapatılmasını isterdi.

Sözün özü Atatürk'ün CHP'si ile Kılıçdaroğlu'nun CHP'si arasında dağlar kadar fark var. Zaten Kılıçdaroğlu da kabul ediyor bunu.

Kılıçdaroğlu Atatürk'ü seviyor ya da sevmese de en azından saygı duyuyor diyebilirsin ama Kılıçdaroğlu Atatürkçüdür diyemezsin. Atatürkçülükten fersah fersah uzak çünkü.

Günümüzde Atatürkçülüğü temsil eden tek parti Osman Paşa'nın kurduğu Hak ve Eşitlik Partisi'dir. 

 

tarihinde Üçüncü Görüş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Valla benim en sevmediğim ve bugüne değin hiç yapmadığım muhabbet Atatürk olsaydı şunları yapardı, ölmeseydi şunları derdi muhabbeti. Tam ergen muhabbeti. 

Atatürk yok güzel kardeşim. Öldü. Biz de şu vatandaş bence Atatürkçü, şu değil deme hakkına pek de sahip değiliz, kişi ben Atatürkçüyüm diyorsa bitmiştir. Beğenirsin, beğenmezsin ayrı. 

Ben hiç hoşlanmıyorum Atatürkçü olma yarışını; yoksa benim de birileri hakkında fikirlerim var. 

Bir de şu CHP'ye saldırıp durma, nefret kusma işini bi bıraksanız öyle iyi olacak ki. Adamlar üç gündür mecliste yumruk yumruğa dövüşüyor, gece millet uykudayken geçirilmek istenen milletveklliğiyle ilgili madde görüşülüyorken kürsü işgal ediyor falan filan. Bunlara odaklanmak daha akıllıca olur. Yok şu anda başka parti. O yüzden herkes aklını başına alıp tek muhalefet partisi olan bu partiyi şu anda desteklemeli, yanında olmalı. Var mı başka muhalefet? Yok. Ya dincinin yanındasınız ya da CHP'nin. Başka seçeneğiniz yok.

Ortalık düze çıksın, yine yersiniz birbirinizi, sabah akşam CHP'ye saydırırsınız. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

Valla benim en sevmediğim ve bugüne değin hiç yapmadığım muhabbet Atatürk olsaydı şunları yapardı, ölmeseydi şunları derdi muhabbeti. Tam ergen muhabbeti. 

Atatürk yok güzel kardeşim. Öldü. Biz de şu vatandaş bence Atatürkçü, şu değil deme hakkına pek de sahip değiliz, kişi ben Atatürkçüyüm diyorsa bitmiştir. Beğenirsin, beğenmezsin ayrı. 

Ben hiç hoşlanmıyorum Atatürkçü olma yarışını; yoksa benim de birileri hakkında fikirlerim var. 

Bir de şu CHP'ye saldırıp durma, nefret kusma işini bi bıraksanız öyle iyi olacak ki. Adamlar üç gündür mecliste yumruk yumruğa dövüşüyor, gece millet uykudayken geçirilmek istenen milletveklliğiyle ilgili madde görüşülüyorken kürsü işgal ediyor falan filan. Bunlara odaklanmak daha akıllıca olur. Yok şu anda başka parti. O yüzden herkes aklını başına alıp tek muhalefet partisi olan bu partiyi şu anda desteklemeli, yanında olmalı. Var mı başka muhalefet? Yok. Ya dincinin yanındasınız ya da CHP'nin. Başka seçeneğiniz yok.

Ortalık düze çıksın, yine yersiniz birbirinizi, sabah akşam CHP'ye saydırırsınız. 

 

 

Niye partide Tanrıkulu, Böke, Pavey gibi Kürtçü-Ermeniciler barınıyor? Niye Bekaroğlu gibi gerici-şeriatçılar barınıyor?

Niye cumhurbaşkanlığı seçimlerinde memlekette adam kalmamış gibi Ekmeleddin gibi yobaz, şeriatçı ve üstelik Fethullahçı bir adamı aday gösterdiler?

Bunlara verebileceğin mantıklı bir cevap var mı? Benim var. O da şu: Kemal Kılıçdaroğlu ABD, FETÖ ve AKP'nin el birliğiyle Baykal'a kaset komplosu kurup daha sonra da CHP'nin başına geçirdikleri ve CHP'yi Amerikan çıkarlarına uygun bir şekilde dizayn etme görevini verdikleri basit bir kukla. Zaten her halinden Amerikancı oldukları da belli oluyor. Açıklamalarında hiç ABD'ye toz kondurmuyorlar. AB'yi de savunuyorlar.

Zaten Kılıçdaroğlu'nun dedeleri de cumhuriyete başkaldırmış, Türk ordusuna silah çekmiş eşkıyalardı. Ben bu adamın Atatürk'ü sevdiğine falan inanmıyorum. 

tarihinde Üçüncü Görüş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Aman şimdi CHP'ye saldırmayın", "CHP'yi eleştirmenin şimdi sırası mı?" vb nereye kadar böyle devam edeceğiz? Partiyi resmen Kürtçüler, Ermeniciler, liboşlar, Fethullahçı-şeriatçılar esir almış hala CHP'yi eleştirmeyin diyorlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne başlığı açan süzme salağın sosyal demokrasinin ne olduğundan ne de Kemalist olduklarını iddia eden diğerlerinin Atatürkçülüğün ne olduğundan haberi var. 

Kıçınızdan uydurduğunuz tanımlarla ahkam kesip ortalığı kenefe çevirmişsiniz. 

O ufacık kafanız hiçbir şeyi tam olarak özümseyemediği için de hala şablonlarla, bama kalıp klişelerle iş görmeye kalkıyorsunuz. 

Atatürk'ün ilkeleri de devrimlerinde güdülen amaç da bellidir. Açıktır, nettir. Bu amaca ulaşmak için uygulananlar ise pragmatist bir siyasete, somut ve özgün koşulların objektif bir tahliline ve onlara uygun olarak tesis edilmiş, hedefine odaklı, pratik faydayı ve ilerlemeyi gözeten özgün reçetelerdir. Elbette bu uygulamaların tümünde yüzde yüz başarılı olunamamış olabilir. Ama aklı başında hiç kimse Atatürk'ün başarılı olamadığını iddia edemez. Kurduğu cumhuriyet bu ülkeyi iyi kötü yaşanabilir hale getirmiş, bağımsızlığı ve sosyal düzeni sağlamış, Türkiye'nin başını dik tutabilmesini temin etmiştir. Sizin beğenmediğiniz rejimi 50 senedir yıkmaya uğraşıyorlar ve hala yıkamadılar. O dönemde kurulup da hala yaşayabilen kaç devlet vardır söyleyin?

Oktay Sinanoğlu kim arkadaşım? Tartışılmaz, sorgulanmaz bir tarih ve siyaset bilimi otoritesi midir bu kişi? İnönü'ye emperyalizmle işbirliği yaptı diyebilmek için kafayı tümden yemiş olmak gerekir ama bu da yetmez. Çünkü bu ülke için canını ortaya koyup savaşmış bir askere, çok önemli işlere büyük başarılara imza atmış büyük bir devletadamına, Atatürk'ün en çok güvendiği biricik yoldaşına bu kadar alçakça iftiralarla saldırabilmek için kansız olmak lazım. Siz gerzek ukalalar, kaç tane devrim yaptınız, kaç muharebe kazandınız, Lozan gibi kaç diplomatik zaferiniz var, kaç yıl devlet yönettiğiniz de bu kadar büyük laflar edebiliyorsunuz? Tarihi bu kadar akılsızca, insafsızca yargılamak ancak sizin gibi cahillerin işi olabilir. Atatürk "bana bir şey olursa İsmet Paşa'nın izinden gidin" der. Bu iki insan birbirlerine büyük bir sevgiyle, kardeşlik duygularıyla bağlıdır. İnönü'ne vatan hainiydi, ABD'yle işbirliği yaptı gibisinden ipe sapa gelmez iftiralarla saldırmak tek kelimeyle hainliktir!

Fullbright Komisyonu deyip duruyorsunuz da hanginiz açıp da okudu bu anlaşmaları ve yapılanları?

Hadi getirin de görelim Fullbright anlaşmasının metnini ve görelim İnönü'nün nasıl ihanet ettiğini! 

Getiremezsiniz. Çünkü hiç biriniz bunu okumadınız bile. Sağdan soldan, kendiniz gibi salakların işkembelerinden imal ettikleri sanrıları kendinize rehber edinmişsiniz.

Kulaktan dolma aslı astarı olmayan yalanlarla, iftiralarla, saplantılı dimağların uydurmalarıyla koskoca şanlı bir tarihe bok atıyorsunuz. 

 

İnönü'yü eleştirmek elbette mümkündür. Büyük hatalar yaptığı da bir gerçek. Ama bunları tartışabilmeniz için bir fırın ekmek yemeniz gerek. 

Ondan önce de temel eğitim almanız şart. Ama bu zekayla o da zor görünüyor...

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 saat önce, Türk Ateist yazdı:

Bir de şu CHP'ye saldırıp durma, nefret kusma işini bi bıraksanız öyle iyi olacak ki. Adamlar üç gündür mecliste yumruk yumruğa dövüşüyor, gece millet uykudayken geçirilmek istenen milletveklliğiyle ilgili madde görüşülüyorken kürsü işgal ediyor falan filan. Bunlara odaklanmak daha akıllıca olur. Yok şu anda başka parti. O yüzden herkes aklını başına alıp tek muhalefet partisi olan bu partiyi şu anda desteklemeli, yanında olmalı. Var mı başka muhalefet? Yok. Ya dincinin yanındasınız ya da CHP'nin. Başka seçeneğiniz yok.

İki yumruk salladılar diye havaya girdin değil mi? 

Ne kadar safsınız siz ya. Görmedin mi Binali Yıldırım'la nasıl sohbet edip Kaz Kebabı muhabbeti yaptıklarını? Y. Özdil'in o yazısını okumadın mı?

Bu CHP bu haliyle sırf birkaç vekili iki yumruk salladı diye şimdi bir umut mu oldu? 

Biz bu hale nasıl geldik diye hiç mi düşünmezsiniz?

Bandı başa saralım mı? Sene 2002'de RTE'nin siyaset yasağını kimler kaldırdı? Sırf partisinin başına geçebilsin diye, hukuku çiğneyerek, "Gericilere hoşgörü göstermek demokratlık değildir" diyen Atatürk'e nispet yaparcasına Anayasayı delik deşik ederek, Sabih Kanadoğlu gibi değerli bir hukuk insanının girişimiyle alınan kesinleşmiş yargı kararını yok sayarak, sadece %34 oy almış bir partiyi "Çoğunluğun iradesine saygı göstermek gerek" diyerek ve %66'lık çoğunluğu %34'lük cahil azınlığa yem yaparak, tüm hukuk, akıl, nizam ve vicdan ölçütlerine ihanet ederek RTE'yi başbakan yapan kimlerdi?

Kısıklı Köşkünde, azılı Atatürk düşmanı RTE'yle pazarlık masasına oturan kimdi? 

Bir türlü plajlardan çıkarıp da partisine sahip çıkmasını sağlayamadığımız, demokrasi kahramanımız ve hala vazgeçilmez olduğunu P.ztesi günü kendisine tanınan söylev verme inisiyatifinden anladığımız, hızlı zampara D. Baykal değil mi?

RTE gibi birinin asla ve kat'a devlet yönetme mevkiine getirilmemesi gerektiğini idrak edebilmek için ille de bu felaketlerin yaşanması mı gerekiyordu?

Bu adam başa geçtiğinde her türlü hukuk kuralını çiğneyeceğini, her türlü hileye başvuracağını bilmek için alim olmak mı gerekiyordu?

Elbette hayır. Zaten bunun için Anayasamızda, demokrasiyi güvence altına almak için cezai müeyyideler öngörülmüştü.

Bu yaptırımlar oraya süs olsun diye konulmadılar.

Ama CHP'deki kökleşmiş ihanet ve savsaklık, yavşaklık, vurdumduymazlık, adam sendecilik o boyutlardaydı ki Baykal itinin peşinden gittiler ve Anayasayı tarumar edip malum şahsı başa getirdiler.

Eeeee bunların olacağı zaten başından belliydi. O zaman Tayyib'e kızmak anlamsızdır.

Hırsızların cirit attığı bir mahallede, tüm kapıları ve pencereleri açık bırakıp sonra da "aaaa evime hırsız girdi, soyuldum" diye feryat etmektir.

İşte bu ülkeyi bu noktaya getiren de bu aptallığımızdır, aymazlığımızdır. Kendi içimizden yıkılıp un ufak edildiğimizi göremeyecek kadar kör oluşumuzdur.

O yumruk sallayan kahraman vekiller, Başkanlık geldikten sonra süt dökmüş kediye döneceklerdir. 17 bin TL maaş için iki yumruk sallamışlar çok mu.

Oku Yılmaz Özdil'i de daha şimdiden Kaz Etini mangalda nasıl çevireceklerinin muhabbetini yaptıklarını gör.

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Al işte bugün de K. Kılçıkdaroğlu'nun marifetlerini yazmış. Ekmelledin'den başka adam kalmamış mıydı memlekette?

Bir Yılmaz Büyükerşen, ya da Uğur Dündar aday gösterilmez miydi?

MHP'li seçmenin oylarını alacağım diye, üstelik MHP'li seçmenin yarısının AKP'ye çabucak kayabilecek kadar CHP'den nefret ettiği apaçık ortadayken CHP seçmenine böyle bir utancı yaşatmayı nasıl reva görebildiler?

Seçim gezisinde MHP'lilere ülkücü bozkurt işareti yapan Kılçıkdaroğlu omurgasızlığının bedelini bize ödetmiştir.

Kendi değerlerine sahip çıkmayana kimse sahip çıkmaz arkadaşım.

Sağa sola fino köpeği gibi kuyruk sallamanın, ilkelerine ihanet edip basit numaralarla, ucuz siyasetle oy devşirmeye çalışmanın, dik duramamanın kaçınılmaz sonucu budur.

Al oku da gör kimleri Cumhurbaşkanı olarak görmek istemiş bu CHP

 

Vahdettin'in şeyhülislamı'ydı Mustafa Sabri… Sevr'in imzalanması için özel çaba harcadı. Sarıklı İngiliz finosuydu, İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin kurucularındandı. Anadolu'daki direnişi kırmak için İngilizler tarafından icat edilen İslam Teali Cemiyeti'nin kurucularındandı. Mustafa Kemal'in idam fermanını bizzat kaleme aldı, fetva verdi, “Mustafa Kemal'in öldürülmesi caizdir, hatta her müslümanın dini vazifesidir” dedi. Böylesine süzme şerefsizdi yani… Kuvayi Milliye'den nefret ediyordu, “kudurmuş haydutlar, hainler, caniler” diyordu. “Eyy Allah'tan korkmayan, eyy peygamberden haya etmeyen mahluklar” diyordu. “Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti kahpedir” diyordu. “Bunların dinsizlik derecesi tasavvur edilemez, cenabı hakkın gazabı ve laneti bunların üzerine olsun” diyordu. Milli mücadelenin moralini bozmak için elinden geleni yapıyordu, “İngilizlerin, Fransızların ve sair devletlerin, iki paralık Mustafa Kemal kuvvetinin baskısına boyun eğerek İstanbul'dan çekip gitmelerini, ancak Kemalist Türk aklı kabul edebilir” diyordu. “Yunanlılara fazla zayiat verdirmek bizim için hayırlı ve menfaatli olamaz, İngilizleri kızdırırız, İngiliz gibi muazzam devlete karşı katiyen kazanma ihtimali yoktur” diyordu. “Yunan ordusu halifenin ordusudur, asıl kafası koparılacak mahlukat Ankara'dadır” diyordu. “Eyy askerler, Mustafa Kemal'in gayrimeşru emirlerine uyduğunuz yeter, bunların vücudlarını külliyen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, müslümanlık için farz olmuştur, sizin bu hainlere itaatiniz mescitlerimizi mabetlerimizi harap eyleyecek, bu zalimlere, bu katil canavarlara alet olduğunuz yeter, padişahımız halifemiz efendimiz hazretlerinin merhamet kucağı size açılmıştır, Allahını peygamberini seven bu tarafa gelsin” diyordu. Kuvayi Milliye'nin yanında saf tutan Denizli, Isparta, Uşak, Antalya, Sinop müftülerini görevden azletti, Ankara müftüsü Börekçizade Rıfat için idam fermanı çıkarttı. İzmir'deki Yunan Yüksek Komiserliği'ne teklifte bulundu, “Mustafa Kemal'in pençesinden kurtulmak için Batı Anadolu'da sizin kontrolünüzde özerk hükümet kuralım” dedi, Atina'ya iletildi, Yunan başbakanı Gunaris teklifi inceledi, “kendi milletini satan hainlere ihtiyacımız yok” dedi, reddetti. Bu haysiyetsiz yobaz… Milli mücadele kazanılınca, padişahı efendisi Vahdettin gibi, İngiliz gemisiyle kaçtı, Yunanistan'a sığındı, Yarın adıyla gazete çıkardı. O gazeteye 1927 senesinde “Allah'ın huzurunda Türklükten istifa ediyorum, tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme, beni Türk milletinden addetme” diye makale yazdı. “Elimden gelse bütün Türkleri Arap yaparım, bunların vaktiyle Araplaşmadığına eseflenirim” diye yazdı. Hilafetin yeniden kurulması için dönemin Papa'sına mektup gönderdi, İslamiyet adına Vatikan'dan yardım istedi. Yunanistan'dan Suudi Arabistan'a geçti, en son Mısır'a yerleşti, El Ezher Üniversitesi'nde ders verdi, Kahire'de öldü, Gafir mezarlığına gömüldü.

*

Mehmet İhsan efendi, bu haysiyetsiz Mustafa Sabri'nin en birinci öğrencisiydi. Atatürk Cumhuriyeti'ne katlanamadı, Cumhuriyet ilan edilir edilmez tası tarağı topladı, henüz 22 yaşındayken, Mustafa Sabri'nin yanına Mısır'a gitti. Birbirlerini öylesine seviyorlardı ki, Mehmet İhsan efendi öldüğünde, Mustafa Sabri'nin yanına gömüldü.

*

Kemal kılıçdaroğlu efendi, bu Mehmet İhsan efendinin oğlunu Atatürk Cumhuriyeti'ne cumhurbaşkanı adayı yaptı!

*

Atatürkçüler şoke oldu. Memlekette adam kalmamış gibi, tee Mısır'dan getirilmişti. Herkes google'a koştu, “kim bu ekmeleddin?” diye aradı. Vatandaşların yüzde 78'i adını bile duymamıştı. Yukarıda özetlediğim zihniyetle, Arap kültürüyle yetişmişti. Kahire'de doğmuş, Türkiye'ye hayatında ilk defa 27 yaşında gelmişti, 27 yaşına kadar memlekete adım bile atmamıştı. Akp'nin ve özellikle Abdullah Gül'ün desteğiyle İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreteri olmuştu. İslam Ordusu kurulmasını önerdi, ki, bu İslam Ordusu aslında ABD'nin projesiydi. Açık açık “CHP'li değilim” diyordu. Demokrat Parti geleneğinden geldiğini söylüyor, Turgut Özal hayranı olduğunu söylüyor, güya rakip olduğu Tayyip Erdoğan için “aile dostum” diyordu. Seçim bildirgesini okumaya Fatiha suresiyle başladı, Menderes'in mezarının başında konuşma yaparken ağladı. Yurt gezilerinde en önce türbelere gitti, vatandaşları “ehlen ve sehlen” diye Arapça selamladı. Ekmeleddin ihsanoğlu efendinin cumhurbaşkanı adaylığını, kemal kılıçdaroğlu efendi ve devlet bahçeli efendiden başka, sadece fethullah gülen destekliyordu, pensilvanya'daki vaazında “her halimizde, her tavrımızda iman-ı ekmel, İslam-ı ekmel, ihsan-ı ekmel, ihlas-ı ekmel, rıza-yı ekmel, yakin-i ekmel demeliyiz, hayatımızı bu atkılar arasında dantela gibi işlemeliyiz, sürçsek bile, kalktığımızda el ihsan demeliyiz” diyordu. Ekmeleddin efendinin adaylığına itiraz etmek adeta suç haline getirilmişti, itiraz edenler “CHP düşmanı, Atatürk düşmanı, AKP yandaşı” ilan ediliyordu. Kemal kılıçdaroğlu efendi “tıpış tıpış oy vereceksiniz” diyordu. Netice kaçınılmazdı… Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildi. CHP seçmeni saçını başını yolarken, ekmeleddin efendi gevrek gevrek gülümseyerek “çok mutluyum” dedi. Kemal kılıçdaroğlu efendi de “siyaset dünyamız çok önemli bir aktör kazandı, bugün seçim olsa yine sayın ihsanoğlu'nu aday gösterirdim” dedi.

*

Chp'nin cumhurbaşkanı adayı olan ekmeleddin efendi, Chp'den milletvekili olmayı kabul etmedi, gitti Mhp'den milletvekili oldu.

*

Mhp'deki tüm muhalifleri fetocu olmakla suçlayan devlet bahçeli efendi, fetonun bizzat dualar ettiği ekmeleddin efendiyi hem cumhurbaşkanı çatı adayı yaptı, hem milletvekili yaptı, hem TBMM başkan adayı yaptı.

*

Ve şimdi, bu ekmeleddin efendi, Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimini değiştirecek olan yeni anayasaya, halkın egemenliğini saraya veren yeni anasayasa “evet” oyu verdi. Henüz aksini açıklamadığına göre… Kemal kılıçdaroğlu efendinin halka dayattığı cumhurbaşkanı adayı, gitti, Tayyip Erdoğan'ın başkanlığı lehine oy kullandı!

*

Bitmedi…

*

Dün anlatmıştım, başbakan binali efendi, muhalefet kulisine geldi, yılışık yılışık sırıtan Chp'lilerle çay içti, kemal kılıçdaroğlu efendiyle Kars kazı muhabbeti yaptı, hep birlikte Kars kazı yeme konusunda anlaştılar.

*

Meclis kulisindeki bu görüşmede Chp ve Akp kurmaylarından başka biri daha vardı. Ekmeleddin ihsanoğlu efendi de oradaydı!

*

TBMM'de rejim değiştirilirken… Bir avuç namuslu CHP milletvekili canhıraş şekilde direnirken… CHP'li kadın milletvekili AKP milletvekilleri tarafından tartaklanırken… Atatürkçü yurttaşlar bu vahim hadiseleri Halk tv ekranından seyredip, kahrolurken… Ekmeleddin efendi, binali efendiye ne dedi biliyor musunuz?

*

“Osmanlı hanedanı mensuplarına maaş bağlanması, hanedanın çocuklarına yurt ve burs imkanı sağlanması için bir yasa teklifi sunmuştum, bu konuda yardımlarınızı rica ediyorum” dedi!

*

Evet, yanlış okumadınız…

*

Atatürk Cumhuriyeti'nin adeta kapısına kilit vurulurken… Atatürkçü seçmene zorla dayatılan cumhurbaşkanı adayı ekmeleddin efendi, Osmanlı'ya maaş bağlanması için kulis yapmakla meşguldü.

*

Üzülüyorsunuz, daha çok üzülün diye yazmıyorum bu satırları…

*

Bile bile, göz göre göre, yurtsever duygularınızı istismar edip, aslanlar gibi direniyorlar, bravo chp yönetimine, kılıçdaroğlunun Atatürk'lü klibine bayıldım, elli kere tıkladım filan diyebilirdim. Kişisel olarak bana çok faydası olur ama, memlekete yazık olur.

*

Yarınların aydınlık olmasını istiyorsak, bu karanlık günlere nasıl sürüklendiğimizi asla unutmayalım diye yazıyorum… Mücadele ediyormuş gibi görünürken, aslında kimlerin Kuvayi Milliye maskesinin altına gizlendiğini görelim diye yazıyorum

tarihinde Userİşte tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎1‎/‎3‎/‎2017 at 16:47, yeniçeri53 yazdı:

Birde şöyle düşünelim :Acaba Atatürkün ömrü İsmet paşa kadar olabilseydi.II Cihan savaşında ne yapardı? Savaştan sonra ne yapabilirdi? İtalyanların bize bıraktığı 12 adayı alabilirmiydi? SSCB nin Toprak talebi ve Boğazlar üzerindeki isteklerine ayrıca Türkiyenin bir Varşova paktı Ülkesi olması taleplerini nasıl karşılar ve neler yapabilirdi?

12 ada meselesini bilmiyorum. Ama onların halkı yunanlı. (İzmir filan da Yunanlılarındı). Zaten bir sürü toprak var. gözünüz doysun.

Bir kere yazdım. Bi daha yazayım.

Atatürk ülkeyi var eden kişidir. Atatürkçülük bu ülkenin var olma ideolojisidir. ABD'de Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti vardır ama her ikisi de ABD'nin kuruluş ilkeleri konusunda hemfikirdir.

Normal koşullarda "Atatürkçü olmayan" parti diye bir şey olmaz. Anlatabiliyor muyum.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 hours ago, leonardo18 said:

12 ada meselesini bilmiyorum. Ama onların halkı yunanlı. (İzmir filan da Yunanlılarındı). Zaten bir sürü toprak var. gözünüz doysun.

Bir kere yazdım. Bi daha yazayım.

Atatürk ülkeyi var eden kişidir. Atatürkçülük bu ülkenin var olma ideolojisidir. ABD'de Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti vardır ama her ikisi de ABD'nin kuruluş ilkeleri konusunda hemfikirdir.

Normal koşullarda "Atatürkçü olmayan" parti diye bir şey olmaz. Anlatabiliyor muyum.

 

Yani Var olmaksa sayet o zaman  padisahlık yani Mutlakiyetle ve seriatla da yönetilmekdemi var Atatürkcülügün icinde ? Yanlısmı anladım ?Eger anlamadımsa buna katılmak mümkün degildir

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, yeniçeri53 yazdı:

Yani Var olmaksa sayet o zaman  padisahlık yani Mutlakiyetle ve seriatla da yönetilmekdemi var Atatürkcülügün icinde ? Yanlısmı anladım ?Eger anlamadımsa buna katılmak mümkün degildir

Onu diyorum işte yıllardır. Cumhuriyeti yıkmak isteyen parti yasal olamaz. Yurt dışında komünist parti filan var. Ama onlar bile bu kadar ileri gitmiyorlar. Deveye sormuşlar hesabı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.