Jump to content

Tanrı'nın olduğuna dair bilimsel veriler..


Recommended Posts

2 minutes ago, Mindsurfer said:

Ondan da önemlisi; anlamadığımız ve hayatın gerçekleriyle hiçbir alakası olmayan bir kitaptan nasıl sorumluluğumuz olabileceği, konusudur?

Kuran'a göre, Türkiye'de yaşayan bir insanın asla bu kitaptan sorumluluğu yok.

Ancak siz, kuran'a bile inanmıyorsunuz. Bu da dinin tamamen kendi dindaşlarına yaranma amacıyla yaşandığının bir göstergesidir.

 

 

Ben Kuran'ı okuduğumda onun insan ürünü olmadığını ve verdiği misalleri düşündüğümde hayatla özdeşleştiğini görüyorum. Benim içimi rahatlatıyor ve bana güç veriyor onu okuduğumda ama yüzde 100 herşeyi anlamıyorum kafamda çözemediğim şeyler var tabi ama bunların olması benim toptan inkarımı gerektirmez çünkü defalarca tanık oldum ki anlamadığım konuları zamanla bilgim arttıkça anlamaya başladım ve defalarca tanık oldum ki meallerde hata var.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 200
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

1 saat önce, Cesed yazdı:

defalarca tanık oldum ki meallerde hata var.

Evet, ben de defalarca tanık oldum. ancak hatalar genelde islam lehine yapılıyor. daha doğrusu hata değil, kasıtlı olarak değiştiriliyor.

Mesela, Nur 33'de "fuhuşa zorlamayın" denirken, "sakın" kelimesi kasten ekleniyor; "sakın fuhuşa zorlamayın" şeklinde.

Halbuki o ayetin gerçek anlamı ve özeti; "kadınları fuhuşa zorlamayın... ama zorlarsanız da önemli değil" şeklindedir.

Aynı şekilde Nisa 34'de "kadınları dövün" diyor.... "(hafifçe) dövün" şeklinde parantezle kurtarmaya çalışıyorlar.

Maide 33'de ise, tüm meallerde çarmıha germe işkencesi, asma şeklinde değiştirilmiş.

Tüm bunlar kuran'ın ne derece insanlık dışı emirlerle dolu olduğunu gizleme amaçlıdır. Ancak tarafsızca okuyup araştıran için, ortadaki durum çok da gizlenebilecek türden değil.

 

 

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

(Muhammed 47/4)

Ayetleri görmezlikten gelenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Onları etkisiz hale getirince sıkı güvenlik çemberine alın[1*]. Sonra karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın[2*]. Allah’ın tercihi farklı olsaydı onların hakkından kendisi gelirdi. Böyle olması, birinizi diğerinizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin yaptıklarını karşılıksız bırakmaz. 



[1*] Evtas esirlerinin bağlanmadan nasıl koruma altına alındığı yazılacak.

[2*]

(Nur 24/33)

Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah tarafından ihtiyaçları karşılayıncaya kadar kendilerine hakim olsunlar. Eliniz altındaki esirlerden hürriyet sözleşmesi (kitabet) yapmak isteyenlerde bir iyi tutum biliyorsanız sözleşmeyi yapın. Allah’ın size verdiği maldan da onlara verin. Eğer evlenmek isterlerse dünya hayatının geçici menfaatinin peşine düşerek kızlarınızı isyana zorlamayın. Kim onları zorlarsa, zorlanmalarından sonra Allah onları bağışlar, ikram eder.[*] 


[*] Bakirelerle ilgili müteşâbih âyet:

Şu âyet, evlenecek genç kızlara baskı yapılmasını yasaklamaktadır.

وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ

“Evlenmek isterlerse kızlarınızı, şu hayatın malını arzu ederek aşırı davranışlara zorlamayın.” (Nur 24/33)

Ayette geçen فَتَيَات = genç kızlar, bakire kızlardır.

إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا (in eredne tehassunen) =evlenmek isterlerse, anlamına gelir.

تَحَصُّنً = tehassun kelimesinin buradaki anlamı muhsana olmaktır. Muhsana, Nisa 4/24. âyette evli,  Nisa 4/25. âyette de namuslu anlamında kullanılmıştır. Gençliğinin baharında olan genç kızlar zaten namuslu olacakları için âyetin anlamı “evlenmek isterlerse” şeklindedir. Bu âyet evlenme ile ilgili olduğundan başka bir anlama çekilmesi imkânsızdır.

Eğer kur’ân kavramı bilinebilseydi bu âyete bu anlamı vermek imkânsızlaşırdı. Çünkü  Kur’an’da bu anlama çekilebilecek başka bir ayet bulunamaz.
 

(Nisa 4/34)

Erkekler, kadınların koruyucusudurlar. Bu, Allah'ın her birine diğerinden üstün özellikler vermesi ve erkeklerin mallarından harcamaları[1*] sebebiyledir. İyi kadınlar, Allah’a itaat edenler ve Allah'ın korumasına karşılık[2*] yalnızken[3*] kendilerini koruyanlardır.Boşanıp gitmesinden korktuğunuz kadınlarınıza öğüt verin, yataklarından ayrılın ve kendilerini rahat bırakın[4*]. Sizi gönülden kabul ederlerse onlara karşı başka bir yol aramayın (boşanmaya kalkmayın). Allah yücedir, büyüktür. 

[1*] Mehir sorumluluğu ve aieyi geçindirme sorumluluğu

[2*] Allah'ın kadını koruması,zina suçlamasına karşılık,iddia sahibi ve onun ayrıca 4 şahit getirme zorunluluğu,evi geçindirme sorumluluğunun erkeğe ait olması,kadının evlilik ve boşanma hukukunun mehir ile maddi güvence altına alınmış olmasıdır.

[3*]

[4*]

 

(Maide 5/33)

 

Allah’a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir[*]. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir. 
 

tarihinde Cesed tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed 4'de, "derhal" veya "o anda vurun" gibi bir anlam çıkıyor mu..., tekrar bakınca tam emin olamadım?

O yüzden yukarıdaki mesajda şimdilik o örneği erteledim. Diğerlerinde herhangi bir şüphem yok

Tabii kafa koparma emrinin, savaş için bile olsa barbarca olduğu kesin. 

 

 

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Cesed yazdı:

Allah’a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir[*]. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir. 

Bu meal de yanlış. Fesat çıkarmaktan bahsediyor. yani mesela dinin uydurma olduğu gerçeğinden bahsetmek gibi...!

4. allâhe ve resûle-hu : Allâh (cc.) ve O'nun Resulu ile
5. ve yes'avne fî el ardı : ve yeryuzunde çalışırlar
6. fesâden : fesad - bozgun

 

Ayrıca bu ayetlerin zaten konuyla ilgisi yok. Kuran tanrıyı ispatlamaz. tersine olmadığı düşüncesini aşılar.

Kuran, düşünebilen her insanda, "Tanrı varsa, neden hakkında böyle rezil kepaze şeyler yazılmasına izin veriyor...?" sorusunu akla getirecektir.  

 

 

tarihinde Mindsurfer tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Cesed said:

(Muhammed 47/4)

Ayetleri görmezlikten gelenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Onları etkisiz hale getirince sıkı güvenlik çemberine alın[1*]. Sonra karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın[2*]. Allah’ın tercihi farklı olsaydı onların hakkından kendisi gelirdi. Böyle olması, birinizi diğerinizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin yaptıklarını karşılıksız bırakmaz. 



[1*] Evtas esirlerinin bağlanmadan nasıl koruma altına alındığı yazılacak.

[2*]

(Nur 24/33)

Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah tarafından ihtiyaçları karşılayıncaya kadar kendilerine hakim olsunlar. Eliniz altındaki esirlerden hürriyet sözleşmesi (kitabet) yapmak isteyenlerde bir iyi tutum biliyorsanız sözleşmeyi yapın. Allah’ın size verdiği maldan da onlara verin. Eğer evlenmek isterlerse dünya hayatının geçici menfaatinin peşine düşerek kızlarınızı isyana zorlamayın. Kim onları zorlarsa, zorlanmalarından sonra Allah onları bağışlar, ikram eder.[*] 


[*] Bakirelerle ilgili müteşâbih âyet:

Şu âyet, evlenecek genç kızlara baskı yapılmasını yasaklamaktadır.

وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ

“Evlenmek isterlerse kızlarınızı, şu hayatın malını arzu ederek aşırı davranışlara zorlamayın.” (Nur 24/33)

Ayette geçen فَتَيَات = genç kızlar, bakire kızlardır.

إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا (in eredne tehassunen) =evlenmek isterlerse, anlamına gelir.

تَحَصُّنً = tehassun kelimesinin buradaki anlamı muhsana olmaktır. Muhsana, Nisa 4/24. âyette evli,  Nisa 4/25. âyette de namuslu anlamında kullanılmıştır. Gençliğinin baharında olan genç kızlar zaten namuslu olacakları için âyetin anlamı “evlenmek isterlerse” şeklindedir. Bu âyet evlenme ile ilgili olduğundan başka bir anlama çekilmesi imkânsızdır.

Eğer kur’ân kavramı bilinebilseydi bu âyete bu anlamı vermek imkânsızlaşırdı. Çünkü  Kur’an’da bu anlama çekilebilecek başka bir ayet bulunamaz.
 

(Nisa 4/34)

Erkekler, kadınların koruyucusudurlar. Bu, Allah'ın her birine diğerinden üstün özellikler vermesi ve erkeklerin mallarından harcamaları[1*] sebebiyledir. İyi kadınlar, Allah’a itaat edenler ve Allah'ın korumasına karşılık[2*] yalnızken[3*] kendilerini koruyanlardır.Boşanıp gitmesinden korktuğunuz kadınlarınıza öğüt verin, yataklarından ayrılın ve kendilerini rahat bırakın[4*]. Sizi gönülden kabul ederlerse onlara karşı başka bir yol aramayın (boşanmaya kalkmayın). Allah yücedir, büyüktür. 

[1*] Mehir sorumluluğu ve aieyi geçindirme sorumluluğu

[2*] Allah'ın kadını koruması,zina suçlamasına karşılık,iddia sahibi ve onun ayrıca 4 şahit getirme zorunluluğu,evi geçindirme sorumluluğunun erkeğe ait olması,kadının evlilik ve boşanma hukukunun mehir ile maddi güvence altına alınmış olmasıdır.

[3*]

[4*]

 

(Maide 5/33)

 

Allah’a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir[*]. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir. 
 

Buradaki çevirilerin hepsi de çarpıtılmış, yanlış çevirilerdir, bu çevirileri yapanların ve bu yalan çevirileri işine geldiği için kabul edenlerin yalanları, ikiyüzlülükleri ortaya konsa bunlar utanır mı? Tabii ki hayır, çünkü İslam'da arap putu uğruna her türlü yalan, dolan, üçkağıtçılık serbesttir. 

Mesela Nisa/34 ayetindeki "kadınları dövün" ifadesi "kendilerini rahat bırakın" diye çevrilmiş, bu apaçık bir yalan ve çarpıtmadır. Böyle bir çeviri yapan bir yalancı ve sahtekarın diğer ayetlerde de yalana ve sahtekarlığa başvuracağı çok açıktır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
4 hours ago, sağduyu said:

 

Mesela Nisa/34 ayetindeki "kadınları dövün" ifadesi "kendilerini rahat bırakın" diye çevrilmiş, bu apaçık bir yalan ve çarpıtmadır. Böyle bir çeviri yapan bir yalancı ve sahtekarın diğer ayetlerde de yalana ve sahtekarlığa başvuracağı çok açıktır.

Mantıksal tutarlılık açısından rahat bırakın meali daha uygun.

6 hours ago, Mindsurfer said:

Bu meal de yanlış. Fesat çıkarmaktan bahsediyor. yani mesela dinin uydurma olduğu gerçeğinden bahsetmek gibi...!

4. allâhe ve resûle-hu : Allâh (cc.) ve O'nun Resulu ile
5. ve yes'avne fî el ardı : ve yeryuzunde çalışırlar
6. fesâden : fesad - bozgun

Fesad  bozgun, ortalığı karııştırmak anlamına daha yakınken sen dine uydurma diyenler anlamı veriyosun, uydurma diyenler için başka ayetlerde kelimeler var. 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, Cesed yazdı:

Nahl 93. Ayet

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Nahl 93. Ayet

 

Tercihi Allah yapsaydı sizi bir tek toplum (ümmet) yapardı[*]. Ama o, sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız. 
 

Cididen bunu anlayarkmı yazıyorsun buraya yoksa okuduğunumu anlamıyorsun lütfen cevabın net olsun.:D

Link to post
Sitelerde Paylaş
10 minutes ago, güven said:

Cididen bunu anlayarkmı yazıyorsun buraya yoksa okuduğunumu anlamıyorsun lütfen cevabın net olsun.:D

Sen konuyu anlamamışsın konu bir kelimenin anlamı bozularak yapılan mealı kelimenin gerçek anlamına uygun diğer mealle karşılaştırmak

Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, Cesed yazdı:

Sen konuyu anlamamışsın konu bir kelimenin anlamı bozularak yapılan mealı kelimenin gerçek anlamına uygun diğer mealle karşılaştırmak

 Konuyu anladım okudum zaten kafam senin astığın ayete takıldı. böylesine 2 yüzlü ayeti ne diye astın buraya tanrı hem diyor istesem sizi bir ümet yapardım ama istemdim.  sizi sormlu tutyorum diiyor. bu ne lahana bu ne turşu. hem ben istesem sizi en iyi restornata yemek yedirdim istemdim acınızdan geberin  diyor gebermenizde sormumlu sizsiniz diyor. kimse demiyor patron yemek yedirmedi biz acımızdan öldük.  müslümanlarda bir tekme vuruyor anlamdan dinlemden dur kardeş patron bize yemek vermedi  onadan geberiyoruz deselerde kimseye anlatamıyorlar. ne güzel adelet  ben içimden geçeni söyleyeyim kim güçlüse bende onun yanındayım gebersinler, belki  ona yalaklık yaptığım için bana bir dürüm ısmarlar:D zıkım yiyin emi

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, güven said:

 Konuyu anladım okudum zaten kafam senin astığın ayete takıldı. böylesine 2 yüzlü ayeti ne diye astın buraya tanrı hem diyor istesem sizi bir ümet yapardım ama istemdim.  sizi sormlu tutyorum diiyor. bu ne lahana bu ne turşu. hem ben istesem sizi en iyi restornata yemek yedirdim istemdim acınızdan geberin  diyor gebermenizde sormumlu sizsiniz diyor. kimse demiyor patron yemek yedirmedi biz acımızdan öldük.  müslümanlarda bir tekme vuruyor anlamdan dinlemden dur kardeş patron bize yemek vermedi  onadan geberiyoruz deselerde kimseye anlatamıyorlar. ne güzel adelet  ben içimden geçeni söyleyeyim kim güçlüse bende onun yanındayım gebersinler, belki  ona yalaklık yaptığım için bana bir dürüm ısmarlar:D zıkım yiyin emi

Anlamamışsın ben meailin yanlış olduğunu belirtiyorum sen meale bakıp 2 yüzlü meal diye beni suçluyorsun

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, Cesed said:

Mantıksal tutarlılık açısından rahat bırakın meali daha uygun.

Vurun, dövün anlamına gelen kelime kullanıldığına göre mantıksal tutarlılık açısından vurun, dövün daha uygun demeyeceğim, anlamı tamamen o.

Kadını 2. sınıf insan yerine koyan bir kitapta kadını dövün demesi de kitabın genel havasına gayet uygun.

Link to post
Sitelerde Paylaş
11 hours ago, Cesed said:

defalarca tanık oldum ki meallerde hata var.

Bu nasıl bir kutsal kitap ki,çeviriler hatalı,isteyen istediği gibi manipülasyon yapabiliyor,herkes farklı anlıyor,içerisinde tonla çelişki var,bilime aykırı birçok ayet var,var da var..

1400 senedir gerçek islam bu değil deyip duruluyor,çünkü kimse Kuran-ı anlamıyor,

Daha doğrusu kuran anlaşamılıyor,

Mekke'döneminde ayrı,Medine'de birbirinin zıttı ayet olur mu?

Senin dinin sana benim dinim bana deyip sonra kafirlerin boyunlarını vurun diyen tanrı elbette kafa bulanması yapar.

Kuranın insan elinde yazıldığı açıktır.Kosmosun sahibi bir Tanrı böyle bir kitap yazamaz,bu inandığın Tanrı'ya bir hakarettir.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir erkek olarak güzel bir kadın gördüğümde hemen anlıyorum. Bana o kadının güzel bir kadın olduğunu kimsenin anlatmasına ihtiyaç duymuyorum. Peki tanrının sözlerini duyduğumda da aynısı olması gerekmez mi? Hiç kimsenin açıklamasına ihtiyaç duymadan, doğal ve ilahi bir şekilde kalbimin yükselmesi gerekmez mi? Bence gerekir. Tanrının sözleri, en az bir kadını görmenin üzerimde yarattığı etki kadar etki yaratmalı. Ama olmuyor. Tanrının sözleri denen metinleri okuduğumda tereddütsüz bir duygu sarmıyor bedenimi. Olmuyor yani. İlla bir açıklama, bir tevil, bir düzeltme ihtiyacı... 

İnsan aşık olduğunda nasıl ki aşık olduğuna emin oluyorsa, tanrının sözlerini duyduğunda da aynı şekilde emin olmalı. Olmuyor imanlı arkadaşlar. Bende öyle bir etki yaratmıyor kutsal metinleriniz. 

O kelime o mealde yanlışsa bile, kendince doğrusunu getirip oraya koyduğunuzda da olmuyor. Çeviri hatasının ötesinde problemler var. Üzgünüm ama durum bu.

Link to post
Sitelerde Paylaş
22 minutes ago, Robespierre said:

Bir erkek olarak güzel bir kadın gördüğümde hemen anlıyorum. Bana o kadının güzel bir kadın olduğunu kimsenin anlatmasına ihtiyaç duymuyorum. Peki tanrının sözlerini duyduğumda da aynısı olması gerekmez mi? Hiç kimsenin açıklamasına ihtiyaç duymadan, doğal ve ilahi bir şekilde kalbimin yükselmesi gerekmez mi? Bence gerekir. Tanrının sözleri, en az bir kadını görmenin üzerimde yarattığı etki kadar etki yaratmalı. Ama olmuyor. Tanrının sözleri denen metinleri okuduğumda tereddütsüz bir duygu sarmıyor bedenimi. Olmuyor yani. İlla bir açıklama, bir tevil, bir düzeltme ihtiyacı... 

İnsan aşık olduğunda nasıl ki aşık olduğuna emin oluyorsa, tanrının sözlerini duyduğunda da aynı şekilde emin olmalı. Olmuyor imanlı arkadaşlar. Bende öyle bir etki yaratmıyor kutsal metinleriniz. 

O kelime o mealde yanlışsa bile, kendince doğrusunu getirip oraya koyduğunuzda da olmuyor. Çeviri hatasının ötesinde problemler var. Üzgünüm ama durum bu.

Elbette Tanrı' nın ayetleri kendini belli eder ve kanıtlanmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.

52 minutes ago, Tremor said:

Bu nasıl bir kutsal kitap ki,çeviriler hatalı,isteyen istediği gibi manipülasyon yapabiliyor,herkes farklı anlıyor,içerisinde tonla çelişki var,bilime aykırı birçok ayet var,var da var..

1400 senedir gerçek islam bu değil deyip duruluyor,çünkü kimse Kuran-ı anlamıyor,

Daha doğrusu kuran anlaşamılıyor,

Mekke'döneminde ayrı,Medine'de birbirinin zıttı ayet olur mu?

Senin dinin sana benim dinim bana deyip sonra kafirlerin boyunlarını vurun diyen tanrı elbette kafa bulanması yapar.

Kuranın insan elinde yazıldığı açıktır.Kosmosun sahibi bir Tanrı böyle bir kitap yazamaz,bu inandığın Tanrı'ya bir hakarettir.

 

Allah buna izin vermiştir. O hiçkimseyi gücünün yetmeyeceği birşeyle sorumlu tutmaz.

Eğer Allah buna izin vermemiş olsaydı insan olmanın bir anlamı imtihanın bir anlamı olmazdı. 

Eğer hastalar olmasa doktorluğun değeri olmazdı.

Eğer insanların nefsleri doğruluğu, cömertliği, Allah'a itaati emretseydi. Resullerin bir değeri önemi olmazdı.

Hayatta aldatma yalan söyleme kolay olmasa sadakatin dürüstlüğün  bir değeri olmaz.

Bu sahtekarlıklar olmasa hakikat için çabalayanların, bedel ödeyenlerin ne değeri önemi kalır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Cesed yazdı:

Elbette Tanrı' nın ayetleri kendini belli eder ve kanıtlanmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.

Allah buna izin vermiştir. O hiçkimseyi gücünün yetmeyeceği birşeyle sorumlu tutmaz.

Eğer Allah buna izin vermemiş olsaydı insan olmanın bir anlamı imtihanın bir anlamı olmazdı. 

Eğer hastalar olmasa doktorluğun değeri olmazdı.

Eğer insanların nefsleri doğruluğu, cömertliği, Allah'a itaati emretseydi. Resullerin bir değeri önemi olmazdı.

Hayatta aldatma yalan söyleme kolay olmasa sadakatin dürüstlüğün  bir değeri olmaz.

Bu sahtekarlıklar olmasa hakikat için çabalayanların, bedel ödeyenlerin ne değeri önemi kalır.

Bu dünya bir imtihan mı size göre?

insanın dünyadaki varlığı bir imtihan mı size göre?

Link to post
Sitelerde Paylaş
15 minutes ago, Sundance said:

Bu dünya bir imtihan mı size göre?

insanın dünyadaki varlığı bir imtihan mı size göre?

 

Evet

 

(Hud 11/7)

Gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Allah’tır. Bunu, sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için yapmıştır. O sırada yönetim merkezi (arşı) suyun üstündeydi. Onlara: “Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz” desen ayetleri görmezlikten gelenler, hemen cevabı yapıştırır ve “Bu açıkça bizi büyüleme çabasından başka bir şey değil” derler. 

(Kehf 18/7)

(Üzülmene gerek yok çünkü) Biz, yeryüzündeki her şeye bir çekicilik[*] verdik ki kimin işi daha güzel olacak diye onları yıpratıcı bir imtihandan geçirelim. 

(Ta Ha 20/131)

Dünya hayatının süsü olarak, kendilerini imtihan için üst üste nimetler verdiğimiz kişilere imrenme. Rabbinin verdiği rızık daha hayırlı ve daha kalıcıdır. 

 

(Enbiya 21/35)

Her canlı ölümü tadacaktır. Kötüyle de iyiyle de sizi yıpratıcı bir imtihandan geçiririz. Huzurumuza çıkarılacaksınız. 

(Hac 22/53)

Allah’ın şeytanların karıştırdığına izin vermesi, bunu, kalplerinde hastalık olanlarile kalpleri kaskatı olanlariçin bir imtihan vesilesi kılmak içindir. Çünkü yanlış yapanlar, (o nebi veya elçiden) iyice uzaktadırlar. 

(Casiye 45/22)

Allah, gökleri ve yeri gerçek[1*] varlıklar olarak ve herkese çalışmasının karşılığının verileceği imtihan sebebi olsun diye[2*] yarattı. Kimseye de haksızlık yapılmaz. 


[1*] Hem gerçek varlıklar hem de gerçekleri gösterir içerikte. Göklerin ve yerin, Allah’ın ayetlerinden olması ve emin olmak isteyenler için buralarda pek çok delil bulunması ile ilgili diğer ayetler Nuh 71/15-17, Casiye 45/12,13, Bakara 2/164 ve Bakara 2/255, Al-i İmran 3/190, En’am 6/99, Yunus 10/6, Yunus 10/101, Ra’d 13/2

(Muhammed 47/31)

Şurası bir gerçek ki içinizden mücadele (cihad) edenleri ve sabırlı davrananları öğreninceye; haberlerinizi ortaya çıkarıncaya kadar sizi zorlu bir imtihandan geçireceğiz. 
(Tegabun 64/15)

Mallarınız ve çocuklarınız sadece sizi imtihan etmek içindir. Büyük ödül Allah katındadır. 
(Mülk 67/2)

Ölümü ve hayatı yaratan odur[*]. Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır. 


[*] İnsan ortaya çıkıncaya kadar uzunca bir zaman geçer (İnsan 76/1). Onu oluşturan parçalar vardır ama o yoktur. Sonra yaratılır ve yıpratıcı bir imtihandan geçirilir. Sonra ölür ve onu oluşturan parçalar toprak olur. İmtihanın sonucu görmek için topraktan son kez yaratılacaktır. Böylece her insanın başından iki ölüm ve iki hayat geçmiş olacak )  (Mümin 40/11 ve Bakara 2/28) ve artık ölmeyecektir. Önce ölümün sonra hayatın yaratılması bunu gösterir.


(Fecr 89/15)

İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..’ 
 

(Fecr 89/16)

Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: “Rabbim beni rezil etti”. 

 

 

 

tarihinde Cesed tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
40 dakika önce, Cesed yazdı:

 

Evet

 

(Hud 11/7)

Gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Allah’tır. Bunu, sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için yapmıştır. O sırada yönetim merkezi (arşı) suyun üstündeydi. Onlara: “Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz” desen ayetleri görmezlikten gelenler, hemen cevabı yapıştırır ve “Bu açıkça bizi büyüleme çabasından başka bir şey değil” derler. 

(Kehf 18/7)

(Üzülmene gerek yok çünkü) Biz, yeryüzündeki her şeye bir çekicilik[*] verdik ki kimin işi daha güzel olacak diye onları yıpratıcı bir imtihandan geçirelim. 

(Ta Ha 20/131)

Dünya hayatının süsü olarak, kendilerini imtihan için üst üste nimetler verdiğimiz kişilere imrenme. Rabbinin verdiği rızık daha hayırlı ve daha kalıcıdır. 

 

(Enbiya 21/35)

Her canlı ölümü tadacaktır. Kötüyle de iyiyle de sizi yıpratıcı bir imtihandan geçiririz. Huzurumuza çıkarılacaksınız. 

(Hac 22/53)

Allah’ın şeytanların karıştırdığına izin vermesi, bunu, kalplerinde hastalık olanlarile kalpleri kaskatı olanlariçin bir imtihan vesilesi kılmak içindir. Çünkü yanlış yapanlar, (o nebi veya elçiden) iyice uzaktadırlar. 

(Casiye 45/22)

Allah, gökleri ve yeri gerçek[1*] varlıklar olarak ve herkese çalışmasının karşılığının verileceği imtihan sebebi olsun diye[2*] yarattı. Kimseye de haksızlık yapılmaz. 


[1*] Hem gerçek varlıklar hem de gerçekleri gösterir içerikte. Göklerin ve yerin, Allah’ın ayetlerinden olması ve emin olmak isteyenler için buralarda pek çok delil bulunması ile ilgili diğer ayetler Nuh 71/15-17, Casiye 45/12,13, Bakara 2/164 ve Bakara 2/255, Al-i İmran 3/190, En’am 6/99, Yunus 10/6, Yunus 10/101, Ra’d 13/2

(Muhammed 47/31)

Şurası bir gerçek ki içinizden mücadele (cihad) edenleri ve sabırlı davrananları öğreninceye; haberlerinizi ortaya çıkarıncaya kadar sizi zorlu bir imtihandan geçireceğiz. 
(Tegabun 64/15)

Mallarınız ve çocuklarınız sadece sizi imtihan etmek içindir. Büyük ödül Allah katındadır. 
(Mülk 67/2)

Ölümü ve hayatı yaratan odur[*]. Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır. 


[*] İnsan ortaya çıkıncaya kadar uzunca bir zaman geçer (İnsan 76/1). Onu oluşturan parçalar vardır ama o yoktur. Sonra yaratılır ve yıpratıcı bir imtihandan geçirilir. Sonra ölür ve onu oluşturan parçalar toprak olur. İmtihanın sonucu görmek için topraktan son kez yaratılacaktır. Böylece her insanın başından iki ölüm ve iki hayat geçmiş olacak )  (Mümin 40/11 ve Bakara 2/28) ve artık ölmeyecektir. Önce ölümün sonra hayatın yaratılması bunu gösterir.


(Fecr 89/15)

İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..’ 
 

(Fecr 89/16)

Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: “Rabbim beni rezil etti”. 

 

 

 

Anladık okumaya gerek yok bildiyimzi ayetler. ama sana benim tanrımın yani zeyusun ayetini paylaşacağım ama ufak dilini yutma bak  ne güzel yazmış ayet dedinmi böyle olmalı.

 

NAZİAT 1.Andolsun çekip koparanlara/yay çekenlere/kuyudan su çekenlere/bağsız-bekçisiz koşan atlara/ayrılık yüzünden hasret çekenlere/daldırıp daldırıp çıkaranlara,
NAZİAT 2.Andolsun rahatça, incitmeden çekenlere/düğümü hünerle çözenlere/bir yerden bir yere gidenlere/coşkuyla iç çekenlere,
Tarık 1- Yemin olsun göğe ve Târık'a; o, gece gelene, o, tokmak gibi vurana o, çıkıverip de yürek hoplatana
(Tîn 95/1-2) “İncire, zeytine, Sinâ Dağı’na ve şu emin beldeye yemin ederim ki biz insanı en güzel dik biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Fecr Suresi :1. Tan yerinin ağarmasına andolsun,
2. On geceye andolsun,
3. Çifte ve teke andolsun,
4. Geçip giden geceye andolsun.
5. Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.
ŞEMS -6.Yere ve onu yayıp dümdüz yapana ant içerim ki..

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
15 saat önce, Cesed yazdı:

Nahl 93. Ayet

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Nahl 93. Ayet

 

Tercihi Allah yapsaydı sizi bir tek toplum (ümmet) yapardı[*]. Ama o, sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız. 
 

 Yav ben burdaki çelişkiye dikkat çektim sen konu felen geçiştirmey çalışıyorsun konu ne olursa olsun allahın aytinden üstünmü:D ben buna cevap istedim. ben anldım konuyu diyorum sen anlamdın diyorsun . pekiyi anlamdım sen bu çelişkili ayete cevap ver bilmezlikten gelme net ol.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


Kitap

Yazar Ateistforum'un kurucularındandır. Kitabı edinme seçenekleri için: Kitabı edinme seçenekleri

Ateizmi Anlamak
Aydın Türk
Propaganda Yayınları; / Araştırma
ISBN: 978-0-9879366-7-7


×
×
  • Yeni Oluştur...