Jump to content
Lucifers

şizoid teşhisinin tedavisi varmıdır?

Recommended Posts

19 saat önce, priest of nature yazdı:

Şizoid toplum içinde rahatsız olan kişiye denir.

Emin misiniz? Böyle olan birçok kişi var: Çekingen Kişilik Bozukluğu'na sahip kişiler, genel olarak asosyal kişiler, bazı Antisosyal kişiler, Paranoid Kişilik Bozukluğu'na sahip veya sadece paranoid kişiler, Şizotipaller...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Natüralist Ateist yazdı:

Emin misiniz? Böyle olan birçok kişi var: Çekingen Kişilik Bozukluğu'na sahip kişiler, genel olarak asosyal kişiler, bazı Antisosyal kişiler, Paranoid Kişilik Bozukluğu'na sahip veya sadece paranoid kişiler, Şizotipaller...

Alıntı

Şizoid kişilik bozukluğu veya şizoid kişilik, sosyal ilişkilere ilgi azlığı, duygusal soğukluk, içe dönüklük ile karakterize bir kişilik bozukluğu.

Genel özellikleri

Şizoidler, yoğun duygular yaşamaz, sosyal aktivitelerden kaçınır, arkadaşlık kurmakta normal insanlara nazaran daha isteksiz davranırlar; topluma karşı yabancılaşmışlardır. Şizoid kişilik, genel olarak umursamaz ya da soğuk olarak nitelendirilebilir. Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar. Duyguları statik olup çok fazla değişime uğramaz.

 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Şizoid_kişilik_bozukluğu

Alıntı

Şizoid Kişilik Bozukluğu

 

Şizoid kişilik bozukluğu olan kişiler başkalarıyla yakın ilişki kurmaktan, toplum içine girmekten çekinirler. Bunların kişilik yapıları duygusal açıdan soğuk, içe dönük, yalnız ve karşısındakilere mesafelidir. Başka insanlarla bir arada olmaktan zevk almazlar. Yalnız yaşamı tercih ederler. Duygularını gizlemeyi seçerler. Sosyal yaşama dahil olmazlar, eğlenmekten kaçınırlar. Onlara en yakın olan kişiler, sadece birinci derece akrabalarıdır. Onların üzüntülerini ve sevinçlerini anlamak zordur. Kendilerini yaşamdan soyutlayarak yaşarlar.

Şizoid kişilik bozukluğu tanısı nasıl yapılır?

Bu kişilik bozukluğunda kişiler hayat boyu ilişkilerinde çekingenlik yaşamakta, yakın ilişki kurmaktan çekinme, sosyal ortamlardan kaçma, duygularını anlatırken yetersiz kalma gibi belirtiler yaşamaktadır. Genç erişkinlik dönemlerinde başlayan rahatsızlık, farklı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Bu kişiler içe dönük ve soğuk bir yapıya sahiptir. Davranışlarında ilgisiz ve uyuşuk bir hali vardır. Göz temasından kaçınır, asosyal bir yapı sergilerler. Hayatta yaşanan önemli sorunlara tepki vermezler, tamamen pasif bir duruma geçerler. Sadece birinci derece akrabalarıyla iletişim kurabilirler. Kimseyle ilişkiye girmezler. Toplumsal becerileri yoktur. İnsanlarla iletişim kurmadıkları hobiler edinirler. Eleştirilere karşı ilgisizlerdir. Tek başına yaptıkları çalışmalarda başarılı olabilirler. Odaklandıkları tek bir konu üzerinde çalışırlar. Cinselliğe ilgi göstermezler, bu sebeple evliliği tercih etmezler. Dışarıya belli etmedikleri duygularını, iç dünyasında yoğun olarak yaşarlar. Sorulara verdikleri cevaplar kısadır. Genellikle istekleri anlaşılmaz. Hafızaları iyi olmakla birlikte, stresli zamanlarında kısa süren psikotik dönemler yaşarlar.

Şizoid kişilik bozukluğu tanı ölçütleri nelerdir?

Aşağıda sayılan özelliklerin dördünü ya da daha fazlasını taşıyan kişilere bu rahatsızlığın tanısı konulabilir.

  • Ailenin bireyi olmadığını düşünen, yakın ilişkilerden kaçınan kişilere
  • Sürekli olarak tek bir etkinlik yapmayı yeğleyenler
  • Başkalarıyla cinsel ilişki isteği duymayanlar
  • Çok az sayıda etkinlikten zevk alma durumu
  • Sadece birinci derece akrabalarıyla iletişim halinde olanlar
  • Başkalarının övgüsüne ve eleştirisine ilgisiz kalanlar
  • Duygusal açıdan soğuk, kopuk ya da tek düze süren duygulanım yaşayanlar

Şizoid kişilik bozukluğunu ortaya çıkaran sebepler nedir?

Bu kişilik bozukluğunun temeli çocukluk dönemlerine kadar inmektedir. Bu dönemde ilgisiz ve soğuk davranışlara maruz kalan çocuklar, ileriki dönemlerdeki ilişkilerinde bağlantıların gerekli olmadığı bir düşünce tarzına sahip olurlar. Ailesiyle bozuk ilişkiler içinde olup, yalnız bir çocukluk dönemi geçirenlerde ortaya çıkan bir bozukluktur. Araştırmalar çocukluğunda duygusal açıdan fakir ve soğuk ilişkiler yaşamış kişilerde görüldüğü saptanmıştır. Anne ve babanın soğuk olması, çocukla bozuk ilişkiler sergilemeleri Şizoid bireylerin yetişmesini sağlamaktadır.

Şizoid kişilik bozukluğunun tedavisi nasıl yapılır?

Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülen bozukluk, uzun sürse de, tedavisi yapıldığında yaşam boyu devam etmeyebilir. Uygulanması gereken tedavi psikoterapi olmalıdır. Bu hastalar kendi istekleriyle tedaviye gitmemektedir. Terapiste güven duyduklarında, yaşamları hakkında bilgileri ve duygularını aktarmaya çalışırlar. Tedavinin amacı kişinin anlamlı ilişkiler içine girip giremeyeceğinin tespitiyle olur. Bu sebeple hastanın istekleri ve korkuları belirlenir. Terapiye sadık kaldıklarından, sonuca ulaşmak kolay olur. Grup terapisi almaya uygun hastalardır. Sosyal bir ortam oluşturabilirler. Bazı hastalarda bu tedaviye ek olarak, ilaç tedavisi uygulanabilir.

https://www.psikolojik.gen.tr/sizoid-kisilik-bozuklugu.html

Eminim son kararım.:)

 

 

tarihinde priest of nature tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 hours ago, priest of nature said:

Eminim son kararım.:)

 

 

 

O zaman yanlış karar veriyorsun, kesin, emin olacağın şey bu.

 

Her ne olursa olsun, kendin üzerinde herhangi bir psikoz hakkında karar veriyorsan, tek emin olacağın şey, yanlış karar vereceğindir. 

 

Ha, seni de iyi kötü şurada görüyoruz, şizoid olmak kim, sen kim... Çatlaklıkla, şizoid arasında çoook nüans vardır zira.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 31.03.2019 at 20:47, priest of nature yazdı:

Eminim son kararım.:)

 

 

Ben daha çok sizin yazma şeklinizden bahsediyordum. Toplumdan rahatsız olmak Şizoid Kişilik Bozukluğu'nun özelliğidir -daha çok kayıtsızlık ama önemli değil- fakat diğer birçok kişide de bu görülür. Ama bu bozukluğun önemli özelliklerinden birkaçı kişinin başkalarının dediklerine dair hiçbir tepki vermemesi -ince bir fark var, içte kalan bir kızgınlık da yok*-, hayatta amaçları değişir gibi gözükürler ve çok az duygusaldırlar. Ender koşullarda bazı problemler olduğunu "itiraf" edebilirler fakat genellikle böyle bir şey olduğunu düşünmezler. Çok stresli zamanlarda psikotik ataklar geçirebilirler -dakikalar ile saatler arası sürebilen-. 

Yani sadece toplumdan rahatsız olmak yetmiyor. Özellikle en sonucu önemli bir kriter -çoğunluğu böyle bir atak geçiriyor-.

*Olsa da biz bilemeyiz, zirâ böyle insanlar genelde terapiye gelmezler.

 

19 saat önce, anibal yazdı:

Her ne olursa olsun, kendin üzerinde herhangi bir psikoz hakkında karar veriyorsan, tek emin olacağın şey, yanlış karar vereceğindir. 

Buna genel olarak katılıyorum. Bu konuyla ilgisi olmayan Cinsiyet Disforisi Bozukluğu -direk İngilizce'den okunuşunu almanın getirdiği tuhaf bir isme sahip- gibi istisnalar haricinde. Eğer öyle bir şüphe varsa psikologa gidilmeli. Ama bazen Histronik ile Sınırda Kişilik Bozukluğu'nu karıştırma gibi durumlar olabilir, o zamanlarda ikinci bir psikoloğun fikri alınmalı bence.

tarihinde Natüralist Ateist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 dakika önce, Natüralist Ateist yazdı:

Ben daha çok sizin yazma şeklinizden bahsediyordum. Toplumdan rahatsız olmak Şizoid Kişilik Bozukluğu'nun özelliğidir -daha çok kayıtsızlık ama önemli değil- fakat diğer birçok kişide de bu görülür. Ama bu bozukluğun önemli özelliklerinden birkaçı kişinin başkalarının dediklerine dair hiçbir tepki vermemesi -ince bir fark var, içte kalan bir kızgınlık da yok*-, hayatta amaçları değişir gibi gözükürler ve çok az duygusaldırlar. Ender koşullarda bazı problemler olduğunu "itiraf" edebilirler fakat genellikle böyle bir şey olduğunu düşünmezler. Çok stresli zamanlarda psikotik ataklar geçirebilirler -dakikalar ile saatler arası sürebilen-. 

Yani sadece toplumdan rahatsız olmak yetmiyor. Özellikle en sonucu önemli bir kriter -çoğunluğu böyle bir atak geçiriyor-.

*Olsa da biz bilemeyiz, zirâ böyle insanlar genelde terapiye gelmezler.

 

Buna genel olarak katılıyorum. Bu konuyla ilgisi olmayan Cinsiyet Disforisi Bozukluğu -direk İngilizce'den okunuşunu almanın getirdiği tuhaf bir isme sahip- gibi istisnalar haricinde. Eğer öyle bir şüphe varsa psikologa gidilmeli. Ama bazen Histronik ile Sınırda Kişilik Bozukluğu'nu karıştırma gibi durumlar olabilir, o zamanlarda ikinci bir psikoloğun fikri alınmalı bence.

 

Neye itiraz ettiğinizi anlamıyorum.

 

Adam dışadönük biri şizoid belirtileri kızı öldürdükten sonra kazanıyor.Öldürülme korkusu olan adam zaten bu belirtileri gösterir.:)

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Örnegin ben sizin ucak savar gibi ses cikaran davul ile bogazi kesilen horoz gibi ses cikaran zurnali dügünlerinize hic katilmadim. Bu ikisi birlikte müzigin katili.

Ben hic oynamadim, oynama sirasinda yapilan haraketler bana kafasi kopmus /kesilmis hayvanlarin cirpinislari gibi gelir.

Tuhaftir yani.

Ben sizoid miyim

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
50 minutes ago, priest of nature said:

 

Neye itiraz ettiğinizi anlamıyorum.

 

Adam dışadönük biri şizoid belirtileri kızı öldürdükten sonra kazanıyor.Öldürülme korkusu olan adam zaten bu belirtileri gösterir.:)

 

 

 

O tür hastalıklar, öyle bağıra bağıra ben buradayım demez. 

 

Bu tür hastalıkların asıl sorunu, başka hastalıklarla birlikte olabilmeleri, bunların da bazen her ikisinin birden pik yaparak çok kötü sonuçlara sebep olabilmesidir. 

 

Basitçe, şizoid birisi, kendini çok farkettirmeyebilir, zira el mahkum insan içinde kalıyordur. Ama aynı zamanda hiperaktivite de varsa, bir an o şizoidlik tepip, dürtüselliği ile buna engel olamayıp, gidip birini öyle kesip biçebilir. Ama bunu, o ikisi pik yaptığı anda yapar, diğer zamanlarda bu davranışı yaptıramazsın.

 

Ha, o melunda böyle midir, bilemeyiz, ama öyle hariçten gazel okuyarak adama teşhis falan da koyamayız. Bu işler karışık işlerdir. 

 

Belki iyi bir MRI incelemesi çok şey söyler. Gerekte yok gerçi. Fakat her zaman söylerim, suçlar, biyolojik olgulardır, amanda durun buna ceza verelim, edelim, falan gibi şeylerle önlenemez. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 saat önce, anibal yazdı:

 

O tür hastalıklar, öyle bağıra bağıra ben buradayım demez. 

 

Bu tür hastalıkların asıl sorunu, başka hastalıklarla birlikte olabilmeleri, bunların da bazen her ikisinin birden pik yaparak çok kötü sonuçlara sebep olabilmesidir. 

 

Basitçe, şizoid birisi, kendini çok farkettirmeyebilir, zira el mahkum insan içinde kalıyordur. Ama aynı zamanda hiperaktivite de varsa, bir an o şizoidlik tepip, dürtüselliği ile buna engel olamayıp, gidip birini öyle kesip biçebilir. Ama bunu, o ikisi pik yaptığı anda yapar, diğer zamanlarda bu davranışı yaptıramazsın.

 

Ha, o melunda böyle midir, bilemeyiz, ama öyle hariçten gazel okuyarak adama teşhis falan da koyamayız. Bu işler karışık işlerdir. 

 

Belki iyi bir MRI incelemesi çok şey söyler. Gerekte yok gerçi. Fakat her zaman söylerim, suçlar, biyolojik olgulardır, amanda durun buna ceza verelim, edelim, falan gibi şeylerle önlenemez. 

 

Anibal unutkanlık neyden kaynaklanır?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
38 minutes ago, adalet123 said:

 

Anibal unutkanlık neyden kaynaklanır?

 

 

Ne bileyim, nörolog değilim. 

 

Yediğinden (alkol, uyuşturucu falan), yemediğinden (Omega3, B12 falan), stresten, depresyondan, alzheimer falan gibi hastalıktan, kafana saksı düşmesinden vs. vs. bir sürü şey unutkanlığa sebep olabiliyor. 

 

Böyle bir şikayet varsa, gidip iyi bir beyin checkup olmak faydalı olur, en azından bunama falan gibi ciddi fizyolojik bir mevzu varsa, önlem almak, süreci durdurmak yada en azından belki geciktirmek falan mümkün olur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 31.03.2019 at 17:43, adalet123 yazdı:

 

Bu arada unutkanlığın genel olarak sebebleri nelerdir?

 

Hafıza ve öğrenme ile ilgili hormonun adı dopamin.

Azı karar çoğu zarar diyorlar.

Hafızası güçlü olanın zekası düşük oluyor.

zekası  yüksek olanın hafızası düşük oluyor .

ikisini dengeli tutan çok az kişi var.:)

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 saat önce, priest of nature yazdı:

Hafıza ve öğrenme ile ilgili hormonun adı dopamin.

Azı karar çoğu zarar diyorlar.

Hafızası güçlü olanın zekası düşük oluyor.

zekası  yüksek olanın hafızası düşük oluyor .

ikisini dengeli tutan çok az kişi var.:)

 

 

 

Sende hangisi yuksek?

 

Her şeyi hatırlıyorsun,bu hafızanın güçlü olduğu anlamına mı geliyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

7-8 yaşımdan beri ağır depresyondayım hiç bir konuda başarılı olamadım yaşıtlarımdan kat be kat yetenekli ve anlama açısından üstün olmama rağmen beni hep geriye iten şeyler oldu 4-5 tane psikolojik hastalığım var. Fiziksel olarak vücudum iflas etti yorgunluk,hafızanın berbat olması,isteğin tamamen bitmesi(her şeye karşı) ,bıkkınlık,umutsuzluk,mutsuzluk ve bir çok problem tabi ki küçük yaşlarda farkına varamadım malesef önlemi alınmayınca işler gittikçe boka sardı şimdi çökmüş durumdayım ama her şeye rağmen 10'larca defa intiharı düşünsemde içgüdüsel olarak mücadele etmek istedim ebeveynlerimden birinde şizofren hastalığı var diğeri ise soğuk ben 7 yaşımdayken ayrıldılar o zamandan beri yüzüm gülmedi ne kadar anti depresan kullandıysam bir boka yaramadılar. Şimdi en dipteyim yani bundan sonra kaybedecek hiç birşeyim kalmadı. Ama düzelmenin yollarıda var umarım gerçekleştiririm eğer yapamazsam büyük ihtimal intihar etme olasığım var çünkü belli bir an geldiği zaman herşey bitmiş oluyor

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

8 yaşından beri tek yaşıyorum bu arada. Tanrı yani arapça haliyle Allah varsa onun yaratacağı sistemin ta içine s..çayım ki bana göre yok ve bunu malesef toplumda dile getirdiğim zaman insanlar öcü muamelesi yapıyor halbuki 1000'lerce din var ve onlardan birini anlattığın zaman ve inanıyormuş gibi yaptığım zaman deli muamelesi görüyorsun bu ne perhiz bu lahana turşusu

tarihinde katilorganizma tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, katilorganizma yazdı:

7-8 yaşımdan beri ağır depresyondayım hiç bir konuda başarılı olamadım yaşıtlarımdan kat be kat yetenekli ve anlama açısından üstün olmama rağmen beni hep geriye iten şeyler oldu 4-5 tane psikolojik hastalığım var. Fiziksel olarak vücudum iflas etti yorgunluk,hafızanın berbat olması,isteğin tamamen bitmesi(her şeye karşı) ,bıkkınlık,umutsuzluk,mutsuzluk ve bir çok problem tabi ki küçük yaşlarda farkına varamadım malesef önlemi alınmayınca işler gittikçe boka sardı şimdi çökmüş durumdayım ama her şeye rağmen 10'larca defa intiharı düşünsemde içgüdüsel olarak mücadele etmek istedim ebeveynlerimden birinde şizofren hastalığı var diğeri ise soğuk ben 7 yaşımdayken ayrıldılar o zamandan beri yüzüm gülmedi ne kadar anti depresan kullandıysam bir boka yaramadılar. Şimdi en dipteyim yani bundan sonra kaybedecek hiç birşeyim kalmadı. Ama düzelmenin yollarıda var umarım gerçekleştiririm eğer yapamazsam büyük ihtimal intihar etme olasığım var çünkü belli bir an geldiği zaman herşey bitmiş oluyor

 

Hayat ebeveynlerinden ibaret değil ki.Ticaret yapabilirsin,okuyabilirsin,sevgili edinebilirsin her şey senin elinde.Neden tadını çıkarmiyorsun? Yurtdışını düşün dünyaya bak hiç birimiz özel değiliz ama her birimizin kendine göre amaçları ve hayatları var.Emin ol bizlerden bir adım dahi geride değilsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 31.03.2019 at 17:43, adalet123 yazdı:

 

Ben cem garipoğlu nun cinayet işlediğini düşünmüyorum bence aileden birisi işledi ve onun üstlenmesini istedi.

 

Zaten hapslisten çıkarılıp,yurtdışına götürüldü diye düşünüyorum.

 

Bu arada unutkanlığın genel olarak sebebleri nelerdir?

 

 

Garipoğlu gizli şizoid olamaz mı ?

 

On 31.03.2019 at 20:47, priest of nature yazdı:

Şizoid kişilik bozukluğu tanı ölçütleri nelerdir?

Aşağıda sayılan özelliklerin dördünü ya da daha fazlasını taşıyan kişilere bu rahatsızlığın tanısı konulabilir.

  • Ailenin bireyi olmadığını düşünen, yakın ilişkilerden kaçınan kişilere
  • Sürekli olarak tek bir etkinlik yapmayı yeğleyenler
  • Başkalarıyla cinsel ilişki isteği duymayanlar
  • Çok az sayıda etkinlikten zevk alma durumu
  • Sadece birinci derece akrabalarıyla iletişim halinde olanlar
  • Başkalarının övgüsüne ve eleştirisine ilgisiz kalanlar
  • Duygusal açıdan soğuk, kopuk ya da tek düze süren duygulanım yaşayanlar

 

2.özellik yanlış çevrilmiş çoğu Türkçe sitede, doğrusu şu:

 

(2) almost always chooses solitary activities 
 

Türkçesi neredeyse her zaman yalnız başına yapılacak aktiviteleri seçer diyor.

 

Kaynak: https://behavenet.com/diagnostic-criteria-30120-schizoid-personality-disorder

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
46 dakika önce, Kör Saatçi yazdı:

 

Garipoğlu gizli şizoid olamaz mı ?

 

 

2.özellik yanlış çevrilmiş çoğu Türkçe sitede, doğrusu şu:

 

(2) almost always chooses solitary activities 
 

Türkçesi neredeyse her zaman yalnız başına yapılacak aktiviteleri seçer diyor.

 

Kaynak: https://behavenet.com/diagnostic-criteria-30120-schizoid-personality-disorder

Yayınladığı resimlere  yaşantısına göre şizoid olması imkansız.

 

evet yanlış çevrilmiş.Bu özellikte yok garipoğlunda.:)

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cem Garipoğlu'na şizoid teşhisi konulduğu söylendi ama şu ana kadar okuduğum onlarca makalede sadece tek bir psikolojik bozukluğa sahip birinden bahsedildiğini görmedim.

Anti sosyal kişilik bozukluğu (sosyopatlık veya psikopatlık), yüksek seviyede seyreden narsistlik muhtemelen Cem Garipoğlu'nun sahip olduğu diğer özelliklerinden.

Konuyu 1 seneden sonra hortlatan arkadaşa cevaben şu girdiyi yapmıştım:

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 08.04.2019 at 14:06, priest of nature yazdı:

Yayınladığı resimlere  yaşantısına göre şizoid olması imkansız.

 

evet yanlış çevrilmiş.Bu özellikte yok garipoğlunda.:)

 

 

 

bullet.jpg Doç. Dr. Kültegin Ögel (Psikiyatrist): Testlerde 'şizoid yapı' gözlenmiş. Şizoid yapı, şizoid kişilik bozukluğundan farklıdır. Biz 'şizoid yapı kişinin tüm davranışlarını açıklar' diyemeyiz. Davranışların bütününden ortaya çıkarız. Hukuksal yorum yapmak zor. Yani şizoid yapıdaki kişi dürtüsel davranıp ani bir kararla cinayet işleyebilir ya da planlayarak cinayet işleyebilir. 
bullet.jpg Prof. Dr. Arif Verimli (Psikiyatrist): Cem Garipoğlu'nun kesinlikle şizoid olabileceği izlenimini edinmedim. Geçen yıl televizyon programlarında İspanya'da kızlarla aşk ve eğlence alemi görüntüleri yayınlandı. Bir şizoid kişilik bunu yapamaz. Şizoid kişilikler, evlerinden çıkmazlar. İnsan korkusu vardır. Sosyal ilişkilerinde yetersiz, donuk, kapalı, izole ve yalnızdırlar. 
bullet.jpg Uğur Poyraz (Avukat): Adli Tıp raporu mahkemeler için bağlayıcıdır. Avukat değerlendirme yapabilir. Zaten burada da olaya ikinci bir kişinin karıştığını iddia ediyor. Ama bunu somut bir delille belgelemesi gerekir. 'Olsa olsa' metoduyla olmaz. Şizoid kişilik üzerine bu deliller tahmin yapılarak çözümlenemez. Hâkim, maddi deliller üzerinden hareketle vicdani kanaat kullanır. 

 

https://www.sabah.com.tr/gundem/2010/12/22/uzmanlar_nasil_degerlendiriyor

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...