Jump to content
Emre_1974tr

Evrendeki kusursuzluk kendi şart ve hedeflerine göredir

Recommended Posts

32:7 O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.


51:7 Mükemmel çizilmiş yörüngelere sahip göğe and olsun ki

7:190 Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

************************************************************ ****

Allah'ın yarattıklarındaki kusursuzluk, yani kusursuz tasarım, o yaratılanların yaratılış nedeni ve şartları doğrultusundadır.

Bizim dünyamız ve evrenimiz

1-İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

2-Cennet ile cehennemin karışımı karma bir hayat

3-Sonunda mutlaka canlılarının ve hatta evrenin kendisinin öleceği sonlu bir hayat içerir.

İşte bu evrendeki kusursuzluktan kasıt, bu 3 maddeye uygun-hizmet eden olma açısından mükemmelliktir.

Yani kişinin imtihan edilebileceği ortama hizmet, kişinin gerektiğinde yeryüzünde hazzı veya ızdırabı yaşayabileceği ortamı oluşturmaya hizmet ve belli bir süre yaşadıktan sonra son bulmaya hizmet etme açısından kusursuz bir şekilde tasarlanıp yaratılmıştır.

Çünkü bu dünyanın-evrenin-yaşamın hedefleri bunlardır. Bu evren yaratılış amacı ve şartlarına hizmet açısından gerçekten de "kusursuzdur".

Ama buna karşılık ahiret evreninin yaratılış amacı ve şartları farklı olduğundan, ahiret evrenindeki kusursuzluk da bambaşkadır. Bu sefer "ölümsüz-ebedi olma",sürekli hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmama gibi özellikler, o ahiret dünyasının şartlarında ve hedeflerinde kusursuzluktur. Çünkü yaratılış gayesi bunları içermektedir ve "mükemmel" bir şekilde bu hedefe hizmet edecek şekilde tasarlanmışlardır.

Selam ve sevgiler.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/evrendeki-kusursuzluk-kendi-sart-ve.html

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gözümüzdeki, vas differans kanallarımızdaki, larynx sinirimizdeki kusurlar; kopyalamayı %100 mükemmel yani kusursuz yapamayan DNA'mız ve mükemmellik(!)

Dünyadan her gün uzaklaşan ay ve mükemmel(!)yörünge

Çarpışan ve çarpışacak olan galaksiler ve mükemmellik..(!)

..ve daha nicesi. Saymakla biter mi? Bitmez.

Kusurun gırlaolduğ u yerde kusursuzluk(!)

 

Ah şu çocuksu teist kafası.

Cahil ama bir o kadar da naif..

 

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ey saf, samimi teist kardeşim;

 

İnanacaksan inan, iman et. Eyvallah.

Ama sakın bu yalanlara inanma.

Çünkü ortada ne bir kusursuzluk, ne de bir mükemmelik var.

Kanıtlar dört bir yanında.

Biz de arkasındayız.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

32:7 O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.


51:7 Mükemmel çizilmiş yörüngelere sahip göğe and olsun ki

7:190 Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

************************************************************ ****

Allah'ın yarattıklarındaki kusursuzluk, yani kusursuz tasarım, o yaratılanların yaratılış nedeni ve şartları doğrultusundadır.

Bizim dünyamız ve evrenimiz

1-İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

2-Cennet ile cehennemin karışımı karma bir hayat

3-Sonunda mutlaka canlılarının ve hatta evrenin kendisinin öleceği sonlu bir hayat içerir.

İşte bu evrendeki kusursuzluktan kasıt, bu 3 maddeye uygun-hizmet eden olma açısından mükemmelliktir.

Yani kişinin imtihan edilebileceği ortama hizmet, kişinin gerektiğinde yeryüzünde hazzı veya ızdırabı yaşayabileceği ortamı oluşturmaya hizmet ve belli bir süre yaşadıktan sonra son bulmaya hizmet etme açısından kusursuz bir şekilde tasarlanıp yaratılmıştır.

Çünkü bu dünyanın-evrenin-yaşamın hedefleri bunlardır. Bu evren yaratılış amacı ve şartlarına hizmet açısından gerçekten de "kusursuzdur".

Ama buna karşılık ahiret evreninin yaratılış amacı ve şartları farklı olduğundan, ahiret evrenindeki kusursuzluk da bambaşkadır. Bu sefer "ölümsüz-ebedi olma",sürekli hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmama gibi özellikler, o ahiret dünyasının şartlarında ve hedeflerinde kusursuzluktur. Çünkü yaratılış gayesi bunları içermektedir ve "mükemmel" bir şekilde bu hedefe hizmet edecek şekilde tasarlanmışlardır.

Selam ve sevgiler.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/evrendeki-kusursuzluk-kendi-sart-ve.html

 

:D

 

belirttiğim kısım, kafir müslümancıkların göstergesidir. uyduruk kitaplarını beğenmezler, üzerine uydurmaya başlarlar. çevirisi en fazla güzel yollar ya da çeşitli yollar olabilecek bir şeyi mükemmel yörüngeler haline getirirler. uyduruk kitaplarında gök cennettir. ama bunlar, hayatın gerçeklerine uyduramadıkları için, cenneti evrenin dışına iteleyip, kurandaki anlatımları da bozarak kendi istedikleri şekle getirirler.

 

allahınız siz kafirleri çok üzecek, kitabında söyleyip duruyor; bakın, demedi demeyin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kusursuzluk, mükemmellik Allah'a aittir.

Burada bahsedilen 'kusursuzluk', Emre_1974'ün söylediği gibi, şöyle:

 

10 hours ago, Emre_1974tr said:

Allah'ın yarattıklarındaki kusursuzluk, yani kusursuz tasarım, o yaratılanların yaratılış nedeni ve şartları doğrultusundadır.

Bizim dünyamız ve evrenimiz

1-İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

2-Cennet ile cehennemin karışımı karma bir hayat

3-Sonunda mutlaka canlılarının ve hatta evrenin kendisinin öleceği sonlu bir hayat içerir.

İşte bu evrendeki kusursuzluktan kasıt, bu 3 maddeye uygun-hizmet eden olma açısından mükemmelliktir.

 

İyi okunmadan cevap yazmışsınız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Imtihan dünyasıymıș, kusursuzlukmuș; sevsinler.

Bence bu zırvaları yazmadan evvel, tuvalete gidip sıçarken, ne kadar da mükemmel olduğunuzu ayna bakıp izleyin.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, mmmrkl said:

Kusursuzluk, mükemmellik Allah'a aittir.

Burada bahsedilen 'kusursuzluk', Emre_1974'ün söylediği gibi, şöyle:

İyi okunmadan cevap yazmışsınız.

 

Peki mükemmel yörünegeler çizilmiş gök ne anlama geliyor? İmtihan dünyasındaki bağlamı ne? Neticede mükemmel çizilmiş bir yörünge falan yok gördüğümüz üzere.

Sabir bir durum yok. İstikrar, yok. Devinim ve değişim var. Bugün mükemmel sandığımız şey, belirli bir süre sonra içimizde ve dışımızda patlayacak..

 

Yazının meali de şu olsa gerek: Evet her yerde kusur var, mükemmellik yok, itiraf ediyoruz. Ama biz onu da kitabına uydurmasını biliriz.

İşimize gelince bak şu kusursuzluğa mükemmelliğe, her şey yaratıcıya işaret ediyor....

...Kusurlar birer birer gösterilip, insanın evrenin ve herşeyin hiç de öyle kusursuz ve mükemmel olmadığı ortaya konunca ise bu sefer dümeni başka tarafa kıvırırız..

Yahu imtihan işte..idare et.

İşimize gelince teleolojik argüman, o elimizde patlayınca imtihan dünyası.

Amman ortada yanlışlanabilirliğe dair bir koşul birakmayalım.

Tüm bunları yaparken de tanrımızın kadir-i mutlak olduğunu ve hem imtihan dünyası hem de gerçek anlamda kusursuzluğu bir araya pek ala getirmesinin de mümkün olduğunu unutalım. İşte şimdi oldu...(!).

 

Karar verin: ya teleolojik argüman, ya imtihan dünyası..

Teleolojik argüman seçerseniz zaten sonunuz belli; elinizde patlıyor.

İmtihan dünyası seçeneği ise yanlışlanabilirliği ortadan kaldırıyor. Kusurları da kabul ettiğiniz anlamına geliyor.

Kusurlar sözde imtihana yorulabileceği gibi, pekala tanrının yokluğuna da dayandırılabilir.

İkincisi de gayet objektif bir yorumdur. Hiçkimse bu yorum için kabahatli bulunamaz.

Birinci yorum kadir-i mutlaklığa gölge düşürür.

 

Tüm evren dahilinde ne tanrıya, ne de kadir-i mutlaklığa dair açık bir delil/kanıt, yok.

 

Kötülük problrmi için de aynısı geçerli.

Sen cehennemi, kötülüğü, acıyı ızdırabı karıştırmadan imtihan yapabilme kabiliyetine sahip misin, ondan haber ver.

Vaziyet gösteriyor ki, o da şüpheli.

İyisi mi biz şüphe etmeye devam edelim. Etmemek için hiçbir sebep yok çünkü.

Bizi keyfe keder yakacağını söyleyen sadist bir sözde tanrdan başka tabii..

 

İmtihanı da neticeye göre yapıyor. Kafasına göre de yarıda kesiyor. .

Sonra? Güya yüzleştirildik(!) ...

Vay aymaz vay..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu arada evrenimiz gibi, cennet gibi, cehennem de kusursuzdur elbette. Mükemmel şekilde yaratılış amacına hizmet eder.

 

Allah tarafından, tüm bu  yoktan yaratılmış evrenler sayesinde herkes hak ettiğine kavuşur, sistem  açısından iyiliğin, kusursuz adaletin ve merhametin vücuda getirilmesine vesile olur bu alemler.

 

Selam

 

 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Bu arada evrenimiz gibi, cennet gibi, cehennem de kusursuzdur elbette. Mükemmel şekilde yaratılış amacına hizmet eder.

 

Allah tarafından, tüm bu  yoktan yaratılmış evrenler sayesinde herkes hak ettiğine kavuşur, sistem  açısından iyiliğin, kusursuz adaletin ve merhametin vücuda getirilmesine vesile olur bu alemler.

 

Selam

 

 

 

yazdıklarınız kuranda geçmiyor. bunları size allah mı söylüyor? allahın ne düşündüğünü nasıl biliyorsunuz? allahtan başka siz de gaibi bilebiliyor musunuz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Anlatılıyor , bütünlük içinde ayetleri okur ve aklederseniz apaçık bir şekilde bunların anlatıldığını göreceksiniz.

 

Yazılarımda ilgili ayetleri de veriyorum ama iki sayfa yazıyı bile yarım yamalak okuduğunuzdan şurada söylediklerimi bile algılamaktan uzaksınız.

 

Selam 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Anlatılıyor , bütünlük içinde ayetleri okur ve aklederseniz apaçık bir şekilde bunların anlatıldığını göreceksiniz.

 

Yazılarımda ilgili ayetleri de veriyorum ama iki sayfa yazıyı bile yarım yamalak okuduğunuzdan şurada söylediklerimi bile algılamaktan uzaksınız.

 

Selam 

 

yazılarınızda ayetler veriyorsunuz, ama bu ayetlerin anlattığı ile sizin anlattığınız birbiri ile ilgisiz şeyler. bu ayetler, yalnızca sizin için bir şey ifade ediyor. daha da gülünç olanı şu ki: buraya sizin gibi kuranı aklamak için gelen ve ayette yazanı eğip büküp bir yerlere uydurmaya çalışanlar oluyor; fakat ne işse, her biriniz, aynı konular için farklı ayetleri eğip büküyorsunuz. eğer gerçekten ayetlerde hikmet olsaydı, aynı ayetleri getirirdiniz.

 

bakın; sizin gibi, kendi uyduruk dinini ispatlamaya çalışan hıristiyanlar, yahudiler, hindular ve daha nicesi bulunuyor. hepsi de uyduruk dinlerinde alemlerin sırrını, nice güzellikleri bulup çıkartıyor ve dinlerinin gerçek olduğunu söylüyor. hepinizin dini de aynı yöntemlerle aklandığına göre, hepinizin dini de doğru ve hepinizin tanrısı da gerçek. bu durumda, hepinizin dini de yanlış ve hepinizin tanrısı da uydurma; çünkü hepinizin dini ve tanrısı, tek doğru ve gerçeğin kendisi olduğunu öne sürüyor.

 

ömrünüzü bu saçmalıklarla yemişsiniz ve bu konuda tek değilsiniz. bir süreliğine, diğer dinlilerin de kendi dinlerini nasıl kanıtladıklarını inceleyin. tıpkı sizin gibi davranıyorlar. yalnızca onların dinleri sizinkinden başka. bu, sizin için iyi bir deneyim olacaktır.

 

son olarak: detaylı açıklamalarınız, tanrı diye inandığınız varlığın konuşmaktan aciz, yetersiz, uyduruk bir muşmula olduğunu anlatıyor. adam gibi bir tanrı bulun kendinize ki çıkıp açıkça desin:

- kölecilik yasaktır

- x yaşından küçükler çocuktur ve çocuk düzmek yasaktır

 ve allahınızın açıklamayı beceremeyip de size muhtaç kaldığı ne kadar konu varsa, hepsini açık biçimde söyleyebilsin. allah çok uyduruk bir tanrı. siz, allahı kurtarıp durmak yerine daha iyisine layıksınız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sürekli genişleyen bir evren bozulmaya doğru gidiyor demektir.tıpkı insanın yaşlandıkça pörsüyüp sarkması iki büklüm olması gibi...her şey ihtiyarlıyor.evrende öyle.belki kusursuzluk evrenin gençliği için geçerliydi.bunu şöyle bir örnekle anlatıyım: kalemle balonun üzerine noktalar yerleştirin.sonra balonu şişirmeye başlayın.balon şiştikçe noktalar büyüyecek,noktalar birbirlerinden uzaklaşacaktır.artık mükemmel dediğiniz noktalarınız  daha belirsiz,düzensiz,birbirinden kopuktur.evrenin genişlemeside böyle olabilir.bilim sürekli fikir değiştirebiliyor,fikrini geliştirebiliyor,farklı açılardan olaya farklı yorumlar getirebiliyor.bilim madem kendini sürekli yeniliyor,bakış açısını değiştiriyor,bizlerde bilimin bu gün söylediğini değişmez doğrular olarak göremeyiz,görmemeliyiz.fakat gerçek,dokunulmamamış,korunmuş bir ilahi kitabın hukümleri,söyledikleri sonsuza dek bakidir,değişmez.siz bilimle dini karşı karşıya getirerek,sürekli değişeni,hiç değişmeyecek olanla çeliştirmeye çalışıyorsunuz.bu yanlış bir yöntem.

tarihinde fezadabirtürk tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 09.01.2018 at 15:29, fezadabirtürk yazdı:

fakat gerçek,dokunulmamamış,korunmuş bir ilahi kitabın hukümleri,söyledikleri sonsuza dek bakidir,değişmez.siz bilimle dini karşı karşıya getirerek,sürekli değişeni,hiç değişmeyecek olanla çeliştirmeye çalışıyorsunuz.bu yanlış bir yöntem.

Şu soruma cevap verebilir misiniz; 

 

Allah bir kitap gönderiyor, insanlar inanmıyor, uymuyor, değiştiriyor, Allah bu olmadı değiştirdiler bende koruyamadım diyip yeniden kitap gönderiyor ve yine aynı sonuç. 3. kez gönderiyor ve yine insanlar inanmıyor yine koruyamıyor ve diyor ki artık bu son 4.yü gönderiyorum son peygamberle. Bunu artık kimse değiştiremez, sonsuza kadar koruyacağız diyor. Ve siz de buna inanıyorsunuz. 

 

Eğer bir Tanrı varsa ve kitap gönderiyse ilkini korurdu. Dört defa gönderip ilk üçünü koruyamadıysa dördüncüyü de o halde koruyamaz. Bunun anlamı da Kuran’ın ve diğer dinlerin uydurma olduğu. 

 

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda. İlk üçünü Tanrı’nız gücü mü yetmedi neden o kitapları koruyamadı da 4. kez gönderdiğinde korudu? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

4. kez yolladığı kitabı kuran da zaten diğer 3 kitanın akıbetini yaşamıyor mu? Dünya nüfusu şu an 7 milyarın üzerinde. Bunların yaklaşık 1.5 milyarı kurana inanıyor. Bu 1.5 milyarın kendi tahminime göre toplasan en fazla 100 milyonu gerçek anlamda kurana göre yaşıyordur. Tanrınız bence utanmalı bundan. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎28‎.‎5‎.‎2017 at 03:35, Emre_1974tr yazdı:

32:7 O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.


51:7 Mükemmel çizilmiş yörüngelere sahip göğe and olsun ki

7:190 Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

************************************************************ ****

Allah'ın yarattıklarındaki kusursuzluk, yani kusursuz tasarım, o yaratılanların yaratılış nedeni ve şartları doğrultusundadır.

Bizim dünyamız ve evrenimiz

1-İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

2-Cennet ile cehennemin karışımı karma bir hayat

3-Sonunda mutlaka canlılarının ve hatta evrenin kendisinin öleceği sonlu bir hayat içerir.

İşte bu evrendeki kusursuzluktan kasıt, bu 3 maddeye uygun-hizmet eden olma açısından mükemmelliktir.

Yani kişinin imtihan edilebileceği ortama hizmet, kişinin gerektiğinde yeryüzünde hazzı veya ızdırabı yaşayabileceği ortamı oluşturmaya hizmet ve belli bir süre yaşadıktan sonra son bulmaya hizmet etme açısından kusursuz bir şekilde tasarlanıp yaratılmıştır.

Çünkü bu dünyanın-evrenin-yaşamın hedefleri bunlardır. Bu evren yaratılış amacı ve şartlarına hizmet açısından gerçekten de "kusursuzdur".

Ama buna karşılık ahiret evreninin yaratılış amacı ve şartları farklı olduğundan, ahiret evrenindeki kusursuzluk da bambaşkadır. Bu sefer "ölümsüz-ebedi olma",sürekli hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmama gibi özellikler, o ahiret dünyasının şartlarında ve hedeflerinde kusursuzluktur. Çünkü yaratılış gayesi bunları içermektedir ve "mükemmel" bir şekilde bu hedefe hizmet edecek şekilde tasarlanmışlardır.

Selam ve sevgiler.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/evrendeki-kusursuzluk-kendi-sart-ve.html

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrının yaratması şartlara göre oluyor mu, şartları da o yaratmış madem kusursuz yaratsaydı. Hadi onu geçtim de , yarattıklarına kendini zorla kabullendirmesi de ayrı bir sorunsal.

 

Ağam bizimle eğleniiiir .

tarihinde bidonadam2 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 28.05.2017 at 03:35, Emre_1974tr yazdı:

İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

Kuşaktan kuşağa aktarılan, atalar dinine inandırılan, atalarının inanç ve öğretilerine göre yapılandırılan, yetiştirilen organizmaların bireysel olarak sınanması gibisinden bir durum söz konusu bile değildir. Kuranda bile nuh sen bunları kendi durumlarına bırakırsan kafir kimseler yetiştirirler diyor. Allah da buna katılıp, insanları öldürüyor. Bu ne anlama gelir. Koşullar değişirse sınav sonucu da değişir. Atalar dinine inandırılmış müslümanlar cennete gidecek de, atalar dinine inandırılmış olan hristiyanlar cehenneme mi gidecekler? Üstelik bu kişinin kendi yaptığı bir seçimden kaynaklanan bir durum da değil. O şekilde yetiştirilmişler. Atalarının dinine inandırılan bir müslüman başka koşullarda hristiyanlığa inandırılmış olsaydı, bu kez de hristiyanlığa inanarak ölecekti. Ve biz burada milyarlarca kişiden söz ediyoruz. O yüzden islamın sınavı tam anlamıyla bir saçmalıktır.

 

Yaptığı çocuğa allah seni sınamak için yarattı diyen, yaptığı çocuğu allahın sınavına girdiren kişiye de müslüman denir. Çocuk yapıp, allaha sınattırmak da neyin kafasıdır? Bu da başka bir soru tabi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Her doğum bir ölüm. Doğum, allahın yaratması demek ya islama göre. Allahın da birini yaratması onu öldürmesi anlamına gelir. Kuranda ölüm sizi bulur, sizi öldüreceğim, öldürülmeden kaçamazsınız diye yazıyor zaten. Yani bu allah öldürmeye değil de, ölümün bulma şekline karşı çıkıyor. Kendisi yaratarak da öldürmeye devam ediyor. Bunu bir köşeye koyalım ve geçelim. Bu allah ne diyor kuranda. Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin, bu çok günahtır. Ama bunu diyen kendisi, ne yapmış. Leylek tasarlamış. Kendisi tasarladığı için, buna neden olan kendisi olduğu için, yavru leyleği yuvadan atan da kendisi. Kartal yavrusu kardeşini yiyor. Bunun sorumlusu da kendisi. Ama kendisi habili öldüren kabili de eleştirebiliyor. Allah günah dediği, eleştirdiği, karşı çıktığı, insanlara yapmayın dediği şeyleri doğada kendisi yapıyor. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...