Jump to content
Emre_1974tr

Evrendeki kusursuzluk kendi şart ve hedeflerine göredir

Recommended Posts

Allah evren, yaşam övücü, bunların varlığını güzelleyen bir zihnin ürünüdür. Allah'ın altyapısını da şu putlaştırılmış düşünceler oluşturmaktadır.

-Evrenin, yaşamın varlığı övülmelidir. Bunlar övülmesi gereken şeylerdir.

-Muhtaç, yoksunluk çeken bedenini var eden, seni gereksinimlerini gidermeye zorlayan, anne, babanın hakkı ödenmez. Bu düşünce mitolojide nimetleri için şükür bekleyen allah olarak kendini gösterir. İslamda allah ile birlikte anneye, babaya da şükür istenir. Bakınız. Lokman 14.

-Var edilişini eleştiremezsin. Yani düşün. Annene, babana seni var ettikleri için bir eleştiri getirirsen, allahı eleştirmiş oluyorsun.

-Yaratıcıya karşı çıkamazsın. Onu eleştiremezsin. Onun dediklerine ve yaptıklarına katılmalısın. Onu eleştirmek, ona karşı çıkmak kötü bir durumdur, kötülüktür.

-Yaratıcının yalaka ve yancılığını yapmak, ona tapınmak, onu eleştirmemek, ona karşı çıkmamak üstünlüktür, övülesi bir durumdur.

 

Müslümanlar sürekli siz ateistler evrene tapınıyorsunuz deseler de, evrene tapınan kendileridir. Düşün yani evrenin, yaşamın varlığını övüp, güzellemen gerekiyor. Bunu yapmazsan müslüman olamıyorsun. İslamın koşullarından biri de budur. Evrene o kadar tapınıyorlar ki, birde bu zihniyetçe uydurulmuş olan, evreni, yaşamı yarattığı için övgü bekleyen allaha tapınıyorlar. Ama kendileri allaha tapınınca, evrene tapınmadıklarını sanıyorlar. Orası da ayrı bir konu tabi.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaratıma, tasarıma gelince de, evrim yoktur diyen müslümanlara göre, ilk filler, ilk gergedanlar, ilk sivrisinekler, ilk sıtma parazitleri felan var. Allah atıyorum 10.000 fil olsun demiş ve o ilk filler birdenbire, yeryüzünde oluvermişler. Evrim yoktur diyen müslümanlara göre olan bu.

 

 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

Kötülük yapmayan, merhametsizlik, işkence etmeyen allah mantıksız ve oksimoron bir söylemdir. Ama tabi bir müslüman şunu diyebilir. Böyle bir durum söz konusu değil. Biz iyiliği, kötülüğü, merhamet, şefkat gibi kavramları allaha dayandırarak, temellendiriyoruz. Ona göre de bu kötülük, merhametsizlik, işkence değil. Tabi şu merhametsizlik değildir. Bu bir işkence değildir söylemini aklınız kabul ediyor mu? Bunu mantıklı buluyor musunuz? Allaha dayandırılan bu söylemi mantıklı bulmayanlar var. Peki sorun onlarda mı, yoksa bu allahta ve ona tapınanlarda mı? Bu işkence, merhametsizlik değil de, mühürlü oldukları için mi allah merhametsizlik yapmıştır diyorlar? Neden onun tarafından yaratıldı dediğiniz bazı insanlar, bunu mantıklı bulmuyorlar, yanlış buluyorlar? 

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 Galaksinin büyüklüğü

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

 

 Galaksinin tipi

 

Eğer daha eliptik olsaydı: Yaşam kimyası için yeterli ağır elementlerin oluşmasından önce, yıldız oluşumları dururdu.

 

Eğer daha düzensiz olsaydı: Işınıma maruz kalma çok şiddetli olacak ve yaşam kimyası için gerekli ağır elementler bulunmayacaktı.

 

 Galaksinin yeri

 

Eğer zengin bir galaksi kümesine daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Eğer büyük bir galaksiye/galaksilere daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Süpernova püskürmeleri

 

Eğer daha yakın olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha sık olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha seyrek olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha geç olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha erken olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Galaksi merkezinden ana yıldız uzaklığı

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterli miktarda ağır element olmazdı.

 

Eğer daha yakın olsaydı: Galaktik ışınım çok büyük olurdu; yıldız yoğunluğu, gezegenlerin yörüngesini bozardı.

 

Yüzey çekimi

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla amonyak ve metan tutardı.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla su kaybederdi.

 

Dönme süreci

 

Eğer daha uzun olsaydı: Günlük sıcaklık değişimleri çok büyük olurdu.

 

Eğer daha kısa olsaydı: Yaşam için gerekli yüzey sıcaklığı kapsamı sağlanamazdı.

 

Manyetik alan

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Elektromanyetik fırtınalar çok şiddetli olurdu.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Ozon tabakası, yıldız ve Güneş ışınımından yeterince korunamazdı.

 

Göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpışma oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Birçok tür var olmazdı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yerkabuğu yaşam için gerekli olan maddelerden yoksun kalırdı

 

Atmosferdeki nitrojen oksijen oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok çabuk ilerlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok yavaş ilerlerdi.

 

Atmosferdeki karbondioksit düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Bitkiler etkili şekilde fotosentez yapamazdı

 

Atmosferdeki su buharı düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Karadaki yaşam için yeterli miktarda yağmur yağmazdı.

 

Atmosferdeki ozon düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok düşük olurdu

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok yüksek olurdu; yüzeyde çok fazla morötesi ışınım olurdu.

 

Atmosferdeki oksijen miktarı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Bitkiler ve hidrokarbonlar kolayca yanardı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş hayvanlar, çok az soluyabilirdi.

 

 Jüpiter’in uzaklığı

 

Eğer daha fazla olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

Eğer daha az olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi.

 

Jüpiter’in kütlesi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi

 

Eğer daha küçük olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

 Atmosferin basıncı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Sıvı haldeki su çok çabuk buharlaşır, nadiren yoğunlaşırdı.

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sıvı haldeki su, karadaki yaşam için gerekli olduğu gibi kolayca buharlaşmaz; yeryüzüne yeterince güneş ışığı gelemez; yeryüzüne yetersiz miktarda morötesi ışınım gelirdi.

 

daha devam edebilirim isterseniz

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Önemli bir astrofizikçi ve kozmolog olan Fred Hoyle bu durumun tipik bir örneğidir. Hoyle kariyerinin ilk günlerinde Tanrıtanımazdı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kafası karışmış bir şekilde bazı elementlerin daha azken bazılarının neden çok olduğuna kafa yorarken aklına parlak bir fikir geldi. Nükleer çekirdeğinin yapısını incelemeye karar veren Hoyle, karbon çekirdeğinde o güne kadar keşfedilmemiş bir enerji düzeyi olduğunu tespit etti. Yaptığı deneyler tespitlerini doğruladı. Hoyle, bunun bir rastlantı olamayacağına karar verdi, işin içinde ilâhî bir gücün olduğuna hükmetti. Sonraki yılarda ilahi güç kendini başka alanlarda da göstermeye başladı. Cisimlerin elektron ve protonlardan oluştuğu öteden beri biliniyordu. Bu ikisinin oranları sabit kabul edilmiş, kimse bu konu üzerinde düşünmemişti. Ama sonra bilim adamları çıkıp proton ve elektronların tam değerini kesin olarak bilmek gerektiğini, zira bir milimlik kayma halinde bile yaşamın ortadan kalkacağını söylediler. ‘Hassas Ayarlar’ ın doğada ne denli önemli olduğuna ilişkin her gün yeni bir şeyler öğrenmeye başladık. Ortaya çıkan sonuçlar dini düşünceyle uyum içerisindedir. Birincisi, evrende ciddi bir ayar olduğu kesindir. Hoyle’un özyaşam öyküsünde belirttiği gibi, “Tanrıtanımaz görüşün, dünyanın belli bir amaçla yaratılmadığını söylemesi kadar ahmakça bir şey olamaz”.(Cyril Domb, Science and Religion: Heading For Partnership? ed: Russell Stannard, God For The 21st Century, Templeton Foundation Press, Great Britain (2000), s. 182.)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Kindi yazdı:

 Galaksinin büyüklüğü

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

 

 

AHAHsdgahsgdajhjwdjagsdas 😂

Daha ilk cümleden patladın akıllı tasarımcı. Copy paste yapıyorsun bari yazdığın şeyler doğrumu diye bir araştır bu kadar cahil olmayın rica ediyorum ya. Siz müslümanlar arasından bu yüzden evren bilimci çıkmıyor işte. Sizin aranızdan hiç bir şey çıkmıyorda neyse...

 

Bu copy paste yaptığın adam (Emre Dorman) muhtemelen daha galaksi nedir nasıl oluşur onu bile bilmeden gidip kitabında sallamış.

Evrendeki galaksilerin büyüklüklerini ve yıldız sayılarını kıyasladığında bazıları arasında neredeyse uçurum vardır. Mesela bazı galaksilerin de uyduları olur.  Örneğin samanyolunun uydularından biri macellan bulutsusudur -->  https://en.wikipedia.org/wiki/Large_Magellanic_Cloud 

 

Yani bu söylenenler şeylerin ne kadar saçma olduğunu sana nerden başlayıp anlatsam ,hangi taftan çürütsem bilemedim her yönden çürüyor. Galaksi dediğin şey sabit bir büyüklükte kalmaz sürekli değişir. Büyür veya küçülür , diğer galaksilerle birleşir, mesela samanyolunun andromeda ile 4 milyar yıl sonra birleşecek olması gibi. Bazı cüce galaksiler vardır bunlar  1000 tane yıldız da içerebilir ve içinde yaşama elverişli gezegenlerde olabilir. https://en.wikipedia.org/wiki/Dwarf_galaxy       https://en.wikipedia.org/wiki/Small_Magellanic_Cloud

Bu cüce galaksilerde içlerinde çok büyük yıldızlar oluşturabilirken dünya gibi bir gezegen neden oluşturamasın. Mesela aşağıdaki listede en üstlerde cüce galaksilerden yıldızlarda vardır. Zamanı geldiğinde de bu cüce galaksiler büyük galaksilere evrilecektir. Hiç bir galaksi öyle pat diye oluşmuyor.

https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_largest_stars

 

Galaksinin yeri ve tipi  diye zırvalanmış bu da  aynı saçmalıkta , cevap bile yazmıyorum.

 

Dünyanın dönme süreci falan diye zırvalanmış yine orda onun değişmesinden de bir halt olmaz. Çünkü bu zaten milyarlarca yıldır hep değişiyordu  ve milyarlarca yıldır da canlılar bu gezegende vardı.

Akıllı tasarım , mükemmel tasarım diye bir şey yoktur. Yok dünya güneşten 1cm uzak olsa şöyle olur yok 1cm yakın olsa böyle olur gibi cümleleri anca  maval okuyan eğitimsiz, cahiller kurar.

Diğer yazılanlarda aynı saçmalıkta hepsine cevap verecek kadar vaktim yok. Sana tavsiyem Din tüccarlarından uzak dur git sorularını gerçek bilim yapan insanlara sor mesela bir kozmoloğa.

tarihinde Hubble_ tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, Hubble_ yazdı:

 

AHAHsdgahsgdajhjwdjagsdas 😂

Daha ilk cümleden patladın akıllı tasarımcı. Copy paste yapıyorsun bari yazdığın şeyler doğrumu diye bir araştır bu kadar cahil olmayın rica ediyorum ya. Siz müslümanlar arasından bu yüzden evren bilimci çıkmıyor işte. Sizin aranızdan hiç bir şey çıkmıyorda neyse...

 

Bu copy paste yaptığın adam (Emre Dorman) muhtemelen daha galaksi nedir nasıl oluşur onu bile bilmeden gidip kitabında sallamış.

Evrendeki galaksilerin büyüklüklerini ve yıldız sayılarını kıyasladığında bazıları arasında neredeyse uçurum vardır. Mesela bazı galaksilerin de uyduları olur.  Örneğin samanyolunun uydularından biri macellan bulutsusudur -->  https://en.wikipedia.org/wiki/Large_Magellanic_Cloud 

 

Yani bu söylenenler şeylerin ne kadar saçma olduğunu sana nerden başlayıp anlatsam ,hangi taftan çürütsem bilemedim her yönden çürüyor. Galaksi dediğin şey sabit bir büyüklükte kalmaz sürekli değişir. Büyür veya küçülür , diğer galaksilerle birleşir, mesela samanyolunun andromeda ile 4 milyar yıl sonra birleşecek olması gibi. Bazı cüce galaksiler vardır bunlar  1000 tane yıldız da içerebilir ve içinde yaşama elverişli gezegenlerde olabilir. https://en.wikipedia.org/wiki/Dwarf_galaxy       https://en.wikipedia.org/wiki/Small_Magellanic_Cloud

Bu cüce galaksilerde içlerinde çok büyük yıldızlar oluşturabilirken dünya gibi bir gezegen neden oluşturamasın. Mesela aşağıdaki listede en üstlerde cüce galaksilerden yıldızlarda vardır. Zamanı geldiğinde de bu cüce galaksiler büyük galaksilere evrilecektir. Hiç bir galaksi öyle pat diye oluşmuyor.

https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_largest_stars

 

Galaksinin yeri ve tipi  diye zırvalanmış bu da  aynı saçmalıkta , cevap bile yazmıyorum.

 

Dünyanın dönme süreci falan diye zırvalanmış yine orda onun değişmesinden de bir halt olmaz. Çünkü bu zaten milyarlarca yıldır hep değişiyordu  ve milyarlarca yıldır da canlılar bu gezegende vardı.

Akıllı tasarım , mükemmel tasarım diye bir şey yoktur. Yok dünya güneşten 1cm uzak olsa şöyle olur yok 1cm yakın olsa böyle olur gibi cümleleri anca  maval okuyan eğitimsiz, cahiller kurar.

Diğer yazılanlarda aynı saçmalıkta hepsine cevap verecek kadar vaktim yok. Sana tavsiyem Din tüccarlarından uzak dur git sorularını gerçek bilim yapan insanlara sor mesela bir kozmoloğa.

 

 

verdiğin cevapların hepsi boş laf salatalığı sırf cevap vermek için altta kalmamak için cevap yazmışsın diğerlerine cevap bile verememişsin zamanım yok diye kesip atmışsın , zamanın yokta saatlerdir bu forumda vakit geçiriyorsun ya

 

bak örneklerini verdiğim kitaplar git araştır cahil

-Hugh Ross, The Creator and the Cosmos, 

-Dean L. Overman, A Case Against Accident and Self-Organization

 

-Paul Davies, The Cosmic Blueprint, Simon and Schuster, New York 1988,

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 saat önce, Kindi yazdı:

 Galaksinin büyüklüğü

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

 

 Galaksinin tipi

 

Eğer daha eliptik olsaydı: Yaşam kimyası için yeterli ağır elementlerin oluşmasından önce, yıldız oluşumları dururdu.

 

Eğer daha düzensiz olsaydı: Işınıma maruz kalma çok şiddetli olacak ve yaşam kimyası için gerekli ağır elementler bulunmayacaktı.

 

 Galaksinin yeri

 

Eğer zengin bir galaksi kümesine daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Eğer büyük bir galaksiye/galaksilere daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Süpernova püskürmeleri

 

Eğer daha yakın olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha sık olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha seyrek olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha geç olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha erken olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Galaksi merkezinden ana yıldız uzaklığı

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterli miktarda ağır element olmazdı.

 

Eğer daha yakın olsaydı: Galaktik ışınım çok büyük olurdu; yıldız yoğunluğu, gezegenlerin yörüngesini bozardı.

 

Yüzey çekimi

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla amonyak ve metan tutardı.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla su kaybederdi.

 

Dönme süreci

 

Eğer daha uzun olsaydı: Günlük sıcaklık değişimleri çok büyük olurdu.

 

Eğer daha kısa olsaydı: Yaşam için gerekli yüzey sıcaklığı kapsamı sağlanamazdı.

 

Manyetik alan

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Elektromanyetik fırtınalar çok şiddetli olurdu.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Ozon tabakası, yıldız ve Güneş ışınımından yeterince korunamazdı.

 

Göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpışma oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Birçok tür var olmazdı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yerkabuğu yaşam için gerekli olan maddelerden yoksun kalırdı

 

Atmosferdeki nitrojen oksijen oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok çabuk ilerlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok yavaş ilerlerdi.

 

Atmosferdeki karbondioksit düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Bitkiler etkili şekilde fotosentez yapamazdı

 

Atmosferdeki su buharı düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Karadaki yaşam için yeterli miktarda yağmur yağmazdı.

 

Atmosferdeki ozon düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok düşük olurdu

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok yüksek olurdu; yüzeyde çok fazla morötesi ışınım olurdu.

 

Atmosferdeki oksijen miktarı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Bitkiler ve hidrokarbonlar kolayca yanardı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş hayvanlar, çok az soluyabilirdi.

 

 Jüpiter’in uzaklığı

 

Eğer daha fazla olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

Eğer daha az olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi.

 

Jüpiter’in kütlesi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi

 

Eğer daha küçük olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

 Atmosferin basıncı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Sıvı haldeki su çok çabuk buharlaşır, nadiren yoğunlaşırdı.

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sıvı haldeki su, karadaki yaşam için gerekli olduğu gibi kolayca buharlaşmaz; yeryüzüne yeterince güneş ışığı gelemez; yeryüzüne yetersiz miktarda morötesi ışınım gelirdi.

 

daha devam edebilirim isterseniz

Bunları yazmışsın yazmışsın da, evren, yaşam övücü kişi. Olay ne şimdi? Yedi katlı bir göğün üstünde oturan bir allah galaksinin boyutunu mu belirlemiş, galaksiyi mi şekillendirmiş? Dünyaya ol demiş, dünya güneşin yörüngesinde mi bitmiş? Yoksa gezegenleri mi sürüklemiş? Uzakmış da yakına mı getirmiş, yakınmış da uzaklaştırmış mı? Jüpiterin boyutunu mu belirlemiş, dünyaya olan uzaklığını mı belirlemiş? Jüpiter istediğim büyüklük de değil diyip, büyüsün diye jüpitere maddeleri yönlendirip, madde takviyesi mi yapmış? Nasıl yapmış tüm bunları? Nasıl etki ediyor kendisi bu dediklerine? Yaşam kimyası için uygun olmayan bir galaksiyi yaşam için uygun hale getirmek istese ne yapar mesela kendisi? Öyle bir yazmışsın ki, özel yerleştirme yapan, özel olarak boyut, uzaklık, şekil belirleyen, evrendeki olayları özel olarak yöneten, yönlendiren bir tanrı var ortada.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Kindi yazdı:

 

 

 

-Hugh Ross, The Creator and the Cosmos, 

-Dean L. Overman, A Case Against Accident and Self-Organization

 

-Paul Davies, The Cosmic Blueprint, Simon and Schuster, New York 1988,

 

 

Burada tartıştığın kişiler zaten akıllı tasarıma inanıyorlar ve sana yalan söylüyorlar. Çünkü onlar ateist rolü yapan Hıristiyan misyonerler. Amaçları seni önce İslam'dan uzaklaştırmak sonra da Hıristiyan yapmaya çalışmak...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Kindi yazdı:

 

 

verdiğin cevapların hepsi boş laf salatalığı sırf cevap vermek için altta kalmamak için cevap yazmışsın diğerlerine cevap bile verememişsin zamanım yok diye kesip atmışsın , zamanın yokta saatlerdir bu forumda vakit geçiriyorsun ya

 

bak örneklerini verdiğim kitaplar git araştır cahil

-Hugh Ross, The Creator and the Cosmos, 

-Dean L. Overman, A Case Against Accident and Self-Organization

 

-Paul Davies, The Cosmic Blueprint, Simon and Schuster, New York 1988,

 

 

Laf salatalığı senin beyninin içinde. Araştır diye yazdığın kitapları %100 eminimki kendin okumadın. Çünkü modernist şakirt müslümanların yazılarından copy paste yapıyorsun buraya gelip bize satmaya çalışıyorsun. Copy paste yaptığın adamında hiç bir bilgisi ve eğitimi yok bu konularda. Kamil ya gelmiş birde cosmos hakkında bir şeyler biliyorum havası yaratıyor.😂 Şuanki 1.5 milyar müslümanın insanlığa bir katkısı bir faydası varmı? İşiniz gücünüz aaa bu kuranda vardı demek. Oooo ne güzel evren diyip putunuzu övmek. Egoist eziq canlılarsınız.  Hadi git başka yerde havla kimse yemez bunları burda.

tarihinde Hubble_ tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Galaksi büyük olsaymış şöyle olurmuş muş da küçük olsaymış böyle olurmuş muş muş.... 🤣  Siz dangalaklar evrendeki bütün galaksilerin aynı boyutta olduğunu sanıyorsunuz herhalde.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Demekki neymis,

Buzul'un da anlattigi gibi evrenin herhangi bir yerinde tanriya ihtiyac olmadan canlilik ortaya cikabilirmis.

Örnegin venüsün atmosferinde böyle bir ihtimal ortaya cikti.Venüste ortam dünyaya göre cok farkli.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
22 hours ago, Kindi said:

 Galaksinin büyüklüğü

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

 

 Galaksinin tipi

 

Eğer daha eliptik olsaydı: Yaşam kimyası için yeterli ağır elementlerin oluşmasından önce, yıldız oluşumları dururdu.

 

Eğer daha düzensiz olsaydı: Işınıma maruz kalma çok şiddetli olacak ve yaşam kimyası için gerekli ağır elementler bulunmayacaktı.

 

.....

 

daha devam edebilirim isterseniz

 

Veyahut her ne yaparsan yap, dünyanın bu haline, canlılığa ve insana kaçınılmaz olarak sebebiyet verecek bir evren de olabilirdi.

Her şekilde ve her yeri canlılığa imkan veren bir evren.

Biz de derdik ki: Ula ne yapsak sonu canlılık; o vakit burası "bunun için" yapılmış. (Hatta siz o zaman da öyle diyecektiniz)

 

Ama hayır. Öyle değil. Elimizin altında içinde sayısız galaksi, ondan daha fazla yıldız sistemi, ondan daha da fazla gezegen olan bir evren var.

Açık ki bu evren:

 

- ya olasılığa oynuyor,

- ya birileri "bayağı" uğraşmış. Yabani bir meyveyi ehlileştirir misali..(Tanrı uğraşmaz ama, uğraşmak acizin işidir. Tanrı değil mi ne yoksa bu?)

- ya da o "birileri" hiç yok. ..!

 

Üzerine üstlük bize bu kıyası yapabilmek için bir de "kontrol grubu", yani başka bir evren lazım. Çünkü elimizdeki tek evren bu. Başka türlüsünü bil(e)meden nasıl çıkarım yapacağız? Yapsak dahi nasıl bir doğruluk değeri, geçerliliği olacak? Neyi "neyle" kıyaslıyorsun derler adama..?

 

Velhasıl kelam, bu evrenden hareketle yapacağınız hiçbir çıkarım: Sizi zorunlu olarak tanrıya götüremez, olgusal bir zorunluluk dayatamaz, nesnel bir dayanak teşkil edemez. Sadece olumsal, keyfe keder öznel çıkarımlar olur. Ötesi değil. O vakit geçmiş olsun. İmtihan argümanınız ve ona dayalı tüm dinleriniz çöpe gitti.

 

Bu, senin şu yukarıdaki antropik yanılsamalı safsatalarına verilebilecek  cevaplardan sadece biri. Bir yönü. Diğerleri de defalarca verildi bu forumda. Ama hala daha yüzsüz yüzsüz, temcit pilavı gibi aynı haltları getirip duruyorsunuz.

 

Öyle bir dünya ki, evrende bir nokta dahi değil ve sen onun Biyosferinin dışına çıktığın anda poku yedin. Koca evrenin var olmana müsaade ettiği yer, onun içerisinde  bir "nokta" dahi değil. Ama sorunca ince ayarlı(!)..Yersen..

 

Daha devam edebilirim isterseniz..:0_80cbc_37a71a73_L:

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎28‎.‎5‎.‎2017 at 03:35, Emre_1974tr yazdı:

32:7 O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.


51:7 Mükemmel çizilmiş yörüngelere sahip göğe and olsun ki

7:190 Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

************************************************************ ****

Allah'ın yarattıklarındaki kusursuzluk, yani kusursuz tasarım, o yaratılanların yaratılış nedeni ve şartları doğrultusundadır.

Bizim dünyamız ve evrenimiz

1-İmtihan dünyası hedefine yöneliktir.

2-Cennet ile cehennemin karışımı karma bir hayat

3-Sonunda mutlaka canlılarının ve hatta evrenin kendisinin öleceği sonlu bir hayat içerir.

İşte bu evrendeki kusursuzluktan kasıt, bu 3 maddeye uygun-hizmet eden olma açısından mükemmelliktir.

Yani kişinin imtihan edilebileceği ortama hizmet, kişinin gerektiğinde yeryüzünde hazzı veya ızdırabı yaşayabileceği ortamı oluşturmaya hizmet ve belli bir süre yaşadıktan sonra son bulmaya hizmet etme açısından kusursuz bir şekilde tasarlanıp yaratılmıştır.

Çünkü bu dünyanın-evrenin-yaşamın hedefleri bunlardır. Bu evren yaratılış amacı ve şartlarına hizmet açısından gerçekten de "kusursuzdur".

Ama buna karşılık ahiret evreninin yaratılış amacı ve şartları farklı olduğundan, ahiret evrenindeki kusursuzluk da bambaşkadır. Bu sefer "ölümsüz-ebedi olma",sürekli hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmama gibi özellikler, o ahiret dünyasının şartlarında ve hedeflerinde kusursuzluktur. Çünkü yaratılış gayesi bunları içermektedir ve "mükemmel" bir şekilde bu hedefe hizmet edecek şekilde tasarlanmışlardır.

Selam ve sevgiler.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/evrendeki-kusursuzluk-kendi-sart-ve.html

 

Ve,

 

Cehennemdeki kusursuzluk mükemmel şekilde  cezalandırmayı sağlaması,

 

Cennetteki kusursuzluk da mükemmel şekilde ödüllendirme ve içinde sonsuza dek mutluluk içinde yaşamaktır.

 

Her yer, mükemmel şekilde yaratılış amacına hizmet eder ve gerçekleştirir.

 

Selam ve sevgiler

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.09.2020 at 09:25, Kindi said:

 

 

verdiğin cevapların hepsi boş laf salatalığı sırf cevap vermek için altta kalmamak için cevap yazmışsın diğerlerine cevap bile verememişsin zamanım yok diye kesip atmışsın , zamanın yokta saatlerdir bu forumda vakit geçiriyorsun ya

 

bak örneklerini verdiğim kitaplar git araştır cahil

-Hugh Ross, The Creator and the Cosmos, 

-Dean L. Overman, A Case Against Accident and Self-Organization

 

-Paul Davies, The Cosmic Blueprint, Simon and Schuster, New York 1988,

 

 

Bak zavallı cahil budala...

 

Galaksi dediğin şeyin en küçüğü bile o kadar büyüktür ki, en az milyonlarca dünya şartlarına sahip gezegen bulunabilir. 

 

Yani, çocuk tecavüzcüsü dininizi kurtaracaz diye, kendinizi madara ediyorsunuz, hepsi bu.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.09.2020 at 00:05, Kindi said:

 

daha devam edebilirim isterseniz

 

Eee, devam etsen ne olacak, denyoluğunu sayıklamak dışında?

 

Şu şöyle olsaydı, yok böyle olsaydı... Ne olurdu, başka bir şey mi olurdu sanıyorsun? 

 

Sen bugünkü o mevcut şeylerin ortaya çıkardığı bir sonuçtan ibaretsin. Ama gelmiş, o sebeplerin senin için var edildiğini sayıklıyorsun.

 

Öyle mi, buyur, winter is coming.... Eğer kışın evinde soba, kombi falan yakıyorsan, o haldeyken de gelip bu zırvaları sayıklıyorsan, sana ne dememi istersin?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.09.2020 at 11:39, EK yazdı:

 

Burada tartıştığın kişiler zaten akıllı tasarıma inanıyorlar ve sana yalan söylüyorlar. Çünkü onlar ateist rolü yapan Hıristiyan misyonerler. Amaçları seni önce İslam'dan uzaklaştırmak sonra da Hıristiyan yapmaya çalışmak...

 

Yalancı sahtekăr, utanmadan yalan söylüyorsun!

Eğer burada bir misyoner varsa, o da sensin. Çünkü bizahiti sen İslam misyonerliği yapıyorsun!

Evet; yalancısın!

Duydun mu?

Yalancısın!

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 22.09.2020 at 00:05, Kindi yazdı:

 Galaksinin büyüklüğü

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

 

 Galaksinin tipi

 

Eğer daha eliptik olsaydı: Yaşam kimyası için yeterli ağır elementlerin oluşmasından önce, yıldız oluşumları dururdu.

 

Eğer daha düzensiz olsaydı: Işınıma maruz kalma çok şiddetli olacak ve yaşam kimyası için gerekli ağır elementler bulunmayacaktı.

 

 Galaksinin yeri

 

Eğer zengin bir galaksi kümesine daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Eğer büyük bir galaksiye/galaksilere daha yakın olsaydı: Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

 

Süpernova püskürmeleri

 

Eğer daha yakın olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha sık olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha seyrek olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Eğer daha geç olsaydı: Işınım gezegendeki yaşamı yok ederdi.

 

Eğer daha erken olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterince ağır element külü olmazdı.

 

Galaksi merkezinden ana yıldız uzaklığı

 

Eğer daha uzak olsaydı: Kayalık gezegenlerin oluşması için yeterli miktarda ağır element olmazdı.

 

Eğer daha yakın olsaydı: Galaktik ışınım çok büyük olurdu; yıldız yoğunluğu, gezegenlerin yörüngesini bozardı.

 

Yüzey çekimi

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla amonyak ve metan tutardı.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Gezegenin atmosferi çok fazla su kaybederdi.

 

Dönme süreci

 

Eğer daha uzun olsaydı: Günlük sıcaklık değişimleri çok büyük olurdu.

 

Eğer daha kısa olsaydı: Yaşam için gerekli yüzey sıcaklığı kapsamı sağlanamazdı.

 

Manyetik alan

 

Eğer daha güçlü olsaydı: Elektromanyetik fırtınalar çok şiddetli olurdu.

 

Eğer daha zayıf olsaydı: Ozon tabakası, yıldız ve Güneş ışınımından yeterince korunamazdı.

 

Göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpışma oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Birçok tür var olmazdı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yerkabuğu yaşam için gerekli olan maddelerden yoksun kalırdı

 

Atmosferdeki nitrojen oksijen oranı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok çabuk ilerlerdi.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok yavaş ilerlerdi.

 

Atmosferdeki karbondioksit düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Bitkiler etkili şekilde fotosentez yapamazdı

 

Atmosferdeki su buharı düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

 

Eğer daha küçük olsaydı: Karadaki yaşam için yeterli miktarda yağmur yağmazdı.

 

Atmosferdeki ozon düzeyi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok düşük olurdu

 

Eğer daha küçük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok yüksek olurdu; yüzeyde çok fazla morötesi ışınım olurdu.

 

Atmosferdeki oksijen miktarı

 

Eğer daha büyük olsaydı: Bitkiler ve hidrokarbonlar kolayca yanardı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş hayvanlar, çok az soluyabilirdi.

 

 Jüpiter’in uzaklığı

 

Eğer daha fazla olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

Eğer daha az olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi.

 

Jüpiter’in kütlesi

 

Eğer daha büyük olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi

 

Eğer daha küçük olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

 

 Atmosferin basıncı

 

Eğer daha küçük olsaydı: Sıvı haldeki su çok çabuk buharlaşır, nadiren yoğunlaşırdı.

 

Eğer daha büyük olsaydı: Sıvı haldeki su, karadaki yaşam için gerekli olduğu gibi kolayca buharlaşmaz; yeryüzüne yeterince güneş ışığı gelemez; yeryüzüne yetersiz miktarda morötesi ışınım gelirdi.

 

daha devam edebilirim isterseniz

Ve Allah bütün bu doğa olaylarına vs karşı koyamazdı öyle mi? 

 

Hepsini yaratan da o, yarattıklarının birbirine zarar vermesine engel olan da o. Peki neden bir düzenek kurmak zorundaydı? Çünkü madde olmadan hiçbir şey yapamıyor. Yağmur için su buharına ihtiyaç duyması gibi.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...