Jump to content
Emre_1974tr

Ruhçuluğun Hıristiyanlıktaki tezahürleri

Recommended Posts

Ruhçu öğreti-paganizm binlerce yıldır insanlara panteizmi, çok tanrıcılığı, çilekeşliği, kutsal insanları,kolektivizmi, evrimi ve komünizmi aşılamaya çalışıyor. Bu uğurda İncil gibi eski kutsal kitaplara bile sızıp pagan felsefeyi şırınga etmeye çalıştılar.

İblis söz vermişti din yolu üzerine kurulup, insanları aldatacağına.

A'raf Suresi 16 Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."

İblis'in dini dejenere etmeye çalışacağı ve insanları yine din maskesiyle aldatmaya çalışacağı bilgisi Kuran'da verilmektedir:

Fatır Suresi 5 Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın aldatmasın! O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın.

İnsanların ayağını kaydırıp, onların dünya ve ahirette nimetlerden uzak kalmasını istiyordu bu cin, her zaman dini yozlaştırmaya çalışırken...


Hıristiyanlık yine Hinduizm ve diğer dinlerde olduğu gibi sonradan ruhçu paganizmin egemenliği altına girip değişime uğramış, kaynağı bile değiştirilmiş, bugünkü halini almıştır. Hatta adı bile sonradan değişmiştir.

Bu ruhçulukta zenginlik ve nimetler olumsuz şeyler olarak gösterilir.Ve durum böyle olunca da, olağanüstü zenginliklere sahip Davut ve Süleyman peygamberler birer günahkar gibi gösterilmeye çalışılmıştır Hıristiyanlıkta.

Cinlerin öğretisi olan ruhçu öğretiye göre dünya güzellikleri ve madde kötüdür ve bir leştir. Bu yüzden dünya nimetleri ve zenginlik içerisinde yüzen kişiler bir şekilde "kirli" ve "günahkar" olarak gösterilmeye çalışılır. Değişmiş İncil'de de bu olmuş, çok zengin olan Davut ve Süleyman peygamberlere çeşitli iftiralar atılarak aslında zenginlik kötülenmek istenmiştir. Hatta bu peygamberler tam bir peygamber bile sayılmamış, birer günahkar kral gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Yabancı filmlerde de görmüşsündür belki, Davut ve Süleyman peygamberler sözde günahkar ve isyankar birer kral olarak gösteriliyor. Etraflarında ise yarı çıplak, ellerinde asaları olan fakir ruhbanlar-kahinler dolaşıyorlar. Sözde asıl peygamberler bu sefil ruhbanlarmış gibi gösteriliyor ve sanki bu kahinler Tanrı'dan aldıkları ayetleri onlara iletiyor gibi bir hava yaratılıyor. Çünkü ruhçu öğretiye göre erdemli ve iyi olmanın yolu sefillikten ve dünya nimetlerinden el etek çekmekten geçiyor. Böyle olunca da Hıristiyanlıkta, çok zengin ve nimetler içerisinde yaşayan Davut ve Süleyman tam peygamberlerden bile sayılamıyor. Bu yüzden onlara büyük iftiralar atılıyor ve sanki gerçek elçiler onlar değilmiş de çevrelerindeki kahinler gerçek peygamberlermiş gibi sunuluyor.

Kuran ise bu iftiraları yalanlar ve gerçekleri yazar. Bu elçiler hem çok zengin hem de en erdemli insanlardandır.Allah'ın en sevgili ve cennetlik kulları arasındadırlar. Hatta Kuran'da Süleyman peygamber, belki de en çok övülen ve cennetle müjdelenen insandır. Kuran'a göre elçilerin daha bu dünyada cennetimsi bir yaşama kavuşmaları,onların Allah'ın sevgili kulları olduklarını göstermektedir. İslam'a göre iyiler bu dünyada da güzellikleri yaşamaya başlarlar. Ruhçu öğreti de ise bu durum tam tersinedir.

-Süleyman'ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarını uydurdular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı(Bakara 102'den alınmıştır)

Sad Suresi 30 Davûd'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.

İncil'e komünist unsurların sokuşturulmasına Yahudi Essenlilerin aracı olmuş olması muhtemeldir. Essenliler mezhebinin kolektivist olduğu söylenmektedir. Marksist Yahudi yazar Max Beer de "Sosyalizmin ve Sosyal Mücadelelerin Tarihi" adlı kitabında benzer şeyleri söylemiş.

İncil'de serveti kötüleyen ve sol felsefeyi şırınga eden ifadelere örnekler:

"İsa şakirtlerine dedi: Ne yiyeceksiniz diye hayatınız için, ne giyeceksiniz diye bedeniniz için kaygı çekmeyin. Çünkü hayat yiyecekten ve beden giyecekten daha üstündür. Kargalara bakın, onlar ne ekerler, ne de biçerler, ne kilerleri ve ne de ambarları var, Allah onları besler, sizler kuşlardan ne kadar daha değerlisiniz?".

"Eğer kâmil olmak istersen git, neyin varsa sat ve fakirlere ver, göklerde hazinen olacaktır ve gel, benim ardımca yürü".

"Yine size derim: Devenin iğne deliğinden geçmesi zengin adamın Allah'ın melekûtüna girmesinden daha kolaydır".

Tabii Kuran helal yoldan elde edilmiş zenginliği ve zenginleri överek değiştirilmiş İncil(ler)in bu sinsi propogandasını suratlarına çarpar. Ayrıca yukarıdaki değiştirilmiş incil sözünün de gerçeğini yazarak yine değiştirilmiş kitapların ipliğini pazara çıkarır:

A'raf Suresi 40 Ayetlerimizi yalanlayan ve onlar karşısında büyüklük taslayanlar var ya, gök kapıları açılmayacaktır onlar için ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyeceklerdir onlar. Suçluları böyle cezalandırırız biz.

Yani zenginler değil, büyüklük taslayanlar inkarcılar deve iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyeceklerdir.

Kuran, zenginliğin ve nimetlerin yanı sıra bilimi ve bu yolda çalışmayı da destekler. Ve gerçekleri sunar. Zaten bu sayede İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanlar birdenbire olağanüstü bir medeniyete ulaştılar.

Ama ne yazık ki daha sonra birçok Müslüman bile Kuran'ı değil, değiştirilmiş İncil'i hadis ve tasavvuf öğretileri aracılığıyla takip etmeye kalkmış ve bugün sefilliğin-ruhçuluğun pençesine düşmüştür.

Ruhçuluğun diğer unsurlarındandan ruhlar alemi ve kutsal insanlar-ruhbanlar inançlarını yine Hıristiyanlıkta görüyoruz. Azizler(ermişler), rahipler yine tıpkı diğer ruhçu öğretilerde olduğu gibi Hıristiyanlığa da sokuşturulmuştur.

Hadid Suresi 27 Sonra onların eserleri üzere, resullerimizi art arda gönderdik. Meryem'in oğlu İsa'yı da onların ardınca gönderdik. Ona İncil'i verdik; ona uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet koyduk. Bir bid'at olarak ortaya çıkardıkları ruhbaniyeti, onlar üzerine biz yazmamıştık. Allah'ın rızasını kazanmak için ortaya çıkardılar. Ama ona gerektiği şekilde saygılı olmadılar. Onların, iman edenlerine ödüllerini verdik. Onlardan çoğu yoldan çıkmış olanlardır.

Tevbe Suresi 31 Allah'ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah'tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O.



Yine paganizmin temellerinden panteizm ilk bakışta Hıristiyanlıkta yok gibi gözükse de, aslında üçleme de kendi içinde parelel mantığı içerir. Tek Tanrının üçleme şeklinde tezahür ettiğine inanılır. Bu inancı, ruhçuluğun etkisi altındaki diğer din ve öğretilerde de görüyoruz. Örneğin Hindular da aslında tek tanrıya inandıklarını, sayısız tanrılarının ana Yaratıcının bir yansıması veya tek bir bütünün parçaları olduğunu ifade ederler. Yani çok tanrıcı olduklarının farkına dahi varamazlar panteist felsefe içerisinde, hatta en hakiki tek tanrı inancının bu olduğunu iddia ederler. Ama gerçekte tam bir şirk batağındadırlar.

Maide Suresi 73 Yemin olsun ki, "Allah, üçün üçüncüsüdür!" diyenler de küfre batmıştır. Bir tek Tanrı dışında hiçbir ilah yoktur. Bu söyleyegeldiklerine son vermezlerse, onların küfre sapanlarına korkunç bir azap mutlaka gelip çatacaktır.

Izdırabın övülmesi, evlilikten uzak durmak gibi unsurlar da yine pagan ruhçuluktan Hıristiyanlığa ve daha evvelki dinlere geçmiştir. Yine bu doğrultuda İsa'nın sefillik ve işkence dolu bir hayat yaşadığı yalanı benimsenmiştir.

Sonra bu inançlar uydurma hadisler ve tasavvuf yoluyla İslam dünyasına da aşılanmak istenmiştir. Hatta reenkarnasyon inancı bile...

Yine Hıristiyanlıktaki cennet inancı da ruhçuluk doğrultusunda şekillenmiştir.

Belki ilk bakışta bedensel ve maddi ahiret dünyasını kabul etmektedir değiştirilmiş İncil, ama gerçekte pagan mistisizmdeki gibi, oradaki yaşam derviş-aziz yaşantısı gibi kabul edilir.

Yeme içme ve cinsellik-evlilik gibi nimetler olmayacaktır değiştirilmiş İncil`e göre:

Matta 22: 30 "Dirilişten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki
melekler gibidirler.

Luka

20: 34 İsa onlara şöyle dedi: "Bu çağın insanları evlenip evlendirilirler.
20: 35 Ama gelecek çağa ve ölülerin dirilişine erişmeye layık görülenler ne
evlenir, ne evlendirilir.
20: 36 Bir daha ölmeleri de söz konusu değildir. Çünkü meleklere benzerler ve
dirilişin çocukları olarak Tanrı`nın çocuklarıdırlar.

Çünkü bilindiği üzere, ruhçuluğa göre maddi nimetler kötüdür ve insanoğlu dünya-ahirette bu nimetlerden uzak kalmalıdır.

Bu kabuller yine tasavvuf gibi öğretilerle daha sonraları İslam dünyasına da aşılanmaya çalışılmış, insanın ahiret yaşantısında tanrısallaşacağı, birleneceği ve maddi nimetlerden ebediyen uzak kalacağı inancı ustaca işlenilmiştir.

Ama gerçekte ise Kuran`a göre tam tersine, nimetler insanlar için yaratılmış olağanüstü hediyelerdir ve ahirette sonsuza dek insanlar bu hediyeleri deneyimleyecektir. İnsanoğlu sonsuza dek insan olarak kalacaktır:

"Orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet aldığı her şey var. ve siz orada süresiz kalacaksınız. "(Zuhruf Suresi 71. )

Cinsellikten satranca kadar aklınıza gelebilecek tüm nimetler vardır cennette:

-De ki "Allah`ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?"yine de ki "bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir. ahirette ise yalnız onlarındır". ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız. (Araf süresi 32. ayet)


Ayrıca ruhçulukta kötülük ve günah tekamül için gerekli görülür. Ve yine bu hastalıklı görüşe göre ızdırap da gerekli olduğundan, biri sana kötülük yapsa bile karşı koymaman istenir. İşte yine ruhçuluktaki bu inanç da değiştirilmiş İncil'e eklenmiştir:

Matta 5:38-44

38 "'Göze göz, dişe diş' dendiğini duydunuz.
39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.
40 Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin.
41 Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.
42 Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin."
43 "'Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin' dendiğini duydunuz.
44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

Bu ruhçu felsefenin gerçek amacı ise günahı ve kötülüğü masum göstermeye kalkmak, yeryüzünden iyiliği ve adaleti kaldırıp kötülüğün egemen olmasını sağlamaktır. Ayrıca yine insanların insanlara kul olmasınının yolunu açmaktır... Kısacası ilk bakışta sevgi dolu gibi gözüken bu İncil sözleri aslında tam tersine, ızdırabı, günahı ve şiddeti istemektedir.

Bir tek Kuran korunmuştur bunlardan ve bu yüzden tek geçerli dini kaynak odur. İslam günahdan uzak durmayı ve birey haklarının korunmasını emreder.

İncil ve Tevrat koruma altında olmadıklarından dolayı bugün bu değiştirilmiş halleriyle din dışıdırlar.

Sadece Kuran Allah'ın gerçek öğretisini ve yolunu sunmaktadır.

Eğer Kuran'ın tek dini kaynak olduğunu kabul edip gerçek İslam'a yönelirsek, ruhçuluğun tuzaklarından korunabilir ve Rabbimizin istediği gerçek bir mümin, doğruluk üzere bir tek tanrıcı, Müslüman olabiliriz.

Her iki dünyada da güzelliklere ve kalıcı kazanca ulaşmanın yolu da buradan geçmektedir.

Selam ve sevgiler.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/ruhculugun-hristiyanlktaki-tezahurleri.html

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Doğrudur Kuran'da ruhçuluk yoktur, düz, hayvani, basit ve ilkel bir öğretisi vardır.

 

Kuran'ın yoksun olduğu çok daha önemli konular var. İnanç özgürlüğü başta. İnanç özgürlüğü yok ve çok vahim inanç ayrımcılığı içeriyor. Cinsiyet ve sosyal statü (hür-köle) ayrımı da içeriyor. Yani insan haklarından da yoksun ilkel vahşi bir düzmece. Yağmaya adam toplamak amacıyla düzülmüş bir çöl yağmacısının ilkel cep ajandası özelliğindedir.

 

Anlatımları son derece adi ve bayağı, düzdür. Herhangi sıradan bir cahilin kolaylıkla söyleyebileceği sözlerden başka düzgün bir söz içermez. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'da bir şey yok ki ruhçuluk olsun,zırva..

İlkel bir Arab'ın ve diğer Arapların biraz çalıntı birazda ihtiyaca göre çöl ortamında yazdığı ortaçağ belgesi..fazlası yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dünyada ne dinler var, bir Budizmin felsefi öğretileri o kadar muazzam ki, besbelli bu inceden inceye iyice düşünülmüş, kurgulanmış, olgunlaştırılmış bir şey. Bir din edinmem gerekseydi Budizmi benimserdim. Ama tabii din min hiç lazım değil o başka...

 

Budizmi de mi şeytan illuminatiyi, masonları kullanarak yarattı yoksa ha!? :lol:

 

Lan ne komik bunlar yaaa... Bu kadar saçma sapan komik kimse kaldı mı artık dünyada merak ediyorum. İslama vahşilikte ilkellikte beş basan Hinduizm bile artık hale yola girmeye başladı. İlkel vahşi Hindu ritüelleri yasaklandı birer birer. Bir bu İslam denen belaya çare bulunamıyor. Hâla el kesiyor kafa kesiyor insanları taşlıyorlar vahşiler. Bunlar bir türlü ortadan kaldırılamadı.

 

Zaten ben bu İslamın Hinduizmden yaratıldığından şüpheleniyorum. Yani bunun koyduğu kurallar öylesine üstünkörü, kafadan sallanıp atılmış saçmalıklar ki, bu zırvaları sallayanların bir bottan anlar bir adamlar olduklarını hayal etmek bile olanaksız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Emre yıllardır ruhçuluğu anlatıyorsun. Bu konu neden senin için önemli ?

 

Ruhçuluk ne demek ?

 

Kuran'da anlatılan en önemli konu ŞİRK iken bu ruhçuluk nereden çıkıyor ?

 

Ruhçuluğu bir kenara bırak bence ve ŞİRK üzerinde yoğunlaş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tam da anlattığım o Anti. Şirkin en azgın versiyonu panteizm ve panenteizm, hatta yapılan birçok put  bu  milyonlarca yıllık ruhçuluktan gelme. Spiritualizm, cinlerin insanlara kurduğu en büyük komplo. Putperestler o kendi elleriyle yaptıkları şekillerinin kendisine tapmıyor aslında, panteist/ruhçu felsefede ana Tanrı'nın yansıması olarak görmekte onları ve ortak koşmakta. Ve yine yazılanları doğru dürüst  okusaydınız ortak koşanların çoğunun panteizm felsefesi içinde aslında tüm evrene ve kendilerine taptıklarını anlardınız.

 

Kuran bunu çok net anlatır, ama kitap okuma gibi bir alışkanlığınız da olmadığından, hatta 2 sayfalık yazıları ve ispatları okuma gibi bir kaygınız da olmadığından yıllardır aynı kafanızda bir gram ilerleme yok maalesef.

 

 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

İsra 85 teki ruh sözcüğü hangi anlamda kullanımıştır sizce Emre Bey?

 

Kuran'da ruh "vahiydir."

 

Ve vahiy meleğine de özel isim olarak Ruh adı verilmiştir, çünkü dediğim gibi "vahiy" meleği.

 

Ve bir başka ayette de Kuran'a ruh denmiştir çünkü "vahiy" kitabıdır Kuran.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/islamda-canllarn-ruhu-hayaleti-yoktur.html

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

Kuran'da ruh vahiydir.

 

Ve vahiy meleğine de özel isim olarak Ruh adı verilmiştir, çünkü dediğim gibi vahiy meleği.

 

Ve bir başka ayette de Kuran'a ruh denmiştir çünkü vahiy kitabıdır Ruh.

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2011/07/islamda-canllarn-ruhu-hayaleti-yoktur.html

 

Mukatil Bin Süleyman adında  ilk dönem tefsircisi var. Kuran Terimleri Sözlüğü diye türkçeye çevrilen eserinde isra 85 deki ruh sözcügünün BÜYÜK MELEK anlamına geldiğini yazmış. ki bu adam ilk dönem tefsircisi şimdikiler mi doğru bilir yoksa zamansal olarak peygambere daha yakın olan mı? taktirinize bırakıyorum.

 

o zamanlar büyük melek diye bilinen bir melek varmış..onun hakkında soru soruyorlar peygambere. peygamberde bu ayetle cevap veriyor. yani burada ki ruh tasavvufcuların bahsettiği ''insanın özü'' ile alakası yok.ayrıca bu kitapta ayetlere göre ruh sözcügünün anlamları yazılmış. ruh dediğiniz gibi kuran vahiy anlamı yanında,cebrail,hz.isa ve burda bahsettiğim büyük melek (büyük melek cebrail değil ama) ve şuan hatırlayamadım biraz daha anlamı vardı sanırım. kullanıldığı yere göre ayet ayet bu tefsirci yazmış.

 

kısacası arkadaşım din üzerine üfüren üfürene.. adamlar bildiğin o zamanlar inanılan bir büyük melegi soruyor tasavvufcular bunu insana can veren /öz anlamında alıyorlar ve kendilerine kurandan dayanak uyduruyorlar..(tekamül felsefelerine veya inançlarına bu ayeti dayanak yapar tasavufcular)

 

üfüren üfürene... kusura bakmayın ama sizde üfürüyorsunuz..

tarihinde Burakey tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 hours ago, Emre_1974tr said:

Tam da anlattığım o Anti. Şirkin en azgın versiyonu panteizm ve panenteizm, hatta yapılan birçok put  bu  milyonlarca yıllık ruhçuluktan gelme. Spiritualizm, cinlerin insanlara kurduğu en büyük komplo. Putperestler o kendi elleriyle yaptıkları şekillerinin kendisine tapmıyor aslında, panteist/ruhçu felsefede ana Tanrı'nın yansıması olarak görmekte onları ve ortak koşmakta. Ve yine yazılanları doğru dürüst  okusaydınız ortak koşanların çoğunun panteizm felsefesi içinde aslında tüm evrene ve kendilerine taptıklarını anlardınız.

 

Kuran bunu çok net anlatır, ama kitap okuma gibi bir alışkanlığınız da olmadığından, hatta 2 sayfalık yazıları ve ispatları okuma gibi bir kaygınız da olmadığından yıllardır aynı kafanızda bir gram ilerleme yok maalesef.

 

 

 

Emre

 

Hadisleri Allah'a ortak koşanlar RUHÇULUK nedir bilmez. 

 

Halk RUHÇULUK nedir bilmez, halk müşrik ve şirk terimlerini biliyor.

 

Sen Kuran'da geçen kavramları anlat. 

 

ŞİRK'i ruhçuluk kalıbına sokmaya gerek yok.

 

Kalıplara sokunca ŞİRK arka planda kalıyor. 

 

Allah ruhçuluğu affetmem demiyor. Şirki affetmeyeceğim diyor.

 

Şirki farklı bir anlama sokup konudan uzaklaşma. 

 

Şu an islamın derdi ruhçuluk değil islamın sorunu şirk.

 

 

tarihinde ANTİATEİST tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yazdıklarımı okumadığından hala şaşkınca sayıklıyorsun Anti.

 

Şirk öğretilerinin hemen hepsi ruhçuluktan gelme ve bunu delilleriyle gösteriyorum. Putlara tapanlar bal gibi spiritualist çoğunlukla.

 

Tasavvuf da saf kan ruhçuluğun, İslam dünyasına sızmış versiyonu. Kabala da yine ruhçuluğun Yahudi dünyasına sızmış versiyonu. Ruhlar aleminden , panteizme (kendine ve evrene tapma), evrimden kutsal insan safsatalarına kadar.

 

Dini yozlaştıran ve çok tanrıcı hale getiren bu spiritüalizm hep (Hıristiyanlıktan Hinduizm'e kadar).

 

Bir tek Kuran korunduğundan oraya ilişemedi ruhçuluk. Ama bu sefer de Kuran'a ortak kaynaklar ekletme yoluyla, tasavvuf öğretisi yoluyla yine şirki insanlara aşılamaya çalıştı malum güçler.

 

Bugün hadis/mezhep tasavvuf şirk öğretileriyle uğraşıyorsan onun da gerçek nedeni bu spiritüalizm.

 

Yıllarca yazıyoruz, bir zahmet okuyup öğreneceksiniz., ondan sonra yorum yapacaksınız.

 

Selam

 

 

 

 

 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayır Anti verdiklerimi okuyup ne anlattığımı öğreneceksin, ondan sonra konu hakkında fikir belirtme durumun olabilir. Daha ne anlattığımı bile bilmeden sarhoş gibi şuursuzca sayıklıyorsun hala sıkılmadan.

 

Şirk dininin ruhçuluktan geldiğini öğrenmiş oldun bu başlıkta hiç olmazsa.  İlk insandan beri dini yozlaştırıp çok tanrıcı, putperest, panteist, spiritualist yapan hep bu öğreti oldu

 

İkinci öğrenmen şey, bu spiritüalizmin yani şirk öğretisinin İblis'in öğretisi olduğu gerçeğidir.

 

Yani insanları sistemli bir şekilde saptıran İblis adlı varlık ve onun kabilesi var.

 

Milyonlarca yıldır hep aynı pagan çok tanrıcı öğretiyi insanlara aşılamaya çalışıyorlar. Bu yüzden hep dini , dünyanın dört bir tarafında hep aynı yönde yozlaştırabildiler maalesef.

 

Yani şirk sadece insanların kendi başlarına vücuda getirdiği bir şey değil, bazı kötü cinlerin planlı ve disiplinli bir şekilde vücuda getirdiği bir olay aslında. tabii  kalplerinde kötülük olan insanlar da bu tuzağa gönüllü düşüyor ve hizmet ediyor maalesef.

 

Kısacası yazılarımda hep şirkin içyüzünü, gerçek nedenlerini ve gerçek çözüm yolunu anlatıyorum. Şu yazılanları okumama arsızlığınıza artık bir son verin. Yok okumuyorsanız da konu hakkında zırvalayıp konuşmaya kalkmayın.

 

Selam

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Emre yazında şirk kelimesi bile geçmiyor. Bir cümlede kullanmışsın. 

 

Konunun başlığını en azından "Şirkte Ruhçuluğun etkisi" tarzında bir şeyler yap.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu fıkra ruh ve șeytan sevdalılarına gelsin. Okumazsanız kızarım ha!.

Okuyunuz ki, ufkunuz genișlesin!"

 

Birgün adamın biri ölür ve kendini cehennemde bulur.
Canı sıkkın ve ümitsiz bir șekilde cehennemde dolașırken, ilk defa șeytanla karșılașır.

Şeytan: "Neyin var, neden böyle canın sıkkın ?"
Adam: "Niye acaba, körmüsün ?. Cehennemdeyim."
Şeytan: "Cehennem o kadar da fena bir yer değil. Burada bol bol eğleniyoruz. İçermisin ?"
Adam: "Hem de nasıl!"
Şeytan:"Güzel; Pazartesi gün boyunca tıksırıncaya(!) kadar içiyoruz. Bira, Viski, Tequila, Şarap, ne istersen var.
Adam: "Harika!"
Şeytan: "Peki, sigara içermisin ?"
Adam: "Seve seve."
Seytan: "Salı günlerini seveceksin. Bütün gün dünyanın en iyi sigaralarını tüketiyoruz. Kanser mi oldun... kimin umrunda... zaten ölüsün."
Adam: "Süper."
Şeytan: "Bahis oynamasına ne dersin ?"
Adam: "Tutkulu bir șekilde severim."
Şeytan: "Çarșamba günleri at yarıșı, it yarıșı, poker, rulet, blackjack vs. hepsi var. Ne istersen o. Iflas mı ettin... kimin umrunda... zaten ölüsün."
Şeytan: "Uyușturucuyla aran nasıl ?"
Adam: "Şaka mı yapıyorsun ?. Bayılırım!"
Şeytan: "Perșembe günleri uyușturucu günü. Sevdiğin her cins uyusturuyucu kullanabilirsin. Zaten ölüsün...kimin umrunda..."
Adam: "Cehennemin böyle havalı bir yer olabileceğini hiç tahmin etmemiștim."
Şeytan: "İbnemisin ?"
Adam: "Hayır."
Şeytan: "Eyvah...o zaman Cuma günlerinden nefret edeceksin." :D

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Emre Bey; Mukatil Bin Süleymanın(MS: 702-767) değilde  sizin (MS 1974- ?)  doğruyu söylediğinizi nasıl ayıracağız?  sizin  din üstüne hayali din yazma ihtimaliniz mi yüksek yoksa Mükatil Bin Süleymanın mı?

tarihinde Burakey tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'a inanacaksın Burakey.

 

Gördüğün gibi ruhlar alemi yok Kuran'da.

 

Bahsettiğin kişinin mi yoksa benim mi doğru yorumladığımı Kuran'ı okuyarak göreceksin kısacası.

 

 

 

 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Kuran'a inanacaksın Burakey.

 

Gördüğün gibi ruhlar alemi yok Kuran'da.

 

Bahsettiğin kişinin mi yoksa benim mi doğru yorumladığımı Kuran'ı okuyarak göreceksin kısacası.

 

 

 

 

 

Kuranı okuduk,anlamaya çalıştık,Tanrı sözüdür dedik, bir daha bir daha düşündük..bekledik, dua ettik, sabrettik, tefekkür ettik.. ancak anlayamadık. tanrı sözü olarak değilde insan sözü olarak bakınca ise anladık dostum . hani derler ya tüm manalar açıldı bize..

 

Yazılarınızı biraz okudum. hayal okyanusunda yüzüyorsunuz..açılabildiğiniz kadar açılın insanın hayal gücü sonsuzdur.. iyi niyetle dininizi savunmaya çalışıyorsanız saygı duyarım ancak para veya çıkar karşılığı yapıyorsanız yazıklar olsun derim..

 

İslam asırlarca çağa ve eleştrilere karşı kendini iyi savundu..ancak son yıllardaki kelime oyunu ve hayal gücü içerikli savunmalar ancak kendini kandırmak isteyen insanlar için başarılıdır. sanırım artık başka yol bulamıyorlar . böyle giderse ateizmin güçlü argümanları karşısında yenilgi kaçınılmaz duruyor..

 

Kuranda ruhçuluk konusu beni aşar ancak tasavvuf konusunu incelemişliğim var. size isra 85 deki ruh sözcüğünüde bu yüzden sormuştum. tasavvufun temel öğretileri  kuran ile bağdaşmıyor bu konuda size katılıyorum. çoğu tasavvufi görüş islama göre şirk ve küfürdür.. ancak tassavufa karşı savaş açan sizler şunu da unutmayın İslam felsefesi tasavvuf ile resmen iç içe geçmiş. ve tasavvufun felsefesi oldukça güçlü ,hatta felsefe yapan sadece tasavvufcular desek çokta yanlış olmaz..tasavvufu dışlarsanız felsefesinden de mahrum kalırsınız ve eleştiriler karşısında daha da  güçsüz düşersiniz.. 

tarihinde Burakey tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×