Ten Ten

Ateistler size göre enerji ve bilginin kökeni nedir?

Bu konuda 384 ileti var

 

Midiclorianlar!

May the force be with you.

 

 

tarihinde NotImportant tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Her zaman bir cevap gerekli mi ? Yıldırımdan korktuk, anlayamadık diye zeusu mu var edelim ? 

 

Doğru, ettik zaten. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Madde/Enerji/Uzay/Zaman'ın başlangıcı ve sonu yoktur. Fantastik dörtlü diyebilirsiniz. Bunlara başlangıç ve son tayin etmenin bir yolu yoktur. Bunları birbirinden bağımsız ayrı ele almanın da bir yolu yoktur. 

 

Bu dokunun kendiliğinden ve zaten hep var olması, bir zeka ve gücün kendiliğinden ve zaten hep var olması iddiası ile aynı değildir. Çünkü zeka ve güç bir organizasyondur, evrimleşmesi ve oluşması gerekir. Kalıcı olamaz, organizasyon entropi gereğince dağılmak zorundadır. Tekrar oluşabilir.

 

Zaman yönlüdür, tersine çevrilemez. Enerji tersine çevrilemez. Uzayın da bir yönü olduğu kuşkusu doğmuş bulunuyor. Bu çok acayip bir fikir. Bu nasıl olabilir hiç bilmiyoruz. Uzayın nasıl yönü olabilir? Ama günümüzde böyle bir kuşku doğmuştur.

 

Matematik en çıkmaz noktada bile bir yol gösterebilir. Artı eksi sonsuz deriz. Ancak kavramsal bir imaj oluşturabiliriz. Artı eksi kuşkusuz yön belirtir. Neden artı eksi elektrik yükleri var bilmiyoruz. Neden N S mıknatıs kutupları var bilmiyoruz. Bu yön, kutup, yük meselesi nedir bilemiyoruz. Bunlar maddenin yönü ile ilgili konular.

 

Ama uzayın yönü deyince bu çok aşırı zihin zorlayıcı bir kavram. Devreler yanarsa burada yanar. Bunları anlamak olanaksız mıdır, onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz, her şeyi bilemediğimiz. Örneğin neden enerji paketçikler halindedir, bilmiyoruz. Bazı şeyleri de bilmeyelim artık, bu doğal. Zihin kapasitesi diye bir sınır var. Bu kuşkusuz bir sınır. Buraya kadar dedirten bir limit. Bu da çok doğal, beynimizin kaç nörondan oluştuğu ve bunların toplamda kaç sinaptik bağlantı sağladığı belli değil mi, bunu ifade eden bir rakam var, oldukça büyük bir rakam olsa da. Bu bir limit demektir. Doğal yani, bazı şeyleri de bilemeyeceğiz elbet, böyle bir limit bulunduğuna göre.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Limit kavramı çok büyük bir kurtarıcıdır. Her şeye ama her şeye "senin limitin burası, burada dur!" diye bir sınırlama çizeriz. Bu her şeyimizi kurtarır. Limitler olmasaydı her şey birbirine girerdi. Sınırsızlık sonsuzluk çok güzel bir şey kuşkusuz, kim istemez sınırsız limitsiz güç, zeka, olanak, her şey... Ama bunun olanaksız oluşu, limitler hayatın garantisi aslında. Limitler olmasa her şey birbirini yok edebilirdi.

 

Sınırlarımızı bilelim, sahip çıkalım. Limitlerimizden hoşnutsuz olamayalım. Limit artırım talepleri iyidir ama limitsizlik olanaksızdır. Limit artırım talepleri deyince konu denge meselesine gelir. Denge, limitten sonra en önemli ikinci kavram. Limit artışları dengelenmek zorunda. Dengesizlik de yok oluş getirir. Denge bozulması, statükoları yıkan başlıca etkendir. Statükoların yıkılması da kaçınılmazdır.

 

Kavramlar böyle iç içe gire gire sonuçta zihin kapasitesini aşar. Devreler ısındı mı bırak... Zorlama... 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Maddenin, enerjinin kökeni nedir sorusunu anlayabiliyorum da, bilginin kökeni nedir sorusunu anlayamıyorum.

 

Neyin bilgisi, hangi bilgi?

 

Pozitif bilgi ise zaten varlık gösteren her şey bilgi kaynağıdır. 

 

Yani bilginin kökeni sorusu anlamsız geldi. Star Trek Bilinmeyene Yolculuk Nebula'nın içinde bilginin kökeni gibi bir şey mi hayal ediyorsunuz?

 

Madde - enerji ise çok ilginç bir şey. Quantum boyutuna indikçe ikisi birbirine karışmaya başlıyor.

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Maddenin, enerjinin kökeni nedir sorusunu anlayabiliyorum da, bilginin kökeni nedir sorusunu anlayamıyorum.

 

Neyin bilgisi, hangi bilgi?

 

Pozitif bilgi ise zaten varlık gösteren her şey bilgi kaynağıdır. 

 

Yani bilginin kökeni sorusu anlamsız geldi. Star Trek Bilinmeyene Yolculuk Nebula'nın içinde bilginin kökeni gibi bir şey mi hayal ediyorsunuz?

 

Madde - enerji ise çok ilginç bir şey. Quantum boyutuna indikçe ikisi birbirine karışmaya başlıyor.

 

 

 

 

Atomlar big bang öncesi ve başlangıcında yoktu.

Atomlar kendi aralarında bağ oluşturma bilgisini nasıl kazandılar?

 

Atomların bildiğimiz en küçük  yapıtaşları bile bilgi içeriyor.

 

Bilgi madde ve enerji big bang ile mi oluştu?Yoktan mı var oldular yoksa big bang öncesi var mı?

Ya döngüsel evren modelini kabul edeceksin yada tanrı var diyeceksin.

 

Termodinamik yasalara göre  devri daim makinesi yapılamaz.

Bu yüzden döngüsel evren modelini savunamıyorum.Bu yüzden tanrı inancına sahibim.

 

 

 



 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sana burada mantıklı açıklamalar da yapılsa ikna olacakmışsın yaklaşımındasın. Olmayacaksın. Sen inanmaya bahaneni bulmuşsun. Termodinamik izin vermiyordu o halde tanrı. Bi insanın alternatifi, ilk seçeneğinden bu kadar uçuk olur mu. Okula gidemedim, o halde masal dinliyorum evde. 

 

Yine aynı kibir, yine bir insan 70 yıllık hayatı ve zar zor binlerce yılda birazcık geliştirdiği beyniyle kaç milyar yıllık evreni, yine kendi gelişmekte olan bilimiyle termodinamiğiyle açıklayamıyor ve anlayamıyor  diye o halde tanrı diyoruz. Güzel. 

 

Bilgi ve enerjinin kökenini bilimle açıklamaya çalışırken bir anda tanrı gibi soyut bir fikre nasıl geçebiliyorsunuz. Ben de bunu çok merak ediyorum. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

sana burada mantıklı açıklamalar da yapılsa ikna olacakmışsın yaklaşımındasın. Olmayacaksın. Sen inanmaya bahaneni bulmuşsun. Termodinamik izin vermiyordu o halde tanrı. Bi insanın alternatifi, ilk seçeneğinden bu kadar uçuk olur mu. Okula gidemedim, o halde masal dinliyorum evde. 

 

Yine aynı kibir, yine bir insan 70 yıllık hayatı ve zar zor binlerce yılda birazcık geliştirdiği beyniyle kaç milyar yıllık evreni, yine kendi gelişmekte olan bilimiyle termodinamiğiyle açıklayamıyor ve anlayamıyor  diye o halde tanrı diyoruz. Güzel. 

 

Bilgi ve enerjinin kökenini bilimle açıklamaya çalışırken bir anda tanrı gibi soyut bir fikre nasıl geçebiliyorsunuz. Ben de bunu çok merak ediyorum. 


Termodinamik yasalara uygun mantıklı açıklamalar yapılırsa neden kabul etmeyeyim.

Matematikte bilinmeyenlere bilinenlerden ulaşılır.

Termodinamik yasalara uymayan şeye  tanrı ismini verdim.

Tanrı ismini beğenmiyorsan x diyebilirsin.Ama ismini verdiğin şeyi panteistler,naturalistler materyalistler  gibi enerji ve maddeye bağlarsan itiraz ederim.:)

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Atomlar big bang öncesi ve başlangıcında yoktu.

Atomlar kendi aralarında bağ oluşturma bilgisini nasıl kazandılar?

 

Atomların bildiğimiz en küçük  yapıtaşları bile bilgi içeriyor.

 

Bilgi madde ve enerji big bang ile mi oluştu?Yoktan mı var oldular yoksa big bang öncesi var mı?

Ya döngüsel evren modelini kabul edeceksin yada tanrı var diyeceksin.

 

Termodinamik yasalara göre  devri daim makinesi yapılamaz.

Bu yüzden döngüsel evren modelini savunamıyorum.Bu yüzden tanrı inancına sahibim.

 

 

 



 

 

Atomlar kendi aralarında bağ oluşturma bilgisini mi kazandılar?

 

Bilgi, bilmek, bilinç gerektirir. 

 

Dolayısıyla atomların bir şey kazandığı yok. 

 

Evrenin yapısı gereği hareket ediyorlar. Hani derler ya "ÖZÜ GEREĞİ" işte onun gibi.

 

Big Bang'den önce ne olduğunu bilmiyoruz. Başka bir evren? Başka evrenler? Gelişmiş evren mühendisleri? Tanrı? Neden illa döngüsel evrene takılı kaldınız ki? Big Bang'i bile ne kadar doğru bildiğimiz şüphe götürür. 

 

İşin doğrusu evrenin oluşumunu henüz bilmiyoruz.

 

İşte bu gri, flu, belirsiz alan mevcut diye tanrıya sarılıyorsanız, siz aslında boşlukların tanrısına tapıyorsunuz.

 

Boşluk varsa tanrı vardır, tanrı varsa o Allah'dır diyorsanız işiniz daha da zor.

 

Sizi takip ettiğim kadarıyla Allah'ın uydurma bir tanrı olduğunu savunuyordunuz en son.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

Atomlar kendi aralarında bağ oluşturma bilgisini mi kazandılar?

 

Bilgi, bilmek, bilinç gerektirir. 

 

Dolayısıyla atomların bir şey kazandığı yok. 

 

Evrenin yapısı gereği hareket ediyorlar. Hani derler ya "ÖZÜ GEREĞİ" işte onun gibi.

 

Big Bang'den önce ne olduğunu bilmiyoruz. Başka bir evren? Başka evrenler? Gelişmiş evren mühendisleri? Tanrı? Neden illa döngüsel evrene takılı kaldınız ki? Big Bang'i bile ne kadar doğru bildiğimiz şüphe götürür. 

 

İşin doğrusu evrenin oluşumunu henüz bilmiyoruz.

 

İşte bu gri, flu, belirsiz alan mevcut diye tanrıya sarılıyorsanız, siz aslında boşlukların tanrısına tapıyorsunuz.

 

Boşluk varsa tanrı vardır, tanrı varsa o Allah'dır diyorsanız işiniz daha da zor.

 

Sizi takip ettiğim kadarıyla Allah'ın uydurma bir tanrı olduğunu savunuyordunuz en son.

 

Ateistler tanrı gelişmiş evren mühendisleri gibi açıklamalara yer vermemek  için döngüsel evren modellerini termodinamik yasaları çiğnemeden savunmak zorunda.

 

O yüzden onu örnek verdim.

Ateistler tanrı gibi bilinçli bir varlık açıklamalarına yer vermemek  için atomların kendiliğinden örgütlendiğinide kabul etmek zorunda.

Atomların birşey kazandığı yok diyorsanız atomları sabit değişmez özeliklere sahip ezeli ve ebedi kabul etmiş olursunuz.Bu ise bilim ile çelişir.örneğin hidrojen yıldızlarda helyumdan başlayıp diğer ağır elementlere dönüşüyor.

 

Termodinamik yasalara göre enerji yoktan varolamaz vardan da yok olamaz.Bu yasaya göre tanrıya ihtiyaç yokmuş diyebiliriz.Ateistler bu yasayı severler.:)

 

Ama aynı Termodinamik yasalara göre devri daim makineside yapılamaz.Bu yasa ise tanrıya  ihtiyaç olduğunu söyler.Teistlerde bu yasayı çok severler.:)

 

Yani masadan düşen bardak dışardan enerji almadan tekrar masa üstüne konulamaz.

 




 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Ateistler tanrı gelişmiş evren mühendisleri gibi açıklamalara yer vermemek  için döngüsel evren modellerini termodinamik yasaları çiğnemeden savunmak zorunda.

 

O yüzden onu örnek verdim.

Ateistler tanrı gibi bilinçli bir varlık açıklamalarına yer vermemek  için atomların kendiliğinden örgütlendiğinide kabul etmek zorunda.

Atomların birşey kazandığı yok diyorsanız atomları sabit değişmez özeliklere sahip ezeli ve ebedi kabul etmiş olursunuz.Bu ise bilim ile çelişir.örneğin hidrojen yıldızlarda helyumdan başlayıp diğer ağır elementlere dönüşüyor.

 

Termodinamik yasalara göre enerji yoktan varolamaz vardan da yok olamaz.Bu yasaya göre tanrıya ihtiyaç yokmuş diyebiliriz.Ateistler bu yasayı severler.:)

 

Ama aynı Termodinamik yasalara göre devri daim makineside yapılamaz.Bu yasa ise tanrıya  ihtiyaç olduğunu söyler.Teistlerde bu yasayı çok severler.:)

 

Yani masadan düşen bardak dışardan enerji almadan tekrar masa üstüne konulamaz.

 




 

 

 

 

Ateistler açısından konuşuyorsunuz da işin aslı pek öyle değil. Sizinki yönlendirme oluyor biraz.

 

Kişisel olarak herkes başka bir fikir sahibi olabilir elbette. Ancak realitede evrenin nasıl oluştuğunu bilmiyoruz. Dediğim gibi Big Bang'i doğru bilip bilmediğimiz bile şüpheli. 

 

Benim bildiğim kadarıyla döngüsel evren modelinde yoktan var olmak şeklinde termodinamiğin 1. yasası ile çelişme gibi bir durum söz konusu değil. Bilim camiasında evrendeki madde miktarına da bağlı olarak evrenimizin nasıl bir akıbeti olacağı ile ilgili görüşler var. 

 

Öte yandan köpükleşme, sicim, enflasyon teorilerine uyumlu olarak bilim camiasında gittikçe kabul gören çoklu evrenlerin olması mümkün. Bir evrenin kendi kendine nasıl oluşabileceği ile ilgili makaleler var. Stephan Hawking de bununla ilgili bir görüş belirtmişti en son bildiğim kadarıyla.

 

Başka bir görüş evrenin sonsuz olabileceği, Big Bang gibi gözüken verilerin aslında evrenin ufkundan kaynaklı veriler olduğu görüşü var.

 

Dediğim gibi bir çok alternatif açıklama var. Belki bir kısmını ne siz ne ben biliyoruz.

 

Ancak bu alternatif açıklamalardan hangisinin doğru olduğunu bilmiyor olmamız, açıklamanın tanrı olduğuna dair kanıt değildir.

 

Tekrar söylüyorum:

 

Bilinmeyen, gri bölgeleri kendinize referans alıp bir karara varıyorsanız bulanık sularda yüzüyorsunuz demektir. Dolayısıyla tartışmanın da pek bir şey ifade etmeyeceğini gösterir.

 

Tekrar soruyorum. Lütfen açıklıkla belirtir misiniz: Sizi takip ettiğim kadarıyla Allah'ın uyduruk bir tanrı olduğunu ifade ediyordunuz, yanılıyor muyum?

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Ateistler tanrı gibi bilinçli bir varlık açıklamalarına yer vermemek  için atomların kendiliğinden örgütlendiğinide kabul etmek zorunda.

Atomların birşey kazandığı yok diyorsanız atomları sabit değişmez özeliklere sahip ezeli ve ebedi kabul etmiş olursunuz.Bu ise bilim ile çelişir.örneğin hidrojen yıldızlarda helyumdan başlayıp diğer ağır elementlere dönüşüyor.

 

Termodinamik yasalara göre enerji yoktan varolamaz vardan da yok olamaz.Bu yasaya göre tanrıya ihtiyaç yokmuş diyebiliriz.Ateistler bu yasayı severler.:)

 

Ama aynı Termodinamik yasalara göre devri daim makineside yapılamaz.Bu yasa ise tanrıya  ihtiyaç olduğunu söyler.Teistlerde bu yasayı çok severler.:)

 

Yani masadan düşen bardak dışardan enerji almadan tekrar masa üstüne konulamaz.

 




 

 

 

 

Nükleer reaksiyonlar, fizyon ve füzyon termodinamiğin 1. yasası ile çelişmediği gibi birebir termodinamik ilkelerine bağlı olarak gerçekleşir.

 

2 hidrojen atomunun birleşerek 1 Helyum atomu oluşturması sırasında gerçekleşen reaksiyon sırasında madde - enerji değişimi söz konusudur. Reaksiyon sırasında radyasyon, ışıma olarak enerji salınır. Bu reaksiyonun nasıs gerçekleştiği ve enerjinin nereden kaynaklandığı (gama parçacığı salınıyordu yanlış hatırlamıyorsam) biliniyor.

 

Dolayısıyla verdiğiniz örnek termodinamiğin 1. yasasına göre uygunsuz olmuş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

Nükleer reaksiyonlar, fizyon ve füzyon termodinamiğin 1. yasası ile çelişmediği gibi birebir termodinamik ilkelerine bağlı olarak gerçekleşir.

 

2 hidrojen atomunun birleşerek 1 Helyum atomu oluşturması sırasında gerçekleşen reaksiyon sırasında madde - enerji değişimi söz konusudur. Reaksiyon sırasında radyasyon, ışıma olarak enerji salınır. Bu reaksiyonun nasıs gerçekleştiği ve enerjinin nereden kaynaklandığı (gama parçacığı salınıyordu yanlış hatırlamıyorsam) biliniyor.

 

Dolayısıyla verdiğiniz örnek termodinamiğin 1. yasasına göre uygunsuz olmuş.

o örneği termodinamik yasalar ile çeliştiği için vermedim.atomların birşey kazanmadığını söylediğiniz için verdim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

o örneği termodinamik yasalar ile çeliştiği için vermedim.atomların birşey kazanmadığını söylediğiniz için verdim.

 

 bir şey derken bilinç, bilgi kazanmadığını kastetmiştim.

 

Maddi olarak da yoktan bir şey var olmuyor. Dediğim gibi atomların birleşmesi sırasında oluşan reaksiyonlar sonucu parçacık salınımı gibi fiziksel olaylar gerçekleşiyor. Yani ortaya çıkan enerji daha önce 2 Hidrojen atomunun içinde var olan enerji. Yoktan var olmak gibi bir şey söz konusu değil.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

 bir şey derken bilinç, bilgi kazanmadığını kastetmiştim.

 

Maddi olarak da yoktan bir şey var olmuyor. Dediğim gibi atomların birleşmesi sırasında oluşan reaksiyonlar sonucu parçacık salınımı gibi fiziksel olaylar gerçekleşiyor. Yani ortaya çıkan enerji daha önce 2 Hidrojen atomunun içinde var olan enerji. Yoktan var olmak gibi bir şey söz konusu değil.

 

 

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hidrojen

Yoğunluk 0,0899 kg/m³

Ergime noktası 14.01 °K(-259.14 °C)

Kaynama noktası 20.28 °K (-252.87 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Helyum

Yoğunluk 0,1785 kg/m³

Ergime noktası 0.95 °K (-272.2 °C)

Kaynama noktası 4.22 °K(-268.93 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Lityum

Yoğunluk 0.534 g/cm³

Ergime noktası 453,69 K (180,54 °C)

Kaynama noktası 1615 °K(1342 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Berilyum

Yoğunluk 1.85 g/cm³

Ergime noktası 1560 °K(1287 °C)

Kaynama noktası 2742 °K(2469 °C)

 

örnek olarak ilk dört elementi alalım.helyum lityum berilyum gibi elementler hidrojenden oluştu.

 

Yoğunluk ergime noktası kaynama noktası gibi bilgiler değişiyor.

 

Kimyasal bağ yapma özellikleride değişiyor.


Enerji yoktan varolmasa bile bilgi yoktan varoluyor.:89:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hidrojen

Yoğunluk 0,0899 kg/m³

Ergime noktası 14.01 °K(-259.14 °C)

Kaynama noktası 20.28 °K (-252.87 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Helyum

Yoğunluk 0,1785 kg/m³

Ergime noktası 0.95 °K (-272.2 °C)

Kaynama noktası 4.22 °K(-268.93 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Lityum

Yoğunluk 0.534 g/cm³

Ergime noktası 453,69 K (180,54 °C)

Kaynama noktası 1615 °K(1342 °C)

=================================================

http://tr.wikipedia.org/wiki/Berilyum

Yoğunluk 1.85 g/cm³

Ergime noktası 1560 °K(1287 °C)

Kaynama noktası 2742 °K(2469 °C)

 

örnek olarak ilk dört elementi alalım.helyum lityum berilyum gibi elementler hidrojenden oluştu.

 

Yoğunluk ergime noktası kaynama noktası gibi bilgiler değişiyor.

 

Kimyasal bağ yapma özellikleride değişiyor.


Enerji yoktan varolmasa bile bilgi yoktan varoluyor.:89:

 

 

 

termodinamiğin 1. yasası madde ve enerji ile ilgili....

 

bilgi ile ilgili değil! :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

termodinamiğin 1. yasası madde ve enerji ile ilgili....

 

bilgi ile ilgili değil! :)

Boşuna bilginin kökenini sormuyoruz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Boşuna bilginin kökenini sormuyoruz?

 

O zaman; bilginin kökeni varlık denebilir.

 

Varlığı gözlemleyip, bilgi edindiğin için de bilginin kökeni aynı zamanda sensin.

 

Bak gördün mü?

 

Bir de dışarıda arıyordun...

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çünkü insan korkar ve sığınacağı güçlü bir liman, tutunacak kırılmaz bir dal ister. Eğer varsa ne ala!  Eğer  yoksa  icat eder.

Yaşam hayat, evren kozmoz ne derseniz deyin;   bana göre evren hep vardı ve sonsuza kadar hep var olacak. Sanıyorum Bu döngü hep olacak. İnsanlar gelip gidecek ama hayat kalmaya devam edecek... Bu tekerlek hiç bir yere ilerlemeden rölantide dönüyor... Akıp geçen şey zaman değil, bizzat bizleriz... Tekerleğe yoğunlaşalım... 

 

 

Termodinamiğin birinci yasası enerji korunumu ilkesini ifade eder. Bu yasaya göre, enerji biçim değiştirir. Toplam miktar sabittir.

Termodinamiğin II. yasası enerji miktarının yanı sıra niteliğinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koyar- Masaya konan sıcak bir bardak kahve ısı verir ve soğur ama kendiliğinden ısınmaz. Sıcak hava daima kendiliğinden soğuk ortama akar. Bu akış bir çok makine icat etmemize yardım etti.

 

tarihinde zombi tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Termodinamik tanrıya nasıl izin veriyor acaba?

 

Tek çözüm var, o da çoklu evrenler modelidir. Artık bu paralel evrenler midir, gazoz kabarcığı evrenler midir, sabun köpüğü evrenler midir, orasını bilemeyişimizin nedeni, evrenimizin bile sınırını gözlemleyemiyor oluşumuz.

 

Tüm fizik yasaları evren var oldukça geçerlidir. Karadeliklerde bile bilinen fizik yasaları işe yaramaz. O halde eski ölmüş evrenlerin artığı devasa karadelikler, yeni evrenlerin anahtarıdır. Bu karadeliklerin çarpışmalarının yeni Big-Bang'lar ve yeni evrenler yaratmalarını bilinen ve evren için geçerli olan fizik yasaları ile açıklayamıyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir eski evren artığı karadelik, o kadar devasadır ki uzay dokusunu süpürüp çekip sündürüp yutabilir ve daha da devleşebilir mi?

 

Bu konuda hiç bir varsayım okumadım. Bunun olup olamayacağı hakkında hiç bir fikrim yok. Fakat bu yolla karadeliklerin hem devleşeceğini, hem çok uzaktan birbirlerinin varlığını algılayacaklarını ve birbirlerine yöneleceklerini, hatta bu yolla hızlarının ışık hızını çok aşacağını, korkunç büyüklükte bir çarpışma olacağını düşünüyorum. Yani Big Bang!

 

Bu söylediklerim hakkında hiç bir kanıt bulunduğunu ne duydum ne okudum. Fakat Warp motoru diye bir varsayım var. Bu motora sahip bir uzay aracının ışık hızını katlayacağı varsayılıyor. Çünkü bu motor uzay dokusu içinde yol almıyor, o dokuyu yayılmış örtüyü toplar gibi kendine çekiyor. Önünde bir hız tüneli oluşturup o tünele dalıyor.

 

Tabii bunlar çok ileri ve karmaşık, hayal gücünü çok zorlayan konular. Şu şöyledir diye kesin konuşmanın bir yolu hiç ve kesinlikle yok. Ama tanrı yok, bu son derece kesin. Evrenin varlığından tanrı filan değil, başka olaylar sorumlu. Big Bang'ların eski evren artığı karadeliklerin çarpışmasıyla oluştuğu kuramı, felsefede son en modern kuram ve çok ilgimi çekmesine rağmen bu konuda somut kanıt bulup kuramı bilimsel bir teori haline getirmenin olağanüstü zorluğu zihin yıldırıcı bir durum.

 

Bunun için çalışan teorik fizikçiler var ama işleri son derece zor. Olabilecek en zor konuya el atmış durumdalar. Bundan daha zor bir uğraşı seçemezlerdi. Bunların tabii Warp motoru, solucan delikleri, karadeliklerde bilgi depolama gibi çok uçuk gelen hayalleri var. Ama kim bilir... Güneş daha dünyamıza bir milyar yıl daha dostça ışıyacak. Akıllı bir tür olursak bu olağanüstü uzun mühleti iyi değerlendirmemiz olası... Bir milyar yılda teknoloji şu gelişme hızıyla nerelere gelir hayal bile edebilmek olanaksız.

 

Ancak eklemek isterim ki bir kanıt tümden yok değil. Olan kanıt şu: Süper bilgisayarlarla yapılan karadelik çarpıştırma simülasyonlarında, evrenimizin kozmik fon radyasyonuna çok benzeyen desenler elde edildi. Bu doğrudan olmasa da dolaylı bir kanıt. Bu kadar büyük kapsamlı bir konuda elimizde bu kadar bir kanıt olması bile önemli bir olay. Tabii bu kanıt tek başına konuyu felsefi kuram kapsamından çıkarıp bilimsel teori kapsamına almaya yetmiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

O zaman; bilginin kökeni varlık denebilir.

 

Varlığı gözlemleyip, bilgi edindiğin için de bilginin kökeni aynı zamanda sensin.

 

Bak gördün mü?

 

Bir de dışarıda arıyordun...

 

 

 

 

 

Bilginin kökeni varlık olamaz.Hidrojen kendisinden sonra gelen elementlerin bilgisine sahip değil.

Bilginin kökeni ben olamam.Bilgi benden bağımsızdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Termodinamik tanrıya nasıl izin veriyor acaba?

 

Tek çözüm var, o da çoklu evrenler modelidir. Artık bu paralel evrenler midir, gazoz kabarcığı evrenler midir, sabun köpüğü evrenler midir, orasını bilemeyişimizin nedeni, evrenimizin bile sınırını gözlemleyemiyor oluşumuz.

 

Tüm fizik yasaları evren var oldukça geçerlidir. Karadeliklerde bile bilinen fizik yasaları işe yaramaz. O halde eski ölmüş evrenlerin artığı devasa karadelikler, yeni evrenlerin anahtarıdır. Bu karadeliklerin çarpışmalarının yeni Big-Bang'lar ve yeni evrenler yaratmalarını bilinen ve evren için geçerli olan fizik yasaları ile açıklayamıyoruz.

Çoklu evren modelleride karadeliklerde termodinamik yasaları çiğneyemezler.

 

Karadeliklerin big bang oluşturacağı varsayımı  hayal ürünü.Evrende her galaksinin merkezinde karadelikler var.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.