Jump to content
Emre_1974tr

Ruhçu öğreti "ateizmin açık yöneticisi olmak için" atakta

Recommended Posts

 

Ne oldu, yazılarım, gerçekler  hoşuna gitmedi sanırım...

 

Ben rahatsız olmadım hristiyanların görüşü beni ilgilendirmiyor.

Ruhçular göre ruh  madde olmayandır.

 

Kurana göre Allah ruhçuluğun iddia ettiği gibi ruh değilse Allah madde midir?
 

soruma cevap ver lütfen.:0_80cbc_37a71a73_L:

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dediğim gibi " okumadım', uzun olduğu için "kitap" dedim.


Avrupada ve ABDde Star Trek bir kültdür, "Klingonca" konuşan insanlar bile vardır.
Bir "trekkie" olmasam bile bayağı izlemişliğim vardır.


Vulcanlar devamlı mantıklı hareket ederler. Büyük bir "acı"dan sonra hislerini kontrol etmeyi öğrenmişlerdir.
Bence Vulcanlar Japonlardır.


Romulanlar Vulcanların akrabasıdırlar, Vulcanlara benzerler ama " kötü"dürler.
Bence Romulanlar Çinlerdir.


Klingonlar savaşçı bir ırktır. "Onur" önemlidir, mesela savaşta ölmek büyük bir onurdur. Korkaklık onursuzluktur. Nesilden nesile olayları abartarak " destan" yaparlar.
Bence Klingonlar Türkler/ Hunlardır.


Ferengiler ticaretle uğraşırlar, materyalistlerdir."Kâr yapmak" Ferengiler için en önemli şeydir. 
Bence Ferengiler Yahudilerdir.
Kâr için analarını bile satarlar.
Araplar da olabilirler.


Ve insanlar. Dünya.
Batı/Amerika

 

Bunların yanında başka ırklarda vardır ama bunlar en tanınmışlarıdır.

Sen Star Treki hiç seyrettin mi?

 


RUH

Ey Kitap ehli, dininizde taşkınlık etmeyin ve Allâh hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin! Meryem oğlu Îsâ Mesih, sadece Allâh'ın elçisi, O'nun Meryem'e attığı kelimesi ve O'ndan bir ruhtur... Nisa 171

ve rûhun: ve Ruh'tur

 

"Gerçek olmayan şeyleri söylemeyin" diyor
ve "İsa bir ruhtur" diyor Kuran.


Vay ruhçu Muho vay :-)))

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Vahiy meleği anlamında kullanılan ayetlere de örnek verelim:

 

Meryem 17. Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de Ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.

 

Meryem 19. Ruh dedi: "Ben, sadece Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım."

 

Vahiy kitabı olduğu için Kuran'a ruh diyen ayet:

 

Şura Suresi 52

İşte böylece sana da emrimizden bir Ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

 

 

 

 

 

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Vahiy meleği anlamında kullanılan ayetlere de örnek verelim:

 

Meryem 17. Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de Ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.

 

Meryem 19. Ruh dedi: "Ben, sadece Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım."

 

Vahiy kitabı olduğu için Kuran'a ruh diyen ayet:

 

Şura Suresi 52

İşte böylece sana da emrimizden bir Ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

 

 

 

 

 

Muhammed Ruh'un ne demek olduğunu bilmiyor ki:   İsra

Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyo

85 - Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."

rlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."

Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."

tarihinde Desert Wind tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Kuran bildiriyor işte ne olduğunu.

 

Ve size verilen kadar biliyorsunuz diyor.

 

Yani o ciltler dolusu kitaplar yazılan ruhlar alemi safsatasıyla ilgisi yoktur ruhun.

 

 

Iyi de Kuran soruya cevap vermiyor. Soran kişilerin ruhtan kastı hem Yahudiler'de hem Hıristiyanlar'da var olan Kutsal Ruh.  Muhammad siz onu bilmiyorsunuz diyor.  Iyi de Kutsal Ruh Islâm' a göre  ( Kuran'a göre değil) Cebrail Cebrail'in nesini bilecekler ve nesini soruyorlar?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 Kutsal Ruh da yine vahiy meleği.

 

Sizin Hıristiyanlığa yine yanlış girdi bu terim tabii.

 

Rabler edindiğiniz kişiler size ne ezberletiyorlarsa onu benimsiyorsunuz elbette. Kendinizin sorgulama, delillere bakma gibi bir huyu zaten olamaz.

 

 

Selam

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 Kutsal Ruh da yine vahiy meleği.

 

Sizin Hıristiyanlığa yine yanlış girdi bu terim tabii.

 

Rabler edindiğiniz kişiler size ne ezberletiyorlarsa onu benimsiyorsunuz elbette. Kendinizin sorgulama, delillere bakma gibi bir huyu zaten olamaz.

 

 

Selam

Salak Hristiyanlık ve Yahudilik Îslam'dan önce vardı sence kim yanlış almış olabilir? Senin mantık yetin körelmiş. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayır ilk insandan beri hep sadece İslam var.

 

Sonra insanlar ve cinler dini değiştirip adını da Hıristiyanlık, Hinduizm gibi birşeyler uyduruyorlar.

 

Ortada gerçek kutsal kitaplarınız da olmadığından değişmiş kitaplarınıza terimler ve olaylar yanlış giriyor tabii.

 

Neyse ki elimizde gerçek bir kutsal kitap olarak Kuran var bugün.

 

Terimlerin ve olayların gerçeklerini yazıyor.

 

Dediğim gibi sizin hadis kitaplarınız olan İncillere falan Ruh kavramı da yanlış bir şekilde girdi.

 

Putperest ruhçuluktaki ruhlar alemi, hayaletler hurafelerini size bir güzel yedirdiler.

 

Tıpkı çok tanrıcılığı üçleme adı altında benimsetmeleri gibi (Hinduların da "333 in 1" demesi gibi).

 

Buna karşılık Kuran gerçekleri yazarak gerçek dini sunar.

 

Zaten hiç hadis kitaplarıyla kutsal kitap bir olur mu?

 

Selam

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Hayır ilk insandan beri hep sadece İslam var.

 

Sonra insanlar ve cinler dini değiştirip adını da Hıristiyanlık, Hinduizm gibi birşeyler uyduruyorlar.

 

Ortada gerçek kutsal kitaplarınız da olmadığından değişmiş kitaplarınıza terimler ve olaylar yanlış giriyor tabii.

 

Neyse ki elimizde gerçek bir kutsal kitap olarak Kuran var bugün.

 

Terimlerin ve olayların gerçeklerini yazıyor.

 

Dediğim gibi sizin hadis kitaplarınız olan İncillere falan Ruh kavramı da yanlış bir şekilde girdi.

 

Putperest ruhçuluktaki ruhlar alemi, hayaletler hurafelerini size bir güzel yedirdiler.

 

Tıpkı çok tanrıcılığı üçleme adı altında benimsetmeleri gibi (Hinduların da "333 in 1" demesi gibi).

 

Buna karşılık Kuran gerçekleri yazarak gerçek dini sunar.

 

Zaten hiç hadis kitaplarıyla kutsal kitap bir olur mu?

 

Selam

 

 

 

 

İlk olarak sen şizofrensin çünkü ben ateistim ve dinler tarihiyle ilgileniyorum beni hristiyan sanman zeka seviyenin herhangi bir şempanzeden yuksek olmadığını gösteriyor.  

 

Ikincisi,yazdıklarını defalarca yazmaya ve bunlar hakkında gotunden uydurduğun hikayeler anlatmaya utanmıyor musun nasıl bir soylarısın bir bok bilmeden bu kadar çok şey sallamak nasıl bir gerizekalılik açıklasana?

tarihinde Desert Wind tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

                                  George Orwell ve romanı "1984" hakkında yazdığım entry

                         " Bindokuzyüzseksendört" Romanının orjinal kapak resimlerinden biri
 

1370999511000-signet-1984-1306112114_4_3.jpg





Ekşi Sözlükte büyük harf yazımı olmadığından entrymin tüm harfleri küçük.

Sözlük'teki başlık "George Orwell". Ve şöyle yazmıştım:

george orwell


özellikle "1984" adlı romanını ele alacak olursak;

yazar george orwell bir komünist görüldüğü kadarıyla(ya da en azından bir zamanlar öyleymiş). ama şu kandırılan, materyalist/ateist solculardan olma ihtimali yüksek. ve illuminati ile vücuda getirdiklerini sonradan öğrenerek bunun şokunu yaşıyor gerçek hayatında da.

öncelikle marks'ın ve diğer illuminati ajanlarının insanlara söylediği yalanları hatırlamak lazım. onlara göre üretim araçları birgün kimsenin elinde olmayacaktı ve ürünler/zenginlik eşit paylaşılacaktı.önce sosyalist dönem yaşanacaktı. bu, devlet eliyle kolektivizmin egemen kılınacağı dönemdi.yine onların yalanlarına göre daha sonra insanlar/toplum daha da evrimleşecek ve devlete de gerek kalmayacaktı.yani devletsiz/komünist döneme, nihai sona ulaşılacaktı. artık iktidarı ve serveti elinde bulunduran biri veya azınlık olmayacak, zenginler ve de yönetici bir iktidar söz konusu olmayacaktı. sınıfsız (hem mali hem de siyasi açıdan sınıfsız) bir dünya toplumu oluşacaktı. ülkeler, din, milliyetçilik gibi kavramlar da tarihe karışacaktı onların kaleme aldığı uydurmalara göre.

tabii bu ruhçu öğretinin (şeytanların) insanların ayaklarını kaydırmak için ortaya attığı planın insanlara yutturulma çalışmasıydı. gerçekte ise insanlara ve onlara verilen nimetlere/hediyelere düşman olan iblis, insanların her 2 dünyada da ızdıraplar içinde kalmasını ve kaybetmesini hedefliyordu. bu sapkın kolektivist firavun öğretisini (komünizmi) gerçekte onları köleleştirmek, ızdıraba ve sefilliğe yuvarlamak ve dini de ellerinden alarak ahirette de sonsuza dek cehennemi yaşamalarını sağlamak için bir araç olarak ortaya çıkarmıştı.

tek tanrı inancını ortadan kaldırmak, cinsellikle de dahil olmak üzere tüm nimetlere insanoğlunun da düşman olmasını ve onlardan uzaklaşmasını sağlamak, maddi ve manevi işkenceleri çeşitli maskelerle insanlara benimsetme ve iç dengelerini alt üst etme planlarını tarih boyunca uyguladılar. bu yüzden ruhçu öğretinin bulaştığı her felsefe veya din; sefillik, ızdırap ve komünizm unsurlarını temelinde barındırdı. tabii diğer temelleri arasında da evrim, panteizm, kutsal insanlar vs. bulunmakta...

işte yazar orwell kafasındaki komünizm (ve ondan önceki aşama olan sosyalizm) ile gerçekteki arasındaki farkı, daha da kötüsü komünizmin içyüzünü görmeye başlayınca yıkıma uğramış gibi gözüküyor. ilk farkettiği, amacın özgürlük ve refah değil, tam tersi olduğu gerçeğidir. zaten kolektivist felsefenin bireyi hiçe saydığını ve sanki sosyalizm iyi birşeymiş gibi sunulan ambalajında bile bireylerin yani insanların kolayca harcanan fareler olarak görüldüğünü baştan fark etmesi gerekiyordu. dahası, bireyci yani liberal olmadan demokrasi diye birşeyin bile olmayacağını düşünememiş. hatta toplumcu da olunamayacağını...ve yaşadığı hayalkırıklığı gittikçe daha da derinleşmiş.

illuminati hakkında çok şey öğrenmiş ve hatta onlardan bazı şeyler belleğine bile yerleşmiş gibi. ama tekrar belirtmek gerekirse, olayı yine de tam çözememiş olabilir.belki de karşısındakileri(sosyalizmi vücuda getirenleri) hala materyalist/ateist, sadece iktidar düşkünü bir oluşum olarak tanımış ve algılamış olabilir(burası tartışılır). bunlar madolyonun veya buzdağının çok küçük bir parçası tabii. örneğin cinselliğe ve hazza neden düşman olduklarının felsefi temelini belki tam bilmiyor da olabilir(ya da tam tersi...). bu oluşumun kendini tanrı olarak görmesini sadece iktidar anlamında ele alıyor romanda. ama gerçekte ise onlar kendilerini panteist/ruhçu felsefede gerçekten tanrı olarak görüyorlar...(ya da dediğim gibi yazar bunları da biliyor belki ve sembollerle aktarıyor bilgilerini).

farkettiği veya açıkça aktardığı hurafeler arasında; zıtlıkların birliği inancı, maddenin hayal olduğu kabulü, nimetlerden uzaklaşılıp ızdırabın hedeflendiği, kötülükle iyiliğin karışması, bireyin önemsizliği vs. var.

bu arada 11 sayısını defalarca tekrarlamış romanında. ya "11 yıl" lafı geçiyor, ya 11 dakika veya kişi... baştan sona birçok kez bu sayıyı kasıtlı olarak kullanmış gözüküyor.

yazarın iç dünyasına dönecek olursak, hayal kırıklığı ve öfke içindeki bir komünist (orwell) var demektir. eski topluma göre sadece iktidar/zenginlik el değiştirmekle kalmıyor, halkı/insanlığı bitirmeye niyetli bir şeytani oluşumla karşı karşıya olduğunu farkediyor.

yarattığı 1984 dünyasında piramit şeklinde devasa yapıların bulunması da, yine orwell'in komünizmin; illuminati ve dolayısıyla kabalacı/ruhçu öğretinin maşası olduğunu bildiğini gösterdiği şeklinde yorumlanabilir.

son olarak;

çiftdüşün uygulaması her zaman insanlara uygulanmakta olan bir yöntem gibi gözüküyor. insanların kafası çeşitli yollarla karışık hale getirilmekte, robotlaştırılmakta ve çelişkilerle dolu düşüncelere/inançlara sahip olmaları sağlanmakta. direkt cinlerin zihne yönelik saldırılarında da buna benzer sonuçlar ortaya çıkıyor. yani tarih boyunca zaten var.

geçmişi/kayıtları değiştirme muhabbeti, aynı zamanda incil ve daha eski kutsal kitapları değiştirme olayını da kapsar.

yenisöylem denilen şey de daha çok değiştiremedikleri kitapları, örneğin kuran'ı etkisiz hale getirmeye çalışma, insanların onu anlamasını engellemeye çalışma planlarının parçası olabilir. eğer kullanılan dili değiştirirlerse, kitap aynı bile kalmış olsa, onu okuyunca farklı şeyler anlaşılmaya başlar...başka bir deyişle;kıyamete kadar dini kaynak olarak bir tek kuran korunduğundan bu dünyada, dili değiştirmek yoluyla kitabın anlaşılmasını engelliyor, daha da kötüsü yanlış anlaşılmasını sağlamayı hedefliyor olabilirler uzun vadede.

ve big brother insanların gerçeğe imandan vazgeçip, hurafelere, onların hastalıklı öğretisine inanmasını hedeflemekte yine romanda. ve bu dünyadan öbür dünyaya da insanların böyle kafir bir şekilde gitmelerine çalışmakta. zaten bu da ruhçuluğun başlıca hedefidir maalesef.

yazar bu konuda da çok şey biliyor veya en azından sezinlemiş durumda gözükmekte. insanlığı bu oluşum ve tehlikelerine karşı uyarmakta gibi...

 

komünizmin kökenini oluşturan ruhçuluğun içyüzünü anlattığımız videomuz:

 

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2013/10/george-orwell-ve-roman-1984-hakknda.html

tarihinde Emre_1974tr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
 

                                  George Orwell ve romanı "1984" hakkında yazdığım entry

                         " Bindokuzyüzseksendört" Romanının orjinal kapak resimlerinden biri
 

1370999511000-signet-1984-1306112114_4_3.jpg





Ekşi Sözlükte büyük harf yazımı olmadığından entrymin tüm harfleri küçük.

Sözlük'teki başlık "George Orwell". Ve şöyle yazmıştım:

george orwell


özellikle "1984" adlı romanını ele alacak olursak;

yazar george orwell bir komünist görüldüğü kadarıyla(ya da en azından bir zamanlar öyleymiş). ama şu kandırılan, materyalist/ateist solculardan olma ihtimali yüksek. ve illuminati ile vücuda getirdiklerini sonradan öğrenerek bunun şokunu yaşıyor gerçek hayatında da.

öncelikle marks'ın ve diğer illuminati ajanlarının insanlara söylediği yalanları hatırlamak lazım. onlara göre üretim araçları birgün kimsenin elinde olmayacaktı ve ürünler/zenginlik eşit paylaşılacaktı.önce sosyalist dönem yaşanacaktı. bu, devlet eliyle kolektivizmin egemen kılınacağı dönemdi.yine onların yalanlarına göre daha sonra insanlar/toplum daha da evrimleşecek ve devlete de gerek kalmayacaktı.yani devletsiz/komünist döneme, nihai sona ulaşılacaktı. artık iktidarı ve serveti elinde bulunduran biri veya azınlık olmayacak, zenginler ve de yönetici bir iktidar söz konusu olmayacaktı. sınıfsız (hem mali hem de siyasi açıdan sınıfsız) bir dünya toplumu oluşacaktı. ülkeler, din, milliyetçilik gibi kavramlar da tarihe karışacaktı onların kaleme aldığı uydurmalara göre.

tabii bu ruhçu öğretinin (şeytanların) insanların ayaklarını kaydırmak için ortaya attığı planın insanlara yutturulma çalışmasıydı. gerçekte ise insanlara ve onlara verilen nimetlere/hediyelere düşman olan iblis, insanların her 2 dünyada da ızdıraplar içinde kalmasını ve kaybetmesini hedefliyordu. bu sapkın kolektivist firavun öğretisini (komünizmi) gerçekte onları köleleştirmek, ızdıraba ve sefilliğe yuvarlamak ve dini de ellerinden alarak ahirette de sonsuza dek cehennemi yaşamalarını sağlamak için bir araç olarak ortaya çıkarmıştı.

tek tanrı inancını ortadan kaldırmak, cinsellikle de dahil olmak üzere tüm nimetlere insanoğlunun da düşman olmasını ve onlardan uzaklaşmasını sağlamak, maddi ve manevi işkenceleri çeşitli maskelerle insanlara benimsetme ve iç dengelerini alt üst etme planlarını tarih boyunca uyguladılar. bu yüzden ruhçu öğretinin bulaştığı her felsefe veya din; sefillik, ızdırap ve komünizm unsurlarını temelinde barındırdı. tabii diğer temelleri arasında da evrim, panteizm, kutsal insanlar vs. bulunmakta...

işte yazar orwell kafasındaki komünizm (ve ondan önceki aşama olan sosyalizm) ile gerçekteki arasındaki farkı, daha da kötüsü komünizmin içyüzünü görmeye başlayınca yıkıma uğramış gibi gözüküyor. ilk farkettiği, amacın özgürlük ve refah değil, tam tersi olduğu gerçeğidir. zaten kolektivist felsefenin bireyi hiçe saydığını ve sanki sosyalizm iyi birşeymiş gibi sunulan ambalajında bile bireylerin yani insanların kolayca harcanan fareler olarak görüldüğünü baştan fark etmesi gerekiyordu. dahası, bireyci yani liberal olmadan demokrasi diye birşeyin bile olmayacağını düşünememiş. hatta toplumcu da olunamayacağını...ve yaşadığı hayalkırıklığı gittikçe daha da derinleşmiş.

illuminati hakkında çok şey öğrenmiş ve hatta onlardan bazı şeyler belleğine bile yerleşmiş gibi. ama tekrar belirtmek gerekirse, olayı yine de tam çözememiş olabilir.belki de karşısındakileri(sosyalizmi vücuda getirenleri) hala materyalist/ateist, sadece iktidar düşkünü bir oluşum olarak tanımış ve algılamış olabilir(burası tartışılır). bunlar madolyonun veya buzdağının çok küçük bir parçası tabii. örneğin cinselliğe ve hazza neden düşman olduklarının felsefi temelini belki tam bilmiyor da olabilir(ya da tam tersi...). bu oluşumun kendini tanrı olarak görmesini sadece iktidar anlamında ele alıyor romanda. ama gerçekte ise onlar kendilerini panteist/ruhçu felsefede gerçekten tanrı olarak görüyorlar...(ya da dediğim gibi yazar bunları da biliyor belki ve sembollerle aktarıyor bilgilerini).

farkettiği veya açıkça aktardığı hurafeler arasında; zıtlıkların birliği inancı, maddenin hayal olduğu kabulü, nimetlerden uzaklaşılıp ızdırabın hedeflendiği, kötülükle iyiliğin karışması, bireyin önemsizliği vs. var.

bu arada 11 sayısını defalarca tekrarlamış romanında. ya "11 yıl" lafı geçiyor, ya 11 dakika veya kişi... baştan sona birçok kez bu sayıyı kasıtlı olarak kullanmış gözüküyor.

yazarın iç dünyasına dönecek olursak, hayal kırıklığı ve öfke içindeki bir komünist (orwell) var demektir. eski topluma göre sadece iktidar/zenginlik el değiştirmekle kalmıyor, halkı/insanlığı bitirmeye niyetli bir şeytani oluşumla karşı karşıya olduğunu farkediyor.

yarattığı 1984 dünyasında piramit şeklinde devasa yapıların bulunması da, yine orwell'in komünizmin; illuminati ve dolayısıyla kabalacı/ruhçu öğretinin maşası olduğunu bildiğini gösterdiği şeklinde yorumlanabilir.

son olarak;

çiftdüşün uygulaması her zaman insanlara uygulanmakta olan bir yöntem gibi gözüküyor. insanların kafası çeşitli yollarla karışık hale getirilmekte, robotlaştırılmakta ve çelişkilerle dolu düşüncelere/inançlara sahip olmaları sağlanmakta. direkt cinlerin zihne yönelik saldırılarında da buna benzer sonuçlar ortaya çıkıyor. yani tarih boyunca zaten var.

geçmişi/kayıtları değiştirme muhabbeti, aynı zamanda incil ve daha eski kutsal kitapları değiştirme olayını da kapsar.

yenisöylem denilen şey de daha çok değiştiremedikleri kitapları, örneğin kuran'ı etkisiz hale getirmeye çalışma, insanların onu anlamasını engellemeye çalışma planlarının parçası olabilir. eğer kullanılan dili değiştirirlerse, kitap aynı bile kalmış olsa, onu okuyunca farklı şeyler anlaşılmaya başlar...başka bir deyişle;kıyamete kadar dini kaynak olarak bir tek kuran korunduğundan bu dünyada, dili değiştirmek yoluyla kitabın anlaşılmasını engelliyor, daha da kötüsü yanlış anlaşılmasını sağlamayı hedefliyor olabilirler uzun vadede.

ve big brother insanların gerçeğe imandan vazgeçip, hurafelere, onların hastalıklı öğretisine inanmasını hedeflemekte yine romanda. ve bu dünyadan öbür dünyaya da insanların böyle kafir bir şekilde gitmelerine çalışmakta. zaten bu da ruhçuluğun başlıca hedefidir maalesef.

yazar bu konuda da çok şey biliyor veya en azından sezinlemiş durumda gözükmekte. insanlığı bu oluşum ve tehlikelerine karşı uyarmakta gibi...

 

komünizmin kökenini oluşturan ruhçuluğun içyüzünü anlattığımız videomuz:

 

 

http://emre1974tr.blogspot.com.tr/2013/10/george-orwell-ve-roman-1984-hakknda.html

George orwelldan bize konuya dön.

 

Daldan dala atlayıp durma.

 

Ruhçu öğretiye göre ruh madde olmayandır.

 

Allah ruh değilse madde midir?

 

Madde değilse islam dinin ruhçu öğretiden farkı nedir?:smashfreak:

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

:lol: Bu iyice acınası hallerde, sürünmeye başladı artık! Sorulan sorulara başka başlıkta yapıştırdığı zırvaları bir daha kopyalayıp bir daha yapıştırıyor! :D

 

Tam bir papağan ezberi! Fi tarihinde dinci betikleri okuyup okuyup papağan ezberlerini bellemiş, yıllardır bu ezberleri tekrarlayıp durmakta ve zırvalarını kimse de okumadığı için belki okuyan olur diye oraya buraya yapıştırıyor! :lol:

 

Adam, bir tane bir soruya düzgün bir cevap ver, yok videoyu izle, yok linkimi oku demeden bir tek düzgün fikir açıkla!

 

İnsanın on yıl boyunca aynı sözleri tekrarlaması, kopyalayıp kopyalayıp aynı şeyleri yapıştırması zihninde hiç bir hareket olmadığını gösterir. Ne demiş Celaleddin, "dün geçti cancağızım, bugün yeni sözler söylemek gerek." İnsan yıldan yıla değil, günden güne söylem geliştirmelidir. Yerinde sayan, ezber tekrarlayan insandan hayır çıkmaz. Fikri anlamda ölüdür. İnsanın aklına her gün yeni bir fikir gelmeli.

 

Çok gerekli olmadığı sürece asla eski bir yazımı kopyalayıp yapıştırmam. Eğer zorunluysa da üzerine mutlaka bir ilave yaparım. Mutlaka fikir üzerine fikir konmalıdır. Fikri gelişim için bu şarttır. Bazen çok beğendiğim, her kelimesine katıldığım ve ilave edecek bir söz bırakmamış iletiler oluyor, altına imzamı atıyorum diyorum ama ilave edecek bir şey bulamamak rahatsız ediyor. Az düşünsem ilave edecek bir şey bulurum ama iletiyi çok beğendiğimin göstergesi olarak etmiyorum.

 

Bir ara bu illüminati, masonlar, Yahudiler, yuvarlak masa şövalyeleri filan moda konuydu. Dilli düdükler Amerikan bardaki bardaklar gibi dizilir, öter dururlardı. Bu halkın beynini yıkama ve İslamlaştırma, aptallaştırma stratejisinin bir gereği olarak bu üfürmeler yıllarca yapıldı ve böyle salaklar uyurgezerler türetildi.

 

Nixon'ın talimatı doğrultusunda müslüm ülkelerin uyanmasına, dogmadan sıyrılıp ilerlemesine ve sömürü çarkının durmasına asla izin verilmeyecektir. Eciş bücüş ucube Arap harflerini kaldırıp Latin alfabesine geçme çalışmaları başlatan İran Şahı, aceleyle devrilmiştir. Humeyni Bursa'da emniyette hissedilmeyip Savak ulaşır öldürür diye Paris'te sıkı koruma altına alınmıştır. Batılılar İslam düşmanı filan değildir, İslamı candan severler.  Çünkü bu kadar beleşe bu kadar bok yığını gibi çok, canını vermeye amade lejyoner başka hiç bir yerde bulunmaz.

 

Bir yerde sömürü çarkına çomak sokan mı var! Hemen kurarsın bir radikal İslamcı örgüt, verirsin silahları, beleşe lejyonerliğini yaparlar, sinekler gibi ölürler çekinmeden. E bunu sevmesinler de neyi sevsinler?

 

Zaman Atatürk'ü o kadar haklı çıkarıyor, onun fikirlerinin yüksekliğini o kadar ortaya koyuyor ki, bu adam nasıl bir adam, bu sakın Kripton'dan gelen bir Superman filan olmasın diye kuşkulanıyorum. Bu kadar büyük bir siyasi dehayı daha tarih yazmadı! O da çata çata bu aslında pek bir şeyden anlamaz milletin başına çattı!

 

Karton toplayarak geçim sağlayan birine en büyük ikramiyenin çıkması gibi!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aptallığın bu kadar sırıtanından da insanın midesi kalkıyor artık! İlluminati insanların öbür dünyaya imansız gitmesini sağlamak için uğraşıyormuşmuş!!!

 

Ya bu kadar da sığır olunmaz ya! Tamam sığır da türümüzün evrimsel bir akrabası ama bu kadar da olmaz! Her işi götürüp gidip İblisin Ademe secde etmemesi efsanesine bağlamak... Ya arkadaş fikir biter, beyin biter, uyduruk efsane sana hayır mı okur, fikren, zihnen bitersin, bir dogmaya köle olur sürünürsün ya! Binlerce sene önceki cahil cühela adamların uydurduğu bir şeyin peşine hiç düşülür mü yahu!

 

İnsan aklı nasıl uyduruk bir zittiriden yalan efsaneye köle olur ya! İnanılmaz, dehşet verici, bu da olur mu, insan bu kadar da sığırlaşır mı dedirtecek bir acayiplik! Hayır sığır kardeşimize hakaret edip duruyorum bu salakları ona benzeterek! Sığır esirdir, köleleştirilmiştir. Doğal davranışlarını sergileyememektedir. Afrika yaban sığırına bakacaksınız. Yerliler onu aslandan daha tehlikeli görürler. Adamı pestil eder, çiğner, ezer yani, çok tehlikelidir. Bakmayın siz insana muhtaç kalmış, doğası değişmiş zavallı sığırlara...

 

Evrimsel kardeşim sığırdan özür diliyorum bu türümün salaklarını ona benzeterek kendisine hakaret ettiğim için.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Adam evrim illuminatinin oyunu diyor ya! Böyle de salaklık... Salaklığın bu kadarı! İnanılmaz! Bilinen en büyük, en derin, en kapsamlı gerçeğe oyun diyor adam yahu! Neymiş gerçek bu salağın en embesiline göre, İblisin  Ademe secde etmemesiymiş!!! Bütün dönen dolaplar bunun üzerine dönüyormuş!!!

 

Ya bi ittir olun gidin ya, öğürttünüz, tiksindirdiniz, nefret ettirdiniz, belki şu İslama eh işte neyse ne de olsa ata dinidir diye hoşgörüyle bakacaktıysak da vazgeçirdiniz, böyle nefret ettirdiniz, tiksindirdiniz be! İslam dendi mi midem kalkar oldu, öğrürür oldum, bi yeterin artık be! Allahınız olsaydı binbir türlü, elvan elvan belanızı verirdi sizin! Yok ki, olsa!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
18 hours ago, Desert Wind said:

Iyi de Kuran soruya cevap vermiyor. Soran kişilerin ruhtan kastı hem Yahudiler'de hem Hıristiyanlar'da var olan Kutsal Ruh.  Muhammad siz onu bilmiyorsunuz diyor.  Iyi de Kutsal Ruh Islâm' a göre  ( Kuran'a göre değil) Cebrail Cebrail'in nesini bilecekler ve nesini soruyorlar?

 

Muhammede mağrada konuşan "ruh" var.

Muhammed yıllar sonra Medineye göçünce bu "ruhun" Cebrail olduğunu hristiyanlardan öğreniyor.

 

Ama bir de İsanın "kutsal ruhu" var.

Merak edenler Muhammede soruyor

Ama Muhammed ne desin, kendisi de bilmiyorki! "Allahın bileceği iştir" deyip kestirip atıyor.

 

Sonra İsayı da "ruh" yapıyor! Nisa 171

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Resim

Evet bu kart 11 Mart 2011 Japonya Depremini anlatıyordu ve başlığında "çifte, kombine edilmiş felaket" diyerek buna nükleer felaketinin de eşlik edeceğini ima etmişlerdi.

Resim

Fakat bu belirtilen "kombine felaket" ayrıca başka bir şeye de işaret olabilir. Yine Japonya'da ama daha ileri tarihde gerçekleşecek olan başka korkunç bir olay olabilir.

Şimdi düşüncek olursak, 2020 olimpiyatları Tokyo'ya verildi.

Ve bu kartın alt kısmındaki panik halindeki 5 kişinin giysilerinin renklerine bakın.

Sonra bir de ünlü olimpiyat halkalarının renklerine bakın

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

11 sayısı onlar için önemli ve ikizkuleler saldırısını da 11 Eylül'de gerçekleştirdiler.

11 Eylül İkiz kuleler

11 Mart Japonya depremi ve nükleer felaket (kombine edilmiş felaket)

Ayrıca birçok şeyi bu sayı doğrultusunda gerçekleştirmeye devam edeceklerdir.

Bu arada;ikiz kulelerle ilgili kartta 11 var mıydı diye sorarsanız kulelerin kendilerine bakın derim.

İkiz kulelerin kendisi " II " şeklinde 11'i anlatmaktaydı zaten.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...