Jump to content
Ateistforum

Yoruldum. Hem de çok.


Recommended Posts

Geçen sene boşandım. 1 yıldır özellikle barınma konusunda çok çaba sarfettim. Kiraya çıktım, daha önceki inşaatımı bitirmeye çalıştım, yeni ev yeni eşya aldım vs. 

 

Ancak hiçbir şey çocuklarımdan uzak kalmak kadar bunaltıcı olmuyor. Onlarla çok iyiyim. Ama onlar benden annelerine gittiği zaman tamamen çöküyorum. 

 

Çok yoruldum. Özel bir hayatım yok. Olmasını da beklemiyorum şimdilik. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Spor yap, ekmek yemeyi kes, birayı bırak. Bu son ikisi kilo aldıran ve hantallaştıran şeyler. Tahıl beyin yapan şeyler.

Yemekleri ekmeksiz yemeye çalış. Tatlı da aynı şekilde azalt. Sentetik şekeri azalt.

Bunlar hep bir kısır döngüye sokar seni. Mutsuz oldukça abanırsın bakmışsın şekilsiz biri olmuşsun, nerde eski günlerim dersin.

 

İşinin bilgisayar başında olduğunu bildiğim için aşağı yukarı ne durumda olduğunu tahmin edebiliyorum. Durumunun farkına var, yanlışlarını gör. İradeli ol. Asla kolay olmayacak ama başlarsan değişimi görürsün. Yoksa yol alamazsın, sürekli dışarıyı suçlar kendini mükemmelleştirir durursun.

İnsan gelişmek istiyorsa en acımasız eleştirileri kendisine yapmalıdır. Her alanda!

 

Bunları yüzeysel algılama cidden uygula. Görüntüne dikkat et. Görüntün özgüvenini arttırması açısından önemli. Bence her ne kadar bazen ikinci plana atılsa da her zaman birinci planda olan şey görüntündür ve o görüntünle yansıttığın kişiliğin uyumu. O uyum yoksa çok yakışıklı olsan da yürümez. Şaşırır kalırsın.

Ama bunlar hep bir yolculuk. Her bileşen beraber gelişiyor. Görüntün, karakterin, davranışların, diğer insaların onaylaması sonucu oluşan mutluluğun...

 

Hatun seni vasat olduğun için terk etmiş olabilir. Vasatlık aktivitesizliğinden olabilir.

Ha tek başına yaşamış ha seninle gibi bir hesaba girmiştir. Hatta seninle yaşamak yük bile olmuş olabilir. Bu süreci objektif olarak sorgula ama gidip kıçını yalama hatunun. İyi bir ders olarak düşün. Eğer ders çıkartırsan akıllı bir insan olmuş olursun. Hayatın düzelir. Güzel hatunları etkilersin.

 

Mutlu olmanın büyük bir parçası diğer insanların onayını almaktır. Onay almak nedir? Güzelsin, yakışıklısın, çok zekice bir laf ettin, esprilerine gülünmesi, insanları etkileyebildiğini fark edebilmen vs... gibi her türlü iltifat ve pozitif geri bildirim...

Bu durumlar hatunlarda erkeklere göre daha yüksek bir zaaftır ve bunu avantajına kullanmayı öğrenebilirsin zamanla. Bu da daha çekici hatunlarla olan şansını arttırır.

Ancak sen de aynı geri bildirimlere bağımlısın. O nedenle eksik kalan yönlerini acımasızca eleştirerek tespit et. Üstesinden gelmeye çalış, çabala. Her attığın adım sana pozitif etki edecektir. Ama değişim bir günde olmayacak, aylar yıllar alacak. Bu seni korkutabilir ama öyle sihirli bir hap yok seni birden bire istediğin kişi yapacak. Zaten sen de bu hale bir anda gelmedin. Yılların birikimi... O yüzden yola girmekten korkma. Rasyonel ol, bu uzun bir süreç... Kendi zihinsel devrimini geçirmen gerekiyor. Bu çok işkenceli bir süreçtir, tüm doğru bildiklerini sorgulatır ama yapmak zorundasın.

Bunlar sana masal gibi gelebilir ama şu yazdıklarım sana acı veriyor olsa bile kızma, hissetmeye çalış ki kendini geliştirmek için motivasyonun olsun.

Hayat asla statikoyu affetmez. Üzerinden geçer gider. Ya bunu kabul eder böyle üzerinden geçilmesine müsaade edersin yada gitarı eline alır müziği kendin yazarsın.

tarihinde vitamin tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Güzel yazmışsın vitamin eline sağlık. Benim problemim hatunla değil. Çocuklarımı görüyorum engel olmuyor. Ama 2 haftada 1 çok az bir süre. Onları çok özlüyorum. Hiç aklımdan çıkmıyorlar. Benim sıkıntımın nedeni bu.

Sıkıntın hayatında renk, hareket yok, bir uğraş yok, mutlu omayı çocuklarını görmeye endekslemişsin.

Kanuni engelleri bilmiyorum ama bir baba olarak çocuklarını görmene engel olan ne? Okullarına gidip göremiyor musun canın istediğinde? Bu bir sorun mu?

Yasal bir engel varsa anneleriyle bir şekilde görüşüp bu çocukların bir varlık nedeninin de sen olduğunu anlatabilir, babasını yeterince görmeyen çocuklarda oluşabilecek bir takım sorunlarda annenin büyük bir sorumluluğu olabileceğini vs. gibi etkileyici ve mantıklı argümanlar öne sürerek ve müsadesini almaya çalışabilirsin.

Belki yasal yollar da vardır denenebilecek. Bence hiçbir yasa senin çocuklarını görmene engel olamaz. İstesen bu durumu suistimal bile edersin. Varsın uğraşsın hatun. Rafet El Roman olayı gibi...

Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Geçen sene boşandım. 1 yıldır özellikle barınma konusunda çok çaba sarfettim. Kiraya çıktım, daha önceki inşaatımı bitirmeye çalıştım, yeni ev yeni eşya aldım vs. 

 

Ancak hiçbir şey çocuklarımdan uzak kalmak kadar bunaltıcı olmuyor. Onlarla çok iyiyim. Ama onlar benden annelerine gittiği zaman tamamen çöküyorum. 

 

Çok yoruldum. Özel bir hayatım yok. Olmasını da beklemiyorum şimdilik. 

CharlesDarwin,

birkaç sene önceki yazılarını hatırlıyorum. Aldatan arkadaşlarından şikayet ediyordun. Şimdiki duruma bir bak. Arkadaşların nasıl?

Bir erkek olarak, kendini güçten düşmüş hissetmen doğal. Zamanla geçecektir. Öyle olmasa doğada yaşayamazdık.

Kendine bak, kendinle ilgilen. Kendine bir şey kat. Bak dün uzun süreli bir ilişkim bitti, ne kaldı o paylaşımlardan? Yalnızca tecrübe. Bir de belirsiz bir süre kadar sürecek olan güçten düşme duygusu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bundan yedi yıl önce ben de yaşadım, şimdi biraz azalmış olsa da halen etkisindeyim, yalnızlık, çocukların yokluğu gerçekten çok zor bir durum, başına gelen bilir. Bu durumu yaşamadan önce de kadınların genelinin ne menem bir şey olduğunu biliyordum ama şimdi kadınların yüzde doksanında hatır, onur, sevgi diye bir şey olmadığını daha iyi anladım. Hiç ummadığın anda seni yarı yolda bırakırlar, neye uğradığını şaşırırsın, bir anda yaşayan ölüye çevirirler, bütün o çocukların cıvıltıları artık bir ölünün hayali gibi beyninde durmadan akseder. Sürekli için burkulur, kendinle hesaplaşsan da eline bir şey geçmez, hastalanırsın su verenin olmaz, o anda dünyanın en güzel, en iyi kadını da olsa yarayı kapatamaz, çünkü kaybolan bir kadın değil bir ömürdür, mutluluktur ve onurdur...

 

Bunları yaşamayan asla anlayamaz, ancak kendimden örnek vermek gerekirse beni şu anda ayakta tutan tek şey artık hiç bir şeye değer vermiyorum, alkol, uyuşturucu veya ona benzer herhangi bir şey kullanmıyorum, bunlarla kendimi kandırmamın hiç bir anlamı yok, değersiz bir dünyada kendi değerimle yaşıyorum. Nedir kendi değerim bahsettiğim gibi hiç bir şeye değer vermemek, tek mutluluğum budur, şimdiki aklım olsaydı geçmişte de bunu uygulardım...

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Esinizi dogru secseydiniz, belki de boyle olmazdi. Kendine saygisi yuksek, bilimci, akilli bir kadin, insan oldugunuz icin sizi de anlar ve ayrilmak istese bile bunu insanca yapardi.

 

Hiç tanımadığın kadın hakkında nasıl böyle bir yorum yapabilirsin ki? Adam karısı hakkında ufak bir negatif bir şey yazmamış, üstelik karımla bir sorun yok, çocukları görmeme engel olmuyor diye de belirtmiş.

 

Hiçbir kadın iki küçük çocuğu varken durduk yerde boşanmaz. Her ilişkinin kendine özgü dinamikleri vardır ve ilişki çekilmez noktaya geldiğinde ve halledilemediğinden emin olunduğunda herkes için en sağlıklı "çözüm" boşanmaktır. Dediğim gibi, kadın iki küçük çocuğa rağmen bu çözüme başvurma cesaretini gösterebildiğine göre akıllı da. İnsanca boşanmadıklarına dair en ufak bir işaret yokken böyle bir yorum yapman kötü.

 

...

Boşanmalar, özellikle çocuklar küçükse ve erkek boşanmayı çok fazla istemeden boşandıysa, erkek kişiyi daha fazla etkiler ve bu etki biraz daha uzun sürer.

Kadınlar, çocukları yanlarında olduğundan, erkeklere göre daha sosyal olup konuşup iç dökecek kişileri daha kolay bulduklarından, boşanmanın getirdiği sıkıntıları erkeklere göre daha kolay atlatıyor ruhsal olarak. Daha az yalnızlık çekiyor.

CharlesDarwin'in durumu gerçekten kabullenmekten başka çaresi yok. Mevcut durum bu, bu mevcut durumda çocuklar için en doğrusu, en iyisi, en sağlıklısı ne ise ona odaklanıp kendi hayatını sürdürmek zorunda. Bu, bundan sonra yapılması gerekenler için en gerçekçi motivasyon kaynağı. Yani çocukların sağlığı ve geleceği için depresyona girme, sızlanma, yorulma, şikayet etme hakkımız yok, bu tür durumlar lüks. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
 

Geçen sene boşandım. 1 yıldır özellikle barınma konusunda çok çaba sarfettim. Kiraya çıktım, daha önceki inşaatımı bitirmeye çalıştım, yeni ev yeni eşya aldım vs. 

 

Ancak hiçbir şey çocuklarımdan uzak kalmak kadar bunaltıcı olmuyor. Onlarla çok iyiyim. Ama onlar benden annelerine gittiği zaman tamamen çöküyorum. 

 

Çok yoruldum. Özel bir hayatım yok. Olmasını da beklemiyorum şimdilik. 

 Ya sen bir şeyler yazmışsın da biz anlam veremiyoruz sana.  Çocuklarımı görmediğim zaman bunalıyorum demişsin. O zaman çocuklarını 2 haftada 1 kısa  süre görmek yerine 1 haftada iki kere uzun süre görmeyi dene. Neden böyle yapmıyorsun ??  Annelerinin de izin verdiğini söyledin ??  Bize gerekli bilgileri vermezsen bu konuda sana yardımcı olamayız.

 

Şu en son dediğin  özel bir hayatım yok olmasını da beklemiyorum şimdilik sözüne  gelirsek bu çok yanlış bir cümle. Sen özel bir hayatının olmasını beklemiyorsun değil. Sen özel bir hayatının olmasını istemiyorsun o yüzden de özel hayatın yok. Sen istedikten sonra özel hayatın çokta rahat bir şekilde olur. Tamamen sende bitiyor. Özel hayat olmadan da şu yoruldum dan filan kurtulacağını sakın düşünme. Hayat senin değilse diğer herkes kendi özel hayatında seni çok güzel yorar..

Link to post
Sitelerde Paylaş
 

 

Hiç tanımadığın kadın hakkında nasıl böyle bir yorum yapabilirsin ki? Adam karısı hakkında ufak bir negatif bir şey yazmamış, üstelik karımla bir sorun yok, çocukları görmeme engel olmuyor diye de belirtmiş.

 

Hiçbir kadın iki küçük çocuğu varken durduk yerde boşanmaz. Her ilişkinin kendine özgü dinamikleri vardır ve ilişki çekilmez noktaya geldiğinde ve halledilemediğinden emin olunduğunda herkes için en sağlıklı "çözüm" boşanmaktır. Dediğim gibi, kadın iki küçük çocuğa rağmen bu çözüme başvurma cesaretini gösterebildiğine göre akıllı da. İnsanca boşanmadıklarına dair en ufak bir işaret yokken böyle bir yorum yapman kötü.

 

...

Boşanmalar, özellikle çocuklar küçükse ve erkek boşanmayı çok fazla istemeden boşandıysa, erkek kişiyi daha fazla etkiler ve bu etki biraz daha uzun sürer.

Kadınlar, çocukları yanlarında olduğundan, erkeklere göre daha sosyal olup konuşup iç dökecek kişileri daha kolay bulduklarından, boşanmanın getirdiği sıkıntıları erkeklere göre daha kolay atlatıyor ruhsal olarak. Daha az yalnızlık çekiyor.

CharlesDarwin'in durumu gerçekten kabullenmekten başka çaresi yok. Mevcut durum bu, bu mevcut durumda çocuklar için en doğrusu, en iyisi, en sağlıklısı ne ise ona odaklanıp kendi hayatını sürdürmek zorunda. Bu, bundan sonra yapılması gerekenler için en gerçekçi motivasyon kaynağı. Yani çocukların sağlığı ve geleceği için depresyona girme, sızlanma, yorulma, şikayet etme hakkımız yok, bu tür durumlar lüks. 

Bilgivehis nickli uye icin yazmistim aslinda.

Link to post
Sitelerde Paylaş
14 hours ago, bilgivehis said:

Bundan yedi yıl önce ben de yaşadım, şimdi biraz azalmış olsa da halen etkisindeyim, yalnızlık, çocukların yokluğu gerçekten çok zor bir durum, başına gelen bilir. Bu durumu yaşamadan önce de kadınların genelinin ne menem bir şey olduğunu biliyordum ama şimdi kadınların yüzde doksanında hatır, onur, sevgi diye bir şey olmadığını daha iyi anladım. Hiç ummadığın anda seni yarı yolda bırakırlar, neye uğradığını şaşırırsın, bir anda yaşayan ölüye çevirirler, bütün o çocukların cıvıltıları artık bir ölünün hayali gibi beyninde durmadan akseder. Sürekli için burkulur, kendinle hesaplaşsan da eline bir şey geçmez, hastalanırsın su verenin olmaz, o anda dünyanın en güzel, en iyi kadını da olsa yarayı kapatamaz, çünkü kaybolan bir kadın değil bir ömürdür, mutluluktur ve onurdur...

 

Bunları yaşamayan asla anlayamaz, ancak kendimden örnek vermek gerekirse beni şu anda ayakta tutan tek şey artık hiç bir şeye değer vermiyorum, alkol, uyuşturucu veya ona benzer herhangi bir şey kullanmıyorum, bunlarla kendimi kandırmamın hiç bir anlamı yok, değersiz bir dünyada kendi değerimle yaşıyorum. Nedir kendi değerim bahsettiğim gibi hiç bir şeye değer vermemek, tek mutluluğum budur, şimdiki aklım olsaydı geçmişte de bunu uygulardım...

 

 

Damdan düşen biri olarak, acılarımı anladığın için teşekkür ederim. Benzer düşünceleri paylaşıyorum.

 

17 hours ago, Bir Buçuk said:

CharlesDarwin,

birkaç sene önceki yazılarını hatırlıyorum. Aldatan arkadaşlarından şikayet ediyordun. Şimdiki duruma bir bak. Arkadaşların nasıl?

Bir erkek olarak, kendini güçten düşmüş hissetmen doğal. Zamanla geçecektir. Öyle olmasa doğada yaşayamazdık.

Kendine bak, kendinle ilgilen. Kendine bir şey kat. Bak dün uzun süreli bir ilişkim bitti, ne kaldı o paylaşımlardan? Yalnızca tecrübe. Bir de belirsiz bir süre kadar sürecek olan güçten düşme duygusu.

 

Onların durumları daha iyi. Çok dürüst olmak çoğu zaman bir avantaj değil, dezavantaj oluyor.

17 hours ago, haci said:

Kendine tez elden bir kadın arkadaş bul.. Bütün sorunların bitecektir.

 

Hacı, haklısın. Yalnızlık duygusunu en iyi bu şekilde yenebilirim. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Yasin baya var galiba.

 

http://www.drmunozparis.com

 

Bu doktorun yanina git, testosteron replasman terapisine basla. Sana cok iyi gelecektir. Inanmiyorsan, sadece dene. 4-5 ay denemenin pek bir zarari olmaz. Testosteron replasman terapisi, senin esini, cocuklarini ozleme gibi duygularini da azaltir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...