Jump to content
SUPERULLAH

Edip Yüksel: Bir Ateist, İsterse Kız Kardeşiyle Yatabilmelidir

Recommended Posts

On 15.11.2017 at 23:11, SUPERULLAH said:

"ateistler ahlaki tavır sergileyemezler" gibi bir iddiam olmamakla birlikte, "ateistler için ahlakınzorunluluk olarak addedilmesi için bir temellendirme yoktur" diyebilirim.

 

Ahlakın kökeninin, rasyonel ve tutarlı temelinin tanrı inancı olduğu görüşü teist bir görüştür. Dahası hayatın içinden bakıldığında, "Allah var, o yüzden bunu yapmamalıyım" soyutlaması pek ahlakı açıklar bir temellendirme değildir. Ahlakın temeli tanrı inancı değildir, bu yüzden de gerekçelendirilmesinin önşartı da göksel inançlara sahip olmak değildir. Kökleri çok farklı bir yerdedir çünkü, hayatın maddi ilişkilerinde, toplumsal ilişkilerin somut sürdürülebilirliğinden dayanağını ve rasyonalitesini alır. Tanrıya inanmamakla birlikte, ahlakı bu teist bakış açısıyla gören diğer inançlı ya da inançsızlar da bu konuda teisttirler. Diyeceğim o ki, Anibal sana müsloş derken, senin kendini ne zannettiğinden ziyade kendini ne duruma düşürdüğünle ilgileniyor. Müslümanların seni rumuzun yüzünden kendilerinden saymamaları senin onlardan biri gibi değerlendirilmene bir engel değil anlayacağın. Müslümanların sana pis kafir demeleri seni ateist ya da agnostik yapmıyor.

 

Ahlak, iyi ya da kötü olmak tartışması bir yana, seçilmiştir. Bizi toplum halinde yaşamaya iten nedenlerle ahlak müessesesinin oluşumuna iten nedenler aynıdır: Toprağın bire birden fazla verebilmesi, akıllı olmamıza rağmen hükmedilebilir ve yönlendirilebilir olmamız, ara toplamda toplumsal yaşamın güvenlik ve uzun yaşam sunup karşılığında sömürü kurumlarını -ilerleme adı altında- meşrulaştırması. Son toplamda, ahlakın temeli sömürüdür, yani ahlaksızca bir şey kendini zihinlerde böyle kodlamıştır. Ahlakın temeli sömürüdür. Ne kadar çok sömürü, o kadar çok ahlak kuralı. Ne kadar çok ahlaksızlık o kadar çok ahlak kuralı. Para çokomel. Onu bırak da, sen strong agnostik değil misin? Osun dimi. Adını değiştirmişsin ama kafa hala aynı. Hala idealistsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Böyle salakların zırvalarını da bu zırvaları dillendirenleri de bitin yavşağı kadar bile kaale almamak lazım. Dışarı çıkıp bir kız arkadaş bulamayacak, evdeki kız kardeşine göz dikecek kadar hasta ruhlu zavallı bir manyağın ateist olması Müslüm olması ne farkeder ki? Böyle bir yaratığın ne olduğunun en küçük bir önemi var mı? Dışarı çıkıp bir kız bulamayacak kadar zavallı bir ruh hastası! Bunun bitin yavşağından fazla ne önemi olabilir ki? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu video için kanalına girdim ve Ateistleri savundum bana ne dedi biliyormusunuz? sen ne demek istediğimi anlamamışsın seninle tartışacak kadar bilgili değilsin :0_80cbc_37a71a73_L:

Adama dedim resmen Ateistlere hakarettir dedim bu söylediklerin cevap yazmadı,kendisi ile tartışmak imkansız çok çabuk sinirleniyor sözü vermiyor

Ve bu küçün tartışmadan sonra kanalımdaki bir video kaldırıldı şikayet edilmiş bu dindarlar hepsi aynı kafa aga modernis olsun her ne olursa olsun dindar mı yok aga hep üstte olucaklar uyduracaklar böyledir şiddet küfür tehditler sinirli tavırlar böyledir...

tarihinde MisterYou tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Adam dogru demis valla. Ne dedigini anlayan bir tane ateist burada da cikmamis ki..

 

Yok kiz arkadas bulamiyormus da, yok efendim teistler ahlaki temellendiremezmis falan..

 

Birakin bu isleri, bana "ahlak elestirisini temellendirebileceginiz felsefi bir ilkeniz" var mi onu soyleyin..

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateistlerin, herhangi bir kitabı, referansı yoktur. Öyle bir iddiası da yoktur.

Ortak yanları șudur: Tanrı´yı reddederler. O kadar, gerisi fasafiso.

Bu yüzden "Ateist´ler amanda șöyledir, amanda böyledir." diyenler, evvela kendi eteklerindeki çakıl tașlarını temizlesinler.

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 15.11.2017 at 23:11, SUPERULLAH said:

olası cevap: toplum huzurlu olursa ben de huzurlu olurum. 
itiraz: ama ben şu an x fiilini yaparak, kolektif bir huzurdan daha büyük huzur elde edeceğim. 
olası cevap: yok. 

 

1. olası cevap: toplum huzurlu olursa ben de huzurlu olurum. (Bu, ahlaklı davranan teistler için de asıl ahlaklı davranma nedenidir, dinlere dindarların penceresinden baktığın ve koyu müslüman bir agnostik olduğun için bunu anlayamıyorsun. Light müslüman bir agnostik olursan, anlayabilirsin.)
2. itiraz: ama ben şu an x fiilini yaparak, kolektif bir huzurdan daha büyük huzur elde edeceğim. 
olası cevap: yok. (Cevap var, bkz. 1 nolu olası cevap)

 

Kısası, ahlaklı davranma nedeni/motivasyon kaynağı ateist/teist/deist/pastafaryan tüm insanlar için aynıdır, göksel inançlarının ahlaklarına etkisi olumsuz da olabilir, olumlu da. Onu tartışmıyoruz. Ahlak, "kişi ile tanrı arasında bir ahitten" değil, kaynağını tamamen toplumsal-çevresel koşullardan alır. Ahlakın kaynağını, yasasını gerçek hayatın içinde değil de dinlerin telkinlerinin etkisinde kavramaya çalışırsan, yanlış yerde bulursun, idealist bir şekilde zihnin dehlizlerinde dolaşarak ahlaka beyhude kaynak yaratmaya çalışırsın. 

 

Şunu anla artık; "Hırsızlık yapmamalıyım, yoksa allah baba beni yakar" fikir dizgesi yalnızca çocukluk döneminde işe yarar. Yani, yetişkin hiçbir insan bu dizgeyle doğru olduğunu düşündüğü davranışı seçmez, ahlaklı davranışların nedenini dinle olan kişisel ilişki tek başına açıklayamaz. Açıkladığı kadarıyla da, her zaman olumlu bir ilişki olarak kendini dışa vurmaz. Dinin insana ahlak telkin ettiğinden daha çok, "dinim var, ahlaka ihtiyacım yok" tarzında ahlaktan kaçış motivasyonu da yarattığı malum.

 

Sonuç olarak, temizlik ne kadar imandan geliyorsa, ahlak da ancak o kadar dinden gelir ve temellenir adamım. Gözlükleri değiştir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 15.11.2017 at 23:11, SUPERULLAH said:

"ateistler ahlaki tavır sergileyemezler" gibi bir iddiam olmamakla birlikte, "ateistler için ahlakınzorunluluk olarak addedilmesi için bir temellendirme yoktur" diyebilirim.

entry'e başlamadan önce "felsefeden anlamayan okurlar"ın bu entry'i okumamasını öneriyorum. zira bu durumda entry'i anlamadıklarını belli eden itirazlar alıyorum.

felsefe'de "olgu-değer" kavramı vardır. olgu, bir durumu belirtirken; değer, o durumdan bir anlam çıkarmak demektir. 
..................

 

 

Bu yazılanlar bana bir yerden tanıdık geldi. Netten biraz aranınca ekşi sözlük'den "sidon" isimli yazardan alıntı (ya da zaten kendisi) olduğunu gördüm.

Kendisinin bir kaç başlığını görmüşlüğüm var ve yer yer güzel ayarlar verilmiş bir yazardır sözlükte dahi.

Tevekkeli değil demek ki; ateistler şöyle, ateistler böyle.. diye başlıklar açıp duruyor :)..

 

Yukarıdaki argümanı zaten teistler kullanamaz, çünkü aslen Kant'ın da dediği gibi bir teistin aslen gerçek bir ahlakı yoktur.

Verili, çıkara dayalı bir ahlak olmaz. Olamaz.

Sadece kötek korkusuna dayalı, ve yine (ya da)aslen genel geçer bir temeli ve ispatı olmayan direktiflere körü körüne inanç.

Bir edim kuranda öyle nitelendiği için mi kötüdür, yoksa kötü olduğu için mi kuran da öyle nitelenir?

 

Ha bence yukarıda yazılanlar çöp. Kim yazmışsa yazsın.

Öncelikle koca bir "Eee...?" demek lazım.

Eee, velev ki durum bu. Şimdi ne yapalım, dötümüzden bir tanrı uydurup ona mı inanalım?

Nedir yani, bunun sonu neye varabilir ki?

 

Olası cevaplar falan da yok değil.

 

Toplum huzurlu olmamı istemiyor kalıbı eksik. Resmi tam yansıtmıyor. Zaten toplum bu bireylerden, bu değerlerden "müteşekkil"

Ve toplum ahlakı zorunlu olarak dayatıyor. Zorunlu kılıyor. Ve bunu etken değil, edilgen olarak yapıyor.

Yani çift gerektirmeli bir durum. Teizmde olduğu gibi tek yönlü değil.

Toplum ahlaka edilgen. O yoksa toplum da yok. Ama insanlar toplumu seçiyor.

Bu kapı gibi bir gerçek. Buna bağlı olarak toplumun koşulladığı ahlak da öyle.

 

Teistin kafasında ise bir olgu değer bağlantısı yok. Olsa olsa bir olgu-değer illüzyonu var sadece. Soyut. Kof.

Toplumun verdiği ise pratikteki karşılığı anlamında çok daha somut.

İstersen yapma, o zaman topluma bay bay. Ya da o bireye bay bay. Götün yiyorsa yap bakalım.

Teistin hayali tanrısına karşılık, gerçek, somut tanrı "toplum".

 

Toplumun tuğlası ahlak. Ahlakın tanrısı ise toplum.

Yani ortada yine bir çeşit tanrı var, eğer çok istiyorsan.

Hemi de sapına kadar gerçek, teizmin hayali hezeyanlarının aksine.

 

Kaldı ki zaten mesele, yani büyük resim bundan çok daha belirleyici.

Müteşekkil kısmı. Toplum diye bir şey tersinden gelip yüklemiyor, dayatmıyor bunları.

Toplum, zaten bundan müteşekkil.

Geneli teşekkül eden tikeller ise zaten içimizde. Eğilimler.

Aynı "estetik" gibi.

 

Ben onu eleştiremem, peki. Öyle olsun diyelim.

Ama, hayvana eziyet etiği için dötüne bir tekme koyduğumda o da beni eleştiremez.

Ve burada "genel olan" kazanır. Temellendirmesine dahi gerek yok. Uyduruk tanrı temellendirebiliyor mu sanki?

Deme ki dayatmak için, temellendirmek zorunlu dahi değil.

Toplum, genel geçeri olmasa da, geneli verir.

Teizm ise sadece bir illüzyonu. Hatta hiçbir şeyi.

 

Şimdi teist karşımıza neyle çıkacak?

Benim dötümden uydurduğum bir olgu değer bağlantım var..(Daha doğrusu aslen inanca dayalı yanılsama)

Oldu, aferim.

Aslında o dahi yok. Çünkü görüyoruz ki, teistik öğretilerin çoğu zaten pratikteki ahlakla çelişiyor.

Temelini oradan dahi alamıyor.

 

Eğer sen "sidon" isen o vakit büyük hayal kırıklığı..

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Daha nesini anlayacağız yahu? Dışarı çıkıp bir kız arkadaş bulmaktan aciz bir zavallı ruh hastasının kız kardeşine göz dikmesinin ateizmle dinle minle ne alakası var dedik ya! Sen bunun ateizmle ne alakası olduğunu açıkla hele... Bunun ateizmle ne alakası varmış Edip hazretlerine göre? Niye bunu ateiste yakıştırıyormuş bu herif? Bunun açıklamasını bir alalım hele! :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasıl temellendirmede zorunluluk yok yahu! Şimdi adam çıksın Tolstoy'un romanını aynen alıp yazar adına kendi adını yazsın, yayınlasın, ses çıkarmayalım mı? Bankayı soysun, işçilerin maaşlarını alın terini alıp gitsin, aferin diyelim! Ne demek yahu? Böyle bir iddiayı nasıl ortaya atabiliyor bunlar, şaşıyorum! Bu kadar da zırvadan iddia olur mu yahu?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Edip reis kendisine abi diyordum büyüm olduğu için saygıdan ama ikide bir ateistleri kattığı için artık abi demem

Anlattığı modernist din palavralarından biri ve en çok güldüm cennette robotlar varmış :0_80cbc_37a71a73_L:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

eşcinselliğe karşı duruş göstermeyen bir insanın, enseste karşı duruş göstermesi çok saçma.

ikisi de cinsel yönelim

iki kardeş birbirlerini seviyorlarsa diğerlerine HALT ETMEK düşer ( @Türk Ateist'in dediği gibi)

yukarıda okuduğum bir yorum gibi edip yüksel saldıracak yer arıyor, fakat salakça bir yerden saldırmaya çalışmış, ve başarısız olmuş

izleyici kitle de yarı ayık,  daha ılımlı müslüman(barışçı(?)).

 

ama edip yüksel islam evriminin gerçekleşmesini hızlandırıyor.

kendilerini kısıtlıyorlar, yapacakları şeyi kısıtlıyorlar

 

islamın evrim sürecinin can alıcı zamanlarından birinde yaşıyoruz,

kimileri islamdaki bu absürt değişimi normal karşılarken, 

kimileri ( ben de ara sıra dahil olmak üzere) şaşkınlıkla karşılıyor; 

 

şeriat kafalarını nasıl müslüman saymamalarını,

davranışını beğenmedikleri herhangi bir müslümanı müslüman saymadıklarını,

müslümanlığın tanımını barışçıllık ile değiştirmelerini vb vb.

 

 

bir başka şaşkınlıkla karşıladığım nokta, herkesin allahının farklı olması,

arkadaş mescitte cumaya gitmiş, diyor işte: "kanka bir yanımda suriyeli diğer yanımda kongolu, hepimiz aynı amaç uğruna aynı sözleri ediyoruz"

iyi bok yiyorlar,

belki çoğu asıl amacını bilmeyip, evrimsel bir homo sapiens gibi yaşıyorlar. (cennete inanıyorsan buradan, hızlıca gitmek istersin, ama o kadar bağlılar ki, sanırsın adam cennete cehenneme gitmeyecek, ya da hangisine gideceğini bilemeyecek kadar akılsız, düşüncesiz,, ama bazı örnekler görüyoruz, kendisini sosyal hayattan soyutlamış, hak olduğunu zannedenler vs)

akıllarına gelen günah şeyleri yapmıyorlar, ama gelmezse yapıyorlar

anlamını bilmedikleri ( SAKIN ÜZÜLMEYİN, ANLAMLARININ İYİ OLDUKLARINI BİLİYORLAR :( ) arapça sözler söylüyorlar,,

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dışarı çıkıp bir kız arkadaş bulamayacak kadar geri ve özürlü yaratığın kız kardeşi de dışarı çıkıp bir oğlan bulamayacak kadar geri ve özürlüyse vay ki vay! O zaman katmerli felaket! :D

 

Bu iddia baydı artık, kabak değil toprak tadı verdi artık Müslümler! Şu boş, saçma, anlamsız, ateist kız kardeşiyle yatar yok anasıyla yatar saçmalıklarını ne zaman bırakacaksınız da kendinizi kepaze etmekten kurtulacaksınız!

 

Bunu her hasta ruhlu sapık manyak yapabilir! Bunu anlayın artık, sapık manyak olmanın inançla bir ilgisi yok! Siz demiyor musunuz sapık mezhepler tarikatlar var bunlar islamı bağlamaz diye? Diyorsunuz. Eeee? Ne demeye halt yiyorsunuz o zaman? :lol:

tarihinde democrossian tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir müslümanın kafasının asla çalışamadığının kanıtlarından birisi de bu Edip Yüksel denen heriftir. Olmuyor. Ne yaparsa yapsın, Fatih Çarşambalı bir kuruyemişçinin ötesinde bir ufuk geliştiremiyor.

 

Öncelikle bu videodaki yaklaşımı, hödük İslamcı sürülerini ateistlere karşı kışkırtma ve provokasyon niteliği taşıyor. Ahlakın temelini dine dayandırma girişimini, çok avam, çirkin, barbarca bir söylemle yapıyor. Açıkça, İslamcı sokak iti özüne dönmüştür ve çirkin bir provokasyon yapıyor.

 

Ahlakın temeli, belli felsefi olgunlukta olan insanlar arasında, belli bir seviye korunarak yapılabilir. Oysa Edip denen İslamcı sokak iti, bu tartışmayı provokatif bir zemine çekiyor, meseleyi bir felsefi tartışmanın ötesine çekerek, ateistleri barbar güruhların önüne hedef olarak atıyor. Ateistler anasını bacısını becerir demekle, Alevilere karşı atılan mum söndü iftirası arasında hiçbir fark yoktur. Bu iki söylem, felsefi bir zeminde durmaz. Tam aksine politik bir saldırganlık içerir.

 

Edip salağını bir kenara bırakacak olursak, ahlakın kökeninin kesinlikle din olmadığını söyleyebiliriz. Ahlak insan aklının doğal bir ürünüdür. Din ahlakı korkuya dayandırmaya çalışır. Bu sağlıksız bir durumdur. Bir insan kendi  aklı ve iradesi ile toplum huzurunu koruyacak davranışlar gösterirse, kendisine duyduğu özsaygı sebebi ile asil, erdemli tavırlar içine girebilirse, o insan ahlak sahibidir diyebiliriz. Tanrıdan korktuğu için erdemli davranış gösteren kişiye ahlaklı değil korkak denir. Her davranışını, kendisini sürekli olarak gözetleyen, kendisinden hesap soracak bir varlıktan korkarak yapan kişinin karakteri gelişemez. O sakat, ahlaksız ve korkak olur. Dinlerin yarattığı insan modeli böyledir.

 

Derin felsefi tartışmalara gerek yok. Somut örneklere bakalım. Japonya, ortadoğu zırıltılarının hiç uğramadığı bir coğrafyadır. Bildiğimiz anlamda bir tanrı inancı, ölümden sonra yargılanma kavramı falan o topraklarda yoktur. Ama gördüğümüz kadarı ile, yeryüzünde yaşayan özsaygısı en yüksek toplumlardan biri Japon toplumudur. Ortadoğu teranelerini savunan insanlar, Japon toplumunu açıklamalıdır. Orada nasıl öyle yüksek bir ahlak inşa edilebildi? Demek ki kendini sürekli olarak gözetleyen bir zorba olmadan da sağlıklı bir toplum modeli kurulabiliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ensest yasağı hakkında biraz düşünelim.

 

Ensest niçin yasaktır? Tanrı bunu istemediği için mi, yoksa ensest bir takım sorunlara yol açtığı için mi? Eğer ensest somut sorunlara yol açıyorsa, insanlar zaten akıllarını kullanarak bu işten uzak dururlar. Örneğin tanrının bize, elinizi ateşin içine sokmayın demesine ihtiyaç yoktur. Biz bunu hayatımız içinde yaşadığımız deneyimler ile öğreniriz.

 

Tanrı, bize kendi aklımızla bulamadığımız bazı şeyler söylemelidir ki onun bizim aklımızın ötesinde bir varlık olduğunu anlayabilelim. Örneğin İslam tanrısı domuz eti yemeyin diyor. Bu yasağın, bugüne kadar tespit edebildiğimiz mantıklı bir gerekçesi yoktur. İnsanların önemli bir bölümü domuz eti yemelerine rağmen, hiçbir olumsuzluk yaşamıyorlar. Demek ki domuz eti yasağı, tamamen İslam tanrısının kendi keyfince koyduğu, biz aciz insanların kendi aklımızla bulamayacağımız çok derin ve tanrısal bir yasak. Ama bu durumda tanrı ahlak kurallarını değil, kendi keyfine göre, bizim sebebini anlayamadığımız yasakları koyan bir varlıktır sonucu çıkar. Çünkü bizim kendi aklımızla bulabildiğimiz kural ve yasaklar için tanrıya ihtiyaç yok. 

 

Ensestin yasak olmasının mantıklı bir gerekçesi olabilir mi? Bence var. Ensest, sağlıksız nesillerin doğmasına yol açar. Ayrıca ensest aile düzeni için de tehlike arz eder. Aile çoğunlukla insana güvence ve huzur veren bir kurumdur. Ensest bu kurumu ortadan kaldırır. Ben bu sebeplerle, yani tamamen kendi aklımın ortaya koyduğu mantık çerçevesinde ensesti kabul etmem. 

 

Sigmund Freud Totem ve Tabu kitabında, ilkel toplumlarda ensest yasağı olduğunu ortaya koymuştur. İlkel kabul edilen, modern dinlerin hiçbiri ile teması olmayan, tanrı inancı olmayan kabilelerde, çok şiddetli ensest yasağı vardır. Erkekler anneleri ve kız kardeşleri ile görüşmezler, karşı karşıya geldiklerinde belirgin bir rahatsızlık gösterirler. Freud bu yasağı, aileyi koruma içgüdüsüne bağlar.

 

Edip Yüksel kitaplar yazan, İslamcı aydın, mücehhid falan olarak yıkanıp yağlanan bir adam. Ya arkadaş, böyle Kasımpaşa esnafı ağzı ile konuşana kadar, al şu Totem ve Tabu'yu bir oku. İncecik bir kitap. Somut bilimsel verilere dayanıyor. Orada ensest yasağı ile net bir çerçeve çiziliyor. Onu bir oku, ondan sonra çık böyle 13 yaş kafası ile konuş da görelim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çok eski bir Eskimo efsanesinde, kardeşi kendisine aşık olduğu için intihar eden bir Eskimo kızı hikayesi okumuştum. Eskimoların yaşamı göz önüne alındığında, ensest eğiliminin olabileceği düşünülür. Fakat onlarda bile ensest böyle algılanıyor. Kız buz evinden çıkar ve kardeşinin peşinden gelmekte ısrarlı olduğunu görünce bıçağını çıkarıp intihar eder. Bu öykü beni derinden yaralamıştır. O kıza çok acımıştım. Kardeşinden de nefret etmiştim. Çocukluğumda okuduğum bir öyküydü ve eski bir efsaneye dayanıyormuş. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11/18/2017 at 11:27, SUPERULLAH said:

Adam dogru demis valla. Ne dedigini anlayan bir tane ateist burada da cikmamis ki..

 

Yok kiz arkadas bulamiyormus da, yok efendim teistler ahlaki temellendiremezmis falan..

 

Birakin bu isleri, bana "ahlak elestirisini temellendirebileceginiz felsefi bir ilkeniz" var mi onu soyleyin..

 

 

 

 

Geri zekalı...

 

Ne felsefesi sayıklıyorsun diyecem de, malum geri zekalısın. Ahlakın temeli felsefi değil, biyolojiktir: Sürü güdüleri..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
23 hours ago, Minik Kuş said:

Bir müslümanın kafasının asla çalışamadığının kanıtlarından birisi de bu Edip Yüksel denen heriftir. Olmuyor. Ne yaparsa yapsın, Fatih Çarşambalı bir kuruyemişçinin ötesinde bir ufuk geliştiremiyor.

 

Öncelikle bu videodaki yaklaşımı, hödük İslamcı sürülerini ateistlere karşı kışkırtma ve provokasyon niteliği taşıyor. Ahlakın temelini dine dayandırma girişimini, çok avam, çirkin, barbarca bir söylemle yapıyor. Açıkça, İslamcı sokak iti özüne dönmüştür ve çirkin bir provokasyon yapıyor.

 

Ahlakın temeli, belli felsefi olgunlukta olan insanlar arasında, belli bir seviye korunarak yapılabilir. Oysa Edip denen İslamcı sokak iti, bu tartışmayı provokatif bir zemine çekiyor, meseleyi bir felsefi tartışmanın ötesine çekerek, ateistleri barbar güruhların önüne hedef olarak atıyor. Ateistler anasını bacısını becerir demekle, Alevilere karşı atılan mum söndü iftirası arasında hiçbir fark yoktur. Bu iki söylem, felsefi bir zeminde durmaz. Tam aksine politik bir saldırganlık içerir.

 

Edip salağını bir kenara bırakacak olursak, ahlakın kökeninin kesinlikle din olmadığını söyleyebiliriz. Ahlak insan aklının doğal bir ürünüdür. Din ahlakı korkuya dayandırmaya çalışır. Bu sağlıksız bir durumdur. Bir insan kendi  aklı ve iradesi ile toplum huzurunu koruyacak davranışlar gösterirse, kendisine duyduğu özsaygı sebebi ile asil, erdemli tavırlar içine girebilirse, o insan ahlak sahibidir diyebiliriz. Tanrıdan korktuğu için erdemli davranış gösteren kişiye ahlaklı değil korkak denir. Her davranışını, kendisini sürekli olarak gözetleyen, kendisinden hesap soracak bir varlıktan korkarak yapan kişinin karakteri gelişemez. O sakat, ahlaksız ve korkak olur. Dinlerin yarattığı insan modeli böyledir.

 

Derin felsefi tartışmalara gerek yok. Somut örneklere bakalım. Japonya, ortadoğu zırıltılarının hiç uğramadığı bir coğrafyadır. Bildiğimiz anlamda bir tanrı inancı, ölümden sonra yargılanma kavramı falan o topraklarda yoktur. Ama gördüğümüz kadarı ile, yeryüzünde yaşayan özsaygısı en yüksek toplumlardan biri Japon toplumudur. Ortadoğu teranelerini savunan insanlar, Japon toplumunu açıklamalıdır. Orada nasıl öyle yüksek bir ahlak inşa edilebildi? Demek ki kendini sürekli olarak gözetleyen bir zorba olmadan da sağlıklı bir toplum modeli kurulabiliyor.

 

 

İşte bunlar hep sizin pasifliğinizden...

 

Biriniz de çıkıp "Senin amsatan ve amsatan evladı olman hakkında ne düşünüyorsun?" diye sormuyor. Oysa bu o kadar sağlam bir hakikat ki? Adamlar ateistleri kardeşine sulanacak sapıklar olarak görmek ve göstermekte kırk takla atarken, siz onların açık seçik amsatan ve amsatan evladı olduğunu yutmaya çalışıyorsunuz.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...