Jump to content

Hayat Analog mudur, dijital midir?


Recommended Posts

  • İleti 60
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

  • 2 weeks later...
1 saat önce, Hadii yazdı:

Bunu daha sonra mutlaka okuyacam .

Okumadan önce Şu an ki düşüncemi yazıyorum buraya ;


Hayat bence her ikisidedir . Sebebi ise hayatımızda ikisine de yer veriyoruz .

Düzeltiyorum biraz daha düşününce;

Hayatımız dijital olması imkansız . Eğer dijital bir hayatımız olsaydı duygularımızın olmaması gerekirdi . Duygularımızın olmaması demekte sayı ile ilgili, sayı temeline dayalı, sayısal anlamına gelen dijital kodlanmış bir yapıda robot olmamız anlamına geliyor . Analog veri, zamana göre değişen başka bir türden niceliği temsil edip kendisi de zaman göre değişen ve sürekli bir özellik gösteren veridir. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Önce kendimize şu soruyu soralım...

Hayat nedir?

Hayat maddeden oluşan bir bireyin çeşitli mekanizmalarla oluşması, gelişmesi, büyümesi, yaşlanması ve ölmesidir.

Hayat canlının kendisine doğa tarafından empoze edilen süreçler ne iseler onların manifestasyonudur.

Doğanın maddeye empoze ettiği şeylerin  aynısı canlılara da empoze edillir. Çünkü canlı maddeden ibarettir.

Bu durumda diyebiliriz ki doğa  dijital ise, hayat da dijitaldir. Analog ise analogdur.

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 weeks later...

Yaklaşık 30 yıllık elektronik mühendisi ve cihaz tasarımcısı olarak diyebilirim ki; canlılık sayısaldır.
Biz elektronikte mevcut teknoloji itibarıyla ikili sayı sistemi kullanırız. Yani veri 0 ve 1 lerden oluşur, var veya yok.
Canlılığın sayı sistemi ise 4 dür. DNA sarmalında bulunan nükleotidler mod(4) sayı sistemidir. Bilgi nesiller ve hücreler arasında bu 4 lü sayı sistemi ile iletilir ve canlılığın oluşumu ya da hayatta kalması ve çoğalması bu bilgi ile sağlanır.
Sistem mühendisliği bakımından sayısal verilerle kontrol edilen sistem analog öğeler içerse de sayısal olarak adlandırılır.
Dolayısıyla yaşam sayısal bir sistemdir.
Üstelik elektronikte kullanılandan çok daha komplike ve yoğun bir veri işleme sistemi...

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 1/26/2018 at 13:55, adeist said:

Yaklaşık 30 yıllık elektronik mühendisi ve cihaz tasarımcısı olarak diyebilirim ki; canlılık sayısaldır.
Biz elektronikte mevcut teknoloji itibarıyla ikili sayı sistemi kullanırız. Yani veri 0 ve 1 lerden oluşur, var veya yok.
Canlılığın sayı sistemi ise 4 dür. DNA sarmalında bulunan nükleotidler mod(4) sayı sistemidir. Bilgi nesiller ve hücreler arasında bu 4 lü sayı sistemi ile iletilir ve canlılığın oluşumu ya da hayatta kalması ve çoğalması bu bilgi ile sağlanır.
Sistem mühendisliği bakımından sayısal verilerle kontrol edilen sistem analog öğeler içerse de sayısal olarak adlandırılır.
Dolayısıyla yaşam sayısal bir sistemdir.
Üstelik elektronikte kullanılandan çok daha komplike ve yoğun bir veri işleme sistemi...

 

Hayat DNA'dan daha geniş bir kavram... Yaklaşık 30 yıllık bir yazılım, 25 yıllık donanım mühendisi, kabaca 20 yıllıkta bir biyolog ve 15 yıllık biyoloji profesörü (mü oluyor, PhD, bilmiyorum net) olarak bunu hatırlatmak isterim. Örneğin gözler, piksel piksel düşünürsek, sayısal, ama her görme hücresine bakarsak, üretilen veri analog, beyinde işlenmesi de analog. Ama beyinde yapıya bakarsak, nöron bağları, basbaya 1 - 0 ikili sayı, digital... 

 

Bu noktadan beynin, görmenin sayısal olduğunu görmüş oluyoruz. Fakat, her sistem böyle değil. Vücuttaki pek sistem, beyin tarafından yönlendirilmiyor, en azından beynin o sayısal kısmı tarafından. Hatta, o sayısal kısmı analog bir şeyler yönlendiriyor, hormon falan denen. Kimin kimi kontrol ettiği baya sağlam bir kargaşa. 

 

Asıl konu şu. Hayat, canlıdan mı ibaret? Tanım itibarıyla böyle bir indirgeme elbette yapılabilir. Ama bir biyologun gözünden bunu söylemek pek kolay değil. 

 

Kısaca, hayatın, "canlı" dan daha öte bir şey olduğu gerçeği var, canlıları kapsar ama onlardan biraz daha fazlasıdır. Onun sayısal mı, analog mu olduğunu söylemekte o kadar kolay görünmüyor. 

 

Doğrusu şu ki, biyologlar henüz "Aha bu bu bu canlıdır" bile diyemiyor net şekilde. Konu biyoloji olunca, işler analog yürüyor, net değerler, sayısal yaklaşım pek sonuca ulaşamıyor. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 years later...
49 minutes ago, Smile Buddha said:

Planck sabiti olduğu  için dijitaldir. 

Bütün ölçü  birimleri planck sabitinin katları şeklinde yazılabilir.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Planck_sabiti

 

Boş laf üzerindesin. O ölçüler ve ölçü birimleri zaten dijitaldir, planck sabiti ne alaka?

 

Ölçüler vs. doğanın bir nitelemesidir, kendisi değil. Doğada sayılar falan yoktur, onlar bizim düşünce sistemimize dair mevzulardır. Bu, rakamlar değil, bir, iki gibi şeylerin olmaması demektir.

 

Doğada, analog bir sistemdir. Analog sistemlerin ayırtedici tarafı, sayılamaz sonsuz değerler üzerinden işlemeleridir. Doğada bu şekilde işler, iki değerin arasında sonsuz değer yer alabilir. 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, anibal yazdı:

 

 

Ölçüler vs. doğanın bir nitelemesidir, kendisi değil. Doğada sayılar falan yoktur, onlar bizim düşünce sistemimize dair mevzulardır. Bu, rakamlar değil, bir, iki gibi şeylerin olmaması demektir.

 

 

 

 

Anibal doğa dijital diyip bunu simulasyon argümanı için kullananlar var. Dijital olduğunu varsayarsak bu sonuca ulaşmak mantıklı mı? 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, anibal yazdı:

 

Boş laf üzerindesin. O ölçüler ve ölçü birimleri zaten dijitaldir, planck sabiti ne alaka?

 

Ölçüler vs. doğanın bir nitelemesidir, kendisi değil. Doğada sayılar falan yoktur, onlar bizim düşünce sistemimize dair mevzulardır. Bu, rakamlar değil, bir, iki gibi şeylerin olmaması demektir.

 

Doğada, analog bir sistemdir. Analog sistemlerin ayırtedici tarafı, sayılamaz sonsuz değerler üzerinden işlemeleridir. Doğada bu şekilde işler, iki değerin arasında sonsuz değer yer alabilir. 

 

 

sonsuza kadar bölünme olmadığı için dijital.

sonsuza kadar bölünseydi o zaman sayamazdın. :)

planck sabiti altında küçük değer yok.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Smile Buddha said:

sonsuza kadar bölünme olmadığı için dijital.

sonsuza kadar bölünseydi o zaman sayamazdın. :)

planck sabiti altında küçük değer yok.

 

 

Değil. Ortada bölünme diye bir şey yok zira. Sonsuza kadar süren bir moleküler eylem var. 

 

Senin yaptığın tekerleğin dönüşünü yok saymak, aracın yer değiştirmesini hesaba katmak. Ama asıl bakman gereken, motorun dönüşü hatta.

 

Plank sabiti altında, sonsuz küçük değer mevcut. Ama sen o değerleri ölçemezsin, yani dijitale çeviremezsin, olay bu. Bu, quantization hatasının bir türevidir. Bahsettiğin noktada da bu plank değeri, aslen offset değeri olarak ölçülebilir minimum değeri ifade eder.

 

Gidip biraz nyquist okursanız, biraz bir şeyler öğrenirsiniz bu konuda. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Expecto said:

Anibal doğa dijital diyip bunu simulasyon argümanı için kullananlar var. Dijital olduğunu varsayarsak bu sonuca ulaşmak mantıklı mı? 

 

 

Öyle varsayarsan, böyle bir sonuç belki olabilir. Ama doğa digital değil. 

 

Teknik olarak, dijital sistemlerle halledilen her şey, analog olarakta başarılabilir. Fakat, analog işleme zordur, çok çok pahalıdır. Burada anlaşılması gereken, doğanın hem analog, hem "non-linear" yani "doğrusal olmayan" işleyişidir. Elinizdeki analog işleyici, işte o "non-linear" mevzusundan dolayı her koşulda aynı matematik sonucu sağlayamaz. Bunu kompanze edecek bir sürü atraksiyon gerekir, bu da elbette muazzam pahalı olacaktır. 

 

Yani, analog bir yapıda, aynı şekilde simülasyon olabilir. Analgo bilgisayarlar, tarih boyunca yapılıp gelmiştir. Usturlab denen şey örneğin, hesap makinesinin bir versiyonudur. Onun biraz daha gelişmiş modeli, atış kontrol bilgisayarı ise, bunun daha sofistike bir türüdür. 

 

A page from the Bombardier's Information File (BIF) that describes the components and controls of the Norden bombsight. The Norden bombsight was a highly sophisticated optical/mechanical analog computer used by the United States Army Air Force during World War II, the Korean War, and the Vietnam War to aid the pilot of a bomber aircraft in dropping bombs accurately.

 

 

Basitçe, dijital sistemler, çok çok daha ucuz şekilde tutarlı veri işleme imkanı sağladığı için tercih edilirler. Bunlar aslen her zaman hatalıdır, hedeflenen bu hata oranını kabul edilebilir sınırlar içinde tutmaktır. O nedenle, hayat gibi, kainat gibi devasa bir sistemi dijital olarak işletmeye çıkmak, o hataların toplanarak sistemin gürültüsünü, sistemdeki faydalı bilginin ötesine çıkaracaktır. Entropi falan mevzusu işte, örneği. Yani, o boyutta bir simülasyonu, yaninin yanisi o boyutta analog bir sistemin simülasyonunu dijital olarak yapmak, imkansızdır.  Bu imkansız olayı, shannon'un denklemleri ile kolayca görülebilir. 

 

Kısaca, doğa bir simülasyon olsaydı, bu simülasyonun analog bir bilgisayarda yapılması mantıklı olurdu. Bizim malzeme teknolojimiz, o "non-linear" olmanın sorunlarını aşabilmiş değil. Ama bu başka boyutlar, başka akıllar için bu mevzunun aşılamaz olduğu anlamına gelmez. 

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

insan doğayı anlamak için nesneleri isimlendirir, niteler, tanımlar.

kelimeleri, işaretleri, sayıları kullanır. ölçüler, birimler uydurur. 

dilin kendisi bir işaretler sistemidir. matematik dili de aynı şekildedir.

bu işaretler yan yana gelerek yeni anlamlar kazanır.

ancak dilin sınırsız bir ifade olanağı yoktur. her dil sınırlıdır.

bu yetersizlik, gerçeği bire bir ifade etmemizi olanaksızlaştırır.

kaldı ki gerçeğin bilgisine büsbütün sahip değiliz.

hayat dijital midir, analog mudur sorusunun bu yüzden cevabı yoktur!

çünkü hayat ne dijital ne de analogdur...

elbette hem dijital hem analogdur cevabı da verilebilir.

hayatı en çok neye benzetirsek hayat odur.

hayat hiçbir zaman bizim benzettiğimiz şey olmasa da...

 

ancak bu durum soru sormamıza ve cevap vermemize engel değildir:

hayat analog başlayıp dijitale evriliyor olabilir mi?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
37 minutes ago, Expecto said:

Bunu açar mısın?

 

34 minutes ago, Expecto said:

Birde evrenin hologram olduğunu söyleyen var. Bunlar doğruysa  evrenin simüle olduğunu mu gösterir? 

 

Evrenin hologram olduğunu söylemek, baya işkembeden atmaktır. Ama evrenin holografik olduğuna dair iddialar var ki, bunlar başka başka şeyler. 

 

Doğanın, evrenin, dijital veya analog olması, evrenin simülasyon olup olmadığını göstermez. Analog evrenin, dijital sistemle simüle edilmesi mümkün değildir. Ne dedik, dijital sistemlerdeki kaçınılmaz hata oranı, evren ölçeğinde toplanır ve o fizik kanunlarını falan geçersiz kılar. Basitçe, jüpiterin yerçekimini hesaplamakta kullandığınız formül, ayın yörüngesini hesaplarken işe yaramaz olur çıkar. Hiç bir hesabınız, sahayı tutmaz oluverir. 

 

Ama analog bir sistemle, analog evren pekala simüle edilebilir. Simülasyon sadece dijital olarak yapılır diye bir kaide yok. 

 

Evrenin simüle olduğunu "göstermenin" tek yolu, simülatörünü göstermektir. O da gösterilemediğine göre, bu bir osuruktan teyyareden öteye gidemez. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
36 minutes ago, Geta said:

insan doğayı anlamak için nesneleri isimlendirir, niteler, tanımlar.

kelimeleri, işaretleri, sayıları kullanır. ölçüler, birimler uydurur. 

dilin kendisi bir işaretler sistemidir. matematik dili de aynı şekildedir.

bu işaretler yan yana gelerek yeni anlamlar kazanır.

ancak dilin sınırsız bir ifade olanağı yoktur. her dil sınırlıdır.

bu yetersizlik, gerçeği bire bir ifade etmemizi olanaksızlaştırır.

kaldı ki gerçeğin bilgisine büsbütün sahip değiliz.

hayat dijital midir, analog mudur sorusunun bu yüzden cevabı yoktur!

çünkü hayat ne dijital ne de analogdur...

elbette hem dijital hem analogdur cevabı da verilebilir.

hayatı en çok neye benzetirsek hayat odur.

hayat hiçbir zaman bizim benzettiğimiz şey olmasa da...

 

ancak bu durum soru sormamıza ve cevap vermemize engel değildir:

hayat analog başlayıp dijitale evriliyor olabilir mi?

 

 

Olmaz işte öyle..

 

Basitçe, "BAM" diye bağır. Çıkardığın ses, asla kaybolmayacak, bunu biliyor muydun? İşte bu, yani bilginin korunumu yasası, doğanın analog bir sistem oluşunun kesin bir sonucu. Ve bu nedenle hayat var olabiliyor. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, anibal yazdı:

 

Olmaz işte öyle..

 

Basitçe, "BAM" diye bağır. Çıkardığın ses, asla kaybolmayacak, bunu biliyor muydun? İşte bu, yani bilginin korunumu yasası, doğanın analog bir sistem oluşunun kesin bir sonucu. Ve bu nedenle hayat var olabiliyor. 

 

bir sözelci olduğum çok mu belli oluyor!

doğada hiçbir şey kaybolmaz, bakın bunu biliyorum.

ancak doğadaki bütün işleyişi analog olarak açıklayabilmek mümkün mü?

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...