Jump to content

Afrin olayı


Recommended Posts

Bir saat önce, democrossian yazdı:

 

ABD ile fetö özdeş değil.

Yani FETÖ bazen kendi başına mı hareket ediyor? Neden o zaman mesela Tayyip'in arası FETÖ ile bozulduktan sonra başta ABD olmak üzere bütün batı bir anda Tayyip düşmanı kesildi? Öncesinde böyle düşman olduklarını hatırlamıyorum.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 607
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Posted Images

6 minutes ago, Thravelyn said:

Yani FETÖ bazen kendi başına mı hareket ediyor? Neden o zaman mesela Tayyip'in arası FETÖ ile bozulduktan sonra başta ABD olmak üzere bütün batı bir anda Tayyip düşmanı kesildi? Öncesinde böyle düşman olduklarını hatırlamıyorum.

 

 

Batı ne zaman tayyip düşmanı kesildi ki?

 

Batı dost olmaz, düşman da olmaz. Düşman da kesilmez, dostta kesilmez. Tayyip, FETÖ sonrası, diktatörlüğü alabildiğine eline aldı, memleketi araplara satıp, parasını cebine doldurdu, yetmedi, bir sürü de borç harç aldı. Borçlandığı ihvan, yani katar, elbette diyetini istedi ve Tayyip'te ihvancı teröristlere hep arka çıktı, açık açık, gizlisi saklısı olmadan.

 

Hıfzı beşer nisyanla malulmuş malum. Pek çok unutulmuş, o müslüman kardeşler palası sallamalar, rabia nağmeleri, bir kaç öfkeli gençler falan. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu lanet olası olası Kürdistanlarını kursalar da bu mesele bitse yoksa bu iş sürdükçe nefret geri dönülmez boyutlara ulaşacak.

 

Ne Suriye de ne İranda Ne Irakta en önemlisi de Türkiye'De rahat durmuyorlar. Bu Kürtçülük kaynağını Kürtlerin doğulu kültüründen alıyor. Yani eğitim de çare değil avrupada yaşayan pkk sempatizanları da var. Bu işin sonu nefret.

tarihinde Yurt tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Açılım süreci Kürtlerin bir devlet istemeye hakları vardır, bu uğurda haklı bir mücadele veriyorlar kanısını yerleştirdi.

 

Halbuki böyle bir devlet talebinin haklılığa dayanması gerekmiyor. Hiç bir devlet haklı nedenlerle kurulmaz zaten. Kurmaya güç yetirilebildiği için kurulur. Kürtlerin devlet kurma talebi haklıdır da denemez, haksızdır da denemez. Güçleri yeterse kurarlar. Mesele sadece güç yetirmekte!

 

Fakat açılım süreci, haklılık algısını fazlasıyla yarattı. "Haklılar kardeşim, niye onların da bir devleti olmasın?" dedirtti. Devlet kurmak için haklı olmak gerekmediği, haksız yere devlet kurmak veya haklı olarak devlet kurmak diye bir şey olmadığını gözardı ettirdi. Açılım sürecinin amacı buydu.

 

Tabii ikinci amacı da Kuzey Irak'a Türk askerinin girmesine bir son vermek, pkk nın Suriye iç savaşı çıkarıldığında oraya uzanması ve Akdeniz koridorunu zorlaması için ordu toplayıp güçlenmesine fırsat tanımaktı. Açılım sürecinde pkk durmaksızın asker topladı ve yerleşik ordu nizamında bunları eğitti. Çünkü Suriye iç savaşının çıkarılacağı ve Akdeniz koridorunun açılmasına çalışılacağı plan dahilinde idi.

 

Yetmedi, Türk topraklarında alan ve mevzi savunarak bir taşla iki kuş vurdu: Hem yerleşik ordu imajını pekiştirdi, çünkü sadece düzenli ordular alan ve mevzi savunur. Hem de kentlerin kuşatılıp harabeye çevrilmesi ile dünyaya Türkiye'de iç savaş var propagandasının resimlerini sundu.

 

Gördüğünüz gibi BOP adımlarını sağlam ve planlı atıyor. Bu adımların sonunda Türkiye'nin başına bir savaş durumunun dayatılması gelecek. Plan kaçınılmaz olarak buraya doğru gidiyor. İşin daha kötüsü, Rusya ABD ile gizli bir anlaşmayla bu plana destek verebilir. Rusya kendi çıkarlarının da korunması şartıyla ABD çıkarlarına yeşil ışık yakabilir. Türkiye planlı bir şekilde Nato'dan Rusya'ya doğru itilip Rusya tarafından da ortada bırakılabilir.

 

Atatürk "Yurtta sulh cihanda sulh" diye boşuna dememişti. Gençliğe Hitabe'yi boşuna kaleme almamıştı. Olası tüm riskleri görüyor ve biliyordu. Siz şimdi oturun Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sini bir kez daha okuyun. Tüm gerçekleri apaçık göreceksiniz. Atatürk'ün ne kadar büyük bir lider olduğunu da belki aklınız yeterse anlarsınız.

Link to post
Sitelerde Paylaş
32 dakika önce, democrossian yazdı:

İşin daha kötüsü, Rusya ABD ile gizli bir anlaşmayla...

 

Bu, zaten bir süredir olmuş gibi görünüyor.

Aksi takdirde, Suriye gibi Cehennem Zebânilerinin at oynattığı bir yere, ikisi birden gir(e)mezdi.

Ortadoğuda siyasi sınırların yeniden düzenlenmesi, Rusya'nın onayı olmadan, ABD'nin tek başına kotaracağı bir husus değil.

 

Avâmın yaptığı, "Hacivat-karagöz" oyunu izlemekten ibâret.

Bilindiği üzere, bu temâşâda kuklaları tutup oynatan "el" perdeden görünmez.

 

tarihinde Vefik Sâmi tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, democrossian yazdı:

İşin daha kötüsü, Rusya ABD ile gizli bir anlaşmayla bu plana destek verebilir.

Bir saat önce, Vefik Sâmi yazdı:

Bu, zaten bir süredir olmuş gibi görünüyor.

 

Çin ile rekabet, ABD ile Rusya'yı aynı eksene getirir. İkisi de güçlenen Çin'i istemiyorlar. Yine eskisi gibi ABD - Rusya rekabetine dayalı ve üçüncü bir gücün (eşit biçimde) yer alamadığı bir dünya düzenini ikisi de isteyeceklerdir.

 

Bunun için kaynakları paylaşmak ve Çin'in de ortak çıkmasını önlemek lazım. Bir kere güney Hazar üzerinde bir paylaşım olacak. (Kuzeyi zaten Rusya kontrol ediyor) ABD İran petrolü, Rusya Türkmenistan gazı gibi atıyorum, örneğin. Ayrıntı veremem. Çünkü bunlar BOP'un son adımları. Çok da ayrıntılı bilemeyiz.

 

Alternatif enerji filan diyeceklere peşinen yanıt vereyim: Petrol son damlasına kadar tüketilecektir. Gaz son litresine kadar tüketilecektir. Bundan kuşku duymak enayilikten başka bir şey değildir. Petrol isteyenin olsun, bizim alternatif kaynaklarımız var diyecek bir ahmak yeryüzünde yoktur.

 

Çin büyümek için kaynaklarını çılgınca kullanıyor. Buna insan emeği de dahil. Halkının işgücünü acımasızca sömürüyor. Bu yüzden yapay bir ucuzluk geldi tüm dünyaya. Hepimiz Çin işçilerinin emeğini sömürüyoruz. Çin bunu bir an önce büyüyüp pastanın paylaşımında geride kalmamak için yapıyor.

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu kadar komplo teorileri ile çırpınmayın.

 

Önce gerçekleri bir görün. 

 

ABD'de bildiğiniz anlamda bir devlet yok. Bir yerdeki petrol, Rus İvan'ın, Alman Hans'ın, Arap bekir'in yada Amerikalı Chris'in olmuş, ABD açısından farketmez. Bu nedenle gidip, amanda o petrolleri alacam diye bir tribi de olmaz. Çünkü, petrolü alacak bir tarafı yoktur, ABD liberal bir devlettir, devlet hiç bir şeye sahip olamaz, özellikle de para getiren bir şeylere. 

 

Rusya ise ne olduğu henüz belli değil bir ülke. Ne liberal, ne emperyal ne de sosyalist. Daha rengini bulamamış bir halde. Bir yerdeki petrole sahip olmak, Rusya için önem taşıyor ve rusya bunu sağlayabilecek altyapıya da sahip, devlet tabanlı petrol şirketleri falan var. 

 

Çin, liberal yanı kuvvetli olsa da, aslolarak sosyalist bir ülke, devlet pek çok şeye sahip ve sahip oladabiliyor. Çin'de petrol, maden vs. gibi şeylere devlet olarak sahip olabilen bir ülke. 

 

ABD'nin, Petrol dahil kaynak ihtiyacı yok. Hatta, ihtiyacınıdan fazla kaynağı ihraç edip iyi para kazanabiliyor ABD'deki kapitalist kurumlar. Ama devlet değil, şirket olarak. 

 

Çin'in kaynak ihtiyacı bir şekilde yok. Ana akım kaynakları, kömür, enerji, petrol falan gibi, kendi kaynaklarından temin edebiliyor. Dahası, muazzam iş gücü sayesinde atıl kaynakları dünyanın neresinde olursa olsun ucuza kapatıp kullanabiliyor. Diğer hemen hiç bir ülkede mevcut olmayan hem nitelikli hem de ucuz işgücü gibi müthiş bir kaynakları var. 

 

Rusya'nın kaynakları kendine yetmiyor. Petrol/Doğalgaz belki biraz, ama gıda, tekstil gibi hususlarda dışarıya muhtaç. Elindeki gaz/petrol ile bu ihtiyaçlarını bir yere kadar gidermeye çalışıyor. 

 

Burada baktığınız zaman, bir yerleri ele geçirmeye en çok ihtiyaç duyanın kim olduğunu görmek zor değil. Kaldı ki, Rusya daha dün Ukrayna'yı falan basbaya işgal ve ilhak etmiş halde. 

 

İhtiyaç çerçevesinde durum bu. Ama her devletin öncelikle düşünmesi gereken etmen, güvenliği. ABD ortadoğuya bakarken, aynısı Rusya içinde geçerli, öncelikle kendi güvenliğini düşünüyor. Zira ortadoğu kaynak olarak en kıt olan yer. Bir sürü petrol olduğuna bakmayın, o petrol bölgedeki nüfusu aç kalmaktan bile kurtaramaz. İş gücü ise sıfır, niteliksiz tonla adam dolu. Petrolün, bölgede adil şekilde paylaşılmaması, bir kaç milyon kişinin tokluktan azmasına sebep olurken, yüzlerce milyon için açlıkla imtihan anlamına geliyor. 

 

Şimdi şöyle düşünelim, Ortadoğuyu kendi haline bıraktınız. O kadar aç insan ne yapacak? Onları doyurabilecek kaynak nerde var? Evet, en yakın Türkiye. Az ötede İran. Ama bunlar yetmez, Türkiye ancak aç karnını zar zor doyuruyor, tıpkı iran gibi. Kalan belki bir kaç on milyon kişiyi daha doyurur ama ortadoğuya yetmez. O zaman geriye kim kalıyor: En başta ABD. Çünkü zaten halihazırda ortadoğuyu doyuran önemli ölçüde ABD, ardından Rusya. Tamam, hayrına değil elbette, parasıyla. 

 

Rusya ve ABD için korkulan senaryo şu. Bölgede fırsat eşitliği ve hakkaniyet zaten sıfır. Bölgenin halkı cahil ve hakkını aramaktan acz içinde. Yani, biri, ama Saddam olur, Ama suud hanedanı olur, ama tayyip sülalesi olur, biri, kolayca kaynakların üstüne oturabilir. O zaman geride kalan açları ABD ve Rusya'ya kolayca salabilir, canlı bomba gibi. Dahası, elde edeceği petrol geliriyle, acayip silahlanıp başedilemez hale de gelebilir. Ama nasıl, nasıl olacakta? Çin var orada, parasını verene her şeyi yapar, hemde ucuza. 

 

İşte bu yüzden, bölgede Rusya ve ABD için, güvenilmez, hak hukuk bilmez, özellikle ideoloji tabanlı ki bu ideoloji genelde islam, yönetimler istenmiyor. Rusya'nın çeçen davasını unutmayın. 

 

Sonuçta, bölgedeki petrolün üzerine konmak değil, yanlış ellere geçmesini engellemek hem ABD hem Rusya için önemli bir husus. Mesela, Katar'ın bu yanlış ellerden biri olduğu üzerinde mırıldanmalar çoktandır sürüyor. 

 

İşte tüm mevzu bu husustan çıkıyor. Rusya ne yapacak ordaki petrolü, havuza doldurup yüzem olimpiyatı mı düzenleyecek, zaten kendine yeterince var petrolü falan. ABD ona keza. Burada hedef, kaynak rekabeti değil, güvenlik meselesi. IŞİD gibi bir örgüt, güçlenince eli mahkum Türkiye ve Rusya'ya saldıracaktır, sırada elbette ABD'de var. Öyle üç beş bomba patlatmalı terör değil, bildiğin basbaya savaştan bahsediyoruz. 

 

Bugün ABD ve Rusya, aynı şekilde Türkiye'nin de bölgedeki varlığı, aynı güvenlik kaygıları nedeniyledir. Çok yukardan, uzaydan bakışla durum böyle.Artık şu dünyayı ele geçirmeye çalışna siyah deri elbiseli kötü kadın cadı misali emperyalizm masallarını bir unutun. Emperyalizm çok önce bitti, Çar mezara giderken, İngiliz kraliçesi sarayına hapsolurken, Fransa'da giyotinler her yeri kanla sularken falan... 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hata yapmaya doymuyoruz maalesef, güç tutkusuyla sarhoş olmuş, burnunun ucunu görmekten aciz siyasetçileri klavuz edinmiş gidiyoruz.

 

Afrine girdik bir güzel ypg’yi temizledik bölgeden diyelim, bölgeyi kendi sınırlarımıza katmadıktan sonra nasıl bırakmak istiyoruz?

Biz bölgeden çekildiğimiz an, ypg aynen geri gelecek ve kaldığı yerden devam edecektir haliyle,

 

Türkiye’nin çıkarlarına en uyan seçenek esad yönetimiyle anlaşıp bölgeyi ona teslim etmek olurdu,

ama bu seçenek mezhep dinciliği yapan yönetim tarafından hem istenmiyor hem de ilişkiler kolay kolay düzelmeyecek şekilde bozuldu

görünen seçenek öso denen terörist gruba teslim edileceği, bunların ypg den farkı ılımlı adı altında radikal dinci ve cihatçı olmaları,

yani zihniyetin işid denen örgütten hiçbir farkı yok, kelle de keser iç organ da yerler, sadece bağlı oldukları patronları farklı.

biz bu ilkel ve vahşi din manyakları için mi kaynaklarımızı ve askerimizin kanını feda edeceğiz?

 

Afrine girmenin ardında güvenlikten ziyade malum şahsın kendi çapında emperyalistlik yapması, ihtirasları, hırsları,

Sünni arapları kandırıp halifelik gibi asla olmayacak komik hayaller peşinde koşması olduğunu düşünüyorum, yoksa o bölgeyi bir terörist grubun elinden

Alıp diğer bir terörist grubun eline vermek bize hiçbir çıkar sağlamayacaktır..

 

Biraz tarih bilgileri olsa arapların hiçbir zaman güvenilmeyecek, ekmek veren eli ısıran, yediği kaba pisleyen adamlar olduğunu görürlerdi, okumamakla

Övündükleri için bunlar da yaşayıp öğrenecekler yapacak birşey yok, ömrü yeterse “eyyy öso “ nidalarıyla salonları çınlatıp alkış toplar ilerde..

 

yapılan ölümcül hata, ateşe benzin döküp işin bu aşamalara gelmesine sebebiyet veren basiretsiz ve komik hayaller peşinden koşup,

koca bir ülkeyi peşi sıra sürükleyen siyasilere güç vermekle yapıldı, şimdi kırk satır mı yoksa kırk katır mı ona karar vermeye çalışıyoruz..

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu Afrinin statüsü ne olacak? Rejime mi devredilecek yoksa Türkiye bu çapulcuları desteklemeye devam mı edecek hâlâ? Rusların bunu hesaba katmadığını düşünmüyorum,Ruslar bunu kesin hesap etmiş ve harekâta bu şartla izin vermişlerdir.. Yoksa bizi soktukları gibi,geri çıkarmasınıda bilirler..

Link to post
Sitelerde Paylaş

He he hepsi amarigan oyunu.Bunların arkasında hep amariga israil yahudi lobisi illumünatı var.Bunlar hep CIA MOSSAD oyunu(!).                                                                                          Forumda analiz kasacam diye saçmalayanlarda maşaAllah ‘büyük resmî gören AKPli seçmenden’’ hallice.

Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, Beşar Esad yazdı:

Bu Afrinin statüsü ne olacak? Rejime mi devredilecek yoksa Türkiye bu çapulcuları desteklemeye devam mı edecek hâlâ? Rusların bunu hesaba katmadığını düşünmüyorum,Ruslar bunu kesin hesap etmiş ve harekâta bu şartla izin vermişlerdir.. Yoksa bizi soktukları gibi,geri çıkarmasınıda bilirler..

Anlaşma çoktan sağlandı Beşar.Türkiye ebu zuhuru rejime devretti Rusya’da Afrine operasyon izni verdi.Aynı şekilde ilerdede aynı şekilde Türkiye İdlibi rejime devredecek karşılığında Rusya’dan menbiçe operasyon izni alacak.Aynı Halep’i verip Bab’a operasyon izni aldığı gibi.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Öso ile müttefik iken Afrin Esad'a devredilecek demek zor. Ösocular Esad'dan özür diler orduya katılırlarsa bilmem. Durum çok karışık. Bekleyip görmekten başka çare yok, tahminde bulunmak zor. Savaşların sonucunu sürprizler belirler. Beklenmedik gelişmelere her an hazır olmak gerekir.

Link to post
Sitelerde Paylaş
11 saat önce, democrossian yazdı:

 

Halbuki böyle bir devlet talebinin haklılığa dayanması gerekmiyor. Hiç bir devlet haklı nedenlerle kurulmaz zaten. Kurmaya güç yetirilebildiği için kurulur. Kürtlerin devlet kurma talebi haklıdır da denemez, haksızdır da denemez. Güçleri yeterse kurarlar. Mesele sadece güç yetirmekte!

 

 

Bunlar sömürgecilik çağında kalmış, artık geçerliliği olmayan neredeyse arkaik görüşler.

 

Post modern dünyada bir topluluğun devlet kurabilmesinin önkoşulları vardır ki bunların başında da komşularla barış içinde bir arada yaşama iradesi, insan haklarına saygı, çağdaş normları benimsemede varılan seviyenin tatminkar olması gibi kıstaslar gelir. Kürt olarak adlandırılan sürü bu vasıfların tümünden yoksundur! Bunların tarihleri boyunca tek bildikleri şey eşkiyalıktır, tetikçiliktir, hırsızlıktır, hayınlıktır. Adları insanlık ve uygarlık için koskoca bir utançtan başka bir şey ifade etmez.

 

Amip gibi bölünerek çoğalmaktan başka bir şey bilmeyen, insan olup olmadıkları bile tartışmalı bir it sürüsü istiyor diye ite köpeğe yuva verilmez!

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, ŞüpheciTürk yazdı:

arkaik görüşler.

 

Niye saçmalamak zorunda hissettiğini bilmiyorum! :lol:

 

Yok, devlet kurarken "komşularla barış içinde bir arada yaşamayacak, hepsiyle savaşacağız, insan haklarına saygı, çağdaş normlar da neymiş, öyle şeyleri tanımayız" diyeceklerdi! :D Ha yani normlarına he dediler diye iyi tamam kurabilirsiniz devletinizi o zaman diyeceksin! Salak filan olmayasın? :0_80cbc_37a71a73_L:

Link to post
Sitelerde Paylaş
10 saat önce, democrossian yazdı:

 

Niye saçmalamak zorunda hissettiğini bilmiyorum! :lol:

 

Yok, devlet kurarken "komşularla barış içinde bir arada yaşamayacak, hepsiyle savaşacağız, insan haklarına saygı, çağdaş normlar da neymiş, öyle şeyleri tanımayız" diyeceklerdi! :D Ha yani normlarına he dediler diye iyi tamam kurabilirsiniz devletinizi o zaman diyeceksin! Salak filan olmayasın? :0_80cbc_37a71a73_L:

 

Bu forum tarihinin senin kadar cıvık, gevşek ve uçmuş bir acaip insana tanık olduğunu sanmıyorum.

 

Devlet kurma iddiasında olan insanların ne dediklerinden ziyade gerçekte ne olduklarına ve ne idiklerine bakılır. Çünkü taahhütlerinin en sağlam teminatı budur.

 

Belirleyici olan, egemen devletlerle aralarında kurdukları ilişkinin niteliğidir. Ve bu niteliği belirleyen şey de yukarıda sözünü ettiğim kıstasların hangi ölçüde yerine getirilebilceğidir. Bunları yerine getirebilme kapasitesidir.

 

İsrail'in nasıl kurulduğunu zahmet edip araştıran herkesin muhtemelen farkında olacağı gerçeklerdir bunlar.

 

Yani senin gibi bir dingilin anlayabileceği şekilde özetlemek gerekirse: bu çağda hiçbir devlet, sıradışı koşullar oluşmadığı sürece, yukarıda da sözünü ettiğim türden bir gangsterler topluluğunun, insanlık kültüründen zerre nasiplenmemiş bir it sürüsünün devletleşmesine göz yumamaz. Hele ki bu devlet tüm tarihi boyunca diğerlerine baskın olmakla karakterize edilen bir Türk devletiyse...

 

 

 

 

tarihinde ŞüpheciTürk tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...