Jump to content

Olası bir Tanrı kafadan hasta mıdır?


Recommended Posts

47 dakika önce, skeptikal yazdı:

Cennette kötülük olacak mı insanda?
Hayırsa, orda insan olmayacak mısın?


Çok yerinde bir soru !
Cennet teorik olarak insanın herşeyi yapmasının özgür olduğu bir yer olmalı ! Zİra ebedi mutluluk o şekilde tezahür edebilir ancak.
Bu durumda örneğin cennete giden ışidli yaratıklar hergün kafir kellesi kesmek isterse ne olacak?
İstememesi gerekiyorsa bu durumda cennetin ne anlamı var?
Her gün 72 huriyle oynaşarak sonsuz yıl geçer mi?
Kafamda deli sorular !

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 343
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

4 saat önce, democrossian yazdı:

 

Bizim üretimimiz olup uydurma olan, yani hiç bir aslı astarı, dayanağı olmayan kültür ürünleri de var. Örneğin mitoloji, din, efsaneler,  masallar...

Sözü balla kesiyorum, kusuruma bakmayın lütfen...

 

"Efsaneler" dediniz de bir şey aklıma geldi...

 

"Hugo'da küfreden çocuk" diye anılan esrarengiz olayı bilir misiniz?

 

Şu anda yaşları takriben 30-45 civarında olan bir sürü insan, 1993 yılının sonbahar aylarında Kanal 6 televizyonunda böyle bir vakanın yaşandığını ciddi ciddi iddia ediyor...

 

Gözleri ve kulaklarıyla olaya şahit olduğunu söyleyen veyahut da o seneye ait 2 tane tarihi gazete kupürunu(köşe yazısını) delil olarak gösterip olayın varlığına inanan  insan sayısı, inanmayanların sayısından daha fazla gibi... Aslında inanmayanlar dahi, olaya şüpheli yaklaşmaktan kendilerini alamıyorlar... Zira, sayısız "sözde" görgü şahidinin psikolojik baskısı altındalar!

 

Fakat gelin görün ki, programın o dönemki sunucusu Tolga Gariboğlu, kesinlikle ama kesinlikle böyle bir şey yaşanmadığını iddia ediyor yıllardır! Hatta, "bir şekilde" ispat edebilen kişiye, sıfır kilometre otomobil hediye edeceğini söylüyor!

 

Somut olarak ispat edebilen de henüz çıkmadı, çıkamıyor! Tabii, sayıları hayli kalabalık olan inanan kesim, Tolga Gariboğlu'nun düpedüz yalancı olduğundan eminler...

 

Ya ortada yaşanmış "toplu bir hezeyan" var ya da uyduruk bir söylentinin zamanla "kitlesel inanç" durumuna geçmesi var... Çözüme kavuşturulamayan ve (söylemesi komik ama) "rahatsızlık yaratan" bir muamma, bir bilmece var ortada...

 

Bir efsane, bir nesil tarafından 20. yüzyılda, teknoloji çağında bile üretilebiliyor!...

 

Tarihteki mitlerin oluşum eğilimine güzel bir örnek değil mi şu meşhur "Hugo'da küfreden çocuk" olayı?...

 

(Not: Ekşi Sözlük'te tam 127 sayfa yorum var bu efsane hakkında)

Link to post
Sitelerde Paylaş
13 minutes ago, hulas said:

Sözü balla kesiyorum, kusuruma bakmayın lütfen...

 

"Efsaneler" dediniz de bir şey aklıma geldi...

 

"Hugo'da küfreden çocuk" diye anılan esrarengiz olayı bilir misiniz?

 

Şu anda yaşları takriben 30-45 civarında olan bir sürü insan, 1993 yılının sonbahar aylarında Kanal 6 televizyonunda böyle bir vakanın yaşandığını ciddi ciddi iddia ediyor...

 

Gözleri ve kulaklarıyla olaya şahit olduğunu söyleyen veyahut da o seneye ait 2 tane tarihi gazete kupürunu(köşe yazısını) delil olarak gösterip olayın varlığına inanan  insan sayısı, inanmayanların sayısından daha fazla gibi... Aslında inanmayanlar dahi, olaya şüpheli yaklaşmaktan kendilerini alamıyorlar... Zira, sayısız "sözde" görgü şahidinin psikolojik baskısı altındalar!

 

Fakat gelin görün ki, programın o dönemki sunucusu Tolga Gariboğlu, kesinlikle ama kesinlikle böyle bir şey yaşanmadığını iddia ediyor yıllardır! Hatta, "bir şekilde" ispat edebilen kişiye, sıfır kilometre otomobil hediye edeceğini söylüyor!

 

Somut olarak ispat edebilen de henüz çıkmadı, çıkamıyor! Tabii, sayıları hayli kalabalık olan inanan kesim, Tolga Gariboğlu'nun düpedüz yalancı olduğundan eminler...

 

Ya ortada yaşanmış "toplu bir hezeyan" var ya da uyduruk bir söylentinin zamanla "kitlesel inanç" durumuna geçmesi var... Çözüme kavuşturulamayan ve (söylemesi komik ama) "rahatsızlık yaratan" bir muamma, bir bilmece var ortada...

 

Bir efsane, bir nesil tarafından 20. yüzyılda, teknoloji çağında bile üretilebiliyor!...

 

Tarihteki mitlerin oluşum eğilimine güzel bir örnek değil mi şu meşhur "Hugo'da küfreden çocuk" olayı?...

 

(Not: Ekşi Sözlük'te tam 127 sayfa yorum var bu efsane hakkında)

 

 

Olaya bende şahidim, ama çocuk küfretmedi ki. Bir şeyler dedi, telefona bağırınca ne dediği anlaşılmadı tabi. Sonra da bu lafların küfür olduğu iddia edildi. 

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sizi durduk yere İslam denen rezilliği tutacaksınız, insanlıkla eğlenip alay edeceksiniz, sonrada mükafatlandırılacağınızı umacaksınız öylemi? siz manyaksınız lan. sizde dengesizlik var. sizde bile bile inkar ve bana birşey olmaz şeklinde salakça özgüven var. şu yaşadığın dünyada bile iyiliğin cezalandırıldığı nerde görülmüş? siz dengesiz anormallersiniz. hala alay ediyorsunuz.

Link to post
Sitelerde Paylaş

yazdıklarını bir bok sanıp sayıklayıp şerefsizlik yapan esbar salağı.

 

siz kendi pisliğinize bakın lan şerefsizler. İslam'ın hatadan başka nesini gördünüz, bir bedevi zortlamaıs işte.  haşa nerde ateizmin bir hatasını gördünüz. siz günümüzdeki Müslümanların hal ve hareketlerine bakarak İslam'ı iyti bir zortlama göstermeye çalışan aşağılıklarsınız. Siz allahın dediği yoldan sapıp, çeşit çeşit dünya meşgalesiyle islamı unutup sapıtmışsanız, bu sizin sorunuz, kabul etmeyecek misiniz? 

Link to post
Sitelerde Paylaş
Just now, Tengrizm said:

Nisa 34 de kadın övmeyi emreden,nisa 3'de 4 kadın ile çok eşliliği onaylayan,nisa 24'de savaşta kafirlerin eşleri evli olsalar bile onla ilişkiye girmeyi emreden müminun 6 cariyeler ile ilişkiye girmeyi onaylayan allah diye varlık asla olamaz.

 

Bunlar mı yani sadece.. Karını illa biri ile yatacak diye şart koşan, fahişeliği mübah gören ve hatta tüm kadınların muhakkak kendini satmasını zorunlu kılan bedevi zortlaması işte. Nerden tutsan elinde kalır. 

tarihinde anibal tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, anibal yazdı:

 

Bunlar mı yani sadece.. Karını illa biri ile yatacak diye şart koşan, fahişeliği mübah gören ve hatta tüm kadınların muhakkak kendini satmasını zorunlu kılan bedevi zortlaması işte. Nerden tutsan elinde kalır. 

Aynen öyle daha da beterleri var.Kafirlere karşı savaşarak cennete gitme vaadi,sanki allah mafya babası gibi,din tamamen allahın oluncaya kadar savaşın ayetleri,el kol çaprazlama kesmek,hırsızın elini kesmek gibi,hür hüre,köle köleye,diş dişe diye ilkel vahşi hukuk anlayışı ile islam çok daha beter.

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 26.02.2018 at 13:06, skeptikal yazdı:

 

Patronun parayı vermemesi, o kişinin parayı haketmediği anlamına mı gelir?
Ayrıca imtihan için benim iznim mi alındı? Zorla çalıştırıldım, patron tarafından.
Kişinin parayı haketmesi, işe başvurmasıyla değil, çalışmasıyladır. Patronun sınırsız parası da varsa ve iyi biri olduğunu iddia ediyorsa, işe almadığı halde, hakettiği için parayı vermeliydi.
Ayrıca ben niye ateistler cennete gitmiyor demedim, niye cehenneme gidiyor dedim. Hurilerle oynaşmanın tek alternatifi cayır cayır yanmak mı? Niye ortası yok? Evreni yaratacaksın, ama ödülle cezanın ayarını tutturamayacak kadar dangalak olacaksın?
Böyle bir varlığın insan ürünü olmadığını düşünmem için, kafayı sıyırmam lazım.
Yani tıpkı başlıktaki gibi, olası bir tanrı kafadan hastadır.

 

bak olayı değiştiriyorsun. verdiğim örnekle bu düşündüklerini kastedmiyordum. fakat sen hep farklı yerlere çekiyorsun. olsun çek bakalım, ben aklım yettiği oranda cevap vereyim.

bir kere patron ve iş yeri bu ikisinden sen patronun varlığını kabul etmiyorsun. olayın burasını es geçemezsin. sen hiç bir şekilde patronu kabul etmedin ki. şimdi sen patronu kabul etmediğin için o üstte verdiğin cevaplar var ya , hepsi değersizleşir. tabi kimin katında azıcık vicdan varsa o kişi de.

 

ben şimdi senin yerine cevap vereyim. patron ay sonu geliyor. sana bu işyerinde çalışmaya hakkın yok ama madem çalıştın al ücretini diyor. sen patrona kim olduğunu soruyorsun? o da bu işyerinin sahibi olan patronum diyor. işte bu da para diyor. sen ona cevaben: Bu işyerinin sahibi sen değilsin, patronda başkasıdır, deyip parayı almyorsun. peki patron ne yapar bu durumda seni işyerinden kovar. yani sen çalıştığın için atılmadın. sen patronu sahip kabul etmediğin için kovuldun. bu 2 sini karıştırmışın . örneği yanlış tarafa çekiyorsun. ha sen patrona yok demiyor musun? evet diyorsun. bu açıdan bak örneğe.. patrona efelendin, yok dedin.o yüzden kovuldun. o da çalıştığın için değil, efelenmeye çalıştın, yok dedin, belki hatalı sözler ettin . dikkat ed azcık..

 

On 26.02.2018 at 13:06, skeptikal yazdı:

Cennette kötülük olacak mı insanda?
Hayırsa, orda insan olmayacak mısın? :)
Özgür iraden olacak mı orda? Hayırsa, onca "imtihan"dan sonra, robot gibi yaşayacaksın. Evetse, kötülük yapabiliyor musun cenette? Hayırsa, demek ki özgür iradesi olup da kötülük yapmamak mümkün.
Öyleyse "kötülük olmadan insan olunmaz" lafı saçmadır.
 

 

ben böyle demek istememiştim. fakat sözlerim o doğrultuya çekilebilecek şeyler. o yüzden maksadımı daha net anlatayım.

kötülük yapabilecekken yapmamak kendini frenlemek, değerlidir. bizim insan olma yönümüz budur işte. kötülük yapabilecek konumda olmak ayrı, bu kötülükleri yapmak ayrıdır. yoksa alemde kötülük yapmayan insanlar var tabi kii. fakat onlar ktülük yapabilecek kıvamda yaratıldılar. bu yaratılıştır. insan bu yaratılıştan gelen özelliğini frenleyecek ki değeri artssın diyoruz. bu kötülüğe fren koy. ortya çıkmaz. seni de değerli yapar. yani 100 tane cinayeti olan insana ile, karıncayı bile öldüremeyen insan yaratılış itibaryle kısmen aynıdır. ne var ki karıncayı öldürmeyen frene basmış, diğeri frene basmamış. burdaki yaratılış aynılığı her ikisi de katil olabilecek imkanlarra sahip olmasıdır.

 

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 25.02.2018 at 14:01, FETİH yazdı:

 

okuyoruz da şu aptal yerine koydurma işini yanlış yorumluyorsun. senin aptal yerine koydurma ikazın," yaşar nuri, mustafa i.oğlu,mehmet okuyan,ihsan eliaçık, aziz bayındır ... vb." gibi adamlar için ise doğrudur. çünkü bunlar ehlisünet yolundan çıkmışlar. nefislerine tabi olmuşlar. tabi her konu da diyemeyiz, bazı mühim konularda diyebiliriz.

 

Kur’an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir. Hadis-i şerifler Kur’an-ı kerimi, mezhep imamları hadis-i şerifleri, İslam âlimleri de mezhep imamlarının sözlerini açıklamışlardır. Kur’an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğu, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağı, zekât nisabı, orucun ve haccın farzları ile hukuk bilgileri açıkça bildirilmemiştir.  bu ilkeleri gözönünde tutan alimleri okumak lazım. her na kadar sayısı azalsa da bulup okumalı.yoksa dinden çıkma ihtimali yüksek olur.

 

(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.

tefsirlerin çok farklı olmasının sebebi hadislere uyulmadan nefsi yazılmaları sebebiyledir.hadis ve sünnet yolundan çıkmamak gerek. yoksa 72 fırka gibi olur Cehenneme gidecekleri bildirilen 72 fırkanın âlimleri, tefsirlerden yanlış mana anladıkları için, sapıttılar .

 

 

meşru yol !?

 

Ali ile Ayşe savaştı dostum. 

 

savaştı. savaştı .savaştı.

 

biri eşi öbürü damadı.

 

en yakınındaki kişiler.

 

hangi meşruiyetten  yoldan bahsediyosun!

 

oku düşün. amaa

 

kendini aptal yerine koydurma 2 :)

tarihinde Burakey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
20 saat önce, Burakey yazdı:

 

meşru yol !?

 

Ali ile Ayşe savaştı dostum. 

 

savaştı. savaştı .savaştı.

 

biri eşi öbürü damadı.

 

en yakınındaki kişiler.

 

hangi meşruiyetten  yoldan bahsediyosun!

 

oku düşün. amaa

 

kendini aptal yerine koydurma 2 :)

 

sen şunu anlayamayorsun. eğer hareketin ayetlere dayanıyorsa. karşındakinin kim olduğunu bir süre sonra düşünmeyeceksin. Ayet mi Hz. Ali  ra. mi? Ayet mi Hz. Aişe ra mi? savaşan taraflar birbrinden nefret etmiyorlar. sadece bir konuda yorum farklılığı nedeniyle farklı düşünmüşler. fakat savaşmak niyetleri yoktu.fitneci münafıkların etkisiyle bu üzücü olay oldu.

 

şimdi bunlar sıradan kişiler değil. bunlar muctehid düzeyinde..üst düzeyde sahabelerdir. onlar yorum farklılığı sebebiyle savaştılar. bu yorum farkı onlara dini anlamda bir zarar vermez. çünkü nefsi davranmıyorlar.nefsi davransa sıkıntı olur. o düzeyde sahabeler nefsi davranmaz.

 

Allah CC. hepsinden razı olsun.

 

 

Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, FETİH yazdı:

. bu yorum farkı onlara dini anlamda bir zarar vermez. çünkü nefsi davranmıyorlar.nefsi davransa sıkıntı olur. o düzeyde sahabeler nefsi davranmaz.

.

Nefsi davranmadıkları halde yorum farkı olabiliyor diyosun yani ? başka deyişle ; her ikiside iyi niyetle hareket ediyor ,farklı yorumlara ulaşıyor. 

Biri ilk tefsirci Ebubekirin kızı diğeri ilmin temsilcisi kabul edilen Ali. 

!?

öyleyse din adına kimse konuşamaz...

tarihinde Burakey tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, FETİH yazdı:

 

sen şunu anlayamayorsun. eğer hareketin ayetlere dayanıyorsa. karşındakinin kim olduğunu bir süre sonra düşünmeyeceksin. Ayet mi Hz. Ali  ra. mi? Ayet mi Hz. Aişe ra mi? savaşan taraflar birbrinden nefret etmiyorlar. sadece bir konuda yorum farklılığı nedeniyle farklı düşünmüşler. fakat savaşmak niyetleri yoktu.fitneci münafıkların etkisiyle bu üzücü olay oldu.

 

şimdi bunlar sıradan kişiler değil. bunlar muctehid düzeyinde..üst düzeyde sahabelerdir. onlar yorum farklılığı sebebiyle savaştılar. bu yorum farkı onlara dini anlamda bir zarar vermez. çünkü nefsi davranmıyorlar.nefsi davransa sıkıntı olur. o düzeyde sahabeler nefsi davranmaz.

 

Allah CC. hepsinden razı olsun.

 

 

 

Nedense hep bașkaları suçlu oluyor.

Fitneymiș, münafıkmıș, nefsmiș, cartmıș, curtmuș.

Gel külahıma anlat bunları, muhterem.

"Niye hep güzelleme yapıyorsunuz ?" diye çıkıștığımızda, suçlu biz oluyoruz.

Yahu bunun ikisi de peygamberinizle hașır neșir olmuș kișiler değil mi ?

Düștüğünüz durum, Size biraz garip gelmiyor mu ?

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎25‎.‎2‎.‎2018 at 14:01, FETİH yazdı:

Kur’an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir.

 

:lol: Şu iddiada bulunmanın ne kadar aptalca olduğunu göremeyecek kadar salaksanız artık yapacak da bir şey yok!

 

Bir tek kişi dışında kimsenin anlayamadığı bir kitap!  :D 

 

Bu hadis dediğiniz şeyleri de kim uydurdu kim salladı belirsiz! Herkes görüşüne göre hadisler uydurup mezhepler kursun, çatışsın dursunlar, taaa ilk Müslümlerden itibaren. Hem birbirlerini, hem karşılarına çıkan herkesi öldürsünler, baskıyla inançlarını dayatsınlar! Şöyle saçma salak bir yolda gitmeye ve bu yolu tek yol göstermeye utanmayacak kadar salaksınız işte siz!

Link to post
Sitelerde Paylaş
On 23.02.2018 at 01:42, Tengiz yazdı:

 

Tanrının varlığı yokluğu bir kenara, bütün insanlar bunun için çalışmıyor.

 

Hayvanlar için barınak kurup bağış yoluyla hayvanları tedavi ettiren, tesisin ücretini karşılayanlar da var.

 

Ya da asgari ücretinin cüzzi bir kısmıyla kuşlara yem alıp onları besleyen ve bununla çok mutlu olanlar da var.

 

Hayattaki amacını Tanrının ya da birilerinin senin eline vermesini beklemen doğru değil. İçinde bulunduğun şartlar izin verdiği müddetçe bir şeyler üretmek mümkündür. Ancak, sağlığın uygun değildir, ailene bakmakla yükümlüsündür vs... O zaman önüne koyulan pilavı yersin. Şartlar böyle değilse her ne kadar önüne konulan pilavı yemek mecburiyetinde olsan da üstündeki baharatını sen ayarlayabilirsin.

 

Dediğiniz gibi durumlar ve iyi şartlarda yaşayan insanlar mevcut fakat çoğunluğa baktığımızda kötü bir dünya görüntüsü var. Demek istediğim birazda buydu yani baskın olan durum.

 

Yaşamak için yaşıyoruz fakat yaşayamıyoruz. 

Link to post
Sitelerde Paylaş
18 saat önce, Mistik Filozof yazdı:

Tanrı ruh hastalığıdır. Kafayı üşütmektir.

 

Tüm bunları o kitabı basmadan önce düşünmen gerekmiyor muydu? "İlahi Aşk, Tek ve Gerçek Din" diye kitap çıkart sonra da bunları yaz, aklın başında mı senin? 

Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Gerçeksiz yazdı:

 

Tüm bunları o kitabı basmadan önce düşünmen gerekmiyor muydu? "İlahi Aşk, Tek ve Gerçek Din" diye kitap çıkart sonra da bunları yaz, aklın başında mı senin? 

 

Düştük bir kere İlahi Aşk belasına. Bana kalsa hiç görmek istemezdim. Birini kafayı üşütecek derecede tanrısal bir aşkla sevdiriyor sonra karşılık bulamıyorsun. Ne olacak? Rezalet. Başka bir şey değil. Aklımın başımda olması da mümkün değil bu durumda. Çünkü hiç adil ve mantıklı bir durum değil. Rezillik.

 

tarihinde Mistik Filozof tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...