Jump to content
Epihippas

Hadis ve tefsir kitapları niye yazıldı?

Recommended Posts

Kuran,ultra süper mega bir Tanrı’nın tüm insanlara güya apaçık olarak gönderdiği ama bir türlü anlaşılamayıp,insan yapımı hadis ve tefsirlerle açıklanmaya çalışılan bir kitap..

Bütün insanlığın kaderini yazdığı anlaşılmaz kitabı insan yapımı hadis ve tefsir olmadan anlayan yok.

Hadis ve tefsirlerin ne kadar güvenilmez olduğunu biliyoruz.

Tahrim suresine bakalım.

 

1-Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

2 - Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir. 

3 - Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber ( bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

4 - Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

5 - Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

 

Bu sureyi hadisleri bir yana bırakıp anlamaya çalışalım bakalım..

1-Allahın helal kıldığı nedir?

2- Peygamber helali niye haram etti?

3- Peygamber neye yemin etmişti?

4-Peygamber eşine ne söz söylemişti?

5-Peygamberin eşi niye,kime bu sözü söyledi?

6- Allah’a tevbe edecek ikinci kişi kim?

 

6 bilinmeyenli bir denklem var karşımızda,bu süreyi yalın okursak,ne anlatıyor,neyi anlatıyor, bir fikir çıkartmak mümkün değil.

Apaçık değilmiydi kuran,niye yalın haliyle anlayamıyoruz?

Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıl haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

2 - Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir. 

3 - Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

4 - Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır. 

5 - Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi on

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, Epihippas yazdı:

Kuran,ultra süper mega bir Tanrı’nın tüm insanlara güya apaçık olarak gönderdiği ama bir türlü anlaşılamayıp,insan yapımı hadis ve tefsirlerle açıklanmaya çalışılan bir kitap..

Bütün insanlığın kaderini yazdığı anlaşılmaz kitabı insan yapımı hadis ve tefsir olmadan anlayan yok.

 

Bir saat önce, Epihippas yazdı:

6 bilinmeyenli bir denklem var karşımızda,bu süreyi yalın okursak,ne anlatıyor,neyi anlatıyor, bir fikir çıkartmak mümkün değil.

Apaçık değilmiydi kuran,niye yalın haliyle anlayamıyoruz?


 

Kur’ân ap-açıktır.
Lâkin bu açıklık, Kur’ânı herkesin doğru olarak anlayacağın ma’nâsına gelmez.
 

Meselâ; bir konuyu dünyâda en iyi bilen ve üstelik öğretmenlik yapma kabiliyyet ve san'atına sâhib bir bilim adamı düşünelim. Bu bilim adamı en iyi bildiği mevzûyu en güzel bir üslûbla ve ap-açık anlatsa, konuya muhâtab olan öğrencilerin hepsinin mutlaka mevzûyu anlamaları îcâb eder mi? Tabîiki etmez. Ancak istekli ve isti’dâdıyla [kabiliyyet ve birikimiyle] hazırlıklı olanlar açıklanan mevzûyu kavrayabilirler.

Bilim adamının konuyu apaçık anlatması, hazırlıklarıyla yeterli ve isti’dâdlı [kabiliyetli] öğrencileri ancak amaca ulaştırır. Yukarıda, cümlenin başında belirtildiği gibi Kur’ân’ın kasdedilen ma’nâlarını anlamak için yeterlilik ve mümkün olan isti’dâdı [kabiliyyeti] kesbetmek [kazanmak] için izlenecek yol, kalbe ve kalıba âid sorumluluklar bellidir (Haramlar helâller, ibâdetler). Bunu herkes bilir.

"Biraçıklama yapılacak ve herkeste o açıklamayı aynı şekilde anlayacak" anlamına gelen bir ap-açıklık akıl kuvveti için mümkün değildir. Ancak beş zâhir duyu için (görmek, işitmek, koklamak, tadmak, hissetmek) mümkündür. Çünkü beş zâhir duyu muhtelif meleklerin kontrolündedir, melekler emredilen iş üzre hatâ yapmaz. Akıllar ise sürekli ihtilâf eder.
 

Avamın zannettiği gibi bir açıklık olsaydı aşağıdaki âyet indirilmezdi.
Yüce Allah buyurdu ki: “Sana da (ey Muhammed) insânlara indirileni açıklayasın diye zikri indirdik, belki düşünürler” (Nahl 44)
 

Meselenin özeti şudur.
Kur’ân (veyâ güneş) apaçıktır fakat güneş kapalı mekânlara girmez...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Epihippas yazdı:

Kuran,ultra süper mega bir Tanrı’nın tüm insanlara güya apaçık olarak gönderdiği ama bir türlü anlaşılamayıp,insan yapımı hadis ve tefsirlerle açıklanmaya çalışılan bir kitap..

Bütün insanlığın kaderini yazdığı anlaşılmaz kitabı insan yapımı hadis ve tefsir olmadan anlayan yok.

Hadis ve tefsirlerin ne kadar güvenilmez olduğunu biliyoruz.

Tahrim suresine bakalım.

 

1-Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

2 - Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir. 

3 - Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber ( bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

4 - Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır.

5 - Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

 

Bu sureyi hadisleri bir yana bırakıp anlamaya çalışalım bakalım..

1-Allahın helal kıldığı nedir?

2- Peygamber helali niye haram etti?

3- Peygamber neye yemin etmişti?

4-Peygamber eşine ne söz söylemişti?

5-Peygamberin eşi niye,kime bu sözü söyledi?

6- Allah’a tevbe edecek ikinci kişi kim?

 

6 bilinmeyenli bir denklem var karşımızda,bu süreyi yalın okursak,ne anlatıyor,neyi anlatıyor, bir fikir çıkartmak mümkün değil.

Apaçık değilmiydi kuran,niye yalın haliyle anlayamıyoruz?

Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıl haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

2 - Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir. 

3 - Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

4 - Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır. 

5 - Eğer o sizi boşarsa belki de Rabbi on

 

 Bu ayet bile sıkandaldır. ne demek her suçu işle her pisliyi yap ondan sonra töbe etim bez getirin altımı temizleyin vay vay insanlık bunlara kalsa yanmışız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 saat önce, Hurrican yazdı:

 


 

Kur’ân ap-açıktır.
Lâkin bu açıklık, Kur’ânı herkesin doğru olarak anlayacağın ma’nâsına gelmez.
 

Meselâ; bir konuyu dünyâda en iyi bilen ve üstelik öğretmenlik yapma kabiliyyet ve san'atına sâhib bir bilim adamı düşünelim. Bu bilim adamı en iyi bildiği mevzûyu en güzel bir üslûbla ve ap-açık anlatsa, konuya muhâtab olan öğrencilerin hepsinin mutlaka mevzûyu anlamaları îcâb eder mi? Tabîiki etmez. Ancak istekli ve isti’dâdıyla [kabiliyyet ve birikimiyle] hazırlıklı olanlar açıklanan mevzûyu kavrayabilirler.

Bilim adamının konuyu apaçık anlatması, hazırlıklarıyla yeterli ve isti’dâdlı [kabiliyetli] öğrencileri ancak amaca ulaştırır. Yukarıda, cümlenin başında belirtildiği gibi Kur’ân’ın kasdedilen ma’nâlarını anlamak için yeterlilik ve mümkün olan isti’dâdı [kabiliyyeti] kesbetmek [kazanmak] için izlenecek yol, kalbe ve kalıba âid sorumluluklar bellidir (Haramlar helâller, ibâdetler). Bunu herkes bilir.

"Biraçıklama yapılacak ve herkeste o açıklamayı aynı şekilde anlayacak" anlamına gelen bir ap-açıklık akıl kuvveti için mümkün değildir. Ancak beş zâhir duyu için (görmek, işitmek, koklamak, tadmak, hissetmek) mümkündür. Çünkü beş zâhir duyu muhtelif meleklerin kontrolündedir, melekler emredilen iş üzre hatâ yapmaz. Akıllar ise sürekli ihtilâf eder.
 

Avamın zannettiği gibi bir açıklık olsaydı aşağıdaki âyet indirilmezdi.
Yüce Allah buyurdu ki: “Sana da (ey Muhammed) insânlara indirileni açıklayasın diye zikri indirdik, belki düşünürler” (Nahl 44)
 

Meselenin özeti şudur.
Kur’ân (veyâ güneş) apaçıktır fakat güneş kapalı mekânlara girmez...

Apaçık değil,anlayabilmek için insan mamülü diğer kitaplara ihtiyaç var.Sadece kuran okumakla islam konseptinin %10’unu bile kafanda netleştiremezsin.

Bu ilahi olduğu kabul edilen bir kitap için fiyasko değil mi?

Apaçık olan bir kitabı niye farklı algılayayım ki?İşin sonunda ebedi yanmak var,aptal da değilim,

Aslında senin kuran algında hadis veya tefsirlerle şekillenmekte,bunu kabul etmelisin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, Epihippas yazdı:

Apaçık değil,anlayabilmek için insan mamülü diğer kitaplara ihtiyaç var.Sadece kuran okumakla islam konseptinin %10’unu bile kafanda netleştiremezsin.

Bu ilahi olduğu kabul edilen bir kitap için fiyasko değil mi?

Apaçık olan bir kitabı niye farklı algılayayım ki?İşin sonunda ebedi yanmak var,aptal da değilim,

Aslında senin kuran algında hadis veya tefsirlerle şekillenmekte,bunu kabul etmelisin

 
Elbette aptalsın, sana yukarıda açıklama yapıyoruz sen halâ aynı şeyleri tekrâr ediyorsun.
Ap-açıklığın senin anlayıp-anlamamanla doğrudan ilgisi olmadığını isbât  eden yukarıdaki açıklamamda bir tutarsızlık gördüysen onu ortaya koyman ve tezlini savunman lâzım. Ya da inat etmeyip yanlış anladığın bir şeyi zihninde düzeltmen gerekir. Fakat biz sana cevap veriyoruz, sen sürekli nakarat geçiyorsun. Sence akıllı mısın? Ya da bunun adı tartışmak mıdır?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, Hurrican yazdı:

 
Elbette aptalsın, sana yukarıda açıklama yapıyoruz sen halâ aynı şeyleri tekrâr ediyorsun.
Ap-açıklığın senin anlayıp-anlamamanla doğrudan ilgisi olmadığını isbât  eden yukarıdaki açıklamamda bir tutarsızlık gördüysen onu ortaya koyman ve tezlini savunman lâzım. Ya da inat etmeyip yanlış anladığın bir şeyi zihninde düzeltmen gerekir. Fakat biz sana cevap veriyoruz, sen sürekli nakarat geçiyorsun. Sence akıllı mısın? Ya da bunun adı tartışmak mıdır?

La yürü git,aptal sensin.

Mars’ta koloni kuracak olanlar anlamıyor da bir tek sen mi anlıyorsun?Adamlar aptal mı ?

Kuranı araştıran bir çok bilim adamı var,hepsi fos olduğunu söylüyor

Kuran boş bir kitaptır,aksini iddia eden aptaldır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Epihippas yazdı:

La yürü git,aptal sensin.

Mars’ta koloni kuracak olanlar anlamıyor da bir tek sen mi anlıyorsun?Adamlar aptal mı ?

Kuranı araştıran bir çok bilim adamı var,hepsi fos olduğunu söylüyor

Kuran boş bir kitaptır,aksini iddia eden aptaldır.


Ya siz hârikasınız, tâmm belgeselliksiniz, bi de evcil olsanız kemâle ereceksiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hurri nin tek bildiği hakaret etmektir.
Küfreder, sataşır ve kendisine aynı şekilde cevap verildiğinde bunu kaldıramaz.
Tek düşünebilenin kendisi olduğunu sanır, 
Tek fikrin kendisininki olduğunu sanır.
Diğer tüm müslümler gibi !

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 dakika önce, Hurrican yazdı:


Ya siz hârikasınız, tâmm belgeselliksiniz, bi de evcil olsanız kemâle ereceksiniz.

Lan oğlum şu an şu cevabı yazdığın bilgisayarın ya da akıllı telefonun mucidi tam olarak kafirdir.

Abiciğim, adamlar aptalmı?elbette senin kuranı okumuşlar ve bir anlam verememişler işte,

İşin ucunda sonuna kadar yanmak var lan,

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, Epihippas yazdı:

Lan oğlum şu an şu cevabı yazdığın bilgisayarın ya da akıllı telefonun mucidi tam olarak kafirdir.

Abiciğim, adamlar aptalmı?elbette senin kuranı okumuşlar ve bir anlam verememişler işte,

İşin ucunda sonuna kadar yanmak var lan,

 


İşin ucunda sonsuz ebedî hayât ebedî mutluluk var,, 
Kanı bozuk, ahlâksız cimri, düzenbaz adamlara,, sen tanrı olsan Telefon i'câd etmişler, çok zekîler, çok araştırma yapıyorlar diye, onlara i'mân ile birlikte sonsuz mutluluk ödülünü verir misin? Ancak iyi kalpli olunca anlaşılabilecek olan Kur'ânı, Bilim adamlığıyla, araştırmayla anlamaya bağlaman yanlış bir bakış açısıdır.
Kur'ânı anlamak bir nasîb işidir. Allah'ın kullarına en büyük ödülü, kullara kendisini bildirmek, tanıtmak ve göstermektir. Bunlar nasib işidir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bide hüküm konusunda Hadis ve kuran açısından çok mantıksız gelen bir şey daha var . Kuran belli başlı yasakları yazıyor . Hadisten de hüküm çıkıyor 

İki vahiy var diyorlar biri direk olarak kuran , diğeride mana olarak allahtan gelen ama peygamberin söyledikleri diye bahsediyorlar . Bunun belli bir tutarlılığı yok gibi geliyor bana . Biraz kurandan serpiştirme geri kalan hadisten serpiştirme . Bazen hadiste çok önemli konular yer alıyor ve bu konuların neden kuranda olmadığını ister istemez insan merak ediyor .

 

İki vahiy var denildikten sonra ister istemez insanın aklına hadisteki önemli konuların neden kuranda olmadığı veya kuranda bulunan belli bir dönemdeki bir soruna veya peygambere has olan ayetlerin neden hadis ( diğer vahiy ) olarak inmediği ister istemez merak uyandırıyor .

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 01.03.2018 at 20:33, Hurrican yazdı:

Kur’ân ap-açıktır.
Lâkin bu açıklık, Kur’ânı herkesin doğru olarak anlayacağın ma’nâsına gelmez.

diyerek devam etmiş ama ayetin açıklamasını yapmamışsın... nedir bu ayetin hikmeti?????

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi Kuran hakkında bir yanlış anlaşılma var.

 

Kuran'da ne yazdığı anlaşılmıyor diye bir şey yok. Bu olanaksız. Bu şey uzaylıca olmadığına göre, bir insan diliyle olduğuna göre, ne dediğinin anlaşılamaması diye bir sorun olması mümkün değil.

 

Kuran hakkındaki sorun şu: Bir şizofreni hastası bir şeyler sayıklar. Ne dediğini anlarsın, yani kullandığı kelimeler kurduğu cümleler "turanpi kutala manpi orutto" şeklinde filan değildir. Herkesin kullandığı sözcüklerle herkesin kurduğu gibi cümleler kurar.

 

Ama anlattıkları hezeyandır. Bir anlam vermeye gerek olmayan, saçmalama şeklinde, bir yararı olmayan, bir veri sağlamayan saçmalıklardır. Yok filan filana şey demişte o da hey demiş de sonra da bas git demiş de tamam ama bak görüşürüz demiş de allahım yaaa sen bilirsin demiş de... Kuran da böyle. Yok helal kılmış da yok  niye haram kılmış da yok yemin etmiş de yok yeminini bozmuş da bilmem ne olmuş da...

 

Hezeyan bunlar. Ne dediği tabii ki anlaşılıyor, niye anlaşılmasın, uzaylıca konuşmuyor ki! Ama konuştukları saçma sapan hezeyanlar. Deli sayıklaması. Bir anlam vermeye, şunu anlatıyor demeye gerek olmayan zırvalar. Mevzu bu.

 

Hikmet diye yutturulmaya çalışılıyor bu saçma sapan zırvalar. "Siz anlayamazsınıııız. Allaaaağın kelaaamııı!" diye keriz kekleniyor. Şizofren hezeyanlarında anlam aranmaz. Adı üstünde hezeyan. Neden bahsediyor bu diye merak edilip araştırılmaz. Kim bilir bilinçaltından vuran ne saçmalıkları sayıklıyor. Bir önemi yok ki ne sayıkladığının.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 Aciz insanlar bile ne olduğu belli olan anayasalar yapmış iken alemlerin rabbi yüce Allah'ın(!) herkesin aynı anladığı -istisnalar olabilir tabiî, ama aydınlardan bahsediyorum-, herşeyin eksiksiz yer aldığı bir kitap indirmek yerine şiir gibi bir kitap indirmesi bana saçma geliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yani Kuran'da ne anlattığı anlaşılmaz filan değildir, bir şizofreni de dinlesen sayıkladığı hezeyanları not etsen ne dediği bellidir.

 

Önemli olan dediklerinin önemsiz oluşu. Saçma sapan sayıklamalar oluşu. Bir bilgi, bir farkındalık, bir bilinmeyeni veya az bilineni açıklama özelliğinin filan net sıfır oluşu. Net sıfır yani, çok net şekilde sıfır. Hiç. Bu kadar net ve kesin. Yok, işe yarar bir bilgi hiç yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, TheRationalAtheist yazdı:

 Aciz insanlar bile ne olduğu belli olan anayasalar yapmış iken alemlerin rabbi yüce Allah'ın(!) herkesin aynı anladığı -istisnalar olabilir tabiî, ama aydınlardan bahsediyorum-, herşeyin eksiksiz yer aldığı bir kitap indirmek yerine şiir gibi bir kitap indirip bizi birbiriyle çelişen alîmlerin yazdığı hadis ve tefsir kitaplarına muhtaç bırakması akıl almaz bir skandaldır.

 

 Eklemeyi unutmuşum. Doğrusu böyle olacaktı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arkadaşlar boşuna uğraşmayın 1500 senedir avamdan (halktan) Müslümanların anlayamadığı veya din alimlerinin yüzlerce şekle sokarak yorumladıkları bir kitabı anladığını iddia eden % 1'lik küçük bir grubun temsilcisi  olan 'HURRICAN'a laf anlatamazsınız... Bu arkadaşımız bulsa peygamberlere bile din dersi verir alimallah... :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Kuran apaçıktır" önermesi doğrudur. 
Apaçık; 
"inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun" der.
"Kadınlarınızın serkeşliğinden korkunca onlara öğüt verin, onları yatakta yalnız bırakın, dövün onları" der.
Kardeşi olmayan kadına ; "Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi." der.
Miras paylaşımını çok açık bir dille çarşafa dolar.
"Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?" der.
Koskoca evren için " Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik." der.
....
Der der der.....
Açık açık herkesin anlayacağı şekilde söyler bunları. 
Ama bizim çakma huriler kıvırdıkça kıvırır. Yok onu demedi bunu dedi, yok ışid müslim değil, olmadı suud da müslim değil, yemedi iran eskiden beri sapkın...
Bi kendileri müslim bir onlar anladı kuranı !
 

tarihinde adeist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sanırım bir yer de kavram kargaşası yaşanıyor..' Kuran'ın Apaçık' tan kastı nedir?.
Ben kendi anladığımı söyleyeyim:
Kainat ın bir yaratıcısı olduğunu ve  yaratmış oldukların dan akıl vererek en üstün tuttuğu 'iNSAN' için bir sınav yeri olduğunu söyler..Yaradana inanır iyi şeyler yaparsanız karşılığın da  ödül,kötü şeyler yaparsanız da ceza alacağınızı söyler.Yapılacak ve yapılmayacakların ne olduğu da gayet açık şekilde anlatılmıştır.

Bugün insan ürünü bir kitabın bile her satırı nı anlamak mümkün değil ken (örnek olarak evrimi en kolay anlatan kitap olarak lanse edilen modern biyoloji nin babaların dan Ernst MAYR IN KİTABINI  okurken bile bir çok sayfa da beyin donması yaşıyoruz. Orhan Pamuğa ise hiç girmiyorum) 'herşey için açıklama' olarak gönderildiği idda edilen bir kitabın herkes tarafın dan her yazdığının anlaşılması gerektiğini düşünmüyorum.Ana konu anlaşılıyosa (ki anlaşılıyor). Her kelimenin,her anlatılanın anlaşılması nın gerekli olduğu düşüncesini de Gerçekçi  bulmuyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, dramkow yazdı:

Ana konu anlaşılıyosa (ki anlaşılıyor). Her kelimenin,her anlatılanın anlaşılması nın gerekli olduğu düşüncesini de Gerçekçi  bulmuyorum.

Şamanizm bütün Eskimo halklarının Hristiyanlık öncesi geleneksel dinidir ve etkileri günümüzde az da olsa görülmektedir. Şamanist İnyupiklerde Siḷam iñua (okunuşu: silyam inyua, anlamı: spirit governor of the atmosphere) Tanrı kavramıyla örtüşebilecek tek kelimedir. Siḷam iñua harfiyen «göğün/havanın insanı» demektir ve siḷa «gök/hava» kelimesinin relative hâli siḷam ile iñuk «insan» kelimesinin absolutive hâli olan iñua kelimelerinden kurulmuştur.Bu kelime Kanada İnuitlerindeki Sillap inua, Hillap inua, Yupiklerdeki Ellam yua, Çupiklerdeki Ellam cua ve Supiklerdeki Llam sua terimleriyle etimolojik olarak aynıdır. Yupiklerde olduğu gibi İnyupiklerde de kuzgun (Corvus corax principalis, İnyupikçe tulugaq) dünyayı ve insanı yaratan olarak bilinir.King Adasında kuzgunlar asla öldürülmez ve saygı gördüğü gibi kuzgun taklidi maskeler de danslarda kullanılır.

http://www.dunyadinleri.com/dunya-dinleri/amerika-kabile-dinleri/oku_inyupik-eskimo-dini-eskimo-aleut-samanizmi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, dramkow yazdı:

Sanırım bir yer de kavram kargaşası yaşanıyor..' Kuran'ın Apaçık' tan kastı nedir?.
Ben kendi anladığımı söyleyeyim:
Kainat ın bir yaratıcısı olduğunu ve  yaratmış oldukların dan akıl vererek en üstün tuttuğu 'iNSAN' için bir sınav yeri olduğunu söyler..Yaradana inanır iyi şeyler yaparsanız karşılığın da  ödül,kötü şeyler yaparsanız da ceza alacağınızı söyler.Yapılacak ve yapılmayacakların ne olduğu da gayet açık şekilde anlatılmıştır.

Bugün insan ürünü bir kitabın bile her satırı nı anlamak mümkün değil ken (örnek olarak evrimi en kolay anlatan kitap olarak lanse edilen modern biyoloji nin babaların dan Ernst MAYR IN KİTABINI  okurken bile bir çok sayfa da beyin donması yaşıyoruz. Orhan Pamuğa ise hiç girmiyorum) 'herşey için açıklama' olarak gönderildiği idda edilen bir kitabın herkes tarafın dan her yazdığının anlaşılması gerektiğini düşünmüyorum.Ana konu anlaşılıyosa (ki anlaşılıyor). Her kelimenin,her anlatılanın anlaşılması nın gerekli olduğu düşüncesini de Gerçekçi  bulmuyorum.


Kuranı değişik tercümelerden 2 kez Osman dizilişiyle 1 kez de iniliş sırasıyla okudum.
Derin felsefesi olan bir kitap olmadığı çok açık. Ortaçağ bedevisinin zeka evrimi düşünüldüğünde, olaylar ve kişiler üzerine kurulu basit ve anlaşılabilir bir din kitabı. Her sözcük olmasa da tamamını net bir biçimde anladığımı idda edebilirim. 
Diğer yandan şunu derseniz anlayışla karşılarım, "Kuran yeterince tercüme edilemiyor/edilemez"
Ancak bu durumda islamistlerin meşhur "Kuran evrenseldir" teziyle ciddi çelişki yaratır. Ki benim düşüncem de o yöndedir. Kuran'da başka toplumları ilgilendiren sadece bir konu vardır o da Muhammed diplomasisi. Anlaşılacağı üzere bu da, o zamanın toplumlarını ilgilendiren bir konudur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
58 dakika önce, adeist yazdı:

Diğer yandan şunu derseniz anlayışla karşılarım, "Kuran yeterince tercüme edilemiyor/edilemez"
Ancak bu durumda islamistlerin meşhur "Kuran evrenseldir" teziyle ciddi çelişki yaratır.

Evet Kur'an allahca yazılmamıştır. Arapça yazılmıştır. Bu dilin kökenleri özellikle yazılı örnekleri karanlıktır. Elif basi ona has değildir. Çok değişim geçirmiştir. Belli belirsiz bir dönemin belli belirsiz dili ile yazılmıştır. Arapçanın şu anda konuşulan sözlü ya da yazılı herhangi birini bilen bile anlayamaz. (İddiam kesindir. Hicaz dahil, Şam dahil, Filistin dahil.. hele Mağrip'i hiç saymıyorum bile.) Eğitim alması şarttır. Kısa bir eğitim değildir...

En önemlisi de bir dilden başka bir dile tercüme her zaman anlam kaybına sebep olur. Bu da evrensel iddialirina engeldir. Şöyle bir şey olsa Arjantin'de kanada da Kamçatka da Avustralya da benzer kitaplar halen gelse o zaman " olabilir" di. Ama nedense tanrı hep buraya konuşuyor. Hep buranın ağzıyla konuşuyo....

tarihinde RedOneTheDiver tarafından düzenlendi
İmla

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, adeist yazdı:

Kuran'da başka toplumları ilgilendiren sadece bir konu vardır o da Muhammed diplomasisi. Anlaşılacağı üzere bu da, o zamanın toplumlarını ilgilendiren bir konudur. 

 

Bu kısmı anlayamadım Adeist.Yönetimsel diyorsan belki hak vereceğim de toplumu insanlar oluşturuyorsa( ki öyle olması gerekir),Kitap ta direk onlara hitaben bir çok emir ve yasak bulunuyor.Hem beşeri hem toplumsal da onlarca örnek var..Anne baba ya iyilikten tut,vasiyet,nikah,terazi nin doğru tartılmasına kadar..

 

Yazdığını ben yanlış anladıysam da affola.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
50 dakika önce, dramkow yazdı:

 

Bu kısmı anlayamadım Adeist.Yönetimsel diyorsan belki hak vereceğim de toplumu insanlar oluşturuyorsa( ki öyle olması gerekir),Kitap ta direk onlara hitaben bir çok emir ve yasak bulunuyor.Hem beşeri hem toplumsal da onlarca örnek var..Anne baba ya iyilikten tut,vasiyet,nikah,terazi nin doğru tartılmasına kadar..

 

Yazdığını ben yanlış anladıysam da affola.

 

Demek istediğim şudur, 
Evet kitapta bazı ahlâki kriterler var, ancak tarihi incelersek bunlar zaten bedevi topluluklarda görülen kurallar. Olmayanları da Yahudi - Aramî toplumlarından alınma. Dolayısıyla diğer toplumları ilgilendiren (diğer toplumlar derken illa Berberî ya da Kıptileri anlamamak gerekir, örneğin Eskimolar için ya da Vikingler için vazedilen bir ahlâk var mıdır ?),  onların hayatlarına dokunan bir emir-yasak var mıdır? İrdelersek yok olduğunu görürüz. Zira genelgeçer ahlâk kuralları o dönemde zaten bilinmektedir  (Anne baba ya iyilikten tut,vasiyet,nikah,terazi nin doğru tartılmasına) zira aynı kurallar silsilesi Tevrat ya da başka öncül kitaplarda da mevcut. Ki onların temellerini de Sümer ya da Sanskrit yazıtlarında bulmak olası.
Ancak bu metinlerin tamamındaki yasaklar ve emirler başka coğrafyalarda geçerli değildir; 
Örneğin Kuran'da "zıhar yapmama" emri vardır (ya da yasağı) oysa dünyanın başka hiçbir yerinde zıhar ya da buna benzer bir uygulama yoktur.
Ya da örneğin "oruç" islamın beş şartından biriyken ve ne zaman başlanıp ne zaman iftar açılacağı çok net bir biçimde belliyken bu ibadetin Finlandiya'da nasıl yapılabileceğine dair (kıvırtgan reformistler hariç) en ufak bir belirti yoktur.    
Diğer yandan gerek Kuran'da ve gerekse hadiste yüzlerce kez hurma yenmesi salık verilirken ortadoğu ve Arap coğrafyası dışında hiçbir yerde hurma yoktur. 
Ancak, iş Kuran'daki emir ve yasakların (en azından bir kısmının) "uygulanmasa da olur" statüsüne sokulması noktasına gelirse (ki cumhurbaşkanı o noktaya gelmek üzere) ya da Mustafa Öztürk gibi "Kuran tarihsel bir metindir" açısından bakmaya başlarsak bence bu daha sağlıklı olur. Zira Kuran'ın ve Muhammed'in ontolojisi üzerine tartışmak yerine İslam'ın uygulanabilirliğinin tartışmaya açılması ya da Avrupa'nın yaptığı gibi "orta çağın askıya alınması ve insanların tanrı hegemonyasından özgür kılınması" çok açık ve net bir biçimde en rasyonel yol olacaktır. Yani İslamı yok saymak yerine insanların içine gömmek pek çok sosyal yaramızı iyileştirecektir. 

tarihinde adeist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, adeist yazdı:

Zira Kuran'ın ve Muhammed'in ontolojisi üzerine tartışmak yerine İslam'ın uygulanabilirliğinin tartışmaya açılması ya da Avrupa'nın yaptığı gibi "orta çağın askıya alınması ve insanların tanrı hegemonyasından özgür kılınması" çok açık ve net bir biçimde en rasyonel yol olacaktır. Yani İslamı yok saymak yerine insanların içine gömmek pek çok sosyal yaramızı iyileştirecektir. 

Bunu bizim yerimize zaten düşünüyorlar, fetö gibi,Edip Yüksel gibi,Caner taslaman, İhsan Eliaçık, eskiden Yaşar Nuri, Nihat Hatipoğlu gibilerle zaten üstümüzde oynamalar oyunlardan birkaçı. Medeniyetler çatışması kitabında laiklik eleştiri yağmuruna tutulan bir kavramdır. Ve bize Türkiye toplumuna uygulanamayacagini falan telkin eder. Kendimize haksızlık ediyormusuz. İmparatorluk mirasını redediyormusuz. Bu kadar gazın amacı ney? Müslüman coğrafyasına bir lider lazımmis. (aslında kendisine düşman lazım) Endonezya, Pakistan, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye üzerinde durur. En uygun da bizmisiz. Ama kaosu isteyenlerin unutmadan ellerinde tutmak istedikleri en önemli şey kaosu yönlendirmektir. Bizimkilerin krizi fırsata çevirmek dediği argumanin bir nevi tersi halı. Yani kaosu çıkaran sizin bundan faydalanmanız istemez. Kaosu her zaman kendi yararına çevirmek ister. Yani kısacası 1949 da din derslerinin ilk defa milli eğitime dahil edildiği ya da ettirildiği tarihten beri niyetleri bu. Medeniyetler çatışması kitabı ise 2000lerin basinda. Yani benim bildiğim sır değil. Herkes biliyor. Bu yukarıda saydığım isimler ise hepsi deneniyor. Onlar bu işi neden yapıyor bilemem kimsenin maddi çıkar sağladığı iftirası ise bana yakışmaz. Manevi çıkar için bile sağlayabilirler.

Son olarak biz kendi çapında aydınlanmış yurttaşlar daha böyle uygulanabilir orta çağdan kalmış herhangi bir hurafeyi yemeyiz. Bu halk da kendi devrimimi kendim yaparım demeyene kadar durum değişmez. Aydınlanma, Fransız ve sanayi devrimini -digital,uzay-herkes kendi yaşadı kimse diğerinin yerine devrim yapmaz. Amerika Rusya AB hiç yapmaz. Bedel ödemeden de bunlara ne sahip olabiliriz ne de sahip çıkabiliriz. Saygılarımla

tarihinde RedOneTheDiver tarafından düzenlendi
Ekleme

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×