Jump to content
Tengrizm

İncilde Yanlış Anlaşılan Ayetler

Recommended Posts

Kutsal kitabımız incil de bazı ayetler yanlış anlaşılıyor.Bende bu ayetleri açıklamak istedim.

Matta 10. bölüm

34 «Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim.

35 Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık sokmaya geldim.

36 `İnsanın düşmanları, kendi ev halkı olacaktır.'

37 Annesini ya da babasını beni sevdiğinden çok seven, bana layık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven, bana layık değildir.

38 Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, bana layık değildir.



Luka 12. bölüm
51 Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim.

52 Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak.

53 Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.» 

 

 

51isa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu. 
 

 

52: o zaman isa ona, "kılıcını yerine koy!" dedi. "kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. 

53: yoksa babamdan yardım isteyemez miyim sanıyorsun? istesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir.

 

Rab İsa Mesih efendimiz bu sözleri ile ayrılıktan bahsetmektedir.Yani savaştan bahsetmemektedir.Hatta kılıç çenlerin hepsi kılıçla ölecektir bile demiştir.Hristiyanlık barış ve sevgi dinidir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hıristiyan olduğunu bilmiyordum. Bu yaptığın ayet büken müslümanların yaptığıyla aynı. Eski Ahitteki iğrenç ve insanlık düşmanı ayetleri yazmaya başlamayacağım bile. Babası belli olmayan İsa'nın hayatındaki sözde efsanelerin tamamı Yakın Doğu ve Akdeniz bölgelerindeki inançlardan alıntıdır. Tıpkı Kura'ndaki hikayelerin/masalların çoğunun sümerden alıntı olduğu gibi. Bundan dolayı helenistik ve pagan ritüelleri hıristiyanlıkta kafa kafaya gelmiştir. Robert Gillooly isimli biri vardı bu konu hakkında bir şeyler yazıyormuş Richard Dawkins Tanrı Yanılgısı adlı kitabında bundan bahsetmişti hatta.

tarihinde Fikir Adamı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Hıristiyan olduğunu bilmiyordum. Bu yaptığın ayet büken müslümanların yaptığıyla aynı. Eski Ahitteki iğrenç ve insanlık düşmanı ayetleri yazmaya başlamayacağım bile. Babası belli olmayan İsa'nın hayatındaki sözde efsanelerin tamamı Yakın Doğu ve Akdeniz bölgelerindeki inançlardan alıntıdır. Tıpkı Kura'ndaki hikayelerin/masalların çoğunun sümerden alıntı olduğu gibi. Bundan dolayı helenistik ve pagan ritüelleri hıristiyanlıkta kafa kafaya gelmiştir. Robert Gillooly isimli biri vardı bu konu hakkında bir şeyler yazıyormuş Richard Dawkins Tanrı Yanılgısı adlı kitabında bundan bahsetmişti hatta.

Önceden Gök Tanrıya inanıyordum ama sonradan Hristiyan oldum.Çünkü İsa Mesihin felsefi sözleri beni adeta içine çekti.Hristiyanlıkta pagan ritielleri yoktur bunlar dinimize atılan iftiralardır.

Başta Zeitgeist belgeseli olmak üzere son günlerde sorulan sık sorulardan biri şudur: İsa anlatısı aslında Mısır mitolojisindeki Horus’tan, Mitra’dan veya benzer figürlerden mi esinlendi?

Zeitgeist belgeselinin iddiasına göre, Horus ve/veya Mitra: Bakire İsis’ten doğdu; 25 Aralık’ta doğdu; doğduğunda 3 bilge kişi tarafından doğu yıldızıyla müjdelendi; Tifon gazabından kaçmak için Mısır’a gotürüldü; 12 muridi vardı; mucizeler gerçekleştirdi ve suyun üstünde yürüdü; El-Azur’u (Lazar’ı) diriltti; yaraları mucizelerle tedavi etti; kendisine verilen isimler “doğru yol”, “gerçek”, “aydınlık”, “Mesih” “Tanrı Oğlu” ve benzer isimler; çarmıha gerildi ve dirildi.

Devam etmeden şunu belirtmek lazım: Zeitgeist belgeseli hiçbir tarih veya arkeoloji uzmanının görüşünü yansıtmamakta. Kendi görüşlerini savunmak için benzer görüşe sahip komplo teorisyenleri ve astrologları alıntılamaktadır. Dolayısıyla iddialar biraz araştırma zahmetine girecek olanlar tarafından çürütülecek cinstendir. Şimdi teker teker belgeselin iddialarını ele alalım:

Bakire İsis’ten Doğdu:
İsis bakire değildi. Kocası Osiris diğer tanrılar tarafından parçalanmıştır. İsis, bu parçaları bir araya getirip, Nil Nehri’ne gidiyor ve kocası tekrar hayata dönüyor. Yalnız tek bir sorun var. Kocasının erkeklik organını bulamadığı için sihirli bir organ yaratıyor ve böylece gebe kalıyor. Bakirelikle ilgisi yok. Mitras ise bir kayadan doğuyor; üstelik yetişkin olarak… Hiçbir kaynak bakire doğumundan bahsetmiyor.

25 Aralık’ta Doğdu:
İsa 25 Aralık’ta doğmadı. 25 Aralık tarihi 3.- 4. yy.da anma tarihi olarak özellikle Batı’da kullanılmaya başlandı. Çoğu Ortodoks Hristiyan İsa’nın doğuşunu 6 Ocak’ta kutlamaktadır. İncil metnini analiz ettiğimizde asıl İsa’nın doğum mevsimi sonbahar –Ekim olabilir- civarıdır. (Lütfen “İsa Hangi Tarihte Doğdu?” makalemizi okuyunuz)

Doğduğunda 3 Bilge Kişi Tarafından Ziyaret Edildi:
Bir kere Horus’u doğumunda hiç kimse ziyaret etmedi. Olsa olsa babası Osiris’in doğumunda 3 yıldız gözüktü. Ama bunu müneccimlerle bağdaştırmak biraz hayal gücü gerektirir. Kaldı ki, Kutsal Kitap müneccimlerin sayısından bahsetmez. 3 sayısı sonradan geleneklere işlendi ama İncil’de 3 sayısı geçmemektedir. Ayrıca, Mitras için böyle bir kayıt yoktur. Çobanlar doğuşunda Mitras’ın kayadan ayrılmasına yardımcı oluyorlar. (Lütfen “Yıldızbilimciler Kimdi?” makalemizi okuyunuz)

Tifon Gazabından Kaçmak İçin Mısır’a Götürüldü:
Aslında Horus çocukken Tifon’un gazabından kaçmak için bir müddet Mısır’dan uzaklaştırıldı. İsa ve ailesi ise, Hirodes’in gazabından kaçmak için 2 sene Mısır’da kaldılar. Yani tam tersi…

12 Muridi Vardı:
Horus’un 4’ü yarı-tanrı, 16’sı insan olmak üzere, 20 müridi vardı. Ayrıca onun yanında savaşmak üzere sayısızca demircisi mevcuttu. Bunu 12 havari ile ilintilemek, ancak Allah’a çamur atmak isteyenlerin ve kutsal değerleri hiçe sayanların üretebileceği bir çarpıtmadır. Mitras’ın müritleri yoktur; fakat güneş ile bağdaştırıldığı için rivayetlere göre 12 burcu yönetmektedir.

Mucizeler Gerçekleştirdi; Suyun Üstünde Yürüdü; Yaraları Mucizelerle Tedavi Etti:
Horus, asla suyun üstünde yürümedi. Balık tanrısı Oannes, sabahları sudan çıkıp akşamları dönermiş ama bunun dışında hiçbir tanrının suda yürüdüğüyle ilgili bir kayıt yoktur. Horus, mucizevi şekilde tedavi ederdi ama ölümünden sonra… Eski Mısır rahipleri hastaları iyileştirmek için Horus’un ruhunu çağırıp hasta olanın içinde mabet etmesi için dua ederlerdi. Bunun İsa’ya atfedilen mucizelerle uzaktan yakından alakası yoktur; kaldı ki, İsa tarihsel olarak Roma dönemi belgelerinde kanıtlanmış bir insandır; bir mit değildir.

El-Azur’u Diriltti:
Horus, hiç kimseyi diriltmedi. Bununla ilgili herhangi bir kayıt, hiçbir eski Mısır belgesinde yoktur. Olsa olsa annesi İsis, babası Osiris’i diriltti. Bu da maalesef sırf Hristiyanlık’a çamur atmak isteyenlerin uydurduğu bir paralelliktir.

Kendisine Verilen İsimler “doğru yol”, “gerçek”, “aydınlık”, “Mesih” “Tanrı Oğlu” vb. :
Horus’a böyle isimler verilmemiştir. Babası Osiris’in benzer isimleri vardır. Mesela “Her şeyin Efendisi”, “Yeraltının Rabbi”, “Sonsuzluğun Efendisi”, ”Ölülerin Efendisi”, “Büyük Koç”, “Büyük Kelam”, “Ruhların Başı” vb. Ama bunların hiçbirinin tümüyle Yahudilikte bulunan “Tanrı Oğlu” ve “Mesih” gibi ünvanlarla alakası veya bağı yoktur.

Çarmıha Gerildi ve Tekrar Dirildi:
Horus’un hikayesi, MÖ. 3000 senesine dayanmaktadır. O tarihte çarmıh diye bir şey yoktu. Çarmıh Roma döneminde icat edilen bir işkence ve infaz aletidir. Horus, asla dirilmemiştir, olsa olsa babası Osiris dirilmiştir; o da erkeklik organından yoksun bir şekilde… Mitras ise, hiç ölmüyor, dünyadaki görevi bittiğinde at arabasıyla gökyüzüne dönüyor.

SONUÇ: Horus ve İsa arasında bağlantı kurmak, ileri derecede bir hayal gücü gerektirmektedir. Kaldı ki, Horus bir mitolojik ilah; İsa ise, Roma kayıtlarında bile bulunan gerçekten yaşadığını bildiğimiz bir kişidir. (Lütfen “İsa Bir Efsane Midir?” makalemizi okuyunuz) Buradan öğreneceğimiz ders: İnsan okuduğu veya izlediği her şeyi araştırmadan kabul etmemelidir…

http://inciltarihi.com/incil-arkeolojisi/isa-bir-mit-midir/zeisgeist-belgeseli/

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir ifade yanlış anlaşılıyorsa kusur anlatandadır yanlış anladığı iddia edilende değil. Hele ki anlatan ben şöyle mükemmelim, şöyle büyüğüm, her boku bilirim diye böbürlenip duran bir varlıksa. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Kutsal kitabımız incil de bazı ayetler yanlış anlaşılıyor.Bende bu ayetleri açıklamak istedim.

Matta 10. bölüm

34 «Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim.

35 Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık sokmaya geldim.

36 `İnsanın düşmanları, kendi ev halkı olacaktır.'

37 Annesini ya da babasını beni sevdiğinden çok seven, bana layık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven, bana layık değildir.

38 Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, bana layık değildir.



Luka 12. bölüm
51 Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim.

52 Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak.

53 Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.» 

 

 

51isa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu. 
 

 

52: o zaman isa ona, "kılıcını yerine koy!" dedi. "kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. 

53: yoksa babamdan yardım isteyemez miyim sanıyorsun? istesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir.

 

Rab İsa Mesih efendimiz bu sözleri ile ayrılıktan bahsetmektedir.Yani savaştan bahsetmemektedir.Hatta kılıç çenlerin hepsi kılıçla ölecektir bile demiştir.Hristiyanlık barış ve sevgi dinidir.

Kendi içindeki iç savaşı yapmadan dış aIemle barışık olamazsın.Savaş senin beyninde!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, sağduyu yazdı:

Bir ifade yanlış anlaşılıyorsa kusur anlatandadır yanlış anladığı iddia edilende değil. Hele ki anlatan ben şöyle mükemmelim, şöyle büyüğüm, her boku bilirim diye böbürlenip duran bir varlıksa. 

Hayır insanlar Hristiyanlık dinini tarihte kendi çıkarları için kullanmışlardır. İncil de benim adımla birlikte kılıçla savaşın gibi ifadeler yer almaz.Aslında yanlış anlaşılma dediğim,ateistler ayetlerin bütün olduğunu anlamak istemeyip,kendileri istediğini yöne çekiyorlar.İşte bu yüzden anlamıyorlar demek istedim.Ve İsa Mesih hiç savaşmamış ve barışı öğütlemiştir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Hayır insanlar Hristiyanlık dinini tarihte kendi çıkarları için kullanmışlardır. İncil de benim adımla birlikte kılıçla savaşın gibi ifadeler yer almaz.Aslında yanlış anlaşılma dediğim,ateistler ayetlerin bütün olduğunu anlamak istemeyip,kendileri istediğini yöne çekiyorlar.İşte bu yüzden anlamıyorlar demek istedim.Ve İsa Mesih hiç savaşmamış ve barışı öğütlemiştir.

İsada Muhammed gibi tarihte yaşamamıtır.İkiside beynimizde oluşan aşktır(karşılıksız sevgi)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, Antonius yazdı:

İsada Muhammed gibi tarihte yaşamamıtır.İkiside beynimizde oluşan aşktır(karşılıksız sevgi)

Muhammed bizim inancımızda sahte peygamberdir,ama İsa Mesih yaşamıştır.Ve incil dışı hristiyanlık dışı Kaynaklar bile İsa Mesihin yaşadığını onaylar.

 

İncil’i okuyan her kişi İsa’nın ölümü ve dirilişi ile ilgili bir takım bilgiler edinir. Peki bu bilgiler doğrumudur? İsa gerçekten vali Pilatus döneminde idam edilmişmidir? Hristiyanlar başlangıçtan beri İsa’ya bir ilah olarak tapmışlarmıdır? Günümüzde İsa ile ilgili bir çok iddia vardır. Kimi der ki hiç varolmamıştır ve aslında bir mittir. Kimisi der ki aslında haçta hiç ölmemiştir. Peki doğrusu nedir?

Bir ağacı meyvesinden tanırız. Eğer bir ağacın armut ağıcı olduğunu iddia ediyorsak, o zaman meyvesini incelememiz gerek. Peki o zaman İncil’in iddia ettikleri doğru mu? Buyrun meyvesini inceleyelim. Nasıl mı? İncil dışında ki tarih dökümanlarının yazdıklarını okuyarak elbette. Dökümanları incelerken şunun farkında olmamız lazım. Bu cümleleri yazanlar Hristiyan sempatizanı veya tebliğicisi değil, aksine Hristiyanlık düşmanı Roma memurları, tarihçileri, ve Yahudi din blginleridir. O zaman İncil’in sunduğu temel tarihi gerçekleri bu kişilerin teyit etmesi, İncil’in tarihsel İsa portresine ilişkin önemli bir teyit oluşturmaktadır. Hep birlikte bu yazılara bakalım:

KORNELİUS TACİTUS (MS ~55/61-117)
Tacitus, Nero’nun, 64 yılında Roma’yı yaktırdıktan sonra, halkın ken­disine yönelen öfkesini nasıl Hıristiyanlar’ın üzerine çevirdiğini anlatmaktadır…
“Böylece Nero, bu sesi [Roma’yı yaktırdığı için onu suçlayan sesi] başka yöne çevirip ondan kurtulmak için, aşırılıklarından ötürü halkın nefretine hedef olup Hıristiyan ismini alan insanları suçladı ve işkence ettirmeye başladı. İsimleri, Tiberius imparator olduğu sırada Yahuda valisi Pilatus tarafından idama çarptırılan Chrestos’tan [Mesih’ten] geliyordu. Bu zararlı batıl inanç bir süreliğine kontrol altına alındıktan sonra, yalnız ortaya çıktığı Yahudiye’de değil, diğer bölgelerde meydana gelen her türlü vahşet ile utanç verici şeylerin kutlandığı Roma’da bile tekrar güçleniyordu.” (Tarihçe XV, 44)
****
FLAVİUS JOSEPHUS (MS 37-100)
“O dönemde İsa adında bilge bir adam ortaya çıktı […] Birçok Yahudi ve Yunanlıyı peşinden sürükledi. Kendisi Mesih’ti (Hıristos). Halkın ileri gelenleri onun hakkında suç duyurusunda bulunduktan sonra [Roma valisi] Pilatus onu çarmıha mahkûm etti. Ne var ki, onu sevenler yine sevgisine bağlı kaldılar. […] Ondan ismini alan Hıristiyanlar kabilesi varlığını günümüze kadar sürdürmektedir.” (Ant. XVIII, iii, 3)
****
SUETONIUS (MS 70-160)
“Chrestus’un kışkırtması nedeniyle sürekli sorun çıkartan Yahudiler, Roma’dan kovuldu.” (Vita Clavdius XXV, 4)
****
GENÇ PLİNİUS (MS 62-113)
Yaşlı Plinius’un yeğeni olan Genç Plinius, Trajan yönetiminde (İ.S. 98-117) Bitinya valisiydi (Batı Karadeniz bölgesi). Yazdığı bir rapora göre:
“Bir Hıristiyan sorguya çekilirken hiç hazır bulunmadım. Bu yüzden verilen cezaların tam mahiyetini veya soruşturmaya yol açan sebeplerin detayını bilmiyorum. (…) Ben onlara Hıristiyan olup olmadıklarını sordum; olumlu cevap verdikleri takdirde bu yüzden alabilecekleri cezayı hatırlatırken, bir iki kez daha aynı soruyu tekrarlıyorum. Aynı cevapta ısrar ettikleri takdirde cezanın kesilmesini buyuruyorum; çünkü kabul ettikleri suç ne olursa olsun, böyle bir inat ve ısrar böyle bir cezayı hak eder (…) Onlar tek suçlarının şu aşağıdakiler olduğunu beyan etmektedirler: Şafak sökmeden haftanın belirli bir gününde düzenli olarak bir araya gelerek Tanrı saydıkları Mesih’e ilahiler söylüyorlar ve hırsızlıktan, zinadan vb. gibi şeylerden uzak duracaklarına ant içiyorlar (…) Bu, kuşkulanmama sebep oldu ve beni arkasındaki gerçekleri araştırmaya itti. Böylece diyakoz unvanı taşıyan iki kadın köleye işkence yapmalarını emrettim. Tek bulabildiğim son derecede sapkın bir tarikat oldu…” (Mektuplar X, 96-97)
****
MARA BAR SERAPİON ( MS 73? )
MS 73 yılı civarında hapisteyken oğluna bir mektup yazan Suriyeli Mara Bar-Serapion, şöyle bir tespit ortaya koymaktadır:
“Atinalılar Sokrat’ı ölüme göndermekle ne kazandılar? İşledikleri suçun cezası olarak kıtlık ve salgın hastalıklar meydana geldi. Samos­lular Pisagor’u yakmakla ne kazandılar? Bir anda memleketleri kum altında kalıverdi. Yahudiler bilge krallarını idam etmekle ne kazandılar? Tam bundan sonra krallıkları yok edildi. Tanrı bu üç bilge adamın öcünü alarak adaleti sağladı: Atinalılar açlıktan öldüler, Samos­lular denizin suları altında kaldılar ve Yahudiler ise yıkıma uğrayıp dağıldılar ve sürgünde yaşıyorlar. Fakat Sokrat ile iyilikleri ölmedi; Platon’un öğretilerinde yaşamaya devam etti. Pisagor ile iyilikleri ölmedi; Hera heykelinde yaşamaya devam etti. Bilge kral da iyilikleriyle ölmedi; verdiği öğretişlerinde yaşamaya devam etti.”
****
YAHUDİ HAHAMLARIN ESERLERİ
Özellikle Talmud’da ki İsa hak­kında bilinenler şu şekilde özetlenebilir:
* Mısır’da bulundu (b. Shabbat 104b; b. San. 107b);
* Annesinin adı Miriam (Meryem) idi (b. Sha. 104b; b. Jag 4b);
Kendisine zina çocuğu yakıştırması yapıldı (M. Yeb 4, 13; b. Gemara, Yeb 49b; b. Yoma 66d; b. San. 106a; b. Kallah 51a);
* Büyü olarak yorumlanan mucizeler yaptı (b. San. 43a; 107b; Sota 47b; y. Hag. II,2);
* İsrail’i yoldan ‘saptırdı’ (b. San. 107b);
* Yahudi âlimlere göre ‘Sapkın öğretiler’ yaydı (b. San. 103a);
* En az beş öğrencisi vardı (b. San. 43a);
* Tanrı olduğunu iddia etti (Yalkut Shimeoni 725; y. Taanit 65b);
* İnsanoğlu olduğunu da iddia etti (y. Taanit 65b);
* Pontius Pilatus onu idama gönderdiğinde 33 veya 34 yaşındaydı (b. San. 106b);
* O, Fısıh Bayramının arifesinde [haça] asıldı (b. San. 67a; b. San. 43a);
* Haça gerilerek lanete uğradı (T. San. 9,7);
* Kraliyet soyuna –yani Davut soyuna– yakındı (b. San. 43a);
* Dünyaya tekrar geleceğini ilan etti (Yalkut Shimeoni 725)
* “Yeshu ha-Nosri [Nasıralı İsa] büyüleriyle İsrail’i aldatıp baştan çıkardığı gerekçesiyle Fısıh bayramından önce infaz için belirlenen günde, (…) idam sehpasında [haça] asıldı.” (Talmud, B. San. 43a)

Görüldüğü gibi elimizde bugün İncil diye bir kitap dahi olmasaydı, sadece İncil dışı dönemin tarihi kaynaklarını kullanarak İsa’nın temel portresini ve hayatının ana hatlarını tekrar oluşturabilmekteyiz. Bu da, İncil’in sunduğu İsa portresinin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha altını çizmektedir. Yahudi asıllı uzman Joseph Klausner, “İsa’dan Pavlus’a” adlı eserinde, “Örneğin; Büyük İskender veya Jül Sezar’ın tarihçesini desteklemek için onlar hakkında İncil’deki gibi kaynaklara sahip olsaydık, bu konudaki bilgilerin güvenilirliğinden hiçbir zaman kuşku duymazdık” diye saptamaktadır.

tarihinde Tengrizm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Önceden Gök Tanrıya inanıyordum ama sonradan Hristiyan oldum.Çünkü İsa Mesihin felsefi sözleri beni adeta içine çekti.Hristiyanlıkta pagan ritielleri yoktur bunlar dinimize atılan iftiralardır.

Başta Zeitgeist belgeseli olmak üzere son günlerde sorulan sık sorulardan biri şudur: İsa anlatısı aslında Mısır mitolojisindeki Horus’tan, Mitra’dan veya benzer figürlerden mi esinlendi?

Zeitgeist belgeselinin iddiasına göre, Horus ve/veya Mitra: Bakire İsis’ten doğdu; 25 Aralık’ta doğdu; doğduğunda 3 bilge kişi tarafından doğu yıldızıyla müjdelendi; Tifon gazabından kaçmak için Mısır’a gotürüldü; 12 muridi vardı; mucizeler gerçekleştirdi ve suyun üstünde yürüdü; El-Azur’u (Lazar’ı) diriltti; yaraları mucizelerle tedavi etti; kendisine verilen isimler “doğru yol”, “gerçek”, “aydınlık”, “Mesih” “Tanrı Oğlu” ve benzer isimler; çarmıha gerildi ve dirildi.

Devam etmeden şunu belirtmek lazım: Zeitgeist belgeseli hiçbir tarih veya arkeoloji uzmanının görüşünü yansıtmamakta. Kendi görüşlerini savunmak için benzer görüşe sahip komplo teorisyenleri ve astrologları alıntılamaktadır. Dolayısıyla iddialar biraz araştırma zahmetine girecek olanlar tarafından çürütülecek cinstendir. Şimdi teker teker belgeselin iddialarını ele alalım:

Bakire İsis’ten Doğdu:
İsis bakire değildi. Kocası Osiris diğer tanrılar tarafından parçalanmıştır. İsis, bu parçaları bir araya getirip, Nil Nehri’ne gidiyor ve kocası tekrar hayata dönüyor. Yalnız tek bir sorun var. Kocasının erkeklik organını bulamadığı için sihirli bir organ yaratıyor ve böylece gebe kalıyor. Bakirelikle ilgisi yok. Mitras ise bir kayadan doğuyor; üstelik yetişkin olarak… Hiçbir kaynak bakire doğumundan bahsetmiyor.

25 Aralık’ta Doğdu:
İsa 25 Aralık’ta doğmadı. 25 Aralık tarihi 3.- 4. yy.da anma tarihi olarak özellikle Batı’da kullanılmaya başlandı. Çoğu Ortodoks Hristiyan İsa’nın doğuşunu 6 Ocak’ta kutlamaktadır. İncil metnini analiz ettiğimizde asıl İsa’nın doğum mevsimi sonbahar –Ekim olabilir- civarıdır. (Lütfen “İsa Hangi Tarihte Doğdu?” makalemizi okuyunuz)

Doğduğunda 3 Bilge Kişi Tarafından Ziyaret Edildi:
Bir kere Horus’u doğumunda hiç kimse ziyaret etmedi. Olsa olsa babası Osiris’in doğumunda 3 yıldız gözüktü. Ama bunu müneccimlerle bağdaştırmak biraz hayal gücü gerektirir. Kaldı ki, Kutsal Kitap müneccimlerin sayısından bahsetmez. 3 sayısı sonradan geleneklere işlendi ama İncil’de 3 sayısı geçmemektedir. Ayrıca, Mitras için böyle bir kayıt yoktur. Çobanlar doğuşunda Mitras’ın kayadan ayrılmasına yardımcı oluyorlar. (Lütfen “Yıldızbilimciler Kimdi?” makalemizi okuyunuz)

Tifon Gazabından Kaçmak İçin Mısır’a Götürüldü:
Aslında Horus çocukken Tifon’un gazabından kaçmak için bir müddet Mısır’dan uzaklaştırıldı. İsa ve ailesi ise, Hirodes’in gazabından kaçmak için 2 sene Mısır’da kaldılar. Yani tam tersi…

12 Muridi Vardı:
Horus’un 4’ü yarı-tanrı, 16’sı insan olmak üzere, 20 müridi vardı. Ayrıca onun yanında savaşmak üzere sayısızca demircisi mevcuttu. Bunu 12 havari ile ilintilemek, ancak Allah’a çamur atmak isteyenlerin ve kutsal değerleri hiçe sayanların üretebileceği bir çarpıtmadır. Mitras’ın müritleri yoktur; fakat güneş ile bağdaştırıldığı için rivayetlere göre 12 burcu yönetmektedir.

Mucizeler Gerçekleştirdi; Suyun Üstünde Yürüdü; Yaraları Mucizelerle Tedavi Etti:
Horus, asla suyun üstünde yürümedi. Balık tanrısı Oannes, sabahları sudan çıkıp akşamları dönermiş ama bunun dışında hiçbir tanrının suda yürüdüğüyle ilgili bir kayıt yoktur. Horus, mucizevi şekilde tedavi ederdi ama ölümünden sonra… Eski Mısır rahipleri hastaları iyileştirmek için Horus’un ruhunu çağırıp hasta olanın içinde mabet etmesi için dua ederlerdi. Bunun İsa’ya atfedilen mucizelerle uzaktan yakından alakası yoktur; kaldı ki, İsa tarihsel olarak Roma dönemi belgelerinde kanıtlanmış bir insandır; bir mit değildir.

El-Azur’u Diriltti:
Horus, hiç kimseyi diriltmedi. Bununla ilgili herhangi bir kayıt, hiçbir eski Mısır belgesinde yoktur. Olsa olsa annesi İsis, babası Osiris’i diriltti. Bu da maalesef sırf Hristiyanlık’a çamur atmak isteyenlerin uydurduğu bir paralelliktir.

Kendisine Verilen İsimler “doğru yol”, “gerçek”, “aydınlık”, “Mesih” “Tanrı Oğlu” vb. :
Horus’a böyle isimler verilmemiştir. Babası Osiris’in benzer isimleri vardır. Mesela “Her şeyin Efendisi”, “Yeraltının Rabbi”, “Sonsuzluğun Efendisi”, ”Ölülerin Efendisi”, “Büyük Koç”, “Büyük Kelam”, “Ruhların Başı” vb. Ama bunların hiçbirinin tümüyle Yahudilikte bulunan “Tanrı Oğlu” ve “Mesih” gibi ünvanlarla alakası veya bağı yoktur.

Çarmıha Gerildi ve Tekrar Dirildi:
Horus’un hikayesi, MÖ. 3000 senesine dayanmaktadır. O tarihte çarmıh diye bir şey yoktu. Çarmıh Roma döneminde icat edilen bir işkence ve infaz aletidir. Horus, asla dirilmemiştir, olsa olsa babası Osiris dirilmiştir; o da erkeklik organından yoksun bir şekilde… Mitras ise, hiç ölmüyor, dünyadaki görevi bittiğinde at arabasıyla gökyüzüne dönüyor.

SONUÇ: Horus ve İsa arasında bağlantı kurmak, ileri derecede bir hayal gücü gerektirmektedir. Kaldı ki, Horus bir mitolojik ilah; İsa ise, Roma kayıtlarında bile bulunan gerçekten yaşadığını bildiğimiz bir kişidir. (Lütfen “İsa Bir Efsane Midir?” makalemizi okuyunuz) Buradan öğreneceğimiz ders: İnsan okuduğu veya izlediği her şeyi araştırmadan kabul etmemelidir…

http://inciltarihi.com/incil-arkeolojisi/isa-bir-mit-midir/zeisgeist-belgeseli/

Ayet bükmeni geçtim dediklerimi yanlış anladın yada çarpıttın .Ben birebir aynıdır demedim çok fazla benzerlik var dedim Kura'ndada öyle zaten. İsa denen babası belli olmayan piç basit bir yalancıdır. Davut'un soyundan gelmiyor yine Richard Dawkins'in Tanrı Yanılgısı kitabının " Kutsal Kitaptan Kanıt" bölümünde bulabilirsin bunun kanıtını. Bu incil için bir çelişkidir.

 

Hıristiyanlık , İslam , Musevilik bunların hepsi orta doğu din geleneğinden türemiş dinlerdir. İsa denen  piçin muhammed denen pedofili sapıktan farkı yoktur.

 

Piçin felsefi sözlerinden etkilendim demişsin , neyden etkilendiğini bilmiyorum ama o piçin etkileyici bir söz söylemediği tarihsel gerçek. Muhammed'de sözde kadına değer verirmiş insanlık için önemli sözler söylemiş ama sözde. İsa'da aynı şekilde sözde . Muhammed denen sapık katil ile isa denen piç arasında en ufak fark yok. Lanet putlar...

tarihinde Fikir Adamı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 dakika önce, sağduyu yazdı:

Bir ifade yanlış anlaşılıyorsa kusur anlatandadır yanlış anladığı iddia edilende değil. Hele ki anlatan ben şöyle mükemmelim, şöyle büyüğüm, her boku bilirim diye böbürlenip duran bir varlıksa. 

Evet ayrıca şu var: Ayetler bu kadar yanlış anlaşılabiliyorsa ve farklı yorumlanabiliyorsa neden bu kitaptan sorumlu tutulup cennete yada cehenneme gidiyoruz ? Diyelim ki bu kitap vahşeti, sapıklığı ve terörü onaylamayan bir kitap . O zaman neden böyle anlaşıyor ?Hani tanrının sözüydü? Açık açık dinden çıkanı çarmıha gererek katledin diyor. Daha neyin muhabbeti? Boş boş konuşmayalım. İsa denen piçi ciddiye alıcak gerizekalı biri değilim. Muhammed denen sapık katilde İsa denen piçte Musa denen züğürt köpekde aynı gözümde. Şu aptal orta doğu masallarını kopyalayıp kendilerince yeni bir din yaratmıştır bu gerizekalılar. İnsan yerine konulmayı hak etmiyorlar. 

tarihinde Fikir Adamı tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Ayet bükmeni geçtim dediklerimi yanlış anladın yada çarpıttın .Ben birebir aynıdır demedim çok fazla benzerlik var dedim Kura'ndada öyle zaten. İsa denen babası belli olmayan piç basit bir yalancıdır. Davut'un soyundan gelmiyor yine Richard Dawkins'in Tanrı Yanılgısı kitabının " Kutsal Kitaptan Kanıt" bölümünde bulabilirsin bunun kanıtını. Bu incil için bir çelişkidir.

 

Hıristiyanlık , İslam , Musevilik bunların hepsi orta doğu din geleneğinden türemiş dinlerdir. İsa denen  piçin muhammed denen pedofili sapıktan farkı yoktur.

 

Piçin felsefi sözlerinden etkilendim demişsin , neyden etkilendiğini bilmiyorum ama o piçin etkileyici bir söz söylemediği tarihsel gerçek. Muhammed'de sözde kadına değer verirmiş insanlık için önemli sözler söylemiş ama sözde. İsa'da aynı şekilde sözde . Muhammed denen sapık katil ile isa denen piç arasında en ufak fark yok. Lanet putlar...

İslam insan uydurması arapların dinidir.Ve İsa Mesih düşmanlarınızı sevin gibi ifadelerden etkilenmemek elde değil.Muhammed konusunda size katılıyorum ama İsa Mesih konusunda size asla katılmıyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Evet ayrıca şu var: Ayetler bu kadar yanlış anlaşılabiliyorsa ve farklı yorumlanabiliyorsa neden bu kitaptan sorumlu tutulup cennete yada cehenneme gidiyoruz ? Diyelim ki bu kitap vahşeti, sapıklığı ve terörü onaylamayan bir kitap . O zaman neden böyle anlaşıyor ?Hani tanrının sözüydü? Açık açık dinden çıkanı çarmıha gererek katledin diyor. Daha neyin muhabbeti? Boş boş konuşmayalım. İsa denen piçi ciddiye alıcak gerizekalı biri değilim. Muhammed denen sapık katilde İsa denen piçte Musa denen züğürt köpekde aynı gözümde. Şu aptal orta doğu masallarını kopyalayıp kendilerince yeni bir din yaratmıştır bu gerizekalılar. İnsan yerine konulmayı hak etmiyorlar. 

incilde dinden çıkanı çarmıha gerin diye bir tane ayet bile yok.İsa Mesih düşmanları sevmeyi bile öğütlüyor.Haçlı seferleri hristiyanlık dinini kendi çıkarları için kullanmışlardır.Kutsal kitabımız aslında yanlış anlaşılmak istenmiyor,ama bazıları bilerek sizin gibi yanlış anlamak istiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, Tengrizm yazdı:

İslam insan uydurması arapların dinidir.Ve İsa Mesih düşmanlarınızı sevin gibi ifadelerden etkilenmemek elde değil.Muhammed konusunda size katılıyorum ama İsa Mesih konusunda size asla katılmıyorum.

İsa denen piçin söylediği iddia edilen aptalca bir söz daha. Sözde muhammedde " Cennet anaların ayakları altındadır demiş." madem kadınlara bu kadar değer veriyodun neden cariye olmalarını onaylıyorsun? Neden tecavüzcü , pedofili bir köpeksin muhammed? İşte sözde. İsa denen hayvan madem bu kadar barışçıldı niye dinden dönenleri çarmıha gererek tanrıya adayın dedi ayetlerde? Piç bir köpek olduğundan olabilir mi? Sahte Peygamberler dönemini okumanı öneririm. Bu isa denen piç , muhammed denen sapık pedofili katil , musa denen yalaka züğürt gibi yavşakların masallarına kanmayı bırakırsın. Bu sözde ilahi bir kuvvet tarafından gönderilmiş itler siyaset o dönem din üzerinden yapıldığı için ve din ile toplumları kontrol etmek çok kolay olduğundan o coğrafyadaki dini masalları harmanlayıp götlerinden aptalca bir şeyler uydurmuşlardır. Putları yıkacağız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, Fikir Adamı yazdı:

İsa denen piçin söylediği iddia edilen aptalca bir söz daha. Sözde muhammedde " Cennet anaların ayakları altındadır demiş." madem kadınlara bu kadar değer veriyodun neden cariye olmalarını onaylıyorsun? Neden tecavüzcü , pedofili bir köpeksin muhammed? İşte sözde. İsa denen hayvan madem bu kadar barışçıldı niye dinden dönenleri çarmıha gererek tanrıya adayın dedi ayetlerde? Piç bir köpek olduğundan olabilir mi? Sahte Peygamberler dönemini okumanı öneririm. Bu isa denen piç , muhammed denen sapık pedofili katil , musa denen yalaka züğürt gibi yavşakların masallarına kanmayı bırakırsın. Bu sözde ilahi bir kuvvet tarafından gönderilmiş itler siyaset o dönem din üzerinden yapıldığı için ve din ile toplumları kontrol etmek çok kolay olduğundan o coğrafyadaki dini masalları harmanlayıp götlerinden aptalca bir şeyler uydurmuşlardır. Putları yıkacağız.

İsa Mesih öyle bir şey demedi.Muhammed konusun da haklısınız,o ganimetçi,kadın düşkünü,pedofil sahte bir peygamber ama İsa Mesih öyle değil.O Tanrının oğlu yani tanrının sözü,bizim inancımızda peygamberler günah işlemişti,tek günahsız İsa Mesih efendimizdir.Ve bana kanıt olarak ayet gösterir misin, İsa mesihin öyle söylediği şey mecazi anlamda çarmıhını yükleyip ardından bana gelmeyen layık değildir diyor.Mecazi anlamda demek istiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Tengrizm yazdı:

incilde dinden çıkanı çarmıha gerin diye bir tane ayet bile yok.İsa Mesih düşmanları sevmeyi bile öğütlüyor.Haçlı seferleri hristiyanlık dinini kendi çıkarları için kullanmışlardır.Kutsal kitabımız aslında yanlış anlaşılmak istenmiyor,ama bazıları bilerek sizin gibi yanlış anlamak istiyor.

"Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına
ayrılık sokmaya geldim." Bak piç nasılda hemen gerçek yüzünü belli ediyor. O yukarda yazdığın ayetleri bükerek bir yere gelemezsin. 

 

DEUTERONOMY BÖLÜM 20

"Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin.

 Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.

 Ama barış önerinizi geri çevirir, sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın.

 Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.

Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RAB’bin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz."

 

Piç çocukları köle yapıp kadınlara tecavüz etmeyi kötü bir şey olarak görmüyor kente saldırın teslim olurlarsa köleniz olurlarsa öldürmeyin yapmazlarsa tecavüz edin katledin diyor.

 

Luka 12

 "Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı! "

 

Daha neler neler... Müslümanlar gibi ayetleri bükerek bir yere gelemezsin müslümanlar argümanların tamamını batılı protestan hıristiyanlardan alıyor o ayrıda neyse...

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Mecazi anlamda demek istiyor.

Müslümanlarda aynısını söylüyor. " Burada bu denmek istenmiyor." , "Bu mecazi sembolik anlatım." , " Çeviri hatası." diyerek kaçılmaz , kıvrılmaz. Hıristiyan yaratıklar orta çağda kadınları cadı diye çarmıha gerip yaktılar. Buna da " Gerçek hıristiyanlık bu değil." diyecek değilsin herhalde.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

"Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına
ayrılık sokmaya geldim." Bak piç nasılda hemen gerçek yüzünü belli ediyor. O yukarda yazdığın ayetleri bükerek bir yere gelemezsin. 

 

DEUTERONOMY BÖLÜM 20

"Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin.

 Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.

 Ama barış önerinizi geri çevirir, sizinle savaşmak isterlerse, kenti kuşatın.

 Tanrınız RAB kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin.

Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi yağmalayabilirsiniz. Tanrınız RAB’bin size verdiği düşman malını kullanabilirsiniz."

 

Piç çocukları köle yapıp kadınlara tecavüz etmeyi kötü bir şey olarak görmüyor kente saldırın teslim olurlarsa köleniz olurlarsa öldürmeyin yapmazlarsa tecavüz edin katledin diyor.

 

Luka 12

 "Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı! "

 

Daha neler neler... Müslümanlar gibi ayetleri bükerek bir yere gelemezsin müslümanlar argümanların tamamını batılı protestan hıristiyanlardan alıyor o ayrıda neyse...

 

Hristiyanlıkta Savaş Günah mı?

Hıristiyanlığın barışçı bir din olmadığını kanıtlamak için kullanılan tek „malzeme“ Haçlı Seferleridir. Hıristiyanlar tarafından yapılan her şeyin Hıristiyanlığa uygun olduğunu düşünmek doğru değildir. Haçlı Seferlerinin de Hıristiyanlar tarafından yapılması, Hıristiyanlığın böyle bir eyleme izin verdiğini kanıtlamaz. İncil’i okuduğumuzda yalnızca sevgi görürüz. Hıristiyanlıkta şiddete yer yoktur. Hatta İncil’de şöyle yazar:

 

‚Tanrı sevgidir. Sevgi de yaşayan, Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar‚ (İncil 1.Yuhanna 4:16).

Kılıç kullanmayı yasaklayan tek din Hıristiyanlıktır. İnanç uğruna savaşmak, Hıristiyan’ın ve Hıristiyanlığın ruhuna aykırıdır. Hiçbir gerçek Hıristiyan’ın, ne Haçlı Seferlerini ne de diğer din savaşlarını savunması mümkün değildir. Çünkü bunlar, İncil’e aykırıdır. Bir Hıristiyan’ın görevleri arasında savaşmak değil, savaşları durdurmak,yani barışı sağlamak vardır:

 

‚Ne mutlu barışı sağlayanlara! Onlara Tanrı oğulları denecek‘.

Yine İsa Mesih, düşmanlarımızı bile sevmemizi istememiş miydi?

‚Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin. İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, sizde onlara öyle davranın. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri severler. Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile öyle yaparlar‘ (Luka 6:27-34).

İncil ‘deki sevgi, düşmanı bile sevebilen coşkun bir sevgidir. Böylesine coşkun sevgiye sahip bir inancın “ ’savaş suçlusu“ sayılması ve bu inancın simgesi durumunda olan „Haçın“ bazı savaş adlarının ilk kısmını oluşturması, tamamen şeytansal bir planın sonucudur. İncil der ki:

‚Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. Birbirinizi kardeşlik sevgisiyle, şefkatle sevin. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin. Bütün insanlarla barış içinde yaşayın. Sevgili kardeşler, kendi kendiniz için öç almayın, bunu Tanrı’nın gazabına ( yargılamasına) bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Rab diyor ki öç benimdir, kötülüğün karşılığını ben vereceğim‘ Yine yazılmıştır: ‘Düşmanın acıkmışsa onu doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onun başı üzerine ateş korları yığarsın ( onu utanca boğarsın).‘ Kötülüğe yenilme, ancak kötülüğü iyilikle yen‘(İncil, Romalılar 12:9-21).

Bu ayetleri yaşamakla yükümlü olan bir Hıristiyan’ın, bırakın savaş yapmayı, insanları incitmekten bile sakınması lazımdır. Bazı kişiler “ bu ayetler çok güzel ama uygulanabilir mi?“ diye sorabilirler. İncil bize, yaşanamayacak bir hayatı sunmuyor, tersine İsa Mesih ve bütün gerçek izleyicileri tarafından yaşanmış bir hayattan söz ediyor. Gerçek Hıristiyanlar, bu hayatı yaşadılar, yaşıyorlar ve yaşayacaklardır. İsa Mesih suçsuz yere öldürüldü, haç üzerinde asılı iken şunları söylüyordu.

‚Ey baba, onları bağışla; çünkü ne ettiklerini bilmiyorlar‘ (İncil , Luka 23:34).

İsa’nın ilk izleyicilerinden olan İstefan, Yahudiler tarafından taşlanıyor, hiç karşılık vermiyor ve onun da son sözleri şöyle oluyordu: 
‚Ya Rab, onlara bu günahı yükleme ( sayma)‚ (İncil, Elçilerin İşleri, 7:60).

Yanlış Anlaşılan Ayetler

İncil’in okuyan herkes İsa Mesih’in şiddet yanlısı olmadığını rahatlıkla anlayabilir. Fakat bazı yazarlar, İncil’de yer alan bazı ayetleri anlamazlıktan gelerek Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olmadığını ileri sürmektedirler. Şimdi yanlış anlaşılan bu ayetleri beraber inceleyelim ve Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olup olmadığına beraber karar verelim.

‚Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık koymaya geldim. İnsanın düşmanları, kendi ev halkı olacaktır‘ (İncil, Matta 10:34-36).

‚Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim. Bundan sonra bir evde beş kişi olacak, üçü ikiye, ikisi üçe karşı ayrılacaklar. Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır‘ (İncil, Luka 12:51-53).

Bu ayetlerde anlatılmak istenen nedir? İsa Mesih, yine bir yerde şunları söylüyor:

‚Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek‘ (İncil, Matta10:22).

İsa Mesih bu ayetlerde, kendisine inanacak kişilerin çekeceklerinden sıkıntılardan söz etmektedir. İsa Mesih’in bu sözleri hemen, Hıristiyanlığın daha ilk yıllarında gerçekleşmeye başladı. O’nun 12 öğrencisinden, sadece biri – Yuhanna- doğal bir ölümle öldü. Diğerleri çeşitli şekillerde idam edilerek öldürüldüler. İlk Hıristiyanlardan birçok kişi aç aslanlara atıldı, diri diri ateşle atıldı, çarmıha asıldı ve daha birçok şekillerde şehit edildi. Ama bütün bunların ortak bir özelliği vardı: Kendilerine kötülük edenlere karşı kötülük düşünmediler.

Çünkü Efendilerinin şu sözünü unutmuş değillerdi:

‚Fakat ey dinleyenler, size diyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik edin, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin‘ (İncil, Luka, 6:27-28).

Evet, Hıristiyanların inancı, kendilerini her sıkıntıda ayakta tutabilecek güçtedir. Hıristiyanlık tarihi, aç aslanlara doğru giderken, ilahiler okuyan cesur Hıristiyanlarla doludur.

Bu ayetleri yanlış yorumlayan kişiler, bu ayetlerin anlamını İslamiyet’i bırakıp Hıristiyanlığı seçenlere sormalarını tavsiye ederiz. Ülkemizde, Hıristiyanlığı seçtiği için, ya Hıristiyanlığı ya da ailesini terk etmek zorunda bırakılan „oğullara, kızlarla, gelinlerle, kocalarla ve kaynanalarla“ doludur. Yani Hıristiyanlığı seçen bir kişiye ilk önce ailesi düşman oluyor. Bu durum Yahudilerde ve putperestlerde de öyle idi. İşte İsa Mesih bu gerçeği vurgulamak istemiştir. İsa Mesih’in şiddet kullanılmasına her zaman karşı çıktığına dair İncil’den iki örnek verelim:

‚İsa kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazırlık yapmak üzere gidip Samiriyeliler’e ait bir köye girdiler. Ama Samiriyeliler Kudüs’e gitmekte olan İsa’yı kabul etmediler.

Öğrencilerden Yakup ile Yuhanna bunu görünce, ‘Rab, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?‘ dediler. Ama İsa dönüp onları azarladı. Sonra başka bir köye gittiler‘(İncil, Luka 9:52-56 ).

İsa Mesih’in çarmıha gerilmek üzere tutuklandığında meydana gelen olay ve İsa Mesih’in bu olaya yaklaşımı ise çok açıktır:

‚İsa’yı yakalayıp tutukladılar. İsa’yla birlikte olanlardan biri ani bir hareketle kılıcını çekti, başkahinin kölesine vurup kulağını uçurdu. O zaman İsa ona, ‘Kılıcını yerine koy!‘ dedi. ‘Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. Yoksa Babamdan yardım istemez miyim sanıyorsun? İstesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir. Ama böyle olması gerektiğini bildiren Kutsal Yazılar o zaman nasıl yerine gelirdi?‘ (İncil, Matta, 26:50-54).

Eğer İncil’in Luka bölümü 22:51 ayete bakarsanız İsa Mesih’in o kişinin kulağını iyileştirdiğini görürsünüz. Hıristiyanlığın tek kaynağı olan İncil’de yer alan, sevgi ve barışçılık üzerine birkaç ayet daha:

‚Ama gökten gelen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle – özelliklerle- doludur‘ (Yakup, 3:17).

‚Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine kutsanmayla karşılık verin‘(1.Petrus , 3:9).

Eğer bir kimse ‘Tanrı’yı seviyorum der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı’yı sevemez. ‘Tanrı’yı seven, kardeşini de sevsin‘ diyen buyruğu biz İsa Mesih’ten aldı‘ (1.Yuhanna , 4:20-21).

„Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık, onun gözlerini kör etmiştir‘(1.Yuhanna , 2:11).

‚Sakın kimse kötülüğe karşı karşılık vermesin. Birbiriniz ve tüm insanlar için her zaman iyiliği amaçlayın‘ (1.Selanikliler 5:15).

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, Tengrizm yazdı:

İsa Mesih öyle bir şey demedi.Muhammed konusun da haklısınız,o ganimetçi,kadın düşkünü,pedofil sahte bir peygamber ama İsa Mesih öyle değil.O Tanrının oğlu yani tanrının sözü,bizim inancımızda peygamberler günah işlemişti,tek günahsız İsa Mesih efendimizdir.Ve bana kanıt olarak ayet gösterir misin, İsa mesihin öyle söylediği şey mecazi anlamda çarmıhını yükleyip ardından bana gelmeyen layık değildir diyor.Mecazi anlamda demek istiyor.

niye  aristonun veya marcus aureliusun yada başka bir filozof düşünür değilde isanın dedikleri adete içine aldı ?  

 

ona bakarsan isanın dediği iddia edilen ahlaki öğretiler ondan çok çok önce ki filozoflar tarafından söylenmiş  boşluğu doldurmak için başka bir dine bir rehberemi ihtiyaç duydun yoksa ya varsa sorusunumu seni içine aldı ?

 

ona bakarsan incile göre daha gerçekçi daha uygulanabilir ahlaki öğretiler veren kendime düşünceler adlı kitabı rehber almak yerine neden incil ?

tarihinde İlluminatus tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Müslümanlarda aynısını söylüyor. " Burada bu denmek istenmiyor." , "Bu mecazi sembolik anlatım." , " Çeviri hatası." diyerek kaçılmaz , kıvrılmaz. Hıristiyan yaratıklar orta çağda kadınları cadı diye çarmıha gerip yaktılar. Buna da " Gerçek hıristiyanlık bu değil." diyecek değilsin herhalde.

İncilde kadınları yakın diye ifade bile yok,onlar hristiyanlık inancını kendi çıkarları için kullandılar.Çünkü hristiyanlık inancı kadınlara değer vermiştir.İsa Mesih zina eden kadını affetmiştir,

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Evet ayrıca şu var: Ayetler bu kadar yanlış anlaşılabiliyorsa ve farklı yorumlanabiliyorsa neden bu kitaptan sorumlu tutulup cennete yada cehenneme gidiyoruz ? Diyelim ki bu kitap vahşeti, sapıklığı ve terörü onaylamayan bir kitap . O zaman neden böyle anlaşıyor ?Hani tanrının sözüydü? Açık açık dinden çıkanı çarmı

ha gererek katledin diyor. Daha neyin muhabbeti? Boş boş konuşmayalım. İsa denen piçi ciddiye alıcak gerizekalı biri değilim. Muhammed denen sapık katilde İsa denen piçte Musa denen züğürt köpekde aynı gözümde. Şu aptal orta doğu masallarını kopyalayıp kendilerince yeni bir din yaratmıştır bu gerizekalılar. İnsan yerine konulmayı hak etmiyorlar. 

 

1 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Müslümanlarda aynısını söylüyor. " Burada bu denmek istenmiyor." , "Bu mecazi sembolik anlatım." , " Çeviri hatası." diyerek kaçılmaz , kıvrılmaz. Hıristiyan yaratıklar orta çağda kadınları cadı diye çarmıha gerip yaktılar. Buna da " Gerçek hıristiyanlık bu değil." diyecek değilsin herhalde.

 

Bu argüman Hristiyanlık için geçersizdir çünkü Hristiyanlıkta otorite vardır. Bu otorite Havarisel yetkiye/atamaya dayalıdır. İznik İman Bildirgesine göre her Hristiyan Elçisel bir kiliseye inandığını söyler ama Havarilerden bu yana bu atamanın geçerli olduğunu bildiğimiz iki kilise vardır; Katolik ve Ortodoks Kiliseleridir. Bu iki kilisesinin dışında mesela hiç bir Protestan pastörün atama, öğreti verme yetkisi yoktur. Çünkü hiç bir pastör, bu yetkileri Havarisel hiyerarşi de almamıştır. 

 

Mesela Titus Giritte ihtiyarlar atamıştır, o zamandan bu yana atamalar devam etmektedir (Titus 1. Bölüm). Ayetler bu kadar yanlış anlaşılıyorsa sözü Protestanları ilgilendirir. Mesela bir Katolik, Magisterium'un yapacağ/yaptığı yorumunun doğru olduğuna ve bu yorumdan dışarı çıkamayacağını kabul eder.

 

Diğer yandan, Hristiyanlık, savaşı hiçbir zaman desteklememiştir. Sırf savaş konusunda ''haklı savaş öğretisi'' bile geliştirilmiştir. Savaşa girme, Hristiyanlık için sonrasında kazanılmış/onaylanmış bir öğretidir. Savaş, eğer kötü bir şey/zulüm savaş dışında durdurulamayacak ise, devlet yöneticinin/yöneticilerinin isteği ve izni ile gerçekleşir.

 

Bu yüzden, İncil yerine Tevrat/Eski Antlaşmadan örnek verilmesi yerinde olur. Ayrıca @Tengrizm, siz tam olarak kimsiniz, dininizi ne kadar iyi biliyorsunuz ki burada katılım gösteriyorsunuz ve mezhebiniz nedir?

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Hristiyanlıkta Savaş Günah mı?

Hıristiyanlığın barışçı bir din olmadığını kanıtlamak için kullanılan tek „malzeme“ Haçlı Seferleridir. Hıristiyanlar tarafından yapılan her şeyin Hıristiyanlığa uygun olduğunu düşünmek doğru değildir. Haçlı Seferlerinin de Hıristiyanlar tarafından yapılması, Hıristiyanlığın böyle bir eyleme izin verdiğini kanıtlamaz. İncil’i okuduğumuzda yalnızca sevgi görürüz. Hıristiyanlıkta şiddete yer yoktur. Hatta İncil’de şöyle yazar:

 

‚Tanrı sevgidir. Sevgi de yaşayan, Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar‚ (İncil 1.Yuhanna 4:16).

Kılıç kullanmayı yasaklayan tek din Hıristiyanlıktır. İnanç uğruna savaşmak, Hıristiyan’ın ve Hıristiyanlığın ruhuna aykırıdır. Hiçbir gerçek Hıristiyan’ın, ne Haçlı Seferlerini ne de diğer din savaşlarını savunması mümkün değildir. Çünkü bunlar, İncil’e aykırıdır. Bir Hıristiyan’ın görevleri arasında savaşmak değil, savaşları durdurmak,yani barışı sağlamak vardır:

 

‚Ne mutlu barışı sağlayanlara! Onlara Tanrı oğulları denecek‘.

Yine İsa Mesih, düşmanlarımızı bile sevmemizi istememiş miydi?

‚Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin. İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, sizde onlara öyle davranın. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri severler. Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile öyle yaparlar‘ (Luka 6:27-34).

İncil ‘deki sevgi, düşmanı bile sevebilen coşkun bir sevgidir. Böylesine coşkun sevgiye sahip bir inancın “ ’savaş suçlusu“ sayılması ve bu inancın simgesi durumunda olan „Haçın“ bazı savaş adlarının ilk kısmını oluşturması, tamamen şeytansal bir planın sonucudur. İncil der ki:

‚Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. Birbirinizi kardeşlik sevgisiyle, şefkatle sevin. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin. Bütün insanlarla barış içinde yaşayın. Sevgili kardeşler, kendi kendiniz için öç almayın, bunu Tanrı’nın gazabına ( yargılamasına) bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Rab diyor ki öç benimdir, kötülüğün karşılığını ben vereceğim‘ Yine yazılmıştır: ‘Düşmanın acıkmışsa onu doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onun başı üzerine ateş korları yığarsın ( onu utanca boğarsın).‘ Kötülüğe yenilme, ancak kötülüğü iyilikle yen‘(İncil, Romalılar 12:9-21).

Bu ayetleri yaşamakla yükümlü olan bir Hıristiyan’ın, bırakın savaş yapmayı, insanları incitmekten bile sakınması lazımdır. Bazı kişiler “ bu ayetler çok güzel ama uygulanabilir mi?“ diye sorabilirler. İncil bize, yaşanamayacak bir hayatı sunmuyor, tersine İsa Mesih ve bütün gerçek izleyicileri tarafından yaşanmış bir hayattan söz ediyor. Gerçek Hıristiyanlar, bu hayatı yaşadılar, yaşıyorlar ve yaşayacaklardır. İsa Mesih suçsuz yere öldürüldü, haç üzerinde asılı iken şunları söylüyordu.

‚Ey baba, onları bağışla; çünkü ne ettiklerini bilmiyorlar‘ (İncil , Luka 23:34).

İsa’nın ilk izleyicilerinden olan İstefan, Yahudiler tarafından taşlanıyor, hiç karşılık vermiyor ve onun da son sözleri şöyle oluyordu: 
‚Ya Rab, onlara bu günahı yükleme ( sayma)‚ (İncil, Elçilerin İşleri, 7:60).

Yanlış Anlaşılan Ayetler

İncil’in okuyan herkes İsa Mesih’in şiddet yanlısı olmadığını rahatlıkla anlayabilir. Fakat bazı yazarlar, İncil’de yer alan bazı ayetleri anlamazlıktan gelerek Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olmadığını ileri sürmektedirler. Şimdi yanlış anlaşılan bu ayetleri beraber inceleyelim ve Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olup olmadığına beraber karar verelim.

‚Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık koymaya geldim. İnsanın düşmanları, kendi ev halkı olacaktır‘ (İncil, Matta 10:34-36).

‚Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim. Bundan sonra bir evde beş kişi olacak, üçü ikiye, ikisi üçe karşı ayrılacaklar. Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır‘ (İncil, Luka 12:51-53).

Bu ayetlerde anlatılmak istenen nedir? İsa Mesih, yine bir yerde şunları söylüyor:

‚Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek‘ (İncil, Matta10:22).

İsa Mesih bu ayetlerde, kendisine inanacak kişilerin çekeceklerinden sıkıntılardan söz etmektedir. İsa Mesih’in bu sözleri hemen, Hıristiyanlığın daha ilk yıllarında gerçekleşmeye başladı. O’nun 12 öğrencisinden, sadece biri – Yuhanna- doğal bir ölümle öldü. Diğerleri çeşitli şekillerde idam edilerek öldürüldüler. İlk Hıristiyanlardan birçok kişi aç aslanlara atıldı, diri diri ateşle atıldı, çarmıha asıldı ve daha birçok şekillerde şehit edildi. Ama bütün bunların ortak bir özelliği vardı: Kendilerine kötülük edenlere karşı kötülük düşünmediler.

Çünkü Efendilerinin şu sözünü unutmuş değillerdi:

‚Fakat ey dinleyenler, size diyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik edin, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin‘ (İncil, Luka, 6:27-28).

Evet, Hıristiyanların inancı, kendilerini her sıkıntıda ayakta tutabilecek güçtedir. Hıristiyanlık tarihi, aç aslanlara doğru giderken, ilahiler okuyan cesur Hıristiyanlarla doludur.

Bu ayetleri yanlış yorumlayan kişiler, bu ayetlerin anlamını İslamiyet’i bırakıp Hıristiyanlığı seçenlere sormalarını tavsiye ederiz. Ülkemizde, Hıristiyanlığı seçtiği için, ya Hıristiyanlığı ya da ailesini terk etmek zorunda bırakılan „oğullara, kızlarla, gelinlerle, kocalarla ve kaynanalarla“ doludur. Yani Hıristiyanlığı seçen bir kişiye ilk önce ailesi düşman oluyor. Bu durum Yahudilerde ve putperestlerde de öyle idi. İşte İsa Mesih bu gerçeği vurgulamak istemiştir. İsa Mesih’in şiddet kullanılmasına her zaman karşı çıktığına dair İncil’den iki örnek verelim:

‚İsa kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazırlık yapmak üzere gidip Samiriyeliler’e ait bir köye girdiler. Ama Samiriyeliler Kudüs’e gitmekte olan İsa’yı kabul etmediler.

Öğrencilerden Yakup ile Yuhanna bunu görünce, ‘Rab, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?‘ dediler. Ama İsa dönüp onları azarladı. Sonra başka bir köye gittiler‘(İncil, Luka 9:52-56 ).

İsa Mesih’in çarmıha gerilmek üzere tutuklandığında meydana gelen olay ve İsa Mesih’in bu olaya yaklaşımı ise çok açıktır:

‚İsa’yı yakalayıp tutukladılar. İsa’yla birlikte olanlardan biri ani bir hareketle kılıcını çekti, başkahinin kölesine vurup kulağını uçurdu. O zaman İsa ona, ‘Kılıcını yerine koy!‘ dedi. ‘Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. Yoksa Babamdan yardım istemez miyim sanıyorsun? İstesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir. Ama böyle olması gerektiğini bildiren Kutsal Yazılar o zaman nasıl yerine gelirdi?‘ (İncil, Matta, 26:50-54).

Eğer İncil’in Luka bölümü 22:51 ayete bakarsanız İsa Mesih’in o kişinin kulağını iyileştirdiğini görürsünüz. Hıristiyanlığın tek kaynağı olan İncil’de yer alan, sevgi ve barışçılık üzerine birkaç ayet daha:

‚Ama gökten gelen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle – özelliklerle- doludur‘ (Yakup, 3:17).

‚Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine kutsanmayla karşılık verin‘(1.Petrus , 3:9).

Eğer bir kimse ‘Tanrı’yı seviyorum der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı’yı sevemez. ‘Tanrı’yı seven, kardeşini de sevsin‘ diyen buyruğu biz İsa Mesih’ten aldı‘ (1.Yuhanna , 4:20-21).

„Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık, onun gözlerini kör etmiştir‘(1.Yuhanna , 2:11).

‚Sakın kimse kötülüğe karşı karşılık vermesin. Birbiriniz ve tüm insanlar için her zaman iyiliği amaçlayın‘ (1.Selanikliler 5:15).

Kura'ndada böyle ayetler var. Bunun nedeni o zaman isa denen piçin elinde güç olmamasıdır. Aynı şekilde muhammed adlı pedofili katil elinde güç olmadığı zaman " Senin dinin sana benim dinim bana." gibi ayetler yazmıştır. Sonra güçlenince " Nerede bulursanız öldürün." demiştir. İsa yavşağıda aynı şekilde işte. Piç put isa.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Kura'ndada böyle ayetler var. Bunun nedeni o zaman isa denen piçin elinde güç olmamasıdır. Aynı şekilde muhammed adlı pedofili katil elinde güç olmadığı zaman " Senin dinin sana benim dinim bana." gibi ayetler yazmıştır. Sonra güçlenince " Nerede bulursanız öldürün." demiştir. İsa yavşağıda aynı şekilde işte. Piç put isa.

isanın yaşayıp yaşamadığı zaten meçhul değilmide piç olsun ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, beş kalır yazdı:

 

 

Bu argüman Hristiyanlık için geçersizdir çünkü Hristiyanlıkta otorite vardır. Bu otorite Havarisel yetkiye/atamaya dayalıdır. İznik İman Bildirgesine göre her Hristiyan Elçisel bir kiliseye inandığını söyler ama Havarilerden bu yana bu atamanın geçerli olduğunu bildiğimiz iki kilise vardır; Katolik ve Ortodoks Kiliseleridir. Bu iki kilisesinin dışında mesela hiç bir Protestan pastörün atama, öğreti verme yetkisi yoktur. Çünkü hiç bir pastör, bu yetkileri Havarisel hiyerarşi de almamıştır. 

 

Mesela Titus Giritte ihtiyarlar atamıştır, o zamandan bu yana atamalar devam etmektedir (Titus 1. Bölüm). Ayetler bu kadar yanlış anlaşılıyorsa sözü Protestanları ilgilendirir. Mesela bir Katolik, Magisterium'un yapacağ/yaptığı yorumunun doğru olduğuna ve bu yorumdan dışarı çıkamayacağını kabul eder.

 

Diğer yandan, Hristiyanlık, savaşı hiçbir zaman desteklememiştir. Sırf savaş konusunda ''haklı savaş öğretisi'' bile geliştirilmiştir. Savaşa girme, Hristiyanlık için sonrasında kazanılmış/onaylanmış bir öğretidir. Savaş, eğer kötü bir şey/zulüm savaş dışında durdurulamayacak ise, devlet yöneticinin/yöneticilerinin isteği ve izni ile gerçekleşir.

 

Bu yüzden, İncil yerine Tevrat/Eski Antlaşmadan örnek verilmesi yerinde olur. Ayrıca @Tengrizm, siz tam olarak kimsiniz, dininizi ne kadar iyi biliyorsunuz ki burada katılım gösteriyorsunuz ve mezhebiniz nedir?

 

 

 

 

Orada yazdığım incildeki ayetleri görmedin herhalde. İsa denen piç muhammeden farksızdır. Ayetleri okuyup kolayca anlayabilirsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 minutes ago, Tengrizm said:

Hayır insanlar Hristiyanlık dinini tarihte kendi çıkarları için kullanmışlardır. İncil de benim adımla birlikte kılıçla savaşın gibi ifadeler yer almaz.Aslında yanlış anlaşılma dediğim,ateistler ayetlerin bütün olduğunu anlamak istemeyip,kendileri istediğini yöne çekiyorlar.İşte bu yüzden anlamıyorlar demek istedim.Ve İsa Mesih hiç savaşmamış ve barışı öğütlemiştir.

 

Kullandırtmasaydı, ne yaptığının farkında değil mi bu diğer put? Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, hiç bir şeye muhtaç olmayan bir tanrıya inanıp sonra da her şey için insanları suçlamak saçmalığın daniskası. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×