Jump to content
Tengrizm

İncilde Yanlış Anlaşılan Ayetler

Recommended Posts

1 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Hristiyanlıkta Savaş Günah mı?

Hıristiyanlığın barışçı bir din olmadığını kanıtlamak için kullanılan tek „malzeme“ Haçlı Seferleridir. Hıristiyanlar tarafından yapılan her şeyin Hıristiyanlığa uygun olduğunu düşünmek doğru değildir. Haçlı Seferlerinin de Hıristiyanlar tarafından yapılması, Hıristiyanlığın böyle bir eyleme izin verdiğini kanıtlamaz. İncil’i okuduğumuzda yalnızca sevgi görürüz. Hıristiyanlıkta şiddete yer yoktur. Hatta İncil’de şöyle yazar:

 

‚Tanrı sevgidir. Sevgi de yaşayan, Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar‚ (İncil 1.Yuhanna 4:16).

Kılıç kullanmayı yasaklayan tek din Hıristiyanlıktır. İnanç uğruna savaşmak, Hıristiyan’ın ve Hıristiyanlığın ruhuna aykırıdır. Hiçbir gerçek Hıristiyan’ın, ne Haçlı Seferlerini ne de diğer din savaşlarını savunması mümkün değildir. Çünkü bunlar, İncil’e aykırıdır. Bir Hıristiyan’ın görevleri arasında savaşmak değil, savaşları durdurmak,yani barışı sağlamak vardır:

 

‚Ne mutlu barışı sağlayanlara! Onlara Tanrı oğulları denecek‘.

Yine İsa Mesih, düşmanlarımızı bile sevmemizi istememiş miydi?

‚Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin. İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, sizde onlara öyle davranın. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri severler. Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile öyle yaparlar‘ (Luka 6:27-34).

İncil ‘deki sevgi, düşmanı bile sevebilen coşkun bir sevgidir. Böylesine coşkun sevgiye sahip bir inancın “ ’savaş suçlusu“ sayılması ve bu inancın simgesi durumunda olan „Haçın“ bazı savaş adlarının ilk kısmını oluşturması, tamamen şeytansal bir planın sonucudur. İncil der ki:

‚Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. Birbirinizi kardeşlik sevgisiyle, şefkatle sevin. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin. Bütün insanlarla barış içinde yaşayın. Sevgili kardeşler, kendi kendiniz için öç almayın, bunu Tanrı’nın gazabına ( yargılamasına) bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Rab diyor ki öç benimdir, kötülüğün karşılığını ben vereceğim‘ Yine yazılmıştır: ‘Düşmanın acıkmışsa onu doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onun başı üzerine ateş korları yığarsın ( onu utanca boğarsın).‘ Kötülüğe yenilme, ancak kötülüğü iyilikle yen‘(İncil, Romalılar 12:9-21).

Bu ayetleri yaşamakla yükümlü olan bir Hıristiyan’ın, bırakın savaş yapmayı, insanları incitmekten bile sakınması lazımdır. Bazı kişiler “ bu ayetler çok güzel ama uygulanabilir mi?“ diye sorabilirler. İncil bize, yaşanamayacak bir hayatı sunmuyor, tersine İsa Mesih ve bütün gerçek izleyicileri tarafından yaşanmış bir hayattan söz ediyor. Gerçek Hıristiyanlar, bu hayatı yaşadılar, yaşıyorlar ve yaşayacaklardır. İsa Mesih suçsuz yere öldürüldü, haç üzerinde asılı iken şunları söylüyordu.

‚Ey baba, onları bağışla; çünkü ne ettiklerini bilmiyorlar‘ (İncil , Luka 23:34).

İsa’nın ilk izleyicilerinden olan İstefan, Yahudiler tarafından taşlanıyor, hiç karşılık vermiyor ve onun da son sözleri şöyle oluyordu: 
‚Ya Rab, onlara bu günahı yükleme ( sayma)‚ (İncil, Elçilerin İşleri, 7:60).

Yanlış Anlaşılan Ayetler

İncil’in okuyan herkes İsa Mesih’in şiddet yanlısı olmadığını rahatlıkla anlayabilir. Fakat bazı yazarlar, İncil’de yer alan bazı ayetleri anlamazlıktan gelerek Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olmadığını ileri sürmektedirler. Şimdi yanlış anlaşılan bu ayetleri beraber inceleyelim ve Hıristiyanlığın barışçı bir inanç olup olmadığına beraber karar verelim.

‚Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık koymaya geldim. İnsanın düşmanları, kendi ev halkı olacaktır‘ (İncil, Matta 10:34-36).

‚Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim. Bundan sonra bir evde beş kişi olacak, üçü ikiye, ikisi üçe karşı ayrılacaklar. Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır‘ (İncil, Luka 12:51-53).

Bu ayetlerde anlatılmak istenen nedir? İsa Mesih, yine bir yerde şunları söylüyor:

‚Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek‘ (İncil, Matta10:22).

İsa Mesih bu ayetlerde, kendisine inanacak kişilerin çekeceklerinden sıkıntılardan söz etmektedir. İsa Mesih’in bu sözleri hemen, Hıristiyanlığın daha ilk yıllarında gerçekleşmeye başladı. O’nun 12 öğrencisinden, sadece biri – Yuhanna- doğal bir ölümle öldü. Diğerleri çeşitli şekillerde idam edilerek öldürüldüler. İlk Hıristiyanlardan birçok kişi aç aslanlara atıldı, diri diri ateşle atıldı, çarmıha asıldı ve daha birçok şekillerde şehit edildi. Ama bütün bunların ortak bir özelliği vardı: Kendilerine kötülük edenlere karşı kötülük düşünmediler.

Çünkü Efendilerinin şu sözünü unutmuş değillerdi:

‚Fakat ey dinleyenler, size diyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik edin, size lanet edenlere iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin‘ (İncil, Luka, 6:27-28).

Evet, Hıristiyanların inancı, kendilerini her sıkıntıda ayakta tutabilecek güçtedir. Hıristiyanlık tarihi, aç aslanlara doğru giderken, ilahiler okuyan cesur Hıristiyanlarla doludur.

Bu ayetleri yanlış yorumlayan kişiler, bu ayetlerin anlamını İslamiyet’i bırakıp Hıristiyanlığı seçenlere sormalarını tavsiye ederiz. Ülkemizde, Hıristiyanlığı seçtiği için, ya Hıristiyanlığı ya da ailesini terk etmek zorunda bırakılan „oğullara, kızlarla, gelinlerle, kocalarla ve kaynanalarla“ doludur. Yani Hıristiyanlığı seçen bir kişiye ilk önce ailesi düşman oluyor. Bu durum Yahudilerde ve putperestlerde de öyle idi. İşte İsa Mesih bu gerçeği vurgulamak istemiştir. İsa Mesih’in şiddet kullanılmasına her zaman karşı çıktığına dair İncil’den iki örnek verelim:

‚İsa kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazırlık yapmak üzere gidip Samiriyeliler’e ait bir köye girdiler. Ama Samiriyeliler Kudüs’e gitmekte olan İsa’yı kabul etmediler.

Öğrencilerden Yakup ile Yuhanna bunu görünce, ‘Rab, bunları yok etmek için bir buyrukla gökten ateş yağdırmamızı ister misin?‘ dediler. Ama İsa dönüp onları azarladı. Sonra başka bir köye gittiler‘(İncil, Luka 9:52-56 ).

İsa Mesih’in çarmıha gerilmek üzere tutuklandığında meydana gelen olay ve İsa Mesih’in bu olaya yaklaşımı ise çok açıktır:

‚İsa’yı yakalayıp tutukladılar. İsa’yla birlikte olanlardan biri ani bir hareketle kılıcını çekti, başkahinin kölesine vurup kulağını uçurdu. O zaman İsa ona, ‘Kılıcını yerine koy!‘ dedi. ‘Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. Yoksa Babamdan yardım istemez miyim sanıyorsun? İstesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir. Ama böyle olması gerektiğini bildiren Kutsal Yazılar o zaman nasıl yerine gelirdi?‘ (İncil, Matta, 26:50-54).

Eğer İncil’in Luka bölümü 22:51 ayete bakarsanız İsa Mesih’in o kişinin kulağını iyileştirdiğini görürsünüz. Hıristiyanlığın tek kaynağı olan İncil’de yer alan, sevgi ve barışçılık üzerine birkaç ayet daha:

‚Ama gökten gelen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle – özelliklerle- doludur‘ (Yakup, 3:17).

‚Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine kutsanmayla karşılık verin‘(1.Petrus , 3:9).

Eğer bir kimse ‘Tanrı’yı seviyorum der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı’yı sevemez. ‘Tanrı’yı seven, kardeşini de sevsin‘ diyen buyruğu biz İsa Mesih’ten aldı‘ (1.Yuhanna , 4:20-21).

„Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık, onun gözlerini kör etmiştir‘(1.Yuhanna , 2:11).

‚Sakın kimse kötülüğe karşı karşılık vermesin. Birbiriniz ve tüm insanlar için her zaman iyiliği amaçlayın‘ (1.Selanikliler 5:15).

Kura'ndada böyle ayetler var. Bunun nedeni o zaman isa denen piçin elinde güç olmamasıdır. Aynı şekilde muhammed adlı pedofili katil elinde güç olmadığı zaman " Senin dinin sana benim dinim bana." gibi ayetler yazmıştır. Sonra güçlenince " Nerede bulursanız öldürün." demiştir. İsa yavşağıda aynı şekilde işte. Piç put isa.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, Fikir Adamı yazdı:

Kura'ndada böyle ayetler var. Bunun nedeni o zaman isa denen piçin elinde güç olmamasıdır. Aynı şekilde muhammed adlı pedofili katil elinde güç olmadığı zaman " Senin dinin sana benim dinim bana." gibi ayetler yazmıştır. Sonra güçlenince " Nerede bulursanız öldürün." demiştir. İsa yavşağıda aynı şekilde işte. Piç put isa.

isanın yaşayıp yaşamadığı zaten meçhul değilmide piç olsun ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, beş kalır yazdı:

 

 

Bu argüman Hristiyanlık için geçersizdir çünkü Hristiyanlıkta otorite vardır. Bu otorite Havarisel yetkiye/atamaya dayalıdır. İznik İman Bildirgesine göre her Hristiyan Elçisel bir kiliseye inandığını söyler ama Havarilerden bu yana bu atamanın geçerli olduğunu bildiğimiz iki kilise vardır; Katolik ve Ortodoks Kiliseleridir. Bu iki kilisesinin dışında mesela hiç bir Protestan pastörün atama, öğreti verme yetkisi yoktur. Çünkü hiç bir pastör, bu yetkileri Havarisel hiyerarşi de almamıştır. 

 

Mesela Titus Giritte ihtiyarlar atamıştır, o zamandan bu yana atamalar devam etmektedir (Titus 1. Bölüm). Ayetler bu kadar yanlış anlaşılıyorsa sözü Protestanları ilgilendirir. Mesela bir Katolik, Magisterium'un yapacağ/yaptığı yorumunun doğru olduğuna ve bu yorumdan dışarı çıkamayacağını kabul eder.

 

Diğer yandan, Hristiyanlık, savaşı hiçbir zaman desteklememiştir. Sırf savaş konusunda ''haklı savaş öğretisi'' bile geliştirilmiştir. Savaşa girme, Hristiyanlık için sonrasında kazanılmış/onaylanmış bir öğretidir. Savaş, eğer kötü bir şey/zulüm savaş dışında durdurulamayacak ise, devlet yöneticinin/yöneticilerinin isteği ve izni ile gerçekleşir.

 

Bu yüzden, İncil yerine Tevrat/Eski Antlaşmadan örnek verilmesi yerinde olur. Ayrıca @Tengrizm, siz tam olarak kimsiniz, dininizi ne kadar iyi biliyorsunuz ki burada katılım gösteriyorsunuz ve mezhebiniz nedir?

 

 

 

 

Orada yazdığım incildeki ayetleri görmedin herhalde. İsa denen piç muhammeden farksızdır. Ayetleri okuyup kolayca anlayabilirsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 minutes ago, Tengrizm said:

Hayır insanlar Hristiyanlık dinini tarihte kendi çıkarları için kullanmışlardır. İncil de benim adımla birlikte kılıçla savaşın gibi ifadeler yer almaz.Aslında yanlış anlaşılma dediğim,ateistler ayetlerin bütün olduğunu anlamak istemeyip,kendileri istediğini yöne çekiyorlar.İşte bu yüzden anlamıyorlar demek istedim.Ve İsa Mesih hiç savaşmamış ve barışı öğütlemiştir.

 

Kullandırtmasaydı, ne yaptığının farkında değil mi bu diğer put? Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, hiç bir şeye muhtaç olmayan bir tanrıya inanıp sonra da her şey için insanları suçlamak saçmalığın daniskası. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, İlluminatus yazdı:

isanın yaşayıp yaşamadığı zaten meçhul değilmide piç olsun ?

Ben onu dalgasına diyorum sözde meryem cinsel ilişkiye girmeden bunu doğurmuş hani babası belli değil ya.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, beş kalır yazdı:

 

 

Bu argüman Hristiyanlık için geçersizdir çünkü Hristiyanlıkta otorite vardır. Bu otorite Havarisel yetkiye/atamaya dayalıdır. İznik İman Bildirgesine göre her Hristiyan Elçisel bir kiliseye inandığını söyler ama Havarilerden bu yana bu atamanın geçerli olduğunu bildiğimiz iki kilise vardır; Katolik ve Ortodoks Kiliseleridir. Bu iki kilisesinin dışında mesela hiç bir Protestan pastörün atama, öğreti verme yetkisi yoktur. Çünkü hiç bir pastör, bu yetkileri Havarisel hiyerarşi de almamıştır. 

 

Mesela Titus Giritte ihtiyarlar atamıştır, o zamandan bu yana atamalar devam etmektedir (Titus 1. Bölüm). Ayetler bu kadar yanlış anlaşılıyorsa sözü Protestanları ilgilendirir. Mesela bir Katolik, Magisterium'un yapacağ/yaptığı yorumunun doğru olduğuna ve bu yorumdan dışarı çıkamayacağını kabul eder.

 

Diğer yandan, Hristiyanlık, savaşı hiçbir zaman desteklememiştir. Sırf savaş konusunda ''haklı savaş öğretisi'' bile geliştirilmiştir. Savaşa girme, Hristiyanlık için sonrasında kazanılmış/onaylanmış bir öğretidir. Savaş, eğer kötü bir şey/zulüm savaş dışında durdurulamayacak ise, devlet yöneticinin/yöneticilerinin isteği ve izni ile gerçekleşir.

 

Bu yüzden, İncil yerine Tevrat/Eski Antlaşmadan örnek verilmesi yerinde olur. Ayrıca @Tengrizm, siz tam olarak kimsiniz, dininizi ne kadar iyi biliyorsunuz ki burada katılım gösteriyorsunuz ve mezhebiniz nedir?

 

 

 

 

Bulunduğum yerde kilise olmadığı için mezhebim belli değil,ve  hristiyanlık dinini biraz biliyorum.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, Tengrizm yazdı:

Adamım john lennox sizin Richard dawkings'i nasıl rezil ediyor.Tanrı vardır Oda İsa Mesih'tir.

yapma şunu şimdi yobaz müslümanlara benzedin bende müslümcüyken bu videoları izleyip oh çekiyordum sonra tümünü izleyince dawkinsin nasıl mantıklı ve çelişmeden bilimsel veriler ile bu adamları sessiz bıraktığını gördüm 

 

 

ayrıca lennox  denen adam kimkide ciddiye alalım evrimi yalanladığını iddia eden asılsız palavra kitapları var bunun 

 

 

 

tarihinde İlluminatus tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu sevgi dolu, merhametli, adaletli,  şefkatli, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan neden canlıların hayatta kalmak için birbirlerini yedikleri, acı, şiddet, vahşet, adaletsizlik dolu bir dünya yaratmış? Neden bir bebek açlıktan acı çekerek kısa bir süre bu dünyada yaşadıktan sonra ölüyor? Nedir  açlıktan acı çekerek ölecek bir bebek yaratmanın nedeni? Amacı ne bu tanrının?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, İlluminatus yazdı:

ayrıca lennox  denen adam kimkide ciddiye alalım evrimi yalanladığını iddia eden asılsız palavra kitapları var bunun 

Birde bu var. Hıristiyansan yaratılışçı olmak zorundasın evrimle çelişiyor? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, İlluminatus yazdı:

Same shit different plate

Ayetler vahşeti , terörü , katliamı , sapıklığı onaylıyor . Bilim dışı. Bunu bükmeye çalışan aciz bir hıristiyan. Evrimi yalanlayan gerizekalıları ciddiye alan dindarlar. Aynı şeyin mavisinin karşılığı bu olmalı. Zaten dediğim gibi Hıristiyanlıkda İslamda Musevilikde orta doğu din geleneğinin devamıdır. Bir geleneğin 3 farklı din haline getirilmiş versiyonudur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, sağduyu yazdı:

Bu sevgi dolu, merhametli, adaletli,  şefkatli, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan neden canlıların hayatta kalmak için birbirlerini yedikleri, acı, şiddet, vahşet, adaletsizlik dolu bir dünya yaratmış? Neden bir bebek açlıktan acı çekerek kısa bir süre bu dünyada yaşadıktan sonra ölüyor? Nedir  açlıktan acı çekerek ölecek bir bebek yaratmanın nedeni? Amacı ne bu tanrının?

 

Tanrı böyle bir dünya yaratmış değil, Adem ve Havva İyiliği ve Kötülüğü Bilme ağacını yedikten sonra, yeryüzü kötülük ve günah ile tanışmıştır. Hristiyanlığa göre bütün bu hastalıklar suçlar, zulüm ve en başta da ölüm, Adem ve Havva'nın günahının sonucudur. 

 

Ayrıca Tanrı YHVH, Musa aracılığıyla bir yasa kitabı getirdi ve insanlardan o yasalara uymalarını istedi. Halbuki hiç bir kimse Tanrının yasasını yerine getirebilecek yetkinlikte değildir. Sonuçta herkes yasaya göre günah işlemiş ve bu yüzden Tanrının gözünde suçlu konumdadır. Bu yüzden Yahudiler,  her Fısıh bayramında günahlarının bağışlanması için kurban sunarlar.

 

Hristiyanlığa göre son Fısıh kurbanı İsa'dır. Bütün insanların günahlarının bağışlanması için bir Fısıh kurbanı gibi çarmıha gerilmiş ve ölmüştür. Tanrı bu kurbandan razıdır. Artık her kim İsa'ya iman ederse günahları bağışlanmış olacak ve kurtulacaktır. 

 

Hristiyanlık öğretisi kabaca budur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, beş kalır said:

 

Tanrı böyle bir dünya yaratmış değil, Adem ve Havva İyiliği ve Kötülüğü Bilme ağacını yedikten sonra, yeryüzü kötülük ve günah ile tanışmıştır. Hristiyanlığa göre bütün bu hastalıklar suçlar, zulüm ve en başta da ölüm, Adem ve Havva'nın günahının sonucudur. 

 

Ayrıca Tanrı YHVH, Musa aracılığıyla bir yasa kitabı getirdi ve insanlardan o yasalara uymalarını istedi. Halbuki hiç bir kimse Tanrının yasasını yerine getirebilecek yetkinlikte değildir. Sonuçta herkes yasaya göre günah işlemiş ve bu yüzden Tanrının gözünde suçlu konumdadır. Bu yüzden Yahudiler,  her Fısıh bayramında günahlarının bağışlanması için kurban sunarlar.

 

Hristiyanlığa göre son Fısıh kurbanı İsa'dır. Bütün insanların günahlarının bağışlanması için bir Fısıh kurbanı gibi çarmıha gerilmiş ve ölmüştür. Tanrı bu kurbandan razıdır. Artık her kim İsa'ya iman ederse günahları bağışlanmış olacak ve kurtulacaktır. 

 

Hristiyanlık öğretisi kabaca budur. 

 

Şu tanrıdaki yüzsüzlüğe bak, şimdi de suçu kendi yarattığı Adem ile Havva'ya atmış. Bu kadar salakça bir şeye insanlar nasıl inanabiliyor hayret!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Şu tanrıdaki yüzsüzlüğe bak, şimdi de suçu kendi yarattığı Adem ile Havva'ya atmış. Bu kadar salakça bir şeye insanlar nasıl inanabiliyor hayret!

 

Adem ve Havva karakterlerinin var olup olmamaları bir yana, Tanrı ilk başta Adem ve Havva'yı uyarmıştı. Bu ağaçtan yersen, ölürsün demişti. Sorumluluk yine Adem ve Havva'ya aitti. Yaratılış 3. Bölümde, bu yasağın bilindiğini ve yasağı çiğnemenin bedelinin ne olacağını bildiklerini okuyoruz. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
35 minutes ago, beş kalır said:

 

Adem ve Havva karakterlerinin var olup olmamaları bir yana, Tanrı ilk başta Adem ve Havva'yı uyarmıştı. Bu ağaçtan yersen, ölürsün demişti. Sorumluluk yine Adem ve Havva'ya aitti. Yaratılış 3. Bölümde, bu yasağın bilindiğini ve yasağı çiğnemenin bedelinin ne olacağını bildiklerini okuyoruz. 

 

Senin anlattığın şekilde durum daha da saçmalaşıyor, koskoca tanrı Adem ile Havva'ya söz geçiremediği için mi bütün bu maskaralık? Baştan sona manyaklık, saçmalık bu dinler. Bir tane mantıklı, düzgün tarafı yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tam sırası: 

 

Temel ramazan günü aç susuz günü zor bitirmiş eve dönüyormuş. Akşama da daha bir saat var. Bakmış komşusu Hristo bahçeye kurmuş çilingir sofrasını, demleniyor! Burnundan soluyarak yaklaşmış. Durmuş, bakmış, bakmış, bakmış. Hristo maraza çıkaracak bu diye endişelenirken birden konuşmuş:

 

-"Dinunuzun kiymetini bilun!"

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...