Jump to content
Thegodzeus

BAŞ ÖRTÜSÜ

Recommended Posts

12 saat önce, Getaf yazdı:

 

Bu iktidarla ilgili düşüncelerim ortada. Oy vermediğim bir partiyi iktidarda tutmakla suclanamam. Ben oy verdiğimi de elestiririm oy vermediğimi de. İnsanların yüzde ellisi, elbette salt dindar nesil için oy vermiyor. Ama bunu muhalefetin düşünmesi lazım. Bu halk neden döne döne aynı partiye oy veriyor? Ben sosyolojik gerçeklerin ve siyasal manipülasyonların farkındayım ama bunlar da yetmez üzerinde daha fazla düşünülmesi lazım..

 

Türban tartışması arkaik bir tartışma. Çünkü tartışması bitti. Ben türbanın kendisini de arkaik buluyorum. Saçma, anlamsız, gereksiz bir örtü! Tekrar söylüyorum ben hala şekilde değil içerikteki yozlasmada ve bozulmadayim. Adalet sistemimizde kaç türbanlı var? Çay toplama örneğini bu yüzden verdim. O kadını bu iktidar getirmiş olabilir ama bu iktidar yetiştirmedi. Özellikle türbanlı olmadığının da altını çiziyorum. Dışardan oldukça modern, oldukça çağdaş bir kadın. Eğer iktidarda başka bir parti olsaydı onlarla da çay toplardi. Çünkü onun derdi türban değil. Siyasete ram olmak sadece türbana indirgenecek bir konu değil. Ben türbanı değil, insanların kendini ifade etme biçimini savunuyorum. Mücadelenin yasaklayarak yapılamayacağını savunuyorum. Bugün kendini baskı altında hisseden kadınların önündeki tek engel türban değil! İkiyüzlülük olağan hale gelmiş. Türban ikiyüzlülüğümüzü gizliyor!

 

 

Kusura bakma da o kadını veya onun gibi davranan diğer kadın ve adamları bu hale getiren gayet de bu iktidar ve onun öncülleri. Cumhuriyet değil. Hiç düşmem bu tuzağa. Bu iktidarsa bugüne dek gördüklerimizin en adisi. Sen ise, aman da bundan önce de böyleydi, bunları cumhuriyet yetiştirdi (ki önceki iletinde cumhuriyetin ilk yılların ne gibi insanlar yetiştirdiğini kendin söylediğin halde) diyerek pespayeliği sıradanlaştırıyor, normalleştiriyorsun. Hayır, önceden böyle değildi. Ben tarih boyunca başbakan ve cumhurbaşkanın önünde önünü ilikleyen, ona yalakalık yapan bir yargıç vb görmedim. Çünkü önceki iktidarlar, ideal olmasa da hukuka, hukukun verdiği karara saygı gösterir, karışmazdı ve hepsi de yargılanabileceğini bilirdi. Nitekim yargılanırdı da. Şimdi bir hukukçu "Bu hukuka uygun değil" dediğinde, en ufak bir eleştiri yaptığında veya karşı çıkış gösterdiğinde işinden oluyor. 

 

Bir de "Ben şekilde değil, içerikteyim" diyorsun ve türbana karşı çıkmayı şekilci olmakla tanımlıyor, ona indirgiyorsun. Bu, yıllardır çokça duyduğumuz koskoca bir yanlış, hatta cehalet belirten bir cümle. Liberallik boş gevezeliktir deyip dururum o yüzden...

 

Türban çok güçlü bir dini simgedir demiştik. Öyledir. Üniformadır, giymek isteyen zaten giyer.

Ancak birtakım alanlarda giyilmesi kesin olarak yasak olmalıdır diyoruz. Nedeni açık. Türban gibi güçlü dini semboller, onları kullanan hakkında bize kesin bilgi verir. Türbanı takan kişi "Ben İslam dinine inanıyorum, çok dindarım, dinimin uygun gördüğü biçimde düşünüyor ve yaşıyorum" diyordur. Yani kişi bizi aidiyetini, dini kimliğini direkt olarak bildirir, biz de bakınca anlar ve öğreniriz.

 

İdeal olansa, karşılaştığımız insanlar hakkında bu denli güçlü yargılara sahip olmamaktır. Hiç tanımadığımız bir kişinin dini inancını, politik yönünü bilmemek, ona karşı ön yargı beslememizi engeller. Nötr olursak kendimizi güvende hissederiz ki en önemlisi de budur. Kişinin kendini nötr, güvende hissetmesi. 

Laiklik ilkesi güçlü dini sembolleri tam da bu nedenden yasaklar önce. Üç beş tane dinsiz oturup da din düşmanlığı yapmak, dindarları baskı altına alıp özgürlüklerini kısıtlamak gibi hedeflerle varmamıştır bu sonuçlara. Siz daha bunları bilmiyorsunuz ki.

 

İşin içinde bir de İslam dininin içeriğini bilmek gibi faktörler var, o durumda her şey daha kötü hale gelir. Politik ortamın da dincilerce domine edilmesi, ülkedeki ciddi din baskısı ve dindar olmayanların sistemli olarak dışlanıp saldırıya uğraması da diğer etkin faktörlerden.

 

O yüzden içerik önemli, giysiye takılmak şekilciliktir demek, işi bilmemek, hiçbir şeyden anlamamak demektir... Ucuz ezberler bunlar. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
59 dakika önce, Türk Ateist yazdı:

 

Kusura bakma da o kadını veya onun gibi davranan diğer kadın ve adamları bu hale getiren gayet de bu iktidar ve onun öncülleri. Cumhuriyet değil. Hiç düşmem bu tuzağa. Bu iktidarsa bugüne dek gördüklerimizin en adisi. Sen ise, aman da bundan önce de böyleydi, bunları cumhuriyet yetiştirdi (ki önceki iletinde cumhuriyetin ilk yılların ne gibi insanlar yetiştirdiğini kendin söylediğin halde) diyerek pespayeliği sıradanlaştırıyor, normalleştiriyorsun. Hayır, önceden böyle değildi. Ben tarih boyunca başbakan ve cumhurbaşkanın önünde önünü ilikleyen, ona yalakalık yapan bir yargıç vb görmedim. Çünkü önceki iktidarlar, ideal olmasa da hukuka, hukukun verdiği karara saygı gösterir, karışmazdı ve hepsi de yargılanabileceğini bilirdi. Nitekim yargılanırdı da. Şimdi bir hukukçu "Bu hukuka uygun değil" dediğinde, en ufak bir eleştiri yaptığında veya karşı çıkış gösterdiğinde işinden oluyor. 

 

Bir de "Ben şekilde değil, içerikteyim" diyorsun ve türbana karşı çıkmayı şekilci olmakla tanımlıyor, ona indirgiyorsun. Bu, yıllardır çokça duyduğumuz koskoca bir yanlış, hatta cehalet belirten bir cümle. Liberallik boş gevezeliktir deyip dururum o yüzden...

 

Türban çok güçlü bir dini simgedir demiştik. Öyledir. Üniformadır, giymek isteyen zaten giyer.

Ancak birtakım alanlarda giyilmesi kesin olarak yasak olmalıdır diyoruz. Nedeni açık. Türban gibi güçlü dini semboller, onları kullanan hakkında bize kesin bilgi verir. Türbanı takan kişi "Ben İslam dinine inanıyorum, çok dindarım, dinimin uygun gördüğü biçimde düşünüyor ve yaşıyorum" diyordur. Yani kişi bizi aidiyetini, dini kimliğini direkt olarak bildirir, biz de bakınca anlar ve öğreniriz.

 

İdeal olansa, karşılaştığımız insanlar hakkında bu denli güçlü yargılara sahip olmamaktır. Hiç tanımadığımız bir kişinin dini inancını, politik yönünü bilmemek, ona karşı ön yargı beslememizi engeller. Nötr olursak kendimizi güvende hissederiz ki en önemlisi de budur. Kişinin kendini nötr, güvende hissetmesi. 

Laiklik ilkesi güçlü dini sembolleri tam da bu nedenden yasaklar önce. Üç beş tane dinsiz oturup da din düşmanlığı yapmak, dindarları baskı altına alıp özgürlüklerini kısıtlamak gibi hedeflerle varmamıştır bu sonuçlara. Siz daha bunları bilmiyorsunuz ki.

 

İşin içinde bir de İslam dininin içeriğini bilmek gibi faktörler var, o durumda her şey daha kötü hale gelir. Politik ortamın da dincilerce domine edilmesi, ülkedeki ciddi din baskısı ve dindar olmayanların sistemli olarak dışlanıp saldırıya uğraması da diğer etkin faktörlerden.

 

O yüzden içerik önemli, giysiye takılmak şekilciliktir demek, işi bilmemek, hiçbir şeyden anlamamak demektir... Ucuz ezberler bunlar. 

 

 

 

Bu iktidar döneminde pespayelik normalleşmiş, sıradanlamış, aleniyet kazanmış, daha da görünür olmuş ve zirveye ulaşmıştır. 

 

Önceki iletilerimde Cumhuriyetin ilk dönemlerinde çağdaş bir eğitim sistemi uygulandığını ve bu doğrultuda bir dolu nesil yetistigini söylemistim. Cumhuriyetin güvencesi de bilime inanan, dogmatik ilkel anlayışların karşısında duran, özgürlük taraftarı bu insanlardır. Tıpkı yargıda olduğu gibi egitim sistemimiz de son sürat gerilemekte çocuklarımız bilimsel değil dogmatik anlayışlarla yetiştirilmektedir. Bunu çok yakından gören ve büyük endişe duyan bir insanım. Benim hiçbir ilkelligi savunmam düşünülemez. Ama sertlik ve yasaklar, ortadan kaldırmayı düşündüğümüz anlayışları yok etmez, sadece baskılar. Bu baskılar ya büyük bir patlamaya neden olur ya da alttan alta o anlayışların güçlenmesine.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@Türk Ateist mutlaka görüntülü arayıp göstermemi isterler. Veya hani dediniz ya gittiğinde ne yapman gerektiğini yazayım onu da söyler misiniz, hani bileyim baştan sona. Bir de söylediğiniz makaleleri atar mısınız? İlginiz için teşekkürler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Turban, guclu bir dini simge ve kadina gercekten hic yakismiyor.

 

Is yerlerinde, universitelerde filan yasaklanmali bence de. Sadece turban degil, diger guclu dini simgeler de yasaklanmali.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

 

14 dakika önce, Zeyees yazdı:

Evet 

 

Şunun için sordum: Şimdi yeni bir çevrede yaşıyorsun. Eğer başını açmış olsaydın yeni çevrene de bir daha açıklama yapma gereği duymayacaktin. Seni türbanlı gördüklerinden onlar da sana soracaklar.. Yani arkadaşların ne derse desin önemli değil de, millete açıklama yapma zorunda hissetmezdin. Ama senin için önemli olan ailen tabi. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 dakika önce, Getaf yazdı:

 

 

Şunun için sordum: Şimdi yeni bir çevrede yaşıyorsun. Eğer başını açmış olsaydın yeni çevrene de bir daha açıklama yapma gereği duymayacaktin. Seni türbanlı gördüklerinden onlar da sana soracaklar.. Yani arkadaşların ne derse desin önemli değil de, millete açıklama yapma zorunda hissetmezdin. Ama senin için önemli olan ailen tabi. 

 

Ben bunu gelmeden önce çok ciddi düşündüm. Hani gider gitmez böyle bir şey yapsam mı diye, aslında kararım kesin. Yani düşüneyim diye bekledim değil. Sadece hani gider gitmez açıldı olmasın diye. Aslında burada daha fazla ne söylenir bilemiyorum, baştan sona cesaretsizlik kokan bir sindirilme benimki de işte.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, Zeyees yazdı:

Ben bunu gelmeden önce çok ciddi düşündüm. Hani gider gitmez böyle bir şey yapsam mı diye, aslında kararım kesin. Yani düşüneyim diye bekledim değil. Sadece hani gider gitmez açıldı olmasın diye. Aslında burada daha fazla ne söylenir bilemiyorum, baştan sona cesaretsizlik kokan bir sindirilme benimki de işte.

 

Canını sıkma. Yani söylemesi kolay.. Her şey olacağına varır. Eğer kolay bir karar olsaydı zaten bu kadar beklemezdin. Ben de üniversite sıralarında derin derin düşünmeye başladım. Günlük yaşamını, derslerini şimdilik olumsuz etkilemesin bu düşüncelerin. Benim ailem ve çevremde bir tane bile ateist yok! Sen şimdi sakın deme ilahiyat okuyorum diye!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Getaf yazdı:

 

Canını sıkma. Yani söylemesi kolay.. Her şey olacağına varır. Eğer kolay bir karar olsaydı zaten bu kadar beklemezdin. Ben de üniversite sıralarında derin derin düşünmeye başladım. Günlük yaşamını, derslerini şimdilik olumsuz etkilemesin bu düşüncelerin. Benim ailem ve çevremde bir tane bile ateist yok! Sen şimdi sakın deme ilahiyat okuyorum diye!

Yok yok, kafamı kesecek olsalar yazmazdım :) eski 13 yaşında küçük biri değilim ki ben, bugün bana zorla bir karar aldıramazlar. Yani büyük konuşmayayım ama dişli biriyim. Baba bakınca bile insan eriyor o ayrı mevzu. Bu da önceden verilmiş bir karar olmasaydı, şu an yaptiramazlardi diye düşünüyorum. Sadece dönüşü zor. Çok zor.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, Zeyees yazdı:

Yok yok, kafamı kesecek olsalar yazmazdım :) eski 13 yaşında küçük biri değilim ki ben, bugün bana zorla bir karar aldıramazlar. Yani büyük konuşmayayım ama dişli biriyim. Baba bakınca bile insan eriyor o ayrı mevzu. Bu da önceden verilmiş bir karar olmasaydı, şu an yaptiramazlardi diye düşünüyorum. Sadece dönüşü zor. Çok zor.  

 

Asi olmasan zaten bu düşünceler kafanda uyanmazdı. 😊 Sen sorununu sadece başörtüsü olarak mı görüyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 dakika önce, Getaf yazdı:

 

Asi olmasan zaten bu düşünceler kafanda uyanmazdı. 😊 Sen sorununu sadece başörtüsü olarak mı görüyorsun?

Sorun hayatın her yerinde. Yaşamaya alışmaya çalışıyorum hala bunca yıldır. Ama şu an bu.

Ası olmak derken ne demek istedin, ben temel bir hakkımı istiyorum asilik degil bu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 dakika önce, Zeyees yazdı:

Sorun hayatın her yerinde. Yaşamaya alışmaya çalışıyorum hala bunca yıldır. Ama şu an bu.

Ası olmak derken ne demek istedin, ben temel bir hakkımı istiyorum asilik degil bu.

 

Haklısın.

Asi, isyan eden demek. Sana dayatılana hayır diyebilmek. Ama derecesini mizacın belirler. Tabi dikbaslilik farklı. Önemli olan başı dik olmak.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Zeyees yazdı:

 

Ben asıl yarın öbür gün forumda nasıl yorumlar yapacağını merak ediyorum. Bir imam-hatipli olarak ayet meali tartışmalarına bakışını merak ediyorum. Arapçan nasıl bilmiyorum ama bu konu çok istismar edilir. Yok ayette şu kastedildi, yok bu kastedildi diye. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@Zeyees

Anladım. Ama şişede durduğu gibi durmuyor. Yani düşünceler de zihinde durmuyor. Bir zaman sonra sen de dahil olursun. Tabi sana kalmış. Bu bir yolculuk. İzleyici olmak da güzel. Sohbete katılmak da.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 saat önce, Zeyees yazdı:

@Türk Ateist mutlaka görüntülü arayıp göstermemi isterler. Veya hani dediniz ya gittiğinde ne yapman gerektiğini yazayım onu da söyler misiniz, hani bileyim baştan sona. Bir de söylediğiniz makaleleri atar mısınız? İlginiz için teşekkürler.

 

Sen de görüntülü arayıp gösterirsin. Bu ayrıntıyı halletmen zor değil. Yeter ki düşün taşın ve denemeye karar ver. Sana özel mesajla anlatırım.

Gittiğinde seni bir doktora götürmek isteyeceklerini sanmam ama o ihtimali de düşünmek en iyisi olur. Eğer öyle bir şey olursa, gittiğin doktoruna durumu gözlerinle anlatırsın, seni hemen o anda anlar ve seni doğrulayacak şeyler söyler. Bunun nasıl olacağını da anlatırım.

 

Şunu bil ki sende kesin olarak vit D eksikliği var, hem de önemli derecede. yarın gidip bir test yaptır istersen. Göreceksin. Aslında kapalı olalım olmayalım çoğumuzda var ama kapalı kadınlarda anlamlı derecede var. Dramatik biçimde...

Son yıllarda kapanmanın, baş örtüsünün neden olduğu sağlık sorunları, ama özellikle D vitamini eksikliği ve ona bağlı kemik hastalıkları tüm dünyada harıl harıl tartışılır ve insanlar uyarılırken bizde hiçbir şey duyamazsın... Bu, önemli bir tıbbi sorun olmak şeklinde değil, baş örtüsüne, türbana, kapalı kadına saldırı şeklinde yorumlanıp tepki gördüğü ve medya, baskı altında olması nedeniyle bu gibi haberleri hiç yazmadığı için bizim haberimiz ne yazık ki olmuyor. 

D vitamini eksikliğinin meme kanseriyle ilişkisi de tartışılıyor artık. Sadece meme kanseriyle ilişkisi değil, daha pek çok kanserle direkt ilişkisi olduğu biliniyor.

 

Sen öğrencisin, seni ilk ve direkt ilgilendiren D vit'in yüksek kemik döngüsüne neden olması değil. Bunu da kullanacaksın ama ilk nedenlerin bunlar olmayacak.

Ailene, bu vitamin eksikliğinin de neden olduğunu depresyonun, halsizliğin, vücudunda (kaslarında) anlamsız ağrıların olduğunu söylersin. Bunlar nedeniyle doğru düzgün ders çalışamadığını, kendi çok kötü hissettiğini ilave edersin. D vitamini eksikliği, aynı anda başta terlemeye neden olur. Bak bu kısım çok önemli... Başını da örttüğün için bu terlemeyi açık insandan on kat fazla hissettiğini ve yine aynı oranda fazla etkilendiğini belirt. Başın örtülü olduğu için saç diplerin doğal olarak yeterince hava almıyor, özellikle yazları büyük sorunlar yaşıyorsun, üstüne bir de bu ekstra terleme binince saçların dökülmeye ve birtakım lezyonlar görülmeye başlıyor vs vs... 

 

D vitamini eksikliği nelere yol açar, internetten basit bir taramayla bile bulabilirsin.

Ben sana, kapalı kadınlarda görülme sıklığı ve tehlikeleri konusunda yazılar vereyim, çünkü özellikle kapalılarda çok daha fazla düşük çıkıyor. Umarım sen de ciddiye alır ve varsa kapalı arkadaşlarını da uyarırsın. Açılsınlar diye değil, gidip ölçtürsün ve vitamin takviyesi alsınlar diye... Çoğunuz aslında epeyce sağlıksızsınız ve farkında değilsiniz. Bu söylediklerimi lütfen ateist kimliğimi göz önünde bulundurmadan değerlendirmeye gayret et. Sen zaten başını açmak istiyorsun, o yüzden objektif değerlendirirsin sanıyorum.

 

D vitamini eksikliği olan Müslüman kadınlarda yüksek kemik döngüsü: 

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12149082

 

Giyinme tercihi, genç kadınların D vitamini durumunu etkiler:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25156789

 

Göçmenlerde D Vitamini eksikliği:

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2352187218300342

 

Örtülü ve açık Türk kadınlarının D vitamini durumu ve kemik mineral yoğunluğu:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11703889?itool=EntrezSystem2.PEntrez.Pubmed.Pubmed_ResultsPanel.Pubmed_RVDocSum&ordinalpos=3

 

Güney illinois'de, Müslüman Kadınlarda Görülen D Vitamini Eksikliği ve Kültürel Etkileri:

https://opensiuc.lib.siu.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1963&context=theses

 

Bak bu da, Sabah gazetesi henüz iktidar tarafından satın alınmamışken, ülkede dincilik bu kadar etkin olmamışken yazılmış bir yazı. Özellikle gösteriyorum ki durumun aslında uzun yıllardır bilindiğini ve bilimcilerimizin bizi uyarmaya çalıştığı gerçeğini sen de gör. Ülke nereden nereye geldi...

 

http://arsiv.sabah.com.tr/2005/12/01/cp/gnc101-20051127-102.html

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 saat önce, Getaf yazdı:

 

Bu iktidar döneminde pespayelik normalleşmiş, sıradanlamış, aleniyet kazanmış, daha da görünür olmuş ve zirveye ulaşmıştır. 

 

Önceki iletilerimde Cumhuriyetin ilk dönemlerinde çağdaş bir eğitim sistemi uygulandığını ve bu doğrultuda bir dolu nesil yetistigini söylemistim. Cumhuriyetin güvencesi de bilime inanan, dogmatik ilkel anlayışların karşısında duran, özgürlük taraftarı bu insanlardır. Tıpkı yargıda olduğu gibi egitim sistemimiz de son sürat gerilemekte çocuklarımız bilimsel değil dogmatik anlayışlarla yetiştirilmektedir. Bunu çok yakından gören ve büyük endişe duyan bir insanım. Benim hiçbir ilkelligi savunmam düşünülemez. Ama sertlik ve yasaklar, ortadan kaldırmayı düşündüğümüz anlayışları yok etmez, sadece baskılar. Bu baskılar ya büyük bir patlamaya neden olur ya da alttan alta o anlayışların güçlenmesine.  

 

Hala klasik ezberler. İçi boş.

 

Lütfen laiklik nedir, onu oku biraz. Aslında yalnız sen değil, kimse bilmiyor, kimse merak edip de neymiş bu diye incelemiyor. Laiklik, demokrasinin olmazsa olmazıdır. O olmadan asla demokrasi olmaz. 

Senin bu cümlelerin, dincilerin yıllardır her şeyin anlamını kaydırıp çarpıtmalarının sonucudur aslında. Sizler özgürlük kavramına sahip çıkarken paradoksların tuzağına düşüyor, o paradokstan bu paradoksa savruluyorsunuz. Hoş, paradoks da mantığın doğasında var... Ama 

Neyse işte, sonuç olarak sen, sizler, laikliği içselleştirmemişsiniz. Bilmiyorsunuz ki içselleştiresiniz... Çünkü biz Atatürk devrine kadar laiklikten bihaberdik, Rönesans ve Aydınlanma bize uğramamıştı. O yüzden laiklik deyince Atatürkçüler gelir akla. Benim türban serbestisine karşı çıkışımı Atatürkçü oluşumla değerlendirmen, o istiklal mahkemelerinden falan söz etmen hep bundan. Gördün mü dincinin dümen suyunda dönmek ne demek? 

Sana başından beri laiklik ilkesi, tutarlılık, kararlılık, ilkelilik diyorum. Katı olmak derken bunlardan söz ettiğim son derece açıkken tartışmayı başka zemine kaydırmaya çalışıp duruyorsun. 

Mesele laiklik. O malum yasakları yasak olmaktan çıkardığın an güle güle laiklik ve demokrasi, hoşgeldin teokrasi... 

Böyle bu iş.

 

O yüzden benim indimde senin-sizin bu iktidardan, din baskısından, diktatörlükten, pespayelikten şikayet etmeye hakkınız yok. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 29.11.2018 at 14:29, Ulusalcı yazdı:

28 Şubat Devrimi'ni savunan birisi olarak türban konusunda biraz aşırıya kaçıldığını düşünüyorum. Herkes de aile baskısının zoruyla kapanmıyor. Benim annem evlendikten sonra kendi hür iradesiyle kapanmış mesela.

 

O şiddete maruz kalan, sürüklenen, coplanan türbanlılar eğer takmak istemeseler o kadar eziyete katlanmaya kalkmazlar ve kolayca türbanlarını çıkarırlardı. Evet, eminim ki çok büyük bir kısmı ailelerinden de baskı görmüştür ama zamanla alışıp kendileri de benimsiyorlar.

 

Hangi çağdaş batı ülkesinde türban yasağı var ki? Hepsi rahat rahat okula da giriyor, milletvekili bile olabiliyorlar. O yüzden bana göre yargı, emniyet ve ordu dışında türban yasağı olmamalı. 

 

Yani doğru şey 11-12 yaşlarında çocukların türban takması ? Ayrıca:

 

https://tr.euronews.com/2018/11/24/avrupa-da-basortusunu-burkayi-ve-nikabi-yasaklayan-ulkeler

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On ‎30‎.‎11‎.‎2018 at 11:33, Türk Ateist yazdı:

 

Çünkü önceki iktidarlar, ideal olmasa da hukuka, hukukun verdiği karara saygı gösterir, karışmazdı ve hepsi de yargılanabileceğini bilirdi. Nitekim yargılanırdı da. Şimdi bir hukukçu "Bu hukuka uygun değil" dediğinde, en ufak bir eleştiri yaptığında veya karşı çıkış gösterdiğinde işinden oluyor. 

 

 

 

-Burada yanılıyorsunuz. Bu tanımlamanın doğru olmadığı alenidir.99-01 sayıştay verileri oluşturulmamıştır. Bu bir usulsüzlük değil. Aleni hırkızlıktır. Dolayısı ile suçtur ve bu bütçenin hesabı sorulmadığına göre?? Bu ülkede sizden olanlar veya bizden olanlar suç işler ve görmezden gelinir gerçeği vardır. Siz dediğim tarihleri iyi bir analiz edin.. CHP li sabıkalı belediye başkan adayı bile bulursunuz..

 

-Hangi hukukçu işinden olmuştur? Bir örnek verir misiniz? Mümkünse bağımsız ve tarafsız olsun.. Veremezsiniz çünkü Ersan Hoca sabah akşam e ağır eleştirileri yapmaktadır. 

Yoksa işinden mi oldu? diploması elinden mi alındıda bizler duymadık?

 

Lütfen dürüst olalım. Ve tarafsız bakalım olaylara...

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, seringel yazdı:

-Burada yanılıyorsunuz. Bu tanımlamanın doğru olmadığı alenidir.99-02 sayıştay verilerini- raporlarını sunarmısınız?. Bütçe vergi ve hibe gelirlerinin kalem kalem nerelere harcandığının hesabı muhasebesi nerededir?. Usulszülük alenidir.. Milyarcıklar buhar olmuş uçmuştur.. Dolayısı ile bu ciddi bir suçtur. Bu ülkede sizden olanlar veya bizden olanlar suç işler ve görmezden gelinir gerçeği vardır. Siz dediğim tarihleri iyi bir analiz edin.. CHP li 36 ay sabıkalı belediye başkanı-  adayı bile bulursunuz..

 

-Hangi hukukçu işinden olmuştur? Bir örnek verir misiniz? Mümkünse bağımsız ve tarafsız olsun.. Veremezsiniz çünkü Ersan Hoca sabah akşam e ağır eleştirileri yapmaktadır. 

Yoksa işinden mi oldu? diploması elinden mi alındıda bizler duymadık?

 

Lütfen dürüst olalım. Ve tarafsız bakalım olaylara...

 

 

 

 

tarihinde seringel tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, seringel yazdı:

-Burada yanılıyorsunuz. Bu tanımlamanın doğru olmadığı alenidir.99-01 sayıştay verileri oluşturulmamıştır. Bu bir usulsüzlük değil. Aleni hırkızlıktır. Dolayısı ile suçtur ve bu bütçenin hesabı sorulmadığına göre?? Bu ülkede sizden olanlar veya bizden olanlar suç işler ve görmezden gelinir gerçeği vardır. Siz dediğim tarihleri iyi bir analiz edin.. CHP li sabıkalı belediye başkan adayı bile bulursunuz..

 

-Hangi hukukçu işinden olmuştur? Bir örnek verir misiniz? Mümkünse bağımsız ve tarafsız olsun.. Veremezsiniz çünkü Ersan Hoca sabah akşam e ağır eleştirileri yapmaktadır. 

Yoksa işinden mi oldu? diploması elinden mi alındıda bizler duymadık?

 

Lütfen dürüst olalım. Ve tarafsız bakalım olaylara...

 

 

Bu ortamda tarafsız olmak ahlaksız olmayı gerektirir. Ben tarafsız olmadığım gibi, tarafsız olmamı isteyeni de ciddiye almam. Ne pis bir tuzak...

 

Hiç öyle ayrıntıya girmeye, aman da CHP falan demeye lüzum yok. Ülkede hukuk yok. Bitti. Bu ülkede hukuk da yargı da RTE. Danıştay son zamanlarda azıcık bir kıpırdandı ama sonu gelir mi bilinmez.

Eskiden de "ideal" değildi, bunu alıntıladığınız iletimde de belirttim. Ancak en kötü haliyle bile şimdikinden bin kat daha iyiydi.

 

Şimdi daha iyi, ya da eskisi kadar iyi diyorsanız o başka. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×