Jump to content
Yeni Üye

Tanrı ve Varlığı

Recommended Posts

6 dakika önce, İslam kusursuzdur yazdı:

 

Zamanın ötesinde ve zaman gibi bir kısıta sahip olmayan Allah evreni yaratırken birçok kural koyuyor bu kurallardan biriside zaman.

Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O'dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.Bakara 29

 

Ve üstünüze, yedi sağlam bina ettik.Nebe 12

Ve parıl parıl parıldayan bir kandil yaptık.Nebe 13

 

De ki; Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkar edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, alemlerin Rab’bidir.

Ve orada, onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada bulunanların besinlerini, dileyenler için eşit olarak dört günde takdir etti.

Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.

Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak yarattı. Her gök katına kendi emrini vahyetti. Ve dünya göğünü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, Azîz ve Alîm olanın takdiridir.Fussilet  9,10,11,12

 

Allah evreni yaratmışmış.Allah ancak düz yer ve onun üstüne kurulmuş,direksiz yükseltilen,güneşin,ayın ve yıldızların yapılarak yerleştirildiği,yerde olanların tümünden sonra yaratılan yedi katlı göğün yaratıcısı olabilir,o da masallarda tabi.Kendilerine müslüman diyenler kuranın işlerine gelmeyen ayetlerini takmazlar,düşünceleri,savları kuranla ters düşer,bu örnekte olduğu gibi.Şimdi bu tip büyük patlama sonucu oluşmuş evreni allahın varlığına kanıt olarak sunmayı sürdürecektir,kuran ayetleri ortada dururken.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, fezadabirtürk yazdı:

KURAN tahrif edilmiştir .KURANIN  tahrif edilmediğini KANITLAYABİLİRMİSİN ? 

Vahyin ilk zamanları hz.ali hz.aişe hz.abdullah b. mesud gibi sahabeler kendi kendilerine gelen vahiyleri kaleme dökmüşlerdir ama bu yazılarda direk vahiye kendi sözlerinden ekleme yapmışlardır.Daha sonra hz.ebubekir ve hz.osman döneminde bu nüshaların toplanıp ayrılması süreci olmuştur.ümmetin birliği ile yorumsuz vahiylertoplanmıştır.(zaten sahabeler ayetleri ezbere biliyordu ortaya bir zorluk ve ihtilaf çıkmadı) daha sonra buyorumlu sahifelerin sahipleri söz ve fikir birliğiyle bu sahifeleri yakarak yoketmişlerdir.(Bu sahifelerin hepsinin yakılmadığı şamda bir tanesinin bulunduğu biliniyor eklemek istedim)

Bu şekilde büyük bir özveriyle kuran-ı kerim ümmetin çabasıyla korunmuştur.(tabiki Allahın izniyle ve istemesiyle).

Zaten şuandada bir çok meshebin tarikatın cemaatin bulunmasına rağmen ve birçok ülkenin farklı dilleri kültürleri olmasına rağmen tüm dünyada tek bir kuran-ı kerim bulunuyor ve kuranın bulunan en eski nüshalarıyla tamamen aynı.(bu arada harekeler ilk yazılanlarda yoktu ama farklı dillere sahip ülkelerdeki insanlar daha rahat okusunlar diye eklenmiştir.Arapça yazılar harekesiz olur zaten. başka bir farklılık yoktur.)

Zaten kuranda diğer kitaplarda bulunan tahrif edilmiş hiçbir ifade olmadığı okunduğunda anlaşılacaktır.İncil ve tevratta verdiğimiz su götürmez deliller varken kuranda en ufak kusur dahi yoktur.

Malesef bende dahil kendi yorumlarımızla aldanabiliyoruz.Neden aldanıcakmışız kitap gayet açık okuyorum anlıyorum derseniz sebeplerini açıklarım.Ama lütfen kendi başınıza kuranı okuyup yanlış anlamaya sebebiyet vermeyin şüpheye düştüklerinizi araştırın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bakın bak ben ne yaptım. @teflon a gösterin bunu. :0_80cbc_37a71a73_L:

 

37 dakika önce, teflon yazdı:

Şu oyun hamurlarından bir örnek versene bize?

 

maxresdefault.jpg

 

 

tarihinde John Ahmet tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, İslam kusursuzdur yazdı:

Tevrat'ın tahrif edildiğini anlamak için derin bir araştırma yapmaya ihtiyaç yoktur. Tevrat satırları arasında yapılacak kısa bir gezinti, Tevrat'ın tahrifine dair birçok örneği gözler önüne serecektir. Tevrat'ta Allah'a oğul isnâd edilir. (Tekvin, 6/2; Mezmurlar, 2/7) Allah'ın, yiyip bitiren bir ateş olduğu ifade edilir. (Tesniye, 4/24) Allah'a yorgunluk isnâd edilir. (Tekvin, 2/2) Allah'ın, Hz. Yakub'la güreşip ona yenildiği gibi komik hikâyeler aktarılır. (Tekvin, 32/28)

(Bana göre tek bir örnek bile yeterli onu ayrı vereyim

 

Tevrat, Hz. Mûsâ’ya indiği halde, bugün elimizde bulunan Tevrat, Hz. Mûsâ’nın mezarından bahsetmekte, hatta Hz. Mûsa’nın mezarının kaybolduğundansöz etmektedir. Tevrat’ın bu konudaki ifadeleri aynen şöyledir:

“Ve Rabbin sözüne göre, Rabbin kulu Mûsâ orada, Moab diyarında öldü. Ve Moab diyarında Beyt-peor karşısındaki derede onu gömdü. Fakat bugüne kadar kimse onun kabrini bilmez. Ve Mûsâ öldüğü zaman yüz yirmi yaşında idi; gözü zayıflamadı ve kuvveti eksilmedi. Ve İsrâiloğulları Moab ovasında otuz gün Mûsâ’ya ağladılar. Ve Mûsâ için yas ağlama günleri tamam oldu.” (Kitab-ı Mukaddes, Tesniye 34/5-8)

Bu ifadelerin sonradan Tevrat’a ilâve edildiği açıktır. Halbuki Tevrat’tanmış gibi nakledilmektedir...)

Şimdi tevratında bozulmuş olduğunu gördüğümüze göre hangi anlatılan doğru sorusunu kuran-ı kerim diyerek cevaplamak zor değildir.Ayrıca tevrat ve kuranı gönderenin aynı kişi olduğunu anlıyoruz ne kadar bozulsa bile. buda belkide sen istemeden sunduğun bir delil oldu Allahın varlığına.

 

o sitede yazan bilgi kirliliğidir amaç bilgilendirmek değil islam koruyuculuğu orada yanlış algıdan gidiyorsun

Hristiyanlara göre Tanrı yorulur mu? Güreşir mi?

Müslümanlar zaman zaman hristiyanlara sorarlar "Tanrı yorulur mu hiç ayrıca Tanrı pehlivan mı ki güreşsin Haşa!"

"Tanrı dinlenir mi?" Tanrı herşeyden güçlüdür o sonsuz güce sahiptir ve yorulmaz peki o zaman Tevratta "Yaratılış" bölümündeki "dinlendi" ifadesi nedir?

Tevratta bu "dinlenmek" için kullanılan eski ibranice ifade "shabath" tır aslında bugünkü dillere tam anlamını verecek şekilde çevrilemez bu sözcüğün aslına en yakın anlamları "durmak,kesilmek,bitmek,durdurmak,çekilmek" şeklindedir.
Ayette esas olarak verilmek istenen anlam şunlara yaklaşık biçimdedir: Tanrı nın yaratmayı durdurması,"yaratma işinden çekilmesi"...tam olmasa da anlatılmak istenen budur.

"the enhanced Stron's Lexicon" önemli bir eski ibranice sözlüğü ve kitabı bu "shabath" sözcüğünü 71 kere kulanmıştır 47 kere "durdurmak,çekilmek" anlamında kullanılmasına rağmen sadece 11 kere "rest" yani dinlenmek şeklinde çevirmiştir. "The theologicial Wordbook of Old testament" (Eski ahit te geçen çeşitli ayetlerde kulanılan kelimeleri ve bunların tarihsel olarak ne zaman kullanıldığını ve anlamlarını açıklayan kitap) bu kelimenin anlamının ve Eski Ahit teki kullanılışının "Durdurmak,çekilmek" olduğunu belirtmiştir.Basitçe bu ayetin anlamı "Tanrı yaratmayı durdurdu" dur.

İkinci olarak:
Tevrat'ta geçen bir ayette "Tanrı ile güreşti" anlamı vardır ve müslümanların görüşü şu şekildedir "haşa! Tanrı pehlivan mı ki güreşsin"(!)
Tabi ki olay bu değildir...Ayetlere bakılırsa:

""21 Böylece armağanı önden gönderip GECEYİ KONAKLADI?I YERDE GEÇİRDİ.

22 Yakup O GECE KALKTI; iki karısını, iki cariyesini, on bir oğlunu yanına alıp Yabbuk Irmağı'nın sığ yerinden karşıya geçti.
23 Onları karşıya geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de geçirdi.
24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. BİR ADAM gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.
25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.
26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi. Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıt verdi.
27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."
28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail denecek" dedi, "ÇÜNKÜ TANRIYLA, İNSANLARLA GÜREŞİP YENDİN."
29 Yakup, "Lütfen adını söyler misin?" diye sordu. Ama adam, "Neden adımı soruyorsun?" dedi. Sonra Yakup'u kutsadı.
30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel adını verdi.
31 Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.
32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı”(yaratılış)

İlk once söylenmelidir ki bu olay bir rüya olabilir…(bazı hristiyan teologları bu olayı bir rüya olarak yorumlamıştır)devam edilirse ,Peki Yakup hem bir ADAMLA güreştiğini söylüyor hem de “Tanrı yı yendin” diye bir ifade geçiyor.Peki Yakup kiminle güreşti?

Ayetlere devam edilirse;

“RABBİN davası var Yahuda’yla,
Yakup'u izlediği yola göre cezalandıracak,
Yaptıklarının karşılığını verecek.
3 Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu,
Büyüyünce Tanrı'yla güreşti.
4-5 MELEKLE GÜREŞİP YENDİ,
Ağladı, kutsanmak istedi.
Tanrı'yı Beyt-El'de buldu,
RAB, Her Şeye Egemen Tanrı bizimle orada konuştu,
O Yahve diye anılır.”

Demek ki Yakup kendisine insan şeklinde görünmüş bir melek ile güreşmiştir.Peki bu meleğin Tanrı ile ne ilgisi var?

Tekrar ayetlere dönülürse;

“20 "Yolda sizi koruması, hazırladığım yere götürmesi için önünüzden bir MELEK göndereceğim
21 Ona dikkat edin, sözünü dinleyin, başkaldırmayın. ÇÜNKÜ BENİ TEMSİL ETTİ?İ İÇİN başkaldırınızı bağışlamaz
22 Ama onun sözünü dikkatle dinler, bütün söylediklerimi yerine getirirseniz, düşmanlarınıza düşman, hasımlarınıza hasım olacağım.
23 Meleğim önünüzden gidecek, sizi Amorlular'ın, Hititler'in, Perizliler'in, Kenanlılar'ın, Hivliler'in, Yevuslular'ın topraklarına götürecek. Onları yok edeceğim.” (Exodus)

Demek ki bu melek"Tanrı yı temsil etmektedir" Yani Tanrı nın gönderdiği bir meleğidir.Yakup bu meleği insan şeklinde görmüştür.Yani “Tanrı yı yendin” ifadesi “Tanrı nın meleğiyle güreşip yendin” anlamına gelmektedir.

"Tanrı yı yendin" ifadesi özel bir kullanımdır.Bu meleği ifade eder.Yakup un "Tanrı'yı yüz yüze gördüm" şeklindeki konuşması da bu meleği ifade eder.

_geriye şu sorukar kalır: Bu “güreşme” nedir? İnsan bir meleği nasıl güreşte “yener”?

Nasıl bir Baba oğluyla oyun oynarken "ah beni yine yendin" demesi o Baba nın gerçekten oğlundan güçsüz olduğu anlamına gelmiyorsa bu Tanrı yı temsil eden onun MELEĞİ yenilirse bu da meleğin "güçsüz" olduğu anlamına gelmez.Tanrı nın amacı burada Yakup ile "güreşmek" ya da onu öldürmek değildir ya da ona gücünü göstermek değildir onun kim olduğu konusunda bilgilendirmektir.Daha sonra onu kutsamış ve "İsrail" demiştir.Dolayısıyla Tevrat ta böyle bir anlatım bulunur....

Konunun basit ve yüzeysel olarak "Tanrı güçsüz mü ki yenilmiş" şeklindeki yorumlarla alakası yoktur... Ayrıca buradaki "güreşme" kelimesi bilindiği anlamda değildir....Bazı İbranice profösörleri ve tarihçilerine göre anlam "Tanrı dan birşeyi çok çok istemek ve en sonunda o isteğini yerine getirtmektir"(bir örnek verilirse nasıl bir çocuk birşey için tutturuyor ve annesi onu en sonunda alıyor bu olay da bu şekildedir)

kaynak

musanın mezarı hakkında:

http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=340202

http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=322836

sorularla islamiyet neden sahtekardır şu linke bakın yukarıda attığının tümünü içeren link:

https://sorularlaislamiyet.com/tevratin-tahrif-olmadigini-iddia-edenlere-nasil-cevap-verilebilir

yeremya 23/36 yı cımbızlamış ve tahrif etmiş pek müslümanca

buyrun tümünü okuyun:

https://incil.info/kitap/Yeremya/23

 

İncil tahrif edilmiştir dedin gittin bende 22. sayfada olabildiğince kaynak sağladım ama görmezden geliyorsun ingilizce biliyorsan yabancı dildekileri mutlaka izle ve sana talimatlarımı dikkate al eğer samimiysen yada burada trollük yapıyorsun.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
44 minutes ago, İslam kusursuzdur said:

Senin dışındaki herkesle atıp tutmaya varım.Sen hakaretlerini başkasına edersin artık.Belli bir olgunluğa eriş.

 

Sana bu başlıkta ilk attığım mesajlar belli. Aç bak bakalım tavır neymiş orada?

 

Vaizyet nerede döndü biliyor musun? Senin seviyesizliğini ve yüzsüzlüğünü fark ettiğim yerde.

Neydi orası: Zoru görünce mantara bağlayıp, ateistler buralarda neden zaman kaybediyor karı kız peşinde koşmak şarap marap varken gibisinden geyiğine bağladığın yer.

Kendin itiraf ettin bunu..

Lakayt ve pişkin bir tavırla, kendi iç yüzünü açık ettiğin yer adeta..

İşte ben orada senin seviyeni!) ve olgunluğunu(!) görüp, notumu verdim. Tiksinti orada başladı. Haklı olarak tabi biliyosun.

Ve o noktadan sonra senin seviyene indim. Daha doğrusu, değerin neyse, onu verdim sana.

İşte senin gördüğün ve şikayet ettiğin o olgunluk molgunluk falan, aynadaki aksin oluyor esasen.

 

Oradan buradan kopyalayıp getirdiği ve hakkında en ufak bir fikrin olmayan alıntılara karnımız tok.

Yüzüne vurunca ağırına gitti herhalde..

Sonsuzlukla ilgili getirdiğin o pasajla ilgili o kadar uyardım, link verdim, hiç rahatsızlık bile duymadın, yüzün bile kızarmadı, arkadaş ne biçim insansın sen?

 

Bu forumun senden öğreneceği hiçbir halt yok.

Senin de bu forumdan ne bir şey öğrenmeye niyetin, ne de buna kapasiten var.

O yüzden sen buraya komedi getirdikçe, ben de onlarla alay etmeye devam ederim.

Cevap veremediğin gerekçeleriyle birlikte tabi.

Çünkü hayatın boyunca içinde yaşadığın koyun sürüsünden değilim.

Buna ister cevap verir, ister böyle mızıklanırsın.

 

Neticede bir süre sonra her maganda müslüman gibi bu forumdan topuklayıp gidecek, bir yerlerde göbeğini kaşımaya devam edeceksin.

Sizin gibi adamları adam yerine koyup, değer vermekle olmuyor işte görüyorsun. Ahmet bir, sen iki..

Yapmacık seviyeli adam  ayaklarını geçeceksin o yüzden bir kalemde.

 

Benle zaten atıp tutmamanı öneririm. Benden kaynaklı değil, benim arkamda gerçeklerin olmasından kaynaklı.

Boş masal ve hurafeler değil.

Rezil olmaya mahkumsun o yüzden. Kaçınman da bu yüzden. (Kafiyeye gel)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 dakika önce, Buzul yazdı:

Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O'dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.Bakara 29

 

Ve üstünüze, yedi sağlam bina ettik.Nebe 12

Ve parıl parıl parıldayan bir kandil yaptık.Nebe 13

 

De ki; Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkar edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, alemlerin Rab’bidir.

Ve orada, onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada bulunanların besinlerini, dileyenler için eşit olarak dört günde takdir etti.

Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.

Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak yarattı. Her gök katına kendi emrini vahyetti. Ve dünya göğünü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, Azîz ve Alîm olanın takdiridir.Fussilet  9,10,11,12

 

Allah evreni yaratmışmış.Allah ancak düz yer ve onun üstüne kurulmuş,direksiz yükseltilen,güneşin,ayın ve yıldızların yapılarak yerleştirildiği,yerde olanların tümünden sonra yaratılan yedi katlı göğün yaratıcısı olabilir,o da masallarda tabi.Kendilerine müslüman diyenler kuranın işlerine gelmeyen ayetlerini takmazlar,düşünceleri,savları kuranla ters düşer,bu örnekte olduğu gibi.Şimdi bu tip büyük patlama sonucu oluşmuş evreni allahın varlığına kanıt olarak sunmayı sürdürecektir,kuran ayetleri ortada dururken.

Büyük patlama olsada olmasada Allahın varlığını hiçbir şekilde yanlışlamaz.O yüzden bununla biryere varamazsın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Şimdi, İslam kusursuzdur yazdı:

Büyük patlama olsada olmasada Allahın varlığını hiçbir şekilde yanlışlamaz.O yüzden bununla biryere varamazsın.

Kurandaki tek bir yanlış,tek bir çelişki islamın çökmesi için yeterlidir.İslamın çökmesi demek de,allahın uyduruk olduğu anlamına gelir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, yüpyücecik yazdı:

o sitede yazan bilgi kirliliğidir amaç bilgilendirmek değil islam koruyuculuğu orada yanlış algıdan gidiyorsun

Hristiyanlara göre Tanrı yorulur mu? Güreşir mi?

Müslümanlar zaman zaman hristiyanlara sorarlar "Tanrı yorulur mu hiç ayrıca Tanrı pehlivan mı ki güreşsin Haşa!"

"Tanrı dinlenir mi?" Tanrı herşeyden güçlüdür o sonsuz güce sahiptir ve yorulmaz peki o zaman Tevratta "Yaratılış" bölümündeki "dinlendi" ifadesi nedir?

Tevratta bu "dinlenmek" için kullanılan eski ibranice ifade "shabath" tır aslında bugünkü dillere tam anlamını verecek şekilde çevrilemez bu sözcüğün aslına en yakın anlamları "durmak,kesilmek,bitmek,durdurmak,çekilmek" şeklindedir.
Ayette esas olarak verilmek istenen anlam şunlara yaklaşık biçimdedir: Tanrı nın yaratmayı durdurması,"yaratma işinden çekilmesi"...tam olmasa da anlatılmak istenen budur.

"the enhanced Stron's Lexicon" önemli bir eski ibranice sözlüğü ve kitabı bu "shabath" sözcüğünü 71 kere kulanmıştır 47 kere "durdurmak,çekilmek" anlamında kullanılmasına rağmen sadece 11 kere "rest" yani dinlenmek şeklinde çevirmiştir. "The theologicial Wordbook of Old testament" (Eski ahit te geçen çeşitli ayetlerde kulanılan kelimeleri ve bunların tarihsel olarak ne zaman kullanıldığını ve anlamlarını açıklayan kitap) bu kelimenin anlamının ve Eski Ahit teki kullanılışının "Durdurmak,çekilmek" olduğunu belirtmiştir.Basitçe bu ayetin anlamı "Tanrı yaratmayı durdurdu" dur.

İkinci olarak:
Tevrat'ta geçen bir ayette "Tanrı ile güreşti" anlamı vardır ve müslümanların görüşü şu şekildedir "haşa! Tanrı pehlivan mı ki güreşsin"(!)
Tabi ki olay bu değildir...Ayetlere bakılırsa:

""21 Böylece armağanı önden gönderip GECEYİ KONAKLADI?I YERDE GEÇİRDİ.

22 Yakup O GECE KALKTI; iki karısını, iki cariyesini, on bir oğlunu yanına alıp Yabbuk Irmağı'nın sığ yerinden karşıya geçti.
23 Onları karşıya geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de geçirdi.
24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. BİR ADAM gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.
25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.
26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi. Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıt verdi.
27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."
28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail denecek" dedi, "ÇÜNKÜ TANRIYLA, İNSANLARLA GÜREŞİP YENDİN."
29 Yakup, "Lütfen adını söyler misin?" diye sordu. Ama adam, "Neden adımı soruyorsun?" dedi. Sonra Yakup'u kutsadı.
30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel adını verdi.
31 Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.
32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı”(yaratılış)

İlk once söylenmelidir ki bu olay bir rüya olabilir…(bazı hristiyan teologları bu olayı bir rüya olarak yorumlamıştır)devam edilirse ,Peki Yakup hem bir ADAMLA güreştiğini söylüyor hem de “Tanrı yı yendin” diye bir ifade geçiyor.Peki Yakup kiminle güreşti?

Ayetlere devam edilirse;

“RABBİN davası var Yahuda’yla,
Yakup'u izlediği yola göre cezalandıracak,
Yaptıklarının karşılığını verecek.
3 Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu,
Büyüyünce Tanrı'yla güreşti.
4-5 MELEKLE GÜREŞİP YENDİ,
Ağladı, kutsanmak istedi.
Tanrı'yı Beyt-El'de buldu,
RAB, Her Şeye Egemen Tanrı bizimle orada konuştu,
O Yahve diye anılır.”

Demek ki Yakup kendisine insan şeklinde görünmüş bir melek ile güreşmiştir.Peki bu meleğin Tanrı ile ne ilgisi var?

Tekrar ayetlere dönülürse;

“20 "Yolda sizi koruması, hazırladığım yere götürmesi için önünüzden bir MELEK göndereceğim
21 Ona dikkat edin, sözünü dinleyin, başkaldırmayın. ÇÜNKÜ BENİ TEMSİL ETTİ?İ İÇİN başkaldırınızı bağışlamaz
22 Ama onun sözünü dikkatle dinler, bütün söylediklerimi yerine getirirseniz, düşmanlarınıza düşman, hasımlarınıza hasım olacağım.
23 Meleğim önünüzden gidecek, sizi Amorlular'ın, Hititler'in, Perizliler'in, Kenanlılar'ın, Hivliler'in, Yevuslular'ın topraklarına götürecek. Onları yok edeceğim.” (Exodus)

Demek ki bu melek"Tanrı yı temsil etmektedir" Yani Tanrı nın gönderdiği bir meleğidir.Yakup bu meleği insan şeklinde görmüştür.Yani “Tanrı yı yendin” ifadesi “Tanrı nın meleğiyle güreşip yendin” anlamına gelmektedir.

"Tanrı yı yendin" ifadesi özel bir kullanımdır.Bu meleği ifade eder.Yakup un "Tanrı'yı yüz yüze gördüm" şeklindeki konuşması da bu meleği ifade eder.

_geriye şu sorukar kalır: Bu “güreşme” nedir? İnsan bir meleği nasıl güreşte “yener”?

Nasıl bir Baba oğluyla oyun oynarken "ah beni yine yendin" demesi o Baba nın gerçekten oğlundan güçsüz olduğu anlamına gelmiyorsa bu Tanrı yı temsil eden onun MELEĞİ yenilirse bu da meleğin "güçsüz" olduğu anlamına gelmez.Tanrı nın amacı burada Yakup ile "güreşmek" ya da onu öldürmek değildir ya da ona gücünü göstermek değildir onun kim olduğu konusunda bilgilendirmektir.Daha sonra onu kutsamış ve "İsrail" demiştir.Dolayısıyla Tevrat ta böyle bir anlatım bulunur....

Konunun basit ve yüzeysel olarak "Tanrı güçsüz mü ki yenilmiş" şeklindeki yorumlarla alakası yoktur... Ayrıca buradaki "güreşme" kelimesi bilindiği anlamda değildir....Bazı İbranice profösörleri ve tarihçilerine göre anlam "Tanrı dan birşeyi çok çok istemek ve en sonunda o isteğini yerine getirtmektir"(bir örnek verilirse nasıl bir çocuk birşey için tutturuyor ve annesi onu en sonunda alıyor bu olay da bu şekildedir)

kaynak

musanın mezarı hakkında:

http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=340202

http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=322836

sorularla islamiyet neden sahtekardır şu linke bakın yukarıda attığının tümünü içeren link:

https://sorularlaislamiyet.com/tevratin-tahrif-olmadigini-iddia-edenlere-nasil-cevap-verilebilir

yeremya 23/36 yı cımbızlamış ve tahrif etmiş pek müslümanca

buyrun tümünü okuyun:

https://incil.info/kitap/Yeremya/23

 

İncil tahrif edilmiştir dedin gittin bende 22. sayfada olabildiğince kaynak sağladım ama görmezden geliyorsun ingilizce biliyorsan yabancı dildekileri mutlaka izle ve sana talimatlarımı dikkate al eğer samimiysen yada burada trollük yapıyorsun.

 

Peki musanın ölümünü nasıl açıklıyorsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, Buzul yazdı:

Kurandaki tek bir yanlış,tek bir çelişki islamın çökmesi için yeterlidir.İslamın çökmesi demek de,allahın uyduruk olduğu anlamına gelir.

Velevki büyük patlama gerçekleşti yine ayetle ters düşmüyor ki.Yanlışın var birdaha incele.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, John Ahmet said:

Bakın bak ben ne yaptım. @teflon a gösterin bunu. :0_80cbc_37a71a73_L:

 

Bi de bi su altı foton vardı senin di mi, hani kolpa çıkan, onu da bununla aynı yerden mi buldun :0_80cbc_37a71a73_L:

Bu konularda iyisin hakikaten, tam senin içeriklerine uygun kıvamda olmuş eklediğin foto 

Hezeyanlarını da al ayrıl artık bu forumdan bence.

Çocuk parkı değil burası..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, İslam kusursuzdur yazdı:

Vahyin ilk zamanları hz.ali hz.aişe hz.abdullah b. mesud gibi sahabeler kendi kendilerine gelen vahiyleri kaleme dökmüşlerdir ama bu yazılarda direk vahiye kendi sözlerinden ekleme yapmışlardır.Daha sonra hz.ebubekir ve hz.osman döneminde bu nüshaların toplanıp ayrılması süreci olmuştur.ümmetin birliği ile yorumsuz vahiylertoplanmıştır.(zaten sahabeler ayetleri ezbere biliyordu ortaya bir zorluk ve ihtilaf çıkmadı) daha sonra buyorumlu sahifelerin sahipleri söz ve fikir birliğiyle bu sahifeleri yakarak yoketmişlerdir.(Bu sahifelerin hepsinin yakılmadığı şamda bir tanesinin bulunduğu biliniyor eklemek istedim)

Bu şekilde büyük bir özveriyle kuran-ı kerim ümmetin çabasıyla korunmuştur.(tabiki Allahın izniyle ve istemesiyle).

Zaten şuandada bir çok meshebin tarikatın cemaatin bulunmasına rağmen ve birçok ülkenin farklı dilleri kültürleri olmasına rağmen tüm dünyada tek bir kuran-ı kerim bulunuyor ve kuranın bulunan en eski nüshalarıyla tamamen aynı.(bu arada harekeler ilk yazılanlarda yoktu ama farklı dillere sahip ülkelerdeki insanlar daha rahat okusunlar diye eklenmiştir.Arapça yazılar harekesiz olur zaten. başka bir farklılık yoktur.)

Zaten kuranda diğer kitaplarda bulunan tahrif edilmiş hiçbir ifade olmadığı okunduğunda anlaşılacaktır.İncil ve tevratta verdiğimiz su götürmez deliller varken kuranda en ufak kusur dahi yoktur.

Malesef bende dahil kendi yorumlarımızla aldanabiliyoruz.Neden aldanıcakmışız kitap gayet açık okuyorum anlıyorum derseniz sebeplerini açıklarım.Ama lütfen kendi başınıza kuranı okuyup yanlış anlamaya sebebiyet vermeyin şüpheye düştüklerinizi araştırın.

Kur’an’ın Tanrı kelamı olduğunu kanıtlayabilirmisin ? mesela biri dese ki Kur’an’ı bilinmeyen varlıklar veya varlık yazdı ama bu varlık veya varlıklar Tanrı değil,üstün güçlere sahip,insandan çok daha zeki çok güçlü   varlık veya varlıklar.bunun  yalan olduğunu  kanıtlayabilirimisin ?

Cennete ve cehennemi gidip gördün mü ? görmediğin halde niye inanıyorsun ? sana her söylenene inanırmısın ? mesela sana desem ki everest tepesinde som altından bir şatom var,bana inanmazsan seni yakarın … banada inanırmısın ? madem bana inanmazsın,güler geçersin  : bana inanmamanın sebebi şatoyu görmemen mi ? beni önemsememen mi ? bunun aptalca bir tehdit olduğunu düşünmen mi ? inandırıcı değil miyim ? mesela harika,eşsiz bir edebiyatla,yazılı veya sözel olarak sana şatom olduğunu söyleseydim bana inanırmıydın ? Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna inanmanın sebebi eşsiz edebi bir eser olduğunu düşünmen mi ?   sana bir mektup gelse,bu eşsiz edebi bir mektup olsa,mektup tehdit ve mükafat içerse ,eşsiz yazım tarzından dolayı hemen inanırmısın ? yani eşsiz yazılmış olması ,edebi şahaser olması yazılan mektubun doğru olduğuna kanıt olabilir mi ?  seni eşsiz bir şekilde kandırıyor da olabilirler .  öyleyse   kimler tarafından,nerde,nasıl yazıldığı kanıtlanamayan bir kitabın tehditlerine ,teklifine,iddiasına ,<cennet ve cehennem var,bana inan,yoksa seni yakarım<<  demesine yani Kur’an’a niye  inanıyorsun ?  seni cehennemle tehdit etmeseydi yine inanacak mıydın ? korkundan mı inanıyorsun ? korkundan inanıyorsan bu samimi bir inanç mı ? veya seni inanman için tehdit etmeleri adil mi  ? insan tehdit edildiği için değil,gönülden,isteyerek ,severek inanmalı değil mi ? tehditle,korkutarak inandırana ne derler ? seni mafya tehdit etse,everest tepesinde som altından şatom var dese yine inanır mısın ? belki mecburen inanırım diyeceksin.aslında inanmıyacaksın.yalan söylemek zorunda kalacaksın.peki everest tepesinde som altından şatom var bana inanırsan sana bir milyon dolar vereceğim deseler inanırmısın ? inanırım diyenler elbette çıkacaktır.o kadar parayı kim istemez.yani ceza ve ödül imanını etkilemiyor mu sence ? iyi düşün..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 dakika önce, İslam kusursuzdur yazdı:

Velevki büyük patlama gerçekleşti yine ayetle ters düşmüyor ki.Yanlışın var birdaha incele.

Nasıl ters düşmüyor.Gökler yerde olanların tümünden sonra yaratılıyor.Yedi katlı göğe de güneş,ay ve yıldızlar yapılarak yerleştiriliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.Enbiya 33

 

Bakın büyük mucize.Güneş ve ayın evrendeki yörüngelerinden söz edilmiş,pardon yerde olanların tümünden sonra yaratılan ve yapılarak yerleştirildikleri yedi katlı gökteki yörüngelerinden.Ama ne ilginçtir ki,kuranda dünyanın evrendeki yörüngesi mucizesinden hiç söz edilmemiştir.Kuran mucize dolu ya hani,güneşin ve ayın yörüngesinden söz edilmesi de mucize.Evrendeki yörüngelerinden söz edilmiş ama ilginizi çekerim.Ama bu mucizeye yer verilmemiş.Allah dünyanın yörüngesi olduğunu bilmiyor mu?Neden dünyanın yörüngesine kuranda yer verilmemiş acaba?Neden mi?Çünkü kuranın dünyası düzdür,kuranı yazan dünyayı düz sanmaktadır.Dünyayı düz sanan biri de haliyle dünyanın yörüngesinden söz edemez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 dakika önce, teflon yazdı:

Rezil olmaya mahkumsun o yüzden. Kaçınman da bu yüzden. (Kafiyeye gel)

 

Kendi tabiriyle haspam cinaslı kafiye yaptığını sanıyor. Senin daha çok fırın ekmek yemen lazım. 

 

Bak cinaslı böyle olur. Cinaslı olabilmesi için anlam farkı olması lazım.

 

Güle naz
Bülbül eder güle naz
Öyle bir derde düştüm
Ağlayan çok gülen az

 

 

Niçin kondun a bülbül 
Kapımdaki asmaya                        
Ben yârimden ayrılmam 
Götürseler asmaya

tarihinde John Ahmet tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
29 minutes ago, John Ahmet said:

Ne bunlar tartışmaya doyamadığın muhabbetler mi?

 

Yok, senin parlak zekandan(!) örnekler olur kendileri.

Neyse daha uzatmayalım.

Sen yavaşça ikile artık bence..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 dakika önce, Buzul yazdı:

Nasıl ters düşmüyor.Gökler yerde olanların tümünden sonra yaratılıyor.Yedi katlı göğe de güneş,ay ve yıldızlar yapılarak yerleştiriliyor.

Büyük patlama “teorisi” zaten patlamadan sonra göklerin ve yerlerin nasıl oluştuğuna doğru düzgün cevap verebilmiş değil.Ne ile ters düşecek bu “teori”.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 minute ago, John Ahmet said:

 

Kendi tabiriyle haspam cinaslı kafiye yaptığını sanıyor. Senin daha çok fırın ekmek yemen lazım. 

 

Bak cinaslı böyle olur. Cinaslı olabilmesi için anlam farkı olması lazım.

 

Güle naz
Bülbül eder güle naz
Öyle bir derde düştüm
Ağlayan çok gülen az

 

ahmet sen hasta mısın?

Ne cinası kafiyesi?

Cümle sonundaki keyfi parantezlere kadar mı düştün artık..

Hacı ikile artık, senin o oksimoron çok boyutlu zaman hezeyanlarının müşterisi yok işte bu forumda.

Sap gibi kaldılar ortada işte arkasını getiremediğin için

İkile, naş..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, İslam kusursuzdur yazdı:

Büyük patlama “teorisi” zaten patlamadan sonra göklerin ve yerlerin nasıl oluştuğuna doğru düzgün cevap verebilmiş değil.Ne ile ters düşecek bu “teori”.

Yani,Kurana göre dünyanın düz ve bu düz dünya üzerine de direksiz yükseltilen yedi katlı göğün kurulduğunu ve güneşin,ayın ve yıldızların yapılarak yedi katlı göğe yerleştirildiğini onaylıyorsun.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...