Jump to content
Tengrizm

Kızlar tipe önem verir mi?

Recommended Posts

Just now, anibalfan said:

Sence aşk bir avantaj mı dezavantaj mı ?

bir insana ölümüne bağlı kalmak iyi bir şey midir ? 

 

 

Avantaj olmasaydı, var olmazdı, tipik doğal seleksiyon mevzusu.

 

Bir insana ölümüne bağlı kalmak, evet iyi bir şey. Herşeyden önce kendini çok iyi hissedersin zaten.

 

Ama ilişki seviyesi, arzunun ötesine geçmemişse, o ilişkiyi sürdürmek genelde zulmden başka bir şey getirmez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 dakika önce, anibal yazdı:

 

 

Avantaj olmasaydı, var olmazdı, tipik doğal seleksiyon mevzusu.

 

Bir insana ölümüne bağlı kalmak, evet iyi bir şey. Herşeyden önce kendini çok iyi hissedersin zaten.

 

Ama ilişki seviyesi, arzunun ötesine geçmemişse, o ilişkiyi sürdürmek genelde zulmden başka bir şey getirmez.

70 yaşındaki bir adam 20 yaşındaki bir kıza aşık olabilirmi?

yada tam tersi 20 yaşındaki adam 70 yaşındakine olabilirmi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 hours ago, anibalfan said:

70 yaşındaki bir adam 20 yaşındaki bir kıza aşık olabilirmi?

yada tam tersi 20 yaşındaki adam 70 yaşındakine olabilirmi?

 

İlki sıradan bir vaka, hemen her gün oluyor. İkincisi, pek olası, pek kolay değil ama, olmaması için pek bir sebep yok. Hele hele, 70 yaşındaki kadınlar şöyle olmaya başlayalı...

 

ajda pekkan taŠgibi ile ilgili görsel sonucu

 

Şakası falan bir tarafa, erkeğin aşık olmasında, görsel uyarı çok çok etkili. Erkekteki aşkı nerdeyse söndürebilecek olan tek şey, bu uyarının kaybolması. Bu da arzuyu öldürür. Basitçe, erkek görsel olarak etkileniyorsa, yaş falan önemsiz olur, aşk olası hale gelir. Arzu varsa, aşk olasıdır, arzu olmadan aşk falan olmaz. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, anibal yazdı:

 

İlki sıradan bir vaka, hemen her gün oluyor. İkincisi, pek olası, pek kolay değil ama, olmaması için pek bir sebep yok. Hele hele, 70 yaşındaki kadınlar şöyle olmaya başlayalı...

 

ajda pekkan taŠgibi ile ilgili görsel sonucu

 

Şakası falan bir tarafa, erkeğin aşık olmasında, görsel uyarı çok çok etkili. Erkekteki aşkı nerdeyse söndürebilecek olan tek şey, bu uyarının kaybolması. Bu da arzuyu öldürür. Basitçe, erkek görsel olarak etkileniyorsa, yaş falan önemsiz olur, aşk olası hale gelir. Arzu varsa, aşk olasıdır, arzu olmadan aşk falan olmaz. 

 

 

 

Anibal bu yaşça benden büyük kadınları da çok çekici bulduğum oluyor ve hiç benden yaşça büyük olmasının bir sorun olduğunu düşünmedim.

 

Sence yaşça büyük bir hanımla beraberliğin sıkıntılı yanları nelerdir?

 

Cinsel anlamda  bir eksiklik hisetmemiz olası mı?

 

Ayrıca kadınlar yaşça küçük erkekleri nasıl buluyor,bakış açıları nasıl?

tarihinde adalet123 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
23 minutes ago, adalet123 said:

 

Anibal bu yaşça benden büyük kadınları da çok çekici bulduğum oluyor ve hiç benden yaşça büyük olmasının bir sorun olduğunu düşünmedim.

 

Sence yaşça büyük bir hanımla beraberliğin sıkıntılı yanları nelerdir?

 

Cinsel anlamda  bir eksiklik hisetmemiz olası mı?

 

Ayrıca kadınlar yaşça küçük erkekleri nasıl buluyor,bakış açıları nasıl?

 

Bu konuda, kendi gözlemlerim dışında pek bir şey söylemek güç.

 

Fakat, kadın, erkekten altta olacak. Yani, erkeğin kendinden üstün olduğunu hissedecek. Bu, aslında, erkeğin, alfa olduğunu hissetmesi demenin bir diğer yolu. Belki hoş bir tabir olmuyor, ama gerçeği, bu kadın erkeğin üstünlüğünü hissetmek isteyecek. Genel olarak, yaşça küçük erkekler kadınların gözünde çoluk çocuk gibi görünüyor. Bunun istisnası, 30 yaşını aşmış olman diyebilirim, o da belki.

 

O yüzden, yaşı sizden büyük bir kadınla işiniz daha zor, ama imkansız değil. Kaldı ki, özellikle yaşı büyük, ilerlemiş kadınların "cougar" olması ve seks beklentilerinin çok yüksek olması ihtimali de var. Barney Stinson'un cougar maceralarını biraz izlemeni tavsiye ederim.

 

barney stinson cougars ile ilgili görsel sonucu

 

Cinsel anlamda bir eksiklik, gencecik bir çıtırlada hissedebilirsin, bu sana bağlı. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu dominantlık meselesi yüzünden kendinden büyük kadınları etkilemek öbür seçeneklere göre bir hayli zor oluyor.

Kendi yaşıtları daha baskın gelebiliyor

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 08.03.2019 at 03:14, anibal yazdı:

Mesele hormon meselesi. Temelde, oksitosin ve vazopressin üzerinden yürüyor. Bunlar temelde bir tür zamk gibi, bireyleri birbirine bağlıyor. Kadınlarda bu ikisi, orgazm olurken aktifleşiyor.

 

Kadınımızı mastürbasyonla, bizi arzularken orgazma ulaştırdıysak da aynı etki oluyor mu? 

 

Abi anlattıklarını anlatan nörolog tanınadığımdan, bu yüzden araştıramayacağımı hissettiğimden sana soruyorum. 

 

 

Ve her sekste orgazma ulaşmamaları durumu var, sekste orgazm olmamış olmamız, seksi anlamsız mı kılıyor?

tarihinde CinleriGorenAdam tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
53 minutes ago, CinleriGorenAdam said:

 

Kadınımızı mastürbasyonla, bizi arzularken orgazma ulaştırdıysak da aynı etki oluyor mu? 

 

Abi anlattıklarını anlatan nörolog tanınadığımdan, bu yüzden araştıramayacağımı hissettiğimden sana soruyorum. 

 

 

Ve her sekste orgazma ulaşmamaları durumu var, sekste orgazm olmamış olmamız, seksi anlamsız mı kılıyor?

 

Kadını mastürbasyonla orgazm etmekle pek bir yere ulaşamazsın. Onu bir fantazi olarak kullanabilirsin elbette. Öyle başlarsın, boşalır, girişir, birde öbür türlü boşaltırsın. Genelde kadınlar, ikinci orgazmda tam orgazm olmuş olurlar. Ve bir kadın, dakikalarca orgazmda kalabileceği gibi, bir akşam, eve dağılana kadar, 12-15 defa orgazmda olabilir, erkek gibi değildir bünyeleri. 

 

Her sekste orgazma ulaşmaları zaten gerekmiyor. Şart değil, böyle bir yükümlülük yok erkeğin. Ama şu kadar söyleyeyim, kadının içini de doldurarak nicelik ve nitelik olarak ne kadar orgazm edersen, o kadın sana o kadar bağlanacaktır. Yoksa, ucuz bir dildodan farkın olmaz gözünde. Kadınların orgazmı boy boy, olur erkek gibi tek düze, monoton, hep aynı gibi olmaz. Zevk derecesine göre, gözleri gider, sarsılır, ağlar, güler, zangır zangır titrer, bağırır, seni ısırır bırakmaz, yarım saat kendine gelemez vs. vs. Bir kadının orgazm halleri ve alabileceği zevkin sınırı yok gibi bir şeydir ve ortalama durumda erkeğin zevkini bir kaç kez katlar. Ha bu arada, kadınlar orgazm olurken işemez, ama sevişmekten zevk almaya başladılarsa, bu gerçekleşebilir. Zira, kadında işlemeye başlayan zevk hormonu, aynı zamanda sidik atımı işlevinde de rol oynar. Yani, kadının ortalığı batırması, orgazm olduğu anlamına gelmez.

 

Kadını iyi orgazm etmenin yolu, onu s...mektir. Yani sevişme falan değil, onu yapan sen olacaksın. Gerektiğinde sen yaparken, onun kendini sana yaptırmasnı sağlayacaksın. İlk kaide bu. Ama daha önemli olansa, kadını sekse iyi hazırlaman gerekiyor. Bu öyle önsevişme falan gibi uyuz basmakalıp bir mevzu değil. Oral seks, çok iyi bir yöntemdir. Ama sırası gelince. Ötesi, kızına göre değişir, örneğin, bazı kızları çok mutlu etmenin yolu, onun seni kudurtmasına izin vermen, senin de basbaya kuduz köpek gibi nerdeyse kudurmandır. Tabi, burada öyle bashetmiyoruz, azacaksın, azgın biri olacaksın, kız seni çok ama çok azdırmalı. ama bu her kız için geçerli değil. Öyle ki bazı kızlar için, ön sevişme, bilek güreşi olabilir. Onu takip eden bir müddet sonra da, sırtını kaşıma. 

 

Örneklerden görebileceğin gib, kadını sekse hazırlamanın yolu çok çok farklı hallerde olabilir. Eğer kadını doğru şekilde sekse hazırlayabilirsen, o seks herkes için çok mükemmel olur, kızın da senden başkasını gözü görmez, senin b..lu  donlarını yıkama zevki için can atar hatta.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 26.02.2019 at 22:16, anibal yazdı:

4. Özgüvenli olacaksın.

Özgüven kasmak için spor ve kitap okumak elzem dimi

Ben sürekli hareket halinde olan biriyim ama kendimi ginede özgüvenli hissedemiyorum

Ne tür spor önerirdiniz özgüven için?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
21 minutes ago, anibalfan said:

Özgüven kasmak için spor ve kitap okumak elzem dimi

Ben sürekli hareket halinde olan biriyim ama kendimi ginede özgüvenli hissedemiyorum

Ne tür spor önerirdiniz özgüven için?

Tabi tabi.

Önce bir sözlüğe göz atman gerekiyor ama özgüvenin ne olduğunu anlamak için.

 

Spor ile duruşunu düzeltirsin ve uzun boylu isen heybetli durursun. Özgüven ise başarılı tecrübeler ve bunun kişiliğe yansıması ile ilgilidir.

Özgüvenini arttırmak için ilgilendiğin konuda zaman harcayıp, başarılarla birlikte tecrübe kazanman lazım.

 

Yoksa spor yaparak özgüven kazanmayı beklemek; hergün koşu yapıp, iyi Çince konuşmayı beklemek gibi olur.

Konuşamadığının farkına varınca da hayıflanıp, 'Niye olmuyor, nerde hata yaptık?' diye sorarsın.

 

Kitap da benzer durum.

Teorik bilgiyi faydana kullanmak amacıyla öğrenip, kullanmıyorsan; zaman kaybı.

 

tarihinde Khan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
25 minutes ago, anibalfan said:

Özgüven kasmak için spor ve kitap okumak elzem dimi

Ben sürekli hareket halinde olan biriyim ama kendimi ginede özgüvenli hissedemiyorum

Ne tür spor önerirdiniz özgüven için?

 

Özgüven için, spor ve kitap okumak elzem değil. Ama yoksa, kazanmanın en kolay yolu bu.

 

Özellikle bireysel sporlar, özellikle de güreş, karate falan gibi sporlar, bu hususta çok daha etkilidir. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, anibal yazdı:

 

Özgüven için, spor ve kitap okumak elzem değil. Ama yoksa, kazanmanın en kolay yolu bu.

 

Özellikle bireysel sporlar, özellikle de güreş, karate falan gibi sporlar, bu hususta çok daha etkilidir. 

 

Sürekli insanlarla iletişim halinde olmak insana özgüven veriyor bence.Ben her gün onlarca kişiyle konuşuyorum ve hiç çekinmem yok.

 

Onu takip eden bir müddet sonrada sırtını kasima derken ne kastediyorsun?

 

Teşekkür ederim

tarihinde adalet123 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
12 minutes ago, Khan said:

Tabi tabi.

Önce bir sözlüğe göz atman gerekiyor ama özgüvenin ne olduğunu anlamak için.

 

Spor ile duruşunu düzeltirsin ve uzun boylu isen heybetli durursun. Özgüven ise başarılı tecrübeler ve bunun kişiliğe yansıması ile ilgilidir.

Özgüvenini arttırmak için ilgilendiğin konuda zaman harcayıp, başarılarla birlikte tecrübe kazanman lazım.

 

Yoksa spor yaparak özgüven kazanmayı beklemek; hergün koşu yapıp, iyi Çince konuşmayı beklemek gibi olur.

Konuşamadığının farkına varınca da hayıflanıp, 'Niye olmuyor, nerde hata yaptık?' diye sorarsın.

 

Kitap da benzer durum.

Teorik bilgiyi faydana kullanmak amacıyla öğrenip, kullanmıyorsan; zaman kaybı.

 

 

Yanlış şeyler demiyorsun temel olarak. 

 

Ama işin boyutu biraz daha farklı. Spor yaparsan, vücudunu tanıyor olursun. En azından adamın önünden kaçıp kaçamayacağını tahmin edebilirsin, dövemeyecek olsan bile. Bu da seni güçlü hissettirir. Dahası, mücadele etmeyi biliyor olursun. Tabi, evet, dik duran vücut falan... Bunlarda yadsınamaz elbette.

 

Kitap okumakta, seni, karşındakinden daha üstün hissettirir. Ondan bilgili olduğunu düşünürsün, hissedersin. Sorulan, danışılan, sözü dinlenen adam olmaya başlarsın. Yani, teorik bilgiyi kullanmış olup olmamanın çok fazla önemi olmaz. Hatta, bildiklerin fasa fiso ve hatta yalan yanlış bilgilerde olabilir, çok önemli değil. Ha, birde ağzın az ama öz laf yapar hale gelir, çok okudukça. Espri falan derdin olmaz pek, kızın karşısında en derim ki diye düşünmezsin.

 

Tabi, okumuşken adam gibi şeyler okumuş olmak, o bilgiyi de değerlendirmek iyidir. Ama bu konu, o konu değil. Zamanın kısa tarihini anlatabileceğiniz kız, sizden kaçacak olan kızdır. Hiç bir kız, o kadar uzun dinlemeyi çekemez, dırdır edecek, kafa ütüleyecek olan o. 

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 minutes ago, anibal said:

Ama işin boyutu biraz daha farklı. Spor yaparsan, vücudunu tanıyor olursun. En azından adamın önünden kaçıp kaçamayacağını tahmin edebilirsin, dövemeyecek olsan bile. Bu da seni güçlü hissettirir. Dahası, mücadele etmeyi biliyor olursun. Tabi, evet, dik duran vücut falan... Bunlarda yadsınamaz elbette.

  

Kitap okumakta, seni, karşındakinden daha üstün hissettirir. Ondan bilgili olduğunu düşünürsün, hissedersin. Sorulan, danışılan, sözü dinlenen adam olmaya başlarsın. Yani, teorik bilgiyi kullanmış olup olmamanın çok fazla önemi olmaz. Hatta, bildiklerin fasa fiso ve hatta yalan yanlış bilgilerde olabilir, çok önemli değil. Ha, birde ağzın ama öz laf yapar hale gelir, çok okudukça. Espri falan derdin olmaz pek, kızın karşısında en derim ki diye düşünmezsin.

 

Biraz dolanıp toparlamam gerekiyor.

 

@anibal aşağıdakileri yazdı ise; içedönük bir yapısı var. Yani utangaç, sosyal çekingen ve pasif.

45 minutes ago, anibalfan said:

Özgüven kasmak için spor ve kitap okumak elzem dimi

Ben sürekli hareket halinde olan biriyim ama kendimi ginede özgüvenli hissedemiyorum

Ne tür spor önerirdiniz özgüven için?

 

Ben de içedönük olduğum için onun ne demek istediğini tam anlayabiliyorum. Spor yapmak, kitap okumak zaten yapması gerekenler ama sporda bireysel olanlara yönelecek, kitap okumak ise zaten yalnız başına yapılan bir eylem. Bunlar onu kesinlikle çözüme götürmeyecek. Sorun bambaşka.

 

Buradaki sorun bu kişinin daha önce başına gelenlerden veya aldığı aile kültüründen dolayı sosyal çekingenlik yaşaması, sosyal bir ortamda bulunmak ve karşı cinse yaklaşmaktan çekindiği için evhamlanması, bu evhamları veya farklı sebepleri bahane ederek harekete geçmemesi.

 

Sosyal çekingenliğin konuyla direkt ne bağlantısı var diye sorulacak olursa; karşı cinse yaklaşmaktan çekinme ve sosyal çekingenlik (özellikle erkeklerde) neredeyse her zaman birlikte görülür.

 

http://katalog.hacettepe.edu.tr/client/tr_TR/search/asset/11491/0

Sayfa 57

0. Ölçek İçin Tanımlamaların Özeti

Maddeler 3-4-5

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, Khan said:

Biraz dolanıp toparlamam gerekiyor.

 

@anibal aşağıdakileri yazdı ise; içedönük bir yapısı var. Yani utangaç, sosyal çekingen ve pasif.

 

Ben de içedönük olduğum için onun ne demek istediğini tam anlayabiliyorum. Spor yapmak, kitap okumak zaten yapması gerekenler ama sporda bireysel olanlara yönelecek, kitap okumak ise zaten yalnız başına yapılan bir eylem. Bunlar onu kesinlikle çözüme götürmeyecek. Sorun bambaşka.

 

Buradaki sorun bu kişinin daha önce başına gelenlerden veya aldığı aile kültüründen dolayı sosyal çekingenlik yaşaması, sosyal bir ortamda bulunmak ve karşı cinse yaklaşmaktan çekindiği için evhamlanması, bu evhamları veya farklı sebepleri bahane ederek harekete geçmemesi.

 

Sosyal çekingenliğin konuyla direkt ne bağlantısı var diye sorulacak olursa; karşı cinse yaklaşmaktan çekinme ve sosyal çekingenlik (özellikle erkeklerde) neredeyse her zaman birlikte görülür.

 

http://katalog.hacettepe.edu.tr/client/tr_TR/search/asset/11491/0

Sayfa 57

0. Ölçek İçin Tanımlamaların Özeti

Maddeler 3-4-5

 

Sosyal çekingenlik ile özgüven arasında bir korelasyon kurmak çok kolay değil.

 

Teknik olarak sosyal çekingen, hatta asosyal olduğumu bile söyleyebilirim. Lisede de öyleydim. Ama bir üst sınıftaki, okulun en güzel kızı denen kızı, ki, kimseler sokulamazdı, çekinirdi, taş gibi hatundu, bahçede yanına gidip, konuşup eğlendirerek dolaşmışlığım olmuştu. Öyle ki, bizim sınıf cama çıkıp tazahürat yapmıştı baya bildiğin. Ki, çölün ortasında, herkesi hadi gidin, işiniz mi yok evde diye yollayıp, tüm nöbetlere tek başıma kalmayı seven biriydim, bir radyo vardı, onunla da hava durumundan başka şey dinlemezdim, günlerce. Hatta, hala, otobüse binsem, "Fazla akbili olan var mı?" diyemem. Kafede garsonu çağırmak isteyemem, hatta kafeye gitmek bile istemem. ama çıkar, yüz kişinin karşısında takır takır seminer, konferans falan veririm, hiç te sıkıntı olmaz.

 

Yani, özgüven biraz farklı bir konu. Özgüven sorununu aşmak, arkasından sosyal çekingenliği aşmanıza sebep olabilir. Fakat, ikisini bir arada düşünmek farklı, özgüven noktasına odaklanmak farklı. Belki, eleman, yalnız olmaktan mutlu oluyor da olabilir. Bu, bu topiğin konusu değil doğrudan.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, anibalfan yazdı:

Özgüven kasmak için spor ve kitap okumak elzem dimi

Ben sürekli hareket halinde olan biriyim ama kendimi ginede özgüvenli hissedemiyorum

Ne tür spor önerirdiniz özgüven için?

Ssri ile özgüven artırabilirsin. Doktora danış.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, anibal yazdı:

 

Sosyal çekingenlik ile özgüven arasında bir korelasyon kurmak çok kolay değil.

 

Teknik olarak sosyal çekingen, hatta asosyal olduğumu bile söyleyebilirim. Lisede de öyleydim. Ama bir üst sınıftaki, okulun en güzel kızı denen kızı, ki, kimseler sokulamazdı, çekinirdi, taş gibi hatundu, bahçede yanına gidip, konuşup eğlendirerek dolaşmışlığım olmuştu. Öyle ki, bizim sınıf cama çıkıp tazahürat yapmıştı baya bildiğin. Ki, çölün ortasında, herkesi hadi gidin, işiniz mi yok evde diye yollayıp, tüm nöbetlere tek başıma kalmayı seven biriydim, bir radyo vardı, onunla da hava durumundan başka şey dinlemezdim, günlerce. Hatta, hala, otobüse binsem, "Fazla akbili olan var mı?" diyemem. Kafede garsonu çağırmak isteyemem, hatta kafeye gitmek bile istemem. ama çıkar, yüz kişinin karşısında takır takır seminer, konferans falan veririm, hiç te sıkıntı olmaz.

 

Yani, özgüven biraz farklı bir konu. Özgüven sorununu aşmak, arkasından sosyal çekingenliği aşmanıza sebep olabilir. Fakat, ikisini bir arada düşünmek farklı, özgüven noktasına odaklanmak farklı. Belki, eleman, yalnız olmaktan mutlu oluyor da olabilir. Bu, bu topiğin konusu değil doğrudan.

 

 

 

Bazısı kendini fazla özgüvenli buluyor yada öyle izlenim  veriyor,bu kişiler hakkında ne düşünüyorsun?

 

Sence zayıf olduklarını gizlemek için mi bunu yapıyorlar?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 minutes ago, adalet123 said:

 

Bazısı kendini fazla özgüvenli buluyor yada öyle izlenim  veriyor,bu kişiler hakkında ne düşünüyorsun?

 

Sence zayıf olduklarını gizlemek için mi bunu yapıyorlar?

 

O kadarını bilmem, bilemem. Psikolog falan değilim. 

 

Ama özgüveni olmayan kimsenin, zayıf tarafını gösterebileceğini sanmıyorum. Bazı kızları, daha doğrusu sıkı dominant erkek isteyen, erkekleri uydu edip etrafında çevirmeyi seven kızları etkilemenin en iyi yolu, özgüvenim taşıyor demektir. Bunun da en kolay yolu, onların yanında, hatalarınızı falan anlatıp, kendinizle dalga geçmektir. Gülerek söylenen, "Ne salağım ben ya, şunu şunu yaptım, bir daha yaparsam s...ler" gibi laflar, aslında özgüveni gsterir, o kızları da feci etkiler. 

 

Yani, o zayıflığını gördüğünüz kişi, gerçekten özgüveni baya yukarlarda olan kişi olabilir, tekrar bir düşünün, bakın derim.

tarihinde anibal tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 minutes ago, anibal said:

Sosyal çekingenlik ile özgüven arasında bir korelasyon kurmak çok kolay değil.

 

Teknik olarak sosyal çekingen, hatta asosyal olduğumu bile söyleyebilirim. Lisede de öyleydim. Ama bir üst sınıftaki, okulun en güzel kızı denen kızı, ki, kimseler sokulamazdı, çekinirdi, taş gibi hatundu, bahçede yanına gidip, konuşup eğlendirerek dolaşmışlığım olmuştu. Öyle ki, bizim sınıf cama çıkıp tazahürat yapmıştı baya bildiğin. Ki, çölün ortasında, herkesi hadi gidin, işiniz mi yok evde diye yollayıp, tüm nöbetlere tek başıma kalmayı seven biriydim, bir radyo vardı, onunla da hava durumundan başka şey dinlemezdim, günlerce. Hatta, hala, otobüse binsem, "Fazla akbili olan var mı?" diyemem. Kafede garsonu çağırmak isteyemem, hatta kafeye gitmek bile istemem. ama çıkar, yüz kişinin karşısında takır takır seminer, konferans falan veririm, hiç te sıkıntı olmaz.

 

Yani, özgüven biraz farklı bir konu. Özgüven sorununu aşmak, arkasından sosyal çekingenliği aşmanıza sebep olabilir. Fakat, ikisini bir arada düşünmek farklı, özgüven noktasına odaklanmak farklı. Belki, eleman, yalnız olmaktan mutlu oluyor da olabilir. Bu, bu topiğin konusu değil doğrudan.

 

Verdiğim kılavuza bakmadığını farzediyorum. O kılavuz uzun araştırmalar sonucu tutulan istatistikler ile hazırlanmış.

Özellikle madde 3, 4, 5'i bu yüzden belirtmiştim. Konunun başlığına bakıp  benim alıntı yaptığım kişinin iletileri tekrar gözden geçirilirse dediğim anlaşılır.

 

Dışa dönüklüğün(extroversion) ve içe dönüklüğün(introversion) seviyeleri var.

Sen ne çok ötede, ne de çok beride olduğun için dengelisin.

Ki zaten çok dışa dönük olsan burada bulunmazdın ve derin düşünme kabiliyeti gerektiren konulara ilgi duymazdın.

tarihinde Khan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 minutes ago, Khan said:

 

Verdiğim kılavuza bakmadığını farzediyorum. O kılavuz uzun araştırmalar sonucu tutulan istatistikler ile hazırlanmış.

Özellikle madde 3, 4, 5'i bu yüzden belirtmiştim. Konunun başlığına bakıp konuyu başlatanın veya benim alıntı yaptığım kişinin iletilerini tekrar gözden geçirirsen dediğimi tam olarak anlaşılır.

 

Dışa dönüklüğün(extroversion) ve içe dönüklüğün(introversion) seviyeleri var.

Sen ne çok ötede, ne de çok beride olduğun için dengelisin.

Ki zaten çok dışa dönük olsan burada bulunmazdın ve derin düşünme kabiliyeti gerektiren konulara ilgi duymazdın.

 

Bilmediğim konular değil aslen o mevzular. Dedim ya, çölde bir başına... Okuyacak şey lazımdı bol bol :)

 

Şöyle basite indirgeyeyim, o ölçeklerde, özgüven mevzusu, değerlendirmenin bir kalemi sadece. Yani, çok içe/dışa dönük biri, çok özgüvenli/özgüvensiz olabilir. Özgüven, içe dönüklük, dışa dönüklük gibi, kişi ve sosyal çevre arasındaki ilişkiden ziyade, kişinin kendiyle olan ilişkisine dair bir husus. Tabi bu toplamda sosyal ilişkiyi etkiler, ama tek başına belirleyici olmaz. Yani, çok sosyal biri, çok çok özgüvensiz olabilir. Ki görmüşlüğüm vardır böylelerini, bilhassa kızlarda. 

 

Özgüveninizi düzeltebilir, kendinizle barışabilirsiniz. Bu sosyalleşmenin yolunu açabilir, ama siz o yoldan gitmekte istemeyebilirsiniz. Yalnızlık iyidir bazen, ama dişisizlik çekilebilir bir şey değildir, hele kronik olursa, müzminleşirse. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×