Jump to content
dursun

Kur'an Tebliğ Edilmeden Önce!

Recommended Posts

On 27.10.2018 at 18:14, adalet123 yazdı:

Hocam Tevrat ve İncil in ortaya  çıkması  nasıl  bir süreçle oldu?

 

   Dünyada en çok taraftara sahip olan 3 büyük ibrahimi dinin ortadoğu kaynaklı olması bir tesadüf değildir.

Antik insanlar tarım yapmak için yerleşik düzene geçmeye başladıklarında tarım için oldukça elverişli olması sebebiyle diğer birçok yöreden “bereketli hilal” ismini alarak ayrılan bölgeyi aşağıda görebilirsiniz;

 

C5xGECWWcAIasNq.jpg

 

 

   Avcı toplayıcı atalarımızın tarım yapmaya başlamasıyla beraber dinlere olan gereksinim de artmış oldu

Dinlerin kökeninde yatan korku ve bilinmeyenden korunma güdüsüdür. Korkularımız vardı ve bilinmeyene karşı sığınmak için tanrıları yarattık.

 

Alıntı

 

Tarım, topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar için bir zorunluluktu. Tarımı başarmak içinse, gökyüzünün iyi incelenmesi gerekiyordu. Bir yıldız kümesinin gökyüzündeki hareketiyle bitkinin büyüyüp gelismesi arasındaki bağlantı insanoğlunun ilgisini çekiyordu. O halde yeryüzünü gökteki yıldızlar ve varlıklar yönetiyordu. Onbeşbin yıl önce Mısır'da yaşayanlar yıldızlara tapmaya başladılar.İnsanoğlu gökyüzündeki yıldızlara isimler takmaya başladı. Saban sürme sırasında görünen yıldızlara 'Öküz' ya da 'Boğa' yıldızları, Aslanların susuzluktan çölden ırmaklara geldiğinde görülen yıldızlara 'Aslan yıldızları' gibi isimler yakıştırmaya başladı. Zamanla insanoğlu göğün boğasından beklediği gücü yeryüzündeki boğadan da bekler oldu. Bunun gibi bir çok canli ve cansiz şeyi kutsallaştırdı ve insanlar putlara tapmaya başladı.

Zamanla insanlar iyilik ve kötülük tanrilarını ayırmaya başladılar. Tanrıların özleri birbirine uymadığı için tapınma ikiye bölündü. İyi tanrılara yapılan sevgi ve sevinç tapınmasıydı. Kötü Tanrılara yapılan ise korku ve ızdırap... Böylece özü karşit ilkelere tapınma olan din sistemleri olustu.

O ana kadar ölümden sonrasının cevabını bulamayan insanoğlu, uzun yolculuklardan dönen gemicilerin anlattığı okyanusun öbür ucundaki ülkelerin güzellikleriyle ya da kötülükleriyle hayal dünyasını daha da geliştirdi. Herhalde insanlar da ölünce böyle yerlere giderlerdi. Eğer insan sevapkar ise ölünce sonsuz güzellikteki diyarlara giderdi. Eğer günahkar ise sonsuz karanlık ülkesine benzeyen yerlerde cezasını çekerdi. Böylece ölülerini barındırabileceği cennet ve cehennemi yaratmış oldu. İnsanoğlunun adaleti ne olursa olsun tanrısal adalet yanılmaz, insanı cezalandırır ya da mükafatlandırırdı. Böylece 'Büyük Tanrı'ya tapma' inanci dogdu.

Dinin kökeni olan ilk olgular büyü ve totemdir. O dönemin insanlari, avladıkları hayvanlara ya da çeşitli düşmanlarına karşi ise yaradığını düşündükleri bitki, hayvan ve buna benzer şeyleri kutsallaştırıp, kendi kabilelerinin totemi yapmaya ve bunu çeşitli simge , sembol ya da danslarla kullanmaya başlamıştır. Totem kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalındığ sürece kabilenin üremesi, korunmasi ve besin ihtiyacı garanti altına alınmiş oluyordu. Bunun sonucunda çesitli tabular ve kutsallıklar oluşmuş ve bunlara aykırı davrananlar korkunç sekilde cezalandirilmiştir.

Totemciliğin insanın ilk dini olduğu söylenebilir. Tek tanrılı dinlere göre ilkel, ama öz olarak onunla aynı kaynaklardan beslenip, aynı işlevi gören ve aynı nitelikte bir inanç biçimidir. Totem maddesel bir tanrıdır. Bu açıdan bakıldığında Hristiyanların İsa'da cisimleşen tanrı tasarımlarından hiçbir farkı yoktur. Yani İsa da bir totemdir. Nitekim İslamiyet öncesi putlara olan inanç da çok tanrılı bir totemcilik, yani tanrıların maddesel olarak sembollesmiş durumlarına tapınma şeklidir.

Totemci inanç biçimini takip eden süreçte dinsel düşünce, ruhçuluk biçiminde gelişmiştir. İnsanoğlu sayısız ruh ve tanri geliştirmiş ve daha sonra bunların en büyüğü olduğuna inandığı tanrıların tanrısını yaratmış, tek tanrı düşüncesine adım adım ulaşmıştır.

 

 

   Tevrat, aynen kuran gibi o devirde yaşayan insanının ufkuyla sınırlıdır.

Museviliğin, o güne kadar gelen efsaneleri tek tanrı çatısı altında birleştirmekten başka yaptığı şey yoktur.

Her ne kadar monoteizm savunucusu islam dini, tevrat'ın tanrısına sahip çıkıp allah olarak tanımlasa da,

Musevi tek tanrıcılığı birçok tanrılar arasından birini tercih etmeyi gerektiren (Henoteizm) bir tek tanrıcılıktır. 

Yani aslında tevrat'ın tanrısı yahova, diğer tanrıların arasında yerel bir tanrıydı.

 

   Hristiyanlığın temelinde ise museviliğin ideolojik temel yaptığı köleci zulme karşı isyan yatar.

Hristiyanlığı, Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesi sebebiyle trioteizm olarak kategorize edebiliriz.

 

İslam, az sayıda tarihi kanıtın işaret ettiği üzere sapkın bir hristiyan mezhebin teslis’i ret etmesiyle doğmuş olmalı.

Bu yerel arap dini, emeviler tarafından, dağınık arap kabilelerinin bir araya toplanıp güç ve hakimiyet kurulması, otoriteye biat gibi siyasi amaçlarla topluma empoze edilmiş.

Günümüzde ise maalesef girdiği toplumu cehalet ve sefalet sarmalına sokup acımasızca kemiren habis bir kansere dönüşmüş vaziyette.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 10.10.2018 at 00:42, dursun yazdı:

Forumda daha önce tartışıldı mı bilmiyorum ama aklıma şöyle soru(lar) takıldı:

 

Kur'an, peygambere bildirildikten sonra, az sayıda inanan olsaydı veya Peygamberden başka hiç kimse inanmasaydı ne olacaktı (ki bir de İslamiyet "son din" diye de belirtilmişken...)? Yeni bir peygamber ve yeni bir din mi gelecekti? Allah, İslamiyetin ne kadar yayılacağını sadece tahmin mi etti? Yoksa kesin inanacak kişileri ve sayısını biliyormuydu? Peki ya sadece Arap yarımadası ile sınırlı kalsaydı? Allah, bu dinin hangi konuma kadar geleceğini bilmiyordu ise eğer, bu konuda herhangi bir etüt yapmışmıydı? İnsanların özgür iradelerine! bırakmak büyük bir risk değilmiydi? Yani bu din başlamadan bitseydi, doğmadan ölseydi, biz bugün burda sadece bilim mi konuşuyor olacaktık?

 

Bu dediğiniz şey ilk 10 yıl ifade ettiğiniz gibi oldu. Muhammede sadece 80 kişi inandı. 

Sonra kafa kesmeler, yol kesmeler, adam öldürmeler başlayınca (klasik IŞİD'den hallice) insanlar inanmak zorunda kaldı. 

 

Boğazınızda bir kılıç varken siz olsanız inanmaz mıydınız? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 03.11.2018 at 20:20, EnverPasa yazdı:

 

Bu dediğiniz şey ilk 10 yıl ifade ettiğiniz gibi oldu. Muhammede sadece 80 kişi inandı. 

Sonra kafa kesmeler, yol kesmeler, adam öldürmeler başlayınca (klasik IŞİD'den hallice) insanlar inanmak zorunda kaldı. 

 

Boğazınızda bir kılıç varken siz olsanız inanmaz mıydınız? 

 

İslamiyet bunu emretmiştir. İslâmiyetin kılıç zoruyla yayılmasında hiçbir sakınca yada anormallik yoktur. İslamiyete göre uygulama yerinde bir doğru bir harekettir. Eğer o 80 kişi iman etmişse, Allah'ın emirlerine uymak zorundadır. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, adalet123 yazdı:

@Ebu Kafir  Hocam benim anlamadığım bir şey var.Incil,tevratin kopyası değil mi? 


Tevrat'ın güncellenmiş ve soft sürümü diyebiliriz, Tevrat'ın tanrısı sinirlidir, İncilde ise sakin.

müslümanlık ve tevrat'ta var olan kurban, sünnet, kısasa kısas, mülkiyetin kutsallığı vs incil'de yoktur, gibi..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 16.10.2018 at 23:51, ismet çat yazdı:

siz kavramlar üzerinden konuşuyorsunuz içeriklere bakarsanız yanıldığınızı anlayacaksınız. 

1-hz.adem den hz.muhammed e kadar tebliğ edilen islam dünyanın farklı yerinde farklı yorumlanmıştır zaten bu tür olaylar silsilesi evrensel bir din olan islam ile son bulmuştur.

2-ben var dediğim için var olmayacak tabi zaten var olan bir şeyi ben inkar etsem de etmesemde o vardır. hristiyanlık musevilik ve islam aynıdır. islamın hak din olmasının sebebi diğer dinlere insan müdahalesi olmasıdır. islamın getirdiği ibadetler binlerce yıl değişmediği gibi kuran da değişmemiştir

3-ben teist meist anlamam öyle uydurma tabirleri bana yakıştırmayın ben müslümanım

4-Ebu Kafir nickli arkadaş yazdıkların cevap verilecek düzeyde değil seni es geçiyorum.  bahsettiğin konular zaten veda hutbesinde açıkça belirtiliyor okursan cevaplara ulaşacaksın

Tahrif olmuşsa tahrif edenler suçludur.

tahrif olmuşsa tahrif edildiğini bilmeyen,tahrif edildiğine inanmıyan ,Museviliği,Hristiyanlığı hakiki din bilen insanlar niye suçlu olsun ?

Halbuki Kur'an' da Allah musevilere,yahudilere,hristiyanlara söylemediği lafı bırakmıyor.Allah onları kahretsin diyor,lanet okuyor,kafirler diyerek hakaret ediyor,Muhammed'e ve ordusuna emir vererek cizye alıncaya kadar onlarla savaşın,gidin onları öldürün,karılarını,kızlarını cariye alın,mallarına,topraklarına el koyun,onlara sert davranın,sürgüne zorlayın,kendi ülkelerinde kiracı olsunlar vs diyor..

Museviler ve Hristiyanların dinlerinin tahrif edilmediğine inanmalarının sebebini biliyormusun ? (Büyük harfle yazayımki akılda kalıcı olsun,bağırmak gibi algılanmasın) sebebi şu :

TANRILARINA GÜVENİYORLAR  ,TANRIMIZ BİZE SÖZ VERDİ,BU KITAPTAKİ SÖZLER ASLA YOK OLMAYACAK,BİR HARFİ BİLE diye inanıyorlar..

peki niye böyle inanıyorlar.sizlerin tahrif edildi dediğiniz kitaplarında öyle yazdığı için.hani Kur'an da yazıyorya "bu kitabı biz indirdik,biz koruyacağız" diye.aynı veya benzer garanti mührü onların kitaplarındada var.

Kur'an Tanrı sözüde,onlarınki değil mi ? Garantisi olmayan buzdolabını alırmısın ? 

Bu buzdolabı değil,Tanrının kitabı ! Müsaade edinde musevi ve hristiyanlarda kendilerini güvende hissetsin.Tanrıları onlara bu güveni versin.

Vermez mi ? Niye ?

Kur'an' da "bu kitabı biz indirdik,biz koruyacağız " " dinimi tamamladım,sizin için islamı seçtim" "kimki islamdan başka din ararsa kaybedenlerden olur " denmeseydi , ne olurdu ? 

Tevrat'ı İncil'i sahipsiz mi sandınız ? Tanrı dinini oyuncak yapar mı ? doğru yolu bulsunlar diye gönderdiği kitaplarını üç beş serserinin eline bırakıp tahrif ettirir ,masum kullarının sapıtmasına izin verir mi ? İşte müslümanlar buna inanıyorlar.çünkü bu fikri onlara Kur'an aşılıyor .bununla yaratılan manzara şu : Güvenilmez Tanrı !

Tanrıya güvenmek ne zamandan beri suç olmuş ? Müslümanlar öldükten sonra cennete gideceklerine inanıyorlar.niye ? Çünkü Kur'an' da yazıyor.

aynı şey.Museviler ve Hristiyanlarda dinlerinin tahrif edilmediğine inanıyorlar.niye ? Çünkü kitaplarında öyle yazıyor.Bu kitap bozulmaz diye Tanrıları onlara söz vermiş.

bitmedi ; 

Bu dini terkedersiniz kurtuluşa eremezsiniz,cehenneme gidersiniz diye Tanrıları tarafından tehdit ediliyorlar.

Cehennem korkusu sadece müslümanlarda yok.özellikle hristiyanlardada var.

Aynı şeyi müslümanlara yapsalar.yeni bir din çıksa.kitaplarında cizye verinceye kadar müslümanlarla savaşın dense.Zeus Müslümanları kahretsin.müslümanlar kafirdir,Muhammed son elçi değildir,müslümanlara öyle zannettirildi,aldandılar diye kitaplarında yazsa..müslümanların tepkisi ne olur ?

Aynı şeyi Kur'an' da Allah museviler ve hristiyanlara yapıyor.

 

 

tarihinde fezadabirtürk tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arkadaşlar konuları okudukça  taraflı ve maksatlı davranıldığı   kanaatine varıyorum. Yani amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek gibi birşey.


Şimdi şamanizmin kitabı yok , elçisi yok , ayeti yok ama din olarak kabul ediyorsunuz.


Ayrıca Budizmin elçisi yok , kitabı yok , ayeti yok ve tanrısı yok ama din olarak kabul ediyorsunuz.  Hatta budizmin din olmadığını  ve tanrıları olmadığını da ısrarla kendileri de söylüyor onlar doğa güçlerine inanır , sayısız güç sayısız tanrıdır. Ama sorun yok ..


Yahudilik , hristiyanlık ise kutsal dedikleri kitapları çok sonra kendileri yazmışlar. Kutsal kase ,  ağlama duvarı , günah çıkartma , vaftiz , dinden döneni öldürme ,  istavroz  , mayasız hamur gibi zırva gelenekleri din olarak öğretiyorlar sorun yok..

 


İslamda hac , zekat , kurban , namaz , tesettür varsa yahudilik ve hristiyanlıkta da var. sorun yok..

 

O zaman sorun olan ne?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×