Jump to content
akılsızşuursuzatom

Zeyd meselesinde tek anlayamadığım kısım ?

Recommended Posts

Elim değmişken "serilen döşeği" "YUVARLAK deve yumurtası" yapan, ayetlerin anlamlarını değiştirmiye çalışan, hayatlarını Kuranı anlamak/tercüme etmek isteyen eski mealcileri beğenmeyip yeni yeni anlamlar vermeye çalışan üçkağıtçılara da bir kaç sözüm olacak.


Yeni bir buluş yapılırsa, yeni bir şey icat edilirse buna bir isim verilir. Bu isim "büyük" bir kültürden alınabilinir. Örnek olarak Türkçede bisiklet, radyo gibi yabancı dillerden Türkçeye giren bir çok şey vadır. Kurana "saf Arapça" diyenler de nasiplerini almışlardır çünkü Kuranda da bir çok Arapça olmayan başka dillerden alınmış kelimeler vardır. "Kuran"  kelimesi bile Arapça değildir!
Bunun yanında isim başka dilden alınmaz ise eski bir kelimeye yeni anlam verilir. Mesela "yazmak". Eski Türkçede çizgi çekmek/çizmek demekti. Yazı ortaya çıkınca anlam kaydırılarak bildiğimiz yazmak oldu! Bu işleyiş her dilde aynıdır. 


Şimdi burda yazan diplomasız yeni Kuran kıvırıcılarının, pardon Kuran çeviricelerinin yaptığı hemen hemen şöyle bir şeydir:
Günümüzde " bilgisayarın" ne olduğunu herkes bilir. Kitaplarda vs ne anlama geldiğini her Türkçe bilen kişi anlar. Herkes "bilgisayar" sözünü okudumu aynı şeyi anlar.
Şimdi düşünün günümüzden 1000-1500 yıl sonra çok sivri zekalı insanlar çıkıyor ve diyorki "Bunların hepsi yanlış anlamış, bilgisayarın computerle bir alakası yok. O günün insanları/türkleri bilime çok önem veriyorlarmış ve bilgiyi sayıyorlarmış. Yani bu bilgisayar, bilgiye saygı göstermek, bilgiyi toplamak ve saymak demekmiş. Bakın kutsal dil nasılda saygı göstermek ve sayarak toplamayı bir kelimede ifade etmiş. İşte bu ulu Allah/Tallah/Yallahın mucizesi. Bu güne kadar bilgisyarı computer sanan bilim insanları vs halt etmişler. Gerçek dini, ah pardo Türkçeyi o zamanın cahil Türkleri anlamamış " 😄
Evet günümüzün Kuran kıvırıcılarının yaptıkları aynen budur!


Ben bir de şu söze çok gülüyorum:
Araplar Kuranı yanlış anlamışmış!

 

Muhammeden bir kaç yüz yıl sonra yaşayan din adamları yanlış anlamışmış ama 1500 yıl sonra yaşayan Türk Araplara Kuranda ne yazdığını açıklamaya çalışıyor!

(Anadili Arapça olan kişi de arkadaşın çevirisini destekliyormuş. Sanki Kuran yanlış yazıyor deme seçeneği varmış gibi. Hahaha)

 

Bir Arap gelip bize "Siz Nutuku yanlış anlıyorsunuz" dese ne düşünürsünüz? 😄


Allah el müzilldir. Müslümanı işte böyle rezil eder....ama müslüman rezil olduğunu bile anlamaz!
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, emretemelkuran yazdı:

tarhana çorbası lüfer ızgara sardalya.

 

Yazını en doğru cümleyle bağlamissin. Gerçekten işin özeti bu. Bir ırkın izini sürmek, daha doğrusu buna takılıp kalmak bizi insanligimizdan çıkartır. Ne kadar geriye gidersen o kadar maymunlasiyor insan! 

Evet haklisin yanlış anlamışım. Bi karışıklık olmuş. Sumerlere filan hiç inmeyelim yalnız. Gunes-dil teorisine baglariz sonra konuyu! Türkçe kelimelere Amerika'da da rastlandığıni biliyorum. Ama biz Anadolu tarihini Alparslan'la başlatalım. Öncesi çok uzun mevzu..

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
46 minutes ago, Türk Ateist said:

Bir adam, evlatlığının boşadığı kadını deliler gibi seviyorsa

kadın da onu deliler gibi seviyorsa 

onlara engel olur musunuz, sevenlere engel olur musunuz?

 

Engel olmak kimin haddine... Teşebbüs bile etmeyiz. 

 

 

Budur.

Evet doğru olan budur;

teşekkür ederim.

 

 Ama iletinizde yanlış bilgiler de var;

açıklamaya çalışayım.

 

Adam kalkıp gelinine aşık oluyor.

Hayır, öyle bişey yok.

 

Yazınızdan anlaşıldığına göre sizin Adam derken atıfta bulunduğunuz kişi Muhammed nebidir

ama nebi gelinine aşık olmuyor;

aşık olsaydı kıskanırdı ve Zeyde "Zevceni boşa" derdi;

tam aksine, boşamamasını tavsiye ediyor -emsik aleyke zevcek.

 

Hadi kadın genç ve cahil,

kayınpeder de peygamber olduğu için etkileniyor falan deyip geçebiliriz de

adama kart zampara, pislik demeden de geçmeyiz.

 

Böyle bişey de yok.

 

Zeyneb 30'unda boşandıysa nebi o esnada 35'indeydi belki

ve bu ne kadar muhtemelse birisinin genç ötekisinin kart olduğu ancak o kadar muhtemeldir

çünkü kaç yaşında olduklarına dair Kuran'da hiç bir işaret yok.

 

Evlatlık dediğimiz şey bizim çocuğumuz.

 

Çocuğumuz kelimesini 

eğer biyolojik çocuğumuz anlamında kullanıyorsak

hayır!

 

Çünkü

evlatlığımızı ediniriz, biylojik çocuğumzu ise Allah yaratıp bize verir

 

Lütfen dikkat,

edinmekle yaratmak arasındaki fark

insan ile Allah arasındaki farktır.

 

O dönemin müşrikleri bu farkı görmüyordu,

sanırım şimdi de bazımızın görmediği gibi. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

Zeyneb 30'unda boşandıysa nebi o esnada 35'indeydi belki

ve bu ne kadar muhtemelse birisinin genç ötekisinin kart olduğu ancak o kadar muhtemeldir

çünkü kaç yaşında olduklarına dair Kuran'da hiç bir işaret yok.

 

Nebi nasıl 35 inde oluyor ya! Kaç yaşında peygamber oldu?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 dakika önce, Getaf yazdı:

 

Yazını en doğru cümleyle bağlamissin. Gerçekten işin özeti bu. Bir ırkın izini sürmek, daha doğrusu buna takılıp kalmak bizi insanligimizdan çıkartır. Ne kadar geriye gidersen o kadar maymunlasiyor insan! 

Evet haklisin yanlış anlamışım. Bi karışıklık olmuş. Sumerlere filan hiç inmeyelim yalnız. Gunes-dil teorisine baglariz sonra konuyu! Türkçe kelimelere Amerika'da da rastlandığıni biliyorum. Ama biz Anadolu tarihini Alparslan'la başlatalım. Öncesi çok uzun mevzu..

 

 

yok ya alparslan dedi mi islam gelir hun falan desek olma mı

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 minutes ago, Getaf said:

 

Nebi nasıl 35 inde oluyor ya! Kaç yaşında peygamber oldu?

 

 

 

Hahahaha. Olur olur 😄

 

Yukarda yazmıştım, müslümanların beyninde bir duvar var, bu duvara çarpınca mantık felan yok olur. Kuranı/Allahı/Muhammedi savunmak için bilim, mantık, ahlak vs işlemek zorunda değildir. İlla işletmek istiyorsan kıvır, değiştir, yok say, bir şeyler ilave et vs. Önemli olan Kuranı savunmaya çalış 😄

 

Şöyle bir düşünüyorum da... Muhammed o kadınla evlenmese insanlık için ne değişirdi??? 

Muhtemelen hiç bir şey ama olsun Muhammedin zevki çok önemli, Allah Kurana bunu yazdırmasa olmazdı. Hahaha

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 dakika önce, Getaf yazdı:

Nebi nasıl 35 inde oluyor ya! Kaç yaşında peygamber oldu?

 

25'ken 40'lık hatçeylen evleniyo, hatçeden başka evliliği yok. Hatçe öldükten sonra diğerlerini alıyor ama hiç biri ile evli değil. hatçe ile evlilikten 15 sonra da vahiy geldi diyo reiz mağarada.

muhammedim sen mağarada napıyodun muhammedim.....

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, poiuz yazdı:

 

Hahahaha. Olur olur 😄

 

Yukarda yazmıştım, müslümanların beyninde bir duvar var, bu duvara çarpınca mantık felan yok olur. Kuranı/Allahı/Muhammedi savunmak için bilim, mantık, ahlak vs işlemek zorunda değildir. İlla işletmek istiyorsan kıvır, değiştir, yok say, bir şeyler ilave et vs. Önemli olan Kuranı savunmaya çalış 😄

 

Şöyle bir düşünüyorum da... Muhammed o kadınla evlenmese insanlık için ne değişirdi??? 

Muhtemelen hiç bir şey ama olsun Muhammedin zevki çok önemli, Allah Kurana bunu yazdırmasa olmazdı. Hahaha

 

ya hacı baba kurandaki şeyler yeni bişey değil ki :D apostoliklerin düzelttiği eski ahitten ondan öncesinden tevrattan alıp muhammedin topluma yakarışlarıyla beraber

editorya. Domuz yememe yeni mi? Değil. Alkol içmeme yeni mi? Değil. Örtünme yeni mi? Değil. Cinsel düzenlemeler yeni mi? Değil. Dünya yaratılışı yeni mi? Değil. 

Evlilik? değil.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
30 minutes ago, Getaf said:

Nebi nasıl 35 inde oluyor ya! Kaç yaşında peygamber oldu?

 

 

Tam olarak kaç yaşında peygamber oldu 

kimse bilmiyor; bilemez

bu forumda örneğin

Muhammed'in kaç yaşındayken peygamber olduğu bir yana

gerçekten yaşayıp yaşamadığı bile sorgulanıyor. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

 

 

Tam olarak kaç yaşında peygamber oldu 

kimse bilmiyor; bilemez

bu forumda örneğin

Muhammed'in kaç yaşındayken peygamber olduğu bir yana

gerçekten yaşayıp yaşamadığı bile sorgulanıyor. 

 

O ayrı tartışma. Ben yaşadığına inanıyorum. Köşeye sıkışınca ateistlerin argümanlarına sığınmak yakıştı mı şimdi! Ben ateistforum'da yeniyim. Ama senin ateistforum'da yıllar içinde çok şey öğrendiğin belli!! Bir tek ateistlerin sadece aklını kullandığını öğrenememişsin!

 

Öyle de olabilir, böyle de olabilir, şöyle de olabilir!!! İşine gelen olabilir, işine gelmeyen olmayabilir! Daş da düşebülü, ayı da çıkabülü.. Biliyorsunuz değil mi o fıkrayı?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir adam, evlatlığının boşadığı kadını deliler gibi seviyorsa

kadın da onu deliler gibi seviyorsa 

onlara engel olur musunuz, sevenlere engel olur musunuz?

 

Türk Ateist: 

Engel olmak kimin haddine...

Teşebbüs bile etmeyiz. 

 

*

 

Sevgili Türk Ateist, 

nebinin 

evlatlığnın ESKi eşi ile evlendirilmesinin amacı

sizin bu cevabı özgürce verebilmenizi sağlamak,

size güçlük çıkmaması.

 

Ahzâb 37:

 

(Ey nebi)

seni onunla evlendirdik ki müminlere (insanlara) güçlük çıkmasın

zevvecnâke hâ likey lâ yekûne alâl mu’minîne harac

 

Kısacası o bir görev evliliğidir;

nebi onunla hiç yatmamış bile olabiloir (33:49; 2:236).

 

Nebinin 

aşık olduğu için evlendiği yalan,

evlatlığına eşini boşattığı yalan,

bu evliliğin evlatlık kurumunu lağvetttiği yalan...

 

tarihinde Hasan Akçay tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
14 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

Bir adam, evlatlığının boşadığı kadını deliler gibi seviyorsa

kadın da onu deliler gibi seviyorsa 

onlara engel olur musunuz, sevenlere engel olur musunuz?

 

Türk Ateist: 

Engel olmak kimin haddine...

Teşebbüs bile etmeyiz. 

 

*

 

Sevgili Türk Ateist, 

nebinin 

evlatlığnın ESKi eşi ile evlendirilmesinin amacı

sizin bu cevabı özgürce verebilmenizi sağlamak,

size güçlük çıkmaması.

 

Ahzâb 37:

 

(Ey nebi)

seni onunla evlendirdik ki müminlere (insanlara) güçlük çıkmasın

zevvecnâke hâ likey lâ yekûne alâl mu’minîne harac

 

Kısacası o bir görev evliliğidir.

 

Nebinin 

aşık olduğu için evlendiği yalan,

evlatlığına eşini boşattığı yalan,

bu evliliğin evlatlık kurumunu lağvetttiği yalan...

 

 

Cool story bro ☪️

 

Mohammed_receiving_revelation_from_the_angel_Gabriel.jpg

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

aşık olduğu için evlendiği yalan,

evlatlığına eşini boşattığı yalan,

bu evliliğin evlatlık kurumunu lağvetttiği yalan...

 

Üç cümlenin sonuna "yalan" yazınca sizin söylediğiniz "doğru" olmuyor! Siz aşağıdaki sorularıma cevap verin:

 

4 saat önce, Getaf yazdı:

 

Arada kan bağı olmayınca meşru mu oluyor? Yani eğer kan bağınız yoksa önünüze geleni düdükleyebilirsiniz! Yahu tek kaide kan bağı mıdır?! Süt kardeşliğinde bile geçerli olan "değer yargıları" nerede?! Kan bağı olmayınca insan arkadaşının kızına, komşusunun karısına, yolda kalmışın kızına en hafif tabiriyle heves eder mi? Arada makul bir yaş farkı var mıdır, öncesindeki insani münasebetiniz nasıldır vs.. bunlara bakmaz mi? Örneğin ben "teyze" diye hitap ettiğim bir kadına, sonra kocası öldüyse talip olabilir miyim?! Kanunlara göre engel durum yoktur. Ama ben bunu yaptığımda siz bana sevenler kavuştu mu dersiniz, yoksa yadırgar mısınız? Kaldı ki ben kendimi topluma rol model olarak sunan biri değilim. Eğer böyle bir işe kalkisirsam 'ben marjinalim' der işin içinden çıkarım. Yukarıda savundugunuz örnek var ya değme marjinallere taş çıkartır!! Marjinal demek hafif kalır. Çok hafif!

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hasan beyciğim,

 

Hatice anamızın kuzeni, Hristiyan din adamı Varaka Bin Nevfel şöyle buyuruyor;

 

Bazı insanlara nasihat ettim şöyle dedim
Ben uyarıcıyım, sakın kimse sizi aldatmasın,
Yaratıcınızdan başka ilahlara tapmayın,
Sizi buna çağırırsalar deyin aramızda büyük bir engel var~
Tesbih ederiz o arşın sahibini ona sığınırız,
Daha önce de Cudi ve Cumud dağları onu tesbih etti,
Gök kubbesi altında her şey ona hizmet eder,
Kimse onun egemenliğinden kaçamaz,
Gördüğümüz hiçbir şeyin parlaklığı baki değildir,
İlah bakidir, mal ve evlat helak olur,
Hürmüze hazineleri bir fayda sağlamadı,
Ad kavmi de uğraştı ama ebedi olamadı,
Süleyman da, bütün milletler,
Emrinde olduğu halde insanlar cinler

 

 

Diyek mi? Muhammedim ey git Hira'ya bekli gelir vahiy orada. 

Girdi mi gök kubbe, düz dünya! 

tarihinde emretemelkuran tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed bin Abdullah'ın ilk vahyini Varaka bin Nevfel'e açıklamasından kısa bir süre sonra Varaka bin Nevfel vefat etti. Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır. Bu dönem "İnkıta-ı Vahy" hadisesi olarak adlandırılır.

üzüntü şizofreniyi basınca. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Hasan Akçay yazdı:

 

 

Budur.

Evet doğru olan budur;

teşekkür ederim.

 

 Ama iletinizde yanlış bilgiler de var;

açıklamaya çalışayım.

 

Adam kalkıp gelinine aşık oluyor.

Hayır, öyle bişey yok.

 

Yazınızdan anlaşıldığına göre sizin Adam derken atıfta bulunduğunuz kişi Muhammed nebidir

ama nebi gelinine aşık olmuyor;

aşık olsaydı kıskanırdı ve Zeyde "Zevceni boşa" derdi;

tam aksine, boşamamasını tavsiye ediyor -emsik aleyke zevcek.

 

Hadi kadın genç ve cahil,

kayınpeder de peygamber olduğu için etkileniyor falan deyip geçebiliriz de

adama kart zampara, pislik demeden de geçmeyiz.

 

Böyle bişey de yok.

 

Zeyneb 30'unda boşandıysa nebi o esnada 35'indeydi belki

ve bu ne kadar muhtemelse birisinin genç ötekisinin kart olduğu ancak o kadar muhtemeldir

çünkü kaç yaşında olduklarına dair Kuran'da hiç bir işaret yok.

 

Evlatlık dediğimiz şey bizim çocuğumuz.

 

Çocuğumuz kelimesini 

eğer biyolojik çocuğumuz anlamında kullanıyorsak

hayır!

 

Çünkü

evlatlığımızı ediniriz, biylojik çocuğumzu ise Allah yaratıp bize verir

 

Lütfen dikkat,

edinmekle yaratmak arasındaki fark

insan ile Allah arasındaki farktır.

 

O dönemin müşrikleri bu farkı görmüyordu,

sanırım şimdi de bazımızın görmediği gibi. 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Hasan AKÇAY beyefendi dini savunmak isterken haddinden fazla hezeyanlar sarfettiğinizin farkında mısınız ? Lütfen yazdıklarınızı bir kez daha eni-konu gözden geçirin ve sonra söyleyebilirsiniz tüm bunların makul ya da kabul edilebilir her hangi bir yönü var mı ? saygılar selamlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
38 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

Bir adam, evlatlığının boşadığı kadını deliler gibi seviyorsa

kadın da onu deliler gibi seviyorsa 

onlara engel olur musunuz, sevenlere engel olur musunuz?

 

Türk Ateist: 

Engel olmak kimin haddine...

Teşebbüs bile etmeyiz. 

 

*

 

Sevgili Türk Ateist, 

nebinin 

evlatlığnın ESKi eşi ile evlendirilmesinin amacı

sizin bu cevabı özgürce verebilmenizi sağlamak,

size güçlük çıkmaması.

 

Ahzâb 37:

 

(Ey nebi)

seni onunla evlendirdik ki müminlere (insanlara) güçlük çıkmasın

zevvecnâke hâ likey lâ yekûne alâl mu’minîne harac

 

Kısacası o bir görev evliliğidir;

nebi onunla hiç yatmamış bile olabiloir (33:49; 2:236).

 

Nebinin 

aşık olduğu için evlendiği yalan,

evlatlığına eşini boşattığı yalan,

bu evliliğin evlatlık kurumunu lağvetttiği yalan...

 

 

Aman da ne kadar ulvi bir görev... İnsanlık, ileride bir gün evlatlıklarının eşlerine aşık olup da evlenmek isterse zorlanmasın, âlem de onları kınamasın diye düşünmüş yüce Allah, Muhammed'i de gariban evlatlığının karısıyla bu yüzden evlendirmiş...

 

Koskoca alemlerinin yaratıcısının düşünüp uğraştığı şeye bak.

Bunun insanlığa ne teorik ne de pratik bir yararı vardır. Tam da tersi olarak zararlıdır. Belli ki o gün de Arap toplumu tarafından pek hoş karşılanmıyormuş ki birileri ayet indirtip kendini korumaya almış.

 

Neresinden tutsanız elinizde kalır Hasan Akçay. Evlatlık elbette kişinin çocuğudur. Bir insanın birini evlatlık alması demek, ona anne baba olmayı taahhüt etmesi demektir. Bunların arasında sevgi ve güven bağı oluşur ayrıca. Bir çocuğa anne baba olmak için biyolojik bağa ihtiyaç bile yoktur, evlatlık da kişinin kendi çocuğudur.

Ondan sonra sen kalk, evlatlığının karısına aşık olabilirsin, hatta o boşanınca onunla evlenebilirsin de....

 

Arap toplumunda kimsesiz çocuklar, çocuğu olmayan yetişkinler tarafından evlatlık alınıyor mu ya da alınıyorsa oran nedir, bilmiyorum. Hiç ilgilenmemiştim. Muhtemelen yoktur ya da tüm dünyadan çok daha düşüktür. Böyle bir ayetten sonra kimse kalkıp da başkasının doğurduğu kimsesiz çocuğa kendi çocuğu gibi bakmaz, sahiplenmez ki...

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Müslümanların ibretlik(!) savunmalarını görünce yine ister istemez şu şirin fıkrayı kendime saklamak istemedim.

Safkan bir dindar bir tapınağa gelir ve haykırmaya başlar: "Tanrım bana n´olur 10000 $ ver. N´olur 10000 $ ver."
Bunu duyan tapınağın görevlisi koşa koşa yanına gelir ve ona çıkışır: "Yahu kardeş; olmaz ki böyle. Ona saygını göster ve ondan para isteyeceğine, inancının güçlü olmasını dile."
Dindar: "Saçmalama. Eğer güçlü bir inanca ihtiyacınız varsa, güçlü bir inanç için dua edersiniz. Ama benim 10000 $´a ihtiyacım var."

 


Kıssadan hisse:
Görünen o ki, dindarların ve elbette müslümanların o kadar güçlü bir inançları var ki, yüz kızartıcı eylemleri ve olayları bile paklama derdindeler. Elleri mahküm, ki yapmasalar hem dindiz hem de parasız kalma riskleri bile var. Aman di´yim. :D

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bugün bizim evde telaş var,

belki daha fazla yazamıyacağım;

sonra yazayım inşallah.

 

Hayırlı bir iş.

 

Gençler birbirini sevmiş,

aileler tanışacak;

onun hazırlığı yapıldı, dünürler bekleniyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

Bugün bizim evde telaş var,

belki daha fazla yazamıyacağım;

sonra yazayım inşallah.

 

Hayırlı bir iş.

 

Gençler birbirini sevmiş,

aileler tanışacak;

onun hazırlığı yapıldı, dünürler bekleniyor.

 

gelinse götür malı hasan bey..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Hasan Akçay yazdı:

Budur.

Evet doğru olan budur;

teşekkür ederim.

 

Rica ederim de doğru olanı söylemem için bu rezil adetin Kur'an'a girmesine ihtiyaç yoktu. Biz zaten İslam dinini, milletin özel hayatına burnunu sokup kendi çarpık ahlak anlayışını dayatmakla suçlarız. 

 

1 saat önce, Hasan Akçay yazdı:

 Ama iletinizde yanlış bilgiler de var;

açıklamaya çalışayım.

 

Adam kalkıp gelinine aşık oluyor.

Hayır, öyle bişey yok.

 

Yazınızdan anlaşıldığına göre sizin Adam derken atıfta bulunduğunuz kişi Muhammed nebidir

ama nebi gelinine aşık olmuyor;

aşık olsaydı kıskanırdı ve Zeyde "Zevceni boşa" derdi;

tam aksine, boşamamasını tavsiye ediyor -emsik aleyke zevcek.

 

Hadi kadın genç ve cahil,

kayınpeder de peygamber olduğu için etkileniyor falan deyip geçebiliriz de

adama kart zampara, pislik demeden de geçmeyiz.

 

Böyle bişey de yok.

 

Zeyneb 30'unda boşandıysa nebi o esnada 35'indeydi belki

ve bu ne kadar muhtemelse birisinin genç ötekisinin kart olduğu ancak o kadar muhtemeldir

çünkü kaç yaşında olduklarına dair Kuran'da hiç bir işaret yok.

 

 

Evet evet, Zeynep zaten Zeyd'le en başında evlenmek istemediği için evlilik pek iyi gitmemiş, Zeyd de boşanmak istediğini söyleyince Muhammed "Boşanmayın" demiş. Sonra işte nedense Allah toplumdaki "evlatlığın öz çocuk gibi görülmesi" durumunu zararlı bulmaya karar verince malum durumlar çıkmış ortaya. 

 

Muhammed, İslam tarihine göre 40 yaşında peygamber oluyor. Valla bize ilkokuldan itibaren böyle öğrettiler...

Bu evlilik işi de Hicret'ten sonra olduğuna göre Muhammed'in yaşı epeyi var. Bu ikisinin arasındaki yaş farkına ilişkin bir yorumda bulunmadık gerçi, o fark 10 yaş olsa da bir şey değişmez. Sizinle daha önce de konuştuğumuz gibi, kadınların alfa erkeğe ait olmak istemesi gayet anlaşılır bir durum, özellikle de o çağlarda... Ama hani bu kadının kuzen ve evlatlığın karısı olması biraz acayip.

 

Sonuç olarak, evlatlıklarımız bizim çocuklarımız. Onların eşlerine aşık olmayalım, eşlerinden boşanmalarına neden olmayalım, o eşlerle evlenmeyelim. Aile bu değil.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
17 dakika önce, Hasan Akçay yazdı:

Hayırlı bir iş.

 

Gençler birbirini sevmiş,

aileler tanışacak;

onun hazırlığı yapıldı, dünürler bekleniyor.

Muhterem

Bu durumda bize "Hayırlı olsun" demek düşer.

Ciddiyim. Harbiden hayırlı olsun.

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×