Jump to content
akılsızşuursuzatom

Size göre bir Tanrının olmadığının veya düşünülen şekilde bir Tanrının olmadığının delili

Recommended Posts

7 dakika önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Her zaman değil, örneğin kuantum alan dalgalanmaları hiç yoktan ve sebepsiz ortaya çıkabilir.

 


Tekrar ediyorum, belirsizlik ilkesi yanlış olması durumunda çelişki üreten ifadelerdendir. Yani belirsizlik ilkesi mantıksal bir zorunluluk olduğundan "hiçlik" durumu mümkünsüzdür. 

 

 

Fizik ve matematik kuralları tamamen geçerli, yukarıda bu durumun matematiksel ispatını da verdim, konuyla ilgili ileri bilgi almak isterseniz buyurun, parçacık fiziği ve teorik fizik konularında otorite ve önde gelen akademisyenler & bilim insanları:  


- Henry Margenau ve Roy Abraham Varhese, Cosmos, Bios, Theos (Open Court, 1992), s.11
- Sezen Sekmen, Parçacık Fiziği, ODTÜ Yayınları s.59-60
- Brian Greene, Evrenin Zarafeti, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, s. 489
- Brian Greene, Evrenin Zarafeti, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, s. 146
- Michio Kaku, Big Think Konuşması
-Hiç Yoktan Bir Evren, Lawrence Krauss
-Einstein'dan Ötesi, Michio Kaku
-Karadelikler ve Bebek Evrenler, Stephen W. Hawking
-Büyük Tasarım, Stephen W. Hawking

 

büyük  tasarım  kitabını  okudum  evrenin  kendi  kendine  olduğundan  bahsetmez  ki 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
31 dakika önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Her zaman değil, örneğin kuantum alan dalgalanmaları hiç yoktan ve sebepsiz ortaya çıkabilir.

 


Tekrar ediyorum, belirsizlik ilkesi yanlış olması durumunda çelişki üreten ifadelerdendir. Yani belirsizlik ilkesi mantıksal bir zorunluluk olduğundan "hiçlik" durumu mümkünsüzdür. 


 

Sn. Ebu Kafir yani termodinamiğin 1. yasası olan ; 'Enerjinin yokken var, varken yok edilemeyeceğini ancak bir biçimden başka bir biçime dönüşebileceğini' 

 

Ret ediyorsunuz doğrumu anlıyorum ?

 

Yada isimlerini yazdığınız kitaplar bu teoremi yokmu ediyor? Lütfen kanıtlanmış teoremler ile gidelim. "Her zaman değil, örneğin kuantum alan dalgalanmaları hiç yoktan ve sebepsiz ortaya çıkabilir." cümlesinde olduğu gibi sebebini bilmememiz sebepsiz olduğu anlamına gelemez. o yüzden kanıtlanmış bilgiler üzerinden gidersek, kendimizi eleştirdiğimiz kendi amaçlarına hizmet edebilmek adına kendi sanrılarını tercih eden insanlardan farklı bir noktaya cekmeyi başarabiliriz. 

 

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, fatihkara yazdı:

Sn. Ebu Kafir yani termodinamiğin 1. yasası olan ; 'Enerjinin yokken var, varken yok edilemeyeceğini ancak bir biçimden başka bir biçime dönüşebileceğini' 

 

Ret ediyorsunuz doğrumu anlıyorum ?

 

Termodinamiğin 1. yasasıyla çelişen bir durum söz konusu değil,


siz olayı  0 = 0 + 0 olarak değerlendiriyorsunuz

Bahsedilen kanunun bize dediği şey sıfırdan sadece "+1" veya sadece "-1" oluşamayacağı dır.


Oysa hiçlikten bir evren için önermemiz; 
0 = (-1) + (+1)


Burada sıfırın (-1) ve (+1)’e dönüşmesi belirsizlik ilkesinden kaynaklanır.


Bildiğimiz madde pozitif dir, uzayın dokusu ise negatif enerjiyi barındırır (boş uzay devasa bir negatif enerji deposudur) bu enerjilerin toplamı SIFIR 'dır, yani evrendeki enerji değerinin toplamı sıfır olduğu için kuantum dalgalanması termodinamiğin 1. yasasıyla çelişki yaratmadan hiçlikten varlık oluşturabilir.  Hiçlikten varlığın ortaya çıkmasının enerjinin korunum yasasını ihlal etmediğini bu şekilde anlayabiliriz.


Yani bu ifadeden anlayabiliyoruz ki evrenin enerjisi hala doğaüstü bir müdahale olmadan hiçlikten gelebilir.

 

Stephen Hawking'in  BÜYÜK TASARIM kitabından uyarlanan "Evreni Tanrı mı Yarattı?" belgeselini aşağıdaki linkten izlerseniz daha iyi anlarsınız sanıyorum;

 

http://astronomifizik.blogspot.com/2013/10/stephen-hawking-evreni-tanr-m-yaratt.html

tarihinde Ebu Kafir tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yazdığınız formulden şunu anlıyorum 3x9=27    9*(2+1)=27 öyle ise enerji hiclikten kendi kendine doğabilir. Ayrıca verdiğiniz formulde -1 yada +1 e dönüşen 0 değil. 1 ler kendi aralarında -1 yada +1 e dönüşebilirler. Ama asla aynı anda ikiside + yada ikiside - olamazlar. 

 

Verdiğiniz linki ise en kısa zamanda izleyip daha sağlık lı bir cevap yazacağım. 

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yalnız giderek şuna inanmaya başlıyorum ne yazıkki. Ateizimi bir din gibi tartışıyorsunuz ve savunuyorsunuz. Sadece dinden Allahı cıkarmışsınız yerine Ateizim dininin tanrısı olarak Evreni koymaya çalışıyorsunuz gibi geldi bana. Olaylara yaklaşımlar aynı eğitimli dindar insanlar gibi. Kişisel görüşümdür yanılıyorda olabilirim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 dakika önce, fatihkara yazdı:

Yalnız giderek şuna inanmaya başlıyorum ne yazıkki. Ateizimi bir din gibi tartışıyorsunuz ve savunuyorsunuz. Sadece dinden Allahı cıkarmışsınız yerine Ateizim dininin tanrısı olarak Evreni koymaya çalışıyorsunuz gibi geldi bana. Olaylara yaklaşımlar aynı eğitimli dindar insanlar gibi. Kişisel görüşümdür yanılıyorda olabilirim.

Kisi kendinden bilir isi.  Bana bazen - sen ateist misin? diye sorarlar. Bende- Evet insanlar bu duruma böyle bir sifat uydurmuslar taa eski yunandan kalma derim.

- Yani senin tanrin tabiaat ana mi? diye sorulur. Bu birinci sirada.

ikinci sirada -   Senin tanrin uzay mi?

ücüncüsü - Senin tanrin evren mi?   Sanki herkesin illaki en az bir tanrisi olmak zorundaymis gibi.

O zaman ben sorayim, madem Allah dedin, neden Allah?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 saat önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Maddenin başlangıcı olabilir ama enerjinin başlangıcı yoktur, enerji asla kaybolmaz sadece faz değiştirir, kullanılabilirliği azalsa bile yok olmaz böylece enerji yok olmadığı için evrenimizin termodinamik ölümü gerçekleşse dahi tekrar bir false vacuum yeni bir evren ortaya koyabilir.  

Einstein E=M*C^2 formülü ise bize madde’nin aslında enerji’nin bir formu olduğunu gösteriyor ve enerji - madde dönüşümü ise Higgs bozonu üzerinde yapılan çalışmalarda (LHC – Cern) ispatlanmıştır.

Yukarda değindiğim gibi “hiçlik” imkansızdır, boş uzayda her an quantum mekaniksel alan dalgalanmaları Heisenberg belirsizlik ilkesi neticesinde ortaya çıkıp kaybolmaktadır, bu durum laboratuvarda gözlemlenebilir (casimir effect)

Yoktan bir evren oluşumuna dair matematiksel bir kanıt

 

12 saat önce, Ebu Kafir yazdı:

 

Termodinamiğin 1. yasasıyla çelişen bir durum söz konusu değil,


siz olayı  0 = 0 + 0 olarak değerlendiriyorsunuz

Bahsedilen kanunun bize dediği şey sıfırdan sadece "+1" veya sadece "-1" oluşamayacağı dır.


Oysa hiçlikten bir evren için önermemiz; 
0 = (-1) + (+1)


Burada sıfırın (-1) ve (+1)’e dönüşmesi belirsizlik ilkesinden kaynaklanır.


Bildiğimiz madde pozitif dir, uzayın dokusu ise negatif enerjiyi barındırır (boş uzay devasa bir negatif enerji deposudur) bu enerjilerin toplamı SIFIR 'dır, yani evrendeki enerji değerinin toplamı sıfır olduğu için kuantum dalgalanması termodinamiğin 1. yasasıyla çelişki yaratmadan hiçlikten varlık oluşturabilir.  Hiçlikten varlığın ortaya çıkmasının enerjinin korunum yasasını ihlal etmediğini bu şekilde anlayabiliriz.


Yani bu ifadeden anlayabiliyoruz ki evrenin enerjisi hala doğaüstü bir müdahale olmadan hiçlikten gelebilir.

 

Stephen Hawking'in  BÜYÜK TASARIM kitabından uyarlanan "Evreni Tanrı mı Yarattı?" belgeselini aşağıdaki linkten izlerseniz daha iyi anlarsınız sanıyorum;

 

http://astronomifizik.blogspot.com/2013/10/stephen-hawking-evreni-tanr-m-yaratt.html

Hiçlik imkansız mıdır? Hiçlikten varlık oluşabilir mi? Bu ikisi çelişmiyor mu?

 

Hiçlikten varlığın oluşumu tanrının varlığını destekleyen bir iddiayken nasıl tanrının yokluğunu bu şekilde savunuyorsunuz? Hiçlikten varlık oluşursa örneğin şimdi tam önümde, ben bunu tanrının varlığına bir delil olarak görmemeli miyim?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Nuri Kara yazdı:

Hiçlik imkansız mıdır? Hiçlikten varlık oluşabilir mi? Bu ikisi çelişmiyor mu?

 

Hiçlikten varlığın oluşumu tanrının varlığını destekleyen bir iddiayken nasıl tanrının yokluğunu bu şekilde savunuyorsunuz? Hiçlikten varlık oluşursa örneğin şimdi tam önümde, ben bunu tanrının varlığına bir delil olarak görmemeli miyim?

 

  Hiçlik mümkün olmadığı için mantıksal zorunluluk gereği kuantum dalgalanmaları oluşuyor.

Kuantum dalgalanmaları ise enerji açığa çıkartıyor dolayısıyla buna bir nevi olmayan hiçliğin enerjisi diyebiliriz.

 

  Hiçlikten enerji oluşması tanrının varlığını göstermez bilakis yokluğunu gösterir.

Çünkü enerjiyi oluşturan ilahi bir dokunuş değil sadece mantık kuralları ve fizik kanunlarının varlığı yeterli.

Klasik teist argümanı fizik kanunlarını böyle oluşturan kim diyebilirsiniz, fizik kanunlarının bu şekilde oluşması zorunlu değildir elbet,

Lakin tek bir evren olması da zorunludur diyemeyiz, sonsuz boşlukta aynen bizim evrenimiz gibi trilyonlarca başka evren gazoz kabarcıkları gibi birden ortaya çıkıyor olabilir. Keza bizim evrenimiz ortaya çıkabilmişse başka evrenlerin ortaya çıkmaması için geçerli bir neden yoktur.

Çoklu evrenlerde fizik kuralları da farklı ve alışılmışın dışında bir yapıya bürünebilir, bu sebeple birçok evrende madde hiç oluşamıyor

Yıldızlar ortaya çıkamıyor, uçsuz bucaksız bir karanlık hüküm sürüyor olabilir. Bizim evrenimiz gibi bazı evrenlerde ise fizik kuralları

Maddenin ortaya çıkışına ve hatta canlılığa elverişli olabilir.

Bu konu bilimin ciddi şekilde üstünde durduğu ve bazı dolaylı kanıtlara ulaşılmaya başlanan güçlü bir hipotez.

Velhasıl kelam hiçbir kanıtı olmayan, mantığa sığmayan tanrı önermesine ihtiyacınız yok.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

olum ne kadar mal var lan bu sayfada soru su tanrinin olmadigina dair kanitlariniz neler cevapta bu kadar basit amk "TANRİNİN OLMADİGİNİN EN BUYUK KANİTİ VAR OLDUGUNA DAİR HİCBİ KANİT OLMAMASİDİR" cikipta yok kuran nerden geldi su nasil oldu diyen cahilleredr bisey kendine kanit olmaz kurani kuranla kanitlayamazsin aptrallar. sen kendi sozune kanit olamazsin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
11 dakika önce, "dünyayaışınlanıpçoğaldık" yazdı:

olum ne kadar mal var lan bu sayfada soru su tanrinin olmadigina dair kanitlariniz neler cevapta bu kadar basit amk "TANRİNİN OLMADİGİNİN EN BUYUK KANİTİ VAR OLDUGUNA DAİR HİCBİ KANİT OLMAMASİDİR" cikipta yok kuran nerden geldi su nasil oldu diyen cahilleredr bisey kendine kanit olmaz kurani kuranla kanitlayamazsin aptrallar. sen kendi sozune kanit olamazsin.

 

olum, mal, lan, amk, cahiller, aptallar 2 satırlık yazıda hakeret rekoru kırmışsınız tebrik ederim. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
15 saat önce, deadanddark yazdı:

Kisi kendinden bilir isi.  Bana bazen - sen ateist misin? diye sorarlar. Bende- Evet insanlar bu duruma böyle bir sifat uydurmuslar taa eski yunandan kalma derim.

- Yani senin tanrin tabiaat ana mi? diye sorulur. Bu birinci sirada.

ikinci sirada -   Senin tanrin uzay mi?

ücüncüsü - Senin tanrin evren mi?   Sanki herkesin illaki en az bir tanrisi olmak zorundaymis gibi.

O zaman ben sorayim, madem Allah dedin, neden Allah?

 

Sn. Deadaanddark,

 

Eğer Allah kelimesi isim olarak sizi rahatsız etti ise şöyleki son zamanlarda müslüman arkadaşlarımız Tanrı kelimesinden rahatsızlar, bende onlara saygı anlamında Allah kelimesi ni kullanıyorumi yoksa isim Allah olmuş, Tanrı olmuş Tengri olmuş, Ra olmuş, Zeus olmuş çok fark yok benim acımdan.

 

Eğer ki Allahı yada evreni neden var oluş sebebi olarak görüyorsun diye soruyorsanız oda şöyleki,

 

Beyin sebepsel dir, neden sonuç ilişkisi kurmak zorundadır ,olayların nedenlerini sebeplerini bulmak ve olası ihtiyacları yada gereksinimleri karşılayarak icgüdesel olarak canlılığın sürdürülmesi sağlamak doğrultusunda şartlanmıştır. Beyin için en tehlikeli şey ise ölümdür. Yani hiçliktir. Beyin hiçliği tasavvur edemez. Bu sebepledirki ölümden sonraki hiçlik anlayışı ile baş edilmek adına reenkarnasyon, ve cennet cehennemde sonsuz yaşam inancları üretir. (Bu arada reenkarnasyon yada cennet cehennem kavramının varlığının doğruluğu yada yanlışlığı üzerine bir fikir beyanında bulunmadığımı belirtirim). Hatta beynin bilinci bu hiclikten kacabilmekten adına sonsuza kadar cehennemde yanmayı bile kabul eder. Beyine hicliği ancak zorlama yolu ile kabul ettirebilirsiniz hatta bu zorlama bazen 0 ı -1 yada +1 yapacak boyutlara bile erişebilir. Bilinc bir sebep bulmak zorundadır yazımdaki Allah yada Evren kavramı yada yaratıcı kavramı varoluşa bir sebep addedebilmek adınadır, yoksa evreni Allah yapmak gibi amaç gütmemektedir.

 

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu gezegen insansiz olabilirdi. Üzerinde soru sorabilen canlilarin olmadigi yiginla gezegen olabilir. Onlar icin evren ve evreni ortaya cikaran o cok yogun tek noktanin onca kütleye ragmen nasil genisledigi bir soru da olmazdi. Nereden geldi o inanilmaz yogun noktacik.(Disari dogru genisleme bunu anlayabiliyoruz peki iceri dogru genisleme nedir(karadelik) !! bunu henüz anlamis degilim ,belki ilerleyen zamanda). Sorun soru sormaya baslamakla ortaya cikmis.Cevabi olan olmayan yiginla soru var ve üremeye devam ediyor.Yoksa yemisim evrenin nereden geldigini.

Evrenden önce hiclik vardi, ne yani evren bütün hicligi doldurdu mu? Evrene sonsuz demeyi anladim, cünkü onu kiyaslayabilecegimiz baska bir yapi yok. Evin ici genistir, ama icinde bulundugu sehir daha genistir.O nedenle evin ici sonsuz genis degil.(sanki böyle anlasilir gibi oluyor ama tam ucuna gelince geri kaciyor ,öyle degil mi?)

Ben en basta örnegimi verdim, bir akvaryumun icinde olabilirdik yani ne gerek vardi bir tanri icin o kadar zahmete.

Bir önceki cevaptan anladigim bir tanri var ama evrende olup biten pekte o tanrinin umurunda degil.Evreni yapmis sonrada kacmis. Ilgilenmiyor, yani ne bileyim, burasi olmamis düzelteyim, surasi göze batiyor degistireyim demiyor.Bu bildigimiz anlamda bir tanri olamaz, bu bence tanimsiz bir güc. Buda kafama en yatkin olarak kuantum dalgalanmalarini getiriyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 dakika önce, deadanddark yazdı:

Bu gezegen insansiz olabilirdi. Üzerinde soru sorabilen canlilarin olmadigi yiginla gezegen olabilir. Onlar icin evren ve evreni ortaya cikaran o cok yogun tek noktanin onca kütleye ragmen nasil genisledigi bir soru da olmazdi. Nereden geldi o inanilmaz yogun noktacik.(Disari dogru genisleme bunu anlayabiliyoruz peki iceri dogru genisleme nedir(karadelik) !! bunu henüz anlamis degilim ,belki ilerleyen zamanda). Sorun soru sormaya baslamakla ortaya cikmis.Cevabi olan olmayan yiginla soru var ve üremeye devam ediyor.Yoksa yemisim evrenin nereden geldigini.

Evrenden önce hiclik vardi, ne yani evren bütün hicligi doldurdu mu? Evrene sonsuz demeyi anladim, cünkü onu kiyaslayabilecegimiz baska bir yapi yok. Evin ici genistir, ama icinde bulundugu sehir daha genistir.O nedenle evin ici sonsuz genis degil.(sanki böyle anlasilir gibi oluyor ama tam ucuna gelince geri kaciyor ,öyle degil mi?)

Ben en basta örnegimi verdim, bir akvaryumun icinde olabilirdik yani ne gerek vardi bir tanri icin o kadar zahmete.

Bir önceki cevaptan anladigim bir tanri var ama evrende olup biten pekte o tanrinin umurunda degil.Evreni yapmis sonrada kacmis. Ilgilenmiyor, yani ne bileyim, burasi olmamis düzelteyim, surasi göze batiyor degistireyim demiyor.Bu bildigimiz anlamda bir tanri olamaz, bu bence tanimsiz bir güc. Buda kafama en yatkin olarak kuantum dalgalanmalarini getiriyor.

 

Sn.Deadandark yazınıza kıa olarak şöyle cevap vereyim, sonra vakit bulduğumda uzunca elimden geldiği ve bilgim yettiği kadar cevap vermeye çalışacağım.

 

Sonsuz evrenin sınırları , algısı sonsuz acıklığa kavuşmuş bir zihnin sınırları kadardır. Sonsuzluk içinde ölçülebilen her zaman dilimi sadece bir andır. Öyle ise geçmiş gelecek yoktur, her şey sadece bir anda yaşanır. Mesafeler yoktur. Mesafe bir algı bicimidir. Algınız sonsuzluğa gittiğinde mesafe yok olur. Zaman ve mesafe yok ise ne vardır ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ancak öldükten sonra gerçek olduğu anlaşılacak ,Allah,Cehennem,Cennet ,melek gibi şeyleri dünyada "göremediğimiz" halde : " bunlara inanmazsanız dünyada dahi azap eder,ahirette sizi ebedi cehenneme atarım" denmesinin mantığını anlayamıyorum.başka bir izahı varsa ,o insan ötesi bir açıklama olmalı.Görmediğim şeye inanmamam veya şüphe etmem gayet normalken, inanmadığım ,şüphe ettiğim için niye tehdit ediliyorum,cezalandırılıyorum  ? Madem inanmamam,şüphe etmem değil,inanmam  doğal,inanmamın şart koşulması bu yüzden,niye dünyada bir sürü ateist,agnostik var ? Görünmeyen,dokunulmayan ,duyulmayan bir şeye inanmamak niye anormal ? Normal olsaydı ,inkar edenler ebedi cehennemle tehdit edilmezdi.

 

Sevgi,merhamet dolu olduğunu söyleyen Tanrının gönderdiği kitapa inananların ,o kitapta yazdığı için birbirlerini öldürmelerini,birbirlerine dünyayı dar etmelerinin mantığını anlayamıyorum..Tanrı din,peygamber gönderip " bundan sonrasına karışmıyorum,ne haliniz varsa görün " der gibi bütün bu acılara,karmaşaya  bir cümlecik dahi olsa niye müdahale etmez ? Dahada ötesi , gönderdiği kitapta yanlış anlaşılacak ifadelere niye yer verir? Yanlış anlaşılmayacak bir kitap gönderemezmiydi ? Tabi yanlış anlaşılıyorsa.doğru anlaşılıyorsa,Tanrı kitabına inananlarını birbirlerine düşürerek nasıl sevgi ve merhamet dolu olduğunu söyleyebilir ? Aynısını biz yapsak fitneci derler.fakat Tanrı yapınca merhametli oluyor.niye  ? 

 

Tanrının birbirine zıt iki dinin varlığına izin vermesini ,birinin diğerine dinini yanlışlayarak  zulm etmesini , her iki dine inananların inandıkları dinin doğruluğundan en ufak şüphe duymamalarını,dualar,ritüelleriyle ,kendinlerince kanıtlarıyla dinlerinden memnun ve emin olmalarını ,ruhen tatmin olmalarını ,bundan manevi güç almalarını anlayamıyorum.eğer A dinini Tanrı göndermişse , A  dininin inananlarına "haz" vermesini anlarım.ama karşıt dinin inananlarınada aynı hazzı yaşatmasını anlıyamam.çünkü bu haz ile inancı kuvvetlenen iki dinin inanırları birbirine girmek için takviye edilmiş oluyor.

Ayrıca ; dinin doğruluğunun kanıtı olacak her detay , insanları kendine çekecektir . bu gayet doğalken , o dine inananların kaybeden taraf olmasının sebebi ne ? Sevgi ve Merhamet sahibiyim diyen Tanrı bunlara niye izin verir ? 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 25.12.2018 at 15:45, Ebu Kafir yazdı:

 

  Maddenin başlangıcı olabilir ama enerjinin başlangıcı yoktur, enerji asla kaybolmaz sadece faz değiştirir, kullanılabilirliği azalsa bile yok olmaz böylece enerji yok olmadığı için evrenimizin termodinamik ölümü gerçekleşse dahi tekrar bir false vacuum yeni bir evren ortaya koyabilir.  

Einstein E=M*C^2 formülü ise bize madde’nin aslında enerji’nin bir formu olduğunu gösteriyor ve enerji - madde dönüşümü ise Higgs bozonu üzerinde yapılan çalışmalarda (LHC – Cern) ispatlanmıştır.

Yukarda değindiğim gibi “hiçlik” imkansızdır, boş uzayda her an quantum mekaniksel alan dalgalanmaları Heisenberg belirsizlik ilkesi neticesinde ortaya çıkıp kaybolmaktadır, bu durum laboratuvarda gözlemlenebilir (casimir effect)

Yoktan bir evren oluşumuna dair matematiksel bir kanıt

Enerjinin maddenin başka bir formu oluğunu düşünüyorum. Işık kara deliklerden kaçamaz. Bu da onun kütlesi olduğunu gösterir. Kara delikler uzayın yapısını büktüğü için böyle olur diyenler olmuş ama uzayın yapısı nasıl olursa olsun kütlesi olmasaydı kara deliğin içinden dışarıya çıkabilmesi gerekirdi.

 

Mantığımla anlamadığım bir şeyi sırf matematikle kanıtlandı diye kabul etmem. Zira matematik kusursuz bir dil değil(örneğin 2+2=5 paradoksu).

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
35 dakika önce, fezadabirtürk yazdı:

Ancak öldükten sonra gerçek olduğu anlaşılacak ,Allah,Cehennem,Cennet ,melek gibi şeyleri dünyada "göremediğimiz" halde : " bunlara inanmazsanız dünyada dahi azap eder,ahirette sizi ebedi cehenneme atarım" denmesinin mantığını anlayamıyorum.başka bir izahı varsa ,o insan ötesi bir açıklama olmalı.Görmediğim şeye inanmamam veya şüphe etmem gayet normalken, inanmadığım ,şüphe ettiğim için niye tehdit ediliyorum,cezalandırılıyorum  ? Madem inanmamam,şüphe etmem değil,inanmam  doğal,inanmamın şart koşulması bu yüzden,niye dünyada bir sürü ateist,agnostik var ? Görünmeyen,dokunulmayan ,duyulmayan bir şeye inanmamak niye anormal ? Normal olsaydı ,inkar edenler ebedi cehennemle tehdit edilmezdi.

 

Sevgi,merhamet dolu olduğunu söyleyen Tanrının gönderdiği kitapa inananların ,o kitapta yazdığı için birbirlerini öldürmelerini,birbirlerine dünyayı dar etmelerinin mantığını anlayamıyorum..Tanrı din,peygamber gönderip " bundan sonrasına karışmıyorum,ne haliniz varsa görün " der gibi bütün bu acılara,karmaşaya  bir cümlecik dahi olsa niye müdahale etmez ? Dahada ötesi , gönderdiği kitapta yanlış anlaşılacak ifadelere niye yer verir? Yanlış anlaşılmayacak bir kitap gönderemezmiydi ? Tabi yanlış anlaşılıyorsa.doğru anlaşılıyorsa,Tanrı kitabına inananlarını birbirlerine düşürerek nasıl sevgi ve merhamet dolu olduğunu söyleyebilir ? Aynısını biz yapsak fitneci derler.fakat Tanrı yapınca merhametli oluyor.niye  ? 

 

Tanrının birbirine zıt iki dinin varlığına izin vermesini ,birinin diğerine dinini yanlışlayarak  zulm etmesini , her iki dine inananların inandıkları dinin doğruluğundan en ufak şüphe duymamalarını,dualar,ritüelleriyle ,kendinlerince kanıtlarıyla dinlerinden memnun ve emin olmalarını ,ruhen tatmin olmalarını ,bundan manevi güç almalarını anlayamıyorum.eğer A dinini Tanrı göndermişse , A  dininin inananlarına "haz" vermesini anlarım.ama karşıt dinin inananlarınada aynı hazzı yaşatmasını anlıyamam.çünkü bu haz ile inancı kuvvetlenen iki dinin inanırları birbirine girmek için takviye edilmiş oluyor.

Ayrıca ; dinin doğruluğunun kanıtı olacak her detay , insanları kendine çekecektir . bu gayet doğalken , o dine inananların kaybeden taraf olmasının sebebi ne ? Sevgi ve Merhamet sahibiyim diyen Tanrı bunlara niye izin verir ? 

 

 

 

Sn. fezadabirtürk cok hızlı gitmişsiniz :). Daha Allahın varlığını ve karakteristiği konusunda bir anlaşma ve uzlaşmaya varamamışken , dinlerden yola cıkarak Allah şöyle böyle demek bizleri hic bir yere götürmeyecektir. Önce ilk adımı bir bulalalım. Allahın varlığı yokluğu konusunu bir çözümseyelim. Sonra yapısını tartışalım ve en sonda dinlere gelelim. Varolmadığını düşündüğünüz bir Allahı gömmek için , olmadığını düşündüğünüz bir Allahın dinini kullanmayalım. Elimizde matematik var fizik var sınırlı algımız var. Olağanüstü bir denge düzen ve muntazam bir nizamla oluşmuş olan, son derece ileri bir zekanın izlerini taşıyan bir evren var elimizde. Bunları bir çözelim dogmatik kabullenişlere de sıra gelir elbet.

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Nuri Kara yazdı:

Enerjinin maddenin başka bir formu oluğunu düşünüyorum. Işık kara deliklerden kaçamaz. Bu da onun kütlesi olduğunu gösterir. Kara delikler uzayın yapısını büktüğü için böyle olur diyenler olmuş ama uzayın yapısı nasıl olursa olsun kütlesi olmasaydı kara deliğin içinden dışarıya çıkabilmesi gerekirdi.

 

Mantığımla anlamadığım bir şeyi sırf matematikle kanıtlandı diye kabul etmem. Zira matematik kusursuz bir dil değil(örneğin 2+2=5 paradoksu).

 

Isik az yogun ortamdan cok yogun ortama gectiginde kirilir ve yavaslar.Yine dümdüz ilerlemez.Isigin ilerleyebilmesi icin ortama bir yüzeye ihtiyaci var. Uzay bunu sagliyor.Galaksimizde isik her boslugu doldurmus durumda yani galaksimiz icindeki uzay dokusunu sarmis sarmalamis. Biz ise bu isigin cok az kismini görebiliyoruz.Kizilötesi ve x ile cok farkli bir galaksi cok farkli bir gökyüzü görürüz. Sarip sarmaladigi üzerinde aktigi doku esneyince isik da onunla birlikte egrilir bükülür.Bir kagidi boyarsan rengi degisir kagidi bükersen renkte onunla bükülür.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir ekleme daha yapayim, eger isigin kütlesi olsaydi, galaksimizin sarmal kollari galaksinin merkezine dogru daha hizli cekilecekti. Kütle cekim etkisi burada da kendini gösterecekti.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, Nuri Kara yazdı:

Enerjinin maddenin başka bir formu oluğunu düşünüyorum. Işık kara deliklerden kaçamaz. Bu da onun kütlesi olduğunu gösterir. Kara delikler uzayın yapısını büktüğü için böyle olur diyenler olmuş ama uzayın yapısı nasıl olursa olsun kütlesi olmasaydı kara deliğin içinden dışarıya çıkabilmesi gerekirdi.

 

Mantığımla anlamadığım bir şeyi sırf matematikle kanıtlandı diye kabul etmem. Zira matematik kusursuz bir dil değil(örneğin 2+2=5 paradoksu).

 

Işık hızında ilerleyen bir şeyin kütlesi olamaz. 


Büyük kütleli cisimler içerisinde bulundukları uzay-zaman dokusunu, tıpkı gergin bir çarşaf üzerine bırakılan ağır bir top gibi bükerler. Bu bükümün etki edebildiği bölgeden geçen her cisim, uzay-zamanın dokusundaki bu bozulmadan etkilenir. Buna kütleli-kütlesiz her cisim dahildir. Örneğin Ay'ın Dünya'nın yörüngesinde dönmesinin nedeni, aralarında bulunan çizgisel bir çekim kuvveti değildir. Dünya'nın uzay-zaman dokusunu bükmesinden ötürü oluşan çukur içerisinde Ay'ın dönüp durmasıdır. 
Aynı şekilde, bu bükülmeden ışık da etkilenmektedir. Eğer ki ışığın geçtiği yolda büyük kütleli bir cisim varsa (bir karadelik gibi), bu cismin uzay-zaman dokusunu bükmesi, ışığın yolunu değiştirmek zorunda kalmasına neden olur. Çünkü ışık, kütlesinin var olup olmamasından bağımsız olarak uzay-zaman dokusu içerisinde ilerlemek zorundadır. Eğer ki bu doku bükülmüşse, ışık da onu takip etmek zorundadır. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×