Jump to content
akılsızşuursuzatom

Size göre bir Tanrının olmadığının veya düşünülen şekilde bir Tanrının olmadığının delili

Recommended Posts

2 saat önce, fatihkara yazdı:

 

Sn. fezadabirtürk cok hızlı gitmişsiniz :). Daha Allahın varlığını ve karakteristiği konusunda bir anlaşma ve uzlaşmaya varamamışken , dinlerden yola cıkarak Allah şöyle böyle demek bizleri hic bir yere götürmeyecektir. Önce ilk adımı bir bulalalım. Allahın varlığı yokluğu konusunu bir çözümseyelim. Sonra yapısını tartışalım ve en sonda dinlere gelelim. Varolmadığını düşündüğünüz bir Allahı gömmek için , olmadığını düşündüğünüz bir Allahın dinini kullanmayalım. Elimizde matematik var fizik var sınırlı algımız var. Olağanüstü bir denge düzen ve muntazam bir nizamla oluşmuş olan, son derece ileri bir zekanın izlerini taşıyan bir evren var elimizde. Bunları bir çözelim dogmatik kabullenişlere de sıra gelir elbet.

sadece not düştüm. aklıma gelmişken yazayım dedim  :)

 

İncil de  "Tanrı sevgidir" denir.

Kur'an'da sevgi değil merhamet  ön plana çıkarılmıştır. Sevginin olduğu yerde merhamet vardır. Merhamet etmek içinde sevmek gerekir. Tevrat'da da Allah sevgi ile ilişkilendirilir . ateist için Duygular Allah'ın varlığına delil olamaz. Eğer Tanrı sevgiyse Allah 'ın varlığı bilim ,felsefe ile kanıtlanamaz. 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 saat önce, fatihkara yazdı:

 

 Olağanüstü bir denge düzen ve muntazam bir nizamla oluşmuş olan, son derece ileri bir zekanın izlerini taşıyan bir evren var elimizde. Bunları bir çözelim dogmatik kabullenişlere de sıra gelir elbet.

 

şimdilik pek tutarlı gitmiyorsunuz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
5 hours ago, fatihkara said:

Olağanüstü bir denge düzen ve muntazam bir nizamla oluşmuş olan, son derece ileri bir zekanın izlerini taşıyan bir evren var elimizde.

 

Bir sapığın küçük bir çocuğa tecavüz edip öldürmesini, bir bebeği sakat veya hastalıklı yaratıp acı içinde ölmesini tasarlamak nasıl bir ileri zekanın ürünü acaba? Şu sahnelerde nasıl bir düzen ve muntazam bir nizam görebiliyorsun? Şu sahneler olsa olsa sapıklığın, sadistliğin göstergesi olur.

 

Ayrıca her şeyi bildiği iddia edilen bir varlıkta zeka falan olmaz, bilgi olur sadece. Her şeyi bildiği iddia edilen bir varlık o bilgileri uygulayan bir makineden başka bir şey değildir. Mesela üstte bahsettiğim bir sapığın bir çocuğa tecavüz edip öldürmesi olayı bu makineden bilgi olarak hep var, o sadece sırası geldiğinde bu bilgiyi uygulamaya koyuyor o kadar. Bu varlığın bir fabrikada düğme üreten otomattan farkı yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
6 saat önce, sağduyu yazdı:

 

Bir sapığın küçük bir çocuğa tecavüz edip öldürmesini, bir bebeği sakat veya hastalıklı yaratıp acı içinde ölmesini tasarlamak nasıl bir ileri zekanın ürünü acaba? Şu sahnelerde nasıl bir düzen ve muntazam bir nizam görebiliyorsun? Şu sahneler olsa olsa sapıklığın, sadistliğin göstergesi olur.

 

Ayrıca her şeyi bildiği iddia edilen bir varlıkta zeka falan olmaz, bilgi olur sadece. Her şeyi bildiği iddia edilen bir varlık o bilgileri uygulayan bir makineden başka bir şey değildir. Mesela üstte bahsettiğim bir sapığın bir çocuğa tecavüz edip öldürmesi olayı bu makineden bilgi olarak hep var, o sadece sırası geldiğinde bu bilgiyi uygulamaya koyuyor o kadar. Bu varlığın bir fabrikada düğme üreten otomattan farkı yok.

 

 

"Hintliler bir fili halka göstermek için getirip karanlık bir ahıra kapattılar.
Hayvanı görmek için o karanlık yere bir hayli adam toplandı. File ellerini sürmeye başladılar.
Birisi eline hortumunu geçirdi: "Fil bir oluğa benziyor", dedi. Başka biri filin kulağını yakaladı: "Fil, yelpaze gibi bir hayvan", dedi.
Filin ayağını yakalayan ise:
"Fil bir direğe benziyor", dedi. Bir başkası da sırtına dokunmuştu:
"Fil, taht gibi", dedi.
Herkes filin neresine dokunduysa ona göre anlatmaya başladı. Herkesin elinde bir mum olsaydı, sözlerinde aykırılık kalmazdı." 

Özet: Herhangi bir şeyi bütünü ile görmeyen ve dokunduğu parçası üzerinden bütünü ile ilgili değerlendirme yapmaya kalkanlar, yanılırlar.
Bununla da kalmaz, başkalarının yanılmasına da sebep olurlar.
Birilerinin içeride ve dışarıda meydana gelen birçok hadisenin detaylarına vakıf olmadan yaptıkları değerlendirmelerin de, filin bütününü görmeyenlerin onu tanımlama konusunda düştükleri yanlışlardan pek farkı yoktur..

 

Alıntıdır.

 

Yani benim anlattığım mükemmel denge kendi kendine karar vermeyen ve özgür iradeye sahip olmayan objelerdeki fiziksel ve matametiksel  dengedir.Ama siz karar verme yetisine ve kendi davranış ahlak, vicdani sorumlukları arasında tercih yapabilme özgürlüğüne sahip objeler üzerinden gitmişsiniz benim elmalarımı cürük armutlarla karşılaştırmışsınız.

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 saat önce, bir_akil_insan yazdı:

 

şimdilik pek tutarlı gitmiyorsunuz.

 

Haklısınız. Zaten burda tartışmamızın sebebi kendi fikirlerimizi, bakış açımızı daha doğru noktalara taşayabilmek adına tartışıp fikir alış verişinde bulunmuyormuyuz ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 hours ago, fatihkara said:

 

 

"Hintliler bir fili halka göstermek için getirip karanlık bir ahıra kapattılar.
Hayvanı görmek için o karanlık yere bir hayli adam toplandı. File ellerini sürmeye başladılar.
Birisi eline hortumunu geçirdi: "Fil bir oluğa benziyor", dedi. Başka biri filin kulağını yakaladı: "Fil, yelpaze gibi bir hayvan", dedi.
Filin ayağını yakalayan ise:
"Fil bir direğe benziyor", dedi. Bir başkası da sırtına dokunmuştu:
"Fil, taht gibi", dedi.
Herkes filin neresine dokunduysa ona göre anlatmaya başladı. Herkesin elinde bir mum olsaydı, sözlerinde aykırılık kalmazdı." 

Özet: Herhangi bir şeyi bütünü ile görmeyen ve dokunduğu parçası üzerinden bütünü ile ilgili değerlendirme yapmaya kalkanlar, yanılırlar.
Bununla da kalmaz, başkalarının yanılmasına da sebep olurlar.
Birilerinin içeride ve dışarıda meydana gelen birçok hadisenin detaylarına vakıf olmadan yaptıkları değerlendirmelerin de, filin bütününü görmeyenlerin onu tanımlama konusunda düştükleri yanlışlardan pek farkı yoktur..

 

Alıntıdır.

 

Yani benim anlattığım mükemmel denge kendi kendine karar vermeyen ve özgür iradeye sahip olmayan objelerdeki fiziksel ve matametiksel  dengedir.Ama siz karar verme yetisine ve kendi davranış ahlak, vicdani sorumlukları arasında tercih yapabilme özgürlüğüne sahip objeler üzerinden gitmişsiniz benim elmalarımı cürük armutlarla karşılaştırmışsınız.

 

Verdiğin örnek ne alaka?

 

Ortaya her şeyi bilen, her şeyi bizzat kendisi yapan bir tanrı iddiası atıyorsan hiç bir şeyi ondan ayrı tutamazsın, benim putumun burada ne suçu var diyemezsin.

 

Bir sapığın küçük bir çocuğa tecavüz edip öldürmesini, bir bebeği sakat veya hastalıklı yaratıp acı içinde ölmesini tasarlamak nasıl bir ileri zekanın ürünü acaba? Bu mu senin ileri zeka anlayışın? Bu olayda "filin bütünü" nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 dakika önce, sağduyu yazdı:

 

Verdiğin örnek ne alaka?

 

Ortaya her şeyi bilen, her şeyi bizzat kendisi yapan bir tanrı iddiası atıyorsan hiç bir şeyi ondan ayrı tutamazsın, benim putumun burada ne suçu var diyemezsin.

 

Bir sapığın küçük bir çocuğa tecavüz edip öldürmesini, bir bebeği sakat veya hastalıklı yaratıp acı içinde ölmesini tasarlamak nasıl bir ileri zekanın ürünü acaba? Bu mu senin ileri zeka anlayışın? Bu olayda "filin bütünü" nedir?

Bu dünyayı imtihan dünyası olarak görünce bu sorunların gerçekleşmesinin mümkün olması mantıklı. Zamanında gerçekten büyük acılar çektim, hissizleşmek istediğimi söylüyordum kendi kendime. Ama bu acıların sürekliliği yok, o anda kaldılar. Bu dünyada bazıları yaşadığı bir anın etkisinden ölesiye kadara çıkamayabilir ama ölünce etkisinden çıkmış olacağı kesin. Filin bütünü güzel bir örnek. 

 

Sürekliliğin anla karşılaştırılamayacak kadar üstün olduğu aşikar. Bu dünyada sınırlı süre bulunmayacak olsaydık ben de tanrının kötü olduğunu düşünürdüm.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 minutes ago, Nuri Kara said:

Bu dünyayı imtihan dünyası olarak görünce bu sorunların gerçekleşmesinin mümkün olması mantıklı. Zamanında gerçekten büyük acılar çektim, hissizleşmek istediğimi söylüyordum kendi kendime. Ama bu acıların sürekliliği yok, o anda kaldılar. Bu dünyada bazıları yaşadığı bir anın etkisinden ölesiye kadara çıkamayabilir ama ölünce etkisinden çıkmış olacağı kesin. Filin bütünü güzel bir örnek. 

 

Sürekliliğin anla karşılaştırılamayacak kadar üstün olduğu aşikar. Bu dünyada sınırlı süre bulunmayacak olsaydık ben de tanrının kötü olduğunu düşünürdüm.

 

Yani senin mantığına göre zengin bir sapığın bir kadına bir yıl süreyle tecavüz edip dövmesi sonra da kadına hayatının sonuna kadar rahat geçineceği bir para vermesi onun bu sapık eylemini telafi ediyor, ha?

 

Sen özel hayatında sevdiklerine hakaret edip dövüp sonra da onlara iyi davranınca bu iyi davranışının hakaretlerini ve dövmelerini telafi ettirdiğini mi düşünüyorsun?

 

Ayrıca bahsettiğim örnekte tecavüze uğrayıp işkence gören ve acı çekerek ölen küçük çocuğun sınavı ne? Bu senin tanrı dediğin zımbırtı bu çocuğun ne kadar acıya dayanabileceği mi test ediyor? 

 

Yine bahsettiğim örnekte çocuğun 16 yaşında olduğu ve Muhammed'e inanmadığını varsayalım. Bu çocuk bir sapık tarafından tecavüze ve işkenceye uğrayıp zalim bir şekilde öldürüldüğü yetmiyormuş gibi bir de Allah denen sapık bir tanrı tarafından Muhammed'e inanmadığı için sonsuza kadar yakılıyor.  Bu olayın neresinde mantık, adalet, vicdan, merhamet var? Şimdi kim filin bütününü görmemiş oluyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bir saat önce, sağduyu yazdı:

 

Yani senin mantığına göre zengin bir sapığın bir kadına bir yıl süreyle tecavüz edip dövmesi sonra da kadına hayatının sonuna kadar rahat geçineceği bir para vermesi onun bu sapık eylemini telafi ediyor, ha?

 

 

Kadın kabul etmiyorsa, hayır telafi etmiyor. Biri böyle bir şey yaparsa ağır bir suç işlemiş olur!

Bir saat önce, sağduyu yazdı:

 

Sen özel hayatında sevdiklerine hakaret edip dövüp sonra da onlara iyi davranınca bu iyi davranışının hakaretlerini ve dövmelerini telafi ettirdiğini mi düşünüyorsun?

 

Ben kimseyi sınamıyorum ve sınamak haddime değil. O yüzden böyle bir şey yapsaydım telafi ettiğimi düşünmezdim.

 

Bir saat önce, sağduyu yazdı:

 

Ayrıca bahsettiğim örnekte tecavüze uğrayıp işkence gören ve acı çekerek ölen küçük çocuğun sınavı ne? Bu senin tanrı dediğin zımbırtı bu çocuğun ne kadar acıya dayanabileceği mi test ediyor? 

 

Bilmiyorum

 

Bir saat önce, sağduyu yazdı:

 

Yine bahsettiğim örnekte çocuğun 16 yaşında olduğu ve Muhammed'e inanmadığını varsayalım. Bu çocuk bir sapık tarafından tecavüze ve işkenceye uğrayıp zalim bir şekilde öldürüldüğü yetmiyormuş gibi bir de Allah denen sapık bir tanrı tarafından Muhammed'e inanmadığı için sonsuza kadar yakılıyor.  Bu olayın neresinde mantık, adalet, vicdan, merhamet var? Şimdi kim filin bütününü görmemiş oluyor?

 

Ben müslüman değilim. Daha önce de söylediğim gibi: Benim inandığım tanrı insanları dinlerine göre değil, iyi veya kötü olup olmadıklarına göre yargıladığını söylüyor. Söylediklerinize katılıyorum bu olayda mantık, adalet, vicdan, merhamet yok.

tarihinde Nuri Kara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Size göre bir SÜPERMENİN olmadığının veya düşünülen şekilde bir SÜPERMENİN olmadığının delili

 

Tanrı, süpermen, peri, cin vs gibi hayali "canlıların" var olduğuna daor hiç bir kanıt olmaması,

Hiç bir matematiksel veya başka bir bilimsel formülde gereksinim duyulmaması,

Hiç kimse tarafından gözlemlenememesi,

 

Ve yine tekrarlayayım: Yukarda saydığım hayali "canlıların" varlığına dahil binlerce yıldır ve hala günümüzde aranmasına karşın HİÇ BİR kanıt olmaması perilerin, cinlerin, tanrının, süpermenin, batmanin olmadığın en büyük kanıtıdır!!!

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 minutes ago, Nuri Kara said:
Ben müslüman değilim. Daha önce de söylediğim gibi: Benim inandığım tanrı insanları dinlerine göre değil, iyi veya kötü olup olmadıklarına göre yargıladığını söylüyor. Söylediklerinize katılıyorum bu olayda mantık, adalet, vicdan, merhamet yok.

 

Senin inandığın tanrı kim, özellikleri ne? İnsanları iyi veya kötü olup olmadıklarına göre yargıladığını sana nasıl söyledi? Nasıl bilebiliyorsun var olduğuna inandığın bir tanrının ne düşündüğünü?

 

Bir tanrının tamamen kendi tasarımı, ürünü olan bir insanı "Hmm, bu iyi olmuş ödüllendireyim, bu kötü olmuş cezalandırayım." demesi çok saçma değil mi? Bir tanrı neden böyle bir tiyatroya ihtiyaç duyar? Bu bir saat ustasının kendi yaptığı saati düzgün çalışmıyor diye çekiçle parçalamasına benziyor. Saat düzgün çalışmıyorsa hata saatçide midir yoksa saatte mi?

 

11 minutes ago, Nuri Kara said:

Kadın kabul etmiyorsa, hayır telafi etmiyor. Biri böyle bir şey yaparsa ağır bir suç işlemiş olur!

 

Kadın kabul etse de etmese de eylem ağır suçtur. Kadının kabul etmesi eylemi ağır suç olmaktan çıkarmaz. Olay kadının kabul edip etmemesi ile ilgili değil, eylemi yapanın karakteri ile ilgili.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, poiuz yazdı:

İslam dünyasının eline silah veren batı mı suçlu

yoksa tetiği çeken müslümanlar mı?

 

Müslümanlara soralım 😉

 

Neden ısrar ile suç ve müslüman kavramlarını yanyana getirmek için bir çaba var?

 

Ben müslüman bir insan diye sormadım ki. Hrıstiyanlar yada museviler yada ateistler silah kullanarak insan öldürmüyormu ?

 

İnsanlık müslümanlıktan önce kılıclarını kürdan niyetine dişlerini karıştırmak için mi kullanıyor du ?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 dakika önce, poiuz yazdı:

Neden müslüman deyince böyle alıngan oluyorsun 😉

 

 

Dünyada yaklaşık 3 milyar müslüman olduğu icin olabilir mi ? 

Adil olabilmek adına olabilir mi ?

Yazdıklarım da Hırıstiyanlığı  yada museviliği yada herhangi bir inanışı hedef alarak suclayan tek bir bölüm gördünüz mü?

 

Bende size sorayım tüm dinler yerine neden sadece müslümanlığa karşı saldırgansınız ? Cevap vermemeniz dileği ile ...

 

tarihinde fatihkara tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Nuri Kara yazdı:

Bu dünyayı imtihan dünyası olarak görünce bu sorunların gerçekleşmesinin mümkün olması mantıklı.

Adem dedemiz yasak elmayi yedigi icin bizler iyi insan olmak icin imtihan ediliyoruz degilmi?Peki bu imtihan Incilden sonrami basladi?

Zira Tevrat`ta cehennem yok.Islama göre Tevrat`ta Allah tarafindan degilmiydi?Tevrat dönemi ve öncesinde sonrasinda incile kadar yasayanlarin imtihani nolcak?Tevrat ilk insan Adem(!)den sonra degilmi?Tevrata cehennemi koymayan Tanri incilemi layik gördü?Tevratta degil Talmud`da gecer.

Kaynak:https://www.haberler.com/tum-inanislardaki-cennet-ve-cehennem-9734323-haberi/

Hinnom vadisi cehennem olabilir iddialarida mevcut.

kaynak:https://odatv.com/cehennem-aslinda-bir-copluk-muydu-0505161200.html

Incildeki cehennemde  iddiaya göre Hinnom vadisi.

kaynak2:https://tr.wikipedia.org/wiki/Hristiyanlıkta_cehennem

Adem`den sonra imtihan basliyorsa Adem`in cocuklari ne ile imtihan oldu?Incile kadar süredeki insanlar ne olcak?Hizir`in öldürdügü cocugun sinavi neydi?

Peki antik Misirlililar ,Yunanlilar,Sümerlerden ve nicelerinden bu yana 5000 tane Tanri var inanilan.Diger 4999 tanesinin yalan oldugunu nerden biliyorsun?Nasil dogruyu aralarindan buldun?Senin ateistten farkin 1 tane fazlasina inanmak degilmidir?

tarihinde Punisher100 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 minutes ago, fatihkara said:

 

Dünyada yaklaşık 3 milyar müslüman olduğu icin olabilir mi ? 

Adil olabilmek adına olabilir mi ?

Yazdıklarım da Hırıstiyanlığı  yada museviliği yada herhangi bir inanışı hedef alarak suclayan tek bir bölüm gördünüz mü?

 

Bende size sorayım tüm dinler yerine neden sadece müslümanlığa karşı saldırgansınız ? Cevap vermemeniz dileği ile ...

 

 

Ben hayatımda hiç bir hristiyanın "bunlar gerçek hristiyan değildir" diye başka bir mezhepe saldırdığını, onları öldürdüğünü görmedim. Bildiğime göre en son mezhep savaşı 18.yyda oldu.

Ben hiç bir ülkenin vatandaşının, hiç bir dinin inanırının kendi yaptığı pislikleri/hataları bu kadar açık şekilde başkalarına yüklediğini görmedim. 

Suçlu ya şeytandır (şeytana uymuştur), ya islamı yok etmek isteyen yahudiler veya batı gibi dış mihraklardır!!!

 

Bu yüzden MÜSLÜMANLARA bu soruyu sorma gerekliliğini gördüm.

Suçlu silahı veren batı mı yoksa tetiği çeken müslüman mı?

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
49 minutes ago, fatihkara said:

Bir insan silah ile vurularak öldürülüyor. Suclu olan kimdir ?

 

Silahı yapan fabrikamı ?

Silahı satan mı ?

Silahı kullanıp öldüren mi ?

 

Tetiği çekeni, silahı satanı, silahı yapan fabrikayı yapan insanları da yapan Allah olduğuna suçlu Allahtır. Yaa, her şeyin kaynağı olarak Allah'ı gösterirseniz her şeyin sorumlusu da o olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...