Jump to content
tolonbey

YİYECEGİN YEMEGİN YARARLARINI , ZARARLARINI BİLMİYORSAN , TEHLİKEDESİN

Recommended Posts

İşte böyleee,

                      YEYİP , İÇTİKLERİMİZE  DİKKAT

 

10553631_10152495441937987_4381812730014
 
 
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Nihal Güven Öztemizel

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ BAŞKANI
PROF. DR. ERKAN TOPUZ

1. Günde En Az 6-7 Saat Karanlık Odada Uyuyun

...

2. Haftada En Az 6 Gün Erken Yatın, Erken Kalkın

3. Elektronik Araçlardan Uzak Durun. Kullanmadığınız Zaman Açık Ve Yanınızda Tutmayınız

4. Bilgisayarınızı Açık Tutmayın

5. Telefonda Kısa Konuşun

6. Cep Telefonu İle Konuşmanız 30 Saniyeyi Geçmesin

7. Şampuanlar Ve Duş Jelleri Kanserojen. Vücudunuzu Sabunla Temizleyin Ve Bol Bol Durulanın

8. Zaman Zaman Yalın Ayak Toprakta Yürüyün

9. Giydiğiniz Terliğin Lastik- Plastik Olmamasına Dikkat Edin

10. Gece Uyurken Odadaki Televizyonu, Bilgisayarı vs Fişten Çekin Veya Ana Düğmesinden Kapatın

11. Cep Telefonunuzu Gece Uyurken Yattığınız Odada Bulundurmayın

12. Haftada 4 Kez Balık yiyin ve Balık Çorbası İçin Balığın Kılçığı Kanser Önleyicidir. Mümkünse Balığı Kılçığı İle Yiyin

13. Zerdeçal’ı (Turmerik) Bol Bol Kullanın Salatalarınıza Ekin, Çorbanıza Köftenize Koyun

14. Günde İki Bardak Domates Suyu İçin

15. Tuz Kullanmak İstiyorsanız Kaya Tuzu Kullanın

16. Zeytinyağı faydalı sabah kahvaltısında bir çorba kaşığı zeytinyağının içine kekik, nane, köri, koyup yiyin

17. Esmer Pirinç Tüketin

18. Zeytin Çok Yararlı Bol Bol Tüketin

19. Yağsız Peynir Ve Keçi Peyniri Yiyin

20. Haftada En Çok İki Kez Kırmızı Et Yiyebilirsiniz

21. Çay Önerisi: Yeşil Çay+Böğürtlen+Isırgan+ Limon Kabuğu’nu Karıştır Kaynat Günde İki Kupa İç Dikkat!!!Bunu İlaç Almayan İnsanlar İçebilir

22. Eğer Hiç Bir İlaç İçmiyorsanız Veya İlaçtan 6 Saat Sonra Bir Su Bardağı Greyfurt Suyu İçin

23. Bitkisel Otları Alırken İnternetten Alışveriş Yapmayın-Tarım Bakanlığı Onayı Olanları Eczanelerden Alın

24. Sentetik Yastık Yorgan Kullanmayın Pamuk Yorgan Yastık Daha Sağlıklı

25. Mutfakta Teflon Bulundurmayın Cam-Çelik-Porselen Kaplarda Pişirin

26. Sentetik Malzeme İçeren Halı Kullanmayın

27. Ayakkabı İle Evde Dolaşmayın

28. Organik Ürünler Tüketin En Azından Sebze Meyveyi Mevsiminde Tüketin

29. Fastfood Kanserojendir

30. Acı Biber Kansere Çaredir

31. Haftada En Az Bir Köy Yumurtası Tüketin Ve Özellikle de Beyazını Daha Çok Tüketin

32. Elma Sirkesi Metabolizmayı Hızlandırır Günde Bir Tatlı Kaşığı İçin
( Kadınlarda Kemik Erimesine Sebep Oluyor. Dikkat Edin! )

33. Her Sabah Aç Karına bir Bardak Ilık Su Tüketin

34. Kuru Erik, Böğürtlen, Çilek Tüketin

35. Havuzlarda Kullanılan Klor Kanserojendir Eğer Girerseniz de Hemen Duş Alın

36. İçme Suyu: İstanbul’da, izmir’de Şu Anda Belediyenin Suyu İçilebilir Eğer Satın Alıyorsanız 3 Ayda Bir Markasını Değiştirin

37. Kızartma Yemeyin Haşlama Buğulama Yenmelidir

38. Mikro Dalgada Fazla Isıtmayın

39. Yanmış Yiyecekler Kanserojendir

40. Diş Fırçalarken Kuru Fırçaya Macunu Koyup Fırçalayın Sonra Durulayın

41. Kuru Temizleme Kanserojendir

42. Domates Organikse Veya Mevsiminde Kanser Önleyicidir

43. Elmayı Kabuğu İle Yiyin

44. Sebzeyi Meyveyi Önce Elma Sirkeli Suda 20 Dakika Bekletip Durulayın sonra Kullanın

45. Brokoli, karnabahar, ıspanak, lahana kırmızı turp, kara turp, havuç, maydanoz, rezene, tere tüketin

46. En Yeşil, En Kırmızı, En Sarı Olan Yiyecekleri Yiyin

47. Yeşil Çayı Gündüz Tüketin

48. Kara Üzüm, Karadut, Böğürtlen Şurubu, Ananas Tüketin

49. Çin Üretimi Hiç Bir Şey Kullanmayın Şu Anda Made İn China Yerine Prc (People Republic of China) Yazıyorlar Dikkatli Olun

50. Süt Yerine Ayran ve Yoğurt Tüketin Çünkü Süte Hayvanın Gübreli Yediği Otların Kalıntıları Karışabiliyor

51. Fındık, Fıstık, Ceviz Kabuklu Alıp Kırın Öyle Tüketin

52. Mevsiminde Çekirdekli Karpuz Çok Faydalı

53. Üzüm Yiyin

54. Meyve Suyu Yerine Taze Meyve Tüketin Meyve Suyu Şişmanlatıyor

55. Hareketli Hayatı Tercih Edin

56. Oksijenli Ortamda Günde En Az Yarım Saat 45 Dakika Yürüyün

57. Sigara İçiyorsanız Yüzde 85 veya 90 Akciğer Kanseri Olacaksınız ve Kalp Krizi Geçireceksiniz Demektir.
Sigarayı Bırakınca Vücut 10 Yılda Yenilenebiliyor. Hemen Sigarayı Bırakın.
Bırakınca Kırmızı Olan Ürünleri Tüketin Meyan Kökü ve Kara Meşenin Kabuğunu Ezip Toz Olarak Alın Bu Vücudun Daha Kolay Temizlenmesini Sağlıyor.
Yılında 9 Milyon Kişi Akciğer Kanseri Olacak. Yirmi Saniyede Bir Kişi Akciğer Kanseri Oluyor.

58. Akciğer Kanseri Belirtileri Omuz Ağrıları, Yüksek Ateş, Öksürük Ve Kanlı Balgamdan Anlaşılır.

59. Stresten Uzak Durun Kanseri Tetikliyor.

60. Doktora inanın, Aile Sevgisine Bağlılık Gösterin Ki Stresin Etkileri yok olsun.

61.Elinizdeki İmkanlarla Mutlu Olun, Sizden Daha Az İmkanlara Sahip İnsanlar Olduğunu Unutmayın

62. Üzüm Çekirdeği Ve Keten Tohumu Günde Bir Tatlı Kaşığı Tüketin

63. Günde Bir Su Bardağı Akşamları Kefir Tüketin. Günde Bir Kez Büyük Apdeste Çıkılması Gerekir Eğer Olmuyorsa İlerde Kolon Kanseri Olma Olasılığı Yüksektir. Buna Dikkat Edin.

64. Beyaz Un Beyaz Şeker Ve Tuzdan Uzak Durun

65. Halsiz Hissediyorsanız Günde Birer Adet B Ve C Vitamini Alın

66. Kanser Hastaları Doktoruna Danışmadan Hiç Bir Bitkisel Ot Kullanmamalıdır. İlaç İçiyorsa Asla Ot Kullanmamalıdır.

67. Bütün Petrol Ürünleri Kanserojen. Şeytanın Dışkısı Olarak Adlandırılıyor.y Kullandığınız Her Şeyin Petrol Ürününden Yapılıp Yapılmadığını Sorgulayın..!
İyi Akşamlar...

Alıntı

DEDENİZ

tarihinde tolonbey tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Listenin yüzde 90'ına uymuyorum ama doğruya doğru! Seçim bizim... Bilgilendirme ve uyarılar için teşekkürler...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çin konusunda haksızlık ediyorlar. Orada 1,5 milyar insan yaşıyor. Çin malları kanserojen olsaydı o kadar insan sağlıklı yaşayamazdı. Adamların vücutları da kafaları da bizden iyi çalışıyor.

 

Gelelim Avrupa'ya, kanserojen maddeleri kendi topraklarında yasakliyorlar ama Türkiye mısır Hindistan gibi ülkelerde üretip satmaya devam ediyorlar. Nükleer atıklarını bile bize kaktiriyorlar. Çin devleti kendi olanaklarını az bir ücret karşılığında paylaşıyor ama Avrupa zırnık koklatmiyor hatta çok pahalı ücret karşılığında sadece sunum yapıyor başka hiçbir şey vermiyor. Avrupa acımasızca sömürmeye devam edebilmek için sürekli uzakdoğuyu karşılamaya çalışıyor. Çin mallarını kötü gösteriyor halbuki parasına göre iyisi de var kotusude... Ama Avrupa 50g kremi 100 TL ye bizim gibi ülkelere satabilmek için hep Çin'in kötüsünü gösteriyor.

 

Sentetik vitaminler sağlığa zararlıdır. Ama Avrupa bunları üretip satmaya devam etmek için Türkiye'de hergin vitamin ilacı reklamı yaptırıyor.

 

Proteinli şampuan yaptık kellige iyi gelir diyerek hergin yalanların bize pompalıyor. Halbuki şampuanın içinde protein olmaz bunu aptallastirilmis toplumlar idrak edemiyor aksine inanıyor.

 

Parfümler de kanserojendir. Aromatik halka içeren her madde kanser riski taşır. Doğada aromatik kokular çok az miktarda bulunur ama sanayide gıdadan kozmetige kadar bol miktarda kullanılırlar.  Esasların hepsi kanserojendir. Üstelik kokulu maddelerin hormon sistemini etkilediğine dair bilimsel veriler var.

 

Kıvamlı çamaşır suları yine Avrupa markasıdır ve kanserojendir. Daha yüzlercesi var say say bitmez.

 

Özetle Avrupa cicibici bir toplum değil.

 

En iyisi kendin üret..

 

 

tarihinde Düşünen Hayvan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sıradan bir besin nasıl kanser önleyici olabilir ki ? En kötü kansere sebep olmuyordur... Kaldı ki radyasyon her an her yerde vardır. 

 

Bunun dışında aslında hepimizin kanser olduğu bir gerçek. Mesela 200 sene yaşama şansınız olsaydı muhtemelen o yaşa varamadan kanserden ölmüş olurdunuz. 

 

Kanser günümüzde herkesin içinde olan ve elinde sonunda savaşı kaybedeceği bir saatli bombaya benziyor yani... Patlamadan ölürseniz kanser olmamış sayılıyorsunuz. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
16 dakika önce, Sütlü Kase yazdı:

Sıradan bir besin nasıl kanser önleyici olabilir ki ? En kötü kansere sebep olmuyordur... Kaldı ki radyasyon her an her yerde vardır. 

 

Bunun dışında aslında hepimizin kanser olduğu bir gerçek. Mesela 200 sene yaşama şansınız olsaydı muhtemelen o yaşa varamadan kanserden ölmüş olurdunuz. 

 

Kanser günümüzde herkesin içinde olan ve elinde sonunda savaşı kaybedeceği bir saatli bombaya benziyor yani... Patlamadan ölürseniz kanser olmamış sayılıyorsunuz. 

 

 

Bu iddianin kaniti nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
55 dakika önce, Düşünen Hayvan yazdı:

Çin konusunda haksızlık ediyorlar. Orada 1,5 milyar insan yaşıyor. Çin malları kanserojen olsaydı o kadar insan sağlıklı yaşayamazdı.

 

Hani derler ya adın bir kere çıkmasın diye.. Çin meselesi de öyle işte! Artık kaliteli mallar da üretse adı çıkmış bir kere! Ama işin bir de şu tarafı var: Sadece Çin değil Amerika da standartlar konusunda Avrupa Birliğinin gerisindedir. Hukuk standartlarında da bu böyledir, sağlık standartlarında da! Bir şey AB onaylı ise güven içinde kullanabilirsin. Yani dünyadaki başka sistemlere kıyasla diyorum. Örneğin kuru kayısının ömrünü uzatmak için bizim çiftçimiz kükürdü basar da basar! ABD'ye ihracatta bu sorun olmaz. Ama AB, belli bir kükürt seviyesini aşmışsan geri gönderiyor kayısını!. Sen de sarartilmis kayısıyı yerken hiç sormuyorsun ne kadar kükürt kullanmışlar diye. Oysa Avrupalı soruyor işte! Daha doğrusu kanunları bu incelemeyi zorunlu kılıyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Klonopin yazdı:

Bu iddianin kaniti nedir?

 

Besinlerin ne yaptığı  ve kanserin ne olduğu konusunu incelersek, herhangi bir besinin kanseri doğrudan önleyemeyeceğini anlarız. Dolaylı yoldan bağışıklık sistemini destekleyerek olabilir belki. Ancak oda oldukça dolaylı bir yol olur, ve şu şu diye besinleri özelleştirmemizi engeller. Çünkü yine dolaylı yoldan her besin bağışıklık sistemine fayda sağlayacaktır. 

 

(besinlerin ne yaptığına gelirsek temelde yaptıkları tek şey hücreleri beslemek ve canlı tutmaktır. üç çeşittir protein yağ ve karbonhidrat. Bir 4.sü yok)

 

Alıntı

Kaldı ki radyasyon her an her yerde vardır. 

 

Radyasyon her yerde vardır, çünkü radyoaktif atomlar aslında her yerdedir. Kaldı ki aslında her tür ışık kansere sebep olabilir. 

(incelenebilecek konu '' Radyoaktivite'')

 

Alıntı

Kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Günde vücudumuzda (DNA'da) yaklaşık 10.000 mutasyon olmasına rağmen immün sistemimiz her milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder.

http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvS2Fuc2Vy

 

Sonuç olarak her insanda çokça kanserli hücre her saniye oluşur ve yok edilir. Ancak elinde sonunda şartlar terse dönecek ve siz yenileceksiniz. Yenilmeden ölürseniz şanslısınız. 

 

 

 

 

Daha ilginç bir konuya değinecek olursak,

 

Alıntı

Kanserin esas nedeni hücre bölünmesi esnasında DNA replikasyonunun (eşlenmesi) hatalı olması sonucu hücrenin farklılaşmasıdır. DNA replikasyon anormalisine sebep olduğu sanılan birçok faktör mevcuttur ve bunlara predispozan (hazırlayıcı) faktörler denir. Hücre bölünmesi, doku tamiri ve yenilenmesi amacıyla yapılır. Doku tamiri ve yenilenmesini hızlandıran tüm etmenler aslında bir kanser hazırlayıcısı olabilir.

 

Burada açıkça hücre bölünmesinin kanser riskini arttırdığı yazmakta ve haklıda. Zira Mutasyonların çoğu Dna eşlenmesi sırasında görünür ve dna eşlenmeside hücre bölünmesi sırasında olan bir şeydir. 

 

Örneğin parmağınızı kesecek olursanız hücreleriniz bölünerek, o dokuyu kapatacaktır. Hatalı bir Dna eşlenmesi sonucu oluşacak bir mutasyon kanserli hücrenin oluşmasını sağlayabilir. Zaten çoğalan hücre miktarını düşünürsek pekte zor bir ihtimal değil.

 

Her saniye kanser ile kumar oynuyoruz ve elinde sonunda kaybedeceğiz. Olasılıksal olarak bakarsak ne yazık ki durum bu. 

 

İnsanın mükemmel bir canlı olduğunu düşünenler bir daha düşünsün.... Bundan daha kötüsünü yapmak için ancak çaba göstermek gerekirdi. 

 

 

tarihinde Sütlü Kase tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sigara içenlerin akciğer kanserine yakalanma olasılığı yüksek denir ama neden ?

 

Sigaradaki duman akciğerdeki hücreleri öldürür. Hücreler bölünerek ve yenilenerek hasarı düzeltirler.

 

Düz bir mantıkla sigara içmeyen birine göre bu kişide akciğer hücresi yenilenme sayısının daha fazla olduğunu görebiliriz. 

 

Toplam 40 yıl sigara içtiğini var sayalım, bu sırada toplam yenilenen hücre miktarı 2A kadar olsun. 

 

İçmeyen birinde ise 40 yılda A kadar hücre yenilenmiş olsun.  Oranın korunduğunu var sayarsak 2A kadar hücre yenilenmesi 80 sene sürecektir. 

 

Sadece bu oranlara bakarak sigara içen kişinin kansere yakalanma olasılığının 2 kat arttığını görebiliriz. (40 yılda), (işin içine genetik faktörler vs ler de girer elbette...)

 

►Biz biraz daha var sayım yapıp, 5A gibi bir hücre bölünme sayısına erişildiğinde kansere yakalanma olasılığının %95 e çıktığını var sayalım. 

 

Sigara içseniz de içmeseniz de elinde sonunda yaşlanmaktan ölmeseniz kanserden öleceksiniz. Dikkat etmek sadece daha erken yakalanma şansınızı düşürür ama sonsuza dek değil.....

 

 

 

 

tarihinde Sütlü Kase tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türkiye artık ithalat ülkesidir. Ürünlerin çoğu başka ülkelerden geliyor. Ama kanser olma oranı Türkiye'de o ülkelerdekin den daha fazla.

 

Avrupa'ya da güvenmiyorum. Onlar Türkiye gibi ülkelere sadece pazar gözüyle bakar. Önce hasta eder sonra ilaç satar. Bunlar böyledir.

 

Hukuk konusunda da son yıllarda ne olduklarını gayet iyi gördük. Ticareti bozulmasın diye Almanya bile mülteci konusunda nasıl tavır aldi tüm dünya gördü.

 

AB standartlarınin sadece adı var. Afrika'daki sömürgeler de göz göre göre neler yaptıkları belli. Avrupa kendi standartlarını ülkesine ürün alırken yani seni  somururken kullanır sana satarken kullanmaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
13 saat önce, Sütlü Kase yazdı:

Sigara içenlerin akciğer kanserine yakalanma olasılığı yüksek denir ama neden ?

 

Sigaradaki duman akciğerdeki hücreleri öldürür. Hücreler bölünerek ve yenilenerek hasarı düzeltirler.

 

Düz bir mantıkla sigara içmeyen birine göre bu kişide akciğer hücresi yenilenme sayısının daha fazla olduğunu görebiliriz. 

 

Toplam 40 yıl sigara içtiğini var sayalım, bu sırada toplam yenilenen hücre miktarı 2A kadar olsun. 

 

İçmeyen birinde ise 40 yılda A kadar hücre yenilenmiş olsun.  Oranın korunduğunu var sayarsak 2A kadar hücre yenilenmesi 80 sene sürecektir. 

 

Sadece bu oranlara bakarak sigara içen kişinin kansere yakalanma olasılığının 2 kat arttığını görebiliriz. (40 yılda), (işin içine genetik faktörler vs ler de girer elbette...)

 

►Biz biraz daha var sayım yapıp, 5A gibi bir hücre bölünme sayısına erişildiğinde kansere yakalanma olasılığının %95 e çıktığını var sayalım. 

 

Sigara içseniz de içmeseniz de elinde sonunda yaşlanmaktan ölmeseniz kanserden öleceksiniz. Dikkat etmek sadece daha erken yakalanma şansınızı düşürür ama sonsuza dek değil.....

 

 

 

 

 

Kafamız hariç,vücudumuzun geri kalanını robota dönüştürmek için en az kaç yıla ihtiyacımız var?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
8 saat önce, Düşünen Hayvan yazdı:

Türkiye artık ithalat ülkesidir. Ürünlerin çoğu başka ülkelerden geliyor. Ama kanser olma oranı Türkiye'de o ülkelerdekin den daha fazla.

 

Avrupa'ya da güvenmiyorum. Onlar Türkiye gibi ülkelere sadece pazar gözüyle bakar. Önce hasta eder sonra ilaç satar. Bunlar böyledir.

 

Hukuk konusunda da son yıllarda ne olduklarını gayet iyi gördük. Ticareti bozulmasın diye Almanya bile mülteci konusunda nasıl tavır aldi tüm dünya gördü.

 

AB standartlarınin sadece adı var. Afrika'daki sömürgeler de göz göre göre neler yaptıkları belli. Avrupa kendi standartlarını ülkesine ürün alırken yani seni  somururken kullanır sana satarken kullanmaz.

 

Avrupalının yediğini ye, kullandığını kullan..  

 

Türkiye'yi pazar olarak görürler tabii. 

Afrika'yi da sömürürler.. Zulmün sömürünün doğulusu batılısı, Avrupalısı Çinlisi olmaz. Eşek olana binen çok olur.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Adamlar bunun farkında oldukları için türkiye gibi ülkelerde siyasi baskılarla standartları hep düşük tutuyorlar sonra da avrupa malı diyerek kendi standartlarında ürettiğini değil de  düşük standartlarda senin için özel ürettiği ürünü satıyor sana.  Elektronik eşya ve arabalarda bu durum çok kolay anlaşılıyor.  Oradaki başka buradaki başka ama ikisi de alman markası olarak biliniyor.

 

Çin malları kötü algısını türkiyede bilerek yapıyorlar. Avrupa firmaları kendi yancı firmaları ile çinden çok dandik ve üzerinde made in prc yazan ürünleri bilerek getiriyorlar. Halbuki kendileri de çine yaptırıyor herşeyi ama parasına göre kalitelisini yapıyorlar.  Bizim milletin kafasına böyle kazıdılar çin malı dandiktir diyerekten.

 

Türkiyede de bazı ekran yüzleri var. Canan karatay gibi. Bugün yap dediğini yarın yapma diyor.  Sanırsam kim malını pazarlamak istiyorsa onlara biraz bahşiş verip sattırıyor bu şekilde. Örneğin iki gemi dolusu havuç ithal eden bir A kişisi bunu piyasaya hemen kakalamak için bir B  Ekran yüzüne para veriyor. O da çıkıp havuç her derde deva kansere şifa , kemiklere kuvvet gözlere meymenet verir diyerekten konuşuyor. Geçmişte bunlar için hadis uydururlardı şimdi ise bilim uyduruyorlar.  Sonra bakıyorlar ki leblebi gibin havuç satılıyor stoklar eriyor ardından bir C ekran kişine yine para verip ''çok havuç yemek böbrekleri bozuyormuş'' dedirtiyorlar böylece istedikleri malı istedikeri zaman aralığında satıp cepleri doluyor.

 

Uzun lafın kısası canınız ne istiyorsa yiyin ama stres yapmayın. Sigara bile mutlu insanı bozmuyor.. İçki de için ama keyif amaçlı için.. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
4 saat önce, adalet123 yazdı:

 

Kafamız hariç,vücudumuzun geri kalanını robota dönüştürmek için en az kaç yıla ihtiyacımız var?

 

Böyle bir soruya verebileceğim her cevap açıkça uydurma olur. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, Düşünen Hayvan yazdı:

Adamlar bunun farkında oldukları için türkiye gibi ülkelerde siyasi baskılarla standartları hep düşük tutuyorlar sonra da avrupa malı diyerek kendi standartlarında ürettiğini değil de  düşük standartlarda senin için özel ürettiği ürünü satıyor sana.  Elektronik eşya ve arabalarda bu durum çok kolay anlaşılıyor.  Oradaki başka buradaki başka ama ikisi de alman markası olarak biliniyor.

 

Çin malları kötü algısını türkiyede bilerek yapıyorlar. Avrupa firmaları kendi yancı firmaları ile çinden çok dandik ve üzerinde made in prc yazan ürünleri bilerek getiriyorlar. Halbuki kendileri de çine yaptırıyor herşeyi ama parasına göre kalitelisini yapıyorlar.  Bizim milletin kafasına böyle kazıdılar çin malı dandiktir diyerekten.

 

Türkiyede de bazı ekran yüzleri var. Canan karatay gibi. Bugün yap dediğini yarın yapma diyor.  Sanırsam kim malını pazarlamak istiyorsa onlara biraz bahşiş verip sattırıyor bu şekilde. Örneğin iki gemi dolusu havuç ithal eden bir A kişisi bunu piyasaya hemen kakalamak için bir B  Ekran yüzüne para veriyor. O da çıkıp havuç her derde deva kansere şifa , kemiklere kuvvet gözlere meymenet verir diyerekten konuşuyor. Geçmişte bunlar için hadis uydururlardı şimdi ise bilim uyduruyorlar.  Sonra bakıyorlar ki leblebi gibin havuç satılıyor stoklar eriyor ardından bir C ekran kişine yine para verip ''çok havuç yemek böbrekleri bozuyormuş'' dedirtiyorlar böylece istedikleri malı istedikeri zaman aralığında satıp cepleri doluyor.

 

Uzun lafın kısası canınız ne istiyorsa yiyin ama stres yapmayın. Sigara bile mutlu insanı bozmuyor.. İçki de için ama keyif amaçlı için.. 

 

Dostum sıkıntı şurda: Genellemelerle bir yere varılmaz. Düşünen, sorgulayan, eğitimli insanın diğerlerinden farkı budur. Canan Karatay bir şey diyorsa kesin doğrudur ile Canan Karatay'in arkasında kesin bilmem ne lobisi var demek aynı şeydir. Kaliteli mala ulaşmak için iyi paran olması lazım. Kaliteli bilgi de pahalıdır kaliteli bir mal da. Pahalıysa kalitelidir dersek yine genelleme yapmış oluruz. Kastım sorgulamadan ne bir bilgiye inanalım ne de bir ürün alalım. Avrupa şöyledir, Çin böyledir.. bunların bir kıymeti yok. Ama AB standartları diyorsak bu bellidir, ölçülebilir bir şeydir. Biz her şeyde Avrupa'nın gerisinden gidiyoruz. Bak bakalım Çinlilerin yaşam standartları nasıl? Bir Avrupalı gibi özgürlük ve refahta ileriler mi? Çin'de internete bile girerken izin alıyorsun!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Artık bu tip sağlık önerilerine inanmıyorum. Sigara, spor, alkol, yeterli ve dengeli beslenmek gibi direk major etkiler disindaki sağlık konusundaki incik cincik ölüm tehlikesi uyarılarına inanmıyorum. Bu tip eğilimleri aşırı hassaslık ya da bir tür psikoz olarak görüyorum. Takıntı. Doktorlar dahil.

tarihinde teogoni tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 saat önce, Sütlü Kase yazdı:

Sigara içenlerin akciğer kanserine yakalanma olasılığı yüksek denir ama neden ?

 

Sigaradaki duman akciğerdeki hücreleri öldürür. Hücreler bölünerek ve yenilenerek hasarı düzeltirler.

 

Düz bir mantıkla sigara içmeyen birine göre bu kişide akciğer hücresi yenilenme sayısının daha fazla olduğunu görebiliriz. 

 

Toplam 40 yıl sigara içtiğini var sayalım, bu sırada toplam yenilenen hücre miktarı 2A kadar olsun. 

 

İçmeyen birinde ise 40 yılda A kadar hücre yenilenmiş olsun.  Oranın korunduğunu var sayarsak 2A kadar hücre yenilenmesi 80 sene sürecektir. 

 

Sadece bu oranlara bakarak sigara içen kişinin kansere yakalanma olasılığının 2 kat arttığını görebiliriz. (40 yılda), (işin içine genetik faktörler vs ler de girer elbette...)

 

►Biz biraz daha var sayım yapıp, 5A gibi bir hücre bölünme sayısına erişildiğinde kansere yakalanma olasılığının %95 e çıktığını var sayalım. 

 

Sigara içseniz de içmeseniz de elinde sonunda yaşlanmaktan ölmeseniz kanserden öleceksiniz. Dikkat etmek sadece daha erken yakalanma şansınızı düşürür ama sonsuza dek değil.....

 

 

 

 

Bu kadar. Çok mantıklı. İnsan bedeni çok ilkel ve hassas. 100 trilyon hücreli bir bedende Hayatta kalabilmemizin veya saglikli olabilmemizin sebebi olasiliklar ve istatistiki sonuçlar. Olacak olan zaten olacaktır. Deterministik Evren.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@getaf Avrupa'ya hep iyilik atfetmek ve onların yaptıklarını da hep doğru olarak görmek cok bariz bir genellemedir. Yani Avrupalıların resmen tanrı yerine koymaktan hiçbir farkı yoktur.

 

Zaten çin devletini ovmuyorum tam tersine tanrilastirilan Avrupa düşüncesine karşı çin argümanı ortaya koyuyorum. Sonuç olarak diyorum ki bütün bu kavga ve yalanların tek sebebi paradır. Bu yüzden kendin üret kendin tüket.

 

Avrupalı yalancıların proteinli şampuan yalanlarına kanacagina git mis gibi zeytinyağlı sabun kullan. 

 

Yıllarca kendi kimyasallarının satmak için yalan bilim üretip bize yedirdiler. Kendi kaynaklarımız olan herşeyi kotulediler.  Onun yerine margarin , süt tozu , suni maya , tatlandırıcı yedik yıllarca. Şimdi de iyileşmek için yine onların ürettiği ilaçları almak zorundayız.

 

Sokrates derki iyi doktor hastaları

tedavi eden değildir. İyi doktor hasta olmamayı öğretendir.

 

Ben sorguluyorum neden Avrupa'ya muhtaciz gibi bir algı oluşturuluyor. Ve neden televizyona çıkan birkaç laf ebesinin dedikleri çoğunluk hakkında genel geçer doğru kabul ediliyor. Genellemeyi onlar yapıyor ben de karşı çıkıyorum. Bir Canan Karatay hangi hak ve yetkiyle yumurta yemeyin diyebiliyor. Bundan daha büyük genelleme mi olur. Bende bunu eleştiriyorum zaten.

 

Allah dediyse doğrudur , Muhammed dediyse doğrudur, prof. Yada hocam dediyse doğrudur televizyonda doğrudur , Avrupalı söylüyorsa doğrudur... İşte hayatımızda genelleştirilmiş tabularımiz bunlar..

tarihinde Düşünen Hayvan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Uzak doğulular neden hala tahta çubuklarla yer ,sebeb sadece kültürel olmamalı.faydalıysa,bizde tahta kaşık kullanalım.kasyopya celselerinde ki iddialara bakarsak dünyanın en sağlıklı gıdalarınıda tüketseniz işiniz zor.manyetik alan çöplüğünde yaşıyoruz.eskiden ballar daha mı lezzetliydi ? Tahinin tadı mı değişti ? Niye o eski ekmek kokusunu alamıyorum ? Eskiye oranla çikolotalar niye ucuz ? Bazı baharatların tozu daha ucuz,niye ? Pastanede çalışmış biri çalıştığı pastanenin sürahilerle glikoz kullandığını söylemiş .alışveriş yaptığınız pastaneden eminmisiniz ?(belki fruktoz şurubudur . oda zararlı değil mi ?) eskiden yer sofrası vardı,su testiden içilirdi.yine öyle mi yapsak ? Arıtma su ne kadar sağlıklı ? .......

 

tarihinde fezadabirtürk tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...