Jump to content
Keyhole

Allah'a İnanmanın ya da İnanmamanın Bedeli Nedir ?

Recommended Posts

Allah'a inanarak yaşayıp ölen bir insanın ne gibi kazanç ya da kaybı olmuştur ?

Allah'a inanmadan yaşayıp ölen bir insanın ne gibi kazancı ya da kaybı olmuştur ?

tarihinde Keyhole tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Allah'a inandın mi hiç bir şey kaybetmiş oluyorsun  zaten bunu kabul ediyorum ben. 

 

Gasp , tecavüz , hırsızlık , hile , yalan , cinayet hepsini yapabilmeniz için yetkiniz oluyor. Canın ne istiyorsa yapabiliyorsun sadece Allah için yaptım demek yeterlidir. O affediveriyor hemencecik..

 

Allah'a inanmayanlar bunları yapamıyorlar. Kaybettikleri şeyler bunlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 dakika önce, Düşünen Hayvan yazdı:

Allah'a inandın mi hiç bir şey kaybetmiş oluyorsun  zaten bunu kabul ediyorum ben. 

 

Gasp , tecavüz , hırsızlık , hile , yalan , cinayet hepsini yapabilmeniz için yetkiniz oluyor. Canın ne istiyorsa yapabiliyorsun sadece Allah için yaptım demek yeterlidir. O affediveriyor hemencecik..

 

Allah'a inanmayanlar bunları yapamıyorlar. Kaybettikleri şeyler bunlar.

 

Bahsettiğiniz şeylere izin veren Allah'a bende inanmıyorum... 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Allah'a inanmanın getirdiği kazançlar " senin doların varsa bizim de allahimiz var be " diyebilmektir.

 

Onca saibeye rağmen  "Allah'tan başka hiç kimseye hesap vermeyiz" diyebilmektir

 

Mezara mi götüreceğim ben ölünce bunlar yine  sizin olacak zaten diyerek fıkıhta çığır açabilmektedir.

 

Allah'tan korkan??? müslüman çoğunluk bu yüzden hep böylelerini desteklemiştir. Kaybetmemek için tabiki de??????

 

Yoksa kelle gidebilir. Kayıp olur , kaybeder , cehenneme gider, kaynar kazanda Hurilerden yoksun kalır.

 

En iyisimi işi sıkı tutup tomurcuk göğüslü kızları garantiye almak karlıdır.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 saat önce, Düşünen Hayvan yazdı:

@keyhole

 

Dinin böyle olmadığını düşünüyorsan bu konuları islami forumlarda da dile getir çünkü onların anlamaya ihtiyacı var. Yanlış adrestesin gibime geliyor.

 

Güzel... İşte sizden beklediğim yanıtlar bunlar. En azından samimi.

 

Kesinlikle onların bunları anlamaya ihtiyaçları var. 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kuran'a göre Allah'a inananların amelleri tartılacak, eksik gelenler cehenneme atılıp sonsuza kadar kebap yapılacak, fazla gelenler cennete yerleştirilip bir sürü huri verilecek, sarhoş etmeyen şarap için sonsuza kadar alem yapacaklar.

 

İnanmayanlara tartı falan da yok, onlar direk cehenneme atılıp sonsuza kadar kebap yapılacaklar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 09.01.2019 at 23:41, Keyhole yazdı:

Allah'a inanarak yaşayıp ölen bir insanın ne gibi kazanç ya da kaybı olmuştur ?

Allah'a inanmadan yaşayıp ölen bir insanın ne gibi kazancı ya da kaybı olmuştur ?

 

İlk sorunun cevabı yeterince verilmiş, ikinci soru kişinin kendisine olan saygısıyla alakalıdır.

Din ve tanrının uydurma olduğunu öğrendikten sonra kişi kendisini sorgular, kendini kandıramıyorsa sistemin getirdiği bir çok bedeli göz önüne alarak yaşamını sürdürür. Diğer deyişle, kendisine olan saygı daha önemlidir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
20 saat önce, bilgivehis yazdı:

 

İlk sorunun cevabı yeterince verilmiş, ikinci soru kişinin kendisine olan saygısıyla alakalıdır.

Din ve tanrının uydurma olduğunu öğrendikten sonra kişi kendisini sorgular, kendini kandıramıyorsa sistemin getirdiği bir çok bedeli göz önüne alarak yaşamını sürdürür. Diğer deyişle, kendisine olan saygı daha önemlidir.

 

1- İlk soruya cevap verilmedi. Varsa sizin bir cevabınız verin. Ama somut cevaplar olsun. Tekerleme değil.

2- Bu bir seçenekse zaten buna kimsenin itirazı olamaz. Zıttı olana da olamayacağı gibi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

@keyhole

Zaten cevap Vermemizi istemiyorsun ki bu yüzden verilen cevapları kabul etmiyorsun.

 

Allah'a inanmanın en büyük bedeli özgüven kaybıdır. Allah verirse ben yaparım vermezse zaten yapmam, nasipse olur, kaderin önüne geçilmez, alanımızda yazanı yaşıyoruz ... Gibi sözlere inanıp özgüvensiz olmak ve sonrada başkalarının başarılarını kiskanarak emeğine göz dikmek...

 

İşte su yazdıklarım Allah'a inanan toplumların hergun yaşadıkları olaylardır. Ama sen kabul etmiyorsun o başka..

 

Ne diyelim örneğin, Allah'a inanmayan hiçtir, boştur, cehenneme yakıt olmuştur falan mı?

 

Dinin tarihi siyonizme dayanır. Toplumları yukarıdaki argümanlarla kolayca uyustup iyice somurebilmrk için üretilmiştir. Müslümanlık dahi böyledir. Süleyman dan başlar firavun , Roma ve diğerleri hep dini argümanlar üreterek hakimiyet sağlamışlardır.

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanları dindar yaparsanız ne zaman ne yapacaklarına karar vermeleri için bir vahiy yada fetva beklerler. Bu durum da onların yönetilmesini fevkalade kolaylaştırır. Dini hurafelerle beyni şekillenen çocuklar ileriki  yaşlarda şarkı dinlemek-soylemek, internet, televizyon, spor kiyafeti,  renk seçimi gibi çok kolayca yapılabilen  aktivitelerde bile karar vermekte  tereddüt edetler. Bu nedenle haklıyı haksizi , doğruyu yanlışı ayırt etmek konusunda da hiçbir  zaman adil olamazlar. Dindar toplumlar bu gibi örneklerle  doludur. Toplum resmen sesle komuta edilen zombilere dönüşürler. Dinci baronlar  bu yüzden taraftar toplamak için her yolu denerler. Çünkü toplum öyle Bir hale gelir ki dinci baronlar ne derse inanırlar. Fezayı  taşıyan melekleri gördüm bir ayağı seksen arşın dese bile bile inanırlar( bakınız cüppeli)
 
Böyle toplumlara sevaptır diye deve sildiği içirmek ayıp sayilmaz çünkü bu bir güç gösterisidir. Bakın ben ne dersem yaparlar demenin farklı şeklidir.
 
 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Allah kainatı Hz.Muhammed için aşk ve sevgi ile yarattı.

Allah'a inanmanın ödülü cennettir.

Allah'a inanmanın bedeli ise cehennem.

Fakat önemli olan Allah rızasıdır. Allah'ın razı olmadığı kulu cennete koysanız sevinemez Allah'ın razı olduğu kulu cehenneme koysanız cehennem yakmaz. Ahirette herkes Allah'a  inanacak ve Allah'a aşık olacak. Cehenneme gidenler ateş azabından çok aşk acısı çekecekler ve keşke toprak olsaydık diyecekler. Zaten Yunus Emre ne demiş "Aşıklar ölmez ölen hayvan imiş.". Ahirete hayvanlar Allah'ın adaleti gereği birbirlerinden haklarını alıp toprak olacak. Kafirler hesap gününden sonra cehennemde Allah'ı göremenin acısını çekecek Julyrt'ine kavuşamayan Rome gibi intiharı dileyecek ama ölemiyecekler bu yüzden keşke toprak olsaydık diyecekler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, muslumanAyse yazdı:

Allah kainatı Hz.Muhammed için aşk ve sevgi ile yarattı.

Allah'a inanmanın ödülü cennettir.

Allah'a inanmanın bedeli ise cehennem.

Fakat önemli olan Allah rızasıdır. Allah'ın razı olmadığı kulu cennete koysanız sevinemez Allah'ın razı olduğu kulu cehenneme koysanız cehennem yakmaz. Ahirette herkes Allah'a  inanacak ve Allah'a aşık olacak. Cehenneme gidenler ateş azabından çok aşk acısı çekecekler ve keşke toprak olsaydık diyecekler. Zaten Yunus Emre ne demiş "Aşıklar ölmez ölen hayvan imiş.". Ahirete hayvanlar Allah'ın adaleti gereği birbirlerinden haklarını alıp toprak olacak. Kafirler hesap gününden sonra cehennemde Allah'ı göremenin acısını çekecek Julyrt'ine kavuşamayan Rome gibi intiharı dileyecek ama ölemiyecekler bu yüzden keşke toprak olsaydık diyecekler.

 

@muslumanAyse cehennemde ateş acısı olacak mı olmayacak mı bir önceki konuda olmayacak diyordunuz?

Kuran’da hiç aşk acısından bahsedilmemiş!?

Cehennemdekilerin derileri de aşk acısıyla mı yandıkça daha çok azap çekmeleri iöşn yenilenecek?

Siz “Ben uydurduklarımı buraya uysa da koyarım, uymasa da koyarım” diye mi düşünüyorsunuz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
3 saat önce, muslumanAyse yazdı:

Cehenneme gidenler ateş azabından çok aşk acısı çekecekler ve keşke toprak olsaydık diyecekler. Zaten Yunus Emre ne demiş "Aşıklar ölmez ölen hayvan imiş.". Ahirete hayvanlar Allah'ın adaleti gereği birbirlerinden haklarını alıp toprak olacak. Kafirler hesap gününden sonra cehennemde Allah'ı remenin acısını çekecek Julyrt'ine kavuşamayan Rome gibi intiharı dileyecek ama ölemiyecekler bu yüzden keşke toprak olsaydık diyecekler.

Furkan Suresi'nde neden Allah onların daha da fazla yok olmak istemelerini istiyor ki? Kendisine aşık etmekten zevk mi alıyor? Buradaki tuhaflığı -konuşmacı Allah ise tabiî- Diyanet bile fark etmiş olmalı ki ayetin anlamını tamamen değiştirmişler, söz konusu ayetler Diyanet tarafından şöyle çevrilmektedir -ki ayeti de zaten tahrif etmişler göz göre göre-:

 

Furkan 13,14; Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler. (Kendilerine) "Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, bir çok kere yok olmayı isteyin!" (denir.)

 

Burada sıkıntı yok, değil mi? Sonuçta bunu söyleyen zebaniler de olabilir, zirâ "denir" diyor. Ama ayetteki eklemeleri çıkartırsak ayetler şöyle oluyor:

 

Furkan 13,14; Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler. Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, bir çok kere yok olmayı isteyin!

 

Şimdi sıkıntı ortada, değil mi? "Böyle tarz bir üslûp hangi tarz insanlarda olur ve hangi amaçlarla kullanılır?" sorusunun cevabını size bırakıyorum.

18 dakika önce, Sundance yazdı:

 

@muslumanAyse cehennemde ateş acısı olacak mı olmayacak mı bir önceki konuda olmayacak diyordunuz?

Kuran’da hiç aşk acısından bahsedilmemiş!?

Cehennemdekilerin derileri de aşk acısıyla mı yandıkça daha çok azap çekmeleri iöşn yenilenecek?

Siz “Ben uydurduklarımı buraya uysa da koyarım, uymasa da koyarım” diye mi düşünüyorsunuz?

Azabı aşk acısı olarak alırsak bu ayetler anlatıma uymuyor:

Mümin Suresi 48: Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?" derler. Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler. (Cehennem bekçileri) derler ki: "Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?" Onlar, "Evet, getirmişti" derler. (Bekçiler), "Öyleyse kendiniz yalvarın" derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır.

 

Bahsedilen azabın aşk azabı olmadığı belli, eğer aşk azabından bahsedilseydi bu tarz maddi işkenceleri umursamayacaklarına ve manevi işkencenin daha önemli olduğuna dair vurgu olurdu. Ama belli ki ateşi hâlâ sevmiyorlar. Eğer "ateş" denilirken aşk ateşinden bahsediyor olsaydı biraz daha belli etmesi gerekirdi. Alegori olup olmadığı belli olmayan bir alegorinin anlamı yoktur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
35 dakika önce, Natüralist Ateist yazdı:

 

 

Bahsedilen azabın aşk azabı olmadığı belli, eğer aşk azabından bahsedilseydi bu tarz maddi işkenceleri umursamayacaklarına ve manevi işkencenin daha önemli olduğuna dair vurgu olurdu. Ama belli ki ateşi hâlâ sevmiyorlar. Eğer "ateş" denilirken aşk ateşinden bahsediyor olsaydı biraz daha belli etmesi gerekirdi. Alegori olup olmadığı belli olmayan bir alegorinin anlamı yoktur.

 

İnsanlar hakkında hüküm içeren konuların yanlış anlaşılmaya ihtimal vermesi mümkün değildir.

 

Medeni kanunda en ufak bir ceza için bile yanlış anlaşılacak, farklı farklı hüküm verilebilecek bir konu bulamazsınız.

 

Medeni kanunda cüzi bir para cezasının bile hükmü  netken insanların sonsuza kadar cennete veya cehenneme gitmesiyle ilgili hükümler nasıl farklı farklı anlaşılır?

 

Medeni kanunu yazan insanlar bunu gayet güzel becerebilmişken Allah’ın becerememiş olması kabul edilemez.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
57 dakika önce, Sundance yazdı:

 

İnsanlar hakkında hüküm içeren konuların yanlış anlaşılmaya ihtimal vermesi mümkün değildir.

 

Medeni kanunda en ufak bir ceza için bile yanlış anlaşılacak, farklı farklı hüküm verilebilecek bir konu bulamazsınız.

 

Medeni kanunda cüzi bir para cezasının bile hükmü  netken insanların sonsuza kadar cennete veya cehenneme gitmesiyle ilgili hükümler nasıl farklı farklı anlaşılır?

 

Medeni kanunu yazan insanlar bunu gayet güzel becerebilmişken Allah’ın becerememiş olması kabul edilemez.

 

Ben de zaten daha çok Kur'an'ın insan tarafından yazılmış olduğu varsayımı ile gidiyorum. Yoksa direk "Öyle olmasaydı Allah bunu söylerdi, direk o anlayışa karşı çıkardı." diyebiliriz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×