Jump to content
Düşünen Hayvan

Allah Müslümanları Aptal Yerine mi Koyuyor

Recommended Posts

Allah müslümanları aptal yerine mi koyuyor
 
Kur’an’ı okuduğunuz zaman herkesin görüp anlayabileceği şeylerin mucizevi bir ayetmiş gibi anlatıldığını görmekteyiz. Sanki Kur’an bundan bahsedene kadar Araplar onu bilmiyordu yada Kur’an söylemeseydi yapmayacaklardı. Ve bazı ayetlerdede sanki gerçeği gizlemek istermişcesine küçümseme var.  


Örneğin;


1  ) Allah gökyüzünü yıldızlarla süsledi.  


 Milyarlarca galaksiyi görmezden gelip yıldızları sadece süs amaclı koymuş.  
 
2 ) ayı ve güneşi kandil olarak yaratmış bizim için.
 
3 ) seslerin en kötüsü eşek sesidir


Kendi yarattığını mi küçümsüyor.  
 
4  ) Allah arıya vahyetti.


Evet Allah insanlardan sadece seçtiği torpilli kişilere vahyetti bir de ariya vahyetti. Geri kalanları arı kadar kıymet vermedi. Örneğin arıya hala vahyediyor ama müslümanlara vahyetmeyi 1400  yıl önce bir kişilik kontenjan dolduktan sonra   kesmiş.  


5 ) onlar sizinle savaşırsa siz de onlarla savaşın


Yani bu ayet gelmeseydi müslüman Araplar kendilerine saldıranlara karşı ne yapacaklarını bilemiyorlardi. Öyle aval aval bakıyorlardı. Allah onlara savaşın dediği için savaşmaya başladılar oylemi?


6 ) ramazan geceleri karilarinizla cinsel ilişki yapabilirsiniz  
 
Mümin Araplar inandıkları dava uğruna uckurlarini 1 ay bile tutamayinca ayet gelmiş.
 
 
 
7 ) siyah iplikle beyaz iplik birbirinden ayrılana kadar yiyin için
 
Bu ayeti Muhammed’in arkadaşları bile anlayamamıştir. Bazıları bir siyah bir de beyaz iplik alıp gece karanlıkta farkedince ye kadar yiyip içmiştir. Paralel ufuk çizgisi belirgin oluncaya kadar ...dese sorun kalmayacak aslında.  
 
8 )  şeytan , muhakkak ki ben senin doğru yolunun üzerine oturacağım onların çoğunu saptiracagim, dedi. Allah da haydi öyleyse sana kıyamete kadar müddet verdim , Salih kullarimi saptiracagim dedi.
 
Gordugunuz gibi arap tanrısı şeytanla iddiaya giriyor ve çok sevdiği insanları harcamaktan çekinmiyor.
 
9 )  onlar ne yaparlarsa yapsınlar yüceler meclisini dinleyemezler
 
Dinleyemeyecegimiz bir şeyi bize haber veriyor. O zaman bundan bize ne ? bu ayetten mucize görmemizi bekliyor. Kuran’da kelime israfı yapılmış olmuyor mu.
 
10  ) "Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız.
 
Bizim anlayamayacağımiz bir şeyi neden haber veriyor? Anlayamayacaksak neden bu ayet var? Kur’an’ı anlamak için okuyup da onu anlayamayacagimizi mi anlatmak istiyor
 
11 ) elif lâm mim , elim lâm Ra ,ha mim...
 
Yetetince açık bir kitap daha  anlatmaya gerek yok sanirim
 
12 ) Allah’ın elçisi ile gizli konuşacağız zaman sadaka verin...
 
Hayır anlayamadım Kur’an yeterince açık değilmiş ki Allah’ın elçisi ile gizli konuşacak ne var?  Ha bir de rüşvet değil sadakaymis...
 
Boyle bir ayet geldiğine göre peygamberin gizlediği bazı şeyler var. Ama Kuran’da munafiklik kötüdür diyor. Kafirler gerçeği gizlerler diyor.  
 
13) allahin kanunlarında bir değişiklik bulamazsın..
 
Kıbleyi değiştirdin , ramazan gecesi sevişmeye izin verdin , biz bir ayeti diğeriyle iptal ederiz dedin , Muhammed’e  istediği kadar kadınla evlenme yetkisi verdin .....
 

Daha çok var bunlardan ama internet israfı olur gerisi..
 
 
 
 
 
 
 
 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Gizemlerini hălen koruyan nam-ı diğer Hurûf-i Mukattaa´lar hakkında çok bilmiş(!) ălimlerin bayağı bir sıkıntıları vardır.

Niye olmasın, ki ?

Dile kolay, onca zaman geçmesine rağmen safkan müslümanlar bunların ne anlama geldiğini bilmezler. Harbiden bilmiyorlar; bakmayın siz mălum kitapta herşeyin güya apaçık ifade edildiği masalına. Bence mălum tanrı bizimkilerle dalgasını geçmiş resmen. Geniş ufuklu(!) ălimlerin bir iki tane açıklama denemesini aşağıda okuyabilirsiniz.  Daha fazlası var gerçi, lakin kibarca söylemek gerekirse hepsi aynı terane.

Güler misin, ağlar mısın ?!

 

1. Allah Teâlâ, bu harflerle ins ve cin âlemine âdeta şöyle bir meydan okumaktadır: “İşte elinizdeki Kur’ân’ın kelimeleri bu harflerden teşekkül etmiştir. Buyurun, gücünüz yetiyorsa, siz de bu harfleri yan yana dizin ve Kur’ân’ın bir benzerini meydana getirin!..”

 

2. Bu harfler, kendilerinden sonra gelecek olan mevzûlara hazırlık açısından dikkatleri toplamak üzere yapılmış bir edebî sanattır. Zîrâ, bâzen söze üstü kapalı olarak başlamak ve meseleyi sır dolu bir îmâdan sonra îzah etmek, daha fazla alâka uyandırır.

 

3. Bunlar, öğrenmenin harflerle başladığına işâret etmektedir. Zîrâ Araplar, o güne kadar harflerin bu şekilde münferit okunuşlarını bilmiyorlardı. Bunu onlara, ilk olarak Kur’ân-ı Kerîm öğretmiştir. Hulâsa Hurûf-i Mukattaa, esrârı Cenâb-ı Hakk’a âit olan ve bütün beşeriyeti âciz bırakan Kur’ân’ın bir i’câzıdır.

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Başına gelenlere razı olan bir toplum yarattığınız da insanlari istediğiniz gibi kullanirsiniz. Asgari ücretliye 1 milyonluk arabayı yikattirip sonra da 20 TL bahşişler mutlu olmasını sağlamanın başka yolu yoktur.

 

Fabrikada trilyonluk iş karşılığı asgari ücret ve servis sağlayarak başka türlü mutlu edemezsiniz insanları.

 

 

 

İşte din bu işe yarar ve bu iş Siyonizm'in varmak istediği hedeftir. Tek dil tek din tek devlet tek millet ..

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 10.02.2019 at 17:59, Düşünen Hayvan yazdı:

Başına gelenlere razı olan bir toplum yarattığınız da insanlari istediğiniz gibi kullanirsiniz. Asgari ücretliye 1 milyonluk arabayı yikattirip sonra da 20 TL bahşişler mutlu olmasını sağlamanın başka yolu yoktur.

 

Fabrikada trilyonluk iş karşılığı asgari ücret ve servis sağlayarak başka türlü mutlu edemezsiniz insanları.

 

 

 

İşte din bu işe yarar ve bu iş Siyonizm'in varmak istediği hedeftir. Tek dil tek din tek devlet tek millet ..

 

 

 

İnsanlar eğer bu dünyadaki adaletsizliğin telafisi için umut olmadığını bilseler direnç gösterirler düzene.

 

Haklarını ararlar, dikleşirler.

 

Böylece aradaki uçurum da kapanır.

 

İşte din bu yüzden var.

 

Hem garibanın tepesine biner, hem de övünür "Ben iyilik emrediyorum" diye.

 

Böyle de yüzsüz, pis bir şey.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arap putu Allah kendisi için doğurdu diyenlere büyük atar yapıyor . Merhameti herşeyi kapsayan tanrı bir anda alev topuna dönüyor cehenneme atacam onları yakacam diyor.

 

iyi peki anladık ki sen dogurulmadin. Başlangıcın yok.

 

Peki neden dogurmaktan nefret ediyorsun. İsa Meryem örneğindeki gibi doğum olayı babasız da gerçekleşebilir.

 

Çünkü doğuran kişi kadındır. Ve Arap cahillere göre kadın aşağılık bir varlıktır. Bu zihniyet şiddetle Kur'an'a da yansıyor. Araplara göre kadın ayrıca pistir , kadın onlara göre maldir. Alınır satılır. İşte bu yüzden tanrı doğurmak istemiyor .

 

Aynı mantıkla yazılan Kuran'da Allah hakkında doğurdu diyenler için " çok çirkin bir iftira atıyorlar" diye uyarıyor.

 

Doğurmak niye çirkin olsun ki?

tarihinde Düşünen Hayvan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

eşek sesi tabii k küçümsenmiyor.Kur'an aslında hiç bir şeyi küçümsemez.hatta küçük hor ve hakirgörülen karıncaların ismi sureye verilmiş.arı ve örümcek sure adıdır.kaldı ki karınca neml suresinde hz süleyman ismide çok geçer ama ismi süleyman değil karıncadır.

eşek sesi ile ilgili hz lokman oğluna öğüt verir.yürümende aşırıya kaçma sesini çok yükseltme der. eşeği örnek verir.kerih lafı geçer.çirkinden çok sevimsiz veya hoşa gitmeyen daha uygundur.mekruh kelimesinin köküdür kerih. aslında gürültü kirliliği günümüzde en çok şikayet edilen konudur. insanlar konuşurken kavga eder gibi bağırır çağırır.araba sesi uçak sesi  .motor sesi.insanlar sukunette huzur bulur. tatil için sakin beldelere gider.sesini alçalt dediği aynı ayette geçen ğ-z-z kelimesi bir ses birde göz bakma için kullanılır.ikisinde de sesini kıs gözünü kıs gibi manalar var. yani bakışınıda sesin gibi yükseltme ve uzatma. bu gün bakışmadan dolayı cinayet işleniyor.yan baktın filan. uzun bakmak her şeye bakmakta pek insanı huzura erdiren bir şey değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

eşek sesi ayetinde kerih değil n-k-r geçer  ancak n-k-r açıklamalarında ve bu ayetin tefsirlerinde n-k-r hep k-r-h yani mekruh sevimsiz ile açıklanmış.hoşa gitmeyen şey demek .

inhiraf etmiş yahudileri kitap yüklü merkeblere benzetir.şimdi bu eşeğe hakaret değil onun tabiatı zaten yük götürmek ancak bazı yahudileri tahkir eder.

yin bazı ayetlerde atları eşekleri ziynet süs için yaratıldığı söylenir.

 

hz ademin kardeşini öldürüp ne yapacağını  bilmemesi karşısında gönderilen karganın yeri eşmesi ile kardeşini gömmesi sonrası bir karga kadar olamadım der.

hayvanlar  Kur'anda çok muteberdir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cumartesi halkı balık biriktirdiği için aşağılık maymunlar olarak cezalandırıldı. Ancak kurandaki ifadeye göre Arap putu  hafta içi balık gondermedigini ve mahsus bütün balıkları cumartesi gönderdiğini itiraf ediyor.  
 
Diğer taraftan kurandaki Yusuf bölümünde 7 yıl kıtlık olacağı için Yusuf’un7 yıl mahsul biriktirmesini mantıklı karşılıyor ve Müslümanlar da buna peygamber feraseti diyerek alkış tutuyorlar.
 
Başka cümlelerde de Allah’ın herkese ihtiyaç duyduğu hayatı maddeleri vereceğini garanti ediyor ve biriktirmeyi yasaklıyor. 
 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Onlar ne yaparlarsa yapsìnlar yüceler meclisini dinleyemezler " .Kuranın vahyiyle cinlere konulan ilahi bir yasaktan bahseden ayet....lakin Zerdüştlülerin kutsal kitabında (sanırım Avesta da) aynı yasağın konulduğunu (Zerdüşlüğü anlatan bir videoda )duymuştum.gerçekten öyleyse Kurandaki yasağın bir anlamı kalmayacaktır.iddiası yalan olacaktır.

 

"Her nefis Ölümü tadacaktır"

ölümsüzlüğe inanan arap var mıydı ?  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Katile yol gösteren Allah..

 

İslam hurafesine göre Habil ile Kabil kardeşler kabil habili öldürmüş sonra Allah ona cesedi nasıl yok edeceğini göstermiş. Ama habili de kabile karşı korumamıs. Öldürmesine göz yummuş..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11.01.2019 at 11:05, Düşünen Hayvan yazdı:


12 ) Allah’ın elçisi ile gizli konuşacağız zaman sadaka verin...
 
Hayır anlayamadım Kur’an yeterince açık değilmiş ki Allah’ın elçisi ile gizli konuşacak ne var?  Ha bir de rüşvet değil sadakaymis...
 

 

 

 

Gold paket olsa gerek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11.01.2019 at 10:05, Düşünen Hayvan yazdı:

11 ) elif lâm mim , elim lâm Ra ,ha mim...
 
Yetetince açık bir kitap daha  anlatmaya gerek yok sanirim
 
12 ) Allah’ın elçisi ile gizli konuşacağız zaman sadaka verin...
 
Hayır anlayamadım Kur’an yeterince açık değilmiş ki Allah’ın elçisi ile gizli konuşacak ne var?  Ha bir de rüşvet değil sadakaymis...
 

 


Bir Dersi çok açık bir dille ve çok açıklayıcı bir üslûb ile anlatmanın, anlamak isteyene fayda vereceği bir gerçektir fakat Hocanın Dersi ap-açık anlatmasının,  Her tembel ve zayıf öğrencinin o dersi anlamasına yeteceğini düşünmek ve bu düşünceyle en güzel şekilde dersi anlatmış hocayı suçlamak tâmm bir eşşekliktir.

Anlamak Bir çocuktur. Söyleyen ile işitenin bir çocuğu... Söyleyeni işiten yoksa çocuk olmaz. Her söyleyen ve işitenden de anlama çocuğu doğacak diye bir kaide yoktur. 

Hoca dersi çok açık çok güzel anlatabilir,, sen o sınıfa kopya çekerek soru çalarak gelmiş olabilir hocayı anlamayabilirsin, sınıftaki bir öğrencinin misâfiri olarak sınıfta bulunuyor olabilir ve hocayı anlamayabilirsin, konuyu az biliyorsundur temelin zayıftır anlamayabilirsin, uykusuzsundur, hastasındır anlamayabilirsin, gözün bi kıza takılmaktadır hocayı tâkip etmemişsindir anlamayabilirsin. İlâ âhir...

Hoca dersi ap-açık anlattığı zamân herkes konuyu mükemmel anlar-anlamalı diye sürekli iddiâ etmek,
"Ben kendime eşşek diyemiyorum benim eşekliğimi bu verdiğim hükümden anlayın"  Ben ârızanın tekiyim demektir.

Eşşeklik derken de  eşşek ile alay ettiğimizi düşünerek ikinci bir eşeklik yapacaklara  anlayabilirlerse şu açıklamayı yapayım.
Eşşek, İnsân gibi duyu ve uzuv donanımına sâhip olsaydı veyâ ateistlerin donanımına sâhip olsaydı, doğru yazılan kitapları (Hocayı) anlardı eşeklik yapmazdı, yapamazdı.
Fakat bir insân, Doğru bilgiler veren gerçek bir hocayı aynı dilden konuşmasına rağmen aynı duyulara sâhip olmasına rağmen anlamıyorsa ve yüksek sesle hocaya i'tirâz ediyorsa onun sesi eşşek sesinden daha çirkindir. Kendisi de Hayvandan daha aşağıdır. (Bak burda kendisi hayvândan daha aşağıdır dedim, Sesini kötülemedim. Âyet-i kerîmede ise Eşşek Kötülenmiyor, sesinin çirkinliği ifâde ediliyor. Eşşeğin sesi güzel mi?) Hayvândan daha aşağı olmasına sebeb,, İnsânî duyu ve uzuvlarına rağmen Hocayı anlamamış olmasıdır. Eşşeği de sınıfa koysan oda Hocayı anlamaz fakat onun kınanacak bir hâli bir suçu yok. Çünkü onun donanımından anlama kâbiliyeti beklenmez. Bu yüzden Kur'ânda, Hayvânlar gibi anlamazlar belki hayvândan daha aşağıdırlar buyrulur. İnsân donanımında oldukları halde anlayamadıkları için hayvândan aşağıdırlar. Buradaki Belki; Dış yüzleriyle insân İç yüzleriyle hayvândan aşağı olmalarının belirsizliğine vurgudur. Bir de Bu aşağılık mertebelerden kurtulacak olanlar olacağı için bu noktada bir belirsizlik olduğu için "belki" buyrulmuştur.

Kur'ân Hayvanları aşağılıyor diye sürekli sayıklamanıza rağmen, hiçbir müslümân size cevap verirken "Evet , Kur'ân hayvanları aşağılıyor, biz hayvanları sevmeyiz, hayvânlara eziyet ederiz" dediklerine,, sizin  eşşekçe anlayışınızın paralelinde hayvânları hor gören bir savunma yaptıklarına şâhit oldunuz mu? Olmamışsınızdır... Niye? Çünkü müslümânlar  Hem dış yüzden hem de iç yüzden "insân" oldukları için, Kur'ânı eşekce anlamazlar.

Sizin probleminiz inanıp inanmama gibi bir tercîh problemi değildir. Anlayıp anlamama problemidir. Varlık düzeyiniz Allah'ı anlamaya müsâit değil. Mantıksız hırrlamalara müsâittir.
Müslümân ve mü'minlerin çoğunda da anlama problemi vardır. Fakat onlar, Allah'ın ve Peygamberinin güzelliğini ve doğruluğunu  (Veyâ ders anlatan Hocanın gerçek bir hoca olduğunu) sezmiş durumdadırlar: Dersi anlamadıklarını i'tirâf etseler de Hocalarının kadrini kıymetini bilir seslerini yükselterek i'tirâz etme eşekliğini icrâ etmezler.

Yazdığın 13 maddeyi tek tek açıklamayı çok isterdim. Çok iyi açıklayacağım iddiâsında olamam fakat mantıksızlığını, anlayış noksânlığını, Çelişkinin sende olduğunu açık bi şekilde ortaya koyabileceğimi düşünüyorum. Ancak Bizim sizle konuşurken bir mes'eleyi düzgün açıklamamız yetmiyor. Size anlama hidâyeti vermek gibi bir özelliğimiz bulunmuyor. Ve sizle yazışırken her seferinde biz iki defa düşünüyoruz.


"Biz sana her şeyi ap-açık beyân eden kitâbı indirdik" (Nahl, 89)

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik. (Nahl 44)

Demek ki apaçık indirmek herkesin anlamasını sağlamakta yeterli olamayacağı için anlamayanlar da anlayabilsin diye ilâve açıklamalar yapılması gerekiyormuş. Bunu ben söylemiyorum Kur'ân söylüyor.

 

 

 

 

tarihinde HATEM tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, HATEM yazdı:

 


Bir Dersi çok açık bir dille ve çok açıklayıcı bir üslûb ile anlatmanın, anlamak isteyene fayda vereceği bir gerçektir fakat Hocanın Dersi ap-açık anlatmasının,  Her tembel ve zayıf öğrencinin o dersi anlamasına yeteceğini düşünmek ve bu düşünceyle en güzel şekilde dersi anlatmış hocayı suçlamak tâmm bir eşşekliktir.

Anlamak Bir çocuktur. Söyleyen ile işitenin bir çocuğu... Söyleyeni işiten yoksa çocuk olmaz. Her söyleyen ve işitenden de anlama çocuğu doğacak diye bir kaide yoktur. 

Hoca dersi çok açık çok güzel anlatabilir,, sen o sınıfa kopya çekerek soru çalarak gelmiş olabilir hocayı anlamayabilirsin, sınıftaki bir öğrencinin misâfiri olarak sınıfta bulunuyor olabilir ve hocayı anlamayabilirsin, konuyu az biliyorsundur temelin zayıftır anlamayabilirsin, uykusuzsundur, hastasındır anlamayabilirsin, gözün bi kıza takılmaktadır hocayı tâkip etmemişsindir anlamayabilirsin. İlâ âhir...

Hoca dersi ap-açık anlattığı zamân herkes konuyu mükemmel anlar-anlamalı diye sürekli iddiâ etmek,
"Ben kendime eşşek diyemiyorum benim eşekliğimi bu verdiğim hükümden anlayın"  Ben ârızanın tekiyim demektir.

Eşşeklik derken de  eşşek ile alay ettiğimizi düşünerek ikinci bir eşeklik yapacaklara  anlayabilirlerse şu açıklamayı yapayım.
Eşşek, İnsân gibi duyu ve uzuv donanımına sâhip olsaydı veyâ ateistlerin donanımına sâhip olsaydı, doğru yazılan kitapları (Hocayı) anlardı eşeklik yapmazdı, yapamazdı.
Fakat bir insân, Doğru bilgiler veren gerçek bir hocayı aynı dilden konuşmasına rağmen aynı duyulara sâhip olmasına rağmen anlamıyorsa ve yüksek sesle hocaya i'tirâz ediyorsa onun sesi eşşek sesinden daha çirkindir. Kendisi de Hayvandan daha aşağıdır. (Bak burda kendisi hayvândan daha aşağıdır dedim, Sesini kötülemedim. Âyet-i kerîmede ise Eşşek Kötülenmiyor, sesinin çirkinliği ifâde ediliyor. Eşşeğin sesi güzel mi?) Hayvândan daha aşağı olmasına sebeb,, İnsânî duyu ve uzuvlarına rağmen Hocayı anlamamış olmasıdır. Eşşeği de sınıfa koysan oda Hocayı anlamaz fakat onun kınanacak bir hâli bir suçu yok. Çünkü onun donanımından anlama kâbiliyeti beklenmez. Bu yüzden Kur'ânda, Hayvânlar gibi anlamazlar belki hayvândan daha aşağıdırlar buyrulur. İnsân donanımında oldukları halde anlayamadıkları için hayvândan aşağıdırlar. Buradaki Belki; Dış yüzleriyle insân İç yüzleriyle hayvândan aşağı olmalarının belirsizliğine vurgudur. Bir de Bu aşağılık mertebelerden kurtulacak olanlar olacağı için bu noktada bir belirsizlik olduğu için "belki" buyrulmuştur.

Kur'ân Hayvanları aşağılıyor diye sürekli sayıklamanıza rağmen, hiçbir müslümân size cevap verirken "Evet , Kur'ân hayvanları aşağılıyor, biz hayvanları sevmeyiz, hayvânlara eziyet ederiz" dediklerine,, sizin  eşşekçe anlayışınızın paralelinde hayvânları hor gören bir savunma yaptıklarına şâhit oldunuz mu? Olmamışsınızdır... Niye? Çünkü müslümânlar  Hem dış yüzden hem de iç yüzden "insân" oldukları için, Kur'ânı eşekce anlamazlar.

Sizin probleminiz inanıp inanmama gibi bir tercîh problemi değildir. Anlayıp anlamama problemidir. Varlık düzeyiniz Allah'ı anlamaya müsâit değil. Mantıksız hırrlamalara müsâittir.
Müslümân ve mü'minlerin çoğunda da anlama problemi vardır. Fakat onlar, Allah'ın ve Peygamberinin güzelliğini ve doğruluğunu  (Veyâ ders anlatan Hocanın gerçek bir hoca olduğunu) sezmiş durumdadırlar: Dersi anlamadıklarını i'tirâf etseler de Hocalarının kadrini kıymetini bilir seslerini yükselterek i'tirâz etme eşekliğini icrâ etmezler.

Yazdığın 13 maddeyi tek tek açıklamayı çok isterdim. Çok iyi açıklayacağım iddiâsında olamam fakat mantıksızlığını, anlayış noksânlığını, Çelişkinin sende olduğunu açık bi şekilde ortaya koyabileceğimi düşünüyorum. Ancak Bizim sizle konuşurken bir mes'eleyi düzgün açıklamamız yetmiyor. Size anlama hidâyeti vermek gibi bir özelliğimiz bulunmuyor. Ve sizle yazışırken her seferinde biz iki defa düşünüyoruz.


"Biz sana her şeyi ap-açık beyân eden kitâbı indirdik" (Nahl, 89)

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik. (Nahl 44)

Demek ki apaçık indirmek herkesin anlamasını sağlamakta yeterli olamayacağı için anlamayanlar da anlayabilsin diye ilâve açıklamalar yapılması gerekiyormuş. Bunu ben söylemiyorum Kur'ân söylüyor.

 

 

 

 

 

Ama Kur'an Arapça geliyor  ve bir anda inmiyor. Parça parça ve Arap adetlerine göre iniyor.. yani indiği iddia ediliyor.

 

Allah'ın kelimeleri yetmiyor ve sürekli tekrardan  başka bir de sadece elçinin anladığı harfler geliyor.

 

O zaman Ap açık bir kitap değil. Sonra ap açık bir kitap olduğunu iddia ediyor. Sonra da din Allah'ın oluncaya kadar savaşın diyor zorla kabul ettirin diyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 17.01.2019 at 21:11, kavak yazdı:

Gizemlerini hălen koruyan nam-ı diğer Hurûf-i Mukattaa´lar hakkında çok bilmiş(!) ălimlerin bayağı bir sıkıntıları vardır.

Niye olmasın, ki ?

Dile kolay, onca zaman geçmesine rağmen safkan müslümanlar bunların ne anlama geldiğini bilmezler. Harbiden bilmiyorlar; bakmayın siz mălum kitapta herşeyin güya apaçık ifade edildiği masalına. Bence mălum tanrı bizimkilerle dalgasını geçmiş resmen. Geniş ufuklu(!) ălimlerin bir iki tane açıklama denemesini aşağıda okuyabilirsiniz.  Daha fazlası var gerçi, lakin kibarca söylemek gerekirse hepsi aynı terane.

Güler misin, ağlar mısın ?!

 

1. Allah Teâlâ, bu harflerle ins ve cin âlemine âdeta şöyle bir meydan okumaktadır: “İşte elinizdeki Kur’ân’ın kelimeleri bu harflerden teşekkül etmiştir. Buyurun, gücünüz yetiyorsa, siz de bu harfleri yan yana dizin ve Kur’ân’ın bir benzerini meydana getirin!..”

 

2. Bu harfler, kendilerinden sonra gelecek olan mevzûlara hazırlık açısından dikkatleri toplamak üzere yapılmış bir edebî sanattır. Zîrâ, bâzen söze üstü kapalı olarak başlamak ve meseleyi sır dolu bir îmâdan sonra îzah etmek, daha fazla alâka uyandırır.

 

3. Bunlar, öğrenmenin harflerle başladığına işâret etmektedir. Zîrâ Araplar, o güne kadar harflerin bu şekilde münferit okunuşlarını bilmiyorlardı. Bunu onlara, ilk olarak Kur’ân-ı Kerîm öğretmiştir. Hulâsa Hurûf-i Mukattaa, esrârı Cenâb-ı Hakk’a âit olan ve bütün beşeriyeti âciz bırakan Kur’ân’ın bir i’câzıdır.

 

 

Eşşeklik(!) bizde kalsın lakin bu saçmalığı güncellemekten de geri kalmayalım.

Anlaması kıt olanlara ve Smartphone neslinin de anlacağı şekilde kısa ve öz yazalım:

Bu konuda bugüne kadar tüm İslam ălemi hemfikir olamamıştır ve olacağı da gözükmüyor.

Nasıl olsunlar ki, taptıkları tanrı bunları  resmen  yüzü koyun bırakıp gitmiş. 

 

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...