Jump to content
Düşünen Hayvan

Kutsal Kitap Göndermek İmtihana Uygun mu?

Recommended Posts

Kitap Göndermek imtihana Uygun mu?

 

Bütün insanları bir tanrı imtihana çekiyor sonra da kalkıp o imtihanın cevaplarını içeren kitabı veriyor onlara ama ne hikmetse sadece bir kısım insana veriyor.. Diğerlerini kafir ilan ediyor savaşın anlatın diyor. Kabul etmezlerse boyunlarını vurun diyor..

 

Sizce bu imtihan olmaya uygun bir durum mudur?

 

Kitap göndermek tam tersine imtihanı geçersiz kılar çünkü iyi karaktere sahip olanlarla çirkef ve dilenci karaktere sahip olanlar kendilerini belli edemeyecekler.  Hatta karaktersiz çirkef olanlar torpil geçilmiş olarak imtihanı şak diye kazanacak. Hazıra konacak ..

 

Allah varsa bizim neyimizi imtihan ediyor? İrademizi mi? Öyle ise iradeyi devre dışı bırakıp cevapları da şakkadanak önüne koyarsa kendi iradeni göstermiş olmuyorsun ki!!

 

Niye benim dediğimi seçmedin ulan tehditi altında  kaynar kazana atılma korkusu ile yaşayanların da tercihlerinde samimi olup olmadıkları nasıl netlik kazanacak?

 

İşin daha da enteresan tarafı şu ki tanrı inanmayanların tarafını tutuyor. Çünkü inanmayanlar delil istiyorlar ve tanrı delil gönderiyor , mücize istiyorlar mucize gönderiyor.  Ama inananlara size hesap mı vereceğim , sabredin oturun , şükredin diyerek cevap veriyor.

 

Daha da garip tarafı bu kadar mucize ve delil gönderdikten sonra diyor ki onlara ne yapsan inanmazlar.. Haydaa hoppalaaa..

 

Bütün bunlar tam anlamıyla değerlendirildiğinde imtihanı geçersiz kılacak büyük delillerdir.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İmtihanın gönderilen kitaptan olması adalete uygun düşmüyor...

 

İmtihanın salonunda bir sürü öğrenci varken sen bir kaçının anlayacağı dilde bir kitabı sadece bir kaç kişiye verip şimdi herkes bu kitaptan sorumlu dersen o işin adaletle filan bir alakası olamaz...

 

Demek ki eğer bir imtihan varsa bu başka bir kitaptan olmalı...

 

Vicdan kitabından...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

O kitaplarin daha hamuru sicak iken bile ayriliklar,kavgalar kendi inananlari arasinda hep yasandi. Düsünsenize elinde tabletler ile magaradan cikan bir adam var, denizi ortadan ikiye bölmüs ve bunu kabak gibi görenler olmus ve tüm bu olanlardan sonra adamlar sanki deniz hic ortadan ikiye ayrilmamis bunlar hic olmamis gibi altindan inek heykeline yönelmisler. Bu ne cesarettir arkadas bunu asla anlamak mümkün degil. Bugün "sigaradan ölmek üzeresin eger böyle icmeye devam edersen" dese peygamber doktor inanin kendimi otomobilin ön kaportasina baglatir kendime zorla süt icirtirdim.

Muhammetten bile hemen sonra taht kavgalari eksik olmamis. Hatta bakin bir hadise göre Musa denizi ikiye bölüyorsa Muhammet Ayi ikiye böler. Iyiki ondan sonra kimse yeni bir peygamber gelmemis, galaksiyi ikiye bölerdi. Bu adamlar bunlara madem sahit oldular ya kim tüm bunlari hemen unutup baska heveslere yönelir anlamak güc.

Degistirilecegini bile bile kitap gönderiyorsan ben bunda bir kasit ararim. Birde son kitap degistirilemeyecek diye belirtiyor ya insan diyorki öteki kitaplarin ne sucu vardi. Software mi gönderiyorsun ulu tanri. WinXP degistirildi , size Win10 verelim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir kitabın kutsallaşabilmesi için harbiden fiziksel anlamda gökten, herkesin kafasına düşmesi gerekli.

Ki millet anlasın, anyayı konyayı. :D

Haliyle bunun haricindeki kitapların tümü sıradandır. Bizim ürünümüzdür.

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
42 dakika önce, sağduyu yazdı:

İnsanları imtihan etmek için bir tanrı kitap gönderdi demek o tanrının tam bir gerizekalı olduğunu iddia etmek demektir.

Bir de merhameti gereği kitap gönderdi diyenler de var yani bizi başıboş bırakmadı, bizim iyiliğimizi istediği için bir nevi kitabıda verdi sınavdayken ki ne kadar merhametli olduğu anlaşışsın mışşşş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
7 hours ago, kavak said:

Bir kitabın kutsallaşabilmesi için harbiden fiziksel anlamda gökten, herkesin kafasına düşmesi gerekli.

Ki millet anlasın, anyayı konyayı. :D

Haliyle bunun haricindeki kitapların tümü sıradandır. Bizim ürünümüzdür.

 

 

Bu durumda esas kutsal kitabımız vicdan oluyor...

 

Herkese verilmiş herkes anlayabiliyor ...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İmtihan etmek için kutsal kitap göndericeksen bunu her millete kendi dilinde göndermen gerek. Yada bu yüzyılda ingilizce bir kitap gönderilebilirdi ki herkeze ulaşsın. 250 bin yıl beklemiş ya hak din kitabını indirmek için bi 1400 yıl daha bekleyebilirdi...   Şimdi biri çıkıp diyebilir daha önce indirmediğini nerden biliyorsun? ,  E göndermiş olsa koruması gerekirdi allah koruyamamışsa bu onun beceriksizliği...

 

Yada en mantıklısı şöyle olabilirdi. Diyelim ki evrim yok ve ilk İnsan Adem var. İmtihanın ademle başlaması ve onda hak kitabının orjinali olması gerekirdi. Herkezin tek bir dil konuştuğu bir kavimden de insanlık yayılır ve kimse adem den bir mucize görmeyeceği için bu bir imtihan olabilirdi. İsteyen o kitaba inanırdı isteyen inanmazdı.

 

Ama biz asıl hikayenin  böyle olmadığını biliyoruz, insanlık hala tam evrimleşmemişken farklı yerlerde kendi Dillerini ürettiler  tıpkı Kendi Dinlerini ürettikleri gibi !

 

Bilmiyorum bu yazılarımda 6. yüzyılda tek bir kavime inmiş bir kitabın tanrıdan gelme ihtimalinin ne kadar saçma olduğunu anlatabildim mi. Kitabın inmemiş olması ve peygamber olmayan bir kişi (ebubekir) tarafından toplanmasıda ayrı bir hikaye...

tarihinde lawrenceKrauss tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11.01.2019 at 23:49, akılsızşuursuzatom yazdı:

Bir de merhameti gereği kitap gönderdi diyenler de var yani bizi başıboş bırakmadı, bizim iyiliğimizi istediği için bir nevi kitabıda verdi sınavdayken ki ne kadar merhametli olduğu anlaşışsın mışşşş.

Knk sen müslüman değil miydin yaw. Ne ara ataist oldun. Anlamak güç.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 11.01.2019 at 15:27, Düşünen Hayvan yazdı:

Bütün bunlar tam anlamıyla değerlendirildiğinde imtihanı geçersiz kılacak büyük delillerdir.

 

 

Kardeş, imtihan yaklaşımı, insanın sorumluluğunu basit düzeyde ifade etmek için kullanılan bir kavram. Bir şeyleri anlamamıza yardımcı olacak bir enstrüman ve argüman. Her argümanı bu kadar mutlaklaştırıp her şeyi onun penceresinden anlamaya ve açıklamaya çalışmayın. Bunlar sadece düşünüp anlamamıza yardımcı olacak açıklamalar.

 

İmtihan bir argümandır ama geçerli tek argüman değildir. Onun da üstünde daha bir sürü argüman ve durum söz konusudur. Şöyle düşün, sen çocuğuna diyorsun ki, yavrum şu şu işler iyi, şu şu işler kötüdür. İyi işleri yap kötü işleri yapma. Bu senin imtihanın. Bu imtihanda başarılı olursan sonunda ödüle ulaşacaksın. Bir sonraki aşamada diyelim ki çocuğun kötü işlerden birisini yaptı, kendine zarar verdi, ya da kendini zor duruma soktu. Ne yapacaksın. Hadi geçmiş olsun, imtihanı kaybettin mi diyeceksin. Tabi ki hayır. Gücünün yettiği ölçüde çocuğu o işin zararlı sonuçlarına karşı koruyacaksın. Çocuğunu nereye kadar kollayıp gözeteceksin? Senin gücün nereye kadar yetiyorsa oraya kadar. Yani çocuğunun gücü aslında senin gücün kadar. Senin gücün de seni de himaye eden birisi varsa onun gücü kadardır.

 

Şimdi imtihanın üstünde olan diğer bir argümana geldik. Arkadaşlarından birisi ağlıyor ve Peygambere diyor ki, Ey Allahın rasulü biz cennete gitsek bile senin merteben ve seviyen nerede bizimki nerende. Biz seni bir daha göremeyiz herhalde diyor. O da(s.a.v.) buyuruyor ki. "Kişi sevdiğiyle beraberdir." Bu büyük bir müjdedir. Hata yapmak, nefsine uymak, haramlara bulaşmak vb. ne olursa olsun bütün bunlardan önemli olan kalben pişman olup, kalbinde iyiliğin ve iyi insanların sevgisini bulundurmaktır. Yani Peygamberleri, sıddıkları, azizleri, salih ve salihaları, evliyayı sevmek ve muhabbet beslemek.

 

Bir insanın mertebesi sevdiği en iyi insanın mertebesi kadardır. O yüzden, peygamberler bu dünyada uyarıp müjdeleme görevini yerine getirdiler ama öte dünyada kendilerine tabi olan herkes adına ve herkesin hesabını güçleri yetene kadar verecekler. Peki güçleri nereye kadar yetecek? "Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın."

tarihinde Yeni Üye tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben Kur'an'ın böyle kalmasından memnunum. Kur'an değiştirilmemelidir. Ve Müslümanlar da kurandaki tariflere uygun olarak kendi gibi olmayan herkese saldırgan davranmalıdırlar.

 

Eğer Kur'an değişmeli dersek hapı yutar iz hepimiz birdr.n... adamlar hergin Kur'an günceller ve her pisliği daha rahat yaparlar.

 

Ya terk edin Kur'an'ı yada böyle devam edin ortası yok..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tanrı hep Araplara torpil geçmiş. Anadolu'da inmiş bir kutsal kitap yok. Hepsi Araplara gelmiş...

 

Sonra ne olmuş biliyonuz mu?

 

Gitmiş İtalya'da Etna yanardağının patlatmış çünkü onlar kâfirmişmiş..

 

Gitmiş Atlantis batırmış çünkü onlar zalimmişmiş..

 

Gitmiş güneşin kara balcikta battığı yerdeki toplumu cezalandirmismiş...

 

Yav cevapları Araplara vermiş sorular başkasına sormuş..

 

Neyse vardır bir hikmeti herhalde😮

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 12.01.2019 at 05:33, kirec yazdı:

Bu durumda esas kutsal kitabımız vicdan oluyor...

 

Herkese verilmiş herkes anlayabiliyor ...

 

Vicdan da dış etkilerden etkileniyor ama kirec, o ne olacak?

 

Çok zor bir çocukluk ve hayat geçiren insanlar katılaşabiliyor, bize göre vicdani duyguları azalabiliyor.

 

İçinde bulunduğu koşullar uymasa da herkesin pamuk gibi olmasını beklemek adaletli mi sence?

 

Sınav da, ceza da bu dünyadadır. 

 

O da insanların oluşturduğu adalet mekanizmasındadır.

 

Kusursuz değildir ama olabildiğince kusursuz hale getirmek yine insanların elindedir.

 

Adaleti olmayan bir tanrıdan, olmayan başka bir dünyada beklemek nafiledir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 18.01.2019 at 09:40, Yeni Üye yazdı:

İmtihan bir argümandır ama geçerli tek argüman değildir. Onun da üstünde daha bir sürü argüman ve durum söz konusudur. Şöyle düşün, sen çocuğuna diyorsun ki

Çocuk da sana soruyor ki niye beni yapıp da bana sınavı dayattın.Beni tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürdün.

Çocuk yapıp,varoluşa zorladığı kişiye Allah seni sınamak için yarattı diyen kişiye müslüman denir.Ama müslüman öyle bir hava oluşturur ki,sanki yedi katlı göğün üstündeki tahtındaki bir Allah o kişiyi sınamak için özel olarak yarattı da,gökten yeryüzüne indirdi.Şu açık ki,siz müslümanlar beyinsizsiniz.Çocuk yapıp,varoluşa zorladığınız kişiye Allah seni sınamak için yarattı diyecek kadar beyinsiz.Bu arada şeytana karşısın.Ama çocuk yapıp,yaptığın kişiyi tuzağa düşürüp,yeryüzüne sürdürmekten,şeytanlık yapmaktan da geri kalmıyorsun.Çocuk yapıp,Allah seni sınamak için yarattı diyorsun.Buradaki Allah'a övgüler veriyorsun.Ama Allah'ın yaratması demek,Şeytanın da tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürmesi anlamına geliyor.Ama buradaki Şeytana sövgüler veriyorsun.Allah'ı överken övdüğün Şeytan.Şeytan'a söverken de,sövdüğün Allah.Bu arada müslümanlar beyinsiz demişmiydim.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
10 dakika önce, Buzul yazdı:

Çocuk da sana soruyor ki niye beni yapıp da bana sınavı dayattın.Beni tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürdün.

Çocuk yapıp,varoluşa zorladığı kişiye Allah seni sınamak için yarattı diyen kişiye müslüman denir.Ama müslüman öyle bir hava oluşturur ki,sanki yedi katlı göğün üstündeki tahtındaki bir Allah o kişiyi sınamak için özel olarak yarattı da,gökten yeryüzüne indirdi.Şu açık ki,siz müslümanlar beyinsizsiniz.Çocuk yapıp,varoluşa zorladığınız kişiye Allah seni sınamak için yarattı diyecek kadar beyinsiz.Bu arada şeytana karşısın.Ama çocuk yapıp,yaptığın kişiyi tuzağa düşürüp,yeryüzüne sürdürmekten,şeytanlık yapmaktan da geri kalmıyorsun.Çocuk yapıp,Allah seni sınamak için yarattı diyorsun.Buradaki Allah'a övgüler veriyorsun.Ama Allah'ın yaratması demek,Şeytanın da tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürmesi anlamına geliyor.Ama buradaki Şeytana sövgüler veriyorsun.Allah'ı överken,Şeytana sövdüğünün,Şeytanı överken,Allahı övdüğünün farkında mısınız?Bu arada müslümanlar beyinsiz demişmiydim.

 

Buzul çok ince bir nokta seninkisi.

 

Hem Adem'i dünyaya sınav olması için kandıran şeytana söz et, hem de bu dünyaya ilave çocuk getir.

 

Gerçekten inanan biri adam gibi bu dünyada sınavını olur çeker gider.

 

Bu dünyaya çocuk getirip, o çocuğunda da cehennem ile sınav olmasına razı olmaz.

 

Ayrıca şu açıdan da bakılabilinir.

 

Şimdi benim çocuklarım var.

 

Ve bu çocuklar dünyaya sınav olmak üzere geldiler.

 

Şimdi ben bu çocukları özgür irademle mi yaptım yoksa sınav olmaları için bu çocukları yapmak iradem dışı olarak zorunlu muydu?

 

Hadi bakalım

tarihinde Sundance tarafından düzenlendi
biraz ekleme

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
19 dakika önce, Sundance yazdı:

 

Buzul çok ince bir nokta seninkisi.

 

Şu açıdan da bakılabilinir.

 

Şimdi benim çocuklarım var.

 

Ve bu çocuklar dünyaya sınav olmak üzere geldiler.

 

Şimdi ben bu çocukları özgür irademle mi yaptım yoksa sınav olmaları için bu çocukları yapmak iradem dışı olarak zorunlu muydu?

 

Hadi bakalım

Yaratılış mitinin penceresine göre değerlendirecek olursak.Allahın içine yerleştirdiği şeytanlığı kullanarak o çocukları yaptın,onları tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürdün.Allah insanı bu şekilde tasarlamış.İnsanları tuzağa düşürüp,sınanmak için yeryüzüne sürdürecek bir şekilde.Adem ile Havva da çocuk yaparak Şeytanlık yapmış oluyorlar bu durumda.Yapılan çocuklara Allah sınamak için yarattı diyen müslümanların,o çocukları Şeytan tuzağa düşürüp,sınanmak üzere yeryüzüne sürdürdü dediğini hiç gördünüz mü?Göremezsiniz,çünkü Allah'ın Şeytanın ta kendisi olduğunu onaylamış olurlar.

Soruna müslümanlar ne yanıt verecekler bakalım,verirlerse tabi.

tarihinde Buzul tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
54 minutes ago, Sundance said:

 

Buzul çok ince bir nokta seninkisi.

Hem Adem'i dünyaya sınav olması için kandıran şeytana söz et, hem de bu dünyaya ilave çocuk getir.

Gerçekten inanan biri adam gibi bu dünyada sınavını olur çeker gider.

Bu dünyaya çocuk getirip, o çocuğunda da cehennem ile sınav olmasına razı olmaz.

 

Ayrıca şu açıdan da bakılabilinir.

 

Şimdi benim çocuklarım var.

Ve bu çocuklar dünyaya sınav olmak üzere geldiler.

Şimdi ben bu çocukları özgür irademle mi yaptım yoksa sınav olmaları için bu çocukları yapmak iradem dışı olarak zorunlu muydu?

Hadi bakalım

 

Vallahi çok güzel soru. Ucu her tarafa gider, girdin mi çıkamazsın.

Kalu bela falan da kurtarmaz bunu, hatta daha zora sokar.

tarihinde teflon tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...