Jump to content
agresifagnostik

Sorgulamadan yaşamak istemez miydiniz?

Recommended Posts

Sorgulamadan önce ne kadar da mutlu bir yaşamımız vardı. Neden insanları boş bir inanca yöneltiyoruz. Bırakın doğru yolu kendileri bulsunlar, o an yaşadıkları mutlu anlarını ellerinden almasak diyorum. Eğer gerçeği öğrenirseler, gerçeği kaldıramayabilirler. O yüzden bilinmezliği ortadan kaldıramayacağımız için intihar bile edebiliriz. Neden dindarları uyandırıyoruz, eğer mutluysalar hem de? Dindarken ne kadar mutluyuz, cennnete gitme hayaliyle yanıp tutuşuyorduk. Şimdi sadece elimizde tek bir yaşam var. O da kısa süreli bir ömür. Yaşam ne boktan değil mi? Bence deli diye nitelendirdiklerimiz bizden daha şanslılar. Biz akıllı varlıklar maalesef çok şanssız varlıklarız. Dünyanın derdini çekecek bir beynimiz var. Hayvanlar, zihinsel engelliler, dindarlar öyle mi? Hayat ne verdiyse yaşıyorlar. Sorgulama derdi yok.

tarihinde agresifagnostik tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorgulamadan inanan ve her denileni yapan kişi bence hem kendini hem de çevresini tehlikeye atar...

 

Ona söylenen yanlış şeyleri de yapmaya kalkar ve bir sürü soruna neden olur...

 

 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Delirmek ya da boktan dunyadan kurtulmak istiyorsan bunun bircok yontemi var. Ateistler, kendi mutluluklarini bozduklari icin hatta inanclari geregi yasamlarina son verebildikleri icin dindarlarla ugrasiyor olabilirler.  Bunlarin disinda "gercek mutluluk ateizm" kafasi yasayan ateistler var, onlar zaten dinci kafasi yasiyor, onlar kadar mutlular:)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, agresifagnostik said:

Sorgulamadan önce ne kadar da mutlu bir yaşamımız vardı. Neden insanları boş bir inanca yöneltiyoruz. Bırakın doğru yolu kendileri bulsunlar, o an yaşadıkları mutlu anlarını ellerinden almasak diyorum. Eğer gerçeği öğrenirseler, gerçeği kaldıramayabilirler. O yüzden bilinmezliği ortadan kaldıramayacağımız için intihar bile edebiliriz. Neden dindarları uyandırıyoruz, eğer mutluysalar hem de? Dindarken ne kadar mutluyuz, cennnete gitme hayaliyle yanıp tutuşuyorduk. Şimdi sadece elimizde tek bir yaşam var. O da kısa süreli bir ömür. Yaşam ne boktan değil mi? Bence deli diye nitelendirdiklerimiz bizden daha şanslılar. Biz akıllı varlıklar maalesef çok şanssız varlıklarız. Dünyanın derdini çekecek bir beynimiz var. Hayvanlar, zihinsel engelliler, dindarlar öyle mi? Hayat ne verdiyse yaşıyorlar. Sorgulama derdi yok.

 

Ne inancından bahsediyorsun? Gerçekler ne zamandan beri inanç kabul ediliyor?

 

Dindarken nasıl mutluydun? Mükemmel bir hayatın mı vardı da dinsizleşince mi birdenbire mutsuz oldun? Ayrıca dindarların mutlu olduğuna da nereden çıkardın? Hap mı bu din? Alınca birdenbire mutlulukla mı doluyorsun?

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorgulamadan yaşamak da neyin nesi ?
Doğduktan ölene kadar, isteseniz de istemeseniz de, hayatınız zaten düşünmekle sorgulamakla geçiyor. Sadece inanç babında söylemiyorum bunu, her alanda yapıyoruz bunu. Yani dindarken mutluydum, sonra mutsuz oldum teranesini gerçekçi bulmuyorum. Mutlu olmak kendi elinizdedir(istisnalar kaideyi bozmaz), dindar dinsiz farketmez bence. Ha eğer mutlu olmayı beceremiyorsanız, o kendi sorununuz.

 

Artı şu ateistler de bir türlü kimseye yaranamıyorlar. Gelen vuruyor, giden vuruyor ve önüne gelen, onlaya birşeyler lanse etmeye kalkıyor. Kimse kimseyi kandırmasın; hayatın her alanında hegemonya kurmaya çalışanlar bizzat dindarlar. Klise isteriz, cami isteriz, ibadethane isteriz diye dayatanlar da onlar. Dört duvar arasında kendi halinde, o çok özlediği tanrısı ile iletişime geçip pişti oynamayı bir türlü beceremiyorlar. İlle yakışıklı tanrılarını herkese göstermeye çalışacaklar. Keza devletlerden dünyanın maddi yardımını alanlar da onlar. Oraya giden paralar bilime, eğitime harcansa fena mı olur ?

 

Başkalarının yaşam tarzına karışmamayı, daha doğrusu dikte etmemeyi öğrenene kadar ve ulu orta herkesin kafasını(ezan, çan vs.) şişirmeyi bırakana kadar bunlara piyasadaki tanrıların insan ürünü olduğunu her fırsatta dile getirmek lazım.

 

tarihinde kavak tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
2 saat önce, kirec yazdı:

Sorgulamadan inanan ve her denileni yapan kişi bence hem kendini hem de çevresini tehlikeye atar...

 

Ona söylenen yanlış şeyleri de yapmaya kalkar ve bir sürü soruna neden olur...

 

 

 

 

 

mesela ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorgulayan insanlar daha derin düşünceler, bilinmezlikler içerisinde olabildiği.için kafası boş durmaz. Sürekli bir şeye takarlar. O yüzden sorgulamayan dindar kafasını örnek verdim. Aynı şekilde tınlamayan ateistler de var. Benim sözüm sorgulayarak kafasını yiyen insanlara. (ayrıca bana)

 

Çünkü bilinmez bir ortama fobim var. Gizemli şeylerin her zaman ortaya çıkmasını isterim. Ama tanrı bilinmezliği tercih erti. Bir türlü kendisini göstermiyor. Bu da kafamı hoplatıyor. Ünadı bırakıp ta gelse fena mı olur? Göstersin kendisini soktuğumun tanrısı.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.01.2019 at 13:20, agresifagnostik said:

Sorgulayan insanlar daha derin düşünceler, bilinmezlikler içerisinde olabildiği.için kafası boş durmaz. Sürekli bir şeye takarlar. O yüzden sorgulamayan dindar kafasını örnek verdim. Aynı şekilde tınlamayan ateistler de var. Benim sözüm sorgulayarak kafasını yiyen insanlara. (ayrıca bana)

 

Çünkü bilinmez bir ortama fobim var. Gizemli şeylerin her zaman ortaya çıkmasını isterim. Ama tanrı bilinmezliği tercih erti. Bir türlü kendisini göstermiyor. Bu da kafamı hoplatıyor. Ünadı bırakıp ta gelse fena mı olur? Göstersin kendisini soktuğumun tanrısı.

 

Bunlar külliyeten boş laf.

 

Olay şöyle bir şey, sorgulayan insan diyorsun, kafası boş durmaz diyorsun. Miden de boş duramıyor, demek evrim seni sorgulayacak şekilde var etmiş, o yüzden sorgulayıp duruyorsun. Dinci sanki sorgulamıyor mu, dahası daha bir sürü şeyi sorguluyor, yerken lan hangi elimle yiyecektim, heladan çıkmadan lan henagi elimle silecektim falan, her şeyi bir sürü lüzumsuz sorgulama ile geçiyor.

 

Tanrının bilinmezliği tercih etmesi falan gibi bir şey de yok. Onun kendini göstermediği de yok, zira olmayan şey görünmez zaten. Tanrı, birilerinin kıçından salladığı bir şeylerden ibarettir, hepsi o, aslı astarı yoktur. Ortadaki hakikatta budur, sorgulamaya falan gerek olmadan. Ha, sorgular, aptal aptal da cevaplar bulursan, işte o bahsettiğin şey olur.

 

Birde sorgulamadan derken, tanrı aslen sorgulamanın cevabıdır. Mesele, bu cevabın yanlış cevap olmasıdır. Ve bu yanlış cevapta insanı mutlu falan etmez. Tarih boyu dincilerin mutlu olduğu falan görülmüş değildir. Hatta bunu öyle kanıksamışlardır ki, kendi mutsuzlukları yetmez, uydurdukları hikayelerdeki mutsuzluklara, acılara da oturup hüngür hüngür ağlarlar. 

 

Bu sorgulamama değil, yanlış cevaplarla kandırıldıktan sonra, o mevzunun öyle olduğunu kabul ederek, öğrenilmiş çaresizliğini, ezikliğini, mutsuzluğunu, zavallı olmasını falan örtbas etme eylemidir. Tanrıya inanan mutlu olamayan, olmamış, olacağına inanmayan kişidir, o yüzden mesela, gider bir cennet uydurur, orada mutlu olacağı hayaliyle avunur. Ve bu kandırılmış kişi, o noktadan sonra sorgulama güdüsünü, o açlığını başka şeylerle bastırmaya çıkar haliyle. Tabi yalana batmış olduğundan, öyle devam eder, aslı astarı olmayan şeylerle tek varlığı olan ömrünü saçma salak tüketir gider. 

 

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sorgulamadan yaşayanlar senin ipini öyle bir çekerlerki,affalayıp kalırsın ve bunun kendilerinden kaynaklandığının farkına bile varmazlar.o yüzden çok tehlikelidirler,bu konuda dikkatli ve ayık olmak gerek diye düşünüyorum..

tarihinde Zihinsel Orgazm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.01.2019 at 12:20, Klonopin yazdı:

Dindarlar daha mutsuzdur, intihara meyilli bile olabilirler.

Doğru değil aslında, intihar ile din daha çok ters orantılı şeyler. Mesela bir yüksekokulda yapılan anketlerde ölüme daha yakın hissedenler dine daha az bağlı olanlar çıkmış:

https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.2190/YP62-4U57-V8CJ-XYNH

 

Özellikle semavi dinlerde böyle bir durum var, doğu dinlerinde fazla olduğunu zannetmiyorum. Bu iddiam da "bitirilmiş" -yani ölümle sonuçlanmış- intiharlar üzerinden giden bir araştırmadan geliyor:

https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0131715

 

Din bu konuda korumacı bir görev üstleniyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
1 hour ago, Natüralist Ateist said:

Doğru değil aslında, intihar ile din daha çok ters orantılı şeyler. Mesela bir yüksekokulda yapılan anketlerde ölüme daha yakın hissedenler dine daha az bağlı olanlar çıkmış:

https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.2190/YP62-4U57-V8CJ-XYNH

 

Özellikle semavi dinlerde böyle bir durum var, doğu dinlerinde fazla olduğunu zannetmiyorum. Bu iddiam da "bitirilmiş" -yani ölümle sonuçlanmış- intiharlar üzerinden giden bir araştırmadan geliyor:

https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0131715

 

Din bu konuda korumacı bir görev üstleniyor.

 

Bu pek geçerli bir durum değil. 

 

Şöyle bakmak lazım, acaba, intihar edecek durumda olanlar mı dinden uzaklaşıyor? 

 

Bugün toplum demek, din demek, maalesef. İntiharın altında yatan temel dürtü ise, topluma zararlı olduğunu, yük olduğunu hissetmek. Ve vatandaş intihar ederek, toplumun kalanını kurtarmış, bir nevi kahramanlık yapmış oluyor. 

 

Eğer birisi, toplumdan bir şekilde uzak kalırsa, kendini dışlarsa, dinden de, hayattan da soğuyacak olması kaçınılmaz olacaktır. Bu hissi yenmenin yolu, genelde ıssız bir yere çekilmektir, toplumu görmezseniz, siz toplumun ta kendisi olursunuz, dışlanmış olmazsınız. 

 

Sen ben nasıl ateist olduk başka bir konu. Ama eminim sen de, ben de toplumda dinin varsayılan olduğu bir yerde dünyayı geldik, ya vaftiz ettiler, ya bir tarafımız kestiler falan. Dinin hala ayakta olma sebebi de bu, dinin toplumu ifade etmesi. Elbette ümmetçilik mevzusunun ortadan kalkıp, milliyetçiliğin de tutmaması ile, bireyselliğin öne çıkması, dinlerin dibine turp suyu sıkıyor. Yoksa, konu bilim falan değil asla.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorgulamadan yaşayanların sonu İŞİD dir.

 

Sorgulamadan yaşayanlar İslamcı terör örgütlerine katılıp canlı bomba oluyor.

 

Sorgulamadan yaşayanların sonu kötü.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dindarlar daha çok intihar eder. İŞİD, El Kaide, Boko Haram üyeleri intihar bombacısı oluyor.

 

İslam insanlara mutlu bir hayat vermez.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
9 dakika önce, anibal yazdı:

 

Bu pek geçerli bir durum değil. 

 

Şöyle bakmak lazım, acaba, intihar edecek durumda olanlar mı dinden uzaklaşıyor? 

 

Bugün toplum demek, din demek, maalesef. İntiharın altında yatan temel dürtü ise, topluma zararlı olduğunu, yük olduğunu hissetmek. Ve vatandaş intihar ederek, toplumun kalanını kurtarmış, bir nevi kahramanlık yapmış oluyor. 

 

Eğer birisi, toplumdan bir şekilde uzak kalırsa, kendini dışlarsa, dinden de, hayattan da soğuyacak olması kaçınılmaz olacaktır. Bu hissi yenmenin yolu, genelde ıssız bir yere çekilmektir, toplumu görmezseniz, siz toplumun ta kendisi olursunuz, dışlanmış olmazsınız. 

 

Sen ben nasıl ateist olduk başka bir konu. Ama eminim sen de, ben de toplumda dinin varsayılan olduğu bir yerde dünyayı geldik, ya vaftiz ettiler, ya bir tarafımız kestiler falan. Dinin hala ayakta olma sebebi de bu, dinin toplumu ifade etmesi. Elbette ümmetçilik mevzusunun ortadan kalkıp, milliyetçiliğin de tutmaması ile, bireyselliğin öne çıkması, dinlerin dibine turp suyu sıkıyor. Yoksa, konu bilim falan değil asla.

O zaman dinin konumuzla alâkalı pozitif etkisinin topluma karışmayı sağlamak olduğunu -negatif etkileri bir yana bırakarak-, dinsiz olunca din farkından dolayı toplumdan uzaklaşmanın daha olası olduğunu söyleyebilir miyiz? Zirâ toplumsal örgütlenmeyi içeren dinlerde -eğer bireyselleşmezse- bu durum kolaylıkla gözükürken daha bireysel olan dinlerde böyle bir etki yok. Dediğinizde de karşı çıkabileceğim hiçbir nokta yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
32 minutes ago, Natüralist Ateist said:

O zaman dinin konumuzla alâkalı pozitif etkisinin topluma karışmayı sağlamak olduğunu -negatif etkileri bir yana bırakarak-, dinsiz olunca din farkından dolayı toplumdan uzaklaşmanın daha olası olduğunu söyleyebilir miyiz? Zirâ toplumsal örgütlenmeyi içeren dinlerde -eğer bireyselleşmezse- bu durum kolaylıkla gözükürken daha bireysel olan dinlerde böyle bir etki yok. Dediğinizde de karşı çıkabileceğim hiçbir nokta yok.

 

Tam olarak bunu demek zor. Toplumu var eden din değil. Dini var eden toplum. Din, aslolarak toplumu sömüren, kötülükleri "mübah" veya "sevap" kılan bir unsur halinde. 

 

Dinsiz olunca, evet, toplumdan uzaklaşırsınız. Bugün din eskisi gibi değil ve pek çok kişi bunu da yapıyor zaten. Mesela, manastıra gidip ibadet etmektense, plaja gidiyor, bara gidiyor, las vegasa gidiyor. Dinin etkisi azaldıkça, insanlar daha farklı şekillerde sosyalleşiyor oluyorlar. Bu da, dinsizlerin de, az dinlilerinde, başka tanrının çocuklarının da bir arada olup, toplumla birlikte olabilmesini sağlıyor. 

 

Geçmişte, sosyal olaylar tamamen dinin yedimindeydi. Böylece, dinciler, rahipler falan her neyse, toplumu kontrol ve baskı altında tutabiliyordu. Örneğin evlilik ve düğünler mesela. Ama artık bu etkisini yitiriyor.

 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
On 19.01.2019 at 11:11, SUPERULLAH said:

Delirmek ya da boktan dunyadan kurtulmak istiyorsan bunun bircok yontemi var. Ateistler, kendi mutluluklarini bozduklari icin hatta inanclari geregi yasamlarina son verebildikleri icin dindarlarla ugrasiyor olabilirler.  Bunlarin disinda "gercek mutluluk ateizm" kafasi yasayan ateistler var, onlar zaten dinci kafasi yasiyor, onlar kadar mutlular:)

 

Sen de kendini herkesten üstün görüp mutlu oluyorsun. Köpek almayı düşündün mü? 

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×